İçeriğe geç

Ünite EDB-236-07 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Cervantes II

EDB-236 Rönesans Edebiyatı

2.179 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • yaver
  • karşıt karakter
  • Barataria
  • rol değişimi
  • sağduyu
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sancho Panza romana yedinci bölümde, bir ada valiliği vaadiyle yaver olan yoksul bir köylü olarak girer; Don Kişot'un karşıt karakteridir: değirmen görür, atasözleriyle konuşur, maddi kaygılar taşır.
  2. İkinci kısımda dük ile düşes Sancho'yu şaka olsun diye Barataria'ya vali gönderir; Sancho bastonun içine saklanmış on altını bulmak gibi davalarda sağduyusuyla ikinci bir Süleyman sayılır.
  3. Sancho valiliği bir gece baskınından sonra bırakır: «Çıplak doğdum, çıplak buluyorum kendimi»; valiliğe beş parasız girip beş parasız çıktığını söyler.
  4. Rol değişimi: Dulcinea sahnesinde Sancho, efendisinin büyü dilini kullanarak üç köylü kızı prenses diye tanıtır; ölüm sahnesinde aklı başına gelen Don Kişot'a karşı hayali ve maceraları savunan Sancho'dur.
  5. İkili, sol gelenekte idealizm ile maddeciliğin diyalektiği olarak okunmuştur; Kolcu'ya göre Tanpınar'ın Halit Ayarcı'sı bir Don Quijote, Hayri İrdal'ı ise bir Sancho'dur.

Kazanımlar

  • Sancho Panza'nın romana giriş biçimini ve Don Kişot ile ilişkisinin temel karşıtlıklarını anlatabilir.
  • Sancho'nun Barataria valiliğini ve valilikten ayrılışını metinden örneklerle değerlendirebilir.
  • Dulcinea'nın büyülenmesi ve ölüm sahnesinde iki kahraman arasındaki rol değişimini gösterebilir.
  • Don Kişot ile Sancho ikilisinin farklı yorumlarını ve Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü'ndeki izini tartışabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir sabah, hemen şafakta, bir adam ahıra iner. Bütün vücudu çürük içindedir; gece boyunca iki kalkan arasına bağlanmış, üstünde bir savaş oynanmış, çiğnenmiştir. Kimseye bir şey söylemeden eşeğinin yanına gider, onu alnından öper ve gözleri yaşlı, konuşur: seninle birlikteyken koşumunu onarmaktan, küçük gövdeni doyurmaktan başka derdim yoktu; mutlu saatlerim, günlerim, yıllarım oydu. Seni bırakıp hırsın ve gururun kulelerine çıktığımdan beri ruhuma bin sefalet, bin dert, dört bin kaygı girdi.

Sonra eşeğe biner ve çevresindeki kâhyaya, kâtibe, hekime döner: Yol verin, beyler, bırakın eski özgürlüğüme döneyim.

Adam bir adanın valisidir, ya da vali olduğuna inandırılmıştır. Valiliği yedi gün sürmüştür. Adı Sancho Panza'dır.

Büyük soru

Bir hayalperest ile bir gerçekçi yan yana yürürse kim kimi değiştirir? Ve romanın sonunda, gerçeği gören hangisidir?

Bağlam

236-06 dev gören bir şövalye ile değirmen gören bir yaverle kapanmıştı. Bu ders o yaverin hikâyesi.

Sancho romana yedinci bölümde girer. Ormsby'nin çevirisine göre Don Kişot komşusu olan bu yoksul ve dürüst köylüyü, ama anlatıcının deyişiyle kafasında pek az akıl bulunan bu adamı, uzun uzun ikna eder: her an bir macera çıkabilir, göz açıp kapayıncaya kadar bir ada kazanılabilir ve Sancho onun valisi olabilir. Sancho bu vaatlere kanıp karısını ve çocuklarını bırakır, yaver olur.

Sancho'nun valiliği, romanın on yıl arayla çıkan iki kısmından ikincisinde, 1615'te yayımlanan kısımda gelir; bir dük ile düşes, ilk kısmı okumuş oldukları için iki kahramanla eğlenmeye karar verirler ve Sancho'yu bir kasabaya «ada valisi» diye gönderirler.

Ana anlatı — Bir karşıtlık, iki bakış

Sancho'nun romandaki ilk işlevi karşıtlıktır. Don Kişot dev görür, Sancho değirmen; Don Kişot ordu görür, Sancho koyun sürüsü. Don Kişot şövalye romanlarının diliyle konuşur, Sancho atasözleriyle.

Ama Sancho yalnızca bir ayna değildir. Kendi hesabı vardır: bir ada, bir valilik, kızına iyi bir koca. Ve kendi çelişkisi vardır. İkinci kısmın bir yerinde kendi kendine konuşur: efendisinin bağlanması gereken bir deli olduğunu bin işaretten gördüğünü, ama kendisinin de ondan geri kalmadığını, onun peşinden gidip ona hizmet ettiği için ondan daha büyük bir budala olduğunu söyler. Arkasından da iki atasözü sıralar: «Bana arkadaşını söyle, sana kim olduğunu söyleyeyim.»

Ana anlatı — Barataria'nın valisi

Dük ile düşes Sancho'yu bir kasabaya vali diye gönderir; kasabanın adı Barataria'dır. Herkes bir şakaya hazırlanır. Ama Sancho'nun önüne gelen davalar şakayı bozar.

Kırk beşinci bölümde iki yaşlı adam mahkemeye gelir. Biri ötekine on altın borç verdiğini söyler; öbürü borcu ödediğine yemin eder. Yemin ederken bastonunu alacaklıya tutturur, yemininden sonra da geri ister. Sancho bastonun kırılmasını emreder; içinden on altın çıkar. Herkes yeni valiyi ikinci bir Süleyman sayar. Sancho açıklar: yemin edenin yemin ederken bastonu karşısındakine verdiğini, yeminden sonra da hemen geri istediğini görmüş, paranın içinde olması gerektiğini düşünmüştür.

Yaygın yanlış«Sancho Panza yalnızca açgözlü, cahil ve komik bir köylüdür.»
Doğrusu

Sancho gerçekten açtır, paraya düşkündür ve pek çok sahnede gülünç duruma düşer. Ama ada şakası tersine döner: dük ile düşesin eğlence olsun diye vali yaptığı köylü, davaları sağduyuyla çözer; anlatıcıya göre herkes onu ikinci bir Süleyman sayar. Kolcu da Sancho'nun para konusundaki hasisliğini vurgular, ama bu, Sancho'nun bütün karakteri değildir. Onun bilgeliği kitaplardan değil, gözlemden gelir.

Valilik bir gece baskınla biter. Düşman saldırısı diye düzenlenen bir oyunla Sancho iki kalkan arasına bağlanır, çiğnenir, bayılır. Sabah soğuk açılıştaki sahne gelir: eşeğine sarılır, valiliği bırakır.

Ana anlatı — Rollerin değişmesi

Sancho'nun gerçekçiliği de romanın başındaki kadar sade kalmaz. İkinci kısmın onuncu bölümünde Don Kişot, Sancho'yu Dulcinea'yı bulmaya El Toboso'ya gönderir. Sancho Dulcinea'yı hiç görmemiştir, bulamayacağını da bilir. Yolun kıyısında oturup kendi kendine bir çözüm bulur: efendisi bir şeyi başka bir şey sanan bir deli olduğuna göre, ona ne gösterse inanacaktır.

Karşılarına eşeklere binmiş üç köylü kız çıkar. Bu kez eşeği eşek olarak gören Don Kişot'tur. Sancho ise kızlardan birinin önünde diz çöker ve onu güzellik kraliçesi, prenses, düşes diye selamlar. Efendisinin eşekleri görmesine şaşırmış gibi yapar. Sonunda Don Kişot kendi sistemiyle bir açıklama bulur: kötü büyücü onun gözlerine perde indirmiş, Dulcinea'nın eşsiz güzelliğini yalnız onun gözünde bir köylü kızının yüzüne çevirmiştir.

Rol değişimi romanın sonunda tamamlanır. Yetmiş dördüncü bölümde Don Kişot hastalanır ve ölüm döşeğinde aklı başına gelir. Artık şövalye olmadığını, «İyi» lakabını kazanmış Alonso Quijano olduğunu, şövalye romanlarından nefret ettiğini söyler. Sancho'dan onu kendisi kadar deli gösterdiği için af diler.

Bu kez hayalleri savunan Sancho'dur. Ağlayarak efendisine ölmemesini, kalkıp anlaştıkları gibi çoban kılığında kırlara çıkmalarını söyler; belki bir çalının ardında büyüden kurtulmuş Dulcinea'yı bulacaklardır. Yenildiği için üzülüyorsa suçu kendisine, atı kötü eyerlediği için kendisine atsın; şövalye romanlarında bugün yenilenin yarın yendiği görülmüş değil midir?

Metin anı

İkinci kısmın elli üçüncü bölümünden, Sancho valilikten ayrılırken; İngilizcesinden dilimize biz aktardık:

Yol verin, beyler, bırakın eski özgürlüğüme döneyim; bırakın geçmiş hayatımı arayayım ve bu şimdiki ölümden kalkayım. Ben vali olmak ya da adaları, şehirleri saldıran düşmanlardan korumak için doğmadım. Çift sürmek, bel bellemek, bağ budamak bana eyalet ve krallık korumaktan daha yakışır.

Aynı konuşmanın sonu:

Dük efendime söyleyin: «Çıplak doğdum, çıplak buluyorum kendimi; ne kaybettim ne kazandım.» Yani bu valiliğe beş parasız girdim, beş parasız çıkıyorum; öbür adaların valileri nasıl çıkar, bilirsiniz.

Ve yetmiş dördüncü bölümden, Sancho'nun ölmekte olan efendisine yalvarışı:

Ah! Ölme, efendim; sözümü dinle ve çok yıllar yaşa; çünkü insanın bu hayatta yapabileceği en büyük budalalık, kimse onu öldürmeden, kederden başka hiçbir el ona son vermeden, sebepsiz yere kendini ölüme bırakmaktır.

İlk parça, Sancho'nun «ada» düşünden uyanışıdır. Romanın başında bir valilik vaadiyle yola çıkan köylü, valiliği tadınca onu bırakır. Ama bu bir yenilgi değildir: Sancho iktidarı denemiş, ona uygun olmadığını anlamış ve kendini bilmiştir. Her birimizin doğduğu işi yapmasının en iyisi olduğunu söyler.

İkinci parça, Sancho'nun dürüstlüğüdür ve bir iğne taşır. «Öbür adaların valileri» sözü, beş parasız giren ama zengin çıkan yöneticilere yöneltilmiştir. Eğlencelik bir vali, gerçek valilerin aynası olur.

Üçüncü parça, rol değişiminin doruğudur. Akıl, gerçeklik ve pişmanlık artık Don Kişot'un tarafındadır. Sancho ise hayatı, macerayı ve Dulcinea'yı savunur. Kitaplardan nefret etmeye başlayan efendisine, kitaplardan öğrendiği bir kuralı hatırlatır: bugün yenilen yarın yener. Romanın başında yel değirmenini değirmen olarak gören adam, sonunda efendisini hayata bağlamak için onun düşlerine sarılır.

Cevap ve bağlantı

Bir hayalperest ile bir gerçekçi yan yana yürüyünce ikisi de değişir. Sancho efendisinin dilini öğrenir, büyüyü kullanmayı, sonunda da ona inanmayı; Don Kişot ise yolun sonunda kitaplarını bırakır. Romanın sonunda gerçeği gören hangisidir sorusunun cevabı, gerçeğin ne olduğuna bağlıdır: ölüm döşeğindeki akıl mı, yoksa ölmek yerine yaşamayı seçen hayal mi?

Bu ikili farklı çağlarda farklı okundu. Parla'ya göre, Anık'ın naklettiği biçimiyle, sol gelenekteki okumalar Don Kişot ile Sancho'yu idealizm ile maddeciliğin diyalektiği olarak görür. Anık kendisi romanın sonunda Don Kişot'un tövbe ederek, akıllanmış ve aydınlanmış olarak hayata veda ettiğini vurgular.

İkilinin bir izi Türk romanında da sürülebilir. Abdurrahman Kolcu, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü Don Quijote ile karşılaştırır. Kolcu'ya göre Halit Ayarcı, Don Quijote tipinin kendi çağına uyarlanmış ve modernleşme rüzgârını arkasına almış bir biçimidir; anlatıcı Hayri İrdal ise Sancho'ya benzer. Kolcu, Hayri İrdal'ın da Sancho gibi geçim derdinde olduğunu, kızını daha iyi biriyle evlendirmek istediğini ve para konusunda hasis olduğunu gösterir. Kolcu'nun karşılaştırması, Cervantes'in ikilisinin bir modernleşme romanında nasıl yeniden kurulabildiğini gösterir.

Kapanış kancası

Cervantes İnebahtı'da Osmanlı donanmasına karşı savaşmış, Cezayir'de beş yıl esir kalmıştı; Montaigne Türkleri kitaplardan tanımıştı. Rönesans Avrupası Osmanlı'yı yalnızca bir düşman olarak mı gördü? Yoksa Akdeniz'in iki yakası, savaşırken bile, birbirine bakmayı sürdürdü mü?

Özet kartı

  1. Sancho Panza romana yedinci bölümde, bir ada valiliği vaadiyle yaver olan yoksul bir köylü olarak girer; Don Kişot'un karşıt karakteridir: değirmen görür, atasözleriyle konuşur, maddi kaygılar taşır.
  2. İkinci kısımda dük ile düşes Sancho'yu şaka olsun diye Barataria'ya vali gönderir; Sancho bastonun içine saklanmış on altını bulmak gibi davalarda sağduyusuyla ikinci bir Süleyman sayılır.
  3. Sancho valiliği bir gece baskınından sonra bırakır: «Çıplak doğdum, çıplak buluyorum kendimi»; valiliğe beş parasız girip beş parasız çıktığını söyler.
  4. Rol değişimi: Dulcinea sahnesinde Sancho, efendisinin büyü dilini kullanarak üç köylü kızı prenses diye tanıtır; ölüm sahnesinde aklı başına gelen Don Kişot'a karşı hayali ve maceraları savunan Sancho'dur.
  5. İkili, sol gelenekte idealizm ile maddeciliğin diyalektiği olarak okunmuştur; Kolcu'ya göre Tanpınar'ın Halit Ayarcı'sı bir Don Quijote, Hayri İrdal'ı ise bir Sancho'dur.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
YaverSquireŞövalyenin silahlarını taşıyan, ona hizmet eden ve maceralarında eşlik eden yardımcı
Karşıt karakterFoilBaşka bir karakterin özelliklerini kendi karşıt özellikleriyle görünür kılan karakter
BaratariaBaratariaSancho'nun şaka olsun diye vali atandığı, «ada» olduğuna inandırıldığı kasaba
Rol değişimiRole reversalİki karakterin anlatı ilerledikçe birbirinin konumuna geçmesi
SağduyuCommon senseKitaplardan değil, gündelik deneyimden ve ortak bilgiden gelen pratik yargı

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Sancho Panza romana nasıl girer? Don Kişot'un karşıt karakteri olarak hangi özellikleri taşır?
  2. (Kazanım 2) Barataria valiliği nasıl başlar? Sancho'nun baston davasındaki kararı neyi gösterir?
  3. (Kazanım 2) Sancho valilikten ayrılırken ne söyler? Bu sözler hangi eleştiriyi taşır?
  4. (Kazanım 3) Dulcinea'nın büyülenmesi ve ölüm sahnesinde rol değişimi nasıl gerçekleşir?
  5. (Kazanım 4) Don Kişot ile Sancho ikilisi nasıl yorumlanmıştır? Kolcu bu ikilinin izini Tanpınar'da nasıl bulur?

Cevaplar

  1. Yedinci bölümde Don Kişot, komşusu olan yoksul, dürüst ama anlatıcıya göre kafasında pek az akıl bulunan bir köylüyü ikna eder: her an bir macerayla bir ada kazanılabilir ve Sancho onun valisi olabilir. Sancho karısını ve çocuklarını bırakıp yaver olur. Karşıt karakter olarak Sancho, Don Kişot'un dev gördüğü yerde değirmen görür, şövalye romanlarının dili yerine atasözleriyle konuşur, açlık, para ve kızının geleceği gibi maddi kaygılar taşır; bu özellikler efendisinin idealizmini belirginleştirir.
  2. Romanın ilk kısmını okumuş olan dük ile düşes, iki kahramanla eğlenmek için Sancho'yu Barataria adlı bir kasabaya «ada valisi» diye gönderir. Baston davasında borcunu ödediğine yemin eden yaşlı adam, yemin ederken bastonunu alacaklıya verir, yeminden sonra geri ister; Sancho bunu fark eder, bastonu kırdırır ve içinden on altın çıkar. Herkes onu ikinci bir Süleyman sayar. Karar, Sancho'nun kitaplardan değil gözlemden gelen sağduyusunu ve şakanın tersine dönerek onu gerçek bir yargıca çevirdiğini gösterir.
  3. Sancho bir gece baskınından sonra eşeğine sarılır ve eski özgürlüğüne dönmek istediğini, vali olmak için doğmadığını, çift sürmenin, bel bellemenin ve bağ budamanın ona daha yakıştığını söyler. Dük'e «Çıplak doğdum, çıplak buluyorum kendimi; ne kaybettim ne kazandım» diye haber gönderir ve valiliğe beş parasız girip beş parasız çıktığını, öbür adaların valilerinden farklı olduğunu ekler. Bu son söz, görevlerinden zenginleşerek çıkan yöneticilere yöneltilmiş bir eleştiridir.
  4. Dulcinea sahnesinde Don Kişot eşeğe binmiş üç köylü kızı olduğu gibi görürken, Sancho onlardan birinin önünde diz çöküp onu prenses diye selamlar; Don Kişot da sonunda bir büyücünün kendi gözlerine perde indirdiğine inanır: gerçekçi yaver, efendisinin büyü sistemini ona karşı kullanmıştır. Ölüm sahnesinde Don Kişot aklı başına gelmiş olarak Alonso Quijano olduğunu, şövalye romanlarından nefret ettiğini söyler; Sancho ise ağlayarak ona ölmemesini, çoban kılığında kırlara çıkmalarını, belki büyüden kurtulmuş Dulcinea'yı bulacaklarını söyler ve şövalye romanlarından öğrendiği bir kuralı, bugün yenilenin yarın yendiğini hatırlatır. Hayalperest aklın, gerçekçi hayalin tarafına geçer.
  5. Parla'ya göre (Anık'ın aktarımıyla) sol gelenekteki okumalar Don Kişot ile Sancho'yu idealizm ile maddeciliğin diyalektiğinin simgesi olarak görür; Anık kendisi Don Kişot'un romanın sonunda tövbe edip akıllanmış ve aydınlanmış olarak öldüğünü vurgular. Kolcu, Tanpınar'ın Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nde Halit Ayarcı'yı kendi çağına ve modernleşmeye uyarlanmış bir Don Quijote, anlatıcı Hayri İrdal'ı ise bir Sancho olarak okur; Hayri İrdal da Sancho gibi geçim derdindedir, kızını daha iyi biriyle evlendirmek ister ve paraya düşkündür.

Okuma

  • Cervantes, Don Quijote II, çev. Roza Hakmen, YKY; Barataria bölümleri ve son bölüm.
  • Abdurrahman Kolcu, «Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nü Don Quijote ile Okumak», TÜBAR 45 (2019).
  • Ahmet Hamdi Tanpınar, Saatleri Ayarlama Enstitüsü.
  • Mehmet Anık'ın 2020 tarihli Don Quijote incelemesi (Folklor/Edebiyat, cilt 26); özellikle yorum tarihini özetleyen bölüm.
  • Sancho'nun valilikten ayrılış konuşmasını Saatleri Ayarlama Enstitüsü'nün son bölümüyle karşılaştırın. İki anlatıcı da kurumdan ayrılırken neyi kaybettiğini ve neyi kazandığını nasıl anlatıyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:40 Soğuk açılış: şafak vakti bir ahır; çürük içinde bir adam eşeğini alnından öper; sarayın kapısında kâhya, kâtip ve hekim şaşkınlıkla bakar; eşeğe binen adam kapıdan çıkar.
  • 1:40–2:10 Büyük soru: bir yolda yan yana yürüyen uzun ve kısa iki gölge; gölgeler yavaş yavaş yer değiştirir.
  • 2:10–3:30 Bağlam: bir köy kapısında konuşan iki komşu; havada beliren bir ada haritası; bir dük sarayında kitap okuyan bir çift.
  • 3:30–5:30 Ana anlatı — Bir karşıtlık, iki bakış: ekran ikiye bölünür; bir yanda devler ve ordular, öbür yanda değirmenler ve koyunlar; bir yanda şövalye romanı sayfaları, öbür yanda bir atasözü defteri.
  • 5:30–8:00 Ana anlatı — Barataria'nın valisi: bir mahkeme salonu; iki yaşlı adam; kırılan bir bastondan dökülen altınlar; alkışlayan kalabalık; gece meşaleler ve iki kalkan arasında sıkışmış bir adam.
  • 8:00–10:40 Ana anlatı — Rollerin değişmesi: bir yol kenarında eşekli üç köylü kız; diz çöken yaver; şaşkın şövalye. Sonra bir yatak odası; yatakta solgun bir adam, başucunda ağlayan bir köylü.
  • 10:40–13:10 Metin anı: üç alıntı; «çıplak doğdum» sözünde kısa bir durak.
  • 13:10–14:20 Cevap ve bağlantı: bir İstanbul sokağında bir saat dükkânı; iki adam bir enstitü tabelasının altında durur.
  • 14:20–14:50 Kapanış kancası: Akdeniz haritası; bir yakada İspanyol gemileri, öbür yakada Osmanlı kadırgaları; ortada dalgalar.

Telaffuz

  • Sancho Panza: «SAN-ço PAN-za»; Barataria: «ba-ra-TAR-ya»; El Toboso: «el to-BO-so»; Dulcinea: «dul-si-NE-a».
  • Alonso Quijano: «a-LON-so ki-HA-no»; Rocinante: «ro-si-NAN-te»; Cervantes: «ser-VAN-tes».
  • Abdurrahman Kolcu: «ab-dur-rah-MAN kol-CU»; Halit Ayarcı: «ha-LİT a-yar-CI»; Hayri İrdal: «hay-Rİ ir-DAL».
  • Ormsby (çevirmen): «ORMZ-bi»; Jale Parla: «ja-LE par-LA».