Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Aristoteles'e göre komedi insanları gerçek hayattakinden daha kötü gösterir; gülünç, acı vermeyen ve yıkıcı olmayan bir kusurdur.
- Aristophanes'in Bulutlar'ı (MÖ 423) Sokrates'i bir şarlatan olarak gösterdi; Sokrates, Platon'un aktardığı savunmasında bu oyunu andı.
- Yergi, bir kişiyi, davranışı ya da kurumu gülünç göstererek eleştirir; gülmek bir yargı biçimidir.
- Molière Tartuffe'ün önsözünde komedinin işinin kusurları düzeltmek olduğunu ve insanın kötü olmaya razı olup gülünç olmaya dayanamadığını yazdı.
- Ahmed Vefik Paşa 1869'dan başlayarak Molière'in on altı oyununu halkın diliyle Türkçeye uyarladı ve Bursa'da bir tiyatro kurdu.
Kazanımlar
- Aristoteles'in komedi ve gülünç tanımlarını açıklayabilir.
- Komedinin eleştirel gücünü Aristophanes ve Molière örnekleriyle gösterebilir.
- Molière'in Tartuffe önsözündeki «gülünç olmak» düşüncesini yorumlayabilir.
- Ahmed Vefik Paşa'nın Molière uyarlamalarının Türk tiyatrosundaki yerini değerlendirebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Atina, MÖ 399. Yetmişini geçmiş olan Sokrates, gençleri yoldan çıkarmak ve kentin tanrılarını tanımamakla suçlanıp mahkemeye çıkarılmıştır. Savunmasında ilginç bir şey yapar: asıl tehlikenin kendisini şimdi suçlayanlar değil, yıllardır hakkında söylenenler olduğunu söyler. Ve bunun kaynağını adıyla anar: jüri üyelerinin kendi gözleriyle gördüğü bir komedi. Aristophanes'in Bulutlar'ında Sokrates adlı biri sahnede dolaşıp havada yürüdüğünü söyler, anlamsız şeyler konuşur.
Bir komedi oyunu, yıllar sonra bir mahkeme salonunda anılıyordu. Gülmek zararsız bir eğlence miydi, yoksa bir insanın hayatına dokunabilecek bir güç müydü?
Büyük soru
Komedi yalnızca eğlendirir mi? Gülmek neden bu kadar güçlü bir eleştiri aracı olabilir?
Bağlam
Trajediyi işlediğimiz ünitede Aristoteles'in trajedi kahramanını bizden biraz üstün, felaketini hak etmeyen biri olarak tanımladığını gördük. Aristoteles aynı kitapta iki türü tek bir cümleyle ayırır: komedi insanları gerçek hayattakinden daha kötü, trajedi daha iyi göstermeyi amaçlar.
Türkçede komedinin karşılığı olarak «güldürü» kelimesi de kullanılır. Türk Dil Kurumu güldürüyü tiyatroda «ilkel, yalın güldürme ögelerinden yararlanan, bazen inanırlığın sınırını aşan, güldürmeyi amaç edinen sahne eseri» olarak açıklar; aynı maddede «komedi, komedya, fars» da eş anlamlı olarak sıralanır. Ama bu ünitenin sorusu, komedinin yalnızca güldürmeyi mi amaç edindiğidir.
Ana anlatı — Aristoteles'in gülüncü
Aristoteles Poetika'da komediye trajediden çok daha az yer ayırır. Ama söylediği birkaç şey, komedinin nasıl çalıştığını anlamak için hâlâ çok kullanışlıdır. Ona göre komedi, daha aşağı tipten karakterlerin taklididir; ama bu karakterler kelimenin tam anlamıyla kötü değildir. Gülünç, çirkinin bir alt türüdür: acı vermeyen ve yıkıcı olmayan bir kusur ya da çirkinliktir. Aristoteles örneğini de verir: komedi maskesi çirkin ve çarpıktır, ama bir acıyı anlatmaz.
Bu tanımın içinde komedinin temel bir kuralı saklıdır: gülmek için acının yokluğu gerekir. Bir adamın kaygan bir yerde düşmesine güleriz, ama kolu kırıldığını görünce gülmemiz kesilir. Komedi, kusurları acıya dönüşmeyecek bir mesafede gösterir. Aristoteles'e göre komedinin tarihi trajedinin tarihi kadar iyi bilinmez, çünkü başlangıçta ciddiye alınmamıştır; bir yöneticinin bir komedi şairine resmen bir koro vermesi geç olmuştur.
Ana anlatı — yergi olarak komedi
Aristoteles'in zamanında komedi çoktan bir eleştiri silahına dönüşmüştü. MÖ 5. yüzyılın komedi şairi Aristophanes, oyunlarında kentin tanınmış kişilerini adlarıyla sahneye çıkarıyordu. MÖ 423'te sahnelenen Bulutlar'ında Sokrates'i bir düşünce dükkânı işleten, havada asılı bir sepetin içinden gökyüzünü inceleyen, gençlere kötü davayı iyi gösterme sanatını öğreten bir şarlatan olarak gösterdi.
Yirmi dört yıl sonra Sokrates mahkemeye çıktığında, Platon'un aktardığı savunmasında bu oyunu anar. Ona göre hakkındaki eski suçlamalar, jürinin Aristophanes'in komedisinde kendi gözleriyle gördüğü şeydir: Sokrates adlı bir adamın havada yürüdüğünü söyleyip anlamadığı şeyler hakkında boş laflar etmesi. Sokrates komedinin kendisini mahkûm ettiğini söylemez; ama onun bir insan hakkında kalıcı bir izlenim bırakabildiğini gösterir.
Bu, komedinin en eski ve en güçlü işlevlerinden biridir: yergi. Yergi, bir kişiyi, bir davranışı ya da bir kurumu gülünç göstererek eleştirir. Gülmek burada bir yargıdır: güldüğümüz şeyi küçültürüz. Aristophanes'in komedisi kentin gücünü, savaşları, yeni düşünceleri ve tanınmış kişileri hedef aldı; seyirci gülerken aynı zamanda bir tartışmanın içine çekiliyordu.
Yaygın yanlış«Komedi hafif, ciddiyetsiz bir türdür; trajedinin küçük kardeşidir» diye düşünülür.
Aristoteles'in kendi döneminde bile komedi bir eleştiri silahıydı ve Sokrates onun etkisini mahkemede andı. Komedinin hafifliği görünüştedir: gülmek, ciddi bir yargının kılığı olabilir.
Ana anlatı — Molière ve Türk sahnesi
Yaklaşık iki bin yıl sonra, Fransız oyun yazarı Molière aynı gücü başka bir hedefe yöneltti. Tartuffe oyununda dindar görünen bir sahtekârın, saf bir aile babasını nasıl kandırıp evinin, parasının ve kızının üzerine göz diktiğini gösterdi. Oyun 1664'te üç perde hâlinde Versailles'daki şenliklerde oynandı ve ardından yasaklandı. Molière yıllarca uğraştı; oyun ancak 5 Şubat 1669'da yeniden sahneye çıkabildi ve art arda kırk dört kez oynandı. Molière, oyunun basılı metnine uzun bir önsöz yazarak komedinin ne işe yaradığını savundu.
Molière, Türk tiyatrosunun kuruluşunda da özel bir yer tutar. Devlet adamı ve dil bilgini Ahmed Vefik Paşa, Batı tarzı tiyatroyu halka sevdirmek için 1869'da Molière'den ilk adaptelerini yaptı; bunların arasında Zor Nikâhı, Zorakî Tabib ve Yorgaki Dandini vardı. Sonraki yıllarda Molière'in on altı oyununu Türkçeye kazandırdı. Bursa'daki görevi sırasında İstanbul'dan gelen oyuncuları aylığa bağlayarak bir tiyatro kurdu; burada her yıl dokuz ay boyunca haftada üç temsil veriliyor, gelirin bir kısmı memleket hastanesine ayrılıyordu.
Ahmed Vefik'in uyarlamalarının önemi, yalnızca Molière'i Türkçeye taşıması değildir. Kişilerin hangisinin ağzından olursa olsun oyunlara bir yerlilik çeşnisi kattı ve Molière'in nüktesini halkın konuşma dilinin deyimleri, atasözleri ve mecazlarıyla yeniden kurdu. Bir komedinin başka bir dilde güldürebilmesi için, çevirinin kendisinin de güldürmesi gerekiyordu.
Metin anı
Molière, Tartuffe'ün önsözünde:
Si l'emploi de la comédie est de corriger les vices des hommes, je ne vois pas par quelle raison il y en aura de privilégiés. [...] C'est une grande atteinte aux vices, que de les exposer à la risée de tout le monde. On souffre aisément des répréhensions ; mais on ne souffre point la raillerie. On veut bien être méchant ; mais on ne veut point être ridicule.
«Komedinin işi insanların kusurlarını düzeltmekse, bunlardan bazılarının neden ayrıcalıklı olacağını anlamıyorum. [...] Kusurları herkesin alayına açmak, onlara büyük bir darbedir. İnsan azarlanmaya kolayca katlanır; ama alaya katlanamaz. İnsan kötü olmaya razıdır; ama gülünç olmaya asla.»
Önsözün ilk cümlesi bir savunmadır. Molière'e göre komedinin işi kusurları düzeltmektir; öyleyse hiçbir kusur, dindarlık kılığına bürünmüş olsa bile, alaydan muaf tutulamaz. «Ayrıcalıklı» kelimesi, oyuna yöneltilen itirazı hedef alır: ikiyüzlülük, kutsal bir şeyin kılığına girdiği için eleştiriden kaçamaz.
Ama paragrafın asıl gücü son iki cümlededir. «İnsan azarlanmaya kolayca katlanır; ama alaya katlanamaz.» Bir vaaz bize kusurlarımızı söyler ve biz başımızı sallayıp geçeriz. Komedi ise kusurumuzu bir sahnede, herkesin önünde gülünç hâle getirir. «İnsan kötü olmaya razıdır; ama gülünç olmaya asla.» Molière burada komedinin psikolojisini yakalar: insanın gururu, kötülükle suçlanmaya dayanır, ama alay edilmeye dayanamaz. Komedinin eleştirel gücü tam da bu zaaftan doğar.
Aristoteles'in «acı vermeyen kusur» tanımıyla Molière'in önsözü burada buluşur. Komedi acı vermez, ama iz bırakır. Sokrates'in mahkemede Bulutlar'ı anması, bu izin ne kadar derin olabileceğini gösterir.
Cevap ve bağlantı
Komedi yalnızca eğlendirmez; güldürürken eleştirir. Aristoteles'e göre gülünç, acı vermeyen bir kusurdur ve komedi insanları gerçek hayattakinden daha kötü gösterir. Aristophanes bu gücü kentin tanınmış kişilerine yöneltti ve Bulutlar'ın Sokrates'i, yıllar sonra bir mahkeme savunmasında anıldı. Molière, Tartuffe'ün önsözünde komedinin işinin kusurları düzeltmek olduğunu söyledi ve bunun nedenini açıkladı: insan kötü olmaya razıdır ama gülünç olmaya asla. Ahmed Vefik Paşa ise bu geleneği, halkın diliyle ve deyimleriyle Türk sahnesine taşıdı.
Okunan bir komedi ile sahnelenen komedi arasındaki fark belki de en çok burada hissedilir: gülmek bulaşıcıdır. Tek başına okurken gülümsediğimiz bir sahne, bir salon dolusu insanla birlikte kahkahaya dönüşür. Komedinin eleştirisi de bu ortak kahkahanın içinde güç kazanır.
Kapanış kancası
Trajedi büyük insanların düşüşünü, komedi gülünç insanların kusurlarını gösterir. Peki ne gülünç ne de kahramanca olan sıradan insanların hayatı hangi sahneye çıkacak? On sekizinci ve on dokuzuncu yüzyılda bu soruya bir cevap arandı ve iki türün arasından üçüncüsü doğdu. Bir sonraki ünite, trajedi ile komedinin buluştuğu türe, drama bakıyor.
Özet kartı
- Aristoteles'e göre komedi insanları gerçek hayattakinden daha kötü gösterir; gülünç, acı vermeyen ve yıkıcı olmayan bir kusurdur.
- Aristophanes'in Bulutlar'ı (MÖ 423) Sokrates'i bir şarlatan olarak gösterdi; Sokrates, Platon'un aktardığı savunmasında bu oyunu andı.
- Yergi, bir kişiyi, davranışı ya da kurumu gülünç göstererek eleştirir; gülmek bir yargı biçimidir.
- Molière Tartuffe'ün önsözünde komedinin işinin kusurları düzeltmek olduğunu ve insanın kötü olmaya razı olup gülünç olmaya dayanamadığını yazdı.
- Ahmed Vefik Paşa 1869'dan başlayarak Molière'in on altı oyununu halkın diliyle Türkçeye uyarladı ve Bursa'da bir tiyatro kurdu.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Komedi | Comedy | İnsanların kusurlarını gülünç bir mesafeden gösteren tür; güldürü, komedya |
| Gülünç | The ludicrous | Acı vermeyen, yıkıcı olmayan kusur ya da çirkinlik |
| Yergi | Satire | Gülünç göstererek eleştiren anlatım; hiciv |
| Karakter komedisi | Comedy of character | Gülüncü bir kişinin baskın kusurundan doğuran komedi |
| Uyarlama | Adaptation | Bir eseri başka bir dile ve kültüre değiştirerek taşıma |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Aristoteles'e göre komedi ile trajedi arasındaki temel fark nedir? Gülünç neden «acı vermeyen» bir kusur olmalıdır?
- (Kazanım 2) Aristophanes Bulutlar'da Sokrates'i nasıl gösterdi? Sokrates'in savunmasında bu oyunun anılması komedinin gücü hakkında ne söyler?
- (Kazanım 3) Molière'e göre komedinin işi nedir? «İnsan kötü olmaya razıdır; ama gülünç olmaya asla» cümlesi komedinin eleştirel gücünü nasıl açıklar?
- (Kazanım 4) Ahmed Vefik Paşa'nın Molière uyarlamaları neden yalnızca birer çeviri sayılmaz?
- (Kazanım 2) Tartuffe'ün yasaklanması, komedinin hedef aldığı konular hakkında ne düşündürür?
Cevaplar
- Aristoteles'e göre komedi insanları gerçek hayattakinden daha kötü, trajedi daha iyi göstermeyi amaçlar. Gülünç acı vermemelidir, çünkü acı ortaya çıkınca gülmek kesilir ve yerini acıma alır; komedi, kusurları acıya dönüşmeyecek bir mesafede gösterir.
- Sokrates'i bir düşünce dükkânı işleten, havada asılı bir sepetten gökyüzünü inceleyen ve gençlere kötü davayı iyi gösterme sanatını öğreten bir şarlatan olarak gösterdi. Sokrates'in savunmasında jürinin bu oyunda gördüğü imgeyi anması, komedinin bir insan hakkında yıllarca süren kalıcı bir izlenim bırakabildiğini gösterir.
- Molière'e göre komedinin işi insanların kusurlarını düzeltmektir ve hiçbir kusur alaydan muaf olmamalıdır. İnsan azarlanmaya katlanır ama alaya katlanamaz; kötülükle suçlanmaya dayanan gurur, gülünç duruma düşmeye dayanamaz. Komedi kusurları herkesin önünde gülünç hâle getirerek bu zaaftan güç alır.
- Ahmed Vefik oyunlara bir yerlilik çeşnisi kattı ve Molière'in nüktesini halkın konuşma dilinin deyimleri, atasözleri ve mecazlarıyla yeniden kurdu. Bir komedinin başka bir dilde güldürebilmesi için çevirinin de güldürmesi gerekir; onun uyarlamaları bu yüzden kendi başına yaratıcı işlerdir.
- Tartuffe dindar görünen bir sahtekârı gülünç gösterdiği için yasaklandı ve ancak birkaç yıl sonra sahneye dönebildi. Bu, komedinin toplumun en hassas konularına, burada din kılığına bürünen ikiyüzlülüğe, dokunabildiğini ve bu yüzden güçlü itirazlarla karşılaşabildiğini düşündürür.
Okuma
- Aristoteles, Poetika, II ve V. bölümler. Komedi hakkında söylediklerini trajedi bölümleriyle karşılaştırın.
- Aristophanes, Bulutlar. Sokrates'in sahneye çıktığı ilk sahneyi okuyun ve hangi özelliklerinin abartıldığını not edin.
- Molière, Tartuffe. Önsözü ve Tartuffe'ün sahneye ilk kez çıktığı üçüncü perdeyi okuyun.
- Ahmed Vefik Paşa'nın Molière uyarlamalarından biri, örneğin Zor Nikâhı. Konuşma dilindeki deyim ve atasözlerine dikkat edin.