İçeriğe geç

Ünite EDB-234-05 · Seviye 2C — Dünya Edebiyatı

Çin'in dört büyük romanı

EDB-234 Hint, Çin ve Japon Klasikleri

2.452 kelime · yaklaşık 11 dakika okuma · anlatım 12 dk

  • saf edebiyat
  • dört klasik roman
  • anonim yazar
  • hac anlatısı
  • tamamlayıcı yazar
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Giles'a göre Çin romanının kökeni bilinmez, büyük olasılıkla Moğol fethinden sonra Orta Asya'dan gelmiştir. Çinliler romanları dört başlıkta toplar: entrika, aşk, batıl inanç ve haydutluk. Dört klasik roman Üç Krallık, Su Kıyısı, Batıya Yolculuk ve Kızıl Köşkün Rüyası'dır.
  2. Giles'a göre geleneksel Çin anlayışında roman ve oyun saf edebiyat sayılmaz; romancı edebiyatın asalağı görülür, yazarlar adlarını gizler. Ama Üç Krallık halk arasında en sevilen romandır.
  3. Üç Krallık Lo Kuan-chung'a atfedilen, üçüncü yüzyıl savaşlarını anlatan tarihî bir romandır; Su Kıyısı on ikinci yüzyılın gerçek bir haydut çetesini anlatır ve yazarı olarak anılan Shih Nai-an hakkında hiçbir şey bilinmez.
  4. Aktaş'a göre Batıya Yolculuk 1590'larda anonim olarak çıkmış ve Wu Cheng'en'e atfedilmiştir; keşiş Xuanzang'ın 629-645 arasındaki Hindistan yolculuğuna dayanır; Giles ise gerçek yolculukla romanın addan başka ortaklığı olmadığını söyler. Maymun kral Sun Wukong, Ramayana'nın Hanuman'ıyla karşılaştırılır.
  5. Giles'a göre Kızıl Köşkün Rüyası Çin romanının doruğudur: yüz yirmi bölüm, dört yüzden fazla kişi, toplum hayatının panoraması. Giles yazarının bilinmediğini söylüyordu; bugün Cao Xueqin'e, son kırk bölümü Gao E'ye atfedilir. Türkçede Giray Fidan'ın Çinceden çevirisiyle okunur.

Kazanımlar

  • Çin'in dört klasik romanını, konularını ve dönemlerini tanıyabilir.
  • Geleneksel Çin edebiyat anlayışında romanın neden «saf edebiyat» dışında tutulduğunu ve yazarların neden çoğu zaman anonim kaldığını açıklayabilir.
  • Batıya Yolculuk'un gerçek bir hac yolculuğuyla ilişkisini ve Kızıl Köşkün Rüyası'nın yazarlık sorununu kaynaklara dayanarak tartışabilir.
  • Giles'ın aktardığı bir sahneyi ve romanın açılışını yakından okuyup bu romanların Türkçeye ulaşma yollarını anlatabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Dört bin altı yüz yirmi üç yıl önce gökyüzü onarıma muhtaçtı. Tanrıça otuz altı bin beş yüz bir blok değerli yeşim hazırladı. Ama yalnızca otuz altı bin beş yüzünü kullandı. Geriye tek bir taş kaldı; tanrıça onu bir dağın tepesine bırakıverdi.

Taş, hazırlanırken bir tür ruh kazanmıştı. Büyüyüp küçülebiliyor, hareket edebiliyordu. Kutsal görevine çağrılmamış olmaktan incinmişti. Bir gün bir Budist ve bir Taocu keşiş taşın yanında dinlenmek için oturdu. Budist taşı avucuna aldı ve onu yeryüzüne, bir ailenin kaderinde oynayacağı role göndermeye karar verdi.

Çin'in en büyük romanı böyle başlar. Ama o roman yazıldığı çağda, Çin'de «edebiyat» sayılmıyordu.

Büyük soru

Bir edebiyat, en çok sevilen kitaplarını neden edebiyat saymaz? Ve bu kitapları yazanlar neden adlarını saklar?

Bağlam

Önceki derste Tang şiirini gördük. Giles'a göre roman Çin'e çok daha sonra geldi. Kökeni bilinmez; Giles'a göre büyük olasılıkla Moğol fethinin ardından, hikâye anlatıcılarının cenneti Orta Asya'dan geldi. En yüksek noktasına ulaşması üç yüzyıl daha sürdü.

Giles'a göre Çinliler romanlarını dört başlık altında toplar: taht gaspı ve entrikalar, aşk ve dolap, batıl inançlar ve haydutluk. Bugün «dört büyük klasik roman» diye anılan eserler bu türlerin her birinden örnekler sayılabilir. Aktaş'a göre bu dört roman Batıya Yolculuk, Kızıl Köşkün Rüyası, Su Kıyısı ve Üç Krallık'tır.

Ana anlatı — Roman: «saf edebiyat»ın dışında

Giles'ın en şaşırtıcı tespiti şudur: Çinliler roman ve oyunu saf edebiyatın alanına dahil etmez.

Bunun bir sonucu da yazarların kimliğidir. Giles'a göre roman ve hikâyeler edebiyat sayılmadığı için yazarlar adlarını bu eserlere bağlamak istemez. Dört romanın yazarlık bilgileri bu yüzden bulanıktır.

Üç Krallık, Giles'a göre Lo Kuan-chung'a atfedilir. Üçüncü yüzyılın başında üstünlük için savaşan Üç Krallık'ın savaşlarına dayanan tarihî bir romandır. Savaş sahneleri, usta generallerin kurnaz planları ve kanlı savaşçıların kahramanlıklarıyla doludur. Giles'a göre Çin halkı en büyük romanını seçmek için oylansa, Üç Krallık hiç kuşkusuz birinci çıkardı.

Su Kıyısı için Giles'ın söyledikleri daha da belirsizdir. Giles'a göre eser on üçüncü yüzyıldan Shih Nai-an adında birine atfedilir, ama bu ad hiçbir biyografi derlemesinde geçmez ve ne adam ne yazarlığı hakkında bir şey bilinir. Konusu, on ikinci yüzyılın başında iki eyaleti korkutan gerçek bir haydut çetesinin serüvenleridir. Giles'a göre kitabın konuşma diline yaklaşan canlı üslubu, ona gerçek değerinin de ötesinde bir yer kazandırmıştır.

Yaygın yanlış«Bu dört roman Çin'de her zaman en yüksek edebiyat sayıldı.»
Doğrusu

Giles'ın 1901'deki tanıklığı bunun tersini gösterir. Giles'a göre roman ve oyun Çinlilerce saf edebiyatın alanına dahil edilmez; romancı edebiyatın asalağı sayılır ve yazarlar adlarını bu eserlere bağlamak istemez. Aynı Giles, Üç Krallık'ın halk arasında birinci seçileceğini de söyler. Halkın sevdiği ile seçkinlerin «edebiyat» saydığı arasındaki bu uçurum, dört romanın hikâyesinin bir parçasıdır.

Ana anlatı — Batıya Yolculuk: gerçek bir hac, masalsı bir yolculuk

Aktaş'a göre Batıya Yolculuk, Ming hanedanlığı döneminde, 1590'larda anonim olarak ortaya çıkmış ve Wu Cheng'en'in eseri kabul edilmiştir. Konusu gerçek bir yolculuğa dayanır.

Aktaş'a göre bu yolculuğun gerçek kahramanı, 602-664 yılları arasında yaşamış Budist keşiş ve çevirmen Xuanzang'dır; 629-645 yılları arasında Budist öğretileri getirmek için Hindistan'a gitmiştir. Aktaş'a göre Hindistan'a yapılan bu hac, Tang döneminin sonlarından itibaren hikâye anlatıcılarının gözde konusu oldu, kuşaktan kuşağa aktarıldı ve sonunda Wu Cheng'en tarafından tek bir cilde derlendi.

Giles bu ilişki konusunda daha serttir. Ona göre romanın baş kişisinin Xuanzang'ın ölümünden sonraki unvanıyla anılması ve Budist kitapları aramak için yolculuğa çıkması dışında, gerçek yolculukla romanın hiçbir ortak yanı yoktur. İki kaynak aynı ilişkiye farklı ağırlık verir: Aktaş bir ilham kaynağı görür, Giles bir addan başka ortaklık görmez.

Keşiş bu yolda yalnız değildir. Aktaş'a göre Sun Wukong, Zhu Bajie, Sha Wujing ve Beyaz Ejderha At keşişe hizmet etmek ve onu her türlü sıkıntıdan korumakla görevlidir. Giles'ın özetine göre Sun Wukong, esrarengiz bir dağda taş bir yumurtadan doğan bir maymundur; maymunların kralı olur, bilgelik aramak için yola çıkar, göklerin düzenini altüst eder, ölümsüzlük şeftalilerini çalar.

Aktaş'a göre bu yolculuğun Hindistan'daki karşılığı Ramayana ve onun kahramanlarından maymun Hanuman'dır; romanın benzerlerine Kore'de, Japonya'da, Kamboçya'da, Vietnam'da, Tayland'da ve Sri Lanka'da da rastlanır. Ramayana'yı iki ders önce görmüştük; Aktaş'ın karşılaştırmasıyla onun maymun kahramanı, bu romanın maymun kralının Hint akrabası olur.

Ana anlatı — Kızıl Köşkün Rüyası: bir dünyanın panoraması

Giles'a göre Kızıl Köşkün Rüyası, Çin romanının ulaştığı en yüksek noktadır. Genellikle yüz yirmi bölüm hâlinde basılır; dört bin sayfa kadar tutar ve dört yüzden fazla kişi içerir. Giles'a göre olay örgüsü Fielding'e yakışır bir bütünlükle kurulmuştur; bunca karakterin çizimi Batı'nın en büyük romancılarının en iyi çabalarını hatırlatır. Çin toplum hayatının bir panoraması olarak rakipsizdir.

Giles'a göre roman, en yalın hâliyle, özgün ve etkili bir aşk hikâyesidir; kolay, neredeyse konuşma diline yakın bir üslupla yazılmış, gülünç ve acıklı gündelik sahnelerle doludur ve aralara yüksek bir işçilikle yazılmış kısa şiirler serpiştirilmiştir. Açılış bölümleri ruhlar dünyası ile ölümlüler dünyası arasında bir köprü kurar.

Yazarlık sorusu burada da vardır. Giles 1901'de yazarın bilinmediğini ve eserin büyük olasılıkla on yedinci yüzyılın ikinci yarısında yazıldığını söylüyordu. Bugün eserin Türkçe baskısını yayımlayan yayınevinin notunda ise yazar olarak Qing hanedanı döneminde yaşamış Cao Xueqin (1715?-1763) gösterilir. Aynı nota göre Cao Xueqin romanı Pekin sokaklarında resim satarak geçinmeye çalışırken yazdı; elyazması kopyaları elden ele dolaştı ve ilk baskısı ancak yazarının ölümünden otuz yıl sonra yapılabildi.

Böylece Giles'ın «yazarı bilinmeyen» dediği roman, bugün iki adla birlikte okunur. Bu, Çin romanının anonim geçmişinin sonradan araştırmalarla nasıl adlara kavuşabildiğini gösterir.

Metin anı

Giles'ın Üç Krallık'tan aktardığı ünlü bir sahne; büyük komutan Zhuge Liang oklarını yenilemek ister. Giles'ın İngilizcesinden bizim Türkçemizle:

Yirmi kadar gemiden oluşan bir kuvveti, güçlü rakibi Cao Cao'nun donanmasına sahte bir saldırı için gönderdi. Gemilerin güverteleri kalabalık savaşçılarla dolu görünüyordu, ama bunlar gerçekte asker giysisi giydirilmiş saman kuklalardan başka bir şey değildi.

Sahne yoğun bir siste sürer:

Önceden dikkatle hesaplandığı gibi, koyu bir sisin ortasında hedefe varınca askerler savaşa giriyormuş gibi gonglarını çalmaya başladılar. Cao Cao, savaşçılarla dolu gemilerin hayal meyal kendisine doğru geldiğini görünce okçularına ateş emri verdi.

Ve Kızıl Köşkün Rüyası'nın açılışından, Giles'ın özetiyle, tanrıçanın dağın tepesinde bıraktığı taş:

Bu taş, hazırlanırken âdeta ruh kazanmıştı. Büyüyüp küçülebiliyor, hareket edebiliyordu. Dış dünyanın varlığının farkındaydı ve kutsal görevini yerine getirmeye çağrılmamış olmaktan incinmişti.

Zhuge Liang sahnesi, Giles'a göre Üç Krallık'ı halkın en sevdiği roman yapan şeyi gösterir: kurnaz bir plan. Sahnenin devamında, Giles'ın anlattığına göre, okçular bir saatten fazla ok atar ve Zhuge Liang yeterince ok topladığında geri çekilme emri verir. Düşman, kendi oklarını gönüllü olarak rakibine bağışlamıştır. Savaşı kazanan kılıç değil, sis, saman ve hesaptır. Roman, savaş tarihini bir zekâ gösterisine çevirir.

Kızıl Köşk'ün taşı ise romanın bütün felsefesini taşır. Göğü onarmak için yapılmış ama kullanılmamış bir taş, görevsiz kalmanın acısını taşır. Giles'a göre romanın açılış bölümleri ruhlar dünyasıyla ölümlüler dünyası arasında bir köprüdür; sonra hikâye yeryüzünde akar, ama hep ruhsal etkilerin gölgesinde kalır. Dört bin sayfalık bir aile romanı, bir mitle başlar.

Cevap ve bağlantı

Bir edebiyat en sevilen kitaplarını neden edebiyat saymaz? Giles'a göre geleneksel Çin anlayışında edebiyatın doruğu klasik bilgi ve biçimdir; roman ise halkın diline yakın, eğlendiren ve bu yüzden hafif sayılan bir türdür. Yazarlar adlarını saklar, çünkü romancı olmak bir onur değildir. Ama aynı romanlar, Giles'ın tanıklığına göre halkın en çok sevdiği kitaplardır. Dört büyük roman, seçkin edebiyat ile halk sevgisi arasındaki bu uçurumun üzerinde doğdu. Sonraki yüzyıllar uçurumu kapattı: bugün bu romanlar «klasik» diye anılıyor ve yazarları araştırmalarla adlarına kavuşuyor.

Türk okuru bu dünyaya birkaç yoldan girer. Giles'ın tahminine göre Çin romanı Orta Asya'dan, hikâye anlatıcılarının cennetinden gelmiş olabilir. Aktaş'ın makalesi, Batıya Yolculuk'u mitoloji açısından okuyan Türkçe bir çalışmadır ve Tang hanedanlığının kuruluş döneminde komşu ülkelerle, bu arada Türk Kağanlığı'yla mücadele ettiğini de hatırlatır. Ve Kızıl Köşkün Rüyası, yayınevinin notuna göre, Giray Fidan'ın çevirisiyle ilk kez özgün dili Çinceden Türkçeye kazandırılmaktadır.

Kapanış kancası

Kızıl Köşk'ün taşı dünyaya inmeden yedi yüz yıl kadar önce, Japonya'da, imparatorluk sarayında bir kadın uzun bir hikâye yazıyordu. Kahramanı parlak, yakışıklı bir prensti; hikâye onun aşklarını, kayıplarını ve ölümünden sonra da süren bir dünyayı anlatıyordu. Bir saray kadınının yazdığı bu hikâye, dünya edebiyatında nasıl bir yer tutar?

Özet kartı

  1. Giles'a göre Çin romanının kökeni bilinmez, büyük olasılıkla Moğol fethinden sonra Orta Asya'dan gelmiştir. Çinliler romanları dört başlıkta toplar: entrika, aşk, batıl inanç ve haydutluk. Dört klasik roman Üç Krallık, Su Kıyısı, Batıya Yolculuk ve Kızıl Köşkün Rüyası'dır.
  2. Giles'a göre geleneksel Çin anlayışında roman ve oyun saf edebiyat sayılmaz; romancı edebiyatın asalağı görülür, yazarlar adlarını gizler. Ama Üç Krallık halk arasında en sevilen romandır.
  3. Üç Krallık Lo Kuan-chung'a atfedilen, üçüncü yüzyıl savaşlarını anlatan tarihî bir romandır; Su Kıyısı on ikinci yüzyılın gerçek bir haydut çetesini anlatır ve yazarı olarak anılan Shih Nai-an hakkında hiçbir şey bilinmez.
  4. Aktaş'a göre Batıya Yolculuk 1590'larda anonim olarak çıkmış ve Wu Cheng'en'e atfedilmiştir; keşiş Xuanzang'ın 629-645 arasındaki Hindistan yolculuğuna dayanır; Giles ise gerçek yolculukla romanın addan başka ortaklığı olmadığını söyler. Maymun kral Sun Wukong, Ramayana'nın Hanuman'ıyla karşılaştırılır.
  5. Giles'a göre Kızıl Köşkün Rüyası Çin romanının doruğudur: yüz yirmi bölüm, dört yüzden fazla kişi, toplum hayatının panoraması. Giles yazarının bilinmediğini söylüyordu; bugün Cao Xueqin'e, son kırk bölümü Gao E'ye atfedilir. Türkçede Giray Fidan'ın Çinceden çevirisiyle okunur.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Saf edebiyatPure literatureGeleneksel Çin anlayışında romanı ve oyunu dışarıda bırakan saygın yazı alanı
Dört klasik romanFour classic novelsÜç Krallık, Su Kıyısı, Batıya Yolculuk ve Kızıl Köşkün Rüyası
Anonim yazarAnonymous authorAdı esere bağlanmamış ya da belirsiz kalmış yazar
Hac anlatısıPilgrimage narrativeKutsal bir amaçla yapılan yolculuğu ve yoldaki sınavları anlatan anlatı
Tamamlayıcı yazarCompleting authorYarım kalmış bir eseri tamamlayan ya da kayıp bölümlerini yayımlayan yazar

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Çin'in dört klasik romanı hangileridir? Giles'a göre Çin romanı nereden gelmiş olabilir ve Çinliler romanları nasıl sınıflandırır?
  2. (Kazanım 2) Giles'a göre geleneksel Çin anlayışında roman neden «saf edebiyat» sayılmaz? Bunun yazarlık üzerindeki etkisi nedir?
  3. (Kazanım 3) Batıya Yolculuk ile Xuanzang'ın gerçek yolculuğu arasındaki ilişki hakkında Aktaş ve Giles ne söyler?
  4. (Kazanım 3) Kızıl Köşkün Rüyası'nın yazarlık sorunu nedir? Giles'ın 1901'deki bilgisi ile bugünkü bilgi nasıl farklıdır?
  5. (Kazanım 4) Zhuge Liang sahnesini ve Kızıl Köşk'ün açılışındaki taşı yakından okuyun; bu romanların Türk okuruna ulaşma yollarını anlatın.

Cevaplar

  1. Dört klasik roman Üç Krallık, Su Kıyısı, Batıya Yolculuk ve Kızıl Köşkün Rüyası'dır. Giles'a göre Çin romanının kökeni bilinmez; büyük olasılıkla Moğol fethinin ardından, hikâye anlatıcılarının cenneti Orta Asya'dan gelmiş ve en yüksek noktasına üç yüzyıl sonra ulaşmıştır. Çinliler romanlarını taht gaspı ve entrika, aşk ve dolap, batıl inançlar ve haydutluk olmak üzere dört başlık altında toplar.
  2. Giles'a göre Çinliler roman ve oyunu saf edebiyatın alanına dahil etmez; klasik bilgiyi insan hırslarının doruğuna koyar, oyun yazarını ve romancıyı edebiyatın asalakları sayar. Bu yüzden yazarlar adlarını bu eserlere bağlamak istemez; Su Kıyısı'nın yazarı sayılan Shih Nai-an hakkında hiçbir şey bilinmemesi bunun bir örneğidir. Oysa Giles'a göre halk oylasa Üç Krallık en büyük roman seçilirdi.
  3. Aktaş'a göre roman, 602-664 arasında yaşayan keşiş Xuanzang'ın 629-645'teki Hindistan yolculuğundan ilham alır; bu hac hikâye anlatıcılarının gözde konusu olmuş, kuşaktan kuşağa aktarılmış ve Wu Cheng'en tarafından derlenmiştir. Giles'a göre ise romanın baş kişisinin Xuanzang'ın unvanıyla anılması ve Budist kitaplar aramak için yola çıkması dışında gerçek yolculukla romanın hiçbir ortak yanı yoktur. Biri ilham kaynağını, öteki kurgunun özgürlüğünü vurgular.
  4. Giles 1901'de Kızıl Köşkün Rüyası'nın yazarının bilinmediğini ve eserin büyük olasılıkla on yedinci yüzyılın ikinci yarısında yazıldığını söylüyordu. Bugün Türkçe baskının yayınevi notuna göre yazar Qing dönemi yazarı Cao Xueqin'dir (1715?-1763); roman elyazması olarak dolaşmış ve ilk kez yazarın ölümünden otuz yıl sonra basılmıştır; son kırk bölümü Gao E'nin keşfi ve yayımlamasıyla bilinir. Anonim sayılan bir eser, sonraki araştırmalarla adlara kavuşmuştur.
  5. Zhuge Liang saman kuklalarla doldurulmuş gemileri sisin içinde Cao Cao'nun donanmasına gönderir; Cao Cao'nun okçuları görünmeyen bir orduya ok yağdırır ve Zhuge Liang yeterince ok topladığında geri çekilir; savaşı zekâ kazanır. Kızıl Köşk'ün taşı göğü onarmak için yapılmış ama kullanılmamış, görevsiz kalmaktan incinmiş bir taştır; dört bin sayfalık aile romanı bir mitle başlar. Türk okuru için Giles'ın Orta Asya tahmini, Aktaş'ın Batıya Yolculuk'u mitoloji açısından okuyan Türkçe makalesi ve Giray Fidan'ın Kızıl Köşkün Rüyası'nı ilk kez Çinceden Türkçeye çevirmesi bu dünyaya giden yollardır.

Okuma

  • Cao Xueqin ve Gao E, Kızıl Köşkün Rüyası I: Taşın Hikâyesi, Çinceden çev. Giray Fidan (İstanbul: İş Bankası, Hasan Âli Yücel Klasikleri, 2025).
  • Şükrü Aktaş, «Klasik Çin Edebiyatında "Batıya Yolculuk" Romanı ve Esin Kaynağı Üzerine Mitolojik Bir Okuma», Motif Akademi Halkbilimi Dergisi 15/38 (2022).
  • Herbert A. Giles, A History of Chinese Literature (1901), roman bölümleri, Project Gutenberg.
  • Kızıl Köşkün Rüyası'nın ilk bölümünü okuyun. Taşın hikâyesi ile aile hikâyesi arasında köprü kuran yerleri işaretleyin: mit hangi noktada gündelik hayata dönüşüyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:20 Soğuk açılış: çatlamış bir gökyüzü; yeşim bloklarla göğü onaran bir tanrıça; dağın tepesinde tek başına kalan bir taş; taşı avucuna alan iki keşiş.
  • 1:20–1:50 Büyük soru: bir kütüphanenin şeref rafında şiir ve klasikler; aşağıda, bir çarşı tezgâhında elden ele geçen kalın romanlar.
  • 1:50–3:10 Bağlam: Çin'e varan bir kervan yolu ve bir hikâye anlatıcısı; dört rafa ayrılan romanlar.
  • 3:10–5:30 Ana anlatı — Roman: «saf edebiyat»ın dışında: bir bilgin romanı elinin tersiyle iter; üç krallığın savaş haritası; bir tapınakta sarhoş bir eski haydut.
  • 5:30–8:00 Ana anlatı — Batıya Yolculuk: gerçek bir keşişin Hindistan'a uzanan yolu; taş bir yumurtadan doğan maymun; ölümsüzlük şeftalileri; bir yanda Sun Wukong, bir yanda Hanuman.
  • 8:00–10:10 Ana anlatı — Kızıl Köşkün Rüyası: iki komşu malikâne; dört yüz kişilik bir soy ağacı; Pekin sokaklarında resim satan bir adam; elden ele geçen elyazmaları.
  • 10:10–12:10 Metin anı: sisin içinde saman kuklalarla dolu gemiler; ok yağmuru; ruh kazanmış, incinmiş bir taş.
  • 12:10–13:00 Cevap ve bağlantı: şeref rafı ile çarşı tezgâhı arasındaki boşluk kapanır; Türkçe bir Kızıl Köşkün Rüyası cildi.
  • 13:00–13:30 Kapanış kancası: bir Japon sarayında perde arkasında yazan bir kadın; parlak giysili bir prens.

Telaffuz

  • Üç Krallık: «üç kral-LIK»; Lo Kuan-chung (Luo Guanzhong): «luo guan-CUNG»; Shih Nai-an (Shi Nai'an): «şı nay-AN»; Zhuge Liang: «cu-gı LYANG»; Cao Cao: «tsao TSAO».
  • Batıya Yolculuk: «ba-tı-YA yol-cu-LUK»; Wu Cheng'en: «vu çıng-EN»; Xuanzang: «şüen-TSANG»; Tang Sanzang: «tang san-TSANG»; Sun Wukong: «sun vu-KUNG»; Zhu Bajie: «cu ba-CİE»; Sha Wujing: «şa vu-CİNG»; Hanuman: «HA-nu-man».
  • Kızıl Köşkün Rüyası: «kı-ZIL köş-KÜN rü-ya-SI»; Cao Xueqin: «tsao şüe-ÇİN»; Gao E: «gao Ö»; Giray Fidan: «gi-RAY fi-DAN».