İçeriğe geç

Ünite EDB-106-04 · Seviye 1 — Temel

Batı edebiyatının ana dönemleri

EDB-106 Edebiyat Tarihine Giriş

1.947 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • Antik çağ
  • Orta Çağ
  • Rönesans
  • hümanizm
  • Barok
  • Romantizm
  • Modernizm
  • Postmodernizm
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Batı edebiyatının ana dönemleri: Antik çağ, Orta Çağ, Rönesans, Barok ve Klasisizm, Aydınlanma, Romantizm, Realizm ve Natüralizm, Sembolizm, Modernizm, Postmodernizm; tarihler ülkeden ülkeye değişir.
  2. «Orta Çağ» Latincede ilk kez 1469'da media tempestas olarak geçer; «Rönesans» bütün bir dönemin adı olarak Michelet'nin 1855 tarihli eseriyle yerleşti; «barok» ilk kullanımlarında «düzensiz, tuhaf» anlamı taşıyordu.
  3. Petrarca yaklaşık 1343'te Africa'da kendi çağını bir Lethe uykusu, karanlık bir dönem olarak gördü; karanlık–ışık imgesi «karanlık çağ», Aydınlanma ve Rönesans adlarına sızdı.
  4. Dönemler çoğu kez kendinden öncekine tepkiyle tanımlanır (Romantizm Klasisizm'e, Realizm Romantizm'e, Modernizm Realizm'e); bu sarkaç anlatısı yararlı ama basitleştirici bir şemadır.
  5. Tanzimat sonrası Türk edebiyatı bu Batı dönemlerini sırayla değil, birkaç on yıl içinde üst üste binmiş biçimde tanıdı.

Kazanımlar

  • Homeros'la açılıp yirminci yüzyılın ikinci yarısına uzanan Batı dönemlerini sırasıyla sayıp her birine bir yazar ya da eser bağlayabilir.
  • «Orta Çağ», «Rönesans» ve «Barok» adlarının ne zaman ve kimler tarafından konduğunu anlatarak dönem adlarının çoğunun sonradan verildiğini gösterebilir.
  • Petrarca'nın Africa destanından karanlık–aydınlık imgesini taşıyan dizeleri okuyup bu imgenin sonraki dönem adlarına nasıl sızdığını açıklayabilir.
  • Dönemlerin birbirine tepkiyle tanımlandığı sarkaç anlatısını ve bu anlatının sınırlarını tartışabilir.

Video metni

Soğuk açılış

1340'lı yılların başında İtalyan şair Petrarca, Latince yazdığı bir destanın sonuna şaşırtıcı bir itiraf ekledi. Kendi yaşadığı zamanı karanlık bir çağ olarak görüyordu. Antik Roma'nın parlak dönemi çoktan geçmişti; kendisi bir unutkanlık uykusunun içindeydi. Ama umuyordu ki bir gün karanlık dağılacak, torunlar eski ve saf ışığa geri dönecekti.

Petrarca'nın içinde yaşadığını söylediği o arada kalmış zamana sonradan bir ad verildi: Orta Çağ. O çağda yaşayan hiç kimse kendini «ortada» sanmıyordu. Ortada olmak, ancak önünü ve arkasını birlikte görebilen birinin kurabileceği bir fikirdir.

Büyük soru

Batı edebiyatı Homeros'tan bugüne hangi büyük dönemlerden geçti? Ve bu dönemlerin adları, o dönemi yaşayanların sesi mi, yoksa sonradan gelenlerin verdiği hüküm mü?

Bağlam

«Batı edebiyatı» dediğimizde tek bir dilden söz etmiyoruz. Antik Yunanca ve Latinceyle başlayan, sonra İtalyanca, Fransızca, İspanyolca, İngilizce, Almanca, Rusça gibi pek çok dilde süren bir edebiyatlar ailesinden söz ediyoruz. Türk edebiyatında alfabeler ve medeniyetler değişirken dil aynı kaldı; Batı'da ise ortak bir kültür mirası pek çok dile dağıldı.

Bu yüzden Batı'nın dönemleri ülkeden ülkeye farklı tarihlerde başlar ve biter. İtalya'da on dördüncü yüzyılda filizlenen bir akım İngiltere'ye iki yüz yıl sonra tam olarak ulaşabilir. Aşağıda anlatılan dönemler bu nedenle kesin sınırlar değil, kabaca ağırlık merkezleridir.

Adlara da dikkat edelim. Önceki ünitelerde Türk edebiyatı dönemlerinin adlarını nereden aldığını gördük. Batı'da ise dikkat çekici bir durum var: pek çok dönem adı, o dönemin kendisi bittikten sonra, bazen de bir hakaret olarak konmuştur.

Ana anlatı — Antik çağdan Orta Çağ'a

Batı edebiyatının kurucu metinleri Antik Yunan'dadır. Homeros'a atfedilen İlyada ve Odysseia destanları, sözlü bir geleneğin yazıya geçmiş biçimleridir. Onları Atina tiyatrosunun tragedya ve komedyaları, lirik şairler, tarihçiler ve filozoflar izledi. Roma bu mirası devraldı ve Latinceye taşıdı: Vergilius Aeneis'i, Horatius ve Ovidius şiirlerini yazdı. Sonraki bütün dönemler, bu Antik çağ mirasıyla bir hesaplaşma içinde olacaktı.

Batı Roma'nın beşinci yüzyılda çöküşünden sonra Latince, Kilise'nin ve bilginin dili olarak yaşadı. Orta Çağ boyunca din adamları Latince yazarken yerel dillerde de güçlü bir edebiyat doğdu: kahramanlık destanları, şövalye romansları, saray aşkını anlatan şarkılar. Dante, İlahi Komedya'yı 1300'lerin ilk yirmi yılında Latince değil, konuştuğu Floransa İtalyancasıyla yazdı. Türk okur bu eseri Feridun Timur ve Rekin Teksoy çevirileriyle okuyabilir.

Orta Çağ'ı «karanlık» diye anmak, Petrarca'dan beri süren bir alışkanlıktır. Ama edebiyat tarihçilerinin bugünkü genel kanaati, bu bin yıllık sürenin büyük bir üretkenlik taşıdığı yönündedir. Katedralleri, destanları ve Dante'yi üreten bir çağa karanlık demek, Petrarca'nın bakış açısını miras almaktır.

Yaygın yanlış«Orta Çağ, edebiyatın durduğu karanlık bir boşluktu.»
Doğrusu

— «Karanlık» nitelemesi, kendini antik ışığın geri dönüşü olarak gören Rönesans hümanistlerinin kendi çağlarını parlatmak için kurdukları bir karşıtlıktır. Aynı çağ yerel dillerde destanlar, romanslar ve İlahi Komedya gibi eserler üretti.

Ana anlatı — Rönesans'tan Aydınlanma'ya

On dördüncü yüzyılda İtalya'da başlayan hareket, antik metinlere geri dönmeyi amaç edindi. Petrarca ve onu izleyen bilginler unutulmuş Latince yazmaları aradı, kopyaladı, düzeltti. Bu yaklaşıma hümanizm denir: insanı ve insanın dünyadaki hayatını, antik yazarların gözüyle yeniden düşünmek. Hareket on beşinci ve on altıncı yüzyıllarda Avrupa'ya yayıldı; İspanya'da Cervantes, İngiltere'de Shakespeare bu geniş dönemin içinde yazdı. Bu döneme bugün Rönesans, yani «yeniden doğuş» diyoruz.

On yedinci yüzyıla ise bugün Barok diyoruz: güçlü karşıtlıklar, süslü imgeler, hareketli ve dengesiz görünen biçimler. Sözcüğün kendisi, yukarıdaki kaynakta gördüğümüz gibi, ilk kullanımlarında övgü değildi; «düzensiz, tuhaf» bir şeyi anlatıyordu. Aynı yüzyılda Fransa'da tam tersi bir yönelim güçlendi: Racine'in tragedyaları, Molière'in komedyaları, antik kuralları, düzeni ve ölçüyü öne çıkaran Klasisizm'in örnekleri sayılır. On sekizinci yüzyıl ise aklı ve eleştiriyi merkeze alan Aydınlanma çağıdır; roman bu yüzyılda okurlar arasında hızla yayıldı.

Ana anlatı — Romantizm'den bugüne

1790'larda Alman eleştirmen kardeşler August Wilhelm ve Friedrich Schlegel, «romantik şiir»den söz etmeye başladı ve onu «klasik» olanın karşısına koydu. Romantizm, kuralların yerine duyguyu, bireyi, hayal gücünü, doğayı ve halk geleneklerini öne çıkardı. On dokuzuncu yüzyılın ortasından itibaren Balzac ve Flaubert gibi romancılar, toplumu ve gündelik hayatı ayrıntılı bir gözlemle anlatan Realizm'in, Zola ise bunu bilimsel bir yöntem iddiasıyla ileri götüren Natüralizm'in başlıca adları oldu. Yüzyılın sonunda Fransız şairler, anlamı doğrudan söylemek yerine sezdiren Sembolizm'i kurdu.

Yirminci yüzyılın başında Modernizm anlatının ve şiirin alışılmış biçimlerini kırdı. Joyce'un 1922'de yayımlanan Ulysses'i, Virginia Woolf'un bilinç akışı tekniğiyle yazdığı romanlar, Kafka'nın öyküleri bu dönemin simgeleridir. İkinci Dünya Savaşı'ndan sonraki on yıllarda ortaya çıkan Postmodernizm ise kurmacanın kendisiyle oynadı: metin kendi yazılışını anlattı, türler birbirine karıştı, yüksek ve popüler kültür arasındaki sınır bulanıklaştı.

Bu diziyi okurken bir örüntü göze çarpar. Birçok dönem kendinden öncekine tepki olarak tanımlanır: Romantizm Klasisizm'in kurallarına, Realizm Romantizm'in hayallerine, Modernizm Realizm'in düzenli anlatısına karşı çıkar. Edebiyat tarihçileri bu yüzden bazen bir sarkaçtan söz eder. Ama sarkaç da bir basitleştirmedir. Aynı yıllarda bir yazar romantik, bir başkası realist yazabilir; bir tek yazarın eserleri bile birden çok döneme dağılabilir.

Metin anı

Başa, Petrarca'nın destanı Africa'nın dokuzuncu kitabına dönelim:

Michi degere vitam
Impositum varia rerum turbante procella.
At tibi fortassis, si - quod mens sperat et optat -
Es post me victura diu, meliora supersunt
Secula: non omnes veniet Letheus in annos
Iste sopor! Poterunt discussis forte tenebris
Ad purum priscumque iubar remeare nepotes.

Çevirisi: «Bana, işlerin türlü türlü fırtınası içinde bir hayat sürmek düştü. Ama sana belki, zihnimin umduğu ve dilediği gibi benden sonra uzun yaşayacaksan, daha iyi çağlar kalıyor: bu Lethe uykusu bütün yıllara gelmeyecek! Belki karanlıklar dağılınca torunlar saf ve eski parıltıya dönebilecek.»

Dizeleri adım adım okuyalım. İlk iki dize şairin kendi zamanıdır: bir «fırtına», bir karmaşa. Sonra bir «sen» belirir, şairden sonra uzun yaşayacak biri; yüzyıllar sonrasına uzanan bir okur ya da bizzat bu şiir. Petrarca'nın umudu, kendi çağında değil, o gelecekte yatar.

«Letheus sopor», Lethe uykusudur. Lethe, antik mitolojide ölülerin içip geçmiş hayatlarını unuttukları ırmaktır. Petrarca kendi çağını bir unutkanlık uykusu olarak görür: antik Roma'nın dili, şiiri, bilgisi unutulmuştur. «Discussis tenebris», karanlıklar dağılınca. «Purum priscumque iubar», saf ve eski parıltı. Işık geleceğe değil, geçmişe aittir; ilerlemek, geriye dönmek demektir.

Bu karanlık ve ışık imgesi, sonraki yüzyıllarda Avrupa'nın kendini anlatma dilinin bir parçası oldu. «Karanlık çağ» ifadesi Petrarca'nın bakışını sürdürdü. On sekizinci yüzyılın adı da bir ışık imgesidir: Fransızcada Lumières, Türkçede Aydınlanma. «Rönesans» ise uykudan uyanıp yeniden doğmayı anlatır. Bir şairin kendi çağına duyduğu hoşnutsuzluk, bir kıtanın dönem haritasının kelime dağarcığını belirledi.

Cevap ve bağlantı

Batı edebiyatının ana dönemleri kabaca şöyle sıralanır: Antik çağ, Orta Çağ, Rönesans, Barok ve Klasisizm, Aydınlanma, Romantizm, Realizm ve Natüralizm, Sembolizm, Modernizm ve Postmodernizm. Bu adların bir kısmı dönemin kendisinden gelir: Romantikler kendilerine romantik dediler, Sembolistler bir bildiriyle ortaya çıktı. Ama en çok kullanılan adlardan Orta Çağ, Rönesans ve Barok sonradan gelenlerin hükmüdür: bir aradalığı, bir yeniden doğuşu, bir kusuru anlatırlar.

Türk okuru için bu dizinin özel bir önemi var. Tanzimat'tan sonra Türk yazarları Batı edebiyatına açıldığında bu dönemleri teker teker, sırasıyla yaşamadılar. Klasisizmin tiyatrosu, Romantizmin romanı, Realizmin ve Natüralizmin gözlemi birkaç on yıl içinde aynı anda çeviri ve örnek olarak geldi. Bir Avrupa ülkesinin iki yüzyılda geçtiği yolu Türk edebiyatı çok daha kısa bir sürede, üst üste binmiş biçimde yaşadı. Batı dönemlerinin haritasını bilmek, Türk edebiyatının bu hızlı yolculuğunu anlamanın ön koşuludur.

Kapanış kancası

Batı, dönem haritasını karanlık ve ışık, orta ve yeniden doğuş gibi imgelerle çizdi. Peki bu harita dünyanın başka edebiyatlarına uyar mı? Fars şiirinin, Arap edebiyatının, Hint, Çin ve Japon edebiyatlarının bir «Orta Çağ»ı, bir «Rönesans»ı var mıdır, yoksa onların zamanı başka türlü mü bölünür? Bir sonraki ünite, Doğu edebiyatlarına kuşbakışı bakıyor.

Özet kartı

  1. Batı edebiyatının ana dönemleri: Antik çağ, Orta Çağ, Rönesans, Barok ve Klasisizm, Aydınlanma, Romantizm, Realizm ve Natüralizm, Sembolizm, Modernizm, Postmodernizm; tarihler ülkeden ülkeye değişir.
  2. «Orta Çağ» Latincede ilk kez 1469'da media tempestas olarak geçer; «Rönesans» bütün bir dönemin adı olarak Michelet'nin 1855 tarihli eseriyle yerleşti; «barok» ilk kullanımlarında «düzensiz, tuhaf» anlamı taşıyordu.
  3. Petrarca yaklaşık 1343'te Africa'da kendi çağını bir Lethe uykusu, karanlık bir dönem olarak gördü; karanlık–ışık imgesi «karanlık çağ», Aydınlanma ve Rönesans adlarına sızdı.
  4. Dönemler çoğu kez kendinden öncekine tepkiyle tanımlanır (Romantizm Klasisizm'e, Realizm Romantizm'e, Modernizm Realizm'e); bu sarkaç anlatısı yararlı ama basitleştirici bir şemadır.
  5. Tanzimat sonrası Türk edebiyatı bu Batı dönemlerini sırayla değil, birkaç on yıl içinde üst üste binmiş biçimde tanıdı.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Antik çağAntiquityBatı edebiyatında Homeros'tan Batı Roma'nın çöküşüne kadar süren Yunan ve Latin edebiyatı dönemi
Orta ÇağMiddle AgesKabaca beşinci yüzyıldan on beşinci yüzyıla uzanan, adını Rönesans hümanistlerinin «arada kalan çağ» görüşünden alan dönem
RönesansRenaissanceOn dördüncü yüzyılda İtalya'da başlayan, antik mirasa dönüşü amaçlayan «yeniden doğuş» dönemi
hümanizmhumanismAntik metinleri inceleyerek insanı, dili ve dünyevi hayatı onların ölçüsüyle yeniden düşünen Rönesans hareketi
BarokBaroqueOn yedinci yüzyılın karşıtlık, süs ve hareket öne çıkan üslubu; adı başlangıçta «düzensiz, tuhaf» anlamı taşıyordu
RomantizmRomanticismOn sekizinci yüzyıl sonunda doğan, kurallar yerine duyguyu, bireyi, hayal gücünü ve doğayı öne çıkaran akım
ModernizmModernismYirminci yüzyıl başında anlatının ve şiirin alışılmış biçimlerini kıran yönelim
PostmodernizmPostmodernismYirminci yüzyılın ikinci yarısında kurmacanın kendi kurmaca oluşunu görünür kılan, türleri karıştıran yönelim

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Şu dönemleri zaman sırasına dizin ve her birine metinde geçen bir ad bağlayın: Romantizm, Rönesans, Modernizm, Antik çağ, Realizm.
  2. (Kazanım 2) «Orta Çağ», «Rönesans» ve «Barok» adlarından hangisi hangi tarihte ya da hangi anlamla ortaya çıktı?
  3. (Kazanım 3) Petrarca'nın dizelerinde «Letheus sopor» ve «purum priscumque iubar» ne anlama gelir? Bu imge sonraki dönem adlarına nasıl yansıdı?
  4. (Kazanım 4) Batı dönemlerini bir sarkaç gibi anlatmanın yararı ve sınırı nedir?
  5. (Kazanım 1) Türk edebiyatı Batı dönemlerini tanırken Avrupa ülkelerinden hangi bakımdan farklı bir deneyim yaşadı?

Cevaplar

  1. Antik çağ (Homeros, Vergilius) → Rönesans (Petrarca, Cervantes, Shakespeare) → Romantizm (Schlegel kardeşler) → Realizm (Balzac, Flaubert) → Modernizm (Joyce, Woolf, Kafka).
  2. «Orta Çağ» Latincede ilk kez 1469'da media tempestas olarak geçer. «Rönesans» bütün bir dönemin adı olarak Michelet'nin 1855 tarihli Histoire de France'ıyla yerleşti. «Barok» başlangıçta kusurlu, düzensiz incileri ve mecazen «düzensiz, tuhaf» olanı anlatıyordu; kökeni tartışmalıdır.
  3. «Letheus sopor», antik mitolojideki unutkanlık ırmağına gönderme yapan Lethe uykusudur; Petrarca kendi çağını antik bilginin unutulduğu bir uyku olarak görür. «Purum priscumque iubar», saf ve eski parıltı, geçmişte kalan antik ışıktır. Bu karanlık–aydınlık imgesi «karanlık çağ», Aydınlanma (Lumières) ve uyanıp yeniden doğmayı anlatan Rönesans adlarında sürdü.
  4. Yararı: dönemlerin çoğu kez kendinden öncekine tepkiyle tanımlandığını gösterir (Romantizm Klasisizm'e, Realizm Romantizm'e, Modernizm Realizm'e karşı). Sınırı: aynı yıllarda farklı yönelimde yazan yazarları ve tek bir yazarın birden çok döneme dağılan eserlerini gizler.
  5. Avrupa ülkelerinin iki yüzyılda sırayla geçtiği dönemleri (Klasisizm, Romantizm, Realizm, Natüralizm) Tanzimat sonrasında birkaç on yıl içinde, aynı anda çeviri ve örnek olarak tanıdı; dönemler üst üste bindi.

Okuma

  • İlahi Komedya (Dante; Rekin Teksoy ya da Feridun Timur çevirisi). Orta Çağ'ın «karanlık» olmadığını görmek için Cehennem'in ilk kantoları.
  • Francesco Petrarca, Africa, IX. kitap (Latince metin Vikikaynak'ta). Karanlık ve ışık imgesinin kaynağı.
  • «Dark Ages (historiography)», «Renaissance» ve «Baroque» maddeleri, Wikipedia (İngilizce). Dönem adlarının tarihçesi.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:40 Soğuk açılış: mum ışığında bir el yazması, üstünde Latince satırlar; sayfa kararır, uzakta antik bir tapınak siluetinden gelen soluk bir ışık. «Orta» sözcüğü iki uç arasında asılı durur.
  • 0:40–1:00 Büyük soru: Homeros büstünden bir ekran ışığına uzanan zaman şeridi; üstünde isim etiketlerinin kimin elinden çıktığını soran bir kalem.
  • 1:00–2:20 Bağlam: Avrupa haritasında dil renkleri; İtalya'dan kuzeye yavaşça yayılan bir dalga. Etiketler: 1469, 1855, 1694/1762.
  • 2:20–3:50 Ana anlatı — Antik ve Orta Çağ: Yunan tiyatrosu, Roma kitap rulosu, Orta Çağ manastır masası; Dante'nin kitabı Latince yerine İtalyanca harflerle açılır.
  • 3:50–5:40 Ana anlatı — Rönesans'tan Aydınlanma'ya: bir bilgin eski bir yazmayı tozdan çıkarır; kusurlu bir inci döner; Fransız sahnesinde simetrik bir dekor; bir mum yerine lamba yanar.
  • 5:40–7:40 Ana anlatı — Romantizm'den bugüne: fırtınalı manzara, kalabalık bir şehir sokağı, kırık aynada parçalanmış bir yüz, kendi sayfasının içinde yazı yazan bir el. Sonunda dönemler arasında sallanan bir sarkaç, ağırlığı ortada bulanıklaşır.
  • 7:40–9:30 Metin anı: Latince dizeler; «tenebris» sözcüğünde ekran kararır, «iubar» sözcüğünde parlar. Lethe ırmağı temsili çizimi. Ardından «Lumières», «Aydınlanma», «Renaissance» sözcükleri aynı ışıktan doğar.
  • 9:30–10:40 Cevap ve bağlantı: zaman şeridinin tamamı; üç etiket (Orta Çağ, Rönesans, Barok) arka plandan «sonradan» damgasıyla öne çıkar. Tanzimat yazarının masasında aynı anda açık duran dört Avrupa kitabı.
  • 10:40–11:00 Kapanış kancası: harita doğuya kayar; İran, Arabistan, Hindistan, Çin, Japonya üzerinde soru işaretleri.

Telaffuz

  • Petrarca: «pet-RAR-ka»; Francesco: «fran-ÇES-ko».
  • Africa (Latince): «AF-ri-ka».
  • Letheus sopor: «le-TE-us SO-por»; iubar: «YU-bar»; nepotes: «ne-PO-tes».
  • media tempestas: «ME-di-a tem-PES-tas»; medium aevum: «ME-di-um E-vum».
  • Jules Michelet: «jül miş-LE».
  • barroco (Portekizce): «ba-HO-ku».
  • Schlegel: «ŞLEY-gel».
  • Cervantes: «ser-VAN-tes»; Racine: «ra-SİN»; Molière: «mol-YER».
  • Balzac: «bal-ZAK»; Flaubert: «flo-BER»; Zola: «zo-LA».
  • Lumières: «lüm-YER».