İçeriğe geç

Ünite EDB-212-07 · Seviye 2A — Türk Edebiyatı Tarihi

Popüler edebiyat

EDB-212 Çağdaş Türk Edebiyatı (1980–Bugün)

2.195 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • popüler edebiyat
  • polisiye roman
  • kara roman
  • ikincil dünya
  • epik fantezi
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Demir'in aktardığı Bay'a göre polisiye, aşk ve macera romanları çok satmaları ve hızla tüketilmeleri nedeniyle popüler sayılır. Uğur'a göre polisiye, aşk ve popüler tarihî roman Türkiye'de uzun süredir üretilirken korku, fantastik ve bilimkurgu 2000'e kadar neredeyse hiç üretilmemiştir.
  2. Demir'e göre Ahmet Ümit, Osman Aysu ile birlikte Türk polisiyesinin en etkili temsilcisidir; Üyepazarcı'ya göre Aysu gerilim romanı, Ümit kara roman çizgisindedir. Ümit polisiyeyi klasik, casus, gerilim ve kara roman olarak ayırır; kara roman suçun ekonomik ve sosyal nedenlerine bakar.
  3. Mandel'e göre toplumsal temadan yoksun ve basit kurgulu polisiye önemsenmemelidir; Demir Beyoğlu Rapsodisi'ni (2003) kriminoloji kuramlarıyla okuyarak göç, yoksulluk ve dışlanmayı arar; roman on yılda otuz sekiz baskı yapmıştır.
  4. Uğur'a göre fantastik roman Türkiye'de 2000'den sonra başlar; gecikmesini bireyin yabancılaşmamasına ve dinin toplumsal etkisine bağlar. Todorov'un kararsızlık tanımı yerine bugün Tolkien'in ikincil dünyası öne çıkar; Uçar'ın Asi'si kılıç ve büyü, Müstecaplıoğlu'nun Perg Efsaneleri epik fantezi örneğidir.
  5. Seçilen parçalarda Ümit polisiyeyi coğrafyadan kültüre uzanan bir sayımla bir yere ve zamana bağlar ve kara romanı suçun toplumsal nedeniyle tanımlar; Müstecaplıoğlu'nun eleştirisi popüler türlerin kendi iç ölçütlerini gösterir.

Kazanımlar

  • Popüler edebiyatın nasıl tanımlandığını ve bu tanımın içerdiği değer yargılarını açıklayabilir.
  • Türk polisiyesinin gelişimini ve Ahmet Ümit'in kara roman çizgisindeki yerini örneklerle tartışabilir.
  • 2000'lerden sonra Türkiye'de fantastik romanın ortaya çıkışını, alt türlerini ve gecikmesi için ileri sürülen nedenleri değerlendirebilir.
  • Ümit'in polisiye üzerine iki cümlesini ve bir fantastik yazarın bir başka fantastik roman hakkındaki eleştirisini yakından okuyabilir.

Video metni

Soğuk açılış

2003. Bir polisiye roman yayımlanır: Beyoğlu'nda üç arkadaş, bir fotoğraf sergisi ve birbirine benzeyen iki cinayet. On yıl sonra bir sosyolog, romanın otuz sekiz baskı yaptığını not eder.

Roman Ahmet Ümit'in Beyoğlu Rapsodisi'dir. Aynı sosyolog, polisiyenin Türkiye'de «popüler edebiyat» türü olarak değerlendirildiğini de yazar.

Büyük soru

Önceki ünitede şiirin küçük dergilerde yaşadığını gördük. Aynı yıllarda roman başka bir yere, çok satanlar rafına da yürüdü. Bir kitabı «popüler» yapan nedir: satış sayısı mı, türü mü, okurun onu nasıl okuduğu mu? Ve popüler olmak, bir kitabın söyleyecek bir şeyi olmadığı anlamına mı gelir?

Bağlam

Çok satan kavramını önceki kurslarda tanımıştık. Popüler edebiyat ise daha geniş bir alandır. Murat Cem Demir'in aktardığı Bay'a göre polisiye romanların popüler olarak nitelendirilmesi, tıpkı aşk ve macera romanları gibi çok satmaları ve kısa sürede tüketilmeleriyle ilgilidir.

Veli Uğur'a göre polisiye, aşk ve popüler tarihî romanlar Türk edebiyatında uzun süredir üretilir. Korku, fantastik ve bilimkurgu ise birkaç örnek dışında neredeyse hiç üretilmemiştir. Uğur'a göre korku türünde Hüseyin Rahmi Gürpınar'ın Gulyabani'si ve Kerime Nadir'in Dehşet Gecesi gibi romanlar vardır; fantastik türde ise Giritli Aziz Efendi'nin Muhayyelat'ı dışında bir metin yoktur.

Ana anlatı — Polisiye: bilmeceden kara romana

Demir'e göre Ahmet Ümit, Türkiye'de Osman Aysu ile birlikte popüler edebiyat türü olarak değerlendirilen polisiyenin en etkili temsilcisidir. Ama ikisi aynı yolu izlemez. Demir'in aktardığı Erol Üyepazarcı'ya göre Ümit, Aysu'nun aksine gerilim romanı alanında değil, daha çok «kara roman» ustalarının izinde yürür.

Demir, Ümit'in bir söyleşisinden uzun bir bölüm aktarır. Ümit'e göre polisiye romanlar birbirine benzemez; polisiye roman yazarının yaşadığı coğrafyadan, çağdan, kısacası kültürden ayrı düşünülemez. Ümit alt türleri de ayırır: klasik polisiye çok bilinmeyenli bir cinayet bilmecesinin çözümüne dayanır; casusluk romanı devlet ya da şirketler düzeyinde işlenen bir suçu açığa çıkarır; gerilim romanı suç işleme ya da yakalanma anının ayrıntılarından oluşur; kara roman ise suçun ekonomik ve sosyal nedenleri üzerinde yükselir.

Bu ayrım popülerlik tartışmasına bir boyut ekler. Demir'in aktardığı Ernest Mandel'e göre bir polisiye roman sınıf ilişkileri, yoksulluk, konut sorunu gibi toplumsal temaları barındırmıyor ve basit bir kurguya dayanıyorsa ideolojik olarak önemsenmemelidir. Demir ise Beyoğlu Rapsodisi'ni kriminoloji kuramlarıyla okuyarak, romanda göç, yoksulluk, dışlanma ve suç gibi şehrin olgularını arar. Üyepazarcı'ya göre roman, yan toplumsal öğeleri az olmasına rağmen polisiye kurgusu bakımından Ümit'in en güçlü polisiye öyküsüdür. Demir'in amacı tam da bu gizli toplumsal öğeleri açığa çıkarmaktır.

Ana anlatı — Fantastik: gecikmiş bir tür

Uğur'a göre fantastik roman Türk edebiyatında yeni bir türdür; ilk fantezi romanları 2000'den sonra yazılmaya başlar. O zamana kadar Türk okuru türü uzun süre Batılı fantastik romanların çevirileriyle ve filmlerle tanımıştır.

Uğur türün gecikmesini bir kültür açıklamasıyla yorumlar. Ona göre fantastik roman Batı'da pozitivizmin ve modernizmin toplumsal hayatı sıkı denetimine bir tepki olarak güç kazanır. Türkiye'de ise birey Batılı karşılığı kadar toplumsal hayata yabancılaşmamış, geleneksel hayatın kurallarıyla uyumlu yaşamaya devam etmiştir; dinin toplumsal hayat üzerindeki etkisi de sürer. Uğur'a göre Türkiyeli bireyler gündelik hayatın içinde pek çok «fantastik» öyküyü dinler, hisseder ve inanır; bu yüzden fantastiği başka kaynaklarda aramaya gerek kalmaz.

Uğur türün tanımını da tartışır. Ona göre Todorov'un fantastiği okurdaki kararsızlıkla tanımlayan yaklaşımı, Tolkien'in Yüzüklerin Efendisi'nden sonra önemini yitirir; bugün fantastik denince gerçek dünyaya bağlı ya da ondan bağımsız, ona alternatif olarak yaratılan bir ikincil dünya akla gelir.

Uğur, ikincil dünya fantezilerini iki alt türe ayırır. Orkun Uçar'ın Asi'si «kılıç ve büyü» türüne girer. Barış Müstecaplıoğlu'nun dört kitaplık Perg Efsaneleri dizisi ise Uğur'a göre epik fantezinin başarılı bir örneğidir: Yüzüklerin Efendisi'nde olduğu gibi genç insanların bir amaç uğruna çıktıkları uzun bir yolculuk sırasında başlarından geçenleri anlatır.

Birincil dünya fantezisinde de örnekler vardır. Uğur'a göre bu romanlar karanlık fantezi ve şehir fantezisi alt türlerinde yazılır; bazıları tarihi modernist mantığın dışına çıkarak yorumlar, halk kültüründen gelen figürleri, söylenceleri ve nesneleri fantastik bir kurguda yeniden hatırlatır.

Yaygın yanlış«Popüler edebiyat tanımı gereği basit ve değersizdir; eleştirmenin ilgisini hak etmez.»
Doğrusu

Kaynaklar bu yargıyı zorlar. Demir, çok satan bir polisiyeyi kriminoloji kuramlarıyla okuyarak onda şehrin toplumsal yapısını bulur; Üyepazarcı aynı romanın polisiye kurgusunu Ümit'in en güçlüsü sayar. Uğur, fantastik romanları alt türlere ayırıp bir kısmını başarılı bulur, bir kısmını eleştirir. Mandel'in ölçütü de polisiyeyi bütünüyle değil, toplumsal temadan yoksun ve basit kurgulu olanını önemsemez. Değer, türün kendisinde değil, tek tek eserlerde tartışılır.

Metin anı

Önce Ahmet Ümit'in, Demir'in aktardığı söyleşisinden iki cümle. İlkinde polisiyenin kültürle bağını anlatır:

polisiye roman, yazarının yaşadığı coğrafyadan, dünyadan, çağdan, günden, kısacası kültürden ayrı düşünülemez.

Aynı söyleşinin ilerisinde kara romanı tanımlar:

“Kara Roman” ise suçun ekonomik ve sosyal nedenleri üzerinde yükselir.

Son olarak Barış Müstecaplıoğlu'nun, Uğur'un aktardığı bir değerlendirmesi. Bir fantastik yazar, bir başka fantastik romanı, Orkun Uçar'ın Asi'sini eleştirir:

Teknik olarak bakarsak detaylar oldukça yorucu, yani kurgu başarılı olsa bile, neredeyse her karakterin, dağın, beyliğin ve krallığın isminin verilmiş olması biraz kafa karıştırıyor.

Ümit'in ilk cümlesi bir sayımla ilerler: coğrafya, dünya, çağ, gün. Her sözcük bir öncekinden daha küçük bir birim gösterir; sonunda hepsi tek bir sözcükte toplanır: kültür. Cümle polisiyeyi evrensel bir bilmece oyunu olmaktan çıkarır ve bir yere, bir zamana bağlar. Bu, popüler edebiyatın «her yerde aynı» olduğu yargısına karşı bir itirazdır.

İkinci cümle bir ayrım yapar. «İse» bağlacı öteki alt türlerle karşıtlık kurar: bilmecenin, casusun ve gerilimin yanında kara roman suçun nedenine bakar. Suç bir bulmaca değil, bir toplumun belirtisi olur. Mandel'in ölçütü de bu cümleyle yan yana okunabilir: polisiyeyi değerli kılan, suçu toplumsal nedenlerine bağlayabilmesidir.

Müstecaplıoğlu'nun değerlendirmesi ise bir türün kendi içinden eleştirisidir. Bir fantastik yazar, fantastiğin temel aracını, ikincil dünyayı kuran adlandırma ve ayrıntı bolluğunu eleştirir. «Kurgu başarılı olsa bile» ifadesi dengeli bir yargı kurar: kusur kurgunun kendisinde değil, okura sunuluşundadır. Popüler türlerin de kendi iç eleştirisi, kendi ölçütleri vardır.

Cevap ve bağlantı

Bir kitabı popüler yapan nedir? Kaynaklarımıza göre birkaç şey birden: çok satması ve hızla tüketilmesi, belirli tür kurallarına bağlı kalması, geniş bir okura seslenmesi. Ama bu özellikler, bir kitabın söyleyecek bir şeyi olmadığı anlamına gelmez. Ümit'in kara romanı suçu toplumsal nedenlerine bağlar; Demir bu romanda şehrin sosyolojisini bulur; fantastik yazarlar kendi türlerini kendi ölçütleriyle eleştirir.

Popüler ile nitelikli arasındaki çizgi bu yüzden bir tür sınırı değil, bir okuma sorusudur. Uğur'un kültür açıklaması da tartışmaya açıktır: fantastiğin Türkiye'deki gecikmesini bireyin yabancılaşmamasına bağlamak bir yorumdur ve 2000'lerden sonra türün hızla yayılması, bu yorumun da zamanla sınandığını gösterir. Dünya edebiyatında da polisiye ve fantastik uzun süre küçümsenmiş, sonra ciddi eleştirinin konusu olmuştur.

Kapanış kancası

Roman çok satanlar rafında yarışırken, 2000'ler ve 2010'larda daha kısa bir tür kendine yeniden yer açtı: öykü. Romanın gölgesinde kaldığı sık sık söylenen bu tür, yeni kuşaklarla nasıl bir yeniden doğuş yaşadı?

Özet kartı

  1. Demir'in aktardığı Bay'a göre polisiye, aşk ve macera romanları çok satmaları ve hızla tüketilmeleri nedeniyle popüler sayılır. Uğur'a göre polisiye, aşk ve popüler tarihî roman Türkiye'de uzun süredir üretilirken korku, fantastik ve bilimkurgu 2000'e kadar neredeyse hiç üretilmemiştir.
  2. Demir'e göre Ahmet Ümit, Osman Aysu ile birlikte Türk polisiyesinin en etkili temsilcisidir; Üyepazarcı'ya göre Aysu gerilim romanı, Ümit kara roman çizgisindedir. Ümit polisiyeyi klasik, casus, gerilim ve kara roman olarak ayırır; kara roman suçun ekonomik ve sosyal nedenlerine bakar.
  3. Mandel'e göre toplumsal temadan yoksun ve basit kurgulu polisiye önemsenmemelidir; Demir Beyoğlu Rapsodisi'ni (2003) kriminoloji kuramlarıyla okuyarak göç, yoksulluk ve dışlanmayı arar; roman on yılda otuz sekiz baskı yapmıştır.
  4. Uğur'a göre fantastik roman Türkiye'de 2000'den sonra başlar; gecikmesini bireyin yabancılaşmamasına ve dinin toplumsal etkisine bağlar. Todorov'un kararsızlık tanımı yerine bugün Tolkien'in ikincil dünyası öne çıkar; Uçar'ın Asi'si kılıç ve büyü, Müstecaplıoğlu'nun Perg Efsaneleri epik fantezi örneğidir.
  5. Seçilen parçalarda Ümit polisiyeyi coğrafyadan kültüre uzanan bir sayımla bir yere ve zamana bağlar ve kara romanı suçun toplumsal nedeniyle tanımlar; Müstecaplıoğlu'nun eleştirisi popüler türlerin kendi iç ölçütlerini gösterir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Popüler edebiyatPopular literatureGeniş okura ulaşan, çoğu zaman tür kurallarına bağlı ve «nitelikli edebiyat»ın karşısına konan eserler
Polisiye romanCrime fiction, detective novelGizemli bir suçun kim, nasıl ve neden tarafından işlendiğinin araştırıldığı roman
Kara romanRoman noir, hardboiledSuçu ekonomik ve toplumsal nedenleriyle ele alan polisiye alt türü
İkincil dünyaSecondary worldYazarın kendi coğrafya, tarih ve kurallarıyla yarattığı, gerçek dünyadan bağımsız kurmaca dünya
Epik fanteziEpic fantasyİkincil dünyada iyi ile kötünün büyük ölçekli mücadelesini bir yolculukla anlatan fantastik alt tür

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Popüler edebiyat nasıl tanımlanır? Bu tanımda hangi değer yargısı gizlidir?
  2. (Kazanım 2) Üyepazarcı'ya göre Ümit ile Aysu arasındaki fark nedir? Ümit polisiyenin alt türlerini nasıl ayırır?
  3. (Kazanım 2) Mandel'in polisiye için önerdiği ölçüt nedir? Demir Beyoğlu Rapsodisi'ni nasıl okur?
  4. (Kazanım 3) Uğur'a göre fantastik roman Türkiye'de ne zaman başlar ve neden gecikmiştir? Bu açıklamayı tartışın. Hangi alt türlerden hangi örnekler verilir?
  5. (Kazanım 4) Ümit'in iki cümlesini ve Müstecaplıoğlu'nun değerlendirmesini kültür, neden ve tür içi eleştiri bakımından yakından okuyun.

Cevaplar

  1. Demir'in aktardığı Bay'a göre polisiye gibi türler, aşk ve macera romanları gibi çok satmaları ve kısa sürede tüketilmeleri nedeniyle popüler sayılır. Popüler edebiyat geniş bir okura ulaşan, çoğu zaman tür kurallarına bağlı eserlerdir. Tanımda gizli değer yargısı, bu eserlerin «nitelikli edebiyat»ın karşısına konması, yani çok satmanın ve bir türe bağlı olmanın düşük değerle eşitlenmesidir.
  2. Üyepazarcı'ya göre Aysu gerilim romanı alanında yazar, Ümit ise daha çok kara roman ustalarının izinde yürür. Ümit'e göre klasik polisiye çok bilinmeyenli bir cinayet bilmecesinin çözümüne, casus romanı devlet ya da şirketler düzeyinde işlenen bir suçun açığa çıkarılmasına, gerilim romanı suç işleme ya da yakalanma anının ayrıntılarına dayanır; kara roman ise suçun ekonomik ve sosyal nedenleri üzerinde yükselir.
  3. Mandel'e göre bir polisiye roman sınıf ilişkileri, yoksulluk, konut sorunu gibi toplumsal temaları barındırmıyor ve basit bir kurguya dayanıyorsa ideolojik olarak önemsenmemelidir. Demir Beyoğlu Rapsodisi'ni edebî bir eleştiriyle değil, kriminoloji kuramlarıyla okur ve romanda şehrin göç, yoksulluk, dışlanma ve suç gibi olgularını, yani Üyepazarcı'nın az bulduğu yan toplumsal öğeleri açığa çıkarmaya çalışır.
  4. Uğur'a göre ilk fantezi romanları 2000'den sonra yazılır; daha önce Türk okuru türü çeviriler ve filmlerle tanımıştır. Gecikmeyi, Türkiye'de bireyin Batılı karşılığı kadar toplumsal hayata yabancılaşmamasına, geleneksel kuralların ve dinin etkisinin sürmesine ve gündelik hayatta zaten fantastik öykülerin dinlenip inanılmasına bağlar. Bu bir kültür yorumudur ve tartışmaya açıktır; 2000'lerden sonra türün hızla yayılması yorumu sınar. Örnekler: kılıç ve büyü türünde Orkun Uçar'ın Asi'si; epik fantezide Barış Müstecaplıoğlu'nun Perg Efsaneleri; birincil dünyada karanlık fantezi ve şehir fantezisi örnekleri.
  5. Ümit'in ilk cümlesi coğrafya, dünya, çağ ve gün diye küçülen bir sayımla ilerler ve hepsini «kültür»de toplar; polisiyeyi evrensel bir bilmece oyunundan çıkarıp bir yere ve zamana bağlar. İkinci cümlede «ise» bağlacı kara romanı öteki alt türlerden ayırır: suç bir bulmaca değil bir toplumun belirtisidir; bu, Mandel'in ölçütüyle örtüşür. Müstecaplıoğlu'nun değerlendirmesi bir fantastik yazarın başka bir fantastik romanı, türün temel aracı olan adlandırma ve ayrıntı bolluğu üzerinden eleştirmesidir; «kurgu başarılı olsa bile» dengeli bir yargı kurar ve popüler türlerin kendi iç ölçütleri olduğunu gösterir.

Okuma

  • Ahmet Ümit, Beyoğlu Rapsodisi (2003).
  • Barış Müstecaplıoğlu, Perg Efsaneleri dizisinin ilk kitabı Korkak ve Canavar.
  • Murat Cem Demir, «Kriminoloji Teorileri ile Beyoğlu Rapsodisi'ne Dokunuş» (2013).
  • Veli Uğur, «Türk Edebiyatında Fantastik Roman» (2011).
  • Bir kitapçının çok satanlar rafından bir roman seçin ve ilk bölümünü okuyun. Onu «popüler» yapan şey nedir: türü mü, dili mi, konusu mu, yoksa rafın kendisi mi? Aynı bölümü bir edebiyat dergisinde okusaydınız başka türlü mü değerlendirirdiniz?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:00 Soğuk açılış: gece Beyoğlu'nda bir fotoğraf sergisi; iki cinayet fotoğrafı yan yana asılır; bir baskı sayacı otuz sekize çıkar.
  • 1:00–1:40 Büyük soru: bir kitapçının iki rafı: biri «çok satanlar», öbürü «edebiyat»; aynı kitap iki raf arasında gidip gelir.
  • 1:40–3:10 Bağlam: eski korku romanlarının kapakları; bir gulyabani çizimi; boş bir «fantastik» rafı.
  • 3:10–6:30 Ana anlatı — Polisiye: bir bulmaca parçalarına ayrılır; parçalar bir şehrin haritasına dönüşür; bir kara romanın gölgeli sokağı.
  • 6:30–9:30 Ana anlatı — Fantastik: bir harita üzerinde uydurma ülkeler, dağlar, krallıklar belirir; bir grup genç uzun bir yola çıkar.
  • 9:30–11:40 Metin anı: coğrafya, dünya, çağ, gün sözcükleri birbirinin içine küçülerek girer ve «kültür»de birleşir; bir haritanın üzerindeki adlar çoğalarak birbirine karışır.
  • 11:40–12:40 Cevap ve bağlantı: iki raf arasındaki çizgi silinir.
  • 12:40–13:10 Kapanış kancası: kalın romanların arasından ince bir öykü kitabı çekilir.

Telaffuz

  • Murat Cem Demir: «mu-RAT CEM de-MİR»; Veli Uğur: «ve-Lİ u-ĞUR»; Erol Üyepazarcı: «e-ROL ü-ye-pa-zar-CI»; Osman Aysu: «os-MAN ay-SU»; Ernest Mandel: «ER-nest MAN-del».
  • Barış Müstecaplıoğlu: «ba-RIŞ müs-te-cap-lı-oğ-LU»; Orkun Uçar: «or-KUN u-ÇAR»; Muhayyelat: «mu-hay-ye-LAAT»; Todorov: «to-do-ROF»; Tolkien: «TOL-kin».