Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Firdevsî 940 civarında Tûs'ta bir dihkan ailesinde doğar; Şehname'ye muhtemelen 980 ya da 990'da başlar, 1004'te ilk redaksiyonunu bitirir. Kaynakları Hudâynâme, Şâhnâme-yi Ebû Mansûrî ve Dakīkī'nin manzum şehnâmesi gibi eserlerdir.
- Şehname, Keyûmers'ten Arap fethine kadar İran'ın destansı tarihini dört dönemde anlatır. Mesnevi biçiminde ve mütekārib bahriyle yazılmıştır; yazmalara göre 48.000-52.000 beyittir ve Arapça kelimesi azdır.
- Çatışma Ferîdun'un ülkeyi Selm, Tûr ve İrec arasında paylaştırmasıyla başlar. Turan, Tûr'un ülkesidir; hükümdarı Efrâsiyâb Alp Er Tonga ile özdeşleştirilir. Rüstem, Turan saflarında savaşan oğlu Sührab'ı tanımadan öldürür.
- Firdevsî ile Sultan Mahmud arasındaki anlaşmazlık rivayetlerle anlatılır: az ödül, Rüstem üzerine atışma, mezhep dedikodusu, hicviye. Kanar'a göre Firdevsî İran ile Turan'ı kardeş sayar ve Mahmud'u över; hicviye muhtemelen gecikmiş ödülle ilgilidir.
- Şehname II. Murad döneminde düzyazıyla, 1511'de Şerîfî-i Âmidî tarafından manzum olarak Türkçeye çevrilir; günümüz Türkçesine tam çevirisi yoktur, Lugal'in çevirisi ilk yirmi bin beyti kapsar. Osmanlı hükümdarları onu örnek alarak kendi şehnâmelerini yazdırır.
Kazanımlar
- Firdevsî'nin hayatını, Şehname'nin kaynaklarını, yapısını ve biçimini açıklayabilir.
- Şehname'nin anlattığı dünyayı, İran ile Turan çatışmasını ve Rüstem ile Sührab hikâyesini özetleyebilir.
- Firdevsî ile Sultan Mahmud arasındaki ilişki üzerine rivayetleri ve Şehname'nin Türklere bakışı hakkındaki tartışmayı kaynakların temkiniyle değerlendirebilir.
- Şehname'nin Türkçe çevirilerini ve Osmanlı şehnâme geleneğini anlatabilir; Feridun'un ülkeyi paylaştırmasını, Sührab'ın son sözlerini ve Mahmud'un pişmanlığı anekdotunu yakından okuyabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Tûs, on birinci yüzyılın başı. Kentin Rûdbâr kapısından develer giriyor. Sırtlarında Gazneli Sultan Mahmud'un gönderdiği bir hediye var: altmış bin dinar değerinde çivit. Aynı anda kentin öbür kapısından bir tabut çıkıyor.
Tabuttaki, hediyenin gönderildiği şairdir. Kentin bir vaizi onun müslüman mezarlığına gömülmesine izin vermez; şairi kent kapısının içindeki kendi bahçesine gömerler. Kızı sultanın hediyesini almayı reddeder: ihtiyacım yok, der. Hediye bir kervansarayın onarımına harcanır.
Büyük soru
Şairin adı Firdevsî'dir ve sultana sunduğu kitap Şehname'dir. Rivayete göre bu kitap için yirmi beş yıl çalışmıştı. Neden bu kitap, sunulduğu Türk sultanın gözünde önce bir hazine değil de bir sorun oldu? Ve İran'ın millî destanı sayılan bir eser, Turan'ı ve Türkleri nasıl anlatır?
Bağlam
İranist Mehmet Kanar'ın «Firdevsî» maddesine göre şair Tûs'a bağlı bir köyde doğar. Sultan Mahmud tahta çıktığında elli sekiz yaşında olduğunu kendisi söylediğine göre 940 yılı civarında doğmuş olmalıdır. Babası Tûs yakınlarında bir çiftlik sahibi, bir dihkandır. Firdevsî'nin yetiştiği dönemde İran'ın İslâm öncesi tarihine ait Pehlevîce eserler Yeni Farsçaya çevrilmeye başlanmıştır.
Kanar'ın «Şâhnâme» maddesine göre eserin kaynakları dokuzuncu yüzyılın sözlü gelenekleri ile düzyazı ve manzum şehnâmelerdir: Sâsânîler döneminden kalma düzyazı Hudâynâme, önceki ünitede andığımız 957 tarihli Şâhnâme-yi Ebû Mansûrî ve Dakīkī'nin yarım kalan manzum şehnâmesi. Firdevsî eserine muhtemelen 980 ya da 990'da başlar ve 1004'te ilk redaksiyonunu tamamlar. Eser 1018'den sonra son biçimini alır.
Ana anlatı — İlk insandan Arap fethine
Kanar'a göre Şehname, ilk insan Keyûmers'in yaratılışından başlayıp Arapların İran'a egemen olduğu döneme kadar İran'ın destansı tarihini gerçek bilgilerle harmanlayarak anlatır. Dört büyük döneme ayrılır: Pîşdâdîler, Keyânîler, Eşkânîler ve Sâsânîler. Zalim hükümdar Dahhâk'a karşı ayaklanan demirci Gâve, Ferîdun, yedi güç işi başaran Rüstem, İsfendiyâr, İskender gibi figürler bu dünyayı doldurur.
Biçimi de bu büyüklüğe göre seçilmiştir. Kanar'a göre eser mesnevi tarzında ve mütekārib bahriyle yazılmıştır. Beyit sayısı yazmalara göre 48.000 ile 52.000 arasında değişir.
Kanar'a göre Şehname'de Arapça kelime azdır. Önceki ünitede Yeni Farsçanın Arapçayla yan yana yükseldiğini görmüştük; Firdevsî'nin destanı, bu dilin Arapçaya en az yaslanan büyük örneklerinden biridir.
Ana anlatı — İran ile Turan
Destanın çatışması bir aile bölünmesiyle başlar. Atkinson'ın özetine göre Ferîdun ülkesini üç oğlu arasında paylaştırır: Selm'e Rum'u, Tûr'a Turan'ı, İrec'e İran'ı verir. Kıskanç ağabeyler İrec'i öldürür ve iki ülke arasındaki kan davası böyle başlar.
Bu kan davasının en acı hikâyesi Rüstem ile Sührab'dır. Rüstem, bir yolculuğunda bir prensesle evlenir ve ayrılırken ona bir bilezik bırakır. Doğan oğlu Sührab babasını hiç görmeden büyür ve Turan ordusunda İran'a karşı savaşa çıkar. Baba ile oğul birbirini tanımadan savaşır. Rüstem, Sührab'ı ölümcül biçimde yaralar; ancak oğlunun kolundaki bileziği görünce kimi öldürdüğünü anlar.
Yaygın yanlış«*Şehname*, Türklere düşmanlıkla yazılmış bir destandır.»
Kaynaklar daha karışık bir tablo verir. Kanar'ın aktardığına göre bazı araştırmacılar Sultan Mahmud'un Firdevsî'ye soğuk davranmasını eserde Türklerin iyi çizilmemesine bağlar. Ama Kanar'a göre Firdevsî, İranlılar ile Turanlıları Ferîdun'un oğulları Tûr ile İrec'in soyundan getirerek bu iki halkı kardeş sayar ve eserinde Türk sultan Mahmud'u göklere çıkarıp İran tahtının gerçek vârisi olarak över. Turan destanda düşman ülkedir, ama akraba bir düşmandır.
Ana anlatı — Şair ve sultan
Kanar'a göre Firdevsî eserini büyük bir hükümdara ithaf etmek ister ve bir vezir ile sultanın kardeşi aracılığıyla Sultan Mahmud'a ulaşır. Sonrası rivayetlerle doludur. Bir rivayete göre sultan beklenen ödülü vermez; Firdevsî aldığı altmış bin dirhemi sultanın gözdesine, hamamcıya ve bir bozacıya dağıtır. Bir başka rivayete göre sultan, «ordumda Rüstem'den güçlü nice pehlivan var» der; Firdevsî de «ama Tanrı Rüstem gibisini bir daha yaratmadı» diye cevap verir ve kaçmak zorunda kalır.
Çehâr Makâle'nin versiyonu başka bir neden verir: orada vezirin düşmanları sultana Firdevsî'nin Şiî ve Mu'tezilî olduğunu fısıldar; sultan bunu dinler ve şaire yalnızca yirmi bin dirhem öder. Firdevsî kaçar ve bir hicviye yazar.
Kanar bu rivayetlere temkinle yaklaşır. Ona göre araştırmacılar anlaşmazlığı mezhep farkına, sultanın bir kölenin oğlu olarak eski şahlara duyduğu soğukluğa ya da eserde Türklerin kötü çizilmesine bağlamaya çalışır. Ama Firdevsî'nin Şiî olmakla birlikte dört halifeyi övmesi, sultanın ona kötü davranmaması için yeterli bir nedendir. Kanar'a göre hicviye de büyük ihtimalle ödülün gecikmesiyle ilgilidir. Ödülün gecikmesi ve şaire nasip olmaması, halk arasında bu hikâyelerin doğmasına yol açmıştır.
Türk okur bu destanı yüzyıllardır tanıyor. Zuhal Kültüral'a göre Şehname ilk kez II. Murad'ın emriyle düzyazı olarak Türkçeye çevrilir. Eserin tamamını Memlük sultanı Kansu Gavri'nin isteğiyle Şerîfî-i Âmidî manzum olarak çevirir ve 1511'de sunar; 56.506 beyitlik bu çevirinin Yavuz Sultan Selim'in Mısır seferinden sonra İstanbul'a getirildiği düşünülür. Kültüral'a göre günümüz Türkçesine tam bir çeviri henüz yapılmamıştır; Necati Lugal'in çevirisi ilk yirmi bin beyti kapsar. Kanar'a göre Osmanlı hükümdarları da Şehname'yi örnek alarak kendileri için «Selimnâme», «Süleymannâme» gibi adlarla şehnâmeler yazdırmıştır.
Metin anı
Önce Atkinson'ın özetinden, Ferîdun'un ülkeyi paylaştırması:
Ferîdun sonra ülkesini oğulları arasında paylaştırdı. Selm'e Rum'u ve Hâver'i, Tûr'a Turan'ı, İrec'e İran'ı verdi. İran güzel bir ülkeydi, tazelik ve kokuyla dolu bir bahar bahçesiydi; Turan ise tersine daha az işlenmişti ve sürekli kavgaların, ayaklanmaların sahnesiydi.
Sonra Sührab'ın son sözlerinden, Atkinson'ın manzum çevirisiyle:
Eğer Rüstem'sen, payın zalimce;
yüreğinde hiçbir baba sıcaklığı yok gibi.
Yoksa, seni yiğit babam diye içtenlikle aradığımda
beni tanırdın.
Şimdi bedenimden şu parlak zırhı çıkar,
kolumdaki korkunç kanıta bak:
altından kutsal bileziğine!
Son olarak Çehâr Makâle'den. Sultan Mahmud, Hindistan dönüşü bir kaleye elçi göndermiştir ve cevabı merak eder. Vezir Firdevsî'nin bir beytini okur:
Cevap dileğime aykırı gelirse,
o zaman bana gürz, meydan ve Efrâsiyâb.
Atkinson'ın cümlesinde iki ses iç içedir. Ülkelerin bölüşümü destanın kendisidir: kardeşler, kıskançlık, kan davası. Ama İran'ı bahar bahçesi, Turan'ı kavga sahnesi olarak anlatan betimleme, destanın İran merkezli bakışını da taşır. Kanar'ın dikkat çektiği kardeşlik ile bu hiyerarşi aynı sayfada durur: Turan akrabadır, ama daha az talihli bir akrabadır.
Sührab'ın sözleri destanın en acı ironisini taşır. Oğul babasını arayarak savaşa gelmiştir, baba ise oğlunu savaş alanında tanımaz. «Payın zalimce» diye başlayan sitem bir suçlamadan çok bir yastır. Kanıt bir nesnedir: anneden oğula geçen bir bilezik. Destan, iki ülke arasındaki düşmanlığın en büyük kurbanını iki tarafın da çocuğu olan bir gence yükler.
Üçüncü alıntı, Çehâr Makâle'ye göre, sultanın vicdanını uyandıran beyittir. Mahmud «bu kimin beyti, insana cesaret veriyor» diye sorar. Vezir cevap verir: yirmi beş yıl çalışıp ondan hiçbir yarar görmeyen zavallı Firdevsî'nin. Sultan pişman olur ve develeri yola çıkarır. Soğuk açılıştaki kervan bu pişmanlığın kervanıdır. Hikâyenin ironisi şudur: sultanı etkileyen, Firdevsî'nin Turan hükümdarı Efrâsiyâb'ın adını anan bir savaş beytidir.
Cevap ve bağlantı
Şehname neden sunulduğu sultanın gözünde bir sorun oldu? Kaynaklarımız kesin bir cevap vermez; çünkü elimizdeki hikâyelerin çoğu rivayettir. Çehâr Makâle mezhep dedikodusunu, sonraki rivayetler Rüstem üzerine bir atışmayı, bazı araştırmacılar eserin Türklere bakışını öne çıkarır. Kanar ise en sade açıklamayı önerir: bir ödül gecikti ve gecikmenin boşluğu efsanelerle doldu.
İran'ın millî destanı Turan'ı ve Türkleri nasıl anlatır? Düşman ama akraba olarak. Destanın büyük savaşları İran ile Turan arasındadır; ama iki halk Ferîdun'un oğullarının soyundandır ve Turan'ın hükümdarı Efrâsiyâb Türk geleneğinde Alp Er Tonga'dır. Belki de bu yüzden destan, Türk sultanlarının sarayında da okundu: Memlük sarayında Türkçeye çevrildi, İstanbul'a taşındı ve Osmanlı şehnâmelerinin modeli oldu. Bu kursun büyük sorusunun ikinci halkası burada: Osmanlı saraylarında Farsça şiir okundu, çünkü o şiirin en büyük destanı Türk hükümdarlarına kendi tarihlerini yazdırmanın da örneği oldu.
Kapanış kancası
Çehâr Makâle'nin astroloji bölümünde başka bir Horasanlı anılır: Nişabur'da yaşamış, yıldızlarla ve hesaplarla uğraşan, ölümünden sonra mezarının üzerine bahar rüzgârlarının çiçek serpmesini dileyen bir bilgin. Yüzyıllar sonra adı, bilim insanı olarak değil, dörtlükleriyle bütün dünyada tanınacaktı. Bir matematikçinin dörtlükleri, Batı'da nasıl bir şöhrete dönüştü?
Özet kartı
- Firdevsî 940 civarında Tûs'ta bir dihkan ailesinde doğar; Şehname'ye muhtemelen 980 ya da 990'da başlar, 1004'te ilk redaksiyonunu bitirir. Kaynakları Hudâynâme, Şâhnâme-yi Ebû Mansûrî ve Dakīkī'nin manzum şehnâmesi gibi eserlerdir.
- Şehname, Keyûmers'ten Arap fethine kadar İran'ın destansı tarihini dört dönemde anlatır. Mesnevi biçiminde ve mütekārib bahriyle yazılmıştır; yazmalara göre 48.000-52.000 beyittir ve Arapça kelimesi azdır.
- Çatışma Ferîdun'un ülkeyi Selm, Tûr ve İrec arasında paylaştırmasıyla başlar. Turan, Tûr'un ülkesidir; hükümdarı Efrâsiyâb Alp Er Tonga ile özdeşleştirilir. Rüstem, Turan saflarında savaşan oğlu Sührab'ı tanımadan öldürür.
- Firdevsî ile Sultan Mahmud arasındaki anlaşmazlık rivayetlerle anlatılır: az ödül, Rüstem üzerine atışma, mezhep dedikodusu, hicviye. Kanar'a göre Firdevsî İran ile Turan'ı kardeş sayar ve Mahmud'u över; hicviye muhtemelen gecikmiş ödülle ilgilidir.
- Şehname II. Murad döneminde düzyazıyla, 1511'de Şerîfî-i Âmidî tarafından manzum olarak Türkçeye çevrilir; günümüz Türkçesine tam çevirisi yoktur, Lugal'in çevirisi ilk yirmi bin beyti kapsar. Osmanlı hükümdarları onu örnek alarak kendi şehnâmelerini yazdırır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Millî destan | National epic | Bir topluluğun geçmişini tek bir büyük anlatıda toplayan ve kimliğinin simgesi olan destan |
| Mesnevi | Masnavi | Her beytin kendi içinde kafiyelendiği, uzun anlatılara elverişli nazım şekli |
| Mütekārib | Mutaqarib | «Feûlün feûlün feûlün feûl» kalıbıyla kurulan, uzun mesnevilere elverişli aruz bahri |
| Turan | Turan | Şehname'de Tûr'a düşen, İran'ın karşısındaki ülke; hükümdarı Efrâsiyâb |
| Hicviye | Satire | Birini yermek için yazılan şiir |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Firdevsî hakkında neler biliyoruz? Şehname'nin kaynakları, yazılış süreci ve biçimi nedir?
- (Kazanım 2) Şehname hangi dönemleri anlatır? İran ile Turan çatışması nasıl başlar ve Rüstem ile Sührab hikâyesi bu çatışmada neyi gösterir?
- (Kazanım 3) Firdevsî ile Sultan Mahmud arasındaki ilişki üzerine hangi rivayetler vardır? Kanar bu rivayetleri nasıl değerlendirir?
- (Kazanım 3) «Şehname Türklere düşmanlıkla yazılmış bir destandır» yargısını kaynaklarla tartışın.
- (Kazanım 4) Şehname'nin Türkçe çevirilerini ve Osmanlı şehnâme geleneğini anlatın. Ferîdun parçasını, Sührab'ın sözlerini ve Mahmud'un pişmanlık anekdotunu yakından okuyun.
Cevaplar
- Kanar'a göre Firdevsî Tûs'a bağlı bir köyde, 940 civarında, bir dihkan ailesinde doğar; adı ve babasının adı kaynaklarda farklı geçer. İslâm öncesi İran tarihine ait Pehlevîce eserlerin çevrildiği bir dönemde yetişir. Şehname'nin kaynakları sözlü gelenekler, Sâsânî döneminden kalma Hudâynâme, 957 tarihli Şâhnâme-yi Ebû Mansûrî ve Dakīkī'nin manzum şehnâmesidir. Eser muhtemelen 980 ya da 990'da başlanır, 1004'te ilk redaksiyonu biter, 1018'den sonra son biçimini alır. Mesnevi biçiminde, mütekārib bahriyle yazılmıştır ve yazmalara göre 48.000-52.000 beyittir.
- İlk insan Keyûmers'ten Arap fethine kadar Pîşdâdîler, Keyânîler, Eşkânîler ve Sâsânîler dönemlerini anlatır. Atkinson'ın özetine göre Ferîdun ülkesini Selm'e Rum'u, Tûr'a Turan'ı, İrec'e İran'ı vererek paylaştırır; kıskanç ağabeyler İrec'i öldürür ve iki ülke arasındaki kan davası başlar. Rüstem, Turan ordusunda savaşan ve kendisini hiç görmemiş oğlu Sührab'ı tanımadan yaralar ve bilezikten tanır; hikâye düşmanlığın en büyük kurbanının iki tarafın da çocuğu olduğunu gösterir.
- Bir rivayete göre sultan beklenen ödülü vermez ve Firdevsî aldığı altmış bin dirhemi dağıtır; bir başkasına göre Rüstem üzerine bir atışma yüzünden kaçmak zorunda kalır; Çehâr Makâle'ye göre vezirin düşmanları onun Şiî ve Mu'tezilî olduğunu fısıldar ve yalnızca yirmi bin dirhem ödenir; Firdevsî bir hicviye yazar. Kanar bu hikâyeleri rivayet olarak verir: Firdevsî'nin dört halifeyi övmesi sultanın kötü davranmaması için yeterlidir; hicviye büyük ihtimalle ödülün gecikmesiyle ilgilidir ve gecikme halk arasında bu hikâyeleri doğurmuştur. Browne'a göre hicviyenin bugünkü biçimi sahtedir.
- Yargı fazla kesindir. Kanar'ın aktardığına göre bazı araştırmacılar Mahmud'un soğukluğunu eserde Türklerin iyi çizilmemesine bağlar. Ama Kanar'a göre Firdevsî İranlılar ile Turanlıları Ferîdun'un oğullarının soyundan getirerek kardeş sayar ve Mahmud'u İran tahtının gerçek vârisi olarak över. Atkinson'ın özeti Turan'ı daha az işlenmiş bir kavga ülkesi olarak betimler; destan İran merkezlidir. Turan düşman ama akraba bir ülkedir.
- Kültüral'a göre Şehname ilk kez II. Murad döneminde düzyazıyla Türkçeye çevrilir; tamamı 1511'de Kansu Gavri için Şerîfî-i Âmidî tarafından 56.506 beyitle manzum olarak çevrilir ve bu nüsha muhtemelen Yavuz'un Mısır seferinden sonra İstanbul'a gelir; günümüz Türkçesine tam çeviri yoktur, Lugal'in çevirisi ilk yirmi bin beyti kapsar. Kanar'a göre Osmanlı hükümdarları «Selimnâme», «Süleymannâme» gibi şehnâmeler yazdırır. Ferîdun parçası kardeşliği ama İran merkezli bir hiyerarşiyi birlikte taşır. Sührab'ın sözleri bir suçlamadan çok yastır ve kanıt anneden gelen bir bileziktir. Anekdotta Mahmud'u pişman eden, Efrâsiyâb'ı anan bir savaş beytidir ve pişmanlığın kervanı şairin cenazesiyle karşılaşır.
Okuma
- Firdevsî, Şehnâme, Farsçadan çev. Necati Lugal (ilk dört cilt, 1945-1955; sonraki baskılarla).
- Şerîfî, Şehnâme Çevirisi, haz. Zuhal Kültüral ve Latif Beyreli (Ankara 1999): Rüstem ile Sührab bölümü.
- Mehmet Kanar, «Şâhnâme», TDV İslâm Ansiklopedisi.
- Rüstem ile Sührab hikâyesini okuyun ve Homeros'un Akhilleus ile Priamos sahnesiyle karşılaştırın. İki destan da düşmanın insanlığını bir baba ile oğul ilişkisi üzerinden gösteriyor; fark nerede?