İçeriğe geç

Ünite EDB-210-06 · Seviye 2A — Türk Edebiyatı Tarihi

Nazım Hikmet I

EDB-210 Cumhuriyet Dönemi I (1923–1950)

2.146 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • merdiven dize
  • yansıma söz
  • makine imgesi
  • edebî kampanya
  • toplumcu gerçekçi şiir
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Nazım Hikmet (1901-1963) Selanik'te doğdu, Bahriye Mektebi'ni bitirdi, 1922-1924'te Moskova'da okudu; 1938'de yirmi sekiz yıl hapis cezası aldı, 1950'de çıktı, 1951'de Türkiye'den ayrıldı ve Moskova'da öldü; 2009'da vatandaşlığı iade edildi.
  2. İlk şiirleri geleneksel biçimlerdeydi; ilk yayımlanan şiirini Yahya Kemal düzeltti. Kahraman'a göre Rusya'da Mayakovski'nin merdiven dizelerinden etkilendi; 1922-1936 arası şiirleri biçim ve içerik bakımından ihtilalci ve Marksisttir.
  3. Tokgözlü'ye göre «Makinalaşmak» fütürizmle yazılmıştır: makine, teknik kelimeler ve yansıma sözlerle sanayileşme bilinci bir bireyin isteği olarak dile gelir.
  4. Kaplan makine hayranlığını Tanzimat'tan beri süren Batı hayranlığının devamı sayar; Tokgözlü Kaplan'ın metin dışı unsurlara başvurduğunu not eder. «Putları Yıkıyoruz» kampanyası Abdülhak Hâmid, Mehmet Emin ve Yakup Kadri'yi hedef aldı.
  5. Kahraman'a göre Şeyh Bedrettin Destanı olgunluk dönemine giriştir; halk şiiri, divan şiiri ve Dede Korkut'un sesi bir araya gelir. Nazım Hikmet sonraki kuşağın toplumcu gerçekçi şiirinin öncüsüdür.

Kazanımlar

  • Nazım Hikmet'in Selanik'ten Bahriye Mektebi'ne, Moskova'dan İstanbul dergilerine ve hapishanelere uzanan ilk dönem hayatını açıklayabilir.
  • Nazım Hikmet'in 1920'lerdeki şiirinde Mayakovski'den gelen merdiven dizeyi, yansıma sözleri ve makine imgesini, fütürizmle ilişkisi içinde açıklayabilir.
  • «Makinalaşmak» şiirine ve Nazım Hikmet'in ilk dönemine dair farklı değerlendirmeleri — fütürist ve sosyolojik okuma, Mehmet Kaplan'ın eleştirisi, «Putları Yıkıyoruz» kampanyasının yankısı — karşılaştırabilir.
  • «Makinalaşmak»tan seçilen kısa parçalarda sesin, sayfa düzeninin ve bedenin makineye dönüşme imgesinin nasıl birlikte çalıştığını okuyabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir şiir bir sesle başlar, bir kelimeyle değil: «Trrrrum». Sonra aynı ses iki kez daha gelir, her seferinde satırın biraz daha sağından, bir merdivenin basamakları gibi. Ardından bir tıkırtı: «trak tiki tak».

Ve bir insan sesi araya girer. Bir makine olmak istediğini söyler. Bu isteğin beyninden, etinden, iskeletinden geldiğini haykırır.

Şiirin adı «Makinalaşmak»tır. Yazarı, birkaç yıl önce geleneksel biçimlerle yazan, hatta Yahya Kemal'in düzelttiği bir şiirle ilk kez dergiye giren genç bir şairdir: Nazım Hikmet.

Büyük soru

Bir şair neden bir makine olmak ister? Bu yalnızca bir ses oyunu mu, bir çağın ruhu mu, yoksa bir ideolojinin şiire yazılmış hâli mi? Ve ölçüyü, kafiyeyi, dize düzenini birlikte kıran bir şiir, bu kırılmayla neyi söylemek ister?

Bağlam

Alim Kahraman'ın DİA'daki Nazım Hikmet maddesine göre şair 1901'de Selanik'te doğar. Heybeliada Bahriye Mektebi'ni bitirir, güverte subayı olur, sağlık nedeniyle ordudan ayrılır. İşgal altındaki İstanbul'dan Ankara'ya giderken İnebolu'da tanıştığı sosyalist gençlerden etkilenir. Öğretmen olarak atandığı Bolu'dan Moskova'ya gider ve 1922-1924 arasında Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde okur.

Kahraman'a göre dönüşünden sonraki yıllar kovuşturmalar ve hapishanelerle geçer. Gıyabında hapis cezası alır, yeniden Moskova'ya kaçar, 1928'de dönerken yakalanır. Resimli Ay dergisinde çalışır. 1938'de orduyu isyana teşvik ettiği iddiasıyla yirmi sekiz yıl hapis cezasına çarptırılır ve 1950'deki afla, on iki yılı aşkın bir süre sonra çıkar. 1951'de gizlice Türkiye'den ayrılır; 1963'te Moskova'da ölür. 2009'da Türk vatandaşlığı iade edilir.

Kahraman'a göre ilk şiirleri hece şairleriyle dost olduğu yıllarda, geleneksel biçimlerle yazılmıştır. Bahriye Mektebi'nde hocası Yahya Kemal'in düzelttiği ilk şiiri 1918'de Yeni Mecmua'da çıkar.

Ana anlatı — Basamaklı dize

Kahraman'a göre Nazım Hikmet, Rusya'dayken Mayakovski'nin «uzunlu kısalı, merdiven istifli mısralarına» ilgi duyar. Bu ilgiyle serbest tarzdaki ilk denemesini yapar. Kahraman'a göre 1922'den 1936'ya uzanan bu yenilikçi dönem şiirleri biçim ve içerik bakımından ihtilalci ve Marksist bir karakter gösterir.

Bu düzen yalnızca bir görünüş değildir. Ölçü ve kafiye bir şiirin ritmini hecelerin sayısıyla kurar. Merdiven dize ise ritmi sayfanın üstündeki boşlukla, okurun gözünün ve nefesinin durduğu yerlerle kurar. Her basamak bir vurgudur. Okur, bir kelimeyi yalnız bırakan bir satırın önünde ister istemez durur.

Bu dönemin en çok bilinen örneklerinden biri «Makinalaşmak»tır. Kahraman'a göre doğrudan materyalist dünya görüşünün şekillendirdiği bu şiir, şairin hayata bakışını, mizacını ve şiir yazma tekniğini açıklayan iyi bir örnek olarak gösterilir. Tokgözlü şiirin 1923 tarihli olduğunu belirtir.

Ana anlatı — Makine olmak

Tokgözlü şiiri fütürizmle birlikte okur. Ona göre fütüristler bilim ve teknolojideki ilerlemenin yeniliği ve kalkınmayı getirdiğini düşünür; icatlara, makinelere ve onların işlevlerine büyük bir hayranlıkla yaklaşır. «Makinalaşmak» bu hayranlıkla yazılmıştır.

Tokgözlü'ye göre şiirde toplumsal bir fikir bireysel bir istek olarak aktarılır. Bir insanın makineleşmek istemesi, toplumda yerleşmiş sanayileşme bilincinin bireyin içine sinmiş hâlidir. Tokgözlü'ye göre Nazım Hikmet sanayileşmeyi bireysel ve toplumsal sorunların çözümünde önemli bir etken olarak görür. Dinamo, lokomotif, türbin gibi teknik kelimeler de bu isteği somutlaştırır.

Şiirin sesi de bu fikri taşır. Tokgözlü'ye göre «trrrrum» ve «trak tiki tak» sesleri her bölümde tekrarlanarak bir makinenin çalışma düzenini ve ses işleyişini okura duyurur.

Bu şiire bakan başka bir göz de vardır. Tokgözlü'nün aktardığına göre Mehmet Kaplan şöyle der: Tanzimat'tan bugüne Türkiye'de Batı'nın en anlamsız şeylerine karşı duyulan hayranlığın, onun gerçekten temel unsurlarından biri olan makineye karşı da duyulmasına şaşmamak gerekir. Kaplan için makine hayranlığı yeni bir devrim değil, eski bir Batı hayranlığının devamıdır. Tokgözlü ayrıca Kaplan'ın Nazım Hikmet'in şiirini değerlendirirken şairin hayatı ve soyadı tercihi gibi metin dışı unsurlara başvurduğunu not eder.

Yaygın yanlış«Nazım Hikmet şiire serbest ve merdiven biçimle başlamıştır.»
Doğrusu

Kahraman'a göre Nazım Hikmet küçük yaşta şiir yazmaya başlar; ilk şiiri Bahriye Mektebi'nde hocası Yahya Kemal tarafından düzeltilerek 1918'de Yeni Mecmua'da yayımlanır. Hece şairleriyle dost olduğu bu ilk dönemde geleneksel biçimlerle yazar; Mevlânâ'ya seslenen dizeleri de vardır. Serbest ve merdiven biçim, ancak Moskova yıllarında gelir.

Ana anlatı — Putları yıkmak

Yenilik yalnız şiirde değil, edebiyat dünyasına bakışta da kendini gösterir. Kahraman'a göre 1930'lu yıllarda Nazım Hikmet'in şiirleri kadar yankı uyandıran bir etkinliği, «Putları Yıkıyoruz» kampanyasıyla Abdülhak Hâmid ve Mehmet Emin gibi şairlere ve Yakup Kadri gibi romancılara saldırmasıdır.

Kampanyanın hedefleri bu dersin önceki ünitelerinden tanıdık adlardır. Mehmet Emin'i heceyle yazan Millî Edebiyat şairlerinin öncüsü olarak, Yakup Kadri'yi Cumhuriyet'in ilk yıllarının romancısı olarak görmüştük. Nazım Hikmet'in onlara «put» demesi, yalnızca kişilere değil, bir kuşağın şiir ve edebiyat anlayışına yöneltilmiş bir meydan okumadır.

Kahraman'ın maddesi bu dönemin sonrasına da bakar. Ona göre Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedrettin Destanı şairin olgunluk dönemine girişidir; burada halk şiirinin ölçüsü, divan şiirinin ses unsurları ve Dede Korkut hikâyelerinin deyiş özellikleri birlikte yer alır. Makinenin «trak tiki tak»ından geleneğin sesine uzanan bu yol, ilk dönemin kırılmasının kalıcı olmadığını, dönüşerek sürdüğünü gösterir.

Kahraman, maddesini ölçülü bir cümleyle bağlar: onun şiirinin her dönemde siyasal bir bildiri taşıyıcısı olmanın ötesinde anlamlar taşıdığı da söylenebilir. Bu cümle, ideolojiyle şiir arasındaki ilişkinin tek yönlü okunamayacağını hatırlatır.

Metin anı

«Makinalaşmak»tan iki kısa parça. Birincisi şiirin açılışı:

Trrrrum,
trrrrum,
trrrrum!
trak tiki tak
Makinalaşmak
istiyorum!

İkincisi, makineleşmenin bedene yerleştiği yer:

ve ben ancak bahtiyar olacağım
karnıma bir türbin oturtup
kuyruğuma çift uskuru taktığım gün!

Birinci parçada kelimeden önce ses gelir. Üç «trrrrum» üç basamakta, sayfanın soluna değil sağına doğru ilerler; göz bir makinenin dişlileri gibi aşağı ve yana kayar. «trak tiki tak» ise bir tıkırtıdır, düzenli, mekanik. Ondan sonra insan konuşur, ama cümlesi de ikiye bölünür: «Makinalaşmak» bir satırda, «istiyorum!» basamağın ucunda. İstek bile bir makine gibi parçalanarak söylenir. Tokgözlü'nün ses işleyişi dediği şey, burada sayfanın düzeniyle birleşir.

İkinci parçada makine bir ses olmaktan çıkar, bir bedene yerleşir. Türbin karna, uskur kuyruğa takılır; insan bir gemiye, bir motora dönüşür. «Bahtiyar» kelimesi dikkat çeker: eski, neredeyse divan şiirinden kalma bir mutluluk kelimesi, en yeni makine parçalarıyla aynı cümlede durur. Mutluluk artık bir sevgiliden ya da bir dinî vecdden değil, bir türbinden gelecektir.

Bu iki parça, Kaplan'ın itirazını da görünür kılar. Bir insanın kuyruğuna uskur takmak istemesi, Tokgözlü'nün okumasıyla sanayileşme bilincinin bireye sinmesidir; Kaplan'ın okumasıyla ise Batı'dan gelen her yeniliğe duyulan hayranlığın uç noktasıdır. Şiirin coşkusu ile şiirin mizahı arasındaki çizgi incedir: bir insanın kendini gemiye dönüştürme isteği hem bir manifesto hem de gülümseten bir abartıdır.

Cevap ve bağlantı

Bir şair neden bir makine olmak ister? Kahraman'ın ve Tokgözlü'nün okumasında bu istek, materyalist bir dünya görüşünün ve fütürist bir hayranlığın ifadesidir; makine, geleceğin ve toplumsal kurtuluşun simgesidir. Kaplan'ın okumasında ise aynı istek, Tanzimat'tan beri süren bir Batı hayranlığının yeni biçimidir.

Ölçüyü, kafiyeyi ve dize düzenini birlikte kıran şiir bu kırılmayla ne söyler? Merdiven dize ve yansıma sözler, şiirin ritmini hecelerden sayfaya ve sese taşır. Eski biçim yıkılır, çünkü anlatılmak istenen dünya yenidir. Ama Kahraman'ın hatırlattığı gibi aynı şair birkaç yıl sonra halk şiirinin ve Dede Korkut'un sesine dönecektir. Yıkım, Nazım Hikmet'in şiirinde bir son değil, bir başlangıç olur.

Kapanış kancası

Kahraman'a göre Nazım Hikmet 1941'de, hapisteyken yazmaya başladığı bir eserde şiiri, romanı, senaryoyu, oyunu ve tarihi birbirine karıştıracaktır. Yüzlerce insanın hikâyesi, II. Meşrutiyet'ten 1940'lara bir ülkenin toplumsal tarihine dönüşecektir. Makine olmak isteyen şair, insanları anlatmaya nasıl döner?

Özet kartı

  1. Nazım Hikmet (1901-1963) Selanik'te doğdu, Bahriye Mektebi'ni bitirdi, 1922-1924'te Moskova'da okudu; 1938'de yirmi sekiz yıl hapis cezası aldı, 1950'de çıktı, 1951'de Türkiye'den ayrıldı ve Moskova'da öldü; 2009'da vatandaşlığı iade edildi.
  2. İlk şiirleri geleneksel biçimlerdeydi; ilk yayımlanan şiirini Yahya Kemal düzeltti. Kahraman'a göre Rusya'da Mayakovski'nin merdiven dizelerinden etkilendi; 1922-1936 arası şiirleri biçim ve içerik bakımından ihtilalci ve Marksisttir.
  3. Tokgözlü'ye göre «Makinalaşmak» fütürizmle yazılmıştır: makine, teknik kelimeler ve yansıma sözlerle sanayileşme bilinci bir bireyin isteği olarak dile gelir.
  4. Kaplan makine hayranlığını Tanzimat'tan beri süren Batı hayranlığının devamı sayar; Tokgözlü Kaplan'ın metin dışı unsurlara başvurduğunu not eder. «Putları Yıkıyoruz» kampanyası Abdülhak Hâmid, Mehmet Emin ve Yakup Kadri'yi hedef aldı.
  5. Kahraman'a göre Şeyh Bedrettin Destanı olgunluk dönemine giriştir; halk şiiri, divan şiiri ve Dede Korkut'un sesi bir araya gelir. Nazım Hikmet sonraki kuşağın toplumcu gerçekçi şiirinin öncüsüdür.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Merdiven dizeStep-ladder lineDizenin parçalara bölünüp basamak gibi aşağı kaydırılarak yazılması
Yansıma sözOnomatopoeiaBir sesi taklit eden kelime
Makine imgesiMachine imageryMakinenin çağın, gücün ve geleceğin simgesi olarak kullanılması
Edebî kampanyaLiterary campaignBelirli yazarlara ve anlayışlara karşı düzenli yazılarla yürütülen tartışma dizisi
Toplumcu gerçekçi şiirSocialist realist poetryToplumsal çatışmaları ve değişim umudunu merkeze alan şiir anlayışı

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Kahraman'a göre Nazım Hikmet'in Moskova yılları nasıl başladı? İlk şiirleri hangi biçimdeydi ve ilk yayımlanan şiiriyle ilgili ne biliniyor?
  2. (Kazanım 2) Merdiven dize nedir ve Nazım Hikmet onu nereden aldı? Bu düzen şiirin ritmini nasıl değiştirir?
  3. (Kazanım 3) Tokgözlü «Makinalaşmak»ı nasıl okur? Mehmet Kaplan bu makine hayranlığını nasıl değerlendirir ve Tokgözlü Kaplan'ın yöntemi hakkında ne not eder?
  4. (Kazanım 3) «Putları Yıkıyoruz» kampanyası kimleri hedef aldı? Kahraman Nazım Hikmet'in şiirinin sonraki gelişimini nasıl anlatır?
  5. (Kazanım 4) «Makinalaşmak»tan alınan parçalarda ses, sayfa düzeni ve beden imgesi nasıl birlikte çalışır? «Bahtiyar» kelimesi neden dikkat çekicidir?

Cevaplar

  1. Kahraman'a göre Nazım Hikmet Bahriye Mektebi'ni bitirip subay oldu, sağlık nedeniyle ordudan ayrıldı; işgal altındaki İstanbul'dan Ankara'ya giderken İnebolu'da tanıştığı sosyalist gençlerden etkilendi, öğretmen olarak atandığı Bolu'dan Moskova'ya gitti ve 1922-1924'te Doğu Emekçileri Komünist Üniversitesi'nde okudu. İlk şiirleri hece şairleriyle dost olduğu yıllarda geleneksel biçimlerle yazılmıştı. İlk yayımlanan şiiri, Bahriye Mektebi'ndeki hocası Yahya Kemal'in düzeltmesiyle 1918'de Yeni Mecmua'da çıktı.
  2. Merdiven dize, bir dizenin parçalara bölünüp her parçanın basamak gibi aşağı kaydırılarak yazılmasıdır. Kahraman'a göre Nazım Hikmet bunu Rusya'dayken Mayakovski'nin «uzunlu kısalı, merdiven istifli mısralarına» duyduğu ilgiyle aldı. Ölçü ritmi hece sayısıyla kurarken merdiven dize ritmi sayfadaki boşlukla, okurun gözünün ve nefesinin durduğu yerlerle kurar; her basamak bir vurgu yaratır.
  3. Tokgözlü şiiri fütürizmin etkisiyle yazılmış sayar: fütüristler makineye ve teknolojiye hayranlık duyar; şiirde toplumsal bir fikir, sanayileşme bilinci, bir bireyin makineleşme isteği olarak aktarılır; dinamo, lokomotif, türbin gibi teknik kelimeler ve «trrrrum», «trak tiki tak» sesleri bir makinenin işleyişini duyurur. Kaplan'a göre Tanzimat'tan beri Batı'nın en anlamsız şeylerine duyulan hayranlığın makineye de duyulmasına şaşmamak gerekir; yani makine hayranlığı eski bir Batı hayranlığının devamıdır. Tokgözlü, Kaplan'ın Nazım Hikmet'in şiirini değerlendirirken şairin hayatı ve soyadı tercihi gibi metin dışı unsurlara başvurduğunu not eder.
  4. Kahraman'a göre kampanya Abdülhak Hâmid ve Mehmet Emin gibi şairleri ve Yakup Kadri gibi romancıları hedef aldı ve şiirleri kadar yankı uyandırdı. Kahraman, Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedrettin Destanı'nı olgunluk dönemine giriş sayar; bu dönemde halk şiirinin ölçüsü, divan şiirinin ses unsurları ve Dede Korkut'un deyiş özellikleri birlikte yer alır. Sonra Memleketimden İnsan Manzaraları'nda şiir, roman, senaryo ve tarih harmanlanır. Kahraman'a göre Nazım Hikmet sonraki kuşağın toplumcu gerçekçi şiirinin öncüsüdür ve şiiri siyasal bir bildirinin ötesinde anlamlar taşır.
  5. Birinci parçada kelimeden önce ses gelir: üç «trrrrum» basamak basamak kayar, «trak tiki tak» mekanik bir tıkırtıdır; «Makinalaşmak / istiyorum!» isteği bile iki basamağa bölünür, yani ses ile sayfa düzeni birlikte bir makine ritmi kurar. İkinci parçada makine bedene yerleşir: türbin karna, çift uskur kuyruğa takılır ve insan bir gemiye dönüşür. «Bahtiyar» eski, neredeyse divan şiirinden kalma bir mutluluk kelimesidir; en yeni makine parçalarıyla aynı cümlede durarak mutluluğun kaynağının artık bir makine olduğunu gösterir ve şiire hem coşku hem mizah katar.

Okuma

  • Alim Kahraman, «Nazım Hikmet» (DİA EK-2) — hayatı, dönemleri ve eserleri.
  • Asena Tokgözlü, «Nazım Hikmet Ran'ın Makinalaşmak Adlı Şiirinin Sosyolojik Açıdan İncelenmesi» (2022).
  • Nazım Hikmet, «Makinalaşmak» ve 835 Satır'dan birkaç şiir. «Makinalaşmak»ı önce sesli, sonra merdiven düzenini bozup düz satırlar hâlinde yazarak okuyun. Hangi okumada şiir daha çok bir makineye benziyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–1:05 Soğuk açılış: boş bir sayfa; «Trrrrum» kelimeleri basamak basamak belirir, her birinde bir dişli döner. Bir kalp atışı gibi «trak tiki tak».
  • 1:05–1:45 Büyük soru: bir insan silueti; göğsünde bir dinamo çizimi yavaşça belirir.
  • 1:45–3:30 Bağlam: Selanik'te bir sokak; bir bahriye mektebi avlusu; İnebolu'da bir iskele; karlı bir Moskova caddesi; bir dergi kapağı; bir hapishane penceresi.
  • 3:30–5:40 Ana anlatı — Basamaklı dize: bir dize kelimelerine ayrılır ve merdiven gibi aşağı iner; her basamakta okurun nefes aldığı bir işaret.
  • 5:40–8:20 Ana anlatı — Makine olmak: bir fabrikanın içi; lokomotif, türbin, bakır teller. Sonra aynı sahne bir 19. yüzyıl vitrininin önünde durur ve «Batı hayranlığı» yazılı bir etiket asılır.
  • 8:20–10:20 Ana anlatı — Putları yıkmak: bir dergi sayfasında iri başlık; üç heykel silueti çatlar. Ardından bir halk saz teli, bir divan sayfası ve bir Dede Korkut minyatürü aynı sahnede yan yana belirir.
  • 10:20–12:40 Metin anı: birinci parçada her «trrrrum» bir basamak aşağıda yanar; ikinci parçada bir insan bedenine bir türbin ve bir çift pervane yerleşir, figür bir gemiye dönüşüp suya iner.
  • 12:40–13:20 Cevap ve bağlantı: kırılan bir dize, parçaları yeni bir düzende yeniden birleşir.
  • 13:20–13:50 Kapanış kancası: bir hapishane koğuşu; bir defterde çoğalan isimler; bir tren penceresinden akan yüzler.

Telaffuz

  • Nazım Hikmet: «naa-ZIM hik-MET»; Selanik: «se-laa-NİK»; İnebolu: «i-ne-BO-lu»; Resimli Ay: «re-sim-Lİ AY»; Mayakovski: «ma-ya-KOF-ski».
  • «Makinalaşmak»: «ma-ki-na-laş-MAK»; türbin: «tür-BİN»; uskur: «us-KUR»; bahtiyar: «bah-ti-YAAR»; Simavna Kadısıoğlu Şeyh Bedrettin Destanı: «si-mav-NA ka-dı-sı-oğ-LU ŞEYH bed-ret-TİN des-taa-NI».
  • Alim Kahraman: «aa-LİM kah-ra-MAN»; Asena Tokgözlü: «a-se-NA tok-göz-LÜ»; Mehmet Kaplan: «meh-MET kap-LAN».