İçeriğe geç

Ünite EDB-237-07 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Romeo ve Juliet

EDB-237 Shakespeare

2.488 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · anlatım 12 dk

  • komik rahatlama
  • söz oyunu
  • ilk görüşte aşk
  • mesnevi
  • etkilenme zinciri
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Lee Romeo ve Juliet'i Shakespeare'in ilk tragedyası sayar; öykü Bandello'dan Brooke'un 1562 tarihli şiirine ve Painter'ın 1567 tarihli düzyazısına, oradan Shakespeare'e geçti. Olaylar birkaç güne sıkışır ve Juliet henüz on dört yaşına girmemiştir.
  2. Rahip Laurence hızı uyarır: şiddetli hazların sonu şiddetli olur. Hazlitt ise gençlerin aşkını «boş heves» sayanlara karşı çıkar: bu tutku yaşanmamış hayatın bütün vaatlerinden beslenir.
  3. Johnson oyunu sever ama acıklı anlardaki söz oyunlarına itiraz eder; Lee de söz oyunlarına düşkünlüğün zaman zaman denetimden çıktığını kabul eder.
  4. Shakespeare kaynağına Mercutio'nun mizahını ve Dadı'yı ekledi. Mercutio'nun ölümü ve «İki evinize de veba!» laneti oyunu komediden trajediye çevirir.
  5. Ulu ve Karagöz oyunu Fuzûlî'nin Leylâ ve Mecnûn'uyla karşılaştırır; Doğu'dan Batı'ya geçiş bir varsayımdır. Şahin'e göre Namık Kemal'in Zavallı Çocuk'u (1873) oyunun etkisiyle yazıldı ve başka oyunlara örnek oldu.

Kazanımlar

  • Romeo ve Juliet'in olay örgüsünü ve olayların birkaç güne sıkışan hızının trajedideki işlevini anlatabilir.
  • Gençlerin aşkına yöneltilen «boş bir heves» itirazını Hazlitt'in savunmasıyla ve oyunun kendi içindeki uyarı seslerle karşılaştırabilir.
  • Mercutio ile Dadı'nın oyundaki yerini, Shakespeare'in kaynağına eklediği komik öğeler ve Johnson'ın aktardığı Mercutio geleneği üzerinden açıklayabilir.
  • Oyunu Fuzûlî'nin Leylâ ve Mecnûn'uyla karşılaştıran okumaları ve Namık Kemal'in Zavallı Çocuk'undan başlayan Türk tiyatrosundaki etkilenme zincirini değerlendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Verona, öğle sıcağı. Sokakta bir kılıç kavgası. Genç bir adam, arkadaşını korumak için araya girer; tam o anda karşıdaki kılıç kolunun altından geçip arkadaşını yaralar.

Yaralanan, Mercutio'dur: oyunun en çok konuşan, en çok güldüren adamı. Önce şakayı bırakmaz. Yarası bir kuyu kadar derin değildir, bir kilise kapısı kadar geniş de değil, ama yeter, iş görür. «Yarın beni sorarsan, ağırbaşlı bir adam bulursun.» İngilizcede ağırbaşlı sözcüğü mezarı da çağırır; Mercutio ölürken bile söz oyunu yapar.

Sonra şaka biter. Arkadaşına döner: «Neden aramıza girdin? Kolunun altından yaralandım.»

Ve üç kez aynı sözü söyler: «İki evinize de veba!»

O ana kadar bir aşk komedisi gibi ilerleyen oyun, bu lanetle bir trajediye döner.

Büyük soru

Gençliği trajik yapan şey deneyimsizliği midir, yoksa henüz hiçbir şeyi hesaba katmamanın verdiği cesaret mi? Ve birkaç günde doğup biten bir aşka tutku mu demeli, heves mi?

Bağlam

237-06'da bir fısıltıyla karısını öldüren yaşlı bir komutanı gördük. Romeo ve Juliet'in kahramanları ise neredeyse birer çocuktur. Oyunun ilk perdesinde Juliet'in babası, kızının henüz on dört yaşına girmediğini söyler.

Sidney Lee'ye göre Romeo ve Juliet, Shakespeare'in ilk tragedyasıdır ve eşsiz bir şiirsel ve dramatik yeteneğin ilk kanıtıdır. Lee, Dadı'nın bir depreme yaptığı göndermeden yola çıkarak oyunu 1591–1592'ye yerleştirir; ama tarih kesin değildir. Oyun ilk kez 1597'de, eksik bir sahne kopyasından, yazarının izni olmadan basıldı.

Öykü İtalyan kökenlidir. Lee'ye göre Arthur Brooke onu 1562'de Bandello'nun İtalyancasından İngilizce şiire aktarmış, William Painter da 1567'de düzyazıyla yayımlamıştı. Shakespeare olay örgüsünü pek değiştirmedi. Verona'da birbirine düşman iki aile vardır, Montague'lar ve Capulet'ler. Montague'ların oğlu Romeo, Capulet'lerin bir şölenine gizlice girer ve Juliet'i görür. Aynı gece bahçede birbirlerine söz verirler, ertesi gün Rahip Laurence onları gizlice evlendirir. Aynı gün Romeo, Mercutio'yu öldüren Tybalt'ı öldürür ve kentten sürülür. Juliet'in ailesi onu Paris adlı bir soyluyla evlendirmek ister. Rahip, Juliet'e onu bir süre ölü gibi gösterecek bir ilaç verir, ama planı anlatan mektup Romeo'ya ulaşmaz. Romeo Juliet'i ölü sanıp mezarında zehir içer; Juliet uyanır, Romeo'nun hançeriyle kendini öldürür.

Ana anlatı — Aşkın hızı

Oyunun asıl kahramanı zamandır. Şölen, balkon, evlilik, düello, sürgün, ilaç ve mezar, birkaç güne sıkışır. Juliet bu hızın farkındadır. Balkonda Romeo'ya söz verirken birden durur: bu anlaşma fazla aceleci, fazla düşüncesiz, fazla anidir; «şimşek çaktı» denmeden sönen şimşeğe benzer.

Oyunun içinde bu hıza karşı çıkan bir ses de vardır: Rahip Laurence. Romeo'yu uyarır: akıllıca ve yavaş git; hızlı koşan tökezler. Evlilik töreninden hemen önce de ekler: bu şiddetli hazların sonu da şiddetli olur.

Bu uyarılar oyunun bakışı mıdır? Hazlitt'e göre değildir. Hazlitt, oyunun birbirini hemen hiç tanımayan, hayatın iyisini kötüsünü görmemiş bir oğlanla bir kız arasındaki boş bir tutkuya dayandığı itirazını duyduğunu yazar ve buna karşı çıkar. Ona göre Shakespeare iki sevgilinin tutkusunu yaşadıkları hazlara değil, yaşamadıkları bütün hazlara dayandırdı: hayatın gelecek olan her şeyi onlarındı. Gençlik aşkın mevsimidir, çünkü yürek ilk kez yeniliğin dokunuşuyla erir ve isteklerinin bir sonu olduğunu bilmez. Romeo ile Juliet âşıktır, ama aşktan hasta değildir.

Johnson ise oyunu sevse de başka bir yerden itiraz eder. Ona göre Shakespeare'in acıklı dizeleri beklenmedik söz oyunlarıyla lekelenir; kahramanları en büyük acılarının içinde bile bir nükte yapmadan duramaz. Lee de aşkın coşkusunun en yüksek lirik güzellikte anlatıldığını, ama söz oyunlarına düşkünlüğün zaman zaman yazarın denetiminden çıktığını kabul eder.

Ana anlatı — Mercutio, Dadı ve komedinin ölümü

Lee'nin anlattığına göre Shakespeare, Brooke'tan aldığı olay örgüsünü pek değiştirmedi, ama iki şey ekledi: Mercutio'nun mizahını geliştirerek trajik gerilimi hafifletti ve öyküye yeni bir komik karakter, Dadı'yı aşıladı.

Johnson, Dadı'yı Shakespeare'in keyifle çizdiği karakterlerden sayar: geveze ama sır saklayan, yaltakçı ama küstah, güvenilir ama namussuz. Dadı, Juliet'in aşkında ona yardım eder; ama Romeo sürgüne gidince Juliet'e Paris ile evlenmesini öğütler. Juliet o anda yalnız kalır.

Mercutio'nun ölümüyle ilgili bir de gelenek vardır. Johnson'ın aktardığına göre Dryden, Shakespeare'in Mercutio'yu kendisini öldürmesin diye üçüncü perdede öldürmek zorunda kaldığını söylediği bir söylentiyi anar. Dryden bu sözü küçümser; Johnson ise Dryden'a karşı çıkar: Mercutio'nun ölümü aceleye getirilmiş değildir, oyunun yapısında ona ayrılan süreyi yaşamıştır.

Yapının anlamı buradadır. Mercutio sahnede kaldıkça oyun komediye yakındır; o öldükten sonra gülüşler seyrekleşir ve gölgelenir. Ölen adamın laneti de iki aileyi birden hedef alır: iki aileden de olmayan biri, onların kavgasında ölür.

Yaygın yanlış«Romeo ile Juliet'in öyküsünü Shakespeare icat etti.»
Doğrusu

Lee'nin gösterdiği gibi öykü İtalyan kökenlidir: Bandello'nun anlattığı öyküyü Arthur Brooke 1562'de İngilizce şiire, William Painter 1567'de düzyazıya aktarmıştı ve Shakespeare'in zamanında İngiltere'de zaten tanınıyordu. Shakespeare'in katkısı olay örgüsünde değil, şiirde, Mercutio'nun mizahında ve Dadı'nın yaratılışındadır.

Ana anlatı — Doğu'da ve Batı'da aşkın adı

Türk okuru bu öyküyü okurken bir başka öyküyü hatırlar. Ayşe Ulu ve Sacide Akcan Karagöz, oyunu Fuzûlî'nin on altıncı yüzyılda yazdığı Leylâ ve Mecnûn mesnevisiyle karşılaştırır.

Karagöz'e göre iki eserin türleri ve yazılış amaçları farklıdır, ama aşkın başlangıcı, toplumsal baskılar ve engeller, ayrılık ve ölüm bakımından benzerlikler tesadüfle açıklanamayacak kadar yoğundur. Ulu, Âgâh Sırrı Levend'in, Doğu'daki bu aşk hikâyelerinin Haçlı Seferleri sırasında Batı edebiyatına geçtiği görüşünü aktarır.

Bu bir tartışma alanıdır. Belgelenmiş zincir Bandello'dan Brooke'a, Brooke'tan Shakespeare'e uzanır; Doğu'dan Batı'ya bir geçiş ise bir varsayım olarak kalır. Ulu ayrıca derin bir farkı gösterir: Mecnûn'un aşkı insana duyulan aşktan Tanrı'ya duyulan aşka dönüşür; Romeo'nun aşkı ise sonuna kadar insana yöneliktir.

Oyunun Türk tiyatrosundaki izi ise belgelidir. Can Şahin'e göre Türkçe oynanan ilk Shakespeare oyunları Romeo ve Juliet ile Othello'dur. Namık Kemal, Magosa sürgünündeyken Zavallı Çocuk'u yazdı; oyun 1873'te basıldı ve 1874'te Gedikpaşa Tiyatrosu'nda oynandı. Şahin'e göre oyun, on dört yaşındaki Şefika ile on dokuz yaşındaki Ata'nın aşkını anlatır; Şefika'nın ailesi onu borçlarını üstlenen zengin bir paşayla evlendirmek ister. Ata zehir içer. Şahin'in aktardığına göre Tanpınar bu sahneyi Türk tiyatrosunun ilk açık intihar sahnesi sayar.

Metin anı

İkinci perdeden, Juliet balkonda; 1623 metninden:

Fazla aceleci, fazla düşüncesiz, fazla ani; «şimşek çaktı» denmeden sönen şimşeğe fazla benziyor.

Aynı perdeden, Rahip Laurence evlilik töreninden önce:

Bu şiddetli hazların sonu da şiddetli olur; zaferleri içinde ölürler, ateşle barut gibi, öpüştükleri anda tükenirler. [...] Onun için ölçülü sev; uzun süren aşk böyledir.

Ve Namık Kemal'in «Muhabbet» yazısından, Şahin'in aktardığı biçimiyle:

Shakespeare'in meşhur Romeo ve Juliet namıyla tertip ettiği oyununda birbirine hasm-ı câhid iki hânedân içinde perverde bir delikanlı ile bir kızın, nazar-ı vâhidede yekdiğerine hâsıl ettikleri ibtilâ-yı fedâkârâne [...] bu muhabbet-i nâgehânî hakikatini beyan içindir, zan olunur.

İlk parçada şaşırtıcı olan, uyarının âşıklardan birinden gelmesidir. Juliet aşklarının hızını görür ve onu adlandırır. Bu, Hazlitt'in savunmasını da destekler: bu gençler kör değildir; tehlikeyi görür, yine de ilerler.

İkinci parça, oyunun kendi içindeki karşı sestir. Rahip ateşle barutu yan yana koyar: ikisi öpüştükleri anda tükenir. Oyunun sonu bu benzetmeyi doğrular. Ama bu dersi veren rahip, gençleri gizlice evlendiren ve Juliet'e ilacı veren kişidir; ölçülü sevmeyi öğütleyen, olayları en çok hızlandıranlardan biridir.

Üçüncü parça, Türk okurunun oyunu nasıl okuduğunu gösterir. Namık Kemal oyunda bir «ani sevgi», yani ilk bakışta doğan aşk görür ve onu savunur. Şahin'e göre Zavallı Çocuk'ta gençler bu yazıyı birlikte okur: bir oyun, sahnede başka bir oyuna göz kırpar.

Cevap ve bağlantı

Gençliği trajik yapan deneyimsizlik midir, yoksa hesap yapmayan cesaret mi? Oyun iki cevabı birden verir. Rahip ve Johnson gibi okurlar hızda bir hata görür: gençler yavaş gitseydi belki kurtulurlardı. Hazlitt ise tam o hızda gençliğin gücünü görür: bu tutku, yaşanmamış bir hayatın bütün vaatlerinden beslenir.

Birkaç günde doğup biten bir aşka tutku mu demeli, heves mi? Bu, ölçülebilir bir soru değildir; her dönem kendi cevabını verir. Namık Kemal 1870'lerde bu aşkı, anne babaların zorla evlendirmesine karşı bir tez olarak sahneye taşıdı. Leylâ ve Mecnûn ile yapılan karşılaştırmalar ise aynı yasak aşkın Doğu'da Tanrı'ya, Batı'da yeryüzüne yöneldiğini gösterir.

Türk okuru oyunu bugün Özdemir Nutku ya da Yusuf Mardin çevirileriyle okuyabilir.

Kapanış kancası

Romeo ve Juliet bir komedi gibi başlayıp trajediye döndü: Mercutio ölünce oyunun gülüşü de söndü. Bir sonraki derste Shakespeare'in öbür yüzüne bakacağız. Bir ormanda bir gecelik büyüyle sevgililerin gönüllerinin yer değiştirdiği bir rüyaya ve bir gemi kazasından sonra erkek kılığına giren bir kızın herkesi yanılttığı bir kıyı ülkesine. Aynı hızlı aşk, aynı karışıklık, hatta kızının seçimine karşı çıkan bir baba; bu kez her şey neden ölümle değil düğünle biter?

Özet kartı

  1. Lee Romeo ve Juliet'i Shakespeare'in ilk tragedyası sayar; öykü Bandello'dan Brooke'un 1562 tarihli şiirine ve Painter'ın 1567 tarihli düzyazısına, oradan Shakespeare'e geçti. Olaylar birkaç güne sıkışır ve Juliet henüz on dört yaşına girmemiştir.
  2. Rahip Laurence hızı uyarır: şiddetli hazların sonu şiddetli olur. Hazlitt ise gençlerin aşkını «boş heves» sayanlara karşı çıkar: bu tutku yaşanmamış hayatın bütün vaatlerinden beslenir.
  3. Johnson oyunu sever ama acıklı anlardaki söz oyunlarına itiraz eder; Lee de söz oyunlarına düşkünlüğün zaman zaman denetimden çıktığını kabul eder.
  4. Shakespeare kaynağına Mercutio'nun mizahını ve Dadı'yı ekledi. Mercutio'nun ölümü ve «İki evinize de veba!» laneti oyunu komediden trajediye çevirir.
  5. Ulu ve Karagöz oyunu Fuzûlî'nin Leylâ ve Mecnûn'uyla karşılaştırır; Doğu'dan Batı'ya geçiş bir varsayımdır. Şahin'e göre Namık Kemal'in Zavallı Çocuk'u (1873) oyunun etkisiyle yazıldı ve başka oyunlara örnek oldu.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Komik rahatlamaComic reliefBir tragedyada gerilimi bir süreliğine hafifleten gülünç sahne ya da karakter
Söz oyunuConceit / quibbleBir sözcüğün iki anlamını ya da beklenmedik bir benzetmeyi kullanan nükteli anlatım
İlk görüşte aşkLove at first sightÂşıkların birbirini gördükleri anda, zaman geçmeden sevdiği aşk anlatısı
MesneviMathnawiHer beyti kendi içinde kafiyelenen, uzun anlatılara elverişli nazım biçimi
Etkilenme zinciriChain of influenceBir eserin bir başkasını, onun da üçüncüsünü etkilemesiyle kurulan halka

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Romeo ve Juliet'te olaylar ne kadar sürede gelişir? Bu hız trajediye nasıl katkıda bulunur?
  2. (Kazanım 2) Hazlitt, gençlerin aşkını «boş bir tutku» sayan itiraza nasıl cevap verir? Rahip Laurence'ın uyarılarıyla bu savunma nasıl karşılaştırılabilir?
  3. (Kazanım 3) Lee'nin anlatımında Shakespeare, Brooke'tan aldığı öyküye neler ekledi? Mercutio'nun ölümü oyunda neyi değiştirir?
  4. (Kazanım 3) Johnson Dadı'yı nasıl tanımlar ve Dryden'ın aktardığı Mercutio söylentisine nasıl cevap verir?
  5. (Kazanım 4) Romeo ve Juliet ile Leylâ ve Mecnûn arasında hangi benzerlik ve farklar gösterilmiştir? Şahin'e göre oyunun Türk tiyatrosundaki etkisi nasıl bir zincir oluşturur?

Cevaplar

  1. Şölen, balkon sahnesi, gizli evlilik, Mercutio ile Tybalt'ın ölümü, Romeo'nun sürgünü, Juliet'in ilacı ve mezardaki son birkaç güne sıkışır. Bu hız, düşünmeye ve hatayı düzeltmeye zaman bırakmaz: Romeo'ya ulaşmayan tek bir mektup, iki gencin ölümüne yeter. Juliet bu hızı balkonda kendisi fark eder ve aşklarını bir anda sönen şimşeğe benzetir; Rahip de şiddetli hazların şiddetli sonlanacağını söyler.
  2. Hazlitt, oyunun birbirini hemen hiç tanımayan, hayatı görmemiş bir oğlanla bir kız arasındaki boş bir tutkuya dayandığı itirazına karşı çıkar. Ona göre Shakespeare bu tutkuyu yaşanmış hazlara değil, yaşanmamış bütün hazlara dayandırdı; gençlik aşkın mevsimidir, çünkü yürek ilk kez yenilikle erir ve isteklerinin sonunu bilmez. Romeo ile Juliet âşıktır ama aşktan hasta değildir. Rahip Laurence ise akıllıca ve yavaş gitmeyi, ölçülü sevmeyi öğütler. İki ses oyunda yan yana durur; ama Rahip de olayları en çok hızlandıranlardan biridir, çünkü gençleri gizlice evlendirir ve Juliet'e ilacı verir.
  3. Lee'nin anlatımında Shakespeare olay örgüsünü pek değiştirmedi, ama öyküyü şiirsel bir coşkuyla doldurdu, Mercutio'nun mizahını geliştirerek trajik gerilimi hafifletti ve Dadı'yı yeni bir komik karakter olarak ekledi. Mercutio, Romeo araya girince Tybalt'ın kılıcıyla ölür ve «İki evinize de veba!» diye lanet eder. O ana kadar bir aşk komedisi gibi ilerleyen oyun bu ölümle trajediye döner: Romeo öfkeyle Tybalt'ı öldürür ve sürgün edilir.
  4. Johnson Dadı'yı Shakespeare'in keyifle çizdiği karakterlerden sayar ve onu aynı anda geveze ve sır saklayan, yaltakçı ve küstah, güvenilir ve namussuz olarak tanımlar. Dryden, Shakespeare'in Mercutio'yu kendisini öldürmesin diye üçüncü perdede öldürmek zorunda kaldığını söylediği bir söylentiyi anar ve Mercutio'yu o kadar da güçlü bulmaz. Johnson ise Mercutio'nun ölümünün aceleye getirilmediğini, oyunun yapısında ona ayrılan süreyi yaşadığını söyler.
  5. Karagöz'e göre aşkın başlangıcı, toplumsal baskılar ve engeller, ayrılık ve ölüm bakımından iki eser arasında tesadüfle açıklanamayacak kadar yoğun benzerlikler vardır; Ulu, Levend'in bu hikâyelerin Haçlı Seferleri sırasında Doğu'dan Batı'ya geçtiği görüşünü aktarır. Ama belgelenmiş kaynak zinciri Bandello'dan Brooke'a ve Shakespeare'e uzanır; Doğu'dan geçiş bir varsayımdır. Temel fark şudur: Mecnûn'un aşkı ilahi aşka dönüşür, Romeo'nunki insana yönelik kalır. Şahin'e göre Namık Kemal Zavallı Çocuk'u Romeo ve Juliet'in etkisiyle yazdı; Ebüzziya Tevfik'in Ecel-i Kaza'sı, Recaizade Mahmut Ekrem'in Vuslat'ı ve Abdülhak Hâmit'in İçli Kız'ı da Zavallı Çocuk'un etkisiyle yazıldı.

Okuma

  • Romeo ve Juliet, çev. Özdemir Nutku (İş Bankası yayını) ya da çev. Yusuf Mardin (Milli Eğitim Bakanlığı Yayınları).
  • Can Şahin, «Etkilenme Zincirine Örnek Olarak Romeo ve Juliet, Zavallı Çocuk, Ecel-i Kaza, Vuslat ve İçli Kız Tiyatroları», Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi SBE Dergisi 67 (2025), s. 183-199.
  • Sacide Akcan Karagöz, «Fuzûlî'nin Leylâ ve Mecnûn Mesnevisiyle Shakespeare'in Romeo ve Juliet Trajedisinin Tahkiye Unsurları Bakımından Karşılaştırılması», Divan Edebiyatı Araştırmaları Dergisi 30 (2023).
  • Namık Kemal, Zavallı Çocuk. Oyunu okuyun ve Romeo ve Juliet'le karşılaştırın: iki oyunda aşkın önündeki engel nedir, gençler bu engele nasıl karşılık verir?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:30 Soğuk açılış: öğle güneşinde bir Verona sokağı; çarpışan kılıçlar; bir kolun altından geçen kılıç ucu; gülen, sonra susan bir yüz; «İki evinize de veba!» sözünde iki armanın üstüne düşen bir gölge.
  • 1:30–2:00 Büyük soru: bir kum saati; kum tanelerinin çok hızlı akışı.
  • 2:00–3:30 Bağlam: iki aile arması; eski İtalyanca ve İngilizce kitap sayfaları; bir takvimde birkaç günün hızla çevrilen yaprakları.
  • 3:30–6:00 Ana anlatı — Aşkın hızı: bir balkon ve bir bahçe; bir anda çakıp sönen şimşek; bir rahibin hücresinde kitaplar ve şişeler.
  • 6:00–8:30 Ana anlatı — Mercutio, Dadı ve komedinin ölümü: gülen bir kalabalık; bir dadının eliyle taşınan bir yelpaze; gülüşmelerin kesildiği an ve sahnenin rengini yitirmesi.
  • 8:30–11:00 Ana anlatı — Doğu'da ve Batı'da aşkın adı: bir çöl ve bir İtalyan kenti yan yana; bir mesnevi sayfası; Gedikpaşa Tiyatrosu'nun bir afişi ve sahnede bir zehir şişesi.
  • 11:00–13:00 Metin anı: üç alıntı; şimşek, ateşle buluşan barut, Osmanlıca bir gazete sayfası.
  • 13:00–14:00 Cevap ve bağlantı: iki yol; biri yavaş ve uzun, öbürü hızlı ve uçuruma varan.
  • 14:00–14:30 Kapanış kancası: ay ışığında bir orman; erkek kılığında bir kızın silueti; bir düğün şöleni.

Telaffuz

  • Romeo: «RO-me-o»; Juliet: «CU-li-yet»; Mercutio: «mır-KYU-şio»; Tybalt: «Tİ-bılt»; Laurence: «LO-rıns»; Montague: «MON-tı-gyu»; Capulet: «KE-pyu-let»; Verona: «ve-RO-na».
  • Arthur Brooke: «AR-sır BRUK»; William Painter: «PEYN-tır»; Matteo Bandello: «ban-DEL-lo»; John Dryden: «DRAY-dın»; Hazlitt: «HEZ-lit».
  • Fuzûlî: «fu-zu-Lİ»; Leylâ ve Mecnûn: «ley-LA ve mec-NUN»; Âgâh Sırrı Levend: «a-GAH sır-RI le-VEND»; Namık Kemal: «na-MIK ke-MAL»; Şefika: «şe-fi-KA»; Gedikpaşa: «ge-DİK-pa-şa».
  • Ayşe Ulu: «ay-ŞE u-LU»; Sacide Akcan Karagöz: «sa-ci-DE ak-CAN ka-ra-GÖZ»; Can Şahin: «CAN şa-HİN»; Yusuf Mardin: «yu-SUF mar-DİN».