Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Haklı'ya göre Cumhuriyet'in kurucu kadrosu modernleşmeyi devlet politikası yaptı ve eski düzenin kurumlarını tasfiye etti; kitle iletişim araçlarının yokluğunda roman, yeni ideolojiyi yaymanın en uygun araçlarından biri sayıldı. 1930'larda «Halka doğru» anlayışı romanı Anadolu'ya yöneltti.
- Haklı dönemin romanlarını üçe ayırır: inkılapları destekleyenler (Kiralık Konak, Yalnız Dönüyorum, Yeşil Gece), onlara karşı çıkanlar (Fatih-Harbiye, Batmayan Gün) ve rejime bağlı kalıp bürokrasiyi eleştirenler (Ayaşlı ile Kiracıları).
- Destekleyen romanlar Anadolu'ya giden öğretmen, subay, doktor ya da kaymakamdan oluşan bürokrat-reformist bir tip yarattı; İstanbul yozlaşmışlığın, Anadolu saflığın ve yeni vatan idealinin simgesi oldu. On Yılın Romanı Cumhuriyet'in onuncu yılı için Maarif Vekâleti'nce yazdırıldı.
- Yavaş'a göre Yeşil Gece'nin Ali Şahin'i softa bir medreseliden idealist bir öğretmene dönüşür, ama meseleyi tek boyutlu görür ve fazlasıyla idealize edilmiştir. Şeker romanı savunur: Zola'nın Gerçek'iyle benzerlik evrensel bir sorundan doğar, Tanpınar romanı son yirmi yılın en iyisi saymıştır.
- Güntekin 1955'te romanının inkılap heyecanıyla bir polemiğe sürüklendiğini ve bunun roman sanatı bakımından bir ikilik, bir kusur olduğunu söyledi; aynı söyleşide inkılap taraftarlarının maskelerinden de kuşkulandığını anlattı.
Kazanımlar
- Cumhuriyet'in ilk yirmi yılında romanın neden yeni rejimin fikirlerini yaymanın başlıca araçlarından biri sayıldığını açıklayabilir.
- Tek parti dönemi romanlarını, rejimi destekleyen, ona karşı çıkan ve içeriden eleştiren üç grupta sınıflandırabilir ve her gruptan örnek verebilir.
- Anadolu'ya giden idealist öğretmen ya da memur tipini ve İstanbul-Anadolu karşıtlığını, Yeşil Gece ile On Yılın Romanı üzerinden tartışabilir.
- Reşat Nuri Güntekin'in 1955'te kendi romanı hakkında söylediklerini ve romandan seçilen kısa parçayı okuyarak ideoloji ile roman sanatı arasındaki gerilimi yorumlayabilir.
Video metni
Soğuk açılış
1955, bir edebiyat dergisi. Yaşlı bir romancı, yirmi yedi yıl önce yazdığı bir romanı anlatır. Roman övgüler de almıştır; bir büyük eleştirmen onu yakın yılların en iyi romanı saymıştır.
Ama romancı bu övgüye sığınmaz. Romanını bir heyecanın kendi tarafına sürüklediğini söyler. Ve ekler: roman sanatı bakımından bu bir kusurdur.
Romancı Reşat Nuri Güntekin, roman Yeşil Gece'dir. Sürükleyen heyecanın adı ise, yeni kurulan Cumhuriyet'in inkılaplarıdır.
Büyük soru
1923'te kurulan devlet, yalnızca kurumları değil, bir hayat biçimini de değiştirmek istedi. Okul, kıyafet, yazı ve kadının toplumdaki yeri birkaç yıl içinde yeniden düzenlendi. Bu değişimi halka anlatacak araçlar ise azdı. Kurucu bir ideoloji romana hangi görevi verir? Ve bir roman bu isteğe cevap verdiğinde, roman olarak ne kazanır, ne kaybeder?
Bağlam
Salih Zeki Haklı'ya göre Cumhuriyet'in kurucu kadrosu, Tanzimat'la başlayan modernleşmeyi bir devlet politikası olarak benimser ve eski düzenin siyasal kurumlarını ve toplumsal değerlerini tasfiye etme yolunu seçer. Gürkan Yavaş'ın aktardığı bir özete göre bu yıllar saltanatın ve hilafetin kaldırılmasını, tekke ve medreselerin kapatılmasını, kıyafet ve şapka inkılabını, harf ve dil inkılaplarını, öğretimin birleştirilmesini ve kadın haklarını kapsar.
Haklı'ya göre kitle iletişim araçlarının yokluğunda roman, iktidarın kabul ettiği ideolojinin topluma nüfuz etmesi için en uygun araçlardan biri sayılır. 1930'ların başında «Halka doğru» ve «Mektepten memlekete» sloganlarıyla anılan halkçılık anlayışı yaygınlaşınca romancılar Anadolu'yu aydınlatmayı ve kalkındırmayı konu edinir.
Ana anlatı — Üç tavır
Haklı, dönemin romanlarını üç gruba ayırır. Birinci grupta inkılapları ve Türkiye'nin Batılı tarzda değişmesini destekleyen romanlar vardır; bunlarda iktidarın düşünce yapısının izleri görülür. İkinci grupta değişime tepki olarak yazılan romanlar yer alır; bunlar tepeden inme yenilikleri ve «halk için, halka rağmen» anlayışını eleştirir. Üçüncü grupta ise inkılapların özüne bağlı kalan, ama bürokrasinin tutumundan rahatsız olan romancılar bulunur.
Birinci grubun ilk konusu eski ile yeninin çatışmasıdır. Haklı'nın Taner Timur'dan aktardığına göre Yakup Kadri'nin Kiralık Konak'ı, Mithat Cemal Kuntay'ın Üç İstanbul'u ve Memduh Şevket Esendal'ın Miras'ı geçmişle hesaplaşmanın başlıca örnekleridir. Şükûfe Nihal'in Yalnız Dönüyorum'u eski düzenin kurumlarını köhne gösterir ve aydınlık bir gelecek için Batılı tarzda bir eğitimi savunur.
İkinci grup başka bir yöne bakar. Haklı'ya göre Peyami Safa'nın Fatih-Harbiye'si, iki semt üzerinden kurduğu Doğu-Batı karşılaştırmasında manevî değerlere dayanan bir gelişmenin daha sağlıklı olacağını savunur. Samiha Ayverdi'nin Batmayan Gün'ü ve Ateş Ağacı da inkılapların dayandığı pozitivist düşünceye karşı çıkar.
Üçüncü grup belki en ilgincidir. Haklı'ya göre bu romancılar rejimin yanında durur, ama rüşveti, adam kayırmayı, idealizmini yitiren memurları gösterir. Memduh Şevket Esendal'ın Ayaşlı ile Kiracıları'nda iş arayan bir kadının «İltiması olanı alıyorlar» sözüne anlatıcı itiraz edemez. Haklı'ya göre bu yazarların amacı yeni bir düzen kurmak değil, sistemin aksayan yanlarını gösterip düzeltmektir.
Yaygın yanlış«Tek parti döneminde yazılan romanların hepsi rejimin propagandasıdır.»
Haklı'nın sınıflandırmasına göre bu dönemde üç ayrı tavır vardır: rejimi destekleyen romanların yanında, Peyami Safa ve Samiha Ayverdi gibi inkılapların felsefesine karşı çıkan yazarlar ve Esendal gibi rejime bağlı kalıp bürokrasiyi eleştiren yazarlar da eser verir. Tek bir sesin değil, birbiriyle tartışan seslerin dönemidir.
Ana anlatı — Anadolu'ya giden öğretmen
Birinci grubun romanları bir kahraman tipi yaratır. Haklı'nın Timur'dan aktardığına göre bu yeni karakterler bürokrasinin orta kademelerinden gelir: Anadolu'ya giden genç öğretmenler, subaylar, doktorlar, kaymakamlar. Haklı'ya göre öğretmenler okulda laik bir eğitim vererek eski düzenin değerlerini toplumsal alandan çıkarmayı hedefler.
Bu kahramanların gittiği yer de bir anlam taşır. Haklı'ya göre Cumhuriyet'ten sonra romancılar yozlaşmış ve kirlenmiş bir İstanbul imgesine karşı Anadolu'yu temizliğin, saflığın ve bozulmamışlığın simgesi olarak kullanır. Anadolu yalnızca bir toprak parçası değil, yeni devletin vatan ve millet yaratma idealidir.
Yeşil Gece bu tipin en belirgin örneklerinden biridir. Yavaş'a göre romanın kahramanı Ali Şahin, uzun yıllar medreseye devam etmiş bir «sarıklı»dır; roman boyunca softa bir medreseliden idealist bir öğretmene dönüşür. Medreseyi içeriden tanıması, yazara bu kuruma içeriden bir eleştiri getirme imkânı verir. Ali Şahin Sarıova kasabasındaki okulunda, her yıl üç yüz çocuğun içinden istediği gibi on kişi yetiştirebilirse kasabadaki din adamlarının tekelini kıracağına inanır.
Yavaş bu idealizmin sınırını da gösterir. Ona göre Ali Şahin meseleyi tek boyutlu ele alır, bütün sorumluluğu tek bir odağa yükler; bu kolaycı tavır toplumsal gerçeklikten uzaktır. Yavaş'a göre kahramanın fazlasıyla idealize edilmiş kişiliği, romanın yer yer yapay bir düzlemde ilerlediğini gösterir.
Bir adım ötede, doğrudan devletin istediği romanlar vardır. Haklı'ya göre Etem İzzet'in On Yılın Romanı, Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla Maarif Vekâleti tarafından yazdırılır. Romanda Amerika'dan gelen bir profesöre yeni Türkiye gezdirilir, okura da on yılda yapılanlar gösterilir. Haklı bu romanı edebî değeri tartışmalı, rejimin propagandasını amaçlayan bir eser olarak niteler.
Ana anlatı — Tez ile roman arasında
Yeşil Gece üzerine tartışma, kurucu ideoloji ile roman sanatı arasındaki gerilimi en açık biçimde gösterir. Haklı'ya göre roman, edebî niteliğinden çok ideolojik içeriğiyle öne çıkar ve Osmanlı ile Cumhuriyet arasındaki çatışmayı medrese ile okulun çatışmasına dönüştürür.
Bahattin Şeker ise romanı savunur. Ona göre birçok eleştirmen Yeşil Gece'yi Zola'nın dinî okullarla laik okulların çatışmasını anlatan Gerçek romanına benzetmiştir; Güntekin Gerçek'i 1929'da Hakikat adıyla Türkçeye çevirmiştir. Şeker'e göre bu benzerlik bir taklitten çok, dinî istismarın ve taassubun her toplumda benzer biçimler almasından doğar. Şeker'in aktardığına göre Ahmet Hamdi Tanpınar romanı son yirmi yılın en iyi romanı sayar; Şeker'e göre romanı yalnızca ideolojik diye eleştirmek, tarihsel gerçeklerin edebiyat üzerindeki etkisini görmezden gelmektir.
Tartışmanın en ilginç sesi ise yazarın kendisidir. Şeker, Güntekin'in 1955'te Varlık dergisinde söylediklerini aktarır. Güntekin, Zola'nın Dreyfus davasının heyecanı içinde bir tür idealist polemik romanı yazdığını, kendisinin ise inancını kaybeden ve teselliyi milletin ölümsüzlüğü fikrinde arayan bir insanın romanını yazmak istediğini söyler. İnkılap ve laik öğretim bu niyete denk gelmiştir; o sırada kendisi de öğretmendir.
Metin anı
Üç kısa parça. Birincisi Yeşil Gece'den, Ali Şahin'in medreseler üzerine düşünceleri; ikincisi ve üçüncüsü Güntekin'in 1955'teki sözleri:
Medreselerin yeşil gecesi yalnız kendi içlerini karanlığa boğmakla kalmamış; memleketin her yanına yayılmış, her köşesini kaplamış.
Güntekin'in romanı yazarken aklından geçenler:
İnkılap için dua eden, nutuk söyleyen çehrelerden birçoklarının mazlum, tatlı maskeleri arkasından çıkacak maskeleri düşündüm.
Ve yazarın hükmü:
O heyecan beni bir çeşit polemik romanı yazmaya, daha doğrusu romanımı o tarafa sürüklemeye sevk etti. Yani roman sanatı bakımından bunu bir ikilik, bir kusur gibi görmek lazımdır.
Birinci parçada romanın başlığı bir imgeye dönüşür. «Yeşil gece», medresenin rengiyle karanlığı birleştirir; karanlık bir binadan bütün ülkeye yayılır. Haklı'nın sözünü ettiği medrese-okul çatışması burada bir renk ve ışık karşıtlığıdır. Cümle bir kahramanın düşüncesidir, ama romanın tezini de taşır: sorun tek bir yerden, medreseden doğmaktadır. Yavaş'ın «tek boyutlu» dediği bakış, bu imgenin gücünde de sınırında da görünür.
İkinci parça aynı yazarın başka bir kaygısını gösterir. Güntekin, inkılabı yalnızca eskiye karşı değil, inkılabın kendi taraftarlarına karşı da düşünmüştür: nutuk söyleyenlerin maskelerinin ardında başka maskeler olabilir. Bu, Haklı'nın üçüncü grubuna, içeriden eleştirenlere yakın bir kuşkudur. Tezli roman bile tek sesli değildir.
Üçüncü parça bir yazarın kendi eserine yönelttiği en ağır eleştiridir. «İkilik» sözcüğü önemlidir: yazar bir insanın iç dünyasını anlatmak isterken roman bir davanın tarafına geçmiştir. Güntekin bunu bir kusur sayar; Şeker ise aynı ikiliği romanın tarihsel gerçekliğe bağlılığı olarak savunur. İki yorum aynı sözden farklı sonuçlar çıkarır.
Cevap ve bağlantı
Romana verilen görev neydi? Haklı'nın okumasına göre inkılapların haklılığını anlatmak, Anadolu'ya giden idealist kahramanlar yaratmak, eskiyi karanlık, yeniyi aydınlık göstermek. Bazen bu görev doğrudan bir sipariş olur, On Yılın Romanı'nda olduğu gibi.
Roman bu isteğe cevap verdiğinde ne kazanır, ne kaybeder? Güntekin'in kendi cevabı açıktır: roman bir davayı kazanır, ama bir ikiliğe düşer. Şeker'e göre aynı roman dönemin gerçeğini yakalar ve Tanpınar'ın övgüsünü hak eder. Ama dönemin romanı tek bir cevaptan ibaret değildir: Peyami Safa ile Samiha Ayverdi karşı çıkar, Esendal gibi yazarlar içeriden eleştirir. Kurucu ideoloji romana bir görev verir; romancılar bu görevi kabul eder, reddeder ya da onu kendi sorularıyla karmaşıklaştırır.
Kapanış kancası
Haklı'nın listesinde bir yazar iki kez geçer. Eski İstanbul konağının çözülüşünü anlatan Kiralık Konak birinci grupta, geçmişle hesaplaşan romanlar arasındadır. Aynı yazarın başka bir romanında bir savaş gazisi Anadolu'nun bir köyüne gider ve orada kendini bir yabancı gibi bulur. İstanbul'un bir konağından Anadolu'nun bir köyüne uzanan bu yol, bir romancının Cumhuriyet'le birlikte nasıl değiştiğini de anlatır mı?
Özet kartı
- Haklı'ya göre Cumhuriyet'in kurucu kadrosu modernleşmeyi devlet politikası yaptı ve eski düzenin kurumlarını tasfiye etti; kitle iletişim araçlarının yokluğunda roman, yeni ideolojiyi yaymanın en uygun araçlarından biri sayıldı. 1930'larda «Halka doğru» anlayışı romanı Anadolu'ya yöneltti.
- Haklı dönemin romanlarını üçe ayırır: inkılapları destekleyenler (Kiralık Konak, Yalnız Dönüyorum, Yeşil Gece), onlara karşı çıkanlar (Fatih-Harbiye, Batmayan Gün) ve rejime bağlı kalıp bürokrasiyi eleştirenler (Ayaşlı ile Kiracıları).
- Destekleyen romanlar Anadolu'ya giden öğretmen, subay, doktor ya da kaymakamdan oluşan bürokrat-reformist bir tip yarattı; İstanbul yozlaşmışlığın, Anadolu saflığın ve yeni vatan idealinin simgesi oldu. On Yılın Romanı Cumhuriyet'in onuncu yılı için Maarif Vekâleti'nce yazdırıldı.
- Yavaş'a göre Yeşil Gece'nin Ali Şahin'i softa bir medreseliden idealist bir öğretmene dönüşür, ama meseleyi tek boyutlu görür ve fazlasıyla idealize edilmiştir. Şeker romanı savunur: Zola'nın Gerçek'iyle benzerlik evrensel bir sorundan doğar, Tanpınar romanı son yirmi yılın en iyisi saymıştır.
- Güntekin 1955'te romanının inkılap heyecanıyla bir polemiğe sürüklendiğini ve bunun roman sanatı bakımından bir ikilik, bir kusur olduğunu söyledi; aynı söyleşide inkılap taraftarlarının maskelerinden de kuşkulandığını anlattı.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kurucu ideoloji | Founding ideology | Yeni bir devletin meşruiyetini, hedeflerini ve ideal insan tipini tanımlayan fikirler bütünü |
| Tezli roman | Thesis novel | Bir düşünceyi savunmak için kişilerini ve olaylarını bu teze göre düzenleyen roman |
| Bürokrat-reformist tip | The bureaucrat-reformer type | Yeni rejimin fikirlerini taşraya götüren idealist öğretmen, subay, doktor ya da kaymakam kahraman |
| İstanbul-Anadolu karşıtlığı | The Istanbul-Anatolia opposition | İstanbul'un yozlaşmışlığı ile Anadolu'nun saflığı ya da geriliği arasındaki simgesel karşıtlık |
| Ismarlama roman | Commissioned novel | Bir kurumun, çoğunlukla devletin, belirli bir amaçla yazdırdığı roman |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Haklı'ya göre Cumhuriyet'in ilk yıllarında roman neden yeni ideolojiyi yaymanın başlıca araçlarından biri sayıldı? 1930'lardaki «Halka doğru» anlayışı romanı nasıl etkiledi?
- (Kazanım 2) Haklı'nın tek parti dönemi romanları için yaptığı üçlü sınıflandırmayı açıklayın ve her gruptan bir örnek verin.
- (Kazanım 3) Bürokrat-reformist tip nedir? Yeşil Gece'nin Ali Şahin'i bu tipi nasıl temsil eder ve Yavaş bu kahramanın hangi sınırlarını gösterir?
- (Kazanım 3) On Yılın Romanı hangi amaçla ve kim tarafından yazdırıldı? İstanbul-Anadolu karşıtlığı bu dönemin romanlarında neyi simgeler?
- (Kazanım 4) Güntekin 1955'te Yeşil Gece hakkında ne söyledi? Seçilen üç parçayı birlikte okuyarak, tez ile roman sanatı arasındaki gerilimi Haklı'nın ve Şeker'in yorumlarıyla tartışın.
Cevaplar
- Haklı'ya göre kurucu kadro modernleşmeyi devlet politikası yaptı, eski düzenin kurumlarını ve değerlerini tasfiye etmeye yöneldi; bu değişimi halka anlatacak kitle iletişim araçları olmadığı için roman, iktidarın ideolojisini topluma nüfuz ettirmenin en uygun araçlarından biri sayıldı. 1930'ların başında «Halka doğru» ve «Mektepten memlekete» sloganlarıyla ifade edilen halkçılık anlayışı benimsenince romancılar Anadolu'yu aydınlatmayı ve kalkındırmayı konu edinen romanlar yazdı.
- Birinci grup inkılapları ve Batılı tarzda değişmeyi destekleyen romanlardır: Yakup Kadri'nin Kiralık Konak'ı, Şükûfe Nihal'in Yalnız Dönüyorum'u, Güntekin'in Yeşil Gece'si. İkinci grup değişime tepki olarak yazılan, tepeden inme yenilikleri eleştiren romanlardır: Peyami Safa'nın Fatih-Harbiye'si, Samiha Ayverdi'nin Batmayan Gün'ü. Üçüncü grup inkılapların özüne bağlı kalıp bürokrasideki yolsuzluğu ve kayırmacılığı eleştiren romanlardır: Memduh Şevket Esendal'ın Ayaşlı ile Kiracıları.
- Bürokrat-reformist tip, yeni rejimin fikirlerini Anadolu'ya götüren idealist öğretmen, subay, doktor ya da kaymakam kahramandır. Yavaş'a göre Ali Şahin uzun yıllar medresede okumuş bir «sarıklı»dır ve roman boyunca softa bir medreseliden idealist bir öğretmene dönüşür; medreseyi içeriden tanıması yazara içeriden eleştiri imkânı verir. Sarıova'da her yıl üç yüz çocuğun içinden on kişi yetiştirerek din adamlarının tekelini kırabileceğine inanır. Yavaş'a göre bu tavır meseleyi tek boyutlu görür, bütün sorumluluğu tek bir odağa yükler; kahramanın fazlasıyla idealize edilmiş kişiliği romanın yer yer yapay bir düzlemde ilerlemesine yol açar.
- Haklı'ya göre On Yılın Romanı Cumhuriyet'in onuncu yılı dolayısıyla Maarif Vekâleti tarafından Etem İzzet'e yazdırıldı; romanda Amerikalı bir profesöre yeni Türkiye gezdirilir ve okura on yılda yapılanlar gösterilir; Haklı onu edebî değeri tartışmalı bir propaganda romanı sayar. İstanbul-Anadolu karşıtlığında İstanbul yozlaşmış ve kirlenmiş, Anadolu temiz ve bozulmamış olarak gösterilir; Anadolu bir toprak parçası olmanın ötesinde yeni devletin vatan ve millet yaratma idealini simgeler.
- Güntekin, Zola'nın Dreyfus davasının heyecanıyla idealist bir polemik romanı yazdığını, kendisinin ise inancını yitirip teselliyi milletin ölümsüzlüğünde arayan bir insanın romanını yazmak istediğini söyledi; inkılap ve laik öğretim heyecanı romanını polemiğe sürükledi ve bunu roman sanatı bakımından bir ikilik, bir kusur saydı. Birinci parçada «yeşil gece» imgesi bütün karanlığı medreseye bağlar; Haklı'nın ideolojik içerik dediği ve Yavaş'ın tek boyutlu dediği bakış buradadır. İkinci parça yazarın inkılap taraftarlarının maskelerinden de kuşkulandığını gösterir; tezli roman bile tek sesli değildir. Üçüncü parçada yazar ikiliği kusur sayar; Şeker ise aynı özelliği romanın tarihsel gerçekliğe bağlılığı olarak savunur ve Tanpınar'ın övgüsünü hatırlatır.
Okuma
- Salih Zeki Haklı, «Türk Romanında Tek Parti Dönemi» (Liberal Düşünce, 2008).
- Bahattin Şeker, «Yeşil Gece ve Gerçek» (2006).
- Reşat Nuri Güntekin, Yeşil Gece. Romanı okurken iki liste tutun: birine Ali Şahin'in tezini doğrudan söyleyen cümleleri, öbürüne tezin dışında kalan, yalnızca bir insanı anlatan anları yazın. Hangi liste daha uzun, hangisi daha akılda kalıcı?