İçeriğe geç

Ünite EDB-235-05 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Dante II

EDB-235 Orta Çağ Avrupa ve Dante

2.313 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · anlatım 11 dk

  • arınma
  • yedi büyük günah
  • Yeryüzü Cenneti
  • kürelerin müziği
  • Arş-ı a'lâ
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Araf, okyanusun ortasındaki bir adada yükselen yedi katlı bir dağdır; Esen'e göre cehennem çukurundan çıkan topraktan oluşmuştur ve yukarı doğru daralır. Melek Dante'nin alnına yedi P çizer; her katta bir günahın izi silinir.
  2. Şakiroğlu'na göre Araf'ta günahlar yukarı çıkıldıkça hafifler: kibir en alttadır, şehvet en üstte. Arınmanın cehennem cezasından farkı bir sonu ve amacı olmasıdır. Zirvede, insanlığın ilk masumiyetinin yeri olan Yeryüzü Cenneti vardır.
  3. Aklın simgesi Vergilius zirvede Dante'yi özgür iradesine teslim eder ve kaybolur. Yeni rehber, Esen'e göre 1290'da yirmi dört yaşında ölen ilk aşkı Beatrice'tir; Beatrice hem gerçek bir kadın hem de bireysel aşkı ilahi aşka dönüştüren bir figürdür. İlk sözleri bir sitemdir.
  4. Cennet, Batlamyus evrenine göre dokuz gök küreden ve onların ötesindeki Arş-ı a'lâ'dan oluşur. Esen'e göre eserin üç bölümü üç ses dünyasıdır: Cehennem'de kaos, Araf'ta ilahi, Cennet'te kürelerin müziği.
  5. Eser, «güneşi ve öbür yıldızları döndüren Sevgi» dizesiyle biter. «İlahi» sıfatını Esen Boccaccio'ya bağlar, Şakiroğlu ilk kez 1555 baskısında kullanıldığını yazar. Türkçe çeviriler Hristiyan cennetini «Arş-ı a'lâ», «nur», «izzet» gibi İslam kültürünün sözcükleriyle aktarır.

Kazanımlar

  • Araf'ın yedi katlı dağ biçimindeki yapısını ve arınma düşüncesini Cehennem'in sonsuz cezasıyla karşılaştırabilir.
  • Cennet'in Batlamyus evrenine dayanan dokuz göğünü ve en üstteki Arş-ı a'lâ'yı anlatabilir; eserin üç bölümünün ses dünyalarını ayırt edebilir.
  • Vergilius'tan Beatrice'e geçen rehberliğin anlamını ve Beatrice'in hem gerçek bir kadın hem yüceltilmiş bir figür olarak okunmasını tartışabilir.
  • Vergilius'un vedasını, Beatrice'in gelişini ve eserin son dizesini İngilizce ve Türkçe çevirilerle inceleyerek eserin sevgiyle kapanan düzenini gösterebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir dağın eteğinde bir kapı. Önünde üç basamak. Kapıyı bir melek bekliyor; elinde çıplak bir kılıç.

Şair, rehberinin öğüdüyle meleğin ayaklarına kapanır, göğsüne üç kez vurur ve kapının açılmasını diler. Melek kılıcının ucuyla şairin alnına yedi kez aynı harfi çizer: yedi P. Sonra şöyle der: içeri girince bu yaraları yıkamayı unutma.

Kapı açılır. İçeriden bir ilahi yükselir.

Bir önceki kapının üzerinde «bütün umudu bırakın» yazıyordu. Bu kapıdan ise umutla girilir. Ama bu umudun bir bedeli vardır: alındaki yedi yara, dağın yedi katında birer birer silinecektir.

Büyük soru

Sonsuz bir cezanın yerine geçici bir arınma geldiğinde yolculuğun anlamı nasıl değişir? Ve akıl bir yerde durduğunda, onun yerine insanı ne taşır?

Bağlam

235-04'te Dante ile Vergilius'u dünyanın merkezinden öbür yarıküreye tırmanıp yıldızları yeniden görürken bıraktık. Mahmut H. Şakiroğlu'na göre Araf, okyanusların ortasındaki bir ada üzerinde yükselen, dünyanın en yüksek dağıdır. Hüseyin Cem Esen'e göre bu dağ, Lucifer'in yeryüzüne düşmesiyle açılan cehennem çukurundan çıkan topraktan oluşmuştur; aşağı doğru genişleyen cehennemin tersine, yukarı doğru daralır.

Eserin adı üzerine de iki bilgi vardır. Şakiroğlu'na göre «İlahi» sıfatını eserin başlığında ilk taşıyan, 1555'te Venedik'te yapılan bir baskıdır. Esen ise bu sıfatın Giovanni Boccaccio tarafından eklendiğini yazar. Sıfatı ilk kimin kullandığı ile ilk hangi baskının başlığına girdiği ayrı sorulardır.

Ana anlatı — Dağın yedi katı

Esen'e göre Araf, ruhun arınma sürecini simgeleyen bir mekândır. Dağın yedi katı vardır ve her katta bir günahtan arınılır.

Cehennem ile Araf aynı günahlardan söz eder, ama başka bir mantıkla. Şakiroğlu'na göre cehennemde suçlar ve cezalar aşağı indikçe ağırlaşır; Araf'ta ise yukarı çıkıldıkça hafifler. En ağır olan kibir en alttadır, en hafif olan şehvet en üstte. Cehennemde günahkârlar ne yaptıkları için orada olduklarını söyler; Araf'ta ruhlar, bir zamanlar yanlış yöne çevrilmiş sevgilerini düzeltir.

Esen'e göre bu fark sesle de duyulur. Cehennemde kaotik çığlıklar, iniltiler yankılanır. Araf'ın ses dünyası ise ilahilerle kurulur. Dağın eteğine ruhları getiren kayıkta tövbekârlar bir mezmuru hep bir ağızdan söyler. Yukarı çıkıldıkça tövbe ilahileri artar. Esen'e göre alındaki harfler, her yeni katta, kutsal ve uyumlu nağmelerin yardımıyla birer birer silinir. Müzik, arınmanın bir parçasıdır.

Dağın zirvesinde, Esen'e göre insanlığın ilk masumiyetini temsil eden Yeryüzü Cenneti vardır.

Ana anlatı — Akıl nerede durur?

Zirvede bir veda gerçekleşir. Şakiroğlu'na göre Vergilius, dönemin gözünde aklı temsil eden figürdür. Esen de onun bu yolculukta ilim ve aklın taşıyıcısı olduğunu söyler. Ama Vergilius Hristiyanlıktan önce yaşamış bir şairdir. Onu cehenneme kadar indiren ve dağın tepesine kadar çıkaran bilgi, bundan öteye geçemez. Esen'e göre Tanrı'ya ulaşmak isteyen ruh artık salt akla ya da bilgiye değil, daha aşkın bir maneviyata, mutlak sevgiye muhtaçtır.

Bu noktada yeni bir rehber gelir: Beatrice. Onun kim olduğu sorusu iki düzeyde cevaplanır. Esen'e göre Beatrice, Dante'nin çocukken kaybettiği ilk aşkıdır ve 1290'da, henüz yirmi dört yaşındayken ölmüştür. Şakiroğlu da onu genç yaşta ölen sevgili kız olarak anar. Ama aynı Esen, Dante'nin Beatrice'i mutlak aşk olarak yücelttiğini, onun Dante'yi Tanrı'nın ışığına götüren kişi olduğunu söyler: bireysel aşk ilahi aşka dönüşür. Beatrice hem tarihte yaşamış bir kadındır hem de şiirin içinde bir kurtuluş figürü.

Bu, 235-03'teki ulaşılamaz sevgiliye de yeni bir anlam verir. Trubadur, evli ve üstün bir kadına hiç kavuşamadan şarkı söylüyordu. Dante ise ölmüş bir kadına, bir daha hiç görmeyeceği birine yöneliyor. Ama bu kez sevgili, âşığı kendi yüceliğine değil, Tanrı'ya taşır.

Yaygın yanlış«Beatrice, Dante'yi övgüyle ve şefkatle karşılar.»
Doğrusu

Beatrice'in Dante'ye ilk sözleri bir sitemdir. Dante'yi adıyla çağırır ve ona dağa nasıl gelmeye tenezzül ettiğini, insanın burada mutlu olduğunu bilip bilmediğini sorar. Sonraki kantolarda Dante'yi, kendisi öldükten sonra yanlış yollara saptığı için azarlar. Kurtarıcı sevgili, önce bir yargıçtır.

Ana anlatı — Dokuz gök ve bir ezgi

Dante, Beatrice'le birlikte göğe yükselir. Esen'e göre Dante Cennet'i, Orta Çağ'a hâkim olan Batlamyus evrenine göre kurar: merkezde dünya, çevresinde dönen dokuz gök küre. Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter, Satürn, sabit yıldızlar ve bütün gökleri döndüren ilk hareket ettirici. Bunların ötesinde zamanın ve mekânın dışındaki Tanrısal alan vardır.

Esen'e göre Cennet'in ses dünyası «kürelerin müziği» düşüncesine dayanır. Bu düşünceye göre gök küreler dönerken ilahi nitelikte bir ses çıkarır. Esen'e göre küreler birer basamak gibi dizilir ve her küre bir sese karşılık gelir; Latincede «merdiven» anlamına gelen scala sözcüğü üzerinden bu düzen bir müzik dizisi gibi düşünülmüştür.

Esen eserin üç bölümünü böylece üç ses dünyasıyla okur: Cehennem'de çığlık ve kaos, Araf'ta ilahi ve tövbe, Cennet'te kürelerin ahengi. Yolculuk, ses açısından da gürültüden uyuma doğru bir yükseliştir.

Metin anı

Araf'ın zirvesinde Vergilius'un son sözleri, Longfellow'dan Türkçeye aktardığımız biçimiyle:

Oğul, geçici ateşi de sonsuz ateşi de gördün; artık kendi başıma daha ötesini göremediğim bir yere geldin. Seni buraya akılla ve hünerle getirdim; bundan sonra kendi isteğin rehberin olsun. [...] Benden artık ne bir söz ne bir işaret bekle; özgür, dosdoğru ve sağlamdır iraden, onun dediğini yapmamak hata olur. Bu yüzden seni kendi üzerine taç giydirip başrahip kılıyorum.

Aynı veda, S. Erdi'nin Türkçesinde, Esen'in aktarımıyla:

Ulaştırdım seni bu menzile seni ilim ve akılla;
Artık arzun rehber olsun sana;

Üç kanto sonra Beatrice belirir. Dante, korkan bir çocuğun annesine koşması gibi, titrediğini söylemek için soluna, Vergilius'a döner:

Ama Vergilius bizi kendinden yoksun bırakıp gitmişti; Vergilius, babaların en tatlısı, Vergilius, ki kurtuluşum için kendimi ona vermiştim.

Ve eserin son dizesi, Cennet'in sonunda Dante'nin gücü tükenirken isteğini ve iradesini çeviren güç:

Güneşi ve öbür yıldızları döndüren Sevgi.

Vergilius'un vedası bir kurtuluş ilanıdır. Dante'yi «kendi üzerine taç giydirip başrahip kılar»: artık ne dünyevi ne dinî bir otoriteye ihtiyacı vardır, kendi iradesi özgür ve doğrudur. Akıl, insanı yanlış eğilimlerinden arındırdıktan sonra görevini bitirir. Longfellow'un «akıl ve hüner» dediği yeri Erdi «ilim ve akıl» diye kurar ve «isteğin» yerine «arzun» der; aynı veda iki çeviride iki farklı sözcük dağarcığıyla konuşur.

Beatrice'in gelişindeki sahne ise vedanın acısını gösterir. Dante bir çocuk gibi Vergilius'a dönmek ister; ama o yoktur. Şiirin en özgür anı, aynı zamanda en yalnız anıdır. Vergilius'un adının üç kez tekrarlanması, bir rehberin kaybını bir ağıt gibi duyurur.

Son dize, bütün yolculuğu tek bir cümlede toplar. Cehennem'in kapısında cehennemi yaratan güçler arasında «ilk sevgi» de sayılıyordu. Cennet'in son dizesinde aynı sevgi, güneşi ve yıldızları döndüren güç olarak belirir. Eser, cehennemin kapısındaki sevgiden evreni döndüren sevgiye uzanan bir çember çizer. Üç bölümün her biri de «yıldızlar» sözcüğüyle biter.

Cevap ve bağlantı

Sonsuz ceza yerine geçici arınma geldiğinde yolculuk bir yargıdan bir iyileşmeye döner. Cehennemde ruhlar aynı acıyı sonsuza dek tekrarlar; Araf'ta ise her acı bir basamaktır, alındaki her harf bir kat yukarıda silinir. Ses de değişir: çığlık yerini ilahiye, ilahi yerini kürelerin ahengine bırakır.

Akıl durduğunda insanı sevgi taşır. Vergilius'un vedası aklın değerini küçültmez; onu bir sınırla tanımlar. Aklın arındırdığı irade özgürdür, ama Tanrı'ya giden yol başka bir rehber ister. Beatrice hem geçmişte kaybedilmiş bir kadın hem de yolculuğun son rehberidir; sevilen kişi, sevginin kaynağına açılan bir kapıya dönüşür.

Türk okuru bu yolculuğu bir çeviri dili üzerinden de okur. Şakiroğlu ve Esen, Dante'nin en yüksek göğünü «Arş-ı a'lâ» diye, İslam kültürünün kavramıyla anar; Erdi'nin çevirisi de «ilim», «nur», «izzet» gibi sözcüklerle Hristiyan cennetini Türkçenin eski dinî diline taşır. Rekin Teksoy'un Oğlak Klasikleri'ndeki çevirisi ise aynı metne başka bir Türkçe verir. Bir öte dünya tasavvurunun bir başka dinin sözcükleriyle anlatılması, çevirinin de bir yolculuk olduğunu gösterir.

Kapanış kancası

Dante evreni döndüren sevgiyi görüp susarken, aynı yüzyılın sonlarına doğru İngiltere'de bir başka şair bambaşka bir yolculuk yazacaktı. Bu yolculukta ne cehennem vardı ne cennet; bir handa buluşan, bir hac yoluna çıkan, yol boyunca birbirine hikâye anlatan sıradan insanlar vardı. Bir yolculuğu kutsal kılan, varılan yer midir, yoksa yolda anlatılan hikâyeler mi?

Özet kartı

  1. Araf, okyanusun ortasındaki bir adada yükselen yedi katlı bir dağdır; Esen'e göre cehennem çukurundan çıkan topraktan oluşmuştur ve yukarı doğru daralır. Melek Dante'nin alnına yedi P çizer; her katta bir günahın izi silinir.
  2. Şakiroğlu'na göre Araf'ta günahlar yukarı çıkıldıkça hafifler: kibir en alttadır, şehvet en üstte. Arınmanın cehennem cezasından farkı bir sonu ve amacı olmasıdır. Zirvede, insanlığın ilk masumiyetinin yeri olan Yeryüzü Cenneti vardır.
  3. Aklın simgesi Vergilius zirvede Dante'yi özgür iradesine teslim eder ve kaybolur. Yeni rehber, Esen'e göre 1290'da yirmi dört yaşında ölen ilk aşkı Beatrice'tir; Beatrice hem gerçek bir kadın hem de bireysel aşkı ilahi aşka dönüştüren bir figürdür. İlk sözleri bir sitemdir.
  4. Cennet, Batlamyus evrenine göre dokuz gök küreden ve onların ötesindeki Arş-ı a'lâ'dan oluşur. Esen'e göre eserin üç bölümü üç ses dünyasıdır: Cehennem'de kaos, Araf'ta ilahi, Cennet'te kürelerin müziği.
  5. Eser, «güneşi ve öbür yıldızları döndüren Sevgi» dizesiyle biter. «İlahi» sıfatını Esen Boccaccio'ya bağlar, Şakiroğlu ilk kez 1555 baskısında kullanıldığını yazar. Türkçe çeviriler Hristiyan cennetini «Arş-ı a'lâ», «nur», «izzet» gibi İslam kültürünün sözcükleriyle aktarır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
ArınmaPurgationAffedilmiş ruhların geçici çileyle günahlarının izinden temizlenmesi
Yedi büyük günahSeven deadly sinsKibir, haset, öfke, tembellik, cimrilik, oburluk ve şehvet
Yeryüzü CennetiEarthly ParadiseAraf dağının zirvesindeki, insanlığın ilk masumiyetini temsil eden bahçe
Kürelerin müziğiMusic of the spheresGök kürelerin dönerken çıkardığına inanılan ilahi ahenk
Arş-ı a'lâEmpyreanDokuz gök kürenin ötesindeki saf nurdan ibaret Tanrısal kat

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Araf nasıl bir yerdir ve nasıl oluşmuştur? Araf'taki günahların sıralanışı Cehennem'dekinden nasıl ayrılır?
  2. (Kazanım 1) Meleğin Dante'nin alnına çizdiği yedi P neyi simgeler ve bu harfler nasıl silinir?
  3. (Kazanım 2) Dante'nin Cenneti hangi evren modeline dayanır? Esen'in eserin üç bölümünü üç ses dünyası olarak okuması nedir?
  4. (Kazanım 3) Vergilius neden Dante'ye Cennet'te rehberlik edemez? Beatrice nasıl iki düzeyde okunabilir?
  5. (Kazanım 4) Vergilius'un vedası, Beatrice'in gelişi ve eserin son dizesi, eserin genel düzeni hakkında ne söyler?

Cevaplar

  1. Şakiroğlu'na göre Araf, okyanusların ortasındaki bir ada üzerinde yükselen, dünyanın en yüksek dağıdır ve yedi katlıdır. Esen'e göre Lucifer'in yeryüzüne düşmesiyle açılan cehennem çukurundan çıkan topraktan oluşmuştur; aşağı doğru genişleyen cehennemin tersine yukarı doğru daralır ve zirvesinde Yeryüzü Cenneti bulunur. Şakiroğlu'na göre Cehennem'de suçlar ve cezalar aşağı indikçe ağırlaşır; Araf'ta ise yukarı çıkıldıkça hafifler. Kibir en alttadır, şehvet en üstte. Araftaki ruhlar affedilmiştir, cezaları geçicidir.
  2. Yedi P, Araf'ın yedi katında arınılacak yedi büyük günahın izidir: kibir, haset, öfke, tembellik, cimrilik, oburluk ve şehvet. Melek harfleri kılıcının ucuyla çizer ve Dante'ye içeride bu yaraları yıkamasını söyler. Esen'e göre harfler, her yeni kata geçişte kutsal ve uyumlu nağmelerin yardımıyla birer birer silinir; Dante günahlarından arınarak hafifler ve yükselişini sürdürür.
  3. Esen'e göre Dante Cenneti Batlamyus evrenine göre kurar: merkezde dünya, çevresinde dönen Ay, Merkür, Venüs, Güneş, Mars, Jüpiter, Satürn, sabit yıldızlar ve ilk hareket ettiricinin gökleri; bunların ötesinde Arş-ı a'lâ vardır. Esen eserin üç bölümünü üç ses dünyası olarak okur: Cehennem'de kaotik çığlıklar ve iniltiler, Araf'ta tövbekârların hep bir ağızdan söylediği mezmurlar ve ilahiler, Cennet'te dönen kürelerin çıkardığı ilahi ahenk. Yolculuk sesin gürültüden uyuma yükselişidir.
  4. Vergilius dönemin gözünde aklı temsil eder ve Hristiyanlıktan önce yaşamış bir şairdir. Onun ilim ve aklı Dante'yi cehennemden dağın zirvesine kadar getirir; ama Esen'e göre Tanrı'ya ulaşmak isteyen ruh salt akla değil mutlak sevgiye muhtaçtır. Beatrice, Esen'e göre Dante'nin çocukken kaybettiği ve 1290'da yirmi dört yaşında ölen ilk aşkıdır; bu gerçek bir kadın olarak okunmasıdır. Aynı zamanda Dante onu mutlak aşk olarak yüceltir ve onu Tanrı'nın ışığına götüren rehber yapar; bireysel aşk ilahi aşka dönüşür.
  5. Vergilius'un vedası aklın bir sınırı olduğunu gösterir: akıl Dante'yi arındırdıktan sonra onu özgür iradesine teslim eder ve «kendi üzerine taç giydirip başrahip kılar». Beatrice geldiğinde Dante bir çocuk gibi Vergilius'a döner ama onu bulamaz; en özgür an aynı zamanda en yalnız andır. Son dize, evreni döndüren gücü sevgi olarak adlandırır. Cehennem'in kapısında cehennemi yaratanlar arasında sayılan «ilk sevgi», Cennet'in sonunda güneşi ve yıldızları döndüren sevgi olur; eser sevgiden sevgiye uzanan bir çember çizer.

Okuma

  • İlahi Komedya, üç bölüm tek ciltte, çev. S. Erdi (Alfa, 2024); karşılaştırma için Rekin Teksoy çevirisi (Oğlak Klasikleri).
  • Hüseyin Cem Esen, «Dante Alighieri'nin "İlahi Komedya"sında Müziğin Üç Hali», Yegah Müzikoloji Dergisi 8/3 (2025).
  • Şakiroğlu'nun TDV İslâm Ansiklopedisi'ndeki «İlâhî Komedya» maddesi (2000).
  • Longfellow'un İngilizce Purgatory ve Paradise'ı (1867); Gutenberg'da ücretsiz.
  • Araf'ın XXVII. ve XXX. kantolarını bir Türkçe baskıdan okuyun. Vergilius'un vedasında aklın, Beatrice'in gelişinde sevginin nasıl anlatıldığını karşılaştırın: hangi sözcükler, hangi imgeler değişiyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:40 Soğuk açılış: okyanusun ortasında bir dağ; eteğinde üç basamaklı bir kapı; kılıçlı bir melek; alına çizilen yedi harf; açılan kapıdan yükselen bir ilahi.
  • 1:40–2:10 Büyük soru: bir yanda kapanmış bir cehennem kapısı, öbür yanda aralanan bir dağ kapısı.
  • 2:10–3:20 Bağlam: yeryüzünün içinden geçen bir kesit; bir yanda aşağı genişleyen huni, öbür yanda yukarı daralan dağ; iki farklı baskı kapağında «Divina» sözcüğü.
  • 3:20–6:10 Ana anlatı — Dağın yedi katı: yedi katlı bir dağ şeması; her katta bir günahın adı; alındaki harflerin birer birer silinmesi; ruhları dağın eteğine getiren bir kayıkta hep bir ağızdan söylenen bir ilahi; zirvede yeşil bir bahçe.
  • 6:10–9:00 Ana anlatı — Akıl nerede durur?: bahçenin girişinde duran bir rehber; bir kadının iki yüzü, biri tarihsel bir portre, öteki ışıktan bir figür; trubadurun balkondaki kadına söylediği şarkıdan göğe yükselen bir bakışa geçiş.
  • 9:00–11:30 Ana anlatı — Dokuz gök ve bir ezgi: merkezde dünya, çevresinde dönen dokuz saydam küre; her küreye bir nota; kürelerin dışında sonsuz bir ışık; çığlık, ilahi ve ahenk için üç ses dalgası.
  • 11:30–13:40 Metin anı: bir rehberin, genç bir adamın başına taç koyuşu; soluna dönen ve boşlukla karşılaşan bir yüz; bir ışık çemberi içinde dönen güneş ve yıldızlar.
  • 13:40–14:50 Cevap ve bağlantı: huni, dağ ve gökler tek bir çizimde birleşir; Türkçe çeviri kapaklarında «Arş-ı a'lâ», «nur», «izzet» sözcükleri.
  • 14:50–15:20 Kapanış kancası: İngiltere'de bir han; yola çıkmaya hazırlanan atlı yolcular; bir azizin mezarına uzanan yol.

Telaffuz

  • Purgatorio: «pur-ga-TO-ryo»; Paradiso: «pa-ra-Dİ-zo»; Beatrice (Dante'nin rehberi): «be-at-Rİ-çe»; Vergilius (Latin şairi): «VER-gi-li-us»; Giovanni Boccaccio: «co-VAN-ni bok-KAÇ-çyo».
  • Batlamyus: «bat-lam-YUS»; scala: «SKA-la»; Empyrean: «em-pi-Rİ-ın»; Arş-ı a'lâ: «ar-şı a-LA».
  • Hüseyin Cem Esen: «hü-se-YİN CEM e-SEN»; S. Erdi: «er-Dİ»; Rekin Teksoy (çevirmen): «REKİN tek-SOY»; Longfellow: «LONG-fe-lo».