Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kral Lear 1606'da yazıldı ve o yılın 26 Aralık'ında sarayda oynandı; Shakespeare 1605'te basılan anonim Kral Leir'den ayrılarak öyküye umutsuz bir trajik son verdi ve Sidney'den aldığı Gloucester öyküsünü yan olay örgüsü olarak ekledi.
- Sevgi sınavında Lear gösterişli sözleri ödüllendirir, Cordelia'nın ölçülü sevgisini cezalandırır. Taşdemir'e göre iki öyküde de babalar çocuklarını göremez ve gerçeği ancak yıkımın dibinde görür; Murphy'ye göre Lear'in acısının asıl kaynağı krallığın değil, kızlarının zalimliğidir.
- Fırtına ve delilikte Lear yoksullara pek az özen gösterdiğini anlar ve insanı «zavallı, çıplak, iki ayaklı bir hayvan» olarak görür. Lamb ve Bradley'ye göre bu sahneler sahne için fazla büyüktür.
- Tate'in mutlu sonlu uyarlaması yaklaşık yüz elli yıl oynandı; Johnson şiirsel adaletten yana onu onayladı. Kean 1823'te trajik sonu, Macready 1838'de metnin tamamını geri getirdi.
- Bradley ve Onur oyunu bir kurtuluş öyküsü, Kott'u izleyen Taşdemir grotesk bir evren olarak okur; Tolstoy oyunu reddeder, Bond 1971'de yeniden yazar. Türkçede oyun Özdemir Nutku çevirisiyle okunur.
Kazanımlar
- Kral Lear'in iki olay örgüsünü, Lear ile kızlarının ve Gloucester ile oğullarının öykülerini birbirine bağlayarak anlatabilir.
- Sevgi sınavı sahnesini, Lear'in acısının kaynağı üzerine Murphy'nin ve Johnson'ın aktardığı tartışmayla birlikte yorumlayabilir.
- Fırtına ve delilik sahnelerinin Lear'e ne öğrettiğini metinden örneklerle açıklayabilir ve bu sahnelerin sahnelenmesine dair Lamb ile Bradley'nin kuşkusunu tartışabilir.
- Cordelia'nın ölümü üzerine iki yüzyıl süren tartışmayı, Tate'in mutlu sonundan Tolstoy'un saldırısına ve Bond'un yeniden yazımına kadar karşılaştırabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bir taht salonu. Önde bir harita, üç parçaya bölünmüş. Seksenini aşmış bir kral, tahtını ve topraklarını üç kızı arasında paylaştırmak üzeredir. Bir şartı vardır: her kız onu ne kadar sevdiğini söyleyecek.
Büyük kız konuşur: babasını gözlerinden, özgürlüğünden, hayatın kendisinden daha çok sever. Ortanca kız daha da ileri gider: bütün başka sevinçlerin düşmanıdır, mutluluğu yalnızca babasının sevgisindedir. İkisi de payını alır.
Sıra en küçüğe gelir. «Kız kardeşlerinden daha zengin bir üçte biri kazanmak için ne diyebilirsin? Söyle.»
«Hiçbir şey, efendim.»
«Hiçbir şey mi?»
«Hiçbir şey.»
«Hiçbir şeyden hiçbir şey çıkmaz. Yeniden konuş.»
Büyük soru
Bir babanın sevgiyi sözle ölçmeye kalkması neyi ele verir? Ve bir tragedya, en iyi insanını öldürdüğünde seyirciye bir şey öğretmiş mi olur, yoksa yalnızca acı mı vermiş olur?
Bağlam
Shakespeare Kral Lear'i büyük olasılıkla 1606'da yazdı; oyun o yılın 26 Aralık gecesi Whitehall'da, I. James'in sarayında oynandı. Sidney Lee'ye göre Lear'in öyküsü Holinshed'in tarihçesinden gelir; ama Shakespeare'in dikkatini asıl 1605'te basılan, adı bilinmeyen bir yazarın Kral Leir ve Üç Kızı adlı oyunu çekmiş olmalıdır. Shakespeare bu kaynağa sadık kalmadı: öyküye umutsuz bir trajik son verdi ve üstüne Sidney'in Arcadia'sından aldığı Gloucester ile iki oğlunun öyküsünü ekledi.
Lear, Goneril ile Regan'ın gösterişli sözlerini ödüllendirir; «hiçbir şey» diyen Cordelia'yı mirastan yoksun bırakır. Lear kalan günlerini kızlarının yanında geçirmek ister, ama iki kız ona kapılarını kapatır; kral fırtınalı bir gecede bozkırda kalır ve aklını yitirir. Aynı sırada Gloucester, gayrimeşru oğlu Edmund'un yalanına inanarak meşru oğlu Edgar'ı kovar; sonra krala yardım ettiği için gözleri oyulur. Cordelia bir Fransız ordusuyla babasını kurtarmaya gelir, ama yenilir ve hapiste asılır. Lear onun ölüsünü kucağında taşıyarak sahneye girer ve ölür.
Ana anlatı — Sevgi sınavı ve iki baba
Lear'in hatası nerede başlar? Taşdemir'e göre Lear'in krallığı bölüşmesi, tahtın Tanrı'dan verildiği düşüncesini hiçe saymaktır; Bu anlamda Lear, Cordelia'ya yüklediği ihaneti ilkin kendisi işler. Sonra kör olur: Goneril ile Regan'ın süslü sevgi tariflerinin hiçbir gerçeklik taşımadığını göremez.
Cordelia ise sözle yarışmaz. Sevgisinin dilinden daha ağır olduğunu söyler; babasını «bağıma göre, ne fazla ne eksik» sevdiğini ekler. Lear bu ölçülü cevabı sevgisizlik sanır.
Shakespeare'in Leir oyununa eklediği bu ikinci öykü, ilk öyküyü genelleştirir. Taşdemir'in gösterdiği gibi iki yapıda da babalar çocuklarının gerçek karakterini göremez, yanlış karar verir ve mahvolur; yıkımın en dibinde de ikisi gerçeği görmeye başlar. Onur'a göre Edmund kralın kötü kızlarının, Edgar ise bir anlamda Cordelia'nın karşılığıdır; ama Gloucester Lear'den daha zayıf bir karakterdir ve kralın çektiklerine dayanabilecek güçte değildir.
Lear'in acısı bir babanın mı, bir kralın mı acısıdır? Johnson oyuna yazdığı notta bu tartışmayı aktarır. Arthur Murphy'ye göre Lear'in çektiklerinin asıl kaynağı kızlarının zalimliğidir; krallığı yitirmek onu ancak ikinci derecede etkiler. Johnson bu görüşü haklı bulur: aşağılanmış bir kral değil de haksızlığa uğramış bir baba görmeseydik, Lear bizde pek az acıma uyandırırdı.
Ana anlatı — Fırtına, soytarı ve delilik
Lear kızlarından kovulduğunda yanında bir tek Soytarı kalır. Taşdemir'e göre Lear bu adama oyun boyunca düşkündür; oyunun grotesk yapısını en çok besleyen karakter de odur. Soytarı durmadan kralın kendi hatasını yüzüne vurur: Lear bilge olmadan yaşlanmamalıydı.
Lear rüzgârlara esmelerini, yıldırımlara ak başını yakmalarını, gök gürültüsüne dünyanın kalın yuvarlığını dümdüz etmelerini emreder. Ama bu öfkenin içinde yeni bir şey de doğar. Bir kulübenin kapısında Lear, kendi dışındaki yoksulları gerçekten düşünmeye başlar. Sonra Edgar'ı görür: babasından kaçan Edgar, çıplak, deli bir dilenci kılığındadır. Lear onda insanın kendisini görür: insan ödünç aldığı giysilerden soyulunca zavallı, çıplak, iki ayaklı bir hayvandan başka bir şey değildir. Ve kendi giysilerini yırtmaya başlar.
Bu sahneler sahnede oynanabilir mi? Bradley'ye göre Kral Lear Shakespeare'in en büyük başarısıdır, ama en iyi oyunu değildir; sahne için fazla büyüktür. Charles Lamb'in dediği gibi sahnede bastonla sendeleyen yaşlı bir adam görürüz; oysa Lear'in öfke patlamaları yanardağ kadar korkunçtur: onlar, o denizi, yani aklını bütün zenginliğiyle dibine kadar açığa çıkaran fırtınalardır. Bradley'ye göre sahnedeki fırtına oyuncu konuştukça susmak zorunda kalır; hayal gücünde ise Lear'in tutkusu ile gökteki fırtına iki ayrı şey değil, tek bir şeyin iki görünüşüdür.
Ana anlatı — Cordelia'nın ölümü ve şiirsel adalet
Oyunun sonu iki yüz yıl boyunca bir yara gibi tartışıldı. Bradley'nin anlattığına göre Restorasyon'dan yaklaşık yirmi yıl sonra Nahum Tate oyunu sahne için değiştirdi: mutlu bir son yazdı, Cordelia'nın sevgilisi olarak Fransa kralının yerine Edgar'ı koydu. O günden sonra Shakespeare'in tragedyası özgün biçimiyle yüz elli yıl sahneye çıkmadı. Betterton'dan Kean'e büyük oyuncular Tate'in metnini oynadı. Ancak 1823'te Kean, Hazlitt'in itirazları ve Lamb'in denemeleri üzerine trajik sonu geri getirdi; 1838'de de Macready Shakespeare'in metnine baştan sona döndü.
Johnson bu değişikliği onaylayanlardandı. Ona göre Shakespeare, Cordelia'nın erdemini haklı bir dava uğrunda yok olmaya bırakmıştı; üstelik bu, adaletin doğal düşüncesine, okurun umuduna ve daha da tuhafı, tarihçelerin anlattığına aykırıydı. Johnson, Tate'i suçlayan The Spectator'ı bilir; ama akıllı varlıkların doğası gereği adaleti sevdiğini, bu yüzden adaletin gözetilmesinin bir oyunu kötüleştirmeyeceğini düşünür.
Yaygın yanlış«*Kral Lear*'in bugün bildiğimiz trajik sonu, yazıldığından beri sahnenin bildiği sondur.»
Tersine, Bradley'nin anlattığı gibi Tate'in mutlu sonlu uyarlaması yaklaşık yüz elli yıl sahneye egemen oldu. Johnson bu uyarlamayı onayladı, Garrick onu oynadı; trajik son sahneye ancak 1823'te döndü, Shakespeare'in metninin tamamı da 1838'de.
Tartışma yirminci yüzyılda başka bir yöne döndü. Tolstoy 1906'da yayımlanan denemesinde, Shakespeare'in en beğenilen oyunlarını okuduğunda hiçbir haz duymadığını, tersine karşı konulmaz bir tiksinti ve can sıkıntısı duyduğunu yazdı. Ona göre bozkırdaki fırtına, Lear'in başına koyduğu otlar, Soytarı'nın konuşmaları etkiyi artırmaz, azaltır; oyunların sonunda bacaklarından sürüklenen cesetler korku ve acıma yerine gülme isteği uyandırır. Tolstoy'a göre Lear ile Cordelia'nın karakterleri adı bilinmeyen eski Leir oyununda daha güçlüdür; Shakespeare onları zayıflatmıştır.
Bir sonraki kuşak ise oyunu yeniden yazdı. Biçer'e göre Edward Bond, Shakespeare'i önünde duran ve yolundan çekip atması gereken bir engel olarak gördü; 1971'de Royal Court'ta William Gaskill'in yönettiği Lear, trajediyi kişisel olandan toplumsal olana taşıdı.
Metin anı
Lear, bozkırda, kulübenin kapısında, fırtına dinmezken; 1623 derlemesindeki dizelerden:
Zavallı çıplak düşkünler, neredeyseniz, bu acımasız fırtınanın dövüşüne katlanan: evsiz başlarınız, aç böğürleriniz, delik deşik paçavralarınız sizi böyle mevsimlerden nasıl korusun? Ah, bunu pek az düşündüm. Şatafat, ilacını iç; düşkünlerin duyduğunu duymak için kendini açığa çıkar, ki fazlanı onlara silkeleyesin ve göklerin daha adil olduğunu gösteresin.
Son sahneden, Lear Cordelia'nın ölüsünün başında:
Neden bir köpeğin, bir atın, bir farenin canı olsun da senin hiç soluğun olmasın? Bir daha gelmeyeceksin, asla, asla, asla, asla, asla. Şu düğmeyi çözün lütfen.
Ve Bradley'nin Lear üzerine ikinci dersinden:
Bu şiire Kral Lear'in Kurtuluşu desek ve «tanrıların» onunla işinin ne ona işkence etmek ne de ona soylu bir öfke öğretmek olduğunu, tersine onu görünüşte umutsuz bir yenilginin içinden hayatın asıl amacına ulaştırmak olduğunu söylesek, gerçeğe daha az mı yakın olurduk?
İlk parça, Lear'in delilik yolunda öğrendiği şeydir. Seksen yıl kral olan adam, kendi krallığının yoksullarını ancak fırtınanın altında gerçekten düşünür ve onlara pek az özen gösterdiğini itiraf eder. «Şatafat» bir kişi gibi çağrılır ve ona ilaç önerilir: düşkünlerin duyduğunu duymak. Bu, Johnson'ın aktardığı tartışmayı da derinleştirir. Burada acı çeken ne yalnızca bir baba ne de yalnızca bir kraldır; kendi iktidarının neyi görmediğini anlayan bir insandır.
İkinci parça, bu öğrenmenin bedelidir. Bir köpeğin, bir atın, bir farenin canı vardır; Cordelia'nın yoktur. Taşdemir bu yakınmada, Kott'u izleyerek, grotesk evrenin en görünür ânını bulur: ölüme itirazın hiçbir cevabı yoktur.
Üçüncü parça ise aynı sona bambaşka bir anlam verir. Bradley'ye göre Lear'in öğrendikleri, uğradığı felaketlere değer. Onur da benzer bir yerde durur: Lear, kızından bağışlanma dileyecek kadar geç de olsa insanlığına kavuşmuş, sanki yeniden doğmuştur.
Cevap ve bağlantı
Sevgiyi sözle ölçmeye kalkan baba, ölçülebilecek olanla ölçülemeyecek olanı karıştırır. Goneril ile Regan'ın sözleri tartılabilir; Cordelia'nın «bağıma göre» dediği sevgi tartılamaz. Lear bunu ancak her şeyini yitirdiğinde anlar.
Tragedyanın iyiyi öldürmesinin anlamı sorusuna ise üç ayrı cevap verildi. Johnson ve Tate'e göre adaleti gözetmeyen son bir hatadır ve seyirci erdemin zaferinden daha hoşnut ayrılır. Bradley ve Onur'a göre acı, Lear'i insanlığına kavuşturan yoldur; oyun bir kurtuluş öyküsüdür. Kott'u izleyen Taşdemir'e göre ise bu evrende acıyı anlamlı kılacak bir düzen yoktur; grotesk, tragedyadan daha çok acıtır. Tolstoy bu tartışmanın tümünü reddeder, Bond ise oyunu reddetmek yerine onu yeniden yazar. Hangisinin doğru olduğu ölçülebilir bir şey değildir; ama her cevap, okurun acıdan ne beklediğini ele verir.
Türk okuru oyunu en çok Özdemir Nutku'nun çevirisiyle tanır; Biçer 1993 Remzi basımını, Taşdemir 2016 İş Bankası basımını kullanır. Nezih Onur 1981'de oyunu Shakespeare tragedyalarının en yücesi, en evrenseli ve en şiirseli sayılan eseri olarak sunar; Kott'un Taşdemir'in dayandığı kitabı da Taner Güney'in çevirisiyle Çağdaşımız Shakespeare adıyla okunabilir.
Kapanış kancası
Lear'i yıkan, sevgiyi yanlış okumasıydı: gösterişli sözlere inandı, sessiz sadakati ihanet sandı. Bir sonraki oyunda başka bir adam aynı hatayı başka bir alanda yapar. Venedik'e hizmet eden, ama o kentte hep bir yabancı olarak görülen bir komutan, karısının sadakatini bir mendile ve bir fısıltıya bakarak tartar. Kıskançlık, bir insanın içinden mi doğar, yoksa yabancı olduğunu hiç unutturmayan bir toplumun gözünden mi?
Özet kartı
- Kral Lear 1606'da yazıldı ve o yılın 26 Aralık'ında sarayda oynandı; Shakespeare 1605'te basılan anonim Kral Leir'den ayrılarak öyküye umutsuz bir trajik son verdi ve Sidney'den aldığı Gloucester öyküsünü yan olay örgüsü olarak ekledi.
- Sevgi sınavında Lear gösterişli sözleri ödüllendirir, Cordelia'nın ölçülü sevgisini cezalandırır. Taşdemir'e göre iki öyküde de babalar çocuklarını göremez ve gerçeği ancak yıkımın dibinde görür; Murphy'ye göre Lear'in acısının asıl kaynağı krallığın değil, kızlarının zalimliğidir.
- Fırtına ve delilikte Lear yoksullara pek az özen gösterdiğini anlar ve insanı «zavallı, çıplak, iki ayaklı bir hayvan» olarak görür. Lamb ve Bradley'ye göre bu sahneler sahne için fazla büyüktür.
- Tate'in mutlu sonlu uyarlaması yaklaşık yüz elli yıl oynandı; Johnson şiirsel adaletten yana onu onayladı. Kean 1823'te trajik sonu, Macready 1838'de metnin tamamını geri getirdi.
- Bradley ve Onur oyunu bir kurtuluş öyküsü, Kott'u izleyen Taşdemir grotesk bir evren olarak okur; Tolstoy oyunu reddeder, Bond 1971'de yeniden yazar. Türkçede oyun Özdemir Nutku çevirisiyle okunur.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Yan olay örgüsü | Subplot | Ana öyküye koşut ilerleyen, onu yansıtan ya da onunla çelişen ikinci öykü |
| Soytarı | Fool | Deli ya da saf görünmesi sayesinde kimsenin söyleyemediğini söyleyebilen saray eğlendiricisi |
| Şiirsel adalet | Poetic justice | Eserin sonunda iyilerin ödüllendirilmesi, kötülerin cezalandırılması gerektiği ilkesi |
| Grotesk | Grotesque | Korkunçla gülüncün aynı anda göründüğü, acıyı anlamlı kılacak düzenin yokluğunu açığa çıkaran anlatım |
| Yeniden yazım | Rewriting | Başka bir yazarın eserini alıp onun sorusunu kendi çağının koşullarında yeniden sormak |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Kral Lear'in iki olay örgüsü nedir ve birbirini nasıl yansıtır?
- (Kazanım 2) Sevgi sınavında Cordelia neden «hiçbir şey» der? Lear'in acısının kaynağı üzerine Johnson'ın aktardığı tartışma nedir?
- (Kazanım 3) Fırtına sahnesinde Lear ne öğrenir? Lamb ve Bradley bu sahnelerin sahnelenmesi konusunda neden kuşkuludur?
- (Kazanım 4) Nahum Tate Kral Lear'i nasıl değiştirdi ve Johnson bu değişikliği neden onayladı?
- (Kazanım 4) Bradley, Taşdemir, Tolstoy ve Bond oyunun sonunu nasıl farklı değerlendirir?
Cevaplar
- Ana öyküde Lear, krallığını kızları arasında paylaştırırken gösterişli sözler söyleyen Goneril ile Regan'ı ödüllendirir, ölçülü konuşan Cordelia'yı mirastan yoksun bırakır; iki büyük kız sonra ona kapılarını kapatır. Yan olay örgüsünde Gloucester, gayrimeşru oğlu Edmund'un yalanına inanıp meşru oğlu Edgar'ı kovar ve sonra gözleri oyulur. Taşdemir'e göre iki öyküde de babalar çocuklarının gerçek karakterini göremez, yanlış karar verir, mahvolur ve gerçeği ancak yıkımın dibinde görür. Onur'a göre Edmund kötü kızların, Edgar ise bir anlamda Cordelia'nın karşılığıdır.
- Cordelia sevgisinin dilinden daha ağır olduğunu, babasını bağına göre, ne fazla ne eksik sevdiğini söyler; kız kardeşlerinin yarışına girmek, sevgiyi pazarlığa çevirmek olurdu. Lear bu ölçülü cevabı sevgisizlik sanır. Johnson, Arthur Murphy'nin görüşünü aktarır: Lear'in çektiklerinin asıl kaynağı kızlarının zalimliğidir, krallığı yitirmek onu ancak ikinci derecede etkiler. Johnson bunu haklı bulur, çünkü aşağılanmış bir kral değil de haksızlığa uğramış bir baba görmeseydik Lear bizde pek az acıma uyandırırdı.
- Fırtınada Lear, tahttayken pek az düşündüğü evsiz, aç yoksulları gerçekten düşünmeye başlar ve iktidardakilerin fazlasını onlarla paylaşması gerektiğini söyler; çıplak Edgar'da insanı, ödünç giysilerinden soyulmuş zavallı, iki ayaklı bir hayvan olarak görür. Bradley'ye göre oyun Shakespeare'in en büyük başarısıdır ama sahne için fazla büyüktür: sahnedeki fırtına oyuncu konuştukça susmak zorundadır ve Lamb'in dediği gibi seyirci aklının derinliklerini değil, bastonla sendeleyen yaşlı bir adamı görür. Hayal gücünde ise Lear'in tutkusu ile gökteki fırtına tek bir şeyin iki görünüşüdür.
- Bradley'nin anlattığına göre Tate, Restorasyon'dan yaklaşık yirmi yıl sonra oyuna mutlu bir son yazdı ve Cordelia'nın sevgilisi olarak Fransa kralının yerine Edgar'ı koydu. Özgün tragedya yaklaşık yüz elli yıl sahneye çıkmadı; Kean trajik sonu 1823'te, Macready metnin tamamını 1838'de geri getirdi. Johnson'a göre Cordelia'nın ölümü adaletin doğal düşüncesine, okurun umuduna ve tarihçelere aykırıydı; akıllı varlıklar adaleti sevdiği için şiirsel adaletin gözetilmesi bir oyunu kötüleştirmezdi. Johnson, Cordelia'nın ölümünden yıllar önce öyle sarsılmıştı ki oyunun son sahnelerini editör olarak yeniden gözden geçirinceye dek bir daha okuyabildiğinden emin değildi.
- Bradley'ye göre oyuna Kral Lear'in Kurtuluşu denebilir: Lear görünüşte umutsuz bir yenilginin içinden hayatın asıl amacına ulaşır. Kott'u izleyen Taşdemir'e göre Lear'in bir köpeğin, bir atın, bir farenin yaşadığı yerde Cordelia'nın ölü olmasına itirazı grotesk evreni görünür kılar; grotesk, tragedyadan daha çok acı verir. Tolstoy ise oyunu bütünüyle reddeder: fırtına ve Soytarı gibi etkiler ona göre izlenimi zayıflatır, sondaki cesetler gülme isteği uyandırır ve karakterler eski Leir oyununda daha güçlüdür. Biçer'e göre Bond Shakespeare'i aşılması gereken bir engel olarak görür ve 1971'de oyunu yeniden yazarak trajediyi kişisel olandan toplumsal olana taşır.
Okuma
- Kral Lear, çev. Özdemir Nutku (Remzi Kitabevi, 1993; Türkiye İş Bankası Kültür Yayınları, 2016).
- Nezih Onur, «Başlıca Temaları ile Kral Lear», Edebiyat Fakültesi Dergisi (Selçuk Üniversitesi) 1 (1981).
- Umut Barış Taşdemir, «Kral Lear'da Babalar ve Çocukları», Medeniyet Sanat 4/1 (2018).
- Ahmet Gökhan Biçer, «Shakespeare ile Hesaplaşma: Edward Bond'un Lear Adlı Oyunu», Manisa Celal Bayar Üniversitesi Sosyal Bilimler Dergisi 15/1 (2017).
- Oyunun ilk sahnesindeki üç kızın konuşmalarını yan yana koyun. Goneril ile Regan'ın sözlerindeki abartıları işaretleyin, sonra Cordelia'nın «bağıma göre» sözünü bu abartıların karşısında yorumlayın.