İçeriğe geç

Ünite EDB-238-06 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Richardson, Fielding, Sterne

EDB-238 Aydınlanma ve Romanın Yükselişi

2.326 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · anlatım 11 dk

  • mektup roman
  • anlık yazım
  • karakter romanı
  • anlatıcı müdahalesi
  • sapma
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Yayıncı notuna göre matbaacı Samuel Richardson'a az eğitimli okurlar için örnek mektuplar yazma işi verildi; bu iş Pamela'yı (1740) ve onun mektup biçimini doğurdu. Roman, macera romanından karakter romanına geçişi işaret eder.
  2. Pamela'da hizmetçi kız, efendisinin saldırılarını anne babasına yazdığı mektuplarda olaylar olurken anlatır. Fielding 1741'de «Conny Keyber» takma adıyla yazdığı Shamela'da bu anlık yazımla alay eder: «şimdiki zamanda yazıyorum.»
  3. Fielding Tom Jones'ta okura sürekli seslenen bir anlatıcıyla toplumun geniş bir panoramasını çizer ve kendini yeni bir yazı ülkesinin kurucusu ilan eder.
  4. Boswell'in kaydına göre Johnson, Richardson ile Fielding arasındaki farkı saatin içini bilenle yalnızca kadranı okuyan arasındaki farka benzetir; Boswell ise Johnson'ın Richardson'ı fazla övdüğünü ve Fielding'e önyargılı olduğunu yazar.
  5. Sterne Tristram Shandy'de sapmaları okumanın ruhu sayar, sayfayla oynar ve hayat hikâyesini doğumdan önce başlatır. Johnson'ın «Tristram Shandy sürmedi» kehaneti tutmadı. Kitap Türkçeye 1999'da Nuran Yavuz'un çevirisiyle girdi; Erguvan bu çevirinin notlarını ve Osmanlıca seçimlerini eleştirir.

Kazanımlar

  • Richardson'ın Pamela'sını, Fielding'in Tom Jones'unu ve Sterne'ün Tristram Shandy'sini anlatım biçimleri bakımından karşılaştırabilir.
  • Mektup romanını ve anlık yazım tekniğini Pamela üzerinden, bu tekniğe yönelik parodiyi de Fielding'in Shamela'sı üzerinden açıklayabilir.
  • Johnson'ın Richardson ile Fielding arasında yaptığı karşılaştırmayı ve Boswell'in bu yargıya itirazını tartışabilir.
  • Tristram Shandy'nin sapmalarla ve anlatıcı müdahaleleriyle romanın kurallarını nasıl yıktığını gösterebilir ve eserin Türkçe çevirisi üzerine yapılan eleştiriyi değerlendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir adam kendi hayatını anlatmaya başlar. Ama doğumundan değil, doğumundan dokuz ay öncesinden.

Anne ile baba yataktadır. Tam o sırada anne sorar: «Canım, saati kurmayı unutmadın mı?»

Baba patlar: dünya yaratıldığından beri hiçbir kadın bir erkeğin sözünü böyle aptalca bir soruyla kesmiş midir?

Anlatıcı okura döner ve sorar: peki baban ne diyordu? Ve cevap verir: hiçbir şey.

Bu, Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri'nin ilk bölümüdür. Anlatıcı Tristram'dır; hayatının bütün talihsizliklerinin bu anda, bir saatin kurulup kurulmadığına dair bu sorunun ruhunu dağıtmasında başladığına inanır. Kitabın başlığı bir hayat vaat eder, ama anlatı kahramanın doğumuna bile uzun yollardan varır.

Aynı yıllarda İngiliz romanı üç ayrı yola sapıyordu. Bu, üçüncüsünün başlangıcıydı.

Büyük soru

Bir roman okuru neyi bekler: bir yüreğin içini mi, bir dünyanın genişliğini mi, yoksa anlatının kendisiyle oynanmasını mı? Ve eleştirmenlerin bu yollar arasında yaptığı tercihler onların kendileri hakkında neyi ele verir?

Bağlam

238-05'te Candide'in kısa bölümlerini ve bir felsefeyi çürütmek üzere dizilmiş felaketlerini okuduk. Aynı yüzyılın İngiltere'sinde roman başka bir şeye dönüşüyordu: uzun, ayrıntılı, gündelik hayatı anlatan bir türe.

Pamela'nın Gutenberg baskısındaki yayıncı notuna göre Samuel Richardson bir matbaacıydı. Ona, kendi mektubunu yazamayacak kadar az eğitim görmüş insanlara örnek olacak bir «ev mektupları» kitabı yazma işi verildi. Bu mektupları bir öyküyle birbirine bağlama düşüncesi, Pamela'nın konusunu doğurdu ve romanın mektup biçimini belirledi. Roman 1740'ta yayımlandı. Yayıncı notuna göre Pamela, macera romanından karakter romanına geçişi işaret eder: eğlendiren olayları anlatmaktan, insanların davranışlarını, güdülerini ve duygularını incelemeye.

Ana anlatı — Richardson: mektupla yazılan yürek

Pamela'nın kahramanı genç bir hizmetçi kızdır. Hanımı ölünce hanımın oğlu, genç efendi, ona göz koyar. Pamela direnir; efendisi onu kaçırır, kapatır, kandırmaya çalışır. Pamela bütün bunları anne babasına yazdığı mektuplarda anlatır. Sonunda efendisi onun erdemine hayran kalır ve onunla evlenir. Romanın alt başlığı öyküyü özetler: Ödüllendirilen Erdem.

Mektup biçimi Richardson'a bir güç verir: okur Pamela'nın korkusunu, umudunu, kararsızlığını sonradan yapılmış bir özetten değil, olaylar sürerken yazılmış mektuplardan okur.

Bu teknik hemen alaya alındı. 1741'de «Conny Keyber» takma adıyla Shamela adlı küçük bir kitap çıktı. Gutenberg baskısının notuna göre bu takma ad Henry Fielding'e aitti. Kitabın başlığı, Pamela adlı kitapta yer alan yalanların ve çarpıtmaların burada açığa çıkarılacağını söyler. Fielding'in kahramanı Shamela, masum görünen ama efendisini kurnazca tuzağa düşüren bir kızdır; ağzından hiç düşürmediği sözcük «erdem»dir, ama o da onu yanlış yazar.

Fielding'in parodisi en çok anlık yazımı hedef alır. Gece yarısıdır; Shamela yatağındadır ve efendisinin odaya girdiğini duyar. Tam o sırada okura şöyle yazar: bakın, şimdiki zamanda yazıyorum.

Ana anlatı — Fielding: yeni bir ülkenin kurucusu

Fielding kendi büyük romanı Tom Jones'ta başka bir yol tuttu. Kitap mektuplarla değil, okurla sürekli konuşan, olayları yorumlayan, kişileri yargılayan bir anlatıcıyla anlatılır. Kimsesiz bulunan bir çocuk olan Tom, bir toprak sahibinin yanında büyür, iyi yüreklidir ama düşüncesizdir; evden kovulur, İngiltere'nin yollarında hanlardan, köylerden, Londra'dan geçer.

İkinci kitabın ilk bölümünde anlatıcı okura bir açıklama yapar. Okur, bu eserde kimi bölümlerin çok kısa, kimilerinin çok uzun olmasına, kimisinin tek bir günü, kimisinin yılları anlatmasına şaşırmamalıdır; öykü bazen duracak, bazen uçacaktır. Anlatıcı bunun için hiçbir eleştiri mahkemesine hesap vermeyecektir. Çünkü, der, gerçekte yeni bir yazı ülkesinin kurucusuyum ve orada istediğim yasaları koymakta özgürüm. Okurlarını tebaası sayar, ama hemen ekler: onları kölesi sayan bir tiran değilim, onların iyiliği için başlarına konulmuşum.

İki yazar arasındaki farkı en keskin biçimde Samuel Johnson dile getirdi. Boswell'in Life of Johnson'ında kaydettiğine göre Johnson iki yazarın arasındaki farkı, bir saatin nasıl yapıldığını bilen adamla kadrana bakıp saati söyleyebilen adam arasındaki farka benzetti. Richardson saatin içini bilir, Fielding yalnızca kadranını görür. Johnson'a göre Richardson'ın kişileri doğanın kişileridir ve onları anlamak için insan yüreğinin derinliklerine dalmak gerekir; Fielding'inkiler ise görgünün kişileridir, eğlencelidir ama daha yüzeysel bir gözlemci tarafından da anlaşılabilir. Bir başka konuşmada Johnson daha da ileri gider: Richardson'ın tek bir mektubunda bütün Tom Jones'takinden daha fazla yürek bilgisi vardır.

Boswell ise bu yargıya katılmaz. Aynı sayfada, Johnson'ın Richardson'ın eserlerini gereğinden fazla övdüğünü ve Fielding'e karşı mantıksız bir önyargı beslediğini yazar. Johnson'ın kendisi de bir konuşmada Joseph Andrews'u hiç okumadığını söyler.

Yaygın yanlış«On sekizinci yüzyıl İngiliz romanı tek bir modelden doğdu.»
Doğrusu

Aynı yıllarda üç ayrı yol açıldı: Richardson mektuplarla kişinin iç dünyasına, Fielding yorumlayan bir anlatıcıyla toplumun geniş bir panoramasına, Sterne ise anlatının kendisiyle oynamaya yöneldi. Bu yazarlar birbirini de biçimlendirdi: Fielding'in Shamela'sı Richardson'ın Pamela'sına bir cevaptı.

Ana anlatı — Sterne: kuralların yıkılışı

Laurence Sterne üçüncü yolu açtı. Tristram Shandy bir hayat hikâyesi vaat eder, ama durmadan başka yerlere sapar. Anlatıcı bir konuyu açar, onu yarıda bırakır, bir anıya, bir tartışmaya, bir amcanın merakına döner. Anlatıcının kendi verdiği tarihlere bakılırsa, kitabı 1759'da yazmaya başlamış ve yıllar boyunca, cilt cilt sürdürmüştür.

Tristram sapmaları açıkça savunur: sapmalar hiç kuşkusuz güneş ışığıdır; okumanın hayatı, ruhudur. Onları bu kitaptan çıkarırsanız, kitabı da onlarla birlikte götürmüş olursunuz; her sayfada soğuk, bitmeyen bir kış hüküm sürer.

Sterne sayfanın kendisiyle de oynar. Köy papazı Yorick öldüğünde anlatıcı onun mezar taşındaki yazıyı iki kez tekrarlar: «Vah, zavallı Yorick!» Hemen ardından sayfa tamamen siyaha boyanır. Kitap okura yalnızca sözcüklerle değil, sayfanın rengiyle, boşluğuyla, düzeniyle de konuşur. Bu oyun, Oğuz Atay dersinde (211-07) tanıdığımız üstkurmacanın, yani bir metnin kendi kurmaca olduğunu okura hatırlatmasının erken örneklerinden biri sayılabilir.

Johnson bu kitaba da bir hüküm verdi. Boswell'in kaydına göre bir gün tuhaf, fantastik diyaloglardan söz edilirken Johnson şöyle dedi: tuhaf olan hiçbir şey uzun sürmez; Tristram Shandy sürmedi.

Metin anı

Fielding, Tom Jones'un ikinci kitabının ilk bölümünden:

Çünkü gerçekte yeni bir yazı ülkesinin kurucusuyum ve orada istediğim yasaları koymakta özgürüm.

Shamela'da gece yarısı yazan kız:

Görüyorsunuz, şimdiki zamanda yazıyorum.

Ve Sterne'ün Tristram'ı:

Sapmalar, hiç kuşkusuz, güneş ışığıdır; okumanın hayatı, ruhudur!

Fielding'in cümlesi, romanın yeni bir tür olduğunun bilincini gösterir. Destanın, tragedyanın yasaları bu türü bağlamaz; yazar yasaları kendisi koyar. Ama hemen ardından okura hizmet ettiğini de söyler: kurucu, bir tiran değil, iyi bir yöneticidir.

Shamela'nın cümlesi, bir tekniğin sınırını gösterir. Richardson'ın okuru Pamela'nın korkusunu o an yaşar; Fielding'in okuru ise aynı anda gülmeden edemez: tehlike odadayken kim yazı yazar?

Tristram'ın cümlesi, üç yazarın en cesur iddiasıdır. Richardson ve Fielding öyküyü farklı yollarla anlatır; Sterne ise öykünün kendisinin öncelikli olmadığını söyler. Okumanın zevki, varılacak yerde değil, yolda yapılan sapmalardadır.

Cevap ve bağlantı

Bir roman okuru neyi bekler? Bu üç yazar üç ayrı cevap verdi. Richardson bir yüreğin içini, Fielding bir dünyanın genişliğini, Sterne ise anlatmanın kendisiyle oynamayı sundu.

Eleştirmenlerin tercihleri onlar hakkında ne söyler? Johnson Richardson'ı yüceltti, Fielding'i yüzeysel buldu ve Sterne'ün kalıcı olmayacağını söyledi. Boswell ise Johnson'ın önyargılı olduğunu düşündü. Johnson'ın Sterne hakkındaki kehaneti tutmadı: Tristram Shandy bugün hâlâ okunuyor ve çevriliyor. Bu, bir eleştirmenin kendi çağının ölçütleriyle geleceği ne kadar az görebildiğini gösterir.

Türkçe okur bu üç yola farklı zamanlarda ulaştı. Turan, Richardson'ın Pamela'sını Halide Edib'in Handan'ıyla karşılaştırarak iki mektup romanında kadın psikolojisini inceler. Sterne'ün kitabı ise Türkçeye ancak 1999'da, Nuran Yavuz'un çevirisiyle ve Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri adıyla Yapı Kredi Yayınları'ndan girdi. Erguvan, bu çevirinin 2015 tarihli dördüncü baskısını inceler. Ona göre çevirmenin notlar ve dipnotlar kullanması, Osmanlıca sözcüklere başvurması ve metni açıklayıcı biçimde genişletmesi, «ciddi edebiyat» okurunun beklentilerini karşılamakta yetersiz kalır. Sterne'ün oyunlu, kasten karmaşık metnini Türkçeye taşımak, bir çevirmenin de sapmalarla nasıl başa çıkacağı sorusudur.

Kapanış kancası

Richardson okuru bir kızın mektuplarıyla onun yüreğinin içine soktu. Bir sonraki derste, aynı yüzyılda, bir yazar kendi yüreğini okura açar: çocukluğundan başlayarak utançlarını, hatalarını, arzularını hiçbir şey saklamadan anlatacağını söyler. Bir insan kendini gerçekten bütünüyle anlatabilir mi, ve duyguları aklın karşısına koyan bir itiraf, Aydınlanma'nın sonu mudur, yoksa başka bir yüzü mü?

Özet kartı

  1. Yayıncı notuna göre matbaacı Samuel Richardson'a az eğitimli okurlar için örnek mektuplar yazma işi verildi; bu iş Pamela'yı (1740) ve onun mektup biçimini doğurdu. Roman, macera romanından karakter romanına geçişi işaret eder.
  2. Pamela'da hizmetçi kız, efendisinin saldırılarını anne babasına yazdığı mektuplarda olaylar olurken anlatır. Fielding 1741'de «Conny Keyber» takma adıyla yazdığı Shamela'da bu anlık yazımla alay eder: «şimdiki zamanda yazıyorum.»
  3. Fielding Tom Jones'ta okura sürekli seslenen bir anlatıcıyla toplumun geniş bir panoramasını çizer ve kendini yeni bir yazı ülkesinin kurucusu ilan eder.
  4. Boswell'in kaydına göre Johnson, Richardson ile Fielding arasındaki farkı saatin içini bilenle yalnızca kadranı okuyan arasındaki farka benzetir; Boswell ise Johnson'ın Richardson'ı fazla övdüğünü ve Fielding'e önyargılı olduğunu yazar.
  5. Sterne Tristram Shandy'de sapmaları okumanın ruhu sayar, sayfayla oynar ve hayat hikâyesini doğumdan önce başlatır. Johnson'ın «Tristram Shandy sürmedi» kehaneti tutmadı. Kitap Türkçeye 1999'da Nuran Yavuz'un çevirisiyle girdi; Erguvan bu çevirinin notlarını ve Osmanlıca seçimlerini eleştirir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Mektup romanEpistolary novelOlayların kişilerin yazdığı mektuplar ya da günlükler aracılığıyla anlatıldığı roman
Anlık yazımWriting to the momentKişinin olayları bitmeden, o an yaşarken yazması tekniği
Karakter romanıNovel of characterOlaylardan çok kişilerin iç dünyasına, güdülerine ve ahlaki seçimlerine odaklanan roman
Anlatıcı müdahalesiAuthorial intrusionAnlatıcının öyküyü durdurup okura doğrudan seslenmesi ve olayları yorumlaması
SapmaDigressionAnlatının asıl çizgisinden ayrılıp başka bir konuya, anıya ya da yoruma geçmesi

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Pamela, Tom Jones ve Tristram Shandy anlatım biçimleri bakımından nasıl ayrılır?
  2. (Kazanım 2) Pamela'nın mektup biçimi nasıl doğdu? Anlık yazım tekniği okura ne kazandırır ve Fielding bu tekniği Shamela'da nasıl alaya alır?
  3. (Kazanım 3) Johnson, Richardson ile Fielding'i nasıl karşılaştırır? Boswell bu karşılaştırmaya nasıl itiraz eder?
  4. (Kazanım 4) Sterne Tristram Shandy'de romanın kurallarını hangi yollarla yıkar?
  5. (Kazanım 4) Johnson'ın Tristram Shandy hakkındaki kehaneti nedir ve tuttu mu? Erguvan, eserin Türkçe çevirisini nasıl değerlendirir?

Cevaplar

  1. Pamela bir mektup romanıdır: olaylar, hizmetçi kızın anne babasına yazdığı mektuplarla, olaylar olurken anlatılır ve okur kişinin iç dünyasına doğrudan girer. Tom Jones'ta ise okurla sürekli konuşan, olayları yorumlayan ve kişileri yargılayan bir anlatıcı vardır; roman kimsesiz Tom'un yolculuğunu izleyerek toplumun geniş bir panoramasını çizer. Tristram Shandy'de anlatıcı kendi hayatını anlatmaya doğumundan önce başlar, durmadan sapmalar yapar ve sayfanın kendisiyle oynar.
  2. Yayıncı notuna göre matbaacı Richardson'a, kendi mektubunu yazamayacak kadar az eğitimli insanlar için örnek ev mektupları yazma işi verildi; bu mektupları bir öyküyle bağlama düşüncesi Pamela'nın konusunu ve mektup biçimini doğurdu. Anlık yazım, okura kişinin korkusunu ve umudunu olaylar olurken yaşatır ve duyguların sıcaklığını verir. Fielding 1741'de «Conny Keyber» takma adıyla yazdığı Shamela'da kahramanını gece yarısı, efendisi odaya girerken bile yazı yazarken gösterir ve ona «görüyorsunuz, şimdiki zamanda yazıyorum» dedirterek tekniğin inandırıcılık sınırıyla alay eder.
  3. Boswell'in kaydına göre Johnson, iki yazar arasındaki farkı bir saatin nasıl yapıldığını bilen adamla kadrana bakıp saati söyleyebilen adam arasındaki farka benzetir. Ona göre Richardson'ın kişileri doğanın kişileridir ve onları anlamak için yüreğin derinliklerine inmek gerekir; Fielding'inkiler görgünün kişileridir ve daha yüzeysel bir gözlemcinin de anlayabileceği türdendir. Başka bir konuşmada Richardson'ın tek bir mektubunda bütün Tom Jones'takinden daha fazla yürek bilgisi olduğunu söyler. Boswell ise Johnson'ın Richardson'ı gereğinden fazla övdüğünü ve Fielding'e karşı mantıksız bir önyargı beslediğini yazar; Johnson'ın kendisi de Joseph Andrews'u hiç okumadığını söyler.
  4. Sterne hayat hikâyesini doğumdan önce, annenin saati kurmayı unutup unutmadığını soran sözüyle başlatır. Anlatı durmadan asıl çizgisinden sapar; Tristram sapmaları okumanın güneş ışığı ve ruhu olarak savunur, onları çıkarırsanız kitabın da gideceğini söyler. Sterne sayfanın kendisiyle de oynar: papaz Yorick öldüğünde mezar taşındaki yazıyı tekrarlar ve hemen ardından sayfayı tamamen siyaha boyar. Kitap böylece kendi kurmaca olduğunu okura sürekli hatırlatır.
  5. Boswell'in kaydına göre Johnson, tuhaf olan hiçbir şeyin uzun sürmeyeceğini ve Tristram Shandy'nin sürmediğini söyler. Bu kehanet tutmadı: kitap bugün hâlâ okunuyor ve çevriliyor; Türkçeye de 1999'da Nuran Yavuz'un çevirisiyle ve Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri adıyla Yapı Kredi Yayınları'ndan girdi. Erguvan bu çevirinin 2015 tarihli dördüncü baskısını inceler ve çevirmenin notlar ve dipnotlar kullanması, Osmanlıca sözcüklere başvurması ve metni açıklayıcı biçimde genişletmesinin «ciddi edebiyat» okurunun beklentilerini karşılamakta yetersiz kaldığı sonucuna varır.

Okuma

  • Laurence Sterne, Tristram Shandy Beyefendi'nin Hayatı ve Görüşleri, çev. Nuran Yavuz (Yapı Kredi Yayınları).
  • Samuel Richardson, Pamela ve Henry Fielding, Shamela: İngilizce metinler Gutenberg'de; iki kitabın açılış mektuplarını yan yana okuyun.
  • Mehmet Erguvan, «A Bourdieusian Perspective on the Translation of the Life and Opinions of Tristram Shandy, Gentleman from English into Turkish», Çeviribilim ve Uygulamaları Dergisi 25 (2019).
  • Yusuf Ziyaettin Turan, «Mektup Romanda Kadın Psikolojisi: Pamela ve Handan», RumeliDE (2019).
  • Kendi gününüzün bir olayını üç kez anlatın: önce bir arkadaşa o an yazılan bir mektup olarak, sonra okura seslenen bir anlatıcının ağzından, son olarak sürekli asıl konudan sapan bir anlatıcının ağzından. Hangi anlatımın olaya en yakın, hangisinin en eğlenceli olduğunu tartışın.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:40 Soğuk açılış: bir yatak odası; duvarda tıkırdayan bir saat; bir kadının sorusu ve bir adamın öfkesi; boş bir beşik ve anlatıcının okura dönen yüzü.
  • 1:40–2:10 Büyük soru: üç kapı yan yana; birinin üstünde bir mektup, öbürünün üstünde bir harita, üçüncüsünün üstünde kıvrılan bir çizgi.
  • 2:10–3:30 Bağlam: bir matbaa atölyesi; örnek mektuplarla dolu bir kitap; mektupların bir öyküye dönüşmesi.
  • 3:30–6:30 Ana anlatı — Richardson: mektupla yazılan yürek: mum ışığında, titreyen eliyle mektubunu sürdüren genç bir kız; sonra gece yarısı yatağında yazan, göz kırpan bir Shamela.
  • 6:30–9:00 Ana anlatı — Fielding: yeni bir ülkenin kurucusu: bir haritada «yeni ülke» diye işaretlenmiş bir bölge; hanlardan ve yollardan geçen bir genç; bir saatin içindeki çarklar ve dışındaki kadran.
  • 9:00–11:30 Ana anlatı — Sterne: kuralların yıkılışı: dümdüz bir çizgi yerine kıvrılan, dolanan bir çizgi; bir mezar taşı; tamamen siyah bir sayfa.
  • 11:30–13:30 Metin anı: bir kraliyet mührü; gece yarısı bir mektup; güneş ışığı gibi saçılan sapmalar.
  • 13:30–14:30 Cevap ve bağlantı: iki eleştirmenin masası; 1999 tarihli bir Türkçe kitap kapağı; dipnotlarla dolu bir sayfa.
  • 14:30–15:00 Kapanış kancası: bir çocuğun elinde bir kurdele; bir adamın, yüzü okura dönük, kendi hayatını yazmaya başlaması.

Telaffuz

  • Samuel Richardson: «SEM-yul Rİ-çırd-sın»; Pamela: «PE-mı-la»; Henry Fielding: «HEN-ri FİL-ding»; Shamela: «şı-MEY-la»; Conny Keyber: «KO-ni KAY-bır»; Tom Jones: «TOM CONZ»; Joseph Andrews: «CO-zıf EN-druz».
  • Laurence Sterne: «LO-rıns STÖRN»; Tristram Shandy: «TRİS-trım ŞEN-di»; Yorick: «YO-rik»; James Boswell: «CEYMZ BOZ-wel».
  • Mehmet Erguvan: «meh-MET er-gu-VAN»; Yusuf Ziyaettin Turan: «yu-SUF zi-ya-et-TİN tu-RAN»; Nuran Yavuz: «nu-RAN ya-VUZ».