İçeriğe geç

Ünite EDB-104-08 · Seviye 1 — Temel

Köy seyirlik oyunları

EDB-104 Tiyatro Bilgisi

1.944 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • köy seyirlik oyunu
  • ritüel
  • törensel oyun ve eğlence oyunu
  • oyun çıkarmak
  • sahne uzlaşımı
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Köy seyirlik oyunları, Anadolu köylerinde amatör oyuncuların düğün, bayram, hasat ve mevsim dönümü gibi önemli günlerde oynadığı, yazılı metni olmayan oyunlardır; halk bunlara «oyun çıkarmak» der.
  2. Bu oyunlar bereket ve dönüm ritüellerinden doğmuş, zamanla eğlence oyunlarına dönüşmüştür; törensel oyunlar ile eğlence oyunları ayrılabilir.
  3. Hıdrellez, Hızır ile İlyas'ın buluştuğuna inanılan ve 6 Mayıs'ta kutlanan, kışın bitip yazın başladığı gündür.
  4. Köy seyirlik oyunları yalın uzlaşımlarla kurulur: kasket, başörtüsü, ters giyilmiş ceket bir kişiyi, seyirci bir iskemleyi ya da kütüğü canlandırabilir.
  5. Metin And'ın Dionisos ve Anadolu Köylüsü başlığı, Anadolu köy oyunları ile tiyatronun ritüelden doğuşu arasında bir karşılaştırma önerir.

Kazanımlar

  • Köy seyirlik oyununu tanımlayıp hangi günlerde ve nerede oynandığını açıklayabilir.
  • Ritüelden oyuna geçişi köy seyirlik oyunlarının törensel ve eğlence amaçlı türleri üzerinden gösterebilir.
  • Köy seyirlik oyunlarının kostüm, dekor ve seyirciyle ilgili uzlaşımlarını yorumlayabilir.
  • Tiyatro Bilgisi dersinde incelenen gelenekleri, metin ile gösteri arasındaki ilişki açısından karşılaştırabilir.

Video metni

Soğuk açılış

Denizli, Acıpayam, 6 Mayıs. Genç kızlar bir araya gelir ve bir çömleğin içine birer gül tomurcuğu, nergis tomurcuğu ve bilezik atar. Sonra türkü söyleyen biri «Çıkar kızım, bakalım» der. Kızlar sırayla çömlekten bir şey çeker; çekilen şey, çeken kızın niyeti olur. Her çekişte bir mani söylenir. Çevredekiler dinler, güler, bekler.

Burada bir sahne yoktur, bir perde de yoktur. Ama bir düzen vardır: bir yönetici gibi konuşan bir kişi, sırası gelen kızlar, söylenen sözler ve izleyen bir topluluk. Bu bir ibadet mi, bir oyun mu, yoksa bir tiyatro mu?

Büyük soru

Bir ritüel nerede biter, tiyatro nerede başlar? Anadolu köylerinde yazılı metni olmayan oyunlar nasıl kurulur ve kim için oynanır?

Bağlam

Bu dersin ilk ünitesinde tiyatronun Atina'da, Dionysos'un şenliklerinde, bir ibadetin içinden doğduğunu görmüştük. Türk tiyatro araştırmacısı Metin And, 1962'de yayımladığı bir kitaba Dionisos ve Anadolu Köylüsü adını verdi. Başlık, aradığı soruyu da taşır: Anadolu köylerinde yaşayan oyunlar, bir ritüelin tiyatroya dönüşme sürecini bugün hâlâ gösterebilir mi?

Anadolu köylerinin oyunları yirminci yüzyılın ilk yarısından beri derleniyor. Ahmet Kutsi Tecer 1940'ta Köylü Temsilleri adlı bir çalışma yayımladı; Şükrü Elçin Anadolu Köy Orta Oyunları'nı, Nurhan Karadağ Köy Seyirlik Oyunları'nı yazdı. Bugün bu oyunlar genel olarak köy seyirlik oyunları adıyla anılır.

Ana anlatı — ritüelden oyuna

Köy seyirlik oyunu, Anadolu köylerinde amatör oyuncuların önemli günlerde topluca oynadığı, belli bir metni olmayan tiyatro oyunlarıdır. Köylüler bu oyunları düğünlerde, bayramlarda, hasat mevsiminde, hayvanların çiftleşme ya da ekinlerin ekilme zamanında, mevsim dönümlerinde oynar. Halk bunu «oyun yapmak» ya da «oyun çıkarmak» diye adlandırır.

Bu oyunların kökeninin, insanların doğayla iyi geçinmek, bolluk ve bereket dilemek için yaptığı törenlere dayandığı düşünülür. Zamanla törensel ve büyüsel yanları azalmış, oyunlar bir eğlence aracına dönüşmüştür. Bu yüzden köy seyirlik oyunları iki büyük gruba ayrılabilir. Törensel oyunlar belli günlerde, bir bereket ya da dönüm dileğiyle oynanır: koç katımı, saya gezme, hasat önü ve hasat sonu oyunları, çiğdem bayramı, Hıdrellez. Eğlence oyunları ise bu işlevini yitirmiş ya da baştan güldürü için kurulmuş oyunlardır; bir köylünün şehirde başına gelenleri anlatan «Köylü Şehirde» gibi.

Hıdrellez bu geçişin iyi bir örneğidir. Ahmet Yaşar Ocak'a göre Hıdrellez, kökü İslâm öncesi Orta Asya, Ortadoğu ve Anadolu yaz bayramlarına dayanan, Hızır ile İlyas'ın yılda bir kez buluştuğuna inanılan günün adıdır ve bugün 6 Mayıs'ta kutlanır. Osmanlı takviminde yıl ikiye ayrılır, 6 Mayıs'tan başlayan yaklaşık yüz seksen altı gün «Hızır günleri» diye yazı, geri kalanı «Kasım günleri» diye kışı oluştururdu. Hıdrellez, kışın bitip yazın başladığı gündür. Soğuk açılıştaki çömlek ve maniler bu bayramın içinde, hem bir dilek töreni hem de topluluğun seyrettiği küçük bir oyun olarak yaşar.

Yaygın yanlış«Köy seyirlik oyunları, Yunan tragedyasının Anadolu'da kalmış kalıntılarıdır» diye düşünülür.
Doğrusu

Metin And'ın kitabının başlığı bir karşılaştırma önerir, bir soy kütüğü değil. Köy seyirlik oyunları ile Dionysos şenlikleri arasındaki benzerlik, ikisinin de bir ritüelden oyuna geçişi göstermesidir; bu, birinin öbüründen doğduğu anlamına gelmez.

Ana anlatı — köy meydanının sahnesi

Köy seyirlik oyunları bir köy meydanında, bir evin önünde, bir damda, yani hem oyuncuları hem seyirciyi içine alabilecek genişlikte bir yerde oynanır. Oyunların metni yoktur, ama belli bir dramatik çatısı vardır. Oyuncular bu çatıya bağlı kalarak, kendi yeteneklerine ve seyircinin o anki tepkisine göre doğaçlar.

Bu tiyatronun en çarpıcı yanı, uzlaşımlarının yalınlığıdır. Kolayca bulunan doğal araçlar dekor olarak kullanılır; bazen oyuncular dekoru sözle anlatır ve seyirci onun var olduğunu varsayar. Kostüm birkaç işaretle kurulur. Erkekleri oynayan kadınlar bir kasket takar; kadınları oynayan erkekler başörtüsü, şalvar ya da entari giyer, ama ayakkabılarını değiştirmez, bıyıklarını kesmez. Ceketi ters giyen eşkıya olur, kemer takan jandarma. Seyirci de oyunun içine girer: bir iskemle, bir masa, bir kütük yerine geçebilir. Oyunların çoğunda hayvan kılığına girmiş oyuncular vardır.

Bu uzlaşımlar, orta oyununda gördüğümüz «göstermeci» üslubun en yalın biçimidir. Seyirci kandırılmaz: kasketin altındaki kadını, başörtüsünün altındaki bıyıklı adamı görür ve buna güler. Oyun, seyircinin gözü önünde, seyirciyle birlikte kurulur. Seyirci de köylülerin kendisidir: isteyen izler, isteyen yarıda bırakıp gider.

Metin anı

Denizli'de Hıdrellez gününde, çömlekten niyet çekilirken söylenen bir mani:

Yeşil ipek bükerim
Heril göylek dikerim
Şu yar benim olmazsa
Çarpar çarpar atarım

Mani dört dizeden oluşur ve bir niyetin içinden konuşur. İlk iki dize bir el işini anlatır: yeşil ipek bükülür, bir gömlek dikilir; «göylek», yöre ağzında gömlek demektir. Genç kızın bu emeği, belki de sevdiği için harcanan bir emektir. Son iki dize ise bir dileği ve bir öfkeyi birlikte taşır: şu yar benim olmazsa, bütün bu emeği çarpıp atarım.

Bu maniyi bir kitaptan okuduğumuzda karşımızda yalnızca dört dize vardır. Ama Hıdrellez gününde, bir çömleğin başında söylendiğinde, o dizeler bir oyuna dönüşür. Birisi «Çıkar kızım, bakalım» der; bir kız elini çömleğe daldırır; çıkan gül tomurcuğu ya da bilezik, bu maniye bağlanır ve o kızın yılı hakkında bir yorum gibi okunur. Çevredekiler güler, takılır, bekler. Mani burada bir metin değil, bir sahnenin parçasıdır.

Tiyatro Bilgisi dersinin sorusu tam da bu ayrımın üzerindedir. Aynı dört dize, bir sayfada bir şiirdir; bir çömleğin başında, bir topluluğun önünde söylendiğinde bir gösterinin parçası olur.

Cevap ve bağlantı

Ritüel ile tiyatro arasındaki sınır keskin değildir. Köy seyirlik oyunları, bir bereket dileğiyle başlayan törenlerin zamanla eğlence için oynanan oyunlara dönüştüğünü gösterir; ama pek çoğu, Hıdrellez'deki niyet çekme gibi, hâlâ ikisinin arasında durur. Bu oyunlar yazılı bir metin olmadan, bir dramatik çatı üzerinde, köy meydanında ve seyircinin tam ortasında kurulur. Birkaç işaret, bir kasket, bir başörtüsü, ters giyilmiş bir ceket, bir dünyayı sahneye taşımaya yeter.

Dersin başından beri taşıdığımız soru, kâğıttaki oyun ile sahnedeki oyunun tek bir eser sayılıp sayılamayacağıydı. Cevap, hangi tiyatrodan söz ettiğimize göre değişir. Sophokles'in ya da Ibsen'in oyunları okunmak için de yazılmıştır ve okur sahneyi zihninde kurabilir. Karagöz, orta oyunu, meddah ve köy seyirlik oyunları ise bir sayfada yaşamaz; onları yalnızca bir perdenin, bir meydanın ya da bir köy meydanının önünde bulunarak tanıyabiliriz. Tiyatro, doğduğu Dionysos şenliklerinde olduğu gibi Anadolu köylerinde de, önce bir topluluğun bir araya gelişidir.

Kapanış kancası

Tiyatroda bir topluluk bir araya gelir ve bir dünyayı birlikte kurar. Ama bir yazar okurla baş başa kaldığında, kendi sesiyle, aklından geçenleri tartarak da yazabilir. On altıncı yüzyılda bir Fransız, kendi düşüncelerini sınadığı yazılarına «denemeler» adını verdi. Bir sonraki ders, öğretici metinlere geçiyor ve Montaigne'den Nurullah Ataç'a uzanan denemeyle başlıyor.

Özet kartı

  1. Köy seyirlik oyunları, Anadolu köylerinde amatör oyuncuların düğün, bayram, hasat ve mevsim dönümü gibi önemli günlerde oynadığı, yazılı metni olmayan oyunlardır; halk bunlara «oyun çıkarmak» der.
  2. Bu oyunlar bereket ve dönüm ritüellerinden doğmuş, zamanla eğlence oyunlarına dönüşmüştür; törensel oyunlar ile eğlence oyunları ayrılabilir.
  3. Hıdrellez, Hızır ile İlyas'ın buluştuğuna inanılan ve 6 Mayıs'ta kutlanan, kışın bitip yazın başladığı gündür.
  4. Köy seyirlik oyunları yalın uzlaşımlarla kurulur: kasket, başörtüsü, ters giyilmiş ceket bir kişiyi, seyirci bir iskemleyi ya da kütüğü canlandırabilir.
  5. Metin And'ın Dionisos ve Anadolu Köylüsü başlığı, Anadolu köy oyunları ile tiyatronun ritüelden doğuşu arasında bir karşılaştırma önerir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Köy seyirlik oyunuAnatolian village playAnadolu köylerinde önemli günlerde topluca, metinsiz oynanan ritüel kökenli oyun
RitüelRitualBir topluluğun belli zamanlarda, belli bir düzenle tekrarladığı tören
Törensel oyun ve eğlence oyunuRitual play and entertainment playBereket dileğiyle oynanan oyunlar ile güldürü için oynanan oyunlar
Oyun çıkarmakPutting on a playKöy halkının seyirlik oyun sergilemeye verdiği ad
Sahne uzlaşımıTheatrical conventionSeyircinin kabul ettiği, anlamı taşıyan işaret

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Köy seyirlik oyunları nedir? Hangi günlerde ve nerelerde oynanır?
  2. (Kazanım 2) Törensel oyunlar ile eğlence oyunlarını birer örnekle karşılaştırın. Ritüelden oyuna geçiş nasıl gerçekleşmiştir?
  3. (Kazanım 3) Köy seyirlik oyunlarında kostüm ve dekor nasıl kurulur? Bu uzlaşımlar seyirciyle nasıl bir ilişki kurar?
  4. (Kazanım 2) Hıdrellez'de çömlekten niyet çekme neden hem bir tören hem de bir oyun gibi okunabilir?
  5. (Kazanım 4) Tiyatro Bilgisi dersinde incelenen geleneklerden hangileri bir sayfada okunabilir, hangileri yalnızca sahnede yaşar? Köy seyirlik oyunları bu sınıflamada nerede durur?

Cevaplar

  1. Anadolu köylerinde amatör oyuncuların önemli günlerde topluca oynadığı, belli bir metni olmayan, ritüel kökenli oyunlardır. Düğünlerde, bayramlarda, hasat mevsiminde, hayvanların çiftleşme ya da ekinlerin ekilme zamanında ve mevsim dönümlerinde; köy meydanı, ev önü ya da dam gibi oyuncuyu ve seyirciyi içine alan yerlerde oynanır.
  2. Törensel oyunlar, örneğin saya gezme ya da hasat oyunları, belli günlerde bir bolluk ve bereket dileğiyle oynanır. Eğlence oyunları, örneğin «Köylü Şehirde», güldürü için oynanır. Zamanla törensel ve büyüsel yanlar azalmış, oyunlar bir eğlence aracına dönüşmüştür.
  3. Kolayca bulunan doğal araçlar dekor olur, bazen oyuncular dekoru sözle anlatır. Kostüm birkaç işaretle kurulur: erkekleri oynayan kadınlar kasket, kadınları oynayan erkekler başörtüsü, şalvar, entari takar; ceketi ters giyen eşkıya, kemer takan jandarma olur. Seyirci bu işaretleri kabul eder ve kandırılmaz; oyun seyircinin gözü önünde, onunla birlikte kurulur ve seyirci bazen bir iskemle ya da kütük olarak oyuna katılır.
  4. Bir dilek ve bir kehanet taşıdığı için bir törendir: kızlar yılları hakkında bir işaret arar. Aynı zamanda bir oyundur: bir yönetici gibi konuşan biri vardır, sırası gelen kızlar, söylenen maniler ve izleyip gülen bir topluluk vardır.
  5. Sophokles'in, Shakespeare'in ya da Ibsen'in oyunları okunmak için de yazılmıştır ve okur sahneyi zihninde kurabilir. Karagöz, orta oyunu, meddah ve köy seyirlik oyunları ise yazılı bir metne dayanmaz; ancak bir perdenin, bir meydanın ya da bir köy meydanının önünde bulunarak tanınabilir. Köy seyirlik oyunları bu ikinci gruptadır; derlenen metinleri, bir gösterinin kayıtlarıdır.

Okuma

  • Metin And, Dionisos ve Anadolu Köylüsü (1962). Anadolu köy oyunlarını tiyatronun ritüel kökeniyle karşılaştıran öncü çalışma.
  • Nurhan Karadağ, Köy Seyirlik Oyunları (1978). Oyunların türleri ve örnekleri üzerine kapsamlı bir derleme.
  • İslâm Ansiklopedisi'nde Ahmet Yaşar Ocak'ın «Hıdrellez» maddesi. Bayramın kökeni ve uygulamaları üzerine.
  • Kendi yörenizde ya da ailenizde bilinen bir düğün, bayram ya da mevsim oyununu derleyin: kim hangi rolü üstleniyor, hangi sözler söyleniyor, seyirci nerede duruyor?

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:55 Soğuk açılış: bahar sabahı bir Anadolu köyü; genç kızlar bir çömleğin çevresinde toplanmış. Çömleğe gül tomurcuğu, nergis ve bir bilezik atılır. Bir el çömleğe dalar; çevredekiler gülümseyerek bekler.
  • 0:55–1:15 Büyük soru: bir çizgi üzerinde iki uç: bir yanda bir sunak, öbür yanda bir sahne; çömlek ikisinin ortasında durur.
  • 1:15–2:20 Bağlam: Atina'daki Dionysos Tiyatrosu'nun basamakları yavaşça bir Anadolu köy meydanına dönüşür. Eski kitap kapakları sırayla belirir.
  • 2:20–4:30 Ana anlatı — ritüelden oyuna: bir takvim çarkı döner; hasat, koç katımı, çiğdem çiçekleri, Hıdrellez ateşi. Törensel oyunların kareleri yavaşça renklenip güldürü sahnelerine dönüşür.
  • 4:30–6:40 Ana anlatı — köy meydanının sahnesi: bir kadın başına kasket takar, bir adam başörtüsü bağlar ama bıyığı yerinde durur; ceketini ters giyen biri eşkıya olur. Seyirciden biri çağrılır ve iskemle gibi oturtulur; kahkahalar.
  • 6:40–8:40 Metin anı: yeşil ipek bir ipliğe bükülür, bir gömlek dikilir; mani dizeleri el yazısı gibi belirir. Ardından aynı dizeler çömleğin başında söylenir, bir kız bileziği çıkarır.
  • 8:40–10:20 Cevap ve kapanış: dersin sekiz ünitesinin görüntüleri bir halka oluşturur: Dionysos Tiyatrosu, Oidipus'un maskesi, Molière'in sahnesi, Hamlet'in kafatası, Nora'nın kapısı, Karagöz perdesi, orta oyunu meydanı, köy meydanı. Halka yavaşça bir kitabın sayfasına dönüşür; sayfada «Denemeler» yazısı.

Anlatıcı açılışı sıcak ve sakin bir tonla, maniyi yöre ağzına özen göstererek ve hafif bir ezgiyle okur. Dersin toparlandığı cevap bölümünü ise yavaş ve toplayıcı bir sesle seslendirir.

Telaffuz

  • Hıdrellez: «hı-dı-rel-LEZ». Acıpayam: «a-cı-pa-YAM». Saya: «sa-YA».
  • Göylek: «göy-LEK» (yöre ağzıyla gömlek). Çarpar çarpar atarım: «çar-PAR çar-PAR a-ta-RIM».
  • Metin And: «me-TİN AND». Ahmet Kutsi Tecer: «ah-MET kut-Sİ te-CER». Nurhan Karadağ: «nur-HAN ka-ra-DAĞ».