Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Masal tipi aynı temel olay örgüsünü taşıyan masallar ailesidir, motif ise masalın içindeki en küçük anlamlı öğedir; Aarne (1910), Thompson ve Uther (2004) dünya masallarını ATU dizininde numaralandırdı.
- Külkedisi tipi ATU 510A'dır; izleri Strabon'un aktardığı Rhodopis hikâyesinde (Mısır, MÖ 1. yüzyıl sonu–MS 1. yüzyıl başı), Duan Chengshi'nin 860 dolaylarındaki Ye Xian hikâyesinde, Perrault'nun 1697 «Cendrillon»unda ve Grimmlerin 1812 «Aschenputtel»inde görülür.
- Keloğlan, dul anasıyla yaşayan kel ve fakir bir delikanlıdır; aynı tip Türk dünyasında Keçel, Keçeloğlan, Kelce Batır, Tazoğlan, Taşza Bala gibi adlarla yaşar.
- Keloğlan ile Külkedisi birer düşük kahramandır: toplumun en altından başlayıp en yükseğe çıkarlar; ama Külkedisi çoğunlukla bir yardımcıyla, Keloğlan çoğunlukla zekâsıyla yükselir.
- Masalların benzerliği yayılma ya da benzer koşullarda bağımsız ortaya çıkışla açıklanır; tarihî-coğrafi yöntem yayılma yollarını izler. Eberhard ile Boratav'ın Typen türkischer Volksmärchen'i (1953) Türk masallarını bu haritaya yerleştirdi.
Kazanımlar
- Masal tipi ile motif arasındaki farkı açıklayıp Aarne–Thompson–Uther tip dizininin nasıl çalıştığını anlatabilir.
- Külkedisi tipinin eski ve uzak sürümlerini (Rhodopis, Ye Xian, Perrault, Grimm) tarihleriyle sıralayabilir.
- Keloğlan tipinin Türk dünyasındaki yayılışını ve «düşük kahraman» özelliğini açıklayabilir.
- Strabon'un Rhodopis anlatısını okuyup bir masal motifinin kültürler arasında nasıl dolaştığını tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Mısır'da bir kadın yıkanırken bir kartal onun sandaletlerinden birini kapar, havalanıp Memphis'e uçar. Kral o sırada açık havada adalet dağıtmaktadır. Kartal tam kralın başının üstüne gelince sandaleti onun kucağına bırakır. Sandaletin güzelliğine ve olayın tuhaflığına şaşıran kral, ülkenin her yanına adamlar göndererek o sandaletin sahibini aratır.
Bu hikâyeyi, İsa'dan hemen önceki ve sonraki yıllarda yazan Yunan coğrafyacı Strabon kaydeder. Strabon'un doğduğu yer, bugünkü Amasya'dır. Bir ayakkabının sahibini arayan kral: Külkedisi'nin en eski bilinen izlerinden biri, bir Anadolulu bilginin kitabında durur.
Büyük soru
Birbirini hiç tanımayan toplumların masalları neden birbirine bu kadar benzer? Bir masal, bir kültürden ötekine nasıl dolaşır, ve yolda neyi korur, neyi değiştirir?
Bağlam
Önceki ünitede Propp'un masalların iç yapısını, yani olayların sırasını incelediğini gördük. Folklorcular masalları başka bir açıdan da karşılaştırır: masalın tamamını, yani masal tipini. Bir masal tipi, farklı yerlerde farklı ayrıntılarla anlatılsa da aynı temel hikâyeyi taşıyan masallar ailesidir. Motif ise daha küçük bir birimdir: sihirli bir nesne, bir yasak, bir kıyafet, bir sınav.
Bu tipleri kayıt altına almak için büyük bir çalışma yürütüldü. Finli folklorcu Antti Aarne 1910'da Almanca bir masal tipleri listesi yayımladı. Bu liste Amerikalı folklorcu Stith Thompson tarafından İngilizceye çevrildi ve genişletildi, 2004'te de Hans-Jörg Uther tarafından yeniden düzenlendi. Bugün kısaltmasıyla ATU denen bu tip dizini, dünyanın dört bir yanından masalları numaralarla sınıflandırır. Külkedisi tipi bu dizinde 510A numarasıyla, «Zulüm gören kadın kahraman» başlığıyla yer alır.
Türk masalları da bu karşılaştırmalı çalışmanın bir parçası oldu. Alman folklorcu Wolfram Eberhard ile Türk folklorcu Pertev Naili Boratav, 1953'te Wiesbaden'de yayımlanan Typen türkischer Volksmärchen adlı eserde Türk masal tiplerini sınıfladılar. Boratav, kültürler arası karşılaştırmaya geçmeden önce her kültürün masallarının ayrıntılı biçimde sınıflandırılması gerektiğini savundu; yani önce kendi masallarını iyi tanımak, sonra dünyayla karşılaştırmak.
Ana anlatı — Külkedisi'nin uzun yolu
Külkedisi tipi, dünyanın en yaygın masal tiplerinden biridir. Temel çizgileri tanıdıktır: annesini kaybetmiş, üvey anne ve üvey kardeşleri tarafından ezilen bir kız; ona yardım eden sihirli bir güç; bir kutlama ya da şölen; kaybedilen bir ayakkabı; ayakkabının sahibini arayan bir prens ya da kral; ve bir evlilik.
Bu hikâyenin en eski bilinen izlerinden biri, Strabon'un Mısır'da anlatıldığını söylediği Rhodopis hikâyesidir. Burada kız bir köledir, sihirli yardımcı bir kartaldır, kral bir firavundur; ama ayakkabının sahibini arayan kral motifi oradadır. Doğu Asya'da benzer bir hikâye çok daha sonra karşımıza çıkar: Çinli yazar Duan Chengshi'nin 860 dolaylarında yazdığı derlemede Ye Xian adlı bir kız, üvey annesinden zulüm görür, sihirli bir balığın kemiklerinden yardım alır ve bir ayakkabı sayesinde bir kralla evlenir.
Avrupa'da bugün en çok bilinen sürüm, Fransız yazar Charles Perrault'nun 1697'de yayımladığı «Cendrillon»dur. Perrault'da kızın yardımcısı bir peri anadır ve ayakkabı camdandır. Grimm Kardeşler'in 1812'de yayımladığı «Aschenputtel» ise daha karanlık bir sürümdür; orada yardımcı, annenin mezarının başında büyüyen bir ağaç ve kuşlardır.
Yaygın yanlış«Külkedisi, Avrupalı bir yazarın, Perrault'nun ya da Grimmlerin icadıdır.»
— Perrault ve Grimmler, çok daha eski ve yaygın bir masal tipinin birer sürümünü yazıya geçirdiler. Aynı tipin izleri antik çağda Strabon'un aktardığı Rhodopis hikâyesinde ve dokuzuncu yüzyıl Çin'inde Ye Xian hikâyesinde görülür. Tip, pek çok kültürde farklı yardımcılarla ve farklı ayrıntılarla yaşar.
Bu yolculukta neyin kaldığı ve neyin değiştiği önemlidir. Kalan, tipin iskeletidir: zulüm gören kız, yardımcı güç, kaybolan ayakkabı, tanınma ve evlilik. Değişen, her kültürün kendi dünyasından getirdiği ayrıntılardır: kartal, balık, peri ana, mezar ağacı; sandalet, altın ayakkabı, cam ayakkabı. Bir masal dolaşırken, gittiği her yerin rengini alır.
Ana anlatı — Keloğlan: düşük kahramanın zaferi
Türk masallarının en sevilen kahramanı Keloğlan'dır. Türkçe Vikipedi'deki maddenin derlediği bilgilere göre Keloğlan genellikle yaşlı ve dul annesinden başka kimsesi olmayan, doğuştan kel, fakir bir delikanlı olarak anlatılır. Anadolu'da Keloğlan diye bilinen bu masal tipi, Türk dünyasının başka yerlerinde başka adlarla yaşar: Azerbaycan'da Keçel, Keçel Memed ya da Keçel Yeğen; Kerkük'te Keçeloğlan; Türkmenistan'da Kelce Batır; Kırım'da Tazoğlan; Kazakistan'da Taşza Bala.
Keloğlan'ı ve Külkedisi'ni birleştiren, folklorcuların düşük kahraman dediği bir özelliktir. İki kahraman da toplumun en altından başlar: biri kel ve fakir, öbürü küllerin içinde yaşayan bir hizmetçi. İkisi de başkalarının küçümsediği, dışladığı kişilerdir. Ve ikisi de masalın sonunda en yükseğe çıkar: Keloğlan çoğu zaman padişahın kızıyla evlenir, Külkedisi bir prensle ya da kralla.
Ama ikisinin yolu farklıdır. Külkedisi'ni kurtaran çoğu zaman sihirli bir yardımcıdır; o, sabrı ve iyiliğiyle ödüllendirilir. Keloğlan ise çoğunlukla kendi zekâsıyla, kurnazlığıyla, bazen de hileyle ilerler. Batı'nın Külkedisi'si bekler ve seçilir; Anadolu'nun Keloğlan'ı dener, kandırır, kazanır. Bu fark, bir kültürün kahramandan ne beklediği hakkında bir şey söyler; ama bir genelleme olarak değil, bir eğilim olarak okunmalıdır, çünkü iki tipin de binlerce farklı sürümü vardır.
Metin anı
Şimdi Strabon'un Rhodopis hikâyesine, Geographika'nın on yedinci kitabındaki bölüme bakalım:
They tell the fabulous story that, when she was bathing, an eagle snatched one of her sandals from her maid and carried it to Memphis; and while the king was administering justice in the open air, the eagle, when it arrived above his head, flung the sandal into his lap.
Türkçesiyle: «Şu masalsı hikâyeyi anlatırlar: kadın yıkanırken bir kartal sandaletlerinden birini hizmetçisinin elinden kapıp Memphis'e götürmüş; kral açık havada adalet dağıtırken kartal başının üstüne gelince sandaleti onun kucağına bırakmış.»
Cümleyi yakından izleyelim. İlk sözcükler bir mesafe koyar: «They tell», anlatırlar. Strabon bu hikâyeyi kendisi uydurmaz, Mısır'daki Yunanlılar arasında dolaşan bir anlatı olarak aktarır. Ve onu «fabulous», yani masalsı diye niteler. Önceki ünitelerde gördüğümüz ayrımı, masal ile gerçek sayılan anlatı arasındaki farkı, Strabon da gözetir: bu bir tarih değil, bir hikâyedir.
Sonra motifler gelir. «An eagle snatched one of her sandals»: sihirli yardımcı, burada bir kartaldır. Kartal, bir kadının kaybettiği ayakkabıyı değil, çalınan ayakkabıyı taşır; kız ayakkabısını kaybetmez, ayakkabısı onun yerine yolculuk eder. «The king … administering justice in the open air»: kral yargıç olarak oturmaktadır; bir sonraki cümlede, sandaletin güzelliğinden etkilenerek sahibini aratacak, onu bulup evlenecektir.
Pasajın en dikkat çekici yanı, iskeletin tanıdıklığıdır. Aradan iki bin yıl geçmiştir, ama bugünkü bir çocuk bile bu cümleyi dinlerken bir ayakkabının sahibini arayan bir hükümdarı tanır. Motifin kendisi değişmeden yolculuk etmiştir: bir ayakkabı, bir kral, bir arayış. Değişen, yardımcıdır: kartal, balık, peri ana, ağaç. Bir masal, yolda kendi iskeletini korurken kıyafetlerini değiştirir.
Cevap ve bağlantı
Birbirini tanımayan toplumların masallarının benzemesinin birkaç açıklaması vardır ve folklorcular bunları tartışmıştır. Bir açıklama yayılmadır: masallar tüccarlarla, askerlerle, göçebelerle, evlilikle, kitaplarla bir yerden ötekine taşınır. Aarne'nin çalıştığı çevrede geliştirilen tarihî-coğrafi yöntem, bir masal tipinin farklı sürümlerini karşılaştırarak onun çıkış yerini ve yayılma yollarını bulmaya çalışır. Başka bir açıklama, insanların benzer koşullarda benzer hikâyeler üretebileceğidir: zulüm gören bir çocuğun yükselişi, pek çok toplumda derin bir umudu dile getirir.
Külkedisi ve Keloğlan, masalların hem yayıldığını hem de gittiği yerde yeniden biçimlendiğini gösterir. Külkedisi'nin ayakkabısı Strabon'un Mısır'ından Çin'e, oradan Perrault'nun Paris'ine uzanan bir iz bırakır; Keloğlan ise Anadolu'dan Kazakistan'a, Kırım'dan Kerkük'e kadar farklı adlarla yaşar. Bir masal tipinin kalıcılığı iskeletindedir; kültürlerin damgası ise ayrıntılarında.
Türk okur için bu karşılaştırmanın bir önemi daha var. Eberhard ile Boratav'ın çalışması, Türk masallarını dünya masallarının haritasına yerleştirdi. Keloğlan'ın zekâsı, Külkedisi'nin sabrı, Nasreddin Hoca'nın nüktesi aynı büyük ağın farklı düğümleridir.
Kapanış kancası
Keloğlan evden çıkar, sınavlardan geçer, saraya varır; Külkedisi küllerin arasından kalkar, bir gece şölene gider, sonunda tahta yükselir. Yirminci yüzyılda Amerikalı bir mitoloji araştırmacısı, Joseph Campbell, dünyanın bütün kahramanlarının aslında tek bir yolculuğu tekrarladığını ileri sürdü: ayrılış, sınavlar ve dönüş. Bu fikir yazarları, senaristleri, oyun tasarımcılarını derinden etkiledi. Ama gerçekten her kahraman aynı yolu mu yürür, yoksa bu tek kalıp farklı kültürlerin kahramanlarını birbirine benzetip ayrıntılarını mı siler? Kahramanın yolculuğu ve ona yöneltilen eleştiriler, sıradaki ünitenin sorusu.
Özet kartı
- Masal tipi aynı temel olay örgüsünü taşıyan masallar ailesidir, motif ise masalın içindeki en küçük anlamlı öğedir; Aarne (1910), Thompson ve Uther (2004) dünya masallarını ATU dizininde numaralandırdı.
- Külkedisi tipi ATU 510A'dır; izleri Strabon'un aktardığı Rhodopis hikâyesinde (Mısır, MÖ 1. yüzyıl sonu–MS 1. yüzyıl başı), Duan Chengshi'nin 860 dolaylarındaki Ye Xian hikâyesinde, Perrault'nun 1697 «Cendrillon»unda ve Grimmlerin 1812 «Aschenputtel»inde görülür.
- Keloğlan, dul anasıyla yaşayan kel ve fakir bir delikanlıdır; aynı tip Türk dünyasında Keçel, Keçeloğlan, Kelce Batır, Tazoğlan, Taşza Bala gibi adlarla yaşar.
- Keloğlan ile Külkedisi birer düşük kahramandır: toplumun en altından başlayıp en yükseğe çıkarlar; ama Külkedisi çoğunlukla bir yardımcıyla, Keloğlan çoğunlukla zekâsıyla yükselir.
- Masalların benzerliği yayılma ya da benzer koşullarda bağımsız ortaya çıkışla açıklanır; tarihî-coğrafi yöntem yayılma yollarını izler. Eberhard ile Boratav'ın Typen türkischer Volksmärchen'i (1953) Türk masallarını bu haritaya yerleştirdi.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| masal tipi | tale type | Farklı ayrıntılarla anlatılsa da aynı temel olay örgüsünü taşıyan masallar ailesi |
| motif | motif | Masalda tekrar tekrar görülen en küçük anlamlı öğe |
| tip dizini | tale-type index | Masalları ortak olay örgülerine göre numaralandıran katalog; ATU dizini |
| gezgin masal | migratory tale | Kültürden kültüre dolaşan, gittiği yerde yeniden biçimlenen masal |
| düşük kahraman | low hero | Toplumun en altından başlayıp sonunda en yükseğe çıkan masal kahramanı |
| tarihî-coğrafi yöntem | historic-geographic method | Bir masal tipinin sürümlerini karşılaştırarak çıkış yerini ve yayılma yollarını arayan yöntem |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Masal tipi ile motif arasındaki farkı birer örnekle açıklayın. ATU dizini nedir?
- (Kazanım 2) Külkedisi tipinin dört sürümünü, yer ve tarihleriyle birlikte sıralayın.
- (Kazanım 3) Keloğlan tipinin Türk dünyasındaki üç farklı adını yazın. Keloğlan'ın genel özellikleri nelerdir?
- (Kazanım 3) Keloğlan ve Külkedisi neden «düşük kahraman» sayılır? İkisinin yükselme yolları hangi bakımdan farklıdır?
- (Kazanım 4) Strabon Rhodopis hikâyesini hangi sözcüklerle aktarır ve bu, hikâyenin türü hakkında ne gösterir? Pasajda hangi motif değişmeden bugüne ulaşmıştır?
Cevaplar
- Masal tipi aynı temel olay örgüsünü taşıyan masallar ailesidir (örneğin Külkedisi tipi); motif ise masalın içindeki en küçük anlamlı öğedir (örneğin sihirli ayakkabı, konuşan hayvan). ATU dizini, Aarne'nin 1910'da başlattığı, Thompson'ın genişlettiği ve Uther'in 2004'te düzenlediği, dünya masallarını tiplerine göre numaralandıran katalogdur.
- Rhodopis (Mısır, Strabon'un aktarımı, MÖ 1. yüzyıl sonu–MS 1. yüzyıl başı); Ye Xian (Çin, Duan Chengshi, 860 dolayları); «Cendrillon» (Fransa, Perrault, 1697); «Aschenputtel» (Almanya, Grimm Kardeşler, 1812).
- Örnekler: Keçel, Keçel Memed, Keçel Yeğen (Azerbaycan), Keçeloğlan (Kerkük), Kelce Batır (Türkmenistan), Tazoğlan (Kırım), Taşza Bala (Kazakistan) (herhangi üçü). Genellikle dul ve yaşlı anasından başka kimsesi olmayan, doğuştan kel, fakir bir delikanlıdır.
- İkisi de toplumun en altından başlar (biri kel ve fakir, öbürü küller içinde yaşayan bir hizmetçi), küçümsenir ve masalın sonunda en yükseğe çıkar (padişah kızıyla ya da prensle evlilik). Külkedisi çoğunlukla sihirli bir yardımcının desteğiyle ve sabrıyla ödüllendirilir; Keloğlan çoğunlukla kendi zekâsı, kurnazlığı ve bazen hilesiyle ilerler.
- «They tell the fabulous story», yani «şu masalsı hikâyeyi anlatırlar» der; hikâyeyi kendisi uydurmaz, dolaşan bir anlatı olarak aktarır ve onu gerçek bir tarih değil, masalsı bir hikâye olarak niteler. Değişmeden ulaşan motif: bir ayakkabının (sandaletin) sahibini arayan hükümdar.
Okuma
- Charles Perrault, «Cendrillon» (1697) ve Grimm Kardeşler, «Aschenputtel»; ikisi de Türkçede çeşitli çevirilerle okunabilir.
- Wolfram Eberhard ve Pertev Naili Boratav, Typen türkischer Volksmärchen (Wiesbaden 1953): Türk masal tiplerinin sınıflandırması.
- Strabon, Geographika, XVII.1.33; Horace Leonard Jones'un İngilizce çevirisi LacusCurtius sitesinde.
- «Keloğlan», Vikipedi (Türkçe): Türk dünyasındaki adları ve özellikleri, kaynakçasıyla.