Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Şinasi, Tophane kaleminde yetişti, bir Fransız subayından Fransızca öğrendi, 1849'da Paris'e gitti, Société Asiatique'e üye oldu, döndükten sonra Meclis-i Maârif'te çalıştı ve 1859'da Fransız şiirinden çevirilerini yayımladı.
- Şair Evlenmesi 1859'da saray tiyatrosu için iki perde olarak yazıldı; birinci perde kaldırıldı, oyun sahneye çıkmadı, 1860'ta Tercümân-ı Ahvâl'de tefrika edildi. Konusu, görücü usulüyle sevdiğinin yerine ablasıyla evlendirilen genç şairin, imama rüşvet verilerek kurtarılmasıdır.
- Oyun Batılı tarzda yazılmış ve basılmış ilk Türk tiyatro eseri sayılır; Mignon'a göre ilk Türkçe oyunlardan biridir, tek ilki değil. Kudret'e göre orta oyunu ve Karagöz gibi yerli gelenekleri Fransız tiyatrosuyla birleştirir.
- Şinasi Tasvîr-i Efkâr'ı 1862'de çıkardı; 1864'teki «Mebhûsetün anhâ» tartışmasında alıntı kelimelerin Türkçenin kurallarına uyması gerektiğini savundu. 1863'te memuriyetten çıkarıldı; 1865 Matbuat Nizamnâmesi'nin ardından Paris'e gitti.
- Rüşvet sahnesinde imam yüksek sesle reddeder, fısıltıyla kabul eder; «büyük kız»ın anlamını boyca büyüğe çevirir ve hukuk dilinin kelimeleriyle yalana tanıklık eder. Tanpınar ve Kudret Müştak'ı alafranga züppenin öncüsü, Mignon romantik bir isyancı olarak okur; Mignon'a göre mutlu son toplumsal bir değişim getirmez.
Kazanımlar
- Şinasi'nin kalem odasından Paris'e, Meclis-i Maârif'ten gazeteciliğe uzanan hayatını ve bu hayatın yazılarına yansıyan yönlerini anlatabilir.
- Şair Evlenmesi'nin yazılışını, yayımlanışını ve konusunu özetleyebilir; oyunun «ilk» sayılmasının hangi anlamda doğru olduğunu tartışabilir.
- Şinasi'nin gazeteci ve makale yazarı olarak getirdiklerini, Tasvîr-i Efkâr, «Mebhûsetün anhâ» tartışması ve 1865 Matbuat Nizamnâmesi üzerinden açıklayabilir.
- İmamın rüşvetle fikir değiştirdiği sahneyi, komedinin geleneği nasıl hicvettiğini ve mutlu sonun sınırlarını göstererek okuyabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Türk edebiyatında Batılı tarzda yazılmış ilk tiyatro eseri sayılan oyun, yazarının kısa bir notuyla açılır. Laurent Mignon'un aktardığı bu «ihtar» şöyle der: «Bu oyun iki fasıl olarak 1275 (1859) tarihinde tiyatro için tertip olunmuş idi. Sonradan birinci faslının kaldırılması lâzım geldi.»
Birinci perde nerededir? Neden kaldırılmıştır? Mignon'a göre bu soruların cevabı tam olarak bilinmez. Sonuç şudur: birçok edebiyat tarihi kitabında modern Türk tiyatrosunun tarihi, Mignon'un deyişiyle «bir yarım oyunla» başlar.
O yarım oyunun yazarı, bir gazetenin ilk sayısına imzalı başyazı koyan adamla aynı kişidir: İbrahim Şinasi.
Büyük soru
207-02'de Şinasi'nin mukaddimesini okuduk; orada görüş bildirmeyi halkın hakkı sayıyordu. Bu ünitenin sorusu o imzanın arkasındaki adama dönüyor: bir devlet memuru neden hem gazete makalesi hem de komedi yazar? Ve bir yazarın «ilk» sayılması, tam olarak neyin ilki olduğu sorulmadan ne anlama gelir?
Bağlam
Alim Kahraman'ın DİA maddesine göre Şinasi'nin doğum yılı kesin değildir; 1824 ya da 1826 öne çıkar. Babası, 1829'daki Şumnu kuşatmasında şehit düşen bir topçu subayıdır. Şinasi mahalle mektebinden sonra Tophane Müşirliği'nin kalemlerinden birine girer ve on yıl kadar orada çalışır. Kahraman'a göre burada hem Arapça ve klasik bilgileri öğrenir, hem de asıl adı Châteauneuf olan, Müslüman olup Reşad adını almış bir Fransız subayından Fransızca öğrenir.
Avrupa'ya öğrenci gönderileceğini duyunca Sultan Abdülmecid'in huzuruna çıkar ve izin alır. Kahraman'a göre muhtemelen 1849 baharında Paris'e ulaşır. Orada Société Asiatique'e üye olur; Mustafa Reşid Paşa onu maliye eğitimine yönlendirir; ama edebiyata ve dile ilgisi artar. Atasözleri derlemesi Durûb-i Emsâl-i Osmâniyye üzerindeki çalışmaları da bu yıllara uzanır.
Döndükten sonra 1855'te Meclis-i Maârif üyesi olur. Kahraman'a göre bir ara bu görevden uzaklaştırılır; gerekçeler arasında memuriyete yakışmayan davranışları, hatta sakalını tıraş etmesi gösterilir. Sonra affedilir. 1859'da Fransız şiirinden çevirilerini Tercüme-i Manzûme adıyla yayımlar.
Kısacası karşımızda iki dünyayı birden bilen bir memur vardır: kalem odasının Arapça ezberlerini ve Paris'in edebiyat meclislerini.
Ana anlatı — Bir komedinin doğumu
Kahraman'a göre Şair Evlenmesi 1859'un ilk aylarında saray tiyatrosunda oynanmak üzere yazılır. Mignon başka görüşleri de aktarır: Cevdet Kudret, oyunun «tiyatro için tertip» edildiğine bakarak sahne için, belki de ısmarlama yazıldığını düşünür; Metin And ise Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu için ısmarlandığını öne sürer. Oyun, bilinmeyen bir sebeple sahneye çıkmaz. Kahraman'ın verdiği bilgiye göre Tercümân-ı Ahvâl'in ikinci ile beşinci sayıları arasında tefrika edilir ve hemen ardından kitap olarak basılır.
Konu kısadır. Genç şair Müştak Bey, sevdiği Kumru Hanım'la evlenecektir. Ama iki kişi arasında görücü usulü ve mahalle vardır. Arkadaşı Hikmet Efendi onu uyarır: «büyük dururken küçüğü kocaya vermek âdet değildir.» Duvak kalktığında karşısında Kumru değil, kırk beş yaşındaki ablası Sakine Hanım çıkar. Müştak itiraz eder; kılavuz kadın imamı ve mahalleliyi çağırır; mahalleli hep bir ağızdan «İstemeyiz!» der. Sonunda Hikmet Efendi imama bir para kesesi gösterir ve iş çözülür.
Oyun tek perdedir ve dokuz sahneden oluşur. Metinde sahnelerin çoğu «meclis» diye adlandırılır, oyunun türü de kişiler listesinin başında «müzhike» diye yazılır. Kahraman bu komedinin dilinin sadeliğini, sahneye konabilme tekniğini, entrikasını ve bütünüyle yerli karakterini öne çıkarır; ona göre bu bakımlardan uzun zaman rakipsiz kalır.
Bu yerliliği sahnede duymak mümkündür. Bekçi Batak Ese ve süprüntücü Atak Köse şive taklidiyle konuşur; imam Ebullaklaka ise yazarın notuna göre «ayınları çatlatarak ve kafları patlatarak» söyler. Mignon'un aktardığına göre Cevdet Kudret, Şinasi'nin bu oyunda orta oyunu ve Karagöz gibi yerli gelenekleri Fransız tiyatrosunun etkileriyle birleştirdiğini söyler. 104-07'de gördüğümüz orta oyununun tipleri ve şive oyunları, yazılı bir metnin içine taşınmıştır.
Yaygın yanlış«Şair Evlenmesi Türkçe yazılmış ilk oyundur ve gazetede okunmak için yazılmıştır.»
Kahraman onu «Batılı tarzda ilk tiyatro eseri» ve «metne dayalı ve basılmış ilk tiyatro eseri» diye niteler; Mignon ise daha temkinlidir: «ilk olmasa da, ilk Türkçe oyunlardan» biri. «İlk» sözünün hangi ölçüte göre söylendiği önemlidir. Oyun gazete için de yazılmamıştır: ihtarına göre «tiyatro için tertip» edilmiş, sahneye çıkamayınca gazetede tefrika edilmiştir.
Ana anlatı — Makale, gazete ve bir dil kavgası
Kahraman'a göre Şinasi Tercümân-ı Ahvâl'de iki makaleyi ve bir teşekkür kıtasını imzasıyla yayımlar. İlk sayıdaki «Tefrika» başlıklı yazısı ve oyunu imzasızdır. Kahraman'a göre böylece «Mukaddime»deki yeni fikirlerin yanında «tefrika» ve «abone» gibi gazetecilik terimleri de Türk edebiyatına girer.
Şinasi bu gazetede uzun kalmaz. 1861'de kendi gazetesi için başvurur, izni alır ve Kahraman'ın anlattığına göre on üç ay süren yorucu bir hazırlığa girer: harf çeşidinin az, klişenin bilinmediği bir ortamda bölüm başlıklarını hattatlara yazdırıp kalıplarını hazırlatır. Tasvîr-i Efkâr'ın ilk sayısı 27 Haziran 1862'de çıkar.
105-02'de makaleyi, bir düşünceyi kanıtlarla savunan imzalı yazı diye tanımlamıştık. Şinasi'nin asıl makale okulu bu gazetedir. Kahraman'a göre 1864'te Tasvîr-i Efkâr ile Rûznâme-i Cerîde-i Havâdis arasında bir dil tartışması başlar. Adını Arapça bir tamlamadan alır: «Mebhûsetün anhâ». Karşı taraftaki imzasız yazıların Said Bey'e, sonraki Küçük Said Paşa'ya ait olduğu bilinmektedir. Soru, Arapça ve Farsçadan Türkçeye geçmiş kelimelerin kendi dillerinin kurallarını mı koruyacağı, yoksa Türkçenin kurallarına mı uyacağıdır. Şinasi'nin tezi ikincisidir. Kahraman'a göre tartışma gazete satışlarını epey artırır ve konusundan çok, Şinasi'nin eleştiri için koyduğu özlü kurallar bakımından önemlidir.
Tartışmanın sonu ise siyasidir. Şinasi daha önce, 1863'te, eleştirici tutumu yüzünden doğrudan Sultan Abdülaziz'in iradesiyle memuriyetten çıkarılmıştı. 27 Aralık 1864'te tartışmayı birden keser; bir ay sonra Paris'e gider. Kahraman'a göre arkasında, 1 Ocak 1865'te yürürlüğe giren ilk Matbuat Nizamnâmesi'nin ağır şartları olduğu tahmin edilir. Nizamnâmenin yasakları arasında hükümet memurlarını küçük düşüren yayınlar da vardır; tartıştığı Said Bey ise o sırada yüksek bir göreve getirilmiştir.
Şiire gelince, Kahraman açık konuşur: Şinasi usta bir şair değildir, ama getirdiği biçim ve içerik değişiklikleri «yeniliğin alfabesi» diye adlandırılmıştır. Mustafa Reşid Paşa için yazdığı kasidelerde geleneğe değil olaylara dayanması, şiirden çok makaleye benzeyen mantık zinciri ve şiirlerine ayrı başlıklar koyması bu yeniliklerdendir.
Ana anlatı — Müştak Bey kimdir?
Oyunun kahramanı üzerine eleştirmenler ayrılır. Mignon'un aktardığına göre Cevdet Kudret Müştak'ı «alafrangalık meraklısı genç bir şair» diye tanımlar. Tanpınar da onun yabancılığına dikkat çeker: taşkınlıkları, konuşma tarzı, geline yüz görümlüğü olarak bir şarkı vermesi, yaşlı baldızını arkadaşına büyük bir kayıtsızlıkla ikram edişi, Tanpınar'a göre daha çok Paris'in Quartier Latin'ini ya da bulvar tiyatrosunu hatırlatır. Mignon'a göre araştırmacılar Müştak'ı çoğunlukla, Tanzimat romanında çok görülecek alafranga züppenin öncüsü olarak değerlendirmiştir.
Mignon farklı düşünür. Ona göre Müştak'ın boyun eğmeyişi, bireyin gelenek karşısında «ben de varım» diye haykırmasıdır; bir züppenin değil, romantik bir isyanın ifadesidir. Mignon'a göre âşıkların önündeki engel kılavuz kadın, imam ve imamın yönlendirdiği mahallelidir.
Mignon bir noktaya daha dikkat çeker: oyun mutlu biter, ama kimse hatasını kabul etmez, âdetlerin meşruluğunu sorgulayan olmaz. Âşıklar, imamın rüşvet almasıyla kavuşur. Mignon'a göre toplumsal açıdan hiçbir şey değişmemiştir.
Hangi okuma doğrudur? İkisi de metinden kanıt gösterir; sorulması gereken, hangisinin oyunun daha çok sahnesini açıkladığıdır.
Metin anı
Yedinci meclisten: Hikmet Efendi, imam Ebullaklaka'yı ikna etmenin yolunu bulur.
HİKMET EFENDİ — Efendim gazablanmayınız (gizlice bir para kesesi göstererek) küçük kızı senden isteriz.
ATAK KÖSE — Efendi? Nedir o? Rüşvet mi alıyom musunuz?
EBULLAKLAKA (Atak Köse'ye) — Ben öyle şey mi kabul ederim istemam (gizlice Hikmet Efendi'ye) yan cebime koy.
…
EBULLAKLAKA — Fakat büyük kız demekten muradım yaşta büyük değildir boyda büyük demek manasınadır zira büyük kız kırk yaş yaşını geçmiş olduğu hâlde damat beyin dengi olamaz işte benim bildiğim bu kadardır her bir zamanda ve her bir mekânda böyle doğrucasına şehadet ederim.
Sahne iki sesle kurulur: yüksek sesle söylenen ve fısıldanan. İmam aynı cümlenin içinde iki kişiye konuşur. Parantez içindeki sahne notları, «gizlice», seyirciyi sahnedeki mahalleliden daha bilgili yapar. Komedi bu bilgi farkından doğar: mahalleli namusu savunduğunu sanır, seyirci bir pazarlığa tanık olur.
Sonra kelime oyunu gelir. İmam az önce nikâhı «büyük kız»la kıydığını söylemiş, mahalleli de onaylamıştı. İmam kelimeyi değiştirmez, anlamını değiştirir: «büyük» artık yaş değil boydur. Kanıt hiç değişmemiştir; değişen yalnız kesenin yeridir. Oyun burada bir mahkeme parodisine döner: «ikrar», «şehadet», «doğrucasına». Hukukun dili, rüşvetin hizmetine girer.
Son cümleye dikkat edelim: «her bir zamanda ve her bir mekânda böyle doğrucasına şehadet ederim.» İmam, az önce söylediğinin tam tersine yemin eder ve bunu doğruluk kelimeleriyle yapar. Şinasi, geleneği bir fikirle değil, bir sahneyle eleştirir: seyirci âdetin arkasında ne olduğunu görür.
Ve Mignon'un itirazı burada yerini bulur. Seyirci güler, âşıklar kavuşur; ama imam yerindedir, mahalle yerindedir, kese el değiştirmiştir. Komedi haksızlığı gösterir, ama onu düzeltmez.
Cevap ve bağlantı
Bir devlet memuru neden hem makale hem komedi yazar? Çünkü Şinasi için ikisi aynı işin iki aracıdır. Makale okura fikri doğrudan söyler ve savunur. Komedi aynı fikri, görücü usulünün ve mahalle baskısının saçmalığını, okura kendi gözüyle gördürür. İkisi de halkın anlayacağı bir dil ister; ikisi de gazetede yayımlanır.
«İlk» sözüne gelince, tek cevap yoktur. Şair Evlenmesi Batılı tarzda yazılmış ve basılmış ilk Türk tiyatro eseri sayılır, ama Mignon'un hatırlattığı gibi ilk Türkçe oyunlardan biridir, tek ilki değil. Şinasi'nin ilkleri tek tek eserlerden çok bir programdadır: imzalı başyazı, gazetecilik terimleri, eleştiri kuralları, sade nesir, başlıklı şiir. Kahraman'ın aktardığı «yeniliğin alfabesi» benzetmesi bu yüzden yerindedir: alfabe bir eser değil, başkalarının eser yazacağı bir araçtır.
Kapanış kancası
Kahraman'a göre Namık Kemal, Tasvîr-i Efkâr'a gazetenin çıkışından dört ay sonra gelir; Şinasi 1865'te Paris'e gidince gazetenin başına o geçer. Şinasi'nin sakin, kuralcı sesi, genç bir yazarın elinde nasıl bir sese dönüşür? «Vatan» ve «hürriyet», bir gazete sütunundan sahneye ve romana taşındığında neyi değiştirir?
Özet kartı
- Şinasi, Tophane kaleminde yetişti, bir Fransız subayından Fransızca öğrendi, 1849'da Paris'e gitti, Société Asiatique'e üye oldu, döndükten sonra Meclis-i Maârif'te çalıştı ve 1859'da Fransız şiirinden çevirilerini yayımladı.
- Şair Evlenmesi 1859'da saray tiyatrosu için iki perde olarak yazıldı; birinci perde kaldırıldı, oyun sahneye çıkmadı, 1860'ta Tercümân-ı Ahvâl'de tefrika edildi. Konusu, görücü usulüyle sevdiğinin yerine ablasıyla evlendirilen genç şairin, imama rüşvet verilerek kurtarılmasıdır.
- Oyun Batılı tarzda yazılmış ve basılmış ilk Türk tiyatro eseri sayılır; Mignon'a göre ilk Türkçe oyunlardan biridir, tek ilki değil. Kudret'e göre orta oyunu ve Karagöz gibi yerli gelenekleri Fransız tiyatrosuyla birleştirir.
- Şinasi Tasvîr-i Efkâr'ı 1862'de çıkardı; 1864'teki «Mebhûsetün anhâ» tartışmasında alıntı kelimelerin Türkçenin kurallarına uyması gerektiğini savundu. 1863'te memuriyetten çıkarıldı; 1865 Matbuat Nizamnâmesi'nin ardından Paris'e gitti.
- Rüşvet sahnesinde imam yüksek sesle reddeder, fısıltıyla kabul eder; «büyük kız»ın anlamını boyca büyüğe çevirir ve hukuk dilinin kelimeleriyle yalana tanıklık eder. Tanpınar ve Kudret Müştak'ı alafranga züppenin öncüsü, Mignon romantik bir isyancı olarak okur; Mignon'a göre mutlu son toplumsal bir değişim getirmez.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Müzhike | Comedy | Şinasi'nin oyununun türünü belirttiği, «güldürü» anlamındaki kelime |
| Meclis | Scene | Şair Evlenmesi'nde sahnelerin çoğuna verilen ad |
| Görücü usulü | Arranged marriage by go-between | Eşlerin birbirini tanımadan aracılar yoluyla evlendirildiği düzen |
| Mebhûsetün anhâ tartışması | The Mebhûsetün anhâ debate | 1864'te alıntı kelimelerin Türkçedeki kuralları üzerine yapılan gazete tartışması |
| Matbuat Nizamnâmesi | Press Regulation | 1865'te yürürlüğe giren ilk Osmanlı basın düzenlemesi |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Şinasi'nin eğitimi hangi iki dünyadan beslendi? Kalem odası ve Paris yılları onun yazılarına nasıl yansıdı?
- (Kazanım 2) Şair Evlenmesi ne için ve nasıl yazıldı, nasıl yayımlandı? Oyunun «ihtar»ı bize ne söyler?
- (Kazanım 2) Şair Evlenmesi'nin «ilk» sayılması hangi ölçütlere göre doğrudur? Kahraman ile Mignon'un ifadeleri arasındaki farkı açıklayın.
- (Kazanım 3) «Mebhûsetün anhâ» tartışmasının konusu neydi ve neden önemli sayılır? Tartışmanın sona ermesiyle 1865 Matbuat Nizamnâmesi arasında nasıl bir ilişki kurulur?
- (Kazanım 4) Rüşvet sahnesinde komedi nasıl kurulur? İmamın «büyük kız» sözünü yeniden yorumlaması ve Mignon'un mutlu son hakkındaki görüşü sahneyi nasıl okumamızı sağlar?
Cevaplar
- Kahraman'a göre Şinasi Tophane Müşirliği'nin kaleminde on yıl kadar çalıştı; burada Arapça ve klasik bilgiler öğrendi. Aynı yerde Müslüman olmuş bir Fransız subayından Fransızca öğrendi ve Batı edebiyatına ilgi duydu. 1849'da Paris'e gitti; Société Asiatique'e üye oldu, maliye eğitimine yönlendirildi, ama dile ve edebiyata eğilimi arttı. Bu iki dünya yazılarına şöyle yansır: atasözü derlemesi ve dil tartışmaları klasik birikime, Fransız şiiri çevirileri, gazetecilik ve Batılı tarzda komedi Paris deneyimine dayanır.
- Kahraman'a göre oyun 1859'un ilk aylarında saray tiyatrosunda oynanmak üzere yazıldı; Metin And Dolmabahçe Sarayı Tiyatrosu için ısmarlandığını öne sürer. Sahneye çıkmadı; Tercümân-ı Ahvâl'in ikinci-beşinci sayılarında tefrika edildi ve hemen kitap olarak basıldı. İhtar, oyunun «tiyatro için» iki fasıl olarak yazıldığını ve birinci faslın sonradan kaldırıldığını söyler. Bu, oyunun gazete için değil sahne için yazıldığını ve bugün okuduğumuz metnin yarım kaldığını gösterir; kaldırılma sebebi bilinmez.
- Kahraman oyunu «Batılı tarzda ilk tiyatro eseri» ve «metne dayalı ve basılmış ilk tiyatro eseri» sayar. Mignon ise «ilk olmasa da, ilk Türkçe oyunlardan» biri der. Fark, ölçütten gelir: Batılı tarz, basılmış metin ve tiyatro eseri ölçütleriyle oyun bir başlangıçtır; ama Türkçe yazılmış oyunların tamamı düşünüldüğünde tek ilk olduğunu söylemek temkinsizdir. «İlk» sözü, ölçütü belirtildiğinde anlam kazanır.
- Tartışma 1864'te Tasvîr-i Efkâr ile Rûznâme-i Cerîde-i Havâdis arasında geçti; Arapça ve Farsçadan Türkçeye geçmiş kelimelerin o dillerin kurallarını koruyup korumayacağı soruldu. Şinasi, bu kelimelerin Türkçenin kurallarına uydurulması gerektiğini savundu. Kahraman'a göre tartışma gazete satışlarını artırdı ve konusundan çok Şinasi'nin eleştiri için koyduğu kurallar bakımından önemlidir. Şinasi 27 Aralık 1864'te tartışmayı birden kesti; Kahraman'a göre bunun arkasında 1 Ocak 1865'te yürürlüğe girecek Matbuat Nizamnâmesi'nin, hükümet memurlarını küçük düşüren yayınları da yasaklayan şartlarının olduğu tahmin edilir. Karşı taraftaki Said Bey yüksek bir göreve getirilmişti; Şinasi kısa süre sonra Paris'e gitti.
- Komedi iki ses arasındaki farktan doğar: imam mahalleliye yüksek sesle «istemem» der, Hikmet Efendi'ye fısıltıyla «yan cebime koy» der. Sahne notları seyirciyi mahalleliden daha bilgili yapar. İmam «büyük kız» ifadesini değiştirmez, anlamını yaştan boya çevirir ve bunu «şehadet», «doğrucasına» gibi hukuk ve doğruluk kelimeleriyle yapar; böylece geleneğin arkasındaki çıkar görünür olur. Mignon'a göre âşıklar kavuşsa da kimse hatasını kabul etmez, âdet sorgulanmaz, mutlu son rüşvetle gelir. Bu yüzden sahne hem geleneği hicveder hem de komedinin haksızlığı göstermekle yetinip düzeltmediğini düşündürür.
Okuma
- Alim Kahraman'ın «Şinâsi» maddesi (DİA 39) — hayatı, gazeteciliği ve eserleri.
- Laurent Mignon, «Bir Rasyonalistin Romantik İsyanı: Şair Evlenmesi» (Tiyatro Araştırmaları Dergisi 29, 2010) — Müştak Bey'in yeniden yorumu.
- Şair Evlenmesi'ni Anadolu Üniversitesi edisyonundan baştan sona okuyun. Oyunda «istemeyiz» kaç kez söyleniyor ve kim tarafından?