İçeriğe geç

Ünite EDB-235-01 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Kahramanlık şarkıları

EDB-235 Orta Çağ Avrupa ve Dante

2.622 kelime · yaklaşık 12 dakika okuma · anlatım 13 dk

  • chanson de geste
  • tarihsel çekirdek
  • ozan
  • kahramanlık kodu
  • öç yükümlülüğü
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Roland Şarkısı (Eski Fransızca, Boyacıoğlu'na göre 1100-1125 arasında yazıya geçmiş), Beowulf (Eski İngilizce, Britten'e göre onuncu-on birinci yüzyıllarda yazıya geçirilmiş) ve Nibelungen Destanı (Orta Yüksek Almanca, 1200'lü yıllarda Tuna çevresinde yazıldığı düşünülen) Orta Çağ Avrupa'sının üç büyük kahramanlık şarkısıdır.
  2. Einhard'a göre 778'de Roncevaux'da Charlemagne'ın artçısını Gasconlar yok etti ve ölenler arasında Breton sınırının valisi Roland vardı. Şarkıda saldırganlar Müslüman bir orduya dönüşür; Boyacıoğlu bunu dinsel bağnazlığın tarihi çarpıtmasının örneği sayar.
  3. Chanson de geste'lerin kökeni tartışmalıdır: Gaston Paris halkın kendiliğinden yarattığı kısa türküleri, Bédier ise on birinci yüzyıl hac yollarını ve keşişlerin anlattıklarını öne çıkarır.
  4. Beowulf bir salon şarkısıdır: Grendel'i Heorot'a saldırtan şey arpın ve ozanın şarkısıdır. Beowulf'un öğüdü yas tutmak yerine öç almak ve ölmeden şan kazanmaktır.
  5. Nibelungen'in tarihsel çekirdeği 435-436'da Burgundların Aetius'un Hun destekli ordusuna yenilmesidir; Etzel Attila'dır. Dıngıl Ilgın onu haşmetli bir hükümdar olarak görür, Shumway ise edilgen bir «sahne kralı»na indirgendiğini söyler.

Kazanımlar

  • Roland Şarkısı, Beowulf ve Nibelungen Destanı'nı dilleri, yazıya geçiş dönemleri ve konularıyla tanıyabilir.
  • Bir destanın tarihsel çekirdeğini şarkının anlattığından ayırabilir; Roncevaux ve Burgund yenilgisi örnekleriyle tarihin nasıl yeniden biçimlendiğini açıklayabilir.
  • Üç şarkının kahramanlarından beklediği değerleri (onur ve iman, ölümden önce şan, sadakat ve öç) karşılaştırabilir; chanson de geste'lerin kökeni ve Etzel'in yorumu üzerine karşıt görüşleri tartışabilir.
  • Üç şarkıdan birer parçayı inceleyerek bu destanların Türk tarihi ve edebiyatıyla bağlarını (Attila, Sarazen imgesi, Dede Korkut) gösterebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Yıl 778. Charlemagne'ın ordusu İspanya seferinden dönüyor, Pireneler'in dar geçitlerinden geçiyor. Ordu uzun bir sıra hâlinde ilerliyor. Dağın tepesinde, sık ormanın içinde bir pusu bekliyor.

Saldırganlar vadiye iner, ağırlık kafilesinin son kısmını ve artçı birliği dağıtır. Çıkan çarpışmada artçıdakileri son adamına kadar öldürürler, yükleri alır ve düşen gecenin karanlığında dört bir yana dağılırlar. Ölenler arasında sarayın sofra müdürü Eggihard, saray kontu Anselm ve Breton sınırının valisi Roland vardır. Düşman öyle iz bırakmadan kaybolur ki saldırı hemen cezalandırılamaz.

Bunu Charlemagne'ın biyografisini yazan Einhard anlatır. Saldırganların adını da verir: İngilizce çevirisinde Gasconlar diye geçen dağ halkı. Boyacıoğlu'nun aktardığı tarihçiler onları Hristiyan Basklar olarak anar.

Üç yüz yıl kadar sonra aynı pusu bir şarkıda yeniden anlatılacaktı. Bu kez vadiyi yüz bin kalkan dolduracak ve düşman bambaşka biri olacaktı.

Büyük soru

Bir yenilgi nasıl olur da bir halkın en büyük şarkısına dönüşür? Ve bir destan tarihi değiştirirken neyi korur?

Bağlam

Bu ünite Orta Çağ Avrupa'sının üç ucundan üç şarkıyı yan yana koyar: Eski İngilizce Beowulf, Eski Fransızca Roland Şarkısı ve Orta Yüksek Almanca Nibelungen Destanı. Üçü de uzun süre ağızdan ağıza dolaşmış, sonra yazıya geçmiş anlatılardır. 231-02'de Lachmann'ın şarkı kuramını Nibelungen'e ve İlyada'ya birlikte uyguladığını, 202-06'da Beowulf'taki pagan ve Hristiyan katmanlar sorusunu görmüştük. Şimdi şarkıların kendisine bakıyoruz.

Ana anlatı — Roland: pusunun şarkısı

Boyacıoğlu'na göre Roland Şarkısı Fransızların en eski destanıdır ve 1100-1125 arasında yazıya geçmiştir. Yazarı belli değildir; son dizede geçen Turoldus adının şairin mi, kopyacının mı, yoksa şarkıyı söyleyenin mi olduğu saptanamamıştır.

Şarkıda Charlemagne yedi yıldır İspanya'dadır; direnen tek şehir Müslüman kral Marsile'in Saragosa'sıdır. Roland'ın üvey babası Ganelon elçi gönderilir, öfkesinden Roland'a ihanet eder ve artçı birliği pusuya düşürtmeyi vaat eder. Roncevaux geçidinde artçı birlik kuşatılır. Roland'ın arkadaşı Olivier, boru çalınıp Charlemagne'ın geri çağrılmasını ister; Roland onurunu yitirmemek için reddeder. Başpiskopos Turpin askerlere ölürlerse şehit olacaklarını, cennetin en yüksek katında yer bulacaklarını söyler. Roland en sonunda boruyu çalar, ama artık çok geçtir.

Şarkı ile Einhard'ın anlattığı arasındaki farklar büyüktür. Boyacıoğlu, Richer'e dayanarak 778'de Roncevaux'da artçıyı yok edenlerin Hristiyan Basklar olduğunu, destanda ise Müslümanlara dönüştüklerini vurgular; gerçekte az sayıda olan saldırganlar şarkıda yüz binlere çıkar. Cordier'ye göre destanın yazarı ve çağdaşları İslam hakkında yanlış bilgiye sahipti: Müslümanları Mahomet, Tervagant ve Apollon adlı üç puta tapan putperestler olarak görüyorlardı. Boyacıoğlu bu dönüşümü dinsel bağnazlığın tarihi nasıl çarpıttığının örneği sayar.

Şarkının nasıl doğduğu da tartışmalıdır. Boyacıoğlu'nun aktardığına göre Gaston Paris, büyük destanların kökeninde halkın zafer ve yenilgi anlarında kendiliğinden yarattığı kısa türküler bulunduğunu, bu parçaların zamanla birleşip bir şairin elinde destana dönüştüğünü savunur. Joseph Bédier ise bu destanlarda adı geçen yerlerle on birinci yüzyıl hacılarının yolları üzerindeki kutsal mekânlar arasında sıkı bir ilişki görür. Ona göre keşişler hacıların ilgisini çekmek için eski kahramanların mezarlarını ve anılarını süslemiş, şarkılar bu yollarda doğmuştur. Biri halkın belleğini, öteki kilisenin ve hac yolunun işini öne çıkarır.

Ana anlatı — Beowulf: salondaki ozan

Beowulf bir Anglosakson destanıdır, ama İngiltere'de geçmez. Kahraman Beowulf, Danimarka kralı Hrothgar'ın Heorot adlı büyük salonuna saldıran canavar Grendel'i öldürmeye gelir. Britten'e göre destanın sözlü bir edebiyat ürünü olarak altıncı yüzyılda ortaya çıktığı düşünülür ve onuncu, on birinci yüzyıllar civarında yazıya geçirilmiştir.

Bu ayrıntı destanın kimin için söylendiğini de gösterir. Şarkı, içinde şarkı söylenen bir salonun hikâyesidir. Kral hazineyi dağıtır, savaşçılar içer, ozan eski kahramanları anar. Canavar bu şenliğin dışında, bataklıklarda yaşayan, dışlanmış bir varlıktır. Britten'e göre metin, zalim olmasına rağmen okurun Grendel'le bir tür yakınlık kurmasına da imkân verir.

202-06'da gördüğümüz gibi Beowulf'ta pagan bir savaşçı dünyası ile Hristiyan bir dil iç içedir. Hall'un çevirisinde Tanrı «Şanın Hükümdarı» gibi adlarla anılır; oysa kahramanların ahlakı hâlâ öç ve şan üzerine kuruludur. Grendel'in annesi oğlunun öcünü almak için Hrothgar'ın en sevdiği adamlarından birini öldürdüğünde Beowulf'un kralına söyledikleri, bu ahlakın en açık cümlesidir.

Ana anlatı — Nibelungen: sadakat, öç ve bir Hun kağanı

Dıngıl Ilgın'a göre Nibelungen Destanı'nın 1200'lü yıllarda, adı bilinmeyen bir yazar tarafından Avusturya'da Tuna'ya yakın bölgelerde yazıldığı düşünülür. Kahraman Siegfried, Burgund kralı Gunther'in kız kardeşi Kriemhild'le evlenir. Burgund beyi Hagen, Siegfried'i yara alabileceği tek yerden, iki omzunun arasından mızrakla vurarak öldürür. Yıllar sonra dul Kriemhild, Hun kağanı Etzel'le evlenir ve kardeşlerini Etzel'in sarayına davet eder. Davet bir intikam tuzağıdır ve hemen herkesin ölümüyle biter.

Bu şarkının da bir tarihsel çekirdeği vardır. Dıngıl Ilgın'a göre arka plan 435-436'daki olaylardır: Roma generali Aetius'un Hun birlikleriyle güçlendirilmiş ordusu Burgundları iki kez ağır yenilgiye uğratmış, bu savaşta Kral Gunther de ölmüştür. Beşinci yüzyılın bir hatırası, yedi yüz yılı aşkın bir süre sonra bir aile tragedyasına dönüşür.

Etzel, Attila'nın ta kendisidir. Onun destandaki yeri ise tartışmalıdır. Dıngıl Ilgın, Nibelungen'in Avrupa Hun kağanlığının yüksek askerî ve diplomatik mertebesini ve büyük hükümdarı Attila'yı dünyaya tanıtan bir eser olduğunu, Etzel'in çok etkili bir otoriteye ve haşmete sahip olarak çizildiğini vurgular. Kriemhild'in bir pagan ile evlenmenin utancından söz ettiğini de aktarır. Shumway ise 1909'da başka bir şey görür: İskandinav anlatılarında Burgundların ölümüne Atli, yani Attila yol açar ve karısı öç için onu öldürür; Nibelungen'de ise Etzel sahne kralı düzeyine inmiş, çevresinde süren savaşın büsbütün edilgen bir seyircisi olmuştur. Shumway bunu kısmen Frankların Hunlara yenilmiş olmayı kabullenmek istememesine bağlar. Aynı kağan, bir okumada haşmetli bir hükümdar, ötekinde bir seyircidir.

Yaygın yanlış«Destanlar, tarihi olayların şiirle anlatılmış kaydıdır.»
Doğrusu

Üç şarkı da tersini gösterir. Roncevaux'da artçıyı yok eden dağ halkı, şarkıda Müslüman bir orduya dönüşür. Burgundların Aetius'un Hun paralı askerlerine yenilgisi, Hun kağanının sarayında geçen bir intikam hikâyesine dönüşür. Shumway'e göre Attila'nın rolü bile, Frankların gururu yüzünden küçülmüştür. Destan tarihi saklar, ama onu kendi ihtiyacına göre yeniden kurar: kimin düşman, kimin kahraman olacağına şarkının dinleyicisi karar verir.

Metin anı

Roland Şarkısı'ndan, Olivier üçüncü kez boru çalınmasını istedikten sonra; Scott-Moncrieff'in 1919 İngilizcesinden bizim çevirimizle:

«Asla, Tanrı adına,» diye cevap verir Roland, «hiçbir canlı kişi demeyecek ki paganlar yüzünden elime boruyu aldım! Benim yüzümden soyuma asla kınama düşmeyecek.»

Birkaç dize sonra şair iki arkadaşı tek bir dizede tartar:

Roland yiğittir, Olivier bilge;
ikisi de şaşılacak cesarettedir.

Beowulf'tan, Grendel'in annesinin saldırısından sonra, J. Lesslie Hall'un 1892 İngilizcesinden bizim çevirimizle:

Yas tutma, ey bilge! Herkes için daha iyidir dostunun öcünü almak, onun için feryat etmekten. Her birimiz bu dünyadaki ömrümüzün son gününü bekleyeceğiz; kim yapabilirse, ölmeden şan kazansın!

Ve Nibelungen'in son satırlarından, Shumway'in 1909 düzyazı çevirisinden bizim çevirimizle:

Kralın büyük şöleni şimdi kederle sona ermişti; çünkü sevinç, sonunda hep kedere varır. Sonra ne olduğunu size anlatamam. Bu hikâye burada biter. Nibelungların yıkımı budur.

Roland'ın cevabında kahramanlık bir ailenin mülküdür: yardım istemek bireysel bir zayıflık değil, bütün soya düşecek bir kınamadır. Şair ise bu onuru övmekle yetinmez. «Roland yiğittir, Olivier bilge» dizesi, bir kahramanlık şarkısının içinde kahramanlığın bedelini tartar. Artçı birlik Roland'ın onuru yüzünden ölür. Şarkı onu hem kutsar hem sorgular.

Beowulf'un sözleri bir yas ahlakıdır. Ölüm kaçınılmazdır; o hâlde değerli olan, ölmeden bırakılan addır. Öç almak, ölüye karşı bir borçtur. Bu dünyada Tanrı'nın adı sık sık anılır, ama kahramanın asıl umudu ölümden sonraki hayat değil, ölümden sonra anılmaktır.

Nibelungen'in son satırları ise öcün sonunu gösterir. Kriemhild'in intikamı yerine gelmiş, ama şölen salonu cesetlerle dolmuştur. Şarkı kimseyi zafere çıkarmaz; yalnızca sevincin kedere dönüştüğünü söyler ve susar.

Cevap ve bağlantı

Bir yenilgi nasıl en büyük şarkıya dönüşür? Üç destan da bir kayıptan doğar: Roncevaux'da yok edilen bir artçı, Burgundların yıkımı, Heorot'un canavara karşı savunmasızlığı. Şarkı yenilgiyi şana çevirir: Roland kaçmadığı için, Beowulf ölmeden şan kazandığı için, Nibelunglar sonuna kadar sadık kaldıkları için anılır. Bunu yaparken tarihi de yeniden kurar. Düşmanın kimliği değişir, sayısı büyür, bir kağan önemsizleşir. Destanın koruduğu şey olayların kaydı değil, bir topluluğun neyi değerli saydığıdır: Roland'da onur ve iman, Beowulf'ta ölümden önce şan ve öç, Nibelungen'de sadakat ve öç.

Bu şarkılar Türk okuruna birkaç yoldan dokunur. Dıngıl Ilgın için Nibelungen, Avrupa Hunlarının ve Attila'nın Avrupa belleğindeki yerini gösteren eşsiz bir kaynaktır. Boyacıoğlu için Roland, Müslümanların Avrupa edebiyatında nasıl bir Öteki olarak çizildiğinin erken bir örneğidir. Britten ise Beowulf'u Dede Korkut Kitabı'yla karşılaştırır: iki destanda da şölen salonları, kahramanlar ve kadınların dar ama belirleyici rolleri vardır. Beowulf Türkçede Nazmi Ağıl'ın çevirisiyle okunabilir; bu çeviri Seamus Heaney'nin modern İngilizcesinden yapılmıştır. 234-09'da tanımladığımız dolaylı çevirinin bu kez Avrupa'nın kendi klasiğine uygulanmış bir örneğidir.

Kapanış kancası

Roland ölürken bir çam ağacının altında oturur ve pek çok şeyi hatırlar: fethettiği ülkeleri, Tatlı Fransa'yı, soyunu, onu yetiştiren Charlemagne'ı. Nişanlısı Alde aklına gelmez. Alde ise Roland'ın öldüğünü duyunca Charlemagne'ın ayaklarının dibine yığılır ve ölür. Bir şövalye, ülkesi yerine bir kadın için savaşmaya başladığında ne değişir? Aşk, Orta Çağ'da yeniden mi icat edildi?

Özet kartı

  1. Roland Şarkısı (Eski Fransızca, Boyacıoğlu'na göre 1100-1125 arasında yazıya geçmiş), Beowulf (Eski İngilizce, Britten'e göre onuncu-on birinci yüzyıllarda yazıya geçirilmiş) ve Nibelungen Destanı (Orta Yüksek Almanca, 1200'lü yıllarda Tuna çevresinde yazıldığı düşünülen) Orta Çağ Avrupa'sının üç büyük kahramanlık şarkısıdır.
  2. Einhard'a göre 778'de Roncevaux'da Charlemagne'ın artçısını Gasconlar yok etti ve ölenler arasında Breton sınırının valisi Roland vardı. Şarkıda saldırganlar Müslüman bir orduya dönüşür; Boyacıoğlu bunu dinsel bağnazlığın tarihi çarpıtmasının örneği sayar.
  3. Chanson de geste'lerin kökeni tartışmalıdır: Gaston Paris halkın kendiliğinden yarattığı kısa türküleri, Bédier ise on birinci yüzyıl hac yollarını ve keşişlerin anlattıklarını öne çıkarır.
  4. Beowulf bir salon şarkısıdır: Grendel'i Heorot'a saldırtan şey arpın ve ozanın şarkısıdır. Beowulf'un öğüdü yas tutmak yerine öç almak ve ölmeden şan kazanmaktır.
  5. Nibelungen'in tarihsel çekirdeği 435-436'da Burgundların Aetius'un Hun destekli ordusuna yenilmesidir; Etzel Attila'dır. Dıngıl Ilgın onu haşmetli bir hükümdar olarak görür, Shumway ise edilgen bir «sahne kralı»na indirgendiğini söyler.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Chanson de gesteChanson de gesteCharlemagne çevresindeki savaşları anlatan Eski Fransızca manzum kahramanlık destanı
Tarihsel çekirdekHistorical coreBir destanın dayandığı, destanın büyütüp değiştirdiği gerçek olay
OzanScopAnglosakson salonunda arp eşliğinde kahramanlık şarkıları söyleyen şair
Kahramanlık koduHeroic codeBir destan toplumunun kahramandan beklediği cesaret, sadakat, cömertlik ve şan
Öç yükümlülüğüDuty of vengeanceÖldürülen yakının ya da dostun intikamını almanın bir onur borcu sayılması

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Üç kahramanlık şarkısının dilleri, yazıya geçiş dönemleri ve konuları nelerdir?
  2. (Kazanım 2) Einhard'ın 778 anlatısı ile Roland Şarkısı arasındaki farklar nelerdir? Boyacıoğlu bu farkları nasıl açıklar?
  3. (Kazanım 3) Chanson de geste'lerin kökeni hakkında Gaston Paris ile Bédier'nin görüşleri nasıl ayrılır? Etzel'in Nibelungen'deki yeri üzerine hangi iki yorum vardır?
  4. (Kazanım 3) Roland'ın boru çalmayı reddetmesi ve Beowulf'un «yas tutma» öğüdü, bu şarkıların kahramanlarından ne beklediğini nasıl gösterir?
  5. (Kazanım 4) Bu üç şarkının Türk tarihi ve edebiyatıyla bağları nelerdir? Beowulf'un Türkçe çevirisi neden bir dolaylı çeviri örneğidir?

Cevaplar

  1. Roland Şarkısı Eski Fransızcadır; Boyacıoğlu'na göre 1100-1125 arasında yazıya geçmiştir ve Charlemagne'ın artçı birliğinin Roncevaux'da pusuya düşürülüşünü anlatır. Beowulf Eski İngilizcedir; Britten'e göre sözlü olarak altıncı yüzyılda doğduğu düşünülür, onuncu-on birinci yüzyıllarda yazıya geçirilmiştir ve Beowulf'un Danimarka'da Grendel'i, annesini ve sonunda bir ejderhayı yenmesini anlatır. Nibelungen Destanı Orta Yüksek Almancadır; Dıngıl Ilgın'a göre 1200'lü yıllarda Tuna çevresinde, adı bilinmeyen bir şairce yazıldığı düşünülür; Siegfried'in öldürülmesini ve Kriemhild'in Hun kağanı Etzel'in sarayındaki intikamını anlatır.
  2. Einhard'a göre 778'de artçı birliği Gasconlar pusuya düşürdü; az sayıda, hafif zırhlı dağlılar saldırıp yükleri aldı ve gecenin karanlığında kayboldu; ölenler arasında Breton sınırının valisi Roland vardı. Şarkıda ise düşman Müslüman kral Marsile'in ordusudur, sayısı yüz binlere çıkar ve pusu Ganelon'un ihanetinin sonucudur. Boyacıoğlu, Richer ve Cordier'ye dayanarak bu dönüşümü dinsel bağnazlığın tarihi çarpıtması olarak okur: Müslümanlar üç puta tapan putperestler gibi gösterilir. Cordier ayrıca olayla yazıya geçiş arasındaki uzun zamanın tarihin biçimini değiştirdiğini söyler.
  3. Gaston Paris'e göre büyük destanlar, halkın zafer ve yenilgi anlarında kendiliğinden yarattığı kısa türkülerin zamanla birleşip bir şairin elinde destana dönüşmesiyle doğar. Bédier ise destanlarda adı geçen yerlerle on birinci yüzyıl hac yolları arasında sıkı bir ilişki görür; keşişlerin eski kahramanların anılarını hacılara süsleyerek anlattığını, şarkıların bu yollarda doğduğunu savunur. Etzel konusunda Dıngıl Ilgın destanın Attila'yı yüksek askerî ve diplomatik mertebesiyle, haşmetli bir hükümdar olarak tanıttığını vurgular. Shumway ise Nibelungen'de Etzel'in bir sahne kralına, çevresindeki savaşın edilgen bir seyircisine indirgendiğini ve bunun Frankların Hunlara yenilgiyi kabullenmek istememesiyle ilgili olabileceğini söyler.
  4. Roland, Olivier'nin ısrarına rağmen boru çalmayı reddeder, çünkü paganlar yüzünden yardım istemek soyuna bir kınama getirecektir; kahramanlık bir ailenin ve Fransa'nın onurudur, Turpin'in vaazında da ölüm şehitlikle ödüllendirilir. Şair ise «Roland yiğittir, Olivier bilge» diyerek bu onurun bedelini tartar. Beowulf, Grendel'in annesinin saldırısından sonra Hrothgar'a yas tutmak yerine dostun öcünü almanın daha iyi olduğunu, herkesin öleceğini ve ölmeden şan kazanılması gerektiğini söyler. İki şarkı da kahramandan korkusuzluk bekler: biri onuru ve imanı, öteki şanı ve öç yükümlülüğünü öne çıkarır.
  5. Dıngıl Ilgın'a göre Nibelungen'deki Etzel Attila'dır ve destan Avrupa Hunlarının Avrupa belleğindeki yerini gösteren eşsiz bir kaynaktır. Boyacıoğlu'na göre Roland, Müslümanların Avrupa edebiyatında putperest bir Öteki olarak çizilmesinin erken bir örneğidir. Britten Beowulf'u Dede Korkut Kitabı'yla karşılaştırır; iki destanda da şölen salonları, kahramanlar ve kadınların dar ama belirleyici rolleri vardır. Nazmi Ağıl'ın Beowulf çevirisi Eski İngilizceden değil, Seamus Heaney'nin modern İngilizcesinden yapıldığı için bir dolaylı çeviri örneğidir.

Okuma

  • Beowulf, Seamus Heaney'in Modern İngilizcesinden çev. Nazmi Ağıl (İstanbul: Yapı Kredi Yayınları).
  • Fuat Boyacıoğlu, «Fransızların Roland Destanı'nda Dinsel Bağnazlık ve Tarihi Olayların Çarpıtılması», Selçuk Üniversitesi Edebiyat Fakültesi Dergisi 27 (2012).
  • Fatma Aysel Dıngıl Ilgın, «Nibelungen Destanı ve Kağan Attila», Güneydoğu Avrupa Araştırmaları Dergisi 36 (2021).
  • Fatoş Işıl Britten, «Dede Korkut Kitabı ve Beowulf Destanlarının Karşılaştırılmalı Bir İncelemesi», RumeliDE 24 (2021).
  • Roland Şarkısı'nda boru sahnesini (Scott-Moncrieff çevirisi, LXXXIII-LXXXVII) ve Einhard'ın 9. bölümünü yan yana okuyun. Şarkının tarihten neyi aldığını, neyi değiştirdiğini ve neyi eklediğini üç sütunlu bir tabloyla gösterin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:40 Soğuk açılış: Pireneler'de dar bir geçit; uzun bir sıra hâlinde ilerleyen ordu; tepede, ormanın içinde bekleyen hafif zırhlı dağlılar; vadiye inen saldırı; gecenin içinde kaybolan izler; bir yazıcının masasında Einhard'ın satırları.
  • 1:40–2:10 Büyük soru: aynı geçitte, bir yanda küçük bir pusu, öbür yanda yüz bin kalkanla dolmuş vadiler.
  • 2:10–3:00 Bağlam: Avrupa haritasında üç nokta (İngiltere, Fransa, Tuna kıyısı) ve her birinin üstünde bir elyazması sayfası.
  • 3:00–6:10 Ana anlatı — Roland: bir sarayda Ganelon'un öfkesi; Roncevaux'da kuşatılan artçı; boru çalmayı reddeden bir şövalye; diz çöken askerleri kutsayan bir başpiskopos; ardından bir terazide Einhard'ın Gasconları ve şarkının Sarazenleri; hac yolu üzerinde mezar taşları ve hacılara hikâye anlatan keşişler.
  • 6:10–8:30 Ana anlatı — Beowulf: ahşap bir salon, ocak ateşi, arp çalan bir ozan; bataklıkta bu sesi dinleyen karanlık bir varlık; salona dağıtılan halkalar.
  • 8:30–11:00 Ana anlatı — Nibelungen: Ren kıyısında bir saray; av sırasında omuzlarının arasından vurulan bir kahraman; Tuna'yı geçen Burgundlar; bir Hun sarayında şölen masası; ardından iki kart: haşmetli bir kağan ve köşede kıpırdamadan duran bir kral.
  • 11:00–13:30 Metin anı: ağzına götürülmeyen bir boru; yan yana duran iki şövalye; bir kralın önünde diz çöken genç bir savaşçı; cesetlerle dolu bir şölen salonunda sönen meşaleler.
  • 13:30–14:40 Cevap ve bağlantı: üç şarkı üç değere dönüşür (onur ve iman, şan ve öç, sadakat ve öç); Attila'nın portresi, Sarazen imgesi, Dede Korkut'un ozanı ile Heorot'un ozanı yan yana.
  • 14:40–15:10 Kapanış kancası: bir çam ağacının altında hatırlayan bir şövalye; uzak bir sarayda, kralın önünde yere yığılan bir kadın.

Telaffuz

  • Roland Şarkısı: «ro-LAN şar-kı-SI»; chanson de geste: «şan-SON dö JEST»; Roncevaux: «rons-VO»; Charlemagne: «şar-lö-MAN»; Olivier: «o-li-VYE»; Ganelon: «gan-LON»; Turpin: «tür-PEN»; Marsile: «mar-SİL»; Turoldus: «tu-ROL-dus»; Durendal: «dü-ran-DAL».
  • Einhard: «AYN-hart»; Gascon: «gas-KON»; Gaston Paris: «gas-TON pa-Rİ»; Joseph Bédier: «jo-ZEF be-DYE».
  • Beowulf: «BEY-o-vulf»; Hrothgar: «HROT-gar»; Heorot: «HE-o-rot»; Grendel: «GREN-dıl»; scop: «şop».
  • Nibelungen: «ni-be-LUN-gen»; Siegfried: «ZİK-frit»; Kriemhild: «KRİM-hilt»; Gunther: «GUN-tır»; Hagen: «HA-gın»; Etzel: «ET-sıl»; Aetius: «a-E-ti-us»; Shumway: «ŞAM-vey».
  • Fuat Boyacıoğlu: «fu-AT bo-ya-cı-oğ-LU»; Fatma Aysel Dıngıl Ilgın: «fat-MA ay-SEL dın-GIL ıl-GIN»; Fatoş Işıl Britten: «fa-TOŞ ı-ŞIL BRİ-tın»; Nazmi Ağıl: «naz-Mİ a-ĞIL».