İçeriğe geç

Ünite EDB-108-07 · Seviye 1 — Temel

Kahramanın yolculuğu

EDB-108 Mitler, Destanlar ve Masallar

2.063 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 11 dk

  • monomit
  • kahramanın yolculuğu
  • ayrılış–erginlenme–dönüş
  • tanınma
  • kaynak seçme yanlılığı
  • kadın kahramanın yolculuğu
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Otto Rank (1909) ve Lord Raglan (1936) kahraman anlatılarındaki ortak özellikleri listeledi; Joseph Campbell Bin Yüzlü Kahraman'da (1949) bütün kahraman mitlerini tek bir «monomit» olarak okudu; sözcüğü Joyce'un Finnegans Wake'inden aldı.
  2. Campbell'a göre kahramanın yolculuğu ayrılış, erginlenme ve dönüş evrelerinden ve on yedi alt evreden oluşur; her mitte hepsi bulunmak zorunda değildir.
  3. Folklorcular monomiti kaynak seçme yanlılığı, yerel bağlamı silmesi («Campbell çorbası») ve aşırı soyutluk nedeniyle eleştirdi; Alan Dundes bu eleştirilerin başlıca seslerindendir. Monomit erkek kahramana odaklandığı için de eleştirildi; Maureen Murdock The Heroine's Journey'i 1990'da yayımladı.
  4. Dede Korkut'un Bamsı Beyrek boyu kalıba uyar: ayrılış, on altı yıllık tutsaklık, kılık değiştirmiş dönüş, tanınma, yay sınavı; hikâye Odysseus'la da benzerlik gösterir ve Alpamış destanıyla akrabadır.
  5. Kız kardeşin «agam beyrek deyeyidüm ozan saña» ağıtı, kalıbın tek sözcükle geçtiği «tanınma»yı yerel bir sesle doldurur: evrensel kalıp bir mercektir, anlatıyı kendisi yapan ayrıntılardır.

Kazanımlar

  • Joseph Campbell'ın «monomit» kavramını ve ayrılış, erginlenme, dönüş evrelerini açıklayabilir.
  • Campbell'dan önceki kahraman kalıplarını (Rank, Raglan) ve monomite yöneltilen başlıca eleştirileri tanıtabilir.
  • Dede Korkut'un Bamsı Beyrek boyunu kahramanın yolculuğu kalıbıyla okuyup kalıbın açıkladığı ve gözden kaçırdığı yanları gösterebilir.
  • Evrensel kalıplarla yerel ayrıntılar arasındaki gerilimi, önceki ünitelerdeki Propp ve tip dizini yaklaşımlarıyla karşılaştırarak tartışabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Bir yiğit, düğününden hemen önce yurdundan koparılır ve on altı yıl bir kalede tutsak kalır. Herkes onun öldüğünü sanır. Sonunda kaçar, yurduna döner, ama bir ozanın kılığına girmiştir; kimse onu tanımaz. Tam o gün, onun nişanlısı, onun öldüğünü söyleyen bir yalancıyla evlenmek üzeredir. Yiğit düğüne gider, kimsenin kuramadığı bir yayı kurar ve yayı kırar.

Bu hikâyeyi dinleyen biri, aklına hemen başka bir kahramanı getirebilir: yirmi yıl sonra kılık değiştirmiş olarak evine dönen ve talipleri yayla sınayan Odysseus'u. Ama bu hikâye Homeros'un değil, Dede Korkut'un: Bamsı Beyrek'in hikâyesi. Uzak kültürlerin kahramanları neden bu kadar benzer yollardan yürür?

Büyük soru

Dünyanın bütün kahramanları gerçekten tek bir yolculuğu mu tekrarlar? Yoksa bu «tek yolculuk» fikri, farklı kültürlerin kahramanlarını birbirine benzetirken onları kendileri yapan ayrıntıları mı siler?

Bağlam

Önceki iki ünitede masalları iki yoldan karşılaştırdık. Propp masalların iç yapısını, olayların sırasını inceledi. Tip dizinini hazırlayanlarsa binlerce masalı paylaştıkları hikâye tiplerine ayırdı. Bu ünite üçüncü ve en iddialı yaklaşıma bakıyor: bütün kahraman mitlerinin tek bir temel kalıbı paylaştığı fikrine.

Bu fikrin öncülleri vardı. Psikanalist Otto Rank 1909'da, amatör antropolog Lord Raglan 1936'da, farklı kültürlerin kahraman anlatılarında sık görülen özellikleri listeledi. Ama fikri en geniş kitleye ulaştıran, Amerikalı mitoloji araştırmacısı Joseph Campbell oldu. 1949'da yayımladığı The Hero with a Thousand Faces, yani Bin Yüzlü Kahraman, dünyanın dört bir yanından mitleri tek bir yolculuğun parçaları olarak okudu.

Campbell bu tek yolculuğa monomit adını verdi. Sözcüğü, çözümlemesi üzerine bir kitap da yazdığı James Joyce'un Finnegans Wake'inden ödünç aldı.

Ana anlatı — ayrılış, erginlenme, dönüş

Campbell'a göre kahramanın yolculuğu üç büyük evreden geçer. Ayrılışta kahraman olağan dünyasından bir çağrı alır. Bazen bu çağrıyı önce reddeder. Sonra doğaüstü bir yardım alır ve bilinen dünyanın sınırını, bir eşiği aşar.

Erginlenmede kahraman bir sınavlar yolundan geçer. Tehlikelerle, ayartmalarla, büyük bir karşıtla yüzleşir. En derin sınavdan geçtikten sonra bir ödül, bir güç ya da bir bilgi kazanır. Campbell bu evreyi bir tür ölüm ve yeniden doğuş olarak görür: kahraman eski benliğini geride bırakır.

Dönüşte kahraman kazandığını kendi dünyasına getirmek zorundadır. Bu dönüş de kolay değildir: bazen geri dönmek istemez, bazen kovalanır, bazen dışarıdan kurtarılmaya ihtiyaç duyar. Sonunda eşiği ters yönden aşar ve iki dünyanın, hem olağan dünyanın hem sınavların dünyasının efendisi olur.

Campbell'ın kitabı bu üç evreyi on yedi alt evreye ayırır ve her birini farklı kültürlerden örneklerle anlatır. Campbell'a göre bu evrelerin hepsinin her mitte bulunması gerekmez; bazı mitler yalnız birine odaklanır, bazıları sırayı değiştirir. Ama derindeki kalıp aynıdır: bin yüzü olan, tek bir kahraman.

Bu fikrin etkisi akademinin çok ötesine geçti. Yazarlar, oyun tasarımcıları, hikâye anlatıcılığı kitapları kahramanın yolculuğunu bir yazma aracı olarak kullandı. Bir fikrin bu kadar yayılması, onun tartışılmasını da kaçınılmaz kıldı.

Ana anlatı — eleştiriler

Campbell'ın monomiti en sert eleştiriyi folklorculardan aldı. Amerikalı folklorcu Alan Dundes, Campbell'ı folklor konusunda uzman olmamakla ve kaynak seçiminde yanlılıkla eleştirdi. Bu eleştirinin özü, kaynak seçme yanlılığıdır: bir kalıbı doğrulayan örnekleri seçip ona uymayan örnekleri görmezden gelmek. Yeterince çok mit arasından seçim yaparsanız, hemen her kalıbı destekleyen örnekler bulabilirsiniz.

İkinci bir eleştiri yerel ayrıntıların kaybıdır. Karşılaştırmalı mitoloji Campbell'dan sonra çok genel ve evrensel kategorilerden uzaklaştı. Donald Consentino, benzerlikler kadar farklılıkları da vurgulamanın önemli olduğunu, yoksa bütün yerel tadını yitirmiş bir «Campbell çorbası»yla karşı karşıya kalınacağını söyledi. Bir başka eleştirmen Campbell'ın kategorilerini o kadar soyut buldu ki, etnografik bağlamından koparılan mitin taşıdığı anlamları yitirdiğini yazdı.

Üçüncü bir eleştiri kahramanın kimliğiyle ilgilidir. Monomit, çoğunlukla erkek bir kahramanın yolculuğu olarak kurulmuştur. Maureen Murdock 1990'da yayımladığı The Heroine's Journey ile kadın kahramanın farklı bir yoldan yürüyebileceğini savundu. Bazı yazarlar ise kahramanın yolculuğunun, ayrıcalıklı bir başlangıç noktasından yola çıkan birinin yolculuğu olduğunu hatırlattı; baştan dezavantajlı olan biri, döndüğünde aynı karşılamayı görmeyebilir.

Yaygın yanlış«Kahramanın yolculuğu bilimsel olarak kanıtlanmış, bütün kültürlerin mitlerinde bulunan evrensel bir yasadır.»
Doğrusu

— Campbell'ın monomiti etkili bir yorumdur, ama folklorcular ve antropologlar tarafından kaynak seçme yanlılığı, yerel bağlamı silmesi ve aşırı soyutluğu nedeniyle eleştirilmiştir. Kalıp birçok anlatıyı okumak için yararlı bir mercek olabilir; ama her kahramanın aynı yolu yürüdüğünü gösteren kanıtlanmış bir yasa değildir.

Metin anı

Şimdi soğuk açılıştaki kahramana, Bamsı Beyrek'e dönelim. İslâm Ansiklopedisi'ne göre Bamsı Beyrek hikâyesi Oğuzların en eski destanlarından biridir ve Orta Asya bozkırlarının her yerinde kayda geçmiştir. On altı yıllık tutsaklığın ardından Beyrek, bir ozanın kopuzunu alıp kılık değiştirerek yurduna döner. Kız kardeşlerinin çadırına gelir; onlardan yemek ve düğüne giymek için eski bir kaftan ister. Kızlar ona Beyrek'in kaftanını verir; kaftan boyuna, beline, koluna tam oturur. Büyük kız kardeşi ozana bakar, gözleri yaşla dolar ve şöyle söyler:

kara kıyma gözlerüñ çöngelmeseyidi
agam beyrek deyeyidüm ozan saña
yüzüñi kara saç örtmeseyidi
agam beyrek deyeyidüm ozan saña

Bugünkü Türkçeyle: «Kara kıyık gözlerin çukura kaçmasaydı, ağabeyim Beyrek derdim sana, ozan. Yüzünü kara saç örtmeseydi, ağabeyim Beyrek derdim sana, ozan.»

Bu dizeleri iki merceğin altında okuyalım. Önce Campbell'ın merceği. Beyrek'in hikâyesi kalıba şaşırtıcı ölçüde uyar: bir ayrılış (düğün öncesi tutsaklık), uzun ve ağır bir sınav dönemi (on altı yıllık hapis), bir kaçış ve bir dönüş eşiği. Bu sahne, dönüşün ortasındadır: kahraman kendi dünyasına gelmiştir ama henüz tanınmamıştır. Propp'un listesindeki «tanınmadan geliş» ve «tanınma» işlevleri de buradadır.

Şimdi dizelerin kendisine bakalım. Kız kardeş onu tanır, ama tanıdığını söyleyemez. Her dize bir «olmasaydı» ile kurulur: gözlerin çukura kaçmasaydı, yüzünü saç örtmeseydi. On altı yılın izleri, tanımanın önünde bir perdedir. Kız, kardeşini hem görür hem göremez; ve her dize aynı sözle biter: «agam beyrek deyeyidüm», ağabeyim Beyrek derdim. Tekrar, bir acının ritmidir.

Bu sahnede Campbell'ın merceğinin göremediği şey tam da budur: tanınmanın bir kız kardeşin ağzından, bir ağıt biçiminde gelmesi. Kalıp «tanınma» der ve geçer. Ama Dede Korkut'ta tanınma, kayıp ağabeyin kaftanının yabancı bir ozanın bedenine oturmasıyla başlar ve bir kız kardeşin sesinde, Oğuz ağıtlarının diliyle gerçekleşir. Beyrek'in hikâyesini Beyrek'in hikâyesi yapan, kalıbın kendisi değil, bu ayrıntılardır.

Aynı hikâyenin Odysseus'la benzerliği de bu ikili okumayı gerektirir. Uzun yokluk, kılık değiştirme, kahramanın yokluğunda başkasıyla evlendirilmek istenen eş, yay sınavı: iki hikâye aynı iskeleti paylaşır. Ama Odysseus'u yaşlı dadısı bir yara izinden tanır; Beyrek'i kız kardeşi bir ağıtla. İskelet benzer, ses farklıdır.

Cevap ve bağlantı

Dünyanın bütün kahramanları tek bir yolculuğu tekrarlar mı? Campbell'ın monomiti buna evet der ve bunu yaparken gerçek bir şeyi yakalar: pek çok kültürün kahramanı yurdundan ayrılır, sınanır, değişir ve döner. Bamsı Beyrek ile Odysseus arasındaki benzerlik, bu kalıbın ne kadar geniş bir coğrafyada yaşadığını gösterir.

Ama «tek yolculuk» fikri, eleştirmenlerin haklı olarak hatırlattığı gibi, bir seçimin ürünüdür. Kalıba uyan örnekler seçilir, uymayanlar görmezden gelinebilir; yerel ayrıntılar, sesler, kadın kahramanların farklı yolları silinebilir. Beyrek'in tanınma sahnesi, kalıbın «tanınma» diye tek sözcükle geçtiği yerde bir kız kardeşin ağıtını, bir kaftanı, Oğuz dünyasının sesini taşır.

Bu yüzden kahramanın yolculuğu, Propp'un işlevleri ve tip dizinleri gibi, bir mercek olarak kullanıldığında değerlidir. Benzerlikleri görmemizi sağlar; ama bir anlatıyı onu kendisi yapan ayrıntılardan soyduğumuzda, elimizde bin yüzlü bir kahraman değil, yüzü olmayan bir kahraman kalır.

Kapanış kancası

Mitler, destanlar ve masallar yalnız geçmişe ait değildir. On dokuzuncu ve yirminci yüzyılın romancıları eski mitleri yeniden yazdı; bugün çizgi romanlar, ekran anlatıları ve reklamlar yeni «mitler» üretiyor. Bir mit, bir tanrının hikâyesi olmaktan çıkıp bir markanın, bir ulusun ya da bir kahraman tipinin hikâyesine dönüştüğünde hâlâ mit midir? Mitlerin bugünkü hâlleri, bu dersin son durağı.

Özet kartı

  1. Otto Rank (1909) ve Lord Raglan (1936) kahraman anlatılarındaki ortak özellikleri listeledi; Joseph Campbell Bin Yüzlü Kahraman'da (1949) bütün kahraman mitlerini tek bir «monomit» olarak okudu; sözcüğü Joyce'un Finnegans Wake'inden aldı.
  2. Campbell'a göre kahramanın yolculuğu ayrılış, erginlenme ve dönüş evrelerinden ve on yedi alt evreden oluşur; her mitte hepsi bulunmak zorunda değildir.
  3. Folklorcular monomiti kaynak seçme yanlılığı, yerel bağlamı silmesi («Campbell çorbası») ve aşırı soyutluk nedeniyle eleştirdi; Alan Dundes bu eleştirilerin başlıca seslerindendir. Monomit erkek kahramana odaklandığı için de eleştirildi; Maureen Murdock The Heroine's Journey'i 1990'da yayımladı.
  4. Dede Korkut'un Bamsı Beyrek boyu kalıba uyar: ayrılış, on altı yıllık tutsaklık, kılık değiştirmiş dönüş, tanınma, yay sınavı; hikâye Odysseus'la da benzerlik gösterir ve Alpamış destanıyla akrabadır.
  5. Kız kardeşin «agam beyrek deyeyidüm ozan saña» ağıtı, kalıbın tek sözcükle geçtiği «tanınma»yı yerel bir sesle doldurur: evrensel kalıp bir mercektir, anlatıyı kendisi yapan ayrıntılardır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
monomitmonomythCampbell'ın bütün kahraman mitlerinin paylaştığını ileri sürdüğü tek temel yolculuk kalıbı
kahramanın yolculuğuhero's journeyKahramanın ayrılış, erginlenme ve dönüş evrelerinden geçen yolu
ayrılış–erginlenme–dönüşdeparture–initiation–returnMonomitin üç ana evresi
tanınmarecognitionKılık değiştirmiş ya da kaybolmuş kahramanın bir işaret ya da sınavla kimliğinin ortaya çıkması
kaynak seçme yanlılığısource-selection biasBir kuramı destekleyen örnekleri seçip uymayanları görmezden gelme
kadın kahramanın yolculuğuheroine's journeyMonomitin erkek odaklılığına karşı önerilen, kadın kahramanın farklı yolunu tarif eden model

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Campbell'ın monomitinin üç ana evresi nelerdir? Her birinden bir alt evre örneği verin.
  2. (Kazanım 2) Campbell'dan önce kahraman anlatılarındaki ortak özellikleri listeleyen iki kişi kimdir? Monomite yöneltilen iki eleştiriyi yazın.
  3. (Kazanım 3) Bamsı Beyrek boyunu monomitin evreleriyle eşleştirin: ayrılış, erginlenme, dönüş.
  4. (Kazanım 3) Kız kardeşin ağıtındaki «olmasaydı» yapısı ve dize sonlarının tekrarı neyi anlatır? Bu sahnede Campbell'ın kalıbının gözden kaçırdığı şey nedir?
  5. (Kazanım 4) Propp'un işlevleri, tip dizini ve Campbell'ın monomiti hangi ortak soruyla yüzleşir?

Cevaplar

  1. Ayrılış (örneğin maceraya çağrı, çağrının reddi, doğaüstü yardım, ilk eşiğin aşılması), erginlenme (örneğin sınavlar yolu, büyük karşıtla yüzleşme, nihai ödül), dönüş (örneğin dönüşü reddetme, büyülü kaçış, dışarıdan kurtarılma, dönüş eşiğinin aşılması, iki dünyanın efendisi olma).
  2. Otto Rank (1909) ve Lord Raglan (1936). Eleştiriler: kaynak seçme yanlılığı (kalıba uyan örneklerin seçilmesi); yerel bağlamın ve farklılıkların silinmesi («Campbell çorbası»); aşırı soyutluk ve etnografik bağlamdan kopukluk; erkek kahramana odaklanma (herhangi ikisi).
  3. Ayrılış: Beyrek'in düğünden önce yurdundan koparılıp tutsak düşmesi. Erginlenme: on altı yıl süren tutsaklık ve kaçış. Dönüş: ozan kılığında yurduna gelmesi, tanınması, yay sınavı ve kendi düğününü geri kazanması.
  4. «Olmasaydı» yapısı, on altı yılın izlerinin tanımanın önüne perde olduğunu, kız kardeşin ağabeyini hem görüp hem göremediğini anlatır; dize sonlarındaki «agam beyrek deyeyidüm» tekrarı bir ağıtın, bir acının ritmidir. Campbell'ın kalıbı burada yalnızca «tanınma» der; tanınmanın bir kız kardeşin ağzından, bir kaftanla başlayıp Oğuz ağıt diliyle gerçekleşmesi gibi hikâyeyi kendisi yapan ayrıntıları gözden kaçırır.
  5. Benzerlikleri gösteren genel bir modelin, tek tek anlatıları kendileri yapan yerel ayrıntıları ne ölçüde kaybettiği sorusu: üç yaklaşım da bir mercek olarak yararlıdır, ama evrensel bir kalıp olarak kullanıldığında farklılıkları silme tehlikesi taşır.

Okuma

  • Dede Korkut Kitabı, «Bamsı Beyrek boyu»; Dresden nüshasının aktarımı Türkçe Vikikaynak'ta, günümüz Türkçesine aktarılmış çeşitli baskıları var.
  • Homeros, Odysseia, 19.–21. bölümler: Odysseus'un kılık değiştirerek dönüşü, dadısının onu tanıması ve yay sınavı; Türkçede Azra Erhat ve A. Kadir çevirisi.
  • «Hero's journey», Wikipedia (İngilizce): monomitin evreleri ve «Criticism» bölümü.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:45 Soğuk açılış: bir düğün çadırı; bir yiğit atlılar tarafından götürülür; bir kale ve on altı çentik. Bir ozan kılığında dönen yiğit; bir düğün meydanında kırılan bir yay. Yanında soluk bir çizimle bir Yunan gemisi ve yay sınavı.
  • 0:45–1:05 Büyük soru: bin maske takan tek bir yüz; maskeler düştükçe altında farklı yüzler.
  • 1:05–2:40 Bağlam: üç yaklaşım üç mercek olarak: Propp'un sıra şeması, tip dizini kartları, Campbell'ın dairesi. 1909, 1936, 1949 tarihleri.
  • 2:40–4:50 Ana anlatı — ayrılış, erginlenme, dönüş: bir daire; üst yarı olağan dünya, alt yarı sınavlar dünyası; kahraman eşikten iner, sınavlardan geçer, ödülle yukarı çıkar.
  • 4:50–7:10 Ana anlatı — eleştiriler: bir elek; kalıba uyan mit kartları elekte kalır, uymayanlar aşağı dökülür. Bir tencerede farklı renkteki malzemeler tek bir gri çorbaya karışır. Bir kadın kahraman silueti farklı bir yol haritasıyla.
  • 7:10–9:30 Metin anı: kız kardeşin dizeleri ekranda; «çöngelmeseyidi» ve «örtmeseyidi» sözcüklerinde bir yüzün önüne inen perde; her dize sonunda «agam beyrek» sözü yankılanır. Daire şemasındaki «tanınma» noktası büyür ve içinde bir kaftan, bir çadır ve ağlayan bir kız belirir.
  • 9:30–10:40 Cevap ve bağlantı: bin maske takan yüz yeniden; bu kez maskeler düşünce altındaki yüzlerin her biri farklı.
  • 10:40–11:10 Kapanış kancası: eski bir destan sayfası bir roman sayfasına, bir çizgi roman karesine ve bir reklam panosuna dönüşür.

Telaffuz

  • Joseph Campbell: «CO-sıf KEM-bıl»; The Hero with a Thousand Faces: «dı Hİ-ro vid e TAU-zınd FEY-sız».
  • Finnegans Wake: «Fİ-ni-gınz VEYK»; James Joyce: «CEYMZ COYS».
  • Otto Rank: «O-to RANK»; Lord Raglan: «lord REG-lın»; Alan Dundes: «E-lın DAN-diz»; Maureen Murdock: «mo-RİN MÖR-dok».
  • Bamsı Beyrek: «bam-SI bey-REK»; Bay Bora: «bay BO-ra»; Alpamış: «al-pa-MIŞ».
  • kara kıyma gözlerüñ çöngelmeseyidi: «ka-RA kıy-MA göz-le-RÜŊ çön-gel-me-se-yi-Dİ»; agam beyrek deyeyidüm ozan saña: «a-GAM bey-REK de-ye-yi-DÜM o-ZAN sa-ŊA».