Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Arthur'un adı Nennius'a atfedilen Britonların Tarihi'nde, Saksonlara karşı on iki savaş kazanan bir komutan olarak geçer. Geoffrey of Monmouth on ikinci yüzyılda «çok eski bir Britanca kitap»tan çevirdiğini söylediği eserinde onu büyük bir krala dönüştürdü; Giles'a göre bilginlerin çoğu bu eseri masallarla dolu bulur.
- Caxton 1485'te Malory'nin derlemesini basarken Arthur'un yaşamadığını düşünenlerle yaşadığına kanıt gösterenlerin tartışmasını aktarır; Arthur hakkında İngiltere dışında İngiltere'dekinden çok daha fazla kitap bulunduğunu söyler.
- Chrétien de Troyes 1160-1172 arasında Troyes'da, VII. Louis ile Aquitaine'li Eleanor'un kızı Marie de Champagne'ın sarayında yazdı. Lancelot'un konusunu ve işlenişini ondan aldığını söyler; eseri Godefroi de Leigni tamamladı.
- Romansta aşk kahramanın eylemlerinin kaynağıdır: Lancelot suçluların arabasına biner ve kraliçe onu iki adım tereddüt ettiği için cezalandırır. Comfort, Chrétien'nin bu ideale bağlılığını sorgular; Malory ise Tristan hikâyesinde saray aşkını tersine çevirir.
- Saray aşkının kökleri Roma edebiyatına, İspanyol-Arap şiirine, trubadurlara, feodalizme ve Hristiyanlığa uzanır; romans aşkı icat etmedi, onu yeni bir anlatı düzenine yerleştirdi. Cligès bilginin Yunanistan'dan Fransa'ya göçtüğünü söylerken kahramanını Konstantinopolis'ten getirir.
Kazanımlar
- Kral Arthur malzemesinin Nennius'tan Geoffrey of Monmouth'a, Chrétien de Troyes'dan Malory'ye nasıl büyüdüğünü anlatabilir; Arthur'un tarihselliği üzerine karşıt görüşleri kaynaklarla tartışabilir.
- Şövalye romansını kahramanlık şarkısından ayıran özellikleri, özellikle aşkın kahramanın eylemlerinin kaynağına dönüşmesini açıklayabilir.
- Chrétien'nin romanslarının bir hami sarayında, Marie de Champagne'ın buyruğuyla yazılmasının esere etkisini ve Chrétien'nin aşk anlayışına dair farklı yorumları değerlendirebilir.
- Lancelot'daki araba sahnesini ve Cligès'in açılışını inceleyerek romansın aşk ile onur, Doğu ile Batı arasında kurduğu ilişkiyi gösterebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bir şövalye yaya yürüyor. Mızrağı yok, ama zırhı üstünde, miğferi bağlı, kılıcı belinde. Kraliçenin peşinde. Yolda bir arabaya yetişiyor. Arabayı bir cüce sürüyor.
O günlerde böyle bir araba, bugünkü teşhir direği gibiydi. Katiller, hainler, hırsızlar arabaya bindirilip bütün sokaklarda gezdirilirdi; arabaya binen her türlü hakkını kaybeder, bir daha hiçbir sarayda saygı görmezdi.
Şövalye cüceye kraliçeyi sorar. Cüce cevap verir: arabaya binersen yarın kraliçeye ne olduğunu öğrenirsin.
Şövalye iki adım tereddüt eder. Sonra biner.
Kraliçeyi sonunda bulduğunda kraliçe onunla konuşmaz, yüzüne bile bakmaz. Nedenini çok sonra söyleyecektir: arabaya binmeden önce iki adım tereddüt ettiği için.
Büyük soru
Bir şövalyenin onuru ile aşkı çatıştığında romans hangisini seçer? Ve bu seçim yeni bir türün doğuşu mudur, yoksa eski bir duygunun yeni bir kılığı mı?
Bağlam
235-01'de Roland'ın ölürken nişanlısını hatırlamadığını gördük. Kahramanlık şarkısında kahramanın ölçüsü efendiye, soya, ülkeye ve Tanrı'ya bağlılıktı. On ikinci yüzyılın ikinci yarısında Fransa'da başka bir anlatı türü öne çıktı. 003-06'da uzun ve olağanüstü maceralar anlatan romansı Watt'ın romanından ayırmıştık. Şimdi o romansın doğduğu yere, Kral Arthur'un sarayına gidiyoruz.
Ana anlatı — Arthur kimdi?
Arthur'un adı bir tarih kitabında, savaşlarla birlikte belirir. Nennius'a atfedilen Britonların Tarihi'nde, Britonlar Saksonlara karşı savaşırken «yüce gönüllü Arthur» Britanya'nın bütün kralları ve askerî gücüyle birlikte savaşır. Aralarında kendisinden daha soylu pek çok kişi olduğu hâlde on iki kez komutan seçilir ve on ikisinde de galip gelir. On ikinci savaş Badon tepesindedir. Burada, dendiğine göre, dokuz yüz kırk düşman yalnızca onun elinden düşer.
On ikinci yüzyılda Geoffrey of Monmouth bu cılız izi büyük bir krallık tarihine çevirdi. Kendi anlattığına göre Gildas'ın ve Bede'nin eserlerinde Arthur'dan hiç söz edilmediğine şaşırmıştı. Oxford başdiyakozu Walter ona Britanca yazılmış «çok eski bir kitap» vermiş, o da bunu Latinceye çevirmişti. Giles 1848'de bu eserin tarihsel doğruluğu için değil, romantik niteliği için değerli olduğunu, bilginlerin büyük çoğunluğunun onu masallarla dolu bulduğunu yazar; ama Aaron Thompson gibi onu savunanların da bulunduğunu aktarır.
Tartışma üç yüz yıl sonra da sürüyordu. İngiltere'ye matbaayı getiren William Caxton, 1485'te Malory'nin Arthur derlemesini basarken önsözüne bir sahne koyar. Soylu beyler ondan Arthur'un hikâyesini basmasını ister. Caxton itiraz eder: bazı kişiler böyle bir Arthur'un hiç yaşamadığını, onun hakkındaki bütün kitapların uydurma ve masal olduğunu düşünür, çünkü bazı kronikler ondan hiç söz etmez. Beylerden biri ise Arthur'un olmadığını söyleyenin büyük bir akılsızlık ve körlük içinde olduğunu söyler ve kanıtlarını sayar: Glastonbury'deki mezarı, Westminster'daki mührü, Dover kalesindeki Gawain'in kafatası, Winchester'daki Yuvarlak Masa. Caxton sonunda ikna olduğunu yazar.
Yaygın yanlış«Kral Arthur hikâyeleri İngilizlerin kendi ulusal destanıdır.»
Malzemenin kendisi bunun tersini gösterir. Nennius'a atfedilen tarih de Geoffrey'nin eseri de Latincedir; Arthur malzemesini büyük romansa çeviren Chrétien de Troyes Fransızca yazdı. Caxton da 1485'teki önsözünde Arthur hakkında İngiltere'dekinden çok daha fazla kitabın deniz aşırı ülkelerde, Felemenkçe, İtalyanca, İspanyolca, Yunanca ve Fransızca yazıldığını, bunların pek çoğunun İngilizcede bulunmadığını söyler. Arthur, İngilizceye ancak on beşinci yüzyılda, başka dillerden derlenerek bütünüyle döndü.
Ana anlatı — Troyes'da bir saray
Comfort'a göre Chrétien de Troyes'nın hayatının ne başı ne sonu bilinir. Bilinen, 1160 ile 1172 arasında Troyes'da, hamisi Kontes Marie de Champagne'ın sarayında yaşadığıdır. Marie, Fransa kralı VII. Louis ile Aquitaine'li Eleanor'un kızıydı. Comfort'a göre 1137'de Güney Fransa'dan önce Paris'e, sonra İngiltere'ye gelen Eleanor, kısa sürede Avrupa toplumunun bir kültüne dönüşecek nezaket ve kadına hizmet ideallerinin kuzeye gelmesinde bir rol oynamış olabilir. Marie de sarayını bu ideallerin denendiği bir yere çevirmişti.
Bu hami ilişkisi Lancelot'u okumanın anahtarlarından biridir. Chrétien girişte Kontes'i övmeyeceğini söyleyerek över ve eserin konusunu ve işlenişini ondan aldığını, yalnızca onun amacını yerine getirmeye çalıştığını belirtir. Romansın sonunu da kendisi yazmaz: son bölümü, Chrétien'nin onayıyla, katip Godefroi de Leigni tamamlar.
Chrétien'nin bu ideale ne kadar inandığı ise tartışmalıdır. Comfort'a göre Lancelot, onun eserleri arasında Marie'nin sarayının ideallerini en yakından yansıtan romanstır; bu ideallerde bağlılık ve nezaket, özgür aşkı ancak ince bir örtüyle gizler. Ama Comfort, Chrétien'nin bir başka romansı Cligès'in Tristan ile Isolde'nin aşkını küçümseyen bir yönü yüzünden «Anti-Tristan» diye adlandırıldığını, Yvain'in de şairin kendi doğal eğilimine bir dönüş olduğunu yazar. Buyrukla yazılan bir aşk romansı, yazarının kendi görüşü olmayabilir.
Ana anlatı — Aşk bir yasa olunca
Romans, aşkı bir yasa gibi işletir. Lancelot'un araba sahnesinde anlatıcı, akıl ile aşkı iki ayrı ses olarak konuşturur. Aşk kazanır ve şövalye onurunu bir kadın uğruna feda eder. Roland için soya düşecek bir kınama ölümden beterdi; Lancelot için ise sevdiğinin gözünde iki adımlık bir tereddüt, bütün toplumun önündeki utançtan beterdir.
Bu aşk anlayışı hep aynı biçimde sürmedi. Güneş'in özetlediği Sir Gawain ve Yeşil Şövalye'de Arthur'un yeğeni Gawain, ev sahibinin karısının yakınlaşma çabalarını geri çevirir; burada şövalyeyi ölçen şey aşk değil sadakat ve dürüstlüktür. Güneş'e göre hikâyenin sonu hakkında iki görüş vardır: bir görüşe göre Gawain sınavı başarıyla geçmiştir, ötekine göre başarısızdır, çünkü sağ dönüşünü kendi gücüne değil yeşil kemerin büyüsüne borçludur.
On beşinci yüzyılda Malory, Arthur hikâyelerini İngilizcede ilk kez bir araya getirirken bu aşk anlayışını sorgular. Özmen ve Horzum'a göre eserin üçte birini Tristan ile Isolde'nin hikâyesi oluşturur ve Malory bu hikâyeyi saray aşkının parıltısından arındırır; Tristan'ı sevgilisinden önce şövalyelik görevini seçen biri olarak çizer. Aynı yazarlara göre bazı eleştirmenler bunu Yuvarlak Masa toplumunun çöküşünü gösterme amacına bağlar; başkaları ise bu parıltı kaybının âşıkları aşağılamaktan çok insanlaştırdığını düşünür.
Aşkın bu yeni yeri bir icat mıdır? Özmen ve Horzum'a göre saray aşkının kökleri eski Roma edebiyatına, İspanyol-Arap şiirine ve felsefesine, trubadur şiirine, feodalizme ve Hristiyanlığa kadar uzanır. Chrétien'nin kendisi de Cligès'in açılışında Ovidius'un Aşk Sanatı'nı Fransızcaya çevirdiğini söyler. Romans eski bir duyguyu yeniden kurmuştur: aşkı, kahramanın bütün eylemlerinin kaynağı yapan bir anlatı düzeni içinde.
Metin anı
Lancelot'un araba sahnesi, Comfort'un 1914 İngilizcesinden bizim çevirimizle:
Şövalye arabaya binmeden önce yalnızca iki adım tereddüt etti. Ama utançtan çekinip hemen atlamaması onun için talihsizlikti; bu gecikmesine sonra pişman olacaktır. Aşkın buyruklarıyla bağdaşmayan sağduyu, ona utanç ve rezalet getirecek hiçbir şey yapmamasını öğütler. Böyle konuşmaya cüret eden akıl, onun ancak dudaklarına ulaşır, yüreğine ulaşamaz; oysa aşk yüreğinin içindedir ve hemen arabaya binmesini buyurur.
Aynı romansta, kraliçe sonunda sessizliğinin nedenini söyler:
Ne? Arabaya binmekten utanıp tereddüt etmedin mi? İsteksiz olduğunu gösterdin, koca iki adım tereddüt ettin. Seninle bu yüzden ne konuştum ne yüzüne baktım.
Ve Cligès'in açılışından, Chrétien'nin kendi çağına bakışı:
Kitaplarımız bize, şövalyelikte ve bilgide üstünlüğün bir zamanlar Yunanistan'da olduğunu öğretti. Sonra şövalyelik, en yüksek bilgiyle birlikte Roma'ya geçti; o bilgi şimdi Fransa'ya gelmiştir. [...] Yunanlılardan ve Romalılardan artık söz edilmiyor; şanları geçti, parlak külleri söndü.
İlk parçada anlatıcı bir iç çatışmayı iki kişi gibi konuşturur. Sağduyu da aşk da şövalyeye buyruk verir; ama biri yalnızca dudaklarına, öteki yüreğine ulaşır. Roland'ın dünyasında onur yürekteydi. Burada onur dudaklarda kalmış, yüreği aşk almıştır. Anlatıcının «sonra pişman olacaktır» demesi, tereddüdün kendisini bir suç olarak işaretler.
İkinci parça bu suçun cezasıdır. Kraliçe şövalyenin cesaretini, zaferlerini, onu kurtarmak için çektiklerini değil, iki adımı sayar. Aşk hizmetinde ölçü kusursuz bir teslimiyettir. Bu sahneyi bir övgü olarak da, bir ironi olarak da okumak mümkündür; Comfort'un girişindeki kuşku, Chrétien'nin bu aşırılığı hamisinin buyruğuyla yazmış olabileceğini düşündürür.
Üçüncü parça ise romansın kendi çağına bakışıdır. Chrétien şövalyeliğin ve bilginin Yunanistan'dan Roma'ya, oradan Fransa'ya geçtiğini söyler ve Yunanlıların şanının söndüğünü ilan eder. Oysa bu dizeleri yazdığı sırada Konstantinopolis hâlâ Doğu Roma İmparatorluğu'nun başkentiydi. Üstelik Cligès'in kahramanının babası, Arthur'un sarayına şan kazanmak için Yunanistan'dan gelir; hikâyenin önemli bir kısmı Konstantinopolis'in tahtı etrafında döner.
Cevap ve bağlantı
Onur ile aşk çatıştığında romans aşkı seçer, ama bunu bedelini göstererek yapar. Lancelot onurunu aşk için feda eder ve kraliçe onu onurunu bir an bile düşündüğü için cezalandırır. Kahramanlık şarkısında kadın yoktu ya da kenardaydı; romansta kadın, şövalyenin bütün eylemlerinin kaynağı ve yargıcıdır. Bu yeni bir anlatı düzenidir.
Ama bu, aşkın icadı değildir. Özmen ve Horzum'un saydığı kökler, Roma'dan İspanyol-Arap şiirine uzanır; Chrétien de Ovidius'u çevirmiştir. Üstelik romansın aşk idealine yazarları da bütünüyle inanmaz. Chrétien Lancelot'u bir hamisinin buyruğuyla yazar ve bitirmez; Malory aynı ideali üç yüz yıl sonra sorgular. Romans aşkı yüceltirken onun ne kadar ağır bir yasa olduğunu da gösterir.
Bu dünyanın Türkçede de izleri var. Arthur döngüsünün İngilizce en ünlü şiirlerinden Sir Gawain ve Yeşil Şövalye, Nazmi Ağıl'ın çevirisiyle Türkçededir. Cligès'in açılışı ise İstanbul'dan, yani o zamanki Konstantinopolis'ten bakan bir okura başka bir soru sorar: «Yunanlıların şanı söndü» diyen Fransız şair, kahramanını neden yine de Konstantinopolis'ten getirmiştir?
Kapanış kancası
Comfort'a göre Marie de Champagne'ın annesi Eleanor, nezaket ve kadına hizmet ideallerini Güney Fransa'dan getirmişti. O güneyde, Lancelot'tan önce, şövalyeler değil şairler bir kadına hizmet ediyordu. Onların sevdiği kadın çoğu zaman evliydi, çoğu zaman ulaşılamazdı. Bir şair neden hiç kavuşamayacağı birine şarkı söyler?
Özet kartı
- Arthur'un adı Nennius'a atfedilen Britonların Tarihi'nde, Saksonlara karşı on iki savaş kazanan bir komutan olarak geçer. Geoffrey of Monmouth on ikinci yüzyılda «çok eski bir Britanca kitap»tan çevirdiğini söylediği eserinde onu büyük bir krala dönüştürdü; Giles'a göre bilginlerin çoğu bu eseri masallarla dolu bulur.
- Caxton 1485'te Malory'nin derlemesini basarken Arthur'un yaşamadığını düşünenlerle yaşadığına kanıt gösterenlerin tartışmasını aktarır; Arthur hakkında İngiltere dışında İngiltere'dekinden çok daha fazla kitap bulunduğunu söyler.
- Chrétien de Troyes 1160-1172 arasında Troyes'da, VII. Louis ile Aquitaine'li Eleanor'un kızı Marie de Champagne'ın sarayında yazdı. Lancelot'un konusunu ve işlenişini ondan aldığını söyler; eseri Godefroi de Leigni tamamladı.
- Romansta aşk kahramanın eylemlerinin kaynağıdır: Lancelot suçluların arabasına biner ve kraliçe onu iki adım tereddüt ettiği için cezalandırır. Comfort, Chrétien'nin bu ideale bağlılığını sorgular; Malory ise Tristan hikâyesinde saray aşkını tersine çevirir.
- Saray aşkının kökleri Roma edebiyatına, İspanyol-Arap şiirine, trubadurlara, feodalizme ve Hristiyanlığa uzanır; romans aşkı icat etmedi, onu yeni bir anlatı düzenine yerleştirdi. Cligès bilginin Yunanistan'dan Fransa'ya göçtüğünü söylerken kahramanını Konstantinopolis'ten getirir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Şövalye romansı | Chivalric romance | Şövalyelerin maceralarını, sınavlarını ve aşklarını anlatan Orta Çağ anlatısı |
| Hami | Patron | Yazarı koruyan, geçimini sağlayan ve esere yön veren soylu kişi |
| Aşk hizmeti | Love service | Şövalyenin sevdiği kadına bir efendiye hizmet eder gibi bağlanması |
| Bilginin göçü | Translatio studii | Bilginin ve uygarlığın bir merkezden ötekine aktarıldığı düşüncesi |
| Zina üçgeni | Adulterous triangle | Kral-koca, kraliçe-eş ve âşık şövalyeden oluşan ilişki düzeni |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Arthur'un adı ilk olarak hangi tür bir kaynakta, hangi rolle geçer? Geoffrey of Monmouth bu malzemeyi nasıl dönüştürdü?
- (Kazanım 1) Caxton'ın 1485 tarihli önsözünde Arthur'un tarihselliği üzerine hangi iki görüş karşı karşıya gelir?
- (Kazanım 2) Şövalye romansını kahramanlık şarkısından ayıran temel fark nedir? Roland ile Lancelot'u karşılaştırarak açıklayın.
- (Kazanım 3) Chrétien'nin Lancelot'u bir hamisinin buyruğuyla yazması eserin yorumunu nasıl etkiler? Comfort Chrétien'nin aşk anlayışı hakkında ne düşündürür?
- (Kazanım 4) Araba sahnesinde akıl ile aşk nasıl konuşturulur? Cligès'in açılışındaki bilginin göçü düşüncesi ile kahramanın Konstantinopolis'ten gelmesi arasında nasıl bir gerilim vardır?
Cevaplar
- Arthur'un adı Nennius'a atfedilen Britonların Tarihi adlı bir tarih anlatısında, Britonların Saksonlara karşı savaşlarında on iki kez komutan seçilip on ikisini de kazanan bir savaş önderi olarak geçer; on ikinci savaş Badon tepesindedir. Geoffrey of Monmouth on ikinci yüzyılda, Gildas ve Bede'de Arthur'dan söz edilmemesine şaşırdığını ve Walter adlı bir başdiyakozun verdiği çok eski bir Britanca kitabı Latinceye çevirdiğini söyleyerek Arthur'u büyük bir krallık tarihinin kahramanı yaptı. Giles'a göre bilginlerin çoğu bu eseri tarihsel olarak değil, romantik niteliği için değerli bulur.
- Caxton'a göre bazı kişiler böyle bir Arthur'un hiç yaşamadığını, hakkındaki bütün kitapların uydurma olduğunu düşünür, çünkü bazı kronikler ondan söz etmez. Karşı görüşteki soylu bey ise bunu söyleyenin akılsızlık içinde olduğunu savunur ve Glastonbury'deki mezarı, Westminster'daki mührü, Dover'daki Gawain'in kafatasını, Winchester'daki Yuvarlak Masa'yı kanıt olarak sayar. Caxton sonunda Arthur'un yaşadığını kabul ettiğini yazar ve Arthur hakkında İngiltere dışında çok daha fazla kitap bulunduğunu ekler.
- Kahramanlık şarkısında kahraman efendi, soy, ülke ve din için savaşır; kadın ya yoktur ya kenardadır. Roland ölürken fethettiği ülkeleri, Fransa'yı, soyunu ve kralını hatırlar, nişanlısını hatırlamaz; onuru için yardım istemeyi bile reddeder. Şövalye romansında ise aşk kahramanın eylemlerinin kaynağıdır. Lancelot kraliçeyi bulmak için suçluların bindirildiği arabaya biner, yani onurunu aşk için feda eder; kraliçe de onu iki adım tereddüt ettiği için cezalandırır. Birinde onur aşkın önündeyken ötekinde aşk onurun önündedir.
- Chrétien girişte eserin konusunu ve işlenişini Kontes Marie'den aldığını, yalnızca onun amacını yerine getirmeye çalıştığını söyler; romansı kendisi bitirmez, Godefroi de Leigni tamamlar. Comfort'a göre Lancelot, Marie'nin sarayının ideallerini en yakından yansıtan eserdir; ama Comfort, Cligès'in Tristan aşkını küçümsediği için «Anti-Tristan» sayıldığını ve Yvain'in şairin doğal eğilimine dönüş olduğunu da söyler. Bu, Lancelot'taki aşırı aşk hizmetinin Chrétien'nin kendi görüşü değil, hamisinin buyruğu olabileceğini düşündürür.
- Anlatıcı sağduyuyu ve aşkı iki ayrı ses gibi konuşturur: sağduyu şövalyeye utanç getirecek bir şey yapmamasını öğütler, ama bu ses onun yalnızca dudaklarına ulaşır; aşk ise yüreğindedir ve binmesini buyurur. Aşk kazanır, ama anlatıcı gecikmenin sonra pişmanlık getireceğini söyler. Cligès'in açılışında Chrétien şövalyelik ve bilginin Yunanistan'dan Roma'ya, oradan Fransa'ya geçtiğini ve Yunanlıların şanının söndüğünü ilan eder. Oysa kahramanın babası Arthur'un sarayına Yunanistan'dan gelir ve hikâyenin önemli bir kısmı Konstantinopolis'in tahtı etrafında döner; «sönmüş» denen merkez, hikâyenin kaynağı olarak kalır.
Okuma
- Sir Gawain ve Yeşil Şövalye, çev. Nazmi Ağıl (YKY, 2017).
- Meriç Tutku Özmen ve Şafak Horzum, «The Reversal of Courtly Love Tradition in Thomas Malory's Le Morte Darthur: The Case of Tristan and Isolde», Söylem Filoloji Dergisi 3/2 (2018).
- Ali Güneş, «İngiliz Romanının Doğuşu ve Gelişimi», Sosyal Bilimler Araştırmaları Dergisi 2 (2009).
- Chrétien de Troyes, Four Arthurian Romances, çev. W. W. Comfort (1914), Project Gutenberg.
- Sir Gawain ve Yeşil Şövalye'de ev sahibinin karısının Gawain'i ziyaret ettiği sahneleri okuyun. Gawain'in davranışını Lancelot'un araba sahnesiyle karşılaştırın: burada şövalyeyi ölçen şey aşk mı, sadakat mi, dürüstlük mü?