Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Aristoteles'e göre trajedi ciddi, tamamlanmış ve belli bir büyüklükteki bir eylemin, anlatı yoluyla değil eylem yoluyla, acıma ve korku uyandırarak taklididir ve bu duyguların katharsisini sağlar.
- Katharsis boşaltım, arınma ya da açıklığa kavuşma olarak yorumlanır; Aristoteles kelimeyi açıklamadığı için anlamı tartışmalıdır.
- Trajedi kahramanı ne büsbütün iyi ne büsbütün kötüdür; felakete kötülükten değil bir hamartiadan, yani bir hata ya da zaaftan düşer.
- Hamartia «trajik kusur» diye çevrilse de ahlaki bir kusur mu, bilgisizlikten doğan bir hata mı olduğu tartışılır.
- Baht dönüşü eylemin karşıtına dönmesi, tanıma bilgisizlikten bilgiye geçiştir; Kral Oidipus'taki haberci sahnesinde ikisi aynı anda gerçekleşir.
Kazanımlar
- Aristoteles'in trajedi tanımını ögeleriyle açıklayabilir.
- Katharsis kavramının arınma, boşaltım ve açıklığa kavuşma olarak yapılan yorumlarını karşılaştırabilir.
- Hamartianın «hata» ve «kusur» olarak iki farklı okumasını Kral Oidipus üzerinden tartışabilir.
- Baht dönüşü ve tanıma kavramlarını bir trajedi sahnesinde gösterebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bir haberci, iyi bir haberle gelir. Korint kralı ölmüştür; haberci, Oidipus'un babası saydığı adamın öldüğünü ve korktuğu kehanetin, babasını öldüreceği kehanetin, artık gerçekleşemeyeceğini müjdeler. Oidipus annesiyle evleneceği kehanetinden de hâlâ korkmaktadır. Haberci onu bu korkudan da kurtarmak ister: Korint kraliçesi onun gerçek annesi değildir, çünkü Oidipus'u bebekken bir çobandan kendi elleriyle alıp Korint'e götüren odur.
Haberci Oidipus'u rahatlatmak için gelmiştir. Ama sözleri, yavaş yavaş, Oidipus'un kim olduğunu açığa çıkarır. İyi haber, tragedyanın en korkunç haberine dönüşür. Aristoteles bu sahneyi tragedyanın en güçlü anlarından biri olarak gösterir.
Büyük soru
Acıyı sahnede görmekten bir haz ya da bir kazanç doğabilir mi? Trajedi seyircisine ne yapar?
Bağlam
Önceki ünitede tragedyanın Dionysos şenliklerinde doğduğunu ve Aristoteles'in onun kökenini dithyrambosa bağladığını gördük. Aristoteles aynı kitabın altıncı bölümünde, kendi çağına kadar gelişmiş tragedyanın bir tanımını verir. Bu tanım yüzyıllar boyunca, bir oyunun «trajedi» sayılıp sayılmayacağının ölçüsü olarak kullanıldı; hâlâ da tartışılıyor.
Türkçede bu tür için birkaç kelime vardır. Türk Dil Kurumu trajediyi «konusunu efsanelerden veya tarihsel olaylardan alan, acıklı sonuçlarla bağlanan bir tür tiyatro eseri» diye tanımlar ve karşılık olarak «ağlatı», «facia» ve «tragedya» kelimelerini de verir. Gündelik dilde «trajedi» her büyük felakete söylenir; ama tiyatro bilgisinde kelimenin daha dar ve daha kesin bir anlamı vardır.
Ana anlatı — tanım ve katharsis
Aristoteles'in tanımı şudur: trajedi, ciddi, tamamlanmış ve belli bir büyüklükteki bir eylemin taklididir; türlü süslerle zenginleştirilmiş bir dille yazılır; anlatı biçiminde değil, eylem biçimindedir; acıma ve korku uyandırarak bu duyguların katharsisini sağlar.
Tanımın ilk kısmı açıktır. «Ciddi» bir eylem, önemli insanların önemli kararlarıdır. «Tamamlanmış» bir eylemin başı, ortası ve sonu vardır. «Anlatı biçiminde değil, eylem biçiminde» ifadesi, türlerin haritasında gördüğümüz ayrımın ta kendisidir: trajedi anlatılmaz, sahnelenir.
Ama tanımın son kelimesi, katharsis, iki bin yıldan uzun süredir tartışılır. Yunanca kelime «arınma» ya da «temizlenme» anlamına gelir ve aslında bedensel bir anlam taşır: arınma törenlerini ve tıpta bedenden zararlı bir şeyin atılmasını anlatır. Aristoteles kelimeyi zihinsel anlamda ilk kez Politika'da müziğin etkisi için, sonra Poetika'da trajedi için kullanır. Peki trajedi seyircide neyi, nasıl «arındırır»?
Üç büyük yorum vardır. Birincisi boşaltım yorumudur. Tıptaki anlamdan yola çıkar: trajedi seyircinin fazla acıma ve korku duygularını dışarı atar, onu bir hastayı iyileştirir gibi rahatlatır. İkincisi arınma yorumudur. On sekizinci yüzyılda Alman yazar Lessing, katharsisi duyguların doğru ölçüye getirilmesi olarak okudu: gerçek hayatta insanlar bazen çok fazla, bazen çok az acır ya da korkar; trajedi onları erdemli bir orta noktaya döndürür. Üçüncüsü, yirminci yüzyılda güçlenen açıklığa kavuşma yorumudur. Aristoteles, tragedyanın kökenini anlattığı bölümde taklitten alınan hazzın öğrenmekten ve çıkarım yapmaktan doğduğunu söyler; bu yoruma göre katharsis de bir anlama anıdır: seyirci acıma ve korku aracılığıyla insan hâli hakkında bir şeyi açıkça görür.
Yaygın yanlış«Katharsisin anlamı bellidir: seyirci ağlar ve rahatlar» diye düşünülür.
Aristoteles kelimeyi Poetika'da açıklamadan kullanır ve kelimenin ne anlama geldiği yüzyıllardır tartışılır. Boşaltım, arınma ve açıklığa kavuşma yorumlarının her biri metinden bazı destekler bulur; hiçbiri kesin değildir.
Ana anlatı — hata mı, kusur mu?
Trajedi kahramanı kimdir? Aristoteles Poetika'nın on üçüncü bölümünde bir eleme yapar. İyi bir insanın mutluluktan felakete düşmesi acıma ya da korku uyandırmaz; yalnızca sarsar. Kötü bir insanın felaketten mutluluğa geçmesi trajedinin ruhuna tamamen yabancıdır. Büsbütün kötü birinin düşüşü ahlak duygumuzu tatmin eder ama acıma da korku da uyandırmaz. Geriye bu uçların arasındaki kişi kalır: erdemde ve adalette üstün olmayan, ama felaketi kötülükten ya da ahlaksızlıktan değil, bir hamartiadan doğan kişi.
Hamartia, Yunanca «hedefi ıskalamak», «yanılmak» anlamındaki bir fiilden gelir. İngilizcede çoğu zaman «tragic flaw», yani trajik kusur diye çevrilir ve Türkçede de «trajik kusur» olarak yerleşmiştir. Ama bu çeviri tartışmalıdır. Bazı eleştirmenler, hamartianın kişiliğe ait bir ahlaki kusur değil, ahlaken tarafsız bir hata, bir bilgisizlik ya da yanlış yargı olduğunu savunur. Öbürleri kahramanın karakterinde gerçek bir zaaf görmenin de metne uygun olduğunu söyler.
Aristoteles'in kendi örneği Oidipus'tur. Oidipus'un hamartiası nedir? «Hata» okumasına göre, bir yol ağzında tartıştığı yaşlı adamın babası olduğunu bilmemesidir: kötü bir insan değil, bilmeyen bir insandır. «Kusur» okumasına göre ise, o tartışmayı öldürmeye vardıran öfkesi ya da gerçeği sonuna kadar arama inadıdır. İki okuma aynı oyunu farklı biçimde yorumlar: birincisinde trajedi, bilginin sınırlılığıdır; ikincisinde, bir karakterin kendi içindeki zaafıdır. Hangisini seçtiğimiz, seyircinin kahramana ne hissettiğini de değiştirir.
Yaygın yanlış«Trajik kusur, kahramanın kötü bir huyudur; trajedi bu huyun cezasıdır» diye düşünülür.
Aristoteles açıkça kahramanın felakete kötülük ya da ahlaksızlık yüzünden düşmediğini söyler. Trajedinin gücü tam da burada yatar: felaket hak edilmemiştir. Kahramanı düşüşü «hak etmiş» bir suçlu gibi görmek, Aristoteles'e göre acımayı ortadan kaldırır.
Ana anlatı — dönüş ve tanıma
Aristoteles'e göre en iyi trajediler karmaşık olay örgüsüne sahiptir ve bu karmaşıklık iki ögeden doğar. Baht dönüşü, eylemin tam karşıtına dönmesidir. Tanıma ise bilgisizlikten bilgiye geçiştir: bir karakter, bir başkasının ya da kendisinin kim olduğunu öğrenir. Aristoteles'e göre en iyi tanıma, bir baht dönüşüyle aynı anda gelendir ve yine Oidipus'u örnek verir.
Soğuk açılıştaki haberci sahnesi budur. Haberci Oidipus'u sevindirmek ve korkularından kurtarmak için gelir, ama onun kim olduğunu açığa çıkararak tam tersini yapar: bu bir baht dönüşüdür. Aynı anda Oidipus, kendi kimliğini öğrenmeye doğru ilerler: bu da bir tanımadır. Oyun, bir bilginin bir kaderi nasıl çevirdiğini sahnede gösterir. Seyirci ise çoğu zaman Oidipus'tan önce anlamıştır; acıma ve korku, bu bilgi farkının içinden yükselir.
Metin anı
Aristoteles, Poetika'nın on üçüncü bölümünde:
Nor, again, should the downfall of the utter villain be exhibited. A plot of this kind would, doubtless, satisfy the moral sense, but it would inspire neither pity nor fear; for pity is aroused by unmerited misfortune, fear by the misfortune of a man like ourselves. [...] There remains, then, the character between these two extremes,—that of a man who is not eminently good and just, yet whose misfortune is brought about not by vice or depravity, but by some error or frailty.
«Büsbütün kötü birinin düşüşü de sahnelenmemelidir. Böyle bir olay örgüsü ahlak duygumuzu kuşkusuz tatmin eder, ama ne acıma ne de korku uyandırır; çünkü acıma hak edilmemiş bir felaketten, korku ise bize benzeyen birinin felaketinden doğar. [...] Geriye bu iki ucun arasındaki kişi kalır: erdemde ve adalette üstün olmayan, ama felaketi kötülükten ya da ahlaksızlıktan değil, bir hatadan ya da zaaftan doğan kişi.»
Bu paragrafın merkezinde iki kısa tanım durur. «Acıma, hak edilmemiş bir felaketten doğar.» Bir suçlu cezasını çektiğinde ona acımayız; acımak için felaketin haksız olduğunu hissetmemiz gerekir. «Korku, bize benzeyen birinin felaketinden doğar.» Kahraman bizden çok farklıysa, onun başına gelen bizi korkutmaz; korkmak için «bu benim başıma da gelebilirdi» dememiz gerekir.
Bu iki tanım, trajedi kahramanının neden ne bir aziz ne de bir cani olduğunu açıklar. Azizin düşüşü haksızdır ama bize benzemez; caninin düşüşü bize benzemez ve haksız da değildir. Trajedi kahramanı ikisinin arasında durmalıdır: bize yeterince benzer ki korkalım, felaketini yeterince hak etmez ki acıyalım.
Butcher'ın çevirisindeki «error or frailty», yani «hata ya da zaaf» ifadesi de dikkat çekicidir. Çevirmen, Yunanca hamartiayı iki kelimeyle karşılamıştır: biri bilgiye, öteki karaktere işaret eder. Hamartia tartışması, belki de bu çift kelimenin içinde çoktan başlamıştır.
Cevap ve bağlantı
Seyirci acıyı sahnede görmeye, bu acı ona bir şey yaptığı için katlanır. Aristoteles'e göre trajedi acıma ve korku uyandırır ve bu duyguların katharsisini sağlar; bunun bir boşaltım mı, bir arınma mı, yoksa insan hâli hakkında bir açıklığa kavuşma mı olduğu hâlâ tartışılır. Bu etkinin koşulu, kahramanın bize benzemesi ve felaketini tam olarak hak etmemesidir: bir kötülüğün değil, bir hatanın ya da zaafın bedelini öder. Baht dönüşü ile tanımanın birleştiği anlar, Oidipus'taki haberci sahnesi gibi, bu duyguları en yoğun biçimde uyandırır.
Okunan bir trajedi ile sahnelenen trajedi arasındaki farkı da bu soruya bağlayabiliriz: katharsis bir okurda da gerçekleşir mi, yoksa bir tiyatronun kalabalığı içinde mi doğar? Aristoteles'in kendisi, trajedinin gücünün okunduğunda da hissedilebileceğini düşünüyordu.
Kapanış kancası
Aristoteles, trajedinin kökenini anlatırken tragedya ile komedyanın iki ayrı kökten doğduğunu söylemişti. Tragedya bizden üstün insanların düşüşünü gösterir; komedya ise çoğu zaman bizden aşağı insanlarla, onların gülünç yanlarıyla uğraşır. Ama gülmek yalnızca eğlence midir? Bir sonraki ünite, güldürürken eleştiren türe, komediye bakıyor.
Özet kartı
- Aristoteles'e göre trajedi ciddi, tamamlanmış ve belli bir büyüklükteki bir eylemin, anlatı yoluyla değil eylem yoluyla, acıma ve korku uyandırarak taklididir ve bu duyguların katharsisini sağlar.
- Katharsis boşaltım, arınma ya da açıklığa kavuşma olarak yorumlanır; Aristoteles kelimeyi açıklamadığı için anlamı tartışmalıdır.
- Trajedi kahramanı ne büsbütün iyi ne büsbütün kötüdür; felakete kötülükten değil bir hamartiadan, yani bir hata ya da zaaftan düşer.
- Hamartia «trajik kusur» diye çevrilse de ahlaki bir kusur mu, bilgisizlikten doğan bir hata mı olduğu tartışılır.
- Baht dönüşü eylemin karşıtına dönmesi, tanıma bilgisizlikten bilgiye geçiştir; Kral Oidipus'taki haberci sahnesinde ikisi aynı anda gerçekleşir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Trajedi | Tragedy | Ciddi bir eylemin acıma ve korku uyandırarak sahnelenen taklidi; ağlatı |
| Katharsis | Catharsis | Trajedinin acıma ve korku aracılığıyla sağladığı etki; boşaltım, arınma ya da açıklığa kavuşma |
| Hamartia | Hamartia | Kahramanı felakete sürükleyen hata ya da zaaf; «trajik kusur» |
| Baht dönüşü | Reversal / peripeteia | Eylemin tam karşıtına dönmesi |
| Tanıma | Recognition / anagnorisis | Bilgisizlikten bilgiye geçiş |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Aristoteles'in trajedi tanımındaki ögeleri sayın. «Anlatı biçiminde değil, eylem biçiminde» ifadesi neyi ayırır?
- (Kazanım 2) Katharsisin üç yorumunu açıklayın. «Açıklığa kavuşma» yorumu Poetika'nın hangi düşüncesine dayanır?
- (Kazanım 3) Oidipus'un hamartiası «hata» okumasına göre nedir, «kusur» okumasına göre nedir? Bu iki okuma seyircinin kahramana bakışını nasıl değiştirir?
- (Kazanım 3) Aristoteles'e göre acıma ve korku hangi koşullarda doğar? Bu koşullar trajedi kahramanının niteliklerini nasıl belirler?
- (Kazanım 4) Kral Oidipus'taki haberci sahnesinde baht dönüşü ve tanıma nasıl birleşir?
Cevaplar
- Trajedi ciddi, tamamlanmış ve belli bir büyüklükteki bir eylemin taklididir; süslü bir dille yazılır; anlatı biçiminde değil eylem biçimindedir; acıma ve korku uyandırarak bu duyguların katharsisini sağlar. «Anlatı biçiminde değil, eylem biçiminde» ifadesi trajediyi anlatan türlerden, örneğin destandan ayırır: trajedi anlatılmaz, sahnelenir.
- Boşaltım yorumu, tıptaki anlamdan yola çıkarak trajedinin fazla acıma ve korkuyu dışarı atıp seyirciyi rahatlattığını söyler. Arınma yorumu, Lessing'in okumasıyla, trajedinin bu duyguları doğru ölçüye getirdiğini savunur. Açıklığa kavuşma yorumu, katharsisi insan hâli hakkında bir anlama anı olarak görür ve Poetika IV'te taklitten alınan hazzın öğrenmekten ve çıkarım yapmaktan doğduğu düşüncesine dayanır.
- «Hata» okumasına göre Oidipus'un hamartiası, yol ağzında öldürdüğü adamın babası olduğunu bilmemesidir; o kötü değil, bilmeyen bir insandır. «Kusur» okumasına göre ise öfkesi ya da gerçeği sonuna kadar arama inadıdır. Birinci okumada trajedi bilginin sınırlılığıdır ve seyirci kahramana daha çok acır; ikincide kahramanın kendi zaafı öne çıkar ve düşüş karakterine bağlanır.
- Acıma hak edilmemiş bir felaketten, korku bize benzeyen birinin felaketinden doğar. Bu yüzden kahraman ne büsbütün iyi ne büsbütün kötü olmalıdır: bize yeterince benzemeli ki korkalım, felaketini hak etmemeli ki acıyalım; felaketi bir kötülükten değil bir hata ya da zaaftan doğmalıdır.
- Haberci, Oidipus'u korkularından kurtarmak için Korint kraliçesinin gerçek annesi olmadığını söyler; ama bu açıklama tam tersi bir etki yaparak Oidipus'un kim olduğunu açığa çıkarmaya başlar: bu bir baht dönüşüdür. Aynı anda Oidipus bilgisizlikten kendi kimliğinin bilgisine doğru ilerler: bu da tanımadır. Aristoteles'e göre en iyi tanıma, böyle bir baht dönüşüyle aynı anda gelendir.
Okuma
- Aristoteles, Poetika, VI, XI ve XIII. bölümler. Trajedi tanımını, baht dönüşü ile tanımayı ve ideal trajedi kahramanını sırayla okuyun.
- Sophokles, Kral Oidipus. Haberci sahnesini işaretleyin ve Oidipus'un her yeni bilgiyle nasıl değiştiğini izleyin.
- William Shakespeare, Othello. Othello'nun düşüşünü «hata» ve «kusur» okumalarıyla ayrı ayrı yorumlayın.