Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Ulutürk'e göre Elf Leyle ve Leyle'nin çerçeve hikâyesinde Şehriyâr, ihanete uğradıktan sonra her gün bir kızla evlenip ertesi gün öldürtür; vezirin kızı Şehrazat onunla evlenir, kız kardeşi Dünyazat'ın isteğiyle masallara başlar ve her masalı en heyecanlı yerinde keserek ölümü erteler.
- Külliyatın yazarı ve yazıldığı zaman bilinmez. Çekirdeği Farsça Hezâr Efsâne'dir; Ulutürk dört katman sayar: Hint, İran, Hârûnürreşîd Bağdat'ı ve Fâtımî-Memlük Mısır'ı. Son şeklini Memlük döneminde aldı; «bin bir» başta çokluğu anlatan bir deyimdi.
- Nicholson'un aktardığına göre onuncu yüzyılda İbnü'n-Nedîm kitabı «bayağı, tatsız» bulur; Ulutürk'e göre masalların dili halk ağzına yakın ve dilbilgisi hatalıdır. Avrupa'da ise Galland'ın 1704-1717 Fransızca çevirisinden sonra kitap büyük bir şöhret kazandı.
- Arapça metin 1814'ten itibaren defalarca basıldı; eksiksiz baskıların en önemlisi 1835 Bulak baskısıdır. Lane, Payne ve Burton İngilizce çeviriler yaptı.
- Şehrazat'ın silahı merak, okumuşluk ve ertelemedir; Balıkçı ile İfrit hikâyesi aynı stratejiyi içeride tekrar eder. Abdülmecid döneminde Ahmed Nazif Efendi kitabı müstehcen görülen yerlerini atarak Türkçeye çevirdi; 1927-1928'de Resimli Ay seçmeler yayımladı.
Kazanımlar
- Binbir Gece'nin çerçeve hikâyesini ve Şehrazat'ın anlatı stratejisini açıklayabilir.
- Külliyatın Hint, İran, Bağdat ve Mısır katmanlarını ve metnin nasıl biriktiğini kaynaklara dayanarak anlatabilir.
- Kitabın Arap edebiyat çevrelerindeki düşük itibarı ile Avrupa'daki büyük şöhreti arasındaki karşıtlığı değerlendirebilir.
- Balıkçı ile İfrit hikâyesini yakından okuyup kitabın Osmanlıca ve Türkçe çevirileriyle Türk okuruna ulaşma yolunu anlatabilir.
Video metni
Soğuk açılış
988 yılı. Bağdat'ta İbnü'n-Nedîm adında bir bilgin, bildiği bütün kitapların listesini çıkarıyor. Hikâyecilere ayırdığı bölümde bir Farsça kitaptan söz ediyor: Hezâr Efsâne, «Bin Masal». Bir hükümdar her gece evlendiği kadını sabah öldürtür; akıllı bir prenses ona hikâye anlatmaya başlar ve hükümdarı sabaha kadar merakta bırakır.
İbnü'n-Nedîm, bu kitabı bütünüyle birçok kez gördüğünü söylüyor. Sonra yargısını ekliyor: bayağı, tatsız bir kitap.
Yedi yüz yıl sonra Paris'te aynı hikâyelerin Fransızca çevirisi çıkmaya başladı. Kitap Avrupa'da, Nicholson'un deyişiyle, Kur'an'dan da, Arap edebiyatının herhangi bir başyapıtından da daha çok okunan esere dönüştü.
Büyük soru
Kendi dilinin bir eleştirmeninin küçümsediği bir masal derlemesi, nasıl olur da dünyanın en tanınan kitaplarından biri hâline gelir? Ve kitabın içindeki anlatıcı, ölümün karşısında hangi silahı kullanır?
Bağlam
Ulutürk'e göre Binbir Gece'nin Arapça adı Elf Leyle ve Leyle'dir ve bir çerçeve hikâyenin içine yerleştirilmiş çok sayıda hikâyeden oluşur.
Çerçeve hikâye Ulutürk'ün özetine göre şöyledir. Semerkant hükümdarı Şahzaman, kardeşi Sâsânî hükümdarı Şehriyâr'ı görmeye giderken karısının ihanetini görür ve onu öldürür. Kardeşinin sarayında yengesinin de ihanetine tanık olur. İki kardeş bir ifritin karısının da ona ihanet ettiğini görünce bütün kadınların sadakatsiz olduğuna inanır. Şehriyâr sarayına döner, karısını öldürtür, sonra her gün bir genç kızla evlenir ve ertesi gün onu öldürtür. Üç yıl sonra kentte evlenecek kız kalmaz.
Hükümdara kız bulmakla görevli vezirin iki kızı vardır. Büyüğü Şehrazat, kadınları bu beladan kurtarmak için hükümdarla evlenmeyi kabul eder. Kız kardeşi Dünyazat, önceden anlaştıkları gibi ondan bir masal ister. Şehrazat masalı en heyecanlı yerinde keser. Hükümdar sonunu öğrenmek için ölümü erteler.
Ana anlatı — Bir kitap nasıl birikir?
Binbir Gece'nin tek bir yazarı yoktur. Ulutürk'e göre menşei, yazarı ve yazıldığı zaman uzun süredir tartışılır ve kesin bir sonuca varılamamıştır. Ama izler bir yöne gösterir.
Kitap bu çekirdek üzerinde yüzyıllarca büyüdü. Ulutürk külliyatı dört gruba ayırır. İlki Hint kaynaklı masallardır; çerçeveli masal tekniği Hint edebiyatının en eski örneklerinde bile görülür ve bir olayı geciktirmek için hikâye anlatma usulü en çok Hindistan'da rastlanan bir yoldur. İkincisi İran'dan gelen masallardır; çerçeve hikâyenin kahramanlarının adları bile İran kültürüne aittir. Üçüncüsü Hârûnürreşîd devrinin Bağdat'ına ait, konuları gerçekçi ve üslupları daha usta masallardır. Dördüncüsü Fâtımîler ve Memlükler döneminde Mısır'da eklenen, ifritlerle, tılsımlarla, olağanüstü maceralarla dolu masallardır.
Önceki derste Ebû Nüvâs'ı görmüştük. O ve halifesi Hârûnürreşîd, bu Bağdat katmanının kahramanlarıdır. Bir çağın gerçek şairi, aynı çağın masallarında bir masal kişisine dönüşmüştür.
Sayı da bir masaldır. Ulutürk'e göre bazı hikâyeler birkaç sayfa, bazıları birkaç satır sürer. «Bin» ve «bin bir» önce çokluğu anlatan bir deyimdi; sonra kelimenin tam anlamıyla alındı ve hikâyeler bu sayıya tamamlandı. Ulutürk'e göre külliyatta 264 masal vardır. Nicholson'un aktardığına göre İbnü'n-Nedîm de Hezâr Efsâne'nin bin geceyi kapsadığını, ama iki yüzden az hikâye içerdiğini, çünkü bir hikâyenin çoğu zaman birkaç gece sürdüğünü yazar.
Yaygın yanlış«*Binbir Gece* belli bir yazarın, belli bir zamanda yazdığı bin bir hikâyelik bir kitaptır.»
Ulutürk'e göre külliyatın yazarı ve yazıldığı zaman bilinmez; hikâyeler Hindistan'dan İran'a, Bağdat'tan Kahire'ye yüzyıllar boyunca birikmiş, ağızdan ağıza aktarılmış ve değişmiştir. Son şeklini Memlükler döneminde Mısır'da aldığı kabul edilir. Sayı da gerçek değildir: «bin bir» önce «pek çok» demekti, sonradan hikâyeler bu sayıya uyduruldu.
Ana anlatı — Küçümsenen kitap, sevilen kitap
Bu kitap Arap edebiyat çevrelerinde yüksek bir yerde durmadı. Nicholson'un aktardığı İbnü'n-Nedîm yargısı bunu açıkça gösterir. Onuncu yüzyılın bu bilgini için Hezâr Efsâne bayağı, tatsız bir kitaptı. Ulutürk'e de göre masallar doğal, özentisiz bir üslupla yazılmıştır, konuşma dilinden deyimler içerir ve ünlü Arap yazarlarında görülmeyecek dil hataları taşır.
Önceki derslerde gördüğümüz ölçü düşünülünce bu yargı şaşırtıcı değildir. Belâgat fasih dili, kusursuz söz dizimini, yüksek üslubu ödüllendiriyordu. Halk ağzıyla anlatılan, dilbilgisine aldırmayan masallar bu ölçünün dışında kalıyordu. Endülüs'teki zecel gibi, bu kitap da sokağın ve çarşının diline yakındı.
Avrupa'da ise hikâye tersine döndü. Ulutürk'e göre külliyat Avrupa'da ilk kez Antoine Galland tarafından, kendisine Suriye'den gönderilen bir yazmadan Fransızcaya çevrildi ve 1704-1717 arasında on iki cilt olarak yayımlandı. Ardından Edward William Lane, John Payne ve Richard Burton İngilizce çeviriler yaptı. Nicholson'a göre Galland'ın çevirisi büyüleyici bir serbest aktarmadır ve bazı bakımlardan Lane ile Burton'ın bilimsel çevirilerinden daha çok aslın ruhuna yakındır.
Kitabın Arapça metni de Avrupa'daki bu ilgiyle birlikte basıldı. Ulutürk'e göre 1814'ten itibaren Hindistan'da, Mısır'da, Avrupa'da ve Beyrut'ta defalarca yayımlandı.
Ana anlatı — Şehrazat'ın silahı
Şehrazat'ın stratejisi yalnızca heyecanlı yerde susmak değildir. Burton'ın çevirisine göre o, eski hükümdarların tarihlerini, geçmiş insanların hikâyelerini okumuş, şairleri ezberlemiş, felsefe ve bilimler öğrenmiş bir kadındır. Hükümdarın karşısına bir hikâye deposuyla çıkar.
Kitabın zekâsı, bu stratejinin kitabın içinde de tekrar etmesidir. Şehrazat'ın anlattığı hikâyelerde kahramanlar da ölümle karşılaşır ve hikâye anlatarak ya da akıllarını kullanarak kurtulmaya çalışır. Balıkçı ile İfrit hikâyesi bu yankının en açık görüldüğü yerdir. Bir balıkçı ağında mühürlü bir şişe bulur. Açınca içinden devasa bir ifrit çıkar ve kurtarıcısını öldürmeye karar verir. Balıkçı yalvarır; işe yaramaz. O zaman aklını kullanır.
Burada dikkat edilecek bir yapı vardır. Şehrazat hükümdarın karşısında neyse, balıkçı ifritin karşısında odur. İkisi de güçsüzdür, ikisi de karşısındaki güçlüyü sözle yener. Kitap kendi stratejisini kendi içinde aynalar.
Metin anı
Vezirin kızı babasına kararını söyler. Burton'ın İngilizcesinden aktaran biziz:
Vallahi, babacığım, bu kadın katli ne zamana kadar sürecek? Aklımdakini söyleyeyim mi, iki tarafı da yok olmaktan kurtarmak için? Keşke beni bu hükümdar Şehriyâr ile evlendirsen; ya yaşarım ya da Müslümanların genç kızlarına fidye olurum ve onların hem onun hem senin elinden kurtuluşuna sebep olurum.
Babası kızar ve onu vazgeçirmeye çalışır. Kız diretir:
Beni bu iyiliğin sahibi yapmalısın; dilerse beni öldürsün, ben yalnızca başkalarına fidye olarak ölürüm.
Balıkçı ile İfrit hikâyesinde, ifrit balıkçıyı öldürmekte kararlıyken:
Balıkçı sordu: «Elini bile almayan bu şişeye nasıl sığdın, bütün gövdeni alacak kadar nasıl genişledi?» İfrit cevap verdi: «Ne! Benim oraya bütünüyle sığdığıma inanmıyor musun?» Balıkçı: «Hayır! Seni kendi gözümle içinde görmedikçe asla inanmam.»
Şehrazat'ın sözleri bir fedakârlık gibi başlar, ama bir plan olarak biter. «İki tarafı da kurtarmak» der: yalnızca kızları değil, babasını ve bir anlamda hükümdarın kendisini de. Ulutürk'e göre sonunda hükümdar, hikâyelerin öğretici ve ibret verici etkisi kadar karısının zekâ ve becerisine duyduğu hayranlıkla da onu öldürmekten vazgeçer. Şehrazat'ın silahı merakla birlikte bir eğitimdir.
Balıkçının sorusu daha küçük bir zekâ oyunudur, ama aynı yapıyı taşır. Güçlü olan, gururu yüzünden kendi kanıtını vermek ister ve tuzağa düşer. Burton'ın metninde ifrit dumana dönüşüp şişeye girer, balıkçı ağzını mühürler. Sonra ifrit yalvarmaya başlar ve balıkçı, durumunun Yunan hükümdarının veziri ile hekim Dûbân'ın hikâyesine benzediğini söyler. İfrit bu hikâyeyi merak eder. Balıkçı anlatmaya başlar. Hikâyenin içinde bir hikâye daha açılır; ölümü erteleyen söz bir kez daha iş başındadır.
Cevap ve bağlantı
Küçümsenen bir masal derlemesi nasıl dünyanın en tanınan kitaplarından biri oldu? Kaynaklarımıza göre, Arap belâgatının ölçüleriyle bakan eleştirmenler için bu kitap halk ağzına fazla yakın, dilbilgisine fazla kayıtsızdı. Avrupalı okur ise belâgatın ölçüsüyle değil, hikâyenin gücüyle okudu. Galland'ın serbest aktarması, Nicholson'a göre, aslın ruhunu bilimsel çevirilerden bile iyi yakaladı. Kitabın şöhreti, bir yandan da bir ölçüden başka bir ölçüye geçişin ürünüydü.
Şehrazat'ın silahı ne? Merak, ama yalnızca merak değil. Okumuşluk, zekâ ve sonucu erteleme sanatı. Kitap bu stratejiyi hem çerçevesinde hem içindeki hikâyelerde tekrarlar; balıkçı da ifritin karşısında Şehrazat'ın yolunu izler.
Türk okuru bu kitaba erken ulaştı. Ulutürk'e göre Binbir Gece Sultan Abdülmecid döneminde Ahmed Nazif Efendi tarafından Türkçeye çevrildi ve müstehcen görülen yerleri atılarak Terceme-i Elf Leyle ve Leyle adıyla dört ve altı cilt olarak basıldı. Ulutürk'e göre üslubu ağır olan bu çeviriden sonra 1927-1928'de Resimli Ay yayınları arasında sade bir dille seçmeler çıktı. Ardından Selâmi Münir Yurdatap, Hüseyin Başaran, Nihal Yalaza Taluy, F. Namık Hansoy ve Raif Karadağ'ın baskıları geldi. Ulutürk'e göre Alâeddin'in sihirli lambası, Ali Baba ile kırk haramiler ve Sindbad gibi hikâyeler dilimizde de meşhur olmuştur.
Kapanış kancası
Nicholson'a göre Mısır'a 1821'de gelen matbaa çığır açan bir adımdı. Aynı matbaalar bir yanda unutulmaya yüz tutmuş Arap klasiklerini, bir yanda Racine'in, Molière'in, hatta Homeros'un Arapça çevirilerini bastı. Bir edebiyat kendini yenilerken hangisine yaslanmalıydı: kendi geçmişine mi, Avrupa'nın kitaplarına mı?
Özet kartı
- Ulutürk'e göre Elf Leyle ve Leyle'nin çerçeve hikâyesinde Şehriyâr, ihanete uğradıktan sonra her gün bir kızla evlenip ertesi gün öldürtür; vezirin kızı Şehrazat onunla evlenir, kız kardeşi Dünyazat'ın isteğiyle masallara başlar ve her masalı en heyecanlı yerinde keserek ölümü erteler.
- Külliyatın yazarı ve yazıldığı zaman bilinmez. Çekirdeği Farsça Hezâr Efsâne'dir; Ulutürk dört katman sayar: Hint, İran, Hârûnürreşîd Bağdat'ı ve Fâtımî-Memlük Mısır'ı. Son şeklini Memlük döneminde aldı; «bin bir» başta çokluğu anlatan bir deyimdi.
- Nicholson'un aktardığına göre onuncu yüzyılda İbnü'n-Nedîm kitabı «bayağı, tatsız» bulur; Ulutürk'e göre masalların dili halk ağzına yakın ve dilbilgisi hatalıdır. Avrupa'da ise Galland'ın 1704-1717 Fransızca çevirisinden sonra kitap büyük bir şöhret kazandı.
- Arapça metin 1814'ten itibaren defalarca basıldı; eksiksiz baskıların en önemlisi 1835 Bulak baskısıdır. Lane, Payne ve Burton İngilizce çeviriler yaptı.
- Şehrazat'ın silahı merak, okumuşluk ve ertelemedir; Balıkçı ile İfrit hikâyesi aynı stratejiyi içeride tekrar eder. Abdülmecid döneminde Ahmed Nazif Efendi kitabı müstehcen görülen yerlerini atarak Türkçeye çevirdi; 1927-1928'de Resimli Ay seçmeler yayımladı.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Çerçeve hikâye | Frame story | Derlemedeki bütün hikâyeleri içine alan, onların neden anlatıldığını açıklayan kuşatıcı hikâye |
| Hezâr Efsâne | Thousand Tales | Binbir Gece'nin çekirdeği sayılan, bugüne ulaşmamış Farsça masal derlemesi |
| Külliyat | Compilation | Tek yazarın elinden çıkmamış, zamanla büyüyen metinler derlemesi |
| Bulak baskısı | Bulaq edition | Binbir Gece'nin 1835'te Bulak'ta basılan eksiksiz Arapça metni |
| Erteleme | Deferral | Anlatıcının sonucu keserek ya da yeni hikâye açarak geciktirmesi |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Binbir Gece'nin çerçeve hikâyesini özetleyin. Şehrazat'ın stratejisi yalnızca heyecanlı yerde susmaktan mı ibarettir?
- (Kazanım 2) Külliyatın dört katmanı nelerdir? Hezâr Efsâne ve Mes'ûdî'nin tanıklığı bu tabloda nereye düşer?
- (Kazanım 2) Binbir Gece'yi tek yazarlı, bin bir hikâyelik bir kitap saymak neden yanlıştır?
- (Kazanım 3) Kitap Arap edebiyat çevrelerinde neden düşük itibar gördü, Avrupa'da nasıl ün kazandı? Galland ve Bulak baskısının rolü nedir?
- (Kazanım 4) Şehrazat'ın kararını ve Balıkçı ile İfrit sahnesini yakından okuyun; kitabın Türkçeye çevrilme serüvenini anlatın.
Cevaplar
- Ulutürk'e göre Şahzaman ve Şehriyâr karılarının ihanetini ve bir ifritin karısının ihanetini gördükten sonra bütün kadınların sadakatsiz olduğuna inanır; Şehriyâr her gün bir kızla evlenip ertesi gün öldürtür ve üç yıl sonra kentte evlenecek kız kalmaz. Vezirin büyük kızı Şehrazat hükümdarla evlenir, Dünyazat'ın isteğiyle masal anlatır, masalı en heyecanlı yerinde keser. Strateji yalnızca susmak değildir: Burton'ın çevirisine göre Şehrazat tarihleri, hikâyeleri, şairleri, felsefeyi bilen okumuş bir kadındır; Ulutürk'e göre hükümdar sonunda hikâyelerin öğretici etkisi ve Şehrazat'ın zekâsına hayranlıkla onu öldürmekten vazgeçer.
- Ulutürk'e göre ilk katman Hint kaynaklı masallardır ve olayı geciktirmek için hikâye anlatma usulü Hint edebiyatında yaygındır; ikincisi İran'dan gelen, kahraman adları İranlı masallardır; üçüncüsü Hârûnürreşîd devrinin gerçekçi Bağdat masallarıdır; dördüncüsü Fâtımî ve Memlük Mısır'ında eklenen olağanüstü masallardır. Mes'ûdî, «bin gece» diye bilinen külliyatın Farsça aslının Hezâr Efsâne olduğunu yazar; Nicholson'a göre bu kitap çekirdektir.
- Ulutürk'e göre yazarı ve yazıldığı zaman bilinmez; masallar farklı yer ve zamanlardan gelmiş, ağızdan ağıza değişmiş ve son şeklini Memlük Mısır'ında almıştır; dildeki farklar tek bir kalemden çıkmadığını gösterir. «Bin bir» sayısı önce çokluğu anlatan bir deyimdi; hikâyeler bu sayıya sonradan tamamlandı; külliyatta 264 masal vardır.
- Nicholson'un aktardığına göre İbnü'n-Nedîm kitabı bayağı ve tatsız bulur; Ulutürk'e göre masallar halk ağzına yakın, konuşma deyimleriyle dolu ve dil hatalıdır; belâgatın fasih dil ölçüsü bu metni dışarıda bırakıyordu. Avrupa'da Galland Suriye'den gelen bir yazmayı 1704-1717'de Fransızcaya çevirdi; Nicholson'a göre bu serbest aktarma aslın ruhuna Lane ve Burton'dan bile yakındır. Arapça metin 1814'ten itibaren basıldı; eksiksiz baskıların en önemlisi 1835 Bulak baskısıdır.
- Şehrazat kadın katline son vermek için hükümdarla evlenmek ister: ya yaşayacak ya da kızlara fidye olacaktır; «iki tarafı da» kurtarmaktan söz eder. Balıkçı, ifritin gururunu kışkırtıp onu şişeye geri girmeye kandırır, sonra yeni bir hikâye açar; güçsüz olan sözle güçlüyü yener ve kitap kendi stratejisini içeride aynalar. Ulutürk'e göre Abdülmecid döneminde Ahmed Nazif Efendi kitabı Terceme-i Elf Leyle ve Leyle adıyla çevirdi; 1927-1928'de Resimli Ay sade dille seçmeler yayımladı; sonra Yurdatap, Başaran, Taluy, Hansoy ve Karadağ'ın baskıları çıktı.
Okuma
- Terceme-i Elf Leyle ve Leyle, çev. Ahmed Nazif Efendi (İstanbul, tarihsiz; Osmanlıca); günümüz Türkçesiyle Raif Karadağ'ın dört ciltlik Binbir Gece Masalları baskısı (İstanbul 1961) ya da Selâmi Münir Yurdatap'ın iki ciltlik baskısı (İstanbul 1949-1954).
- Veli Ulutürk, «Binbir Gece», TDV İslâm Ansiklopedisi.
- Richard F. Burton, The Book of the Thousand Nights and a Night, cilt 1 (Project Gutenberg).
- Balıkçı ile İfrit hikâyesini bir Türkçe baskıdan okuyun ve hikâyenin içinde kaç yeni hikâye açıldığını sayın. Her yeni hikâye hangi ölümü erteliyor?