İçeriğe geç

Ünite EDB-237-06 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Othello

EDB-237 Shakespeare

2.494 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · anlatım 12 dk

  • Mağripli
  • güdüsüz kötülük
  • gözle görülür kanıt
  • Türk'e dönmek
  • ötekileştirme
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Othello 1 Kasım 1604'te Whitehall'da I. James'in önünde oynandı; öykü Cinthio'nun 1565 tarihli derlemesinden gelir. Venedik'in Mağripli komutanı Othello, sancağı Iago'nun yalanıyla karısı Desdemona'yı öldürür ve gerçeği öğrenince kendini öldürür.
  2. Coleridge Iago'da «güdüsüz kötülük» görür; Bradley bu deyimi yanıltıcı bulur, ama Iago'nun monologlarını bir «güdü avı» olarak okur: Iago arzusunun önündeki direnci susturmak için gerekçe arar.
  3. Bradley'ye göre Othello doğuştan kıskanç değildir, Johnson ise bu konuda temkinlidir; kolay inanan ve bir kez kışkırtılınca düşünmeden davranan bir doğa, Iago'nun sözlerine ve «gözle görülür kanıt» diye sunulan mendile yenilir.
  4. Bradley'ye göre Shakespeare Othello'yu siyah düşündü; Coleridge'in karşı argümanı Brabantio'nun ve Iago'nun önyargısını tekrarlar. Othello da sonunda kendine bu gözle bakar.
  5. Vitkus oyunu «Türk'e dönme» korkusu üzerinden okur: Othello son konuşmasında bir Türk'ü öldürdüğü gibi kendini öldürür. Çulhaoğlu'na göre Burian, Tamer ve Nutku çevirilerinde «Türk» sözcüğü neredeyse her yerde «Osmanlı»ya dönüşür ya da kaybolur.

Kazanımlar

  • Othello'nun olay örgüsünü ve Iago'nun entrikasının mendil gibi küçük bir nesne üzerinden nasıl işlediğini anlatabilir.
  • Iago'nun güdüleri üzerine Coleridge'in ve Bradley'nin yorumlarını karşılaştırabilir; Othello'nun kıskançlığa yatkın olup olmadığı sorusunu Johnson'ın ve Bradley'nin görüşleriyle tartışabilir.
  • Othello'nun renginin eleştiri tarihinde nasıl tartışıldığını ve bu tartışmanın eleştirmenlerin kendi önyargılarını nasıl ele verdiğini açıklayabilir.
  • Oyundaki Türk imgesini Vitkus'un «Türk'e dönme» okumasıyla ve oyunun Türkçe çevirilerinde bu imgenin nasıl değiştiğini gösteren Çulhaoğlu'nun incelemesiyle ilişkilendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Kıbrıs, bir yatak odası. Yatakta genç bir kadının cesedi. Başında Venedik'in en ünlü komutanı durur; onu kendi elleriyle boğmuştur. Az önce karısının masum olduğunu, kendisinin kandırıldığını öğrenmiştir.

Venedik'ten gelen elçiler onu tutuklamak üzeredir. Komutan onları durdurur: «Durun, gitmeden bir iki söz. Devlete biraz hizmetim dokundu, bunu bilirler.»

Mektuplarında onu olduğu gibi anlatmalarını ister: ne hafifletsinler ne kötü niyetle eklesinler. Akıllıca değil, ama fazlasıyla seven bir adamı anlatsınlar; kolay kıskanmayan, ama kışkırtılınca şaşkınlığın en dibine düşen bir adamı.

Ve bir şey daha eklesinler. Bir zamanlar Halep'te, kötü niyetli, sarıklı bir Türk bir Venedikliyi dövmüş, devlete sövmüştü. Komutan o sünnetli köpeği gırtlağından yakalamış ve onu vurmuştu. «Şöyle.»

Ve hançeri kendi göğsüne saplar.

Büyük soru

Bir insan kendine başkalarının gözüyle bakmaya başladığında neye dönüşür? Ve bir oyun önyargıyı sahneye taşıdığında onu eleştirir mi, yoksa çoğaltır mı?

Bağlam

237-05'te sevgiyi yanlış okuyan bir babayı gördük. Othello'da sevgiyi yanlış okuyan bir koca vardır; ama onu yanıltan, kendi sözleri değil, başkasının fısıltısıdır.

Sidney Lee'ye göre Othello, I. James tahta çıktıktan sonra onun huzurunda oynanan ilk yeni Shakespeare oyunudur: 1604'te, 1 Kasım'da Whitehall'da sahnelendi. Öykü, Giraldi Cinthio'nun 1565'te yayımlanan İtalyanca öykü derlemesinden gelir. Shakespeare ana çizgiye sadık kaldı, ama Roderigo ile Emilia'yı ekledi ve Iago'nun ihanetini sonunda Othello'ya öğreterek felaketi daha da korkunç kıldı.

Othello, Venedik'in hizmetindeki bir Mağripli komutandır. Senatör Brabantio'nun kızı Desdemona ile gizlice evlenir. Tam o gece bir Türk donanmasının Kıbrıs'a yöneldiği haberi gelir; Othello adayı savunmaya gönderilir. Bir fırtına Türk filosunu batırır, ama asıl tehlike Othello'nun kendi sancağıdır: yerine Cassio'yu yardımcı seçtiği için ona kin besleyen Iago. Iago, Desdemona'nın Cassio ile ilişkisi olduğuna Othello'yu inandırır. Othello karısını öldürür, gerçeği öğrenir ve kendini öldürür.

Ana anlatı — Iago ve mendil

Iago oyunun başında kendini tek cümleyle tanıtır: «Ben olduğum şey değilim.» Neden kötülük yapar? Oyun boyunca birçok gerekçe söyler: terfi edemediği için kinlenir, Othello'nun karısıyla yattığından kuşkulanır, Cassio'yu kıskanır. Hiçbiri tam ikna etmez.

Bradley bu deyimi yanıltıcı bulur. Ona göre kötülüğü yalnızca kötülük olduğu için seven bir Iago Faust gibi simgesel bir şiirde yer alabilir, ama Othello gibi tamamen insani bir dramda büyük bir hata olurdu. Bradley Coleridge'in öbür sözcüğünü ise tam isabetli bulur: «güdü avı». Iago monologlarında tasarısını tartar ve farkında olmadan onu kendine haklı göstermeye çalışır; aklına gelen gerekçelerin çoğuna kendisi de inanmaz. Bradley'ye göre Iago, eylemini ertelemek için gerekçe arayan Hamlet'in karşılığıdır.

Iago'nun silahı sözdür. Elif Baş'a göre Othello her sözcüğün doğrudan bir şeye bağlandığını düşünür; Iago ise dilin ne kadar oynak olduğunu, söylenmeyenin ve ima edilenin gücünü bilir. Othello ondan kanıt ister: «Bana gözle görülür kanıtı ver.» Iago ona bir mendil verir.

Othello kıskanç bir adam mıdır? Johnson oyuna yazdığı gözlemde onu ateşli bir açıklıkla anlatır: yüce gönüllü, saf, kolay inanan, güveninde sınırsız, sevgisinde ateşli, kararında bükülmez, intikamında katı. Johnson, Othello'nun kendisi hakkında söylediği «kolay kıskanmayan» sözüne herkesin katılmayabileceğini kabul eder; ama sonunda onu şaşkınlığın en dibinde gördüğümüzde ona acımaktan kendimizi alamayız. Bradley daha kesindir: Othello'nun kendini böyle tanımlaması tamamen doğrudur. Trajedisi, bütün doğasının kıskançlığa yatkın olmaması, ama aldatılmaya olağandışı biçimde açık olmasıdır.

Yaygın yanlış«Othello doğuştan kıskanç bir adamdır; oyun kıskançlığın bir karakter kusuru olduğunu anlatır.»
Doğrusu

Bradley bu okumayı açıkça reddeder; Johnson ise daha temkinlidir, ama o da oyunun bizden kınama değil acıma beklediğini söyler. Bradley'ye göre Othello'nun doğası kıskançlığa yatkın değildir; onu yıkan, kolay inanan ve bir kez tutkuya kapılınca düşünmeden, beklemeden davranan bir doğanın Iago gibi bir yalancıyla karşılaşmasıdır.

Ana anlatı — Siyah bir Mağripli

Othello'nun rengi eleştiri tarihinde uzun bir tartışmadır. Bradley'ye göre Shakespeare onu büyük olasılıkla açık kahverengi değil, siyah bir adam olarak düşündü. Kanıtı sahne geleneğidir: bilindiği kadarıyla Edmund Kean'in zamanına kadar Othello hep siyah oynandı ve bu gelenek Restorasyon'a uzanır.

Neden bu kadar tartışıldı? Coleridge, Bradley'nin alıntıladığı bir notunda, güzel bir Venedikli kızın gerçek bir siyaha âşık olduğunu düşünmenin o dönemin İngiliz seyircisi için «canavarca bir şey» olacağını, bunun Desdemona'da bir orantısızlık göstereceğini yazmıştı. Bradley bu argümanın kendi kendini yıktığını söyler: oyunda tam da bunu düşünen Desdemona'nın babası Brabantio'dur, ve evliliği «iğrenç bir orantısızlık» diye niteleyen de Iago'dur. Coleridge'in argümanı, karşı çıktığı sonuca varır. Bradley Charles Lamb'in de Desdemona'nın seçimini mazur gösterilmesi gereken bir şey saydığını üzülerek not eder.

Ama Bradley'nin kendi dili de zamanının izini taşır: Desdemona'yı ruhu en soylu ruhu gördüğünde «duyularının çekinmesini» hiçe sayan bir kadın olarak över. Irkçılığa karşı çıkan eleştirmen bile, çekinmenin doğal olduğunu varsayar.

Othello da kendine bu gözle bakmaya başlar. Iago'nun fısıltısından sonra karısının neden onu bırakabileceğini düşünürken ilk aklına gelen, siyah olmasıdır. Elif Baş'a göre Othello'nun kim olduğu yalnızca yaşı ve rengiyle ilgili değildir; ama herkesin gözünde bir «Mağripli» olduğunu düşünmekten kendini alamaz ve Iago'nun «kanıtları» onun kendi hakkındaki bu yıkıcı algıyı güçlendirir.

Ana anlatı — Türk'e dönmek

Oyunun düşmanı Türk'tür. Vitkus'a göre Othello'nun trajedisi bir dönüşümün, Shakespeare seyircisinin derinden korktuğu bir sadakatsizliğe dönüşmenin dramıdır. Reformasyon sonrası İngiliz metinleri Papa'yı ve Osmanlı sultanını birlikte düşman olarak anar; ikisi de iyi Protestan ruhlarını lanetli bir duruma «dönüştürmek» isteyen güçlerdir. Vitkus'a göre Kıbrıs, oyun ilk sahnelendiğinde yaklaşık otuz yıl önce Türklerin eline geçmişti; seyirci, Türk donanmasının Kıbrıs'a yöneldiği haberini bu bilgiyle dinliyordu.

Othello bir Hristiyan olarak Venedik'e hizmet eder; ama Vitkus'a göre oyun ilerledikçe kıskançlığın ve öfkenin içinde Venediklilerin korktuğu «Türk'e» dönüşür. Son konuşmasında bu dönüşüm bir çembere kapanır: Halep'te bir Türk'ü öldüren Venedik komutanı, şimdi aynı hançeri kendine saplar. Vitkus'a göre bu hareket bir kurtuluş değil, lanetlenmedir: «sünnetli köpeği» öldürmeyi kendi bedeninde yineleyen Othello, Venediklilerin korktuğu Türklere geri döner; intihar da bir Hristiyan için lanet getiren bir umutsuzluk eylemidir.

Metin anı

Üçüncü perdeden, Othello Iago'nun fısıltısından sonra yalnız; 1623 basımından:

Belki siyah olduğum için, ve oda beylerinin o yumuşak konuşma inceliklerine sahip olmadığım için; ya da yılların vadisine indiğim için (yine de pek değil) o gitti. Aldatıldım.

Beşinci perdeden, son konuşmanın sonu:

Ve şunu da ekleyin: bir zamanlar Halep'te, kötü niyetli, sarıklı bir Türk bir Venedikliyi dövüp devlete sövdüğünde, o sünnetli köpeği gırtlağından yakaladım ve vurdum, şöyle.

Ve Bradley'nin Iago dersinden:

Iago'yu bu monologlarda, arzusunu güçlü biçimde çeken bir tasarıya girişen, ama aynı zamanda bu arzuya karşı bir direncin de bilincinde olan ve farkında olmadan tasarıya gerekçeler bularak bu direnci ortadan kaldırmaya çalışan bir adam olarak tanımlamayı göze alırım.

İlk parça, Iago'nun işinin ne kadar kolaylaştığını gösterir. Iago Othello'ya yeni bir düşünce vermez; Othello'nun Venedik'te zaten duyduğu bir kuşkuyu söze döker. «Belki siyah olduğum için» diyen, Brabantio'nun ya da Iago'nun gözüyle kendine bakan bir adamdır.

İkinci parça, Vitkus'un okumasının merkezidir. Hançer iki kez aynı hareketi yapar: önce bir Türk'e, sonra Othello'nun kendisine. Bradley'nin okumasında bu, soylu bir adamın kendini yargılamasıdır; Vitkus'unkinde ise Venedik'e hizmet eden adamın sonunda Venedik'in düşmanıyla bir olması.

Üçüncü parça, Coleridge'in «güdüsüz kötülük» deyimine Bradley'nin cevabıdır. Iago'nun kötülüğünün bir nedeni vardır, ama o neden Iago'nun kendi söylediği hiçbir şey değildir.

Cevap ve bağlantı

Bir insan kendine başkalarının gözüyle bakmaya başladığında ne olur? Othello bunun cevabını adım adım verir. Iago'nun sözleri Othello'nun içinde zaten var olan bir yabancılık duygusuna tutunur; Othello kendini Brabantio'nun, Iago'nun, sonunda Venedik'in gözüyle görür ve o gözün korktuğu şeye dönüşür.

Oyun önyargıyı eleştirir mi, çoğaltır mı? Bu sorunun cevabı ölçülebilir değil ve okumalar ayrılır. Bradley'ye göre oyun Desdemona'nın sevgisini önyargının üstüne yerleştirir; önyargıyı taşıyanlar Brabantio ve Iago'dur. Vitkus'a göre ise oyun Türk korkusunu yalnızca gösteren değil, seyircinin korkusundan beslenen bir metindir. İki okuma da metinden kanıt bulur.

Türk okuru için bu soru bir çeviri sorusuna da dönüşür. Çulhaoğlu, oyunun üç Türkçe çevirisini, Orhan Burian'ınkini (1943), Ülkü Tamer'inkini (1964) ve Özdemir Nutku'nunkini (1985) karşılaştırır. Ona göre üç çeviride de «Türk» sözcüğüne yapılan göndermelerin neredeyse tamamı «Osmanlı»ya çevrilmiş, değiştirilmiş ya da tümüyle atılmıştır. Iago'nun «yoksa Türk'üm» diye yemin ettiği yerde Burian «yalansa adam değilim», Tamer «yalansa Osmanlıyım», Nutku «yalansa sünnet etsinler beni» der. Son konuşmadaki «sarıklı Türk» de üç çeviride bir «sarıklı»ya ya da «keçekülâhlı»ya dönüşür. Vitkus'u Türkçeye aktaran Dinçel de aynı şeyi bir dipnotla not eder: çeviride dizenin «Türk» vurgusu korunamamıştır.

Kapanış kancası

Othello yaşlı, deneyimli bir adamdı ve bir gecelik fısıltıyla karısını öldürdü. Bir sonraki oyunun sevgilileri ise daha çocuk sayılacak yaştadır; aileleri birbirine düşmandır ve her şey birkaç gün içinde olup biter. Gençlerin aşkı, yaşlıların nefretinin arasında kalınca ne olur ve bu trajedide suçlu kimdir: acele eden gençler mi, onları acele etmeye zorlayan dünya mı?

Özet kartı

  1. Othello 1 Kasım 1604'te Whitehall'da I. James'in önünde oynandı; öykü Cinthio'nun 1565 tarihli derlemesinden gelir. Venedik'in Mağripli komutanı Othello, sancağı Iago'nun yalanıyla karısı Desdemona'yı öldürür ve gerçeği öğrenince kendini öldürür.
  2. Coleridge Iago'da «güdüsüz kötülük» görür; Bradley bu deyimi yanıltıcı bulur, ama Iago'nun monologlarını bir «güdü avı» olarak okur: Iago arzusunun önündeki direnci susturmak için gerekçe arar.
  3. Bradley'ye göre Othello doğuştan kıskanç değildir, Johnson ise bu konuda temkinlidir; kolay inanan ve bir kez kışkırtılınca düşünmeden davranan bir doğa, Iago'nun sözlerine ve «gözle görülür kanıt» diye sunulan mendile yenilir.
  4. Bradley'ye göre Shakespeare Othello'yu siyah düşündü; Coleridge'in karşı argümanı Brabantio'nun ve Iago'nun önyargısını tekrarlar. Othello da sonunda kendine bu gözle bakar.
  5. Vitkus oyunu «Türk'e dönme» korkusu üzerinden okur: Othello son konuşmasında bir Türk'ü öldürdüğü gibi kendini öldürür. Çulhaoğlu'na göre Burian, Tamer ve Nutku çevirilerinde «Türk» sözcüğü neredeyse her yerde «Osmanlı»ya dönüşür ya da kaybolur.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
MağripliMoorKuzey Afrikalı Müslümanları ve genel olarak koyu tenli insanları adlandıran belirsiz sözcük
Güdüsüz kötülükMotiveless malignityColeridge'in Iago için kullandığı, gerçek bir nedeni olmayan kötülük deyimi
Gözle görülür kanıtOcular proofOthello'nun Iago'dan istediği, gözle doğrulanabilecek kanıt
Türk'e dönmekTurning TurkBir Hristiyanın İslam'a geçmesini, genel olarak sadakat değiştirmeyi anlatan deyim
ÖtekileştirmeOtheringBir insanı ya da grubu farklı, yabancı ve aşağı olarak kurmak

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Iago Othello'yu Desdemona'nın ihanetine nasıl inandırır? Mendil bu entrikada nasıl bir rol oynar?
  2. (Kazanım 2) Coleridge'in «güdüsüz kötülük» deyimine Bradley neden karşı çıkar ve Iago'nun monologlarını nasıl okur?
  3. (Kazanım 2) Johnson ve Bradley'ye göre Othello kıskanç bir adam mıdır? Trajedisini nerede ararlar?
  4. (Kazanım 3) Othello'nun rengi üzerine Coleridge'in argümanı nedir ve Bradley bu argümanı neden kendi kendini yıkan bir argüman olarak görür?
  5. (Kazanım 4) Vitkus'un «Türk'e dönme» okuması nedir? Çulhaoğlu'na göre bu imge Türkçe çevirilerde nasıl değişmiştir?

Cevaplar

  1. Iago, Desdemona'nın Cassio ile ilişkisi olduğunu doğrudan söylemez; ima eder, susar, sözlerini yarım bırakır. Elif Baş'a göre Othello her sözcüğün doğrudan bir şeye karşılık geldiğini düşünür, Iago ise dilin oynaklığını ve söylenmeyenin gücünü bilir. Othello ondan gözle görülür bir kanıt isteyince Iago, Othello'nun Desdemona'ya ilk armağanı olan mendili Cassio'nun odasına bırakır. Bu küçük nesne, Othello'nun gözünde ihanetin kesin kanıtına dönüşür.
  2. Bradley'ye göre kötülüğü yalnızca kötülük olduğu için seven bir Iago, Faust gibi simgesel bir şiirde yer alabilir, ama tamamen insani bir dram olan Othello'da büyük bir hata olurdu. Bradley Coleridge'in «güdü avı» sözünü ise isabetli bulur: Iago monologlarında tasarısını tartar, farkında olmadan onu kendine haklı göstermeye çalışır ve aklına gelen gerekçelerin çoğuna kendisi de inanmaz. Bradley'ye göre Iago, arzusunun önündeki bir direnci susturmak için gerekçe arar ve bu yönüyle eylemini ertelemek için gerekçe arayan Hamlet'in karşılığıdır.
  3. İkisi bu soruda ayrılır. Johnson temkinlidir: onu yüce gönüllü, saf, kolay inanan, güveninde sınırsız ve intikamında katı biri olarak anlatır; Othello'nun kendini «kolay kıskanmayan» diye tanımlamasına herkesin katılmayabileceğini kabul eder, ama sonunda şaşkınlığın dibinde onu gördüğümüzde acıdığımızı söyler. Bradley ise bu tanımı tamamen doğru bulur: Othello'nun trajedisi, doğasının kıskançlığa yatkın olmaması, ama aldatılmaya olağandışı biçimde açık olması ve bir kez tutkuya kapılınca düşünmeden, beklemeden, en kesin biçimde davranmasıdır.
  4. Coleridge, güzel bir Venedikli kızın gerçek bir siyaha âşık olduğunu düşünmenin o dönemin İngiliz seyircisi için canavarca bir şey olacağını ve Desdemona'da bir orantısızlık göstereceğini yazar. Bradley'ye göre bu argüman kendi kendini yıkar, çünkü oyunda kızının Othello'yu sevmesini canavarca bulan ve bunu ancak büyüyle açıklayabilen Brabantio'dur; evliliği iğrenç bir orantısızlık diye niteleyen de Iago'dur. Coleridge, oyunun olumsuz karakterlerinin görüşünü tekrarlar. Bradley'nin kendi övgüsü de Desdemona'nın «duyularının çekinmesini» aştığını söyleyerek o çekinmeyi doğal sayar.
  5. Vitkus'a göre Othello bir dönüşümün dramıdır: Reformasyon sonrası İngiltere'de Papa ve Osmanlı sultanı, Protestan ruhlarını lanetli bir duruma dönüştürmek isteyen düşmanlar olarak birlikte anılıyordu. Venedik'e hizmet eden Hristiyan Othello, kıskançlık ve öfke içinde Venediklilerin korktuğu «Türk'e» dönüşür ve son konuşmasında bir zamanlar bir Türk'ü öldürdüğü gibi kendini öldürür; Vitkus'a göre bu, bir kurtuluş değil, lanetlenmenin son adımıdır. Çulhaoğlu'na göre Burian (1943), Tamer (1964) ve Nutku (1985) çevirilerinde «Türk» sözcüğüne yapılan göndermelerin neredeyse tamamı «Osmanlı»ya çevrilmiş, değiştirilmiş ya da atılmıştır; son konuşmadaki «sarıklı Türk» de bir «sarıklı»ya ya da «keçekülâhlı»ya dönüşür.

Okuma

  • Othello, çev. Özdemir Nutku (Remzi Kitabevi); daha eski bir çeviri için Orhan Burian (1943) ya da Ülkü Tamer (Varlık, 1964).
  • Daniel J. Vitkus, «Othello'da Türkleşme Olgusu: Mağripli'nin Dönüşümü ve Lanetlenişi», çev. Burç İdem Dinçel, T.E.D. Dergi 9 (2012), s. 105-143.
  • Tahsin Çulhaoğlu, «İngilizce ve Türkçe Othello'larda Siyasi Söylem ve İdeoloji», ATASOBED (Atatürk Üniv. Sosyal Bilimler Enstitüsü) 20/1 (2016).
  • Elif Baş, «Othello'nun Kör Noktası: Kelimelerin Oyunbazlığı», RumeliDE Dil ve Edebiyat Araştırmaları Dergisi 17 (2019).
  • Othello'nun son konuşmasını iki Türkçe çeviride bulun ve «sarıklı Türk» dizesini İngilizcesiyle karşılaştırın. Çevirmenin seçimi dizenin anlamını nasıl değiştiriyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:40 Soğuk açılış: mum ışığında bir yatak odası; beyaz çarşaflar; kapıda Venedik elçileri; bir hançerin ucuna inen yakın çekim; ekran kararır.
  • 1:40–2:10 Büyük soru: bir aynaya bakan bir yüz; aynadaki yansıma yavaşça başka birinin gözüyle bakar.
  • 2:10–3:30 Bağlam: bir saray salonu; İtalyanca bir öykü kitabının sayfaları; Venedik kanalları; Kıbrıs'a yönelen bir donanma ve onu batıran fırtına.
  • 3:30–6:00 Ana anlatı — Iago ve mendil: gölgede fısıldayan bir sancaktar; yere düşen, üstü çilek işlemeli bir mendil; elden ele geçen mendil.
  • 6:00–8:30 Ana anlatı — Siyah bir Mağripli: yüzyıllar içinde değişen sahne kostümleri ve ten renkleri; bir eleştirmenin masasında açık kitaplar; bir babanın öfkeli yüzü.
  • 8:30–10:30 Ana anlatı — Türk'e dönmek: on altıncı yüzyıl Akdeniz haritası; Kıbrıs, Halep, Venedik işaretli; bir hançerin çizdiği çember.
  • 10:30–12:30 Metin anı: üç alıntı; «Belki siyah olduğum için» sözünde tek başına oturan bir adam; son dizede hançerin dönüşü.
  • 12:30–14:00 Cevap ve bağlantı: üç Türkçe kitap yan yana açılır; aynı dizenin altında üç farklı sözcük belirir ve «Türk» sözcüğü silinir.
  • 14:00–14:30 Kapanış kancası: bir Verona meydanında iki genç; üstlerinde birbirine bakan iki ailenin arması.

Telaffuz

  • Othello: «o-TE-lo»; Iago: «i-A-go»; Desdemona: «dez-dı-MO-na»; Cassio: «KE-sio»; Brabantio: «bra-BAN-şio»; Roderigo: «ro-dı-Rİİ-go»; Emilia: «e-Mİ-lia».
  • Giraldi Cinthio: «ci-RAL-di ÇİN-tio»; Samuel Taylor Coleridge: «KOUL-ric»; Daniel J. Vitkus: «Vİt-kıs»; Edmund Kean: «KİİN».
  • Aleppo (Halep): «a-LE-po»; Whitehall: «UAYT-hol».
  • Tahsin Çulhaoğlu: «tah-SİN çul-HA-oğ-lu»; Burç İdem Dinçel: «BURÇ i-DEM din-ÇEL»; Elif Baş: «e-LİF BAŞ»; Orhan Burian: «or-HAN bu-ri-YAN»; Ülkü Tamer: «ül-KÜ ta-MER».