Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Romantizm yaklaşık 1800–1850 arasında doruğa ulaşan, duyguyu, bireyi, doğayı, halk geleneğini ve özgünlüğü klasisizmin akıl, kural ve ölçüsüne karşı savunan akımdır; adı aşktan değil, halk dillerini ve onlarla yazılmış anlatıları karşılayan «romance» kökünden gelir.
- Kökleri Alman Fırtına ve Coşku hareketine uzanır; Goethe'nin Werther'i (1774) bütün Avrupa'da taklit edildi; Macpherson'ın Ossian şiirleri (1760'lar) romantik «halk sesi» arzusunu besledi ama kısmen uydurmaydı.
- İngiltere'de Wordsworth ile Coleridge'in Lirik Baladlar'ı (1798) ve 1800 önsözü romantizmin manifestosu sayıldı; Wordsworth şiire «insanların gerçek dilini» taşımak istedi.
- Hugo'nun Cromwell önsözü (1827) zaman ve yer birliğini reddedip olay birliğini korudu ve kuralın kaynağını değiştirdi: «Ne kural vardır ne model», ancak doğanın ve her konunun kendi yasaları vardır.
- «Hernani savaşı» (25 Şubat 1830) romantizmin Fransa'daki simgesel zaferidir; ama bilinen biçimi büyük ölçüde Gautier'nin anılarına dayanan, gerçekle efsaneyi karıştıran bir kuruluş hikâyesidir.
Kazanımlar
- Romantizmin Almanya, İngiltere ve Fransa'daki doğuşunu başlıca eserleri ve tarihleriyle açıklayabilir.
- Duygu, birey, doğa, halk ve özgünlük ilkelerini klasisizmin kuralcılığıyla karşılaştırabilir.
- Hugo'nun Cromwell önsözünden bir pasajda romantizmin üç birliğe ve kurallara yönelttiği eleştiriyi gösterebilir.
- «Hernani savaşı»nın hem bir olay hem de sonradan kurulmuş bir efsane olduğunu tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Paris, 25 Şubat 1830. Comédie-Française'de perde açılır. Sahnede yaşlı bir hizmetçi kadın vardır. Gizli bir kapıya vurulur ve kadın, oyunun ilk iki satırını söyler: «Yoksa o mu geldi? Evet, gizli merdivenin kapısı.»
Fransızca aslında şair, «escalier» ile «dérobé» sözcüklerini, yani «merdiven» ile «gizli»yi iki ayrı dizeye bölmüştür. İsim bir dizede, sıfatı bir sonrakinde. Klasik Fransız dizesi için bu, neredeyse bir hakarettir.
Büyük soru
Romantizm neye başkaldırıyordu? Ve bir akımın zaferi gerçekten tek bir gecede, bir tiyatro salonunda kazanılabilir mi?
Bağlam
Klasisizmin kuralları Fransız sahnesinde hâlâ ayaktaydı. Ama on sekizinci yüzyılın sonlarından itibaren Avrupa'nın başka köşelerinde bambaşka bir edebiyat anlayışı yükseliyordu.
Romantizm, yaklaşık 1800 ile 1850 arasında doruğa ulaşan, aklın yerine duyguyu, kuralın yerine özgürlüğü, evrensel insanın yerine bireyi koyan edebî akımdır. Adı aşka değil, «romance» sözcüğüne dayanır. Bu sözcük başlangıçta Latincenin karşısındaki halk dillerini, sonra o dillerde yazılmış şövalye ve macera anlatılarını karşılıyordu. Batı edebiyatının dönemlerine bakarken andığımız Schlegel kardeşler, «romantik şiir»i bir tarih diliminden çok klasik olanın karşıtı bir ruh olarak tanımlıyordu.
Akımın kökleri Alman Fırtına ve Coşku (Sturm und Drang) hareketine uzanır. Bu hareket, insanın dünyayı yalnız akılla kavrayabileceği düşüncesine karşı çıkıp sezgiyi ve duyguyu öne çıkardı. Goethe'nin 1774'te yayımlanan Genç Werther'in Acıları romanı bütün Avrupa'da genç erkeklerin kahramanını taklit etmesine yol açtı: aşırı duyarlı, tutkulu, dünyaya sığmayan bir genç.
Ana anlatı — duygunun ve halkın keşfi
Romantikler ilhamlarını antik Yunan ve Roma'da değil, kendi halklarının geçmişinde aradı. Ortaçağ şövalye anlatıları, halk türküleri, masallar ve efsaneler birden değer kazandı. Grimm kardeşlerin masal derlemesini ve halk anlatılarına duydukları ilgiyi mitler dersinde görmüştük; bu ilgi romantik çağın çocuğuydu.
Bu merakın bir de karanlık bir öyküsü var. İskoç şair James Macpherson 1760'larda, eski bir Kelt ozanı olan Ossian'ın şiirlerini İskoç Galcesinden çevirdiğini iddia ederek yayımladı. Şiirler Avrupa'da büyük başarı kazandı, Goethe'yi ve genç Walter Scott'ı etkiledi. Sonradan anlaşıldı ki bunlar doğrudan çeviri değil, okurların beklentisine göre süslenmiş uyarlamalardı. Romantizmin «kadim halk sesi» arzusu, kısmen uydurulmuş bir sesle beslenmişti.
İngiltere'de romantizmin başlangıcı olarak genellikle bir şiir kitabı gösterilir: William Wordsworth ile Samuel Taylor Coleridge'in 1798'de yayımladığı Lirik Baladlar (Lyrical Ballads). İki şair, on sekizinci yüzyıl İngiliz şiirinin fazla bilgiç ve fazla işlenmiş biçimlerine karşı çıktı. 1800'deki ikinci baskıya Wordsworth bir önsöz ekledi. Bu önsöz sonradan romantizmin manifestosu sayıldı. Önsözün duygunun taşmasına dair ünlü tanımını edebiyatın tanımı ünitesinde görmüştük. Ama önsözün ilk paragrafı, bir akım için belki daha devrimci bir şey söyler. Wordsworth ilk cildi bir deney olarak yayımladığını anlatır; deneyin konusu şudur:
by fitting to metrical arrangement a selection of the real language of men in a state of vivid sensation
Bugünkü Türkçeyle: «insanların, canlı bir duyguya kapıldıkları andaki gerçek dilinden bir seçkiyi ölçüye oturtarak». Şiirin dili artık saray ya da okul dili değil, insanların gerçekten konuştuğu dildir.
Klasik yazar için iyi eser, antik örneği ustalıkla izleyen eserdi; romantik için kimseye benzemeyen eser. Pek çok romantik, dâhinin eserini hiçbir modele dayanmadan, âdeta yoktan yarattığına inanıyordu. Bu inanç romantik özgünlük diye anılır. Şair artık bir zanaatkâr değil, içindeki sesi dile getiren bir yaratıcıydı.
Ana anlatı — kuralların yıkılışı
Fransa romantizme en son gelen ama en gürültülü kavgayı veren ülke oldu, çünkü klasisizmin kuralları en köklü orada yerleşmişti. Kavganın kuramsal metni, Victor Hugo'nun Aralık 1827'de yayımladığı Cromwell oyununa yazdığı uzun önsözdür.
Hugo önsözde iki büyük iddia ortaya attı. İlkini dram ünitesinde ayrıntısıyla gördük: modern dram, doğa gibi, grotesk ile yüceyi, gülünç ile korkunçu aynı eserde birleştirmeliydi. Bu, klasisizmin trajediyi komediden kesin çizgilerle ayırmasına doğrudan bir itirazdı.
İkinci iddia üç birlikle ilgiliydi. Hugo zaman ve yer birliğini reddetti. Her olayın kendi süresi ve kendi yeri vardı; tarihin büyük olaylarını tek bir odaya ve yirmi dört saate sıkıştırmak onları sakatlamaktı. Olay birliğini ise korudu; onu gerçek ve sağlam temelli buluyordu. Hugo'nun hedefi kuralların hepsi değil, antik otoriteye dayanarak dayatılan kurallardı.
Soğuk açılıştaki sahnenin bir düzeltmeye ihtiyacı var. «Hernani savaşı»nın bugün bildiğimiz biçimi, büyük ölçüde tanıkların, özellikle de Gautier'nin yıllar sonra yazdığı anılara dayanır. Fransız araştırmacılara göre bu anlatılar gerçekle efsaneyi karıştırır ve aylara yayılmış gürültülü temsilleri tek bir geceye sığdırır. İlk gösterim aslında Hugo için neredeyse sorunsuz bir zaferdi. «Gizli merdiven» aktarması da Gautier'nin anlattığı kadar tepki çekmemişti; seyirciyi asıl kızdıran, diyalogların gündelik, «bayağı» dili olmuştu.
Yaygın yanlış«Romantizm aşk hikâyeleri yazan edebiyattır.»
— «Romantik» sözcüğünün bugünkü «aşkla ilgili» anlamı sonradan yerleşmiştir. Akımın adı, Latince karşısındaki halk dillerini ve bu dillerde yazılmış anlatıları karşılayan «romance» kökünden gelir. Romantizm aşkı da işler, ama asıl ilkesi duygunun, bireyin, hayal gücünün ve özgürlüğün kurala karşı savunulmasıdır; doğa, tarih, halk geleneği ve siyasi başkaldırı da onun konularıdır.
Metin anı
Boileau'nun Şiir Sanatı, kuralları aklın buyruğu diye ilan etmişti. Aradan yüz elli yılı aşkın bir zaman geçti. Hugo Cromwell önsözünde o kurallara şöyle cevap verir:
Mettons le marteau dans les théories, les poétiques et les systèmes. Jetons bas ce vieux plâtrage qui masque la façade de l'art ! Il n'y a ni règles, ni modèles ; ou plutôt il n'y a d'autres règles que les lois générales de la nature qui planent sur l'art tout entier, et les lois spéciales qui, pour chaque composition, résultent des conditions d'existence propres à chaque sujet.
Bugünkü Türkçeyle: «Kuramlara, şiir sanatlarına ve sistemlere çekici indirelim. Sanatın cephesini örten bu eski sıvayı yıkalım! Ne kural vardır ne model; daha doğrusu, bütün sanatın üzerinde dolaşan doğanın genel yasalarından ve her eser için o konunun kendine özgü varoluş koşullarından doğan özel yasalardan başka kural yoktur.»
Pasajın ilk iki cümlesi bir yıkım çağrısıdır ve fiillerinin hepsi eylemdir: indirelim, yıkalım. Kuramlar ve şiir sanatları, yani Boileau'nunki gibi kural kitapları, bir binanın cephesini örten eski sıvaya benzetilir. Sıva sanatın kendisi değildir; onun gerçek yüzünü gizler.
Üçüncü cümle en ilginç olanıdır, çünkü kendini düzeltir. «Ne kural vardır ne model» diye başlar, ama hemen «daha doğrusu» der. Hugo kuralsızlığı savunmaz. Kuralın kaynağını değiştirir. Kurallar artık antik yazarlardan ya da bir akademiden gelmez; doğanın genel yasalarından ve her eserin kendi konusundan doğar. Her eser kendi kuralını kendi içinden çıkarır.
Hugo aynı önsözde üç birlik için bir imge daha kullanır: zaman ve yer birliği, bir kafesin parmaklıkları gibi birbirine geçirilmiştir ve Hugo'ya göre «birliklerin kafesi çoğu zaman yalnızca bir iskelet barındırır». Önceki ünitenin sonunda sorduğumuz soru, kuralların bir kafes mi yoksa bir iskelet mi olduğuydu. Hugo'nun cevabı açıktır: kafes, içindeki canlıyı iskelete çevirir. Ama bu, bir romantiğin cevabıdır; Racine'in dar sınırlar içinde kurduğu yoğunluğu sevenler için soru hâlâ açıktır.
Cevap ve bağlantı
Romantizm neye başkaldırıyordu? Kural koyan akla, antik yazarları örnek alma zorunluluğuna, trajediyi komediden ayıran sınırlara, bütün olayları bir güne ve bir odaya sığdıran birliklere. Yerine duyguyu, bireyi, doğayı, halkın sesini ve her eserin kendi kuralını koydu.
Peki bu zafer tek bir gecede mi kazanıldı? Hayır. Romantizm Almanya'da 1770'lerde, İngiltere'de 1798'de başlamıştı; Fransa'daki kavga bu uzun sürecin son ve en gürültülü perdesiydi. «Hernani savaşı» ise bir akımın kendi kuruluş efsanesini nasıl yazdığının örneğidir. Kırmızı yelek, aktarma ve kavga sahnesinin bir kısmını romantikler sonradan kendileri kurdu. Klasisizm otoritesini Aristoteles'e dayandırmıştı; romantizm kendi otoritesini bir kahramanlık hikâyesine dayandırdı.
Romantizm Türk edebiyatına da ulaştı; Namık Kemal ve Abdülhak Hâmid üzerindeki Hugo etkisi ayrı çalışmalara konu oldu. Namık Kemal'in divan şiirine yönelttiği eleştiri, Hugo'nun Boileau'ya yönelttiğine benzer bir mantık taşır: eski şiirin mazmunları doğaya ve gerçeğe aykırıdır. Klasisizme karşı Fransa'da romantizmin ağzından söylenen şey, İstanbul'da divan geleneğine karşı söylendi. Bu yerli yankıların ayrıntısı, bu dersin son ünitesinin konusu.
Kapanış kancası
Romantik romanlar bir kuşağı büyüledi. Ama o kuşağın okurları arasında, bu romanlarda anlatılan tutkulu hayatı kendi sıkıcı taşra evliliğinde arayan genç bir kadın da vardı. Onun hikâyesini anlatan yazar, romantik hayallerin gerçekle çarpıştığında ne olduğunu hiçbir süslemeye kaçmadan göstermeye karar verdi. Hayatı olduğu gibi göstermek, yeni kuşağın parolası olacaktı.
Özet kartı
- Romantizm yaklaşık 1800–1850 arasında doruğa ulaşan, duyguyu, bireyi, doğayı, halk geleneğini ve özgünlüğü klasisizmin akıl, kural ve ölçüsüne karşı savunan akımdır; adı aşktan değil, halk dillerini ve onlarla yazılmış anlatıları karşılayan «romance» kökünden gelir.
- Kökleri Alman Fırtına ve Coşku hareketine uzanır; Goethe'nin Werther'i (1774) bütün Avrupa'da taklit edildi; Macpherson'ın Ossian şiirleri (1760'lar) romantik «halk sesi» arzusunu besledi ama kısmen uydurmaydı.
- İngiltere'de Wordsworth ile Coleridge'in Lirik Baladlar'ı (1798) ve 1800 önsözü romantizmin manifestosu sayıldı; Wordsworth şiire «insanların gerçek dilini» taşımak istedi.
- Hugo'nun Cromwell önsözü (1827) zaman ve yer birliğini reddedip olay birliğini korudu ve kuralın kaynağını değiştirdi: «Ne kural vardır ne model», ancak doğanın ve her konunun kendi yasaları vardır.
- «Hernani savaşı» (25 Şubat 1830) romantizmin Fransa'daki simgesel zaferidir; ama bilinen biçimi büyük ölçüde Gautier'nin anılarına dayanan, gerçekle efsaneyi karıştıran bir kuruluş hikâyesidir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| romantizm | Romanticism | Duyguyu, bireyi, doğayı, halk geleneğini ve özgünlüğü klasik kurallara karşı savunan, 1800–1850 arasında doruğa ulaşan akım |
| Fırtına ve Coşku | Sturm und Drang | Aydınlanma akılcılığına karşı duyguyu ve tutkuyu öne çıkaran, romantizmin öncüsü Alman hareketi |
| romantik özgünlük | Romantic originality | Dâhinin eserini var olan modellere dayanmadan kendi iç sesinden yarattığı inancı |
| anjambman | enjambment | Cümlenin bir dizede bitmeyip sonraki dizeye taşması; Hernani'de romantik başkaldırının simgesi |
| edebî manifesto | literary manifesto | Bir akımın edebiyat anlayışını ve karşı çıktığı ilkeleri ilan ettiği metin |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Romantizmin Almanya, İngiltere ve Fransa'daki başlangıcını birer eser ve tarihle gösterin.
- (Kazanım 2) Klasisizmin «örnek alma» ilkesi ile romantizmin «özgünlük» ilkesi arasındaki farkı açıklayın. Wordsworth'ün «insanların gerçek dili» hedefi bu farkı nasıl yansıtır?
- (Kazanım 3) Hugo'nun «Il n'y a ni règles, ni modèles ; ou plutôt...» cümlesi neden kendini düzeltir? Hugo kuralı tamamen mi reddeder?
- (Kazanım 3) Hugo üç birliğin hangisini reddeder, hangisini korur? «Birliklerin kafesi» imgesi neyi anlatır?
- (Kazanım 4) «Hernani savaşı» neden hem bir olay hem de bir efsane olarak ele alınmalıdır?
Cevaplar
- Almanya: Goethe, Genç Werther'in Acıları (1774), Fırtına ve Coşku hareketi. İngiltere: Wordsworth ve Coleridge, Lirik Baladlar (1798) ve 1800 önsözü. Fransa: Hugo'nun Cromwell önsözü (1827) ve Hernani'nin ilk gösterimi (25 Şubat 1830).
- Klasisizme göre iyi eser, antik yazarları ustalıkla örnek alan eserdir; romantizme göre değerli olan kimseye benzemeyen, dâhinin kendi iç sesinden doğan eserdir. Wordsworth şiirin dilini antik ya da okul modellerinde değil, insanların canlı bir duygu anında gerçekten konuştuğu dilde arar; kaynak dışarıdaki bir örnek değil, yaşanan deneyimdir.
- Çünkü Hugo «ne kural vardır ne model» dedikten hemen sonra «daha doğrusu» diyerek kuralın kaynağını değiştirir. Kuralı tamamen reddetmez: antik yazarlardan ya da akademilerden gelen kuralların yerine doğanın genel yasalarını ve her eserin kendi konusundan doğan özel yasaları koyar.
- Zaman ve yer birliğini reddeder, olay birliğini gerçek ve sağlam temelli bulduğu için korur. Kafes imgesi, zaman ve yer birliğinin bir kafesin parmaklıkları gibi birbirine geçirildiğini ve içine sokulan canlı olayları öldürdüğünü anlatır: kafeste çoğu zaman yalnız bir iskelet kalır.
- Çünkü Hernani'nin gösterimleri gerçekten klasikler ile romantikler arasında gürültülü bir çatışmaya sahne oldu; ama bugün bilinen biçimi büyük ölçüde Gautier'nin yıllar sonraki anılarına dayanır, aylara yayılan olayları tek bir geceye indirir ve ilk gösterimin aslında Hugo için bir zafer olduğunu unutturur. Romantizm böylece kendi kuruluş efsanesini de yazmış olur.
Okuma
- Victor Hugo, «Préface de Cromwell» (1827) ve Hernani (1830): Fransızca metinler Vikikaynak'ta.
- William Wordsworth, «Preface to Lyrical Ballads» (1800): İngilizcesi Gutenberg'de ücretsiz okunabilir.
- Goethe, Genç Werther'in Acıları (1774): Türkçede Almancadan birçok çevirisi var.