İçeriğe geç

Ünite EDB-211-06 · Seviye 2A — Türk Edebiyatı Tarihi

İnce Memed

EDB-211 Cumhuriyet Dönemi II (1950–1980)

2.221 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • sosyal eşkıya
  • soylu eşkıya hikâyesi
  • halk muhayyilesi
  • modern trajedi
  • mit
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. İnce Memed Yaşar Kemal'in yayımlanan ilk romanıdır; ilk cilt 1955'te Varlık roman ödülünü kazandı, dizi 1969, 1984 ve 1987 ciltleriyle dörde çıktı. Eserleri kırkın üzerinde dile çevrildi.
  2. İlk ciltte Memed, beş köyün ağası Abdi Ağa'nın zulmü altında büyür; Hatçe'yi kaçırır, çatışmada ağanın yeğeni ölür ve Memed dağa çıkar; Hatçe suçsuz olduğu hâlde tutuklanır, annesi Döne öldürülür.
  3. Hobsbawm'a göre sosyal eşkıya devletin suçlu, halkın kahraman saydığı kanun kaçağıdır. Moran romanı bir «soylu eşkıya hikâyesi» olarak okur ve halkın başkaldıran kahramana ihtiyaç duyduğu için eşkıyaları yücelttiğini söyler; Fethi Naci'ye göre köylüler Memed'i evliya yerine koyar.
  4. Koç'a göre ilk cilt modern bir trajedidir: kasabadaki tanınma sahnesi, Memed'in inadı, annesi ile sevdiği kız arasındaki seçim ve toplumsal koşullar onu eşkıyalığa «mecbur» eder; Yaşar Kemal de eserinin özünü «mecbur insan» diye tanımlar.
  5. Topluk'a göre Yaşar Kemal halkın eşkıya efsanesinde insanın özlemini ve direncini görür, Kemal Tahir ise ahlaki zayıflığı ve korkuyu; Rahmet Yolları Kesti'de zorba bir eşkıyayı yücelten köylü ile saz şairini gösterir. Fark, devlete bakıştan kaynaklanır.

Kazanımlar

  • İnce Memed'in yayın serüvenini, ilk cildin olay örgüsünü ve romanın Yaşar Kemal'in eserindeki yerini açıklayabilir.
  • Hobsbawm'ın sosyal eşkıya kavramını ve Berna Moran'ın «soylu eşkıya hikâyesi» okumasını romana uygulayabilir.
  • Kemal Tahir ile Yaşar Kemal'in eşkıyaya ve halkın eşkıya efsanelerine bakışını karşılaştırarak «destan mı, klişe mi?» tartışmasını değerlendirebilir.
  • Romandan seçilen bir diyalog ve birkaç cümle üzerinden Memed'in eşkıyalığa giden yolunu bir trajedi olarak yakından okuyabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir dağ köyü. İki genç, hayatlarında ilk kez kasabaya iner. Gece bir handa kalırlar ve orada bir onbaşıyla tanışırlar. Gençlerden biri, köyünde her şeyin tek bir adama ait olduğunu bilir; onbaşıya kasabanın ağasının kim olduğunu sorar.

Aldığı cevap onu bütün gece uyutmaz: bu kasabanın ağası yoktur, herkes kendisinin ağasıdır.

Genç, İnce Memed'dir. Birkaç bölüm sonra dağa çıkacak, bir eşkıya, sonra bir efsane olacaktır.

Büyük soru

Bir romancı onu gerçekle bağı olmayan bir kalıp saydı; oysa kitabı kırktan fazla dilde okundu. Dağa çıkan bir kanun kaçağını efsaneye çeviren nedir? Onu yücelten romancı mı, yoksa ona hayran olan halk mı? Ve bir romanın kahramanı gerçek bir insan mıdır, yoksa halkın düşlerinin bir aynası mı?

Bağlam

Ramazan Çiftlikçi'nin DİA maddesine göre İnce Memed Yaşar Kemal'in yayımlanan ilk romanıdır. İlk cilt 1955'te çıkar ve Varlık'ın roman ödülünü kazanır. Roman, gördüğü ilgiyle dört ciltlik bir diziye dönüşür: sonraki ciltler 1969, 1984 ve 1987'de yayımlanır. Aynı maddeye göre yazarın eserleri, başta İnce Memed olmak üzere, kırkın üzerinde dile çevrilmiştir.

İlk cildin iskeleti, Turhan Koç'un özetiyle şöyledir. Değirmenoluk köyünde beş köyün ağası Abdi Ağa'dır. Memed ve annesi Döne ağanın zulmü altında yaşar; Memed bir gün kaçıp komşu köye sığınacak kadar ezilmiştir. Memed, Abdi Ağa'nın yeğeni Veli ile nişanlanacak olan Hatçe'yi sever ve onu kaçırır. Kovalayanlarla çatışmada Veli ölür, Abdi Ağa yaralanır; Memed dağa çıkar. Ağa, Veli'yi Hatçe'nin öldürdüğü yalanını uydurur ve Hatçe, Koç'un aktardığı gibi suçsuz olduğu anlaşıldığı hâlde tutuklanır. Döne ise ağa tarafından dövülerek öldürülür.

Ana anlatı — Soylu eşkıya

Tarihçi Eric Hobsbawm dünyanın dört bir yanındaki eşkıya efsanelerini karşılaştırır ve bir tip tanımlar. Özkaya ve Kocabıyık'ın aktardığına göre bu kişiler bey ve devlet gözünde suçludur, ama köylü toplumunun içinde kalırlar; halk onları kahraman, adaletin savunucusu, hatta kurtarıcı sayar ve destekler.

Berna Moran İnce Memed'i bu çerçevede okur. Koç'un aktardığına göre Moran romanı bir «soylu eşkıya» hikâyesi olarak değerlendirir. Topluk'un aktardığı bir pasajda Moran, Hobsbawm'dan şu sonucu çıkarır: tarihteki haydutlar gerçekte bu kadar erdemli olmasa da halk onları hayalinde yüceltir, çünkü zulme boyun eğmek yerine başkaldıran bir kahramana ihtiyaç duyar.

Koç, romanın çoğunlukla toplumcu gerçekçilik çerçevesinde okunduğunu aktarır: bazı eleştirmenler Memed'i sosyalist gerçekçiliğin «olumlu tip» anlayışına, bazıları devrim düşüncesine bağlar. Topluk'un aktardığı Fethi Naci ise farklı bir noktayı yakalar: köylüler kendi yapamadıklarını Memed yapınca onu evliya yerine koyar.

Ana anlatı — Mecbur bir eşkıya

Koç romanı başka bir çerçeveye yerleştirir: trajedi. Ona göre antik tragedyada felaketin ipini tanrılar tutar; modern anlatıda bu rolü toplumsal, siyasal ve kültürel koşullar üstlenir.

Koç'a göre kasaba yolculuğu bir tanınma ve baht dönüşü sahnesidir. Yolda eski bir eşkıyayla karşılaşırlar; efsanevi eşkıyanın kendileri gibi sıradan bir köylü olduğunu görürler. Handaki onbaşının sözleriyle Memed'in gözünde Abdi Ağa küçülür, kendisi büyür. Köye döndüğünde Hatçe'yle kaçmaya karar verir.

Annesi Döne ise bu kararın sonunu sezer. Koç, Memed'in iki iyi arasında kaldığını vurgular: annesini ve sevdiği kızı. Döne köyünü bırakamaz; Memed Hatçe'yi seçer. Koç'a göre trajediler iyi ile kötünün çatışmasından değil, iki değer arasında seçmek zorunda kalan insanın bu seçimin sonuçlarıyla yüzleşmesinden doğar. Memed'in inadı, köyün ve dönemin koşulları ve Abdi Ağa'nın zulmü birleşince eşkıyalıktan başka yol kalmaz. Koç'un aktardığına göre Yaşar Kemal de eserinin özünü «mecbur insan» diye tanımlar: Memed kavga etmeye, başkaldırmaya mecbur bir insandır.

Ana anlatı — İki eşkıya, iki bakış

Romanın kahramanına yöneltilen «kalıp» suçlaması burada anlam kazanır. Topluk iki yazarı karşılaştırır. Ona göre Yaşar Kemal folkloru tarihî gerçeği kanıtlamak için değil, halkın özlemlerini, ne olmak istediğini anlamak için önemser; Topluk'un aktardığına göre Yaşar Kemal insanı «mit yaratan bir yaratık» olarak tanımlar.

Kemal Tahir ise aynı hayranlığı bambaşka okur. Topluk'a göre onun için halkın eşkıyaya duyduğu hayranlık, bir adalet özleminin değil, ahlak düzeni zayıflamış bir toplumun işaretidir; halkın eşkıyayı tutuyor görünmesinin asıl nedeni korkudur. Kemal Tahir'in eşkıya romanı Rahmet Yolları Kesti'de eşkıya Uzun İskender aslında zorba ve korkak biridir; onu köyde yücelten bir köylüdür, şarkısını çağıran ise ağa sofrasından geçinen bir saz şairidir. Topluk, Kemal Tahir'in eşkıya türkülerini söyleyen saz şairlerini ağaların hizmetkârı sayacak kadar sert bir dil kullandığını da not eder.

Topluk'a göre bu farkın kökü devlete bakıştadır. Kemal Tahir'in düşüncesinde Doğu toplumlarında devlet halkın varlık şartıdır; eşkıya bu düzene karşı bir tehdittir. Yaşar Kemal ise zulme karşı direnen insanın, Topluk'un aktardığı kendi sözüyle «insanlığın direncinin» destanını yazmak ister.

Yaygın yanlış«İnce Memed gerçek bir eşkıyanın hayat hikâyesidir.»
Doğrusu

Roman bir kurmacadır; Memed, Hobsbawm'ın ve Moran'ın tarif ettiği soylu eşkıya tipinin romanlaştırılmış bir örneğidir. Topluk'un aktardığı gibi Hobsbawm bile eşkıya efsanelerinden gerçek eşkıyaların ne yaptığı hakkında çok az şey çıkarılabileceğini kabul eder; Karen Barkey de halk anlatılarının sorgulanmadan okunamayacağını söyler.

Metin anı

Romandan birkaç kısa parça, Koç'un makalesindeki aktarımlarla. Önce handaki onbaşının cevabı:

ne ağası? Bu kasabanın ağası olur mu? Burada ağa yok. Herkes kendisinin ağası

O gece Memed'in vardığı sonuç:

Abdi Ağa da insan, biz de

Köye dönünce annesiyle konuşması. Önce Memed'in sorusu:

Abdi Ağa herkesin gönlünün ağası mı?

Sonra Döne'nin cevabı:

Bunun sonu iyi çıkmaz. Vazgeç bu işten

Onbaşının cevabı bir soruyla başlar ve soruyu küçümser: «ne ağası?» Memed için dünyanın doğal düzeni olan şey, onbaşı için bir tuhaflıktır. «Herkes kendisinin ağası» sözü ağa kelimesini ortadan kaldırmaz, onu herkese dağıtır. Koç'a göre bu cümle Memed'in tanınma anıdır: bir düzenin kaçınılmaz olmadığını öğrenir.

İkinci cümle bu öğrenmenin sonucudur. Beş kelime, iki kişiyi aynı düzleme koyar: Abdi Ağa da insan, biz de. Cümlede isyan yoktur, bir eşitlik tespiti vardır; ama köyde bu tespit başlı başına bir başkaldırıdır.

Memed'in annesine sorusu aynı mantığı gönle taşır: ağa toprağın ve insanın efendisi olabilir, gönlün de mi? Döne'nin cevabı ise trajedinin sesidir. Koç'a göre bu cümle romanın devamındaki felaketleri sezdirir: anne, oğlunun göremediği sonu görür ama onu durduramaz. İki taraf da haklıdır; felaket buradan doğar.

Cevap ve bağlantı

Dağdaki bir kaçak efsaneye nasıl dönüşür? Kaynaklarımız üç cevap verir. Hobsbawm ve Moran'a göre halk, zulme karşı başkaldıran bir kahramana ihtiyaç duyduğu için onu yüceltir; Yaşar Kemal bu özlemi ve insanın direncini yazar. Kemal Tahir'e göre ise bu yüceltme, ahlak düzeni zayıflamış bir toplumun korkusundan ve saz şairlerinin ağalara hizmetinden beslenir. Koç'a göre ise Memed'i destandan önce bir trajedi kahramanı yapan şey, eşkıyalığa kendi seçimiyle değil, koşulların zorlamasıyla varmasıdır.

Destan mı, klişe mi? Bu soru, bir kahramandan çok okurun ne aradığına dair bir sorudur. Romanın kırktan fazla dile çevrilmesi, soylu eşkıya kalıbının evrensel bir özleme karşılık verdiğini gösterir; Kemal Tahir'in itirazı ise aynı kalıbın gerçeği örtebileceğini hatırlatır.

Kapanış kancası

Memed'in dünyasında kahraman bellidir: zalime karşı dağa çıkan, halkın düşlerini taşıyan biri. Birkaç yıl sonra bir başka romanda kahraman ne dağa çıkabilir ne bir davaya tutunabilir; büyük şehrin ortasında, hiçbir yere ait olamayan aydın bir adamdır. Kahramanın yerini tutunamayan birey alınca roman neye dönüşür?

Özet kartı

  1. İnce Memed Yaşar Kemal'in yayımlanan ilk romanıdır; ilk cilt 1955'te Varlık roman ödülünü kazandı, dizi 1969, 1984 ve 1987 ciltleriyle dörde çıktı. Eserleri kırkın üzerinde dile çevrildi.
  2. İlk ciltte Memed, beş köyün ağası Abdi Ağa'nın zulmü altında büyür; Hatçe'yi kaçırır, çatışmada ağanın yeğeni ölür ve Memed dağa çıkar; Hatçe suçsuz olduğu hâlde tutuklanır, annesi Döne öldürülür.
  3. Hobsbawm'a göre sosyal eşkıya devletin suçlu, halkın kahraman saydığı kanun kaçağıdır. Moran romanı bir «soylu eşkıya hikâyesi» olarak okur ve halkın başkaldıran kahramana ihtiyaç duyduğu için eşkıyaları yücelttiğini söyler; Fethi Naci'ye göre köylüler Memed'i evliya yerine koyar.
  4. Koç'a göre ilk cilt modern bir trajedidir: kasabadaki tanınma sahnesi, Memed'in inadı, annesi ile sevdiği kız arasındaki seçim ve toplumsal koşullar onu eşkıyalığa «mecbur» eder; Yaşar Kemal de eserinin özünü «mecbur insan» diye tanımlar.
  5. Topluk'a göre Yaşar Kemal halkın eşkıya efsanesinde insanın özlemini ve direncini görür, Kemal Tahir ise ahlaki zayıflığı ve korkuyu; Rahmet Yolları Kesti'de zorba bir eşkıyayı yücelten köylü ile saz şairini gösterir. Fark, devlete bakıştan kaynaklanır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Sosyal eşkıyaSocial banditDevletin suçlu, halkın kahraman saydığı kanun kaçağı
Soylu eşkıya hikâyesiNoble bandit storyZulme uğrayan gencin dağa çıkıp zalimden öç aldığı ve efsaneleştiği anlatı kalıbı
Halk muhayyilesiPopular imaginationBir topluluğun gerçek kişi ve olayları kendi özlemlerine göre yeniden kurması
Modern trajediModern tragedyKahramanı yıkıma sürükleyen gücün toplumsal normlar olduğu trajik anlatı
MitMythBir topluluğun kendini ve değerlerini olağanüstü kişi ve olaylarla açıkladığı anlatı

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) İnce Memed ne zaman yayımlandı, hangi ödülü aldı ve kaç ciltlik bir diziye dönüştü? İlk cildin olay örgüsünü kısaca anlatın.
  2. (Kazanım 2) Hobsbawm'ın sosyal eşkıya tanımı nedir? Moran bu tanımdan İnce Memed için hangi sonuca varır?
  3. (Kazanım 3) Topluk'a göre İnce Memed'in yazarı ile Rahmet Yolları Kesti'nin yazarı halkın eşkıyaya duyduğu hayranlığı nasıl açıklar? Bu farkın kökü nedir?
  4. (Kazanım 4) Koç'a göre ilk cilt neden bir trajedidir? Kasaba yolculuğu ve Memed'in annesiyle konuşması bu trajedide hangi işlevi görür?
  5. (Kazanım 4) Onbaşının cevabını, Memed'in «Abdi Ağa da insan, biz de» sözünü ve Döne'nin uyarısını, Memed'in eşkıyalığa giden yolu bakımından okuyun.

Cevaplar

  1. Çiftlikçi'ye göre ilk cilt 1955'te yayımlandı ve Varlık roman ödülünü kazandı; sonraki ciltler 1969, 1984 ve 1987'de çıktı ve dizi dört cilde ulaştı. Koç'un özetine göre Değirmenoluk köyünde beş köyün ağası Abdi Ağa'nın zulmü altında yaşayan Memed, ağanın yeğeni Veli ile nişanlanacak Hatçe'yi sever ve kaçırır; çatışmada Veli ölür, Abdi Ağa yaralanır ve Memed dağa çıkar; ağanın yalanıyla Hatçe tutuklanır, annesi Döne ağa tarafından dövülerek öldürülür.
  2. Özkaya ve Kocabıyık'ın aktardığına göre Hobsbawm'ın sosyal eşkıyası, bey ve devletin suçlu saydığı ama köylü toplumunun içinde kalan, halkın kahraman, adalet savunucusu hatta kurtarıcı olarak gördüğü ve desteklediği kanun kaçağıdır. Moran İnce Memed'i bir «soylu eşkıya» hikâyesi olarak okur ve Hobsbawm'dan, tarihteki haydutlar o kadar erdemli olmasa da halkın zulme boyun eğmek yerine başkaldıran bir kahramana ihtiyaç duyduğu için onları hayalinde yücelttiği sonucunu çıkarır.
  3. Topluk'a göre Yaşar Kemal folkloru halkın özlemlerini anlamak için önemser, insanı mit yaratan bir varlık sayar ve halkın hayranlığında adalet ve direnç özlemi görür. Rahmet Yolları Kesti'nin yazarına göre ise bu hayranlık ahlak düzeni zayıflamış bir toplumun işaretidir ve halkın eşkıyayı tutması asıl olarak korkudandır; Rahmet Yolları Kesti'de zorba bir eşkıyayı yücelten köylüyü ve ağa sofrasından geçinen saz şairini gösterir. Farkın kökü devlete bakıştadır: Kemal Tahir için devlet Doğu toplumlarında halkın varlık şartıdır, eşkıya bu düzene tehdittir.
  4. Koç'a göre modern trajedide kahramanı yıkıma sürükleyen güç tanrılar değil toplumsal koşullardır. Kasaba yolculuğu bir tanınma ve baht dönüşüdür: Memed efsanevi eşkıyanın sıradan bir köylü olduğunu, bir kasabanın ağasız olabileceğini öğrenir, Abdi Ağa gözünde küçülür. Annesiyle konuşmasında iki iyi, annesi ve Hatçe arasında kalır ve Hatçe'yi seçer; Döne'nin uyarısı gelecek felaketi sezdirir. İnadı, koşullar ve ağanın zulmü birleşince Memed eşkıyalığa «mecbur» olur.
  5. Onbaşının cevabı Memed'in doğal saydığı düzeni bir tuhaflığa çevirir ve ağalığı herkese dağıtır; bu Memed'in tanınma anıdır. «Abdi Ağa da insan, biz de» sözü bu öğrenmenin sonucudur: bir eşitlik tespitidir ama köyde başlı başına bir başkaldırıdır. Memed'in annesine sorusu bu mantığı gönle taşır; Döne'nin «Bunun sonu iyi çıkmaz» uyarısı ise oğlunun göremediği felaketi görür ama durduramaz. Üç parça birlikte Memed'i adım adım dağa götüren trajik yolu kurar.

Okuma

  • Gökhan Topluk, «Kemal Tahir ve Yaşar Kemal Örnekleri Üzerinden Eşkıyalık Yazımına Bir Bakış» (2017).
  • Turhan Koç, «Mecbur Bir Eşkıya, Felaketle Dolu Bir Anlatı: İnce Memed 1 ve Trajedi» (2023).
  • İnce Memed'in ilk cildinden kasaba yolculuğu bölümünü okuyun. Memed'in bakışı hangi cümleden sonra değişiyor? Onu değiştiren bir olay mı, yoksa bir söz mü?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:10 Soğuk açılış: dağ yolunda iki genç; bir kasabanın ışıkları; bir handa yaşlı bir adamın yüzü, gecenin karanlığında açık kalan iki göz.
  • 1:10–1:50 Büyük soru: bir kitap kapağı onlarca farklı dilde çoğalır; ardından bir türkünün notaları.
  • 1:50–3:40 Bağlam: dört cildin sırtları yan yana; bir köy haritası; bir ağa konağı, bir çift, bir anne.
  • 3:40–6:30 Ana anlatı — Soylu eşkıya: farklı ülkelerden eşkıya figürleri bir sıraya dizilir; bir köy kahvesinde anlatılan bir hikâye büyüdükçe büyür.
  • 6:30–9:10 Ana anlatı — Mecbur bir eşkıya: bir tiyatro sahnesi çizgisi; bir yol ayrımında anne ve genç kız; tek bir yol dağa çıkar.
  • 9:10–11:30 Ana anlatı — İki eşkıya, iki bakış: iki masa; birinde bir mit defteri, öbüründe bir devlet mührü; bir saz şairinin ağa sofrasındaki gölgesi.
  • 11:30–13:40 Metin anı: han odası; «ağa» kelimesi tek bir tahttan kalkıp herkesin başına dağılır; bir anne kapıda durur.
  • 13:40–14:20 Cevap ve bağlantı: bir heykel ile bir insan yüzü dönüşümlü olarak görünür.
  • 14:20–14:50 Kapanış kancası: kalabalık bir şehir caddesi; kimseye benzemeyen tek bir adam yürür.

Telaffuz

  • İnce Memed: «in-CE me-MED»; Değirmenoluk: «de-ğir-me-no-LUK»; Abdi Ağa: «ab-Dİ aa-ĞA»; Hatçe: «hat-ÇE»; Döne: «dö-NE».
  • Eric Hobsbawm: «E-rik HOBS-bom»; Fethi Naci: «fet-Hİ naa-Cİ»; Karen Barkey: «KE-rın BAR-ki»; Rahmet Yolları Kesti: «rah-MET yol-la-RI kes-Tİ»; Uzun İskender: «u-ZUN is-ken-DER».
  • Gökhan Topluk: «gök-HAN top-LUK»; Turhan Koç: «tur-HAN KOÇ»; Yılmaz Özkaya: «öz-ka-YA»; Orkun Kocabıyık: «ko-ca-bı-YIK».