Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Dionysia, Dionysos onuruna yapılan bir şenlikti; kırsal bir bağ bayramı olarak başladı, MÖ 6. yüzyılda Peisistratos döneminde Atina'da Büyük Dionysia'ya dönüştü.
- Tragedya, Aristoteles'e göre Dionysos onuruna söylenen dithyrambos koro şarkılarından doğdu.
- Geleneğe göre Thespis kişilerin sözlerini maskelerle tek başına söyleyerek ilk oyuncu oldu ve MÖ 534'teki ilk tragedya yarışmasını kazandı.
- Aiskhylos ikinci oyuncuyu getirip diyaloğu öne çıkardı, Sophokles üçüncü oyuncuyu ve sahne resmini ekledi.
- Büyük Dionysia'da üç şair üçer tragedya ve birer satir oyunu sahneledi; «tragedya = keçi şarkısı» açıklaması bir gelenek ve tahmindir.
Kazanımlar
- Atina'daki Büyük Dionysia şenliğinin yapısını ve tiyatroyla ilişkisini açıklayabilir.
- Koro şarkısından oyuncunun doğuşuna uzanan gelişimi Thespis, Aiskhylos ve Sophokles üzerinden anlatabilir.
- Aristoteles'in Poetika'daki tragedyanın kökeni üzerine anlattıklarını yorumlayabilir.
- Tiyatronun kökeni hakkındaki kesin bilgilerle gelenek ve tahmin olarak aktarılanları ayırt edebilir.
Video metni
Soğuk açılış
İlkbahar, Atina. Kentin yurttaşları, yabancı yerleşikleri ve koloni temsilcileri tahta bir tanrı heykelinin arkasında yürüyor. Heykel Dionysos'undur: şarabın, bağın, coşkunun tanrısı. Alay, Akropolis'in güney yamacındaki bir alana varır. Orada bir boğa kurban edilir, alan arındırılır. Sonra üç gün boyunca, üç şair sırayla dörder oyununu sahneler; binlerce kişi yamaçta oturup izler.
Bugün bu yamaçtaki taş basamaklara Dionysos Tiyatrosu diyoruz. Ama o gün orada bulunanlar için yaptıkları şey bir sanat etkinliği değil, bir tanrının bayramıydı. Batı tiyatrosu bir ibadetin, bir şenliğin ve bir yarışmanın içinden doğdu.
Büyük soru
Bir dinsel şenlik nasıl olup da bir sanat biçimine dönüştü? Koro şarkısından oyuncuya giden yolda ne değişti?
Bağlam
Türlerin haritasını çıkardığımız derste Aristoteles'in iki yol ayırdığını görmüştük: anlatmak ya da sahnelemek. Tiyatro ikinci yolun adıdır; olayları kimse bize aktarmaz, kişiler kendi sözleriyle var olur. Bu ders o yolun tarihine ve yapısına bakıyor. Dersin boyunca sorduğumuz şey, bir oyunun kâğıt üzerindeki hâli ile sahnedeki hâlinin tek bir eser sayılıp sayılamayacağı olacak. İlk ünite en başa gidiyor: tiyatronun doğduğu yere.
Türk okuru için bu tarih uzak değildir. Anadolu, antik dünyanın en iyi korunmuş tiyatrolarından bazılarına ev sahipliği yapar. Antalya yakınlarındaki Aspendos Tiyatrosu, kentli bir Yunan mimar olan Zenon tarafından 155 yılında yapıldı ve antik çağın en iyi korunmuş tiyatrosu sayılır. 1994'ten beri her yıl Devlet Opera ve Balesi'nin düzenlediği bir festivale sahne olur. Yunan tiyatrosunun Roma döneminde Anadolu'ya yayılmış mimarisi, bugün hâlâ seyirci ağırlamaktadır.
Ana anlatı — şenlikten sahneye
Dionysia aslında bir kır şenliğiydi. Attika ile Boiotia sınırındaki Eleutherai'de bağcılığı kutlayan bir bayram olarak başladı. Kırsal Dionysia'da alaylar yapılır, korolar Dionysos'a dithyrambos denen şarkılar söylerdi. Dithyrambos, mitolojik hikâyeleri anlatan, nakaratlı koro şarkısıdır.
Altıncı yüzyılda Atina'yı yöneten Peisistratos döneminde şenliğin kentli bir biçimi kuruldu: Büyük Dionysia ya da Kent Dionysiası. Şenlik muhtemelen ilkbaharda, bugünkü takvimle mart ile nisan arasına düşen Elaphebolion ayının onu ile on altısı arasında yapılırdı. İlk gün alay yürürdü. Alayın en göz alıcı üyeleri, koroların masraflarını karşılayan zengin yurttaşlardı; onlara khoregos, yani koro yöneticisi denirdi. Alaydan sonra korolar dithyrambos yarışmalarına çıkardı.
Tiyatroyu doğuran asıl dönüşüm, bu koro şarkılarının içinde gerçekleşti. Geleneğe göre Thespis adlı bir dithyrambos şarkıcısı yeni bir şey yaptı: hikâyedeki kişilerin sözlerini tek bir şarkıcı ya da oyuncu olarak kendisi söyledi ve kişileri birbirinden farklı maskelerle ayırdı. Artık biri hikâyeyi anlatmıyor, hikâyedeki birinin yerine geçip konuşuyordu. Geleneğe göre Büyük Dionysia'daki ilk tragedya yarışması MÖ 534'te yapıldı ve Thespis kazandı. Bugün İngilizcede oyuncu anlamında kullanılan «thespian» kelimesi onun adından gelir.
Yaygın yanlış«Tragedya "keçi şarkısı" demektir, çünkü ilk ödül bir keçiydi» diye kesin bir bilgi gibi anlatılır.
Yunanca «tragoidia» kelimesi «keçi» ve «şarkı» kelimelerini içerir ve Thespis'in ödülünün bir keçi olduğu anlatılır; ama bu bağ bir gelenek ve bir tahmindir, kelimenin kökeni tartışmalıdır. Tiyatronun başlangıcı hakkındaki birçok bilgi, olaylardan yüzyıllar sonra yazılmış kaynaklara dayanır.
Ana anlatı — bir oyuncudan üç oyuncuya
Thespis'in tek oyuncusu ile koro arasında bir konuşma kurulabilirdi. Ama iki karakterin birbiriyle çatışması için ikinci bir oyuncu gerekiyordu. Aristoteles Poetika'da bu adımı Aiskhylos'a verir: Aiskhylos ikinci oyuncuyu getirdi, koronun önemini azalttı ve başrolü diyaloğa verdi. Sophokles oyuncu sayısını üçe çıkardı ve sahne resmini ekledi.
Bu sayılar küçük görünür ama tiyatronun doğasını değiştirir. Tek oyuncu bir hikâye anlatır; iki oyuncu bir çatışma kurar; üç oyuncu bir çatışmanın içine bir tanık, bir aracı ya da bir üçüncü güç yerleştirebilir. Koro sahneden çekilmedi, ama ağırlık yavaş yavaş diyaloğa kaydı. Tiyatro, toplu bir şarkıdan kişiler arasındaki bir karşılaşmaya dönüştü.
Beşinci yüzyılda Büyük Dionysia'nın beş günü gösterilere ayrılmıştı. En az üç gün tragedyaya verilirdi: seçilen üç şairin her biri, art arda günlerde üç tragedya ve bir satir oyunu sahnelerdi. Satir oyunu, Dionysos'un keçi ayaklı yoldaşları satirlerden oluşan bir koroyla oynanan, mitolojik konuları hafif ve kaba bir mizahla işleyen kısa oyundu. Komedya şairleri resmen yarışmalara ancak MÖ 487/486'da kabul edildi; oyuncular için ödül ise 449'dan sonra verilmeye başlandı. Kazanan şairler sarmaşıktan bir çelenkle ödüllendirilirdi. Aiskhylos'un, Sophokles'in ve Euripides'in bugün elimizde olan tragedyalarının çoğu bu tiyatroda oynandı.
Metin anı
Aristoteles, Poetika'nın dördüncü bölümünde tragedyanın ve komedyanın kökeni üzerine şunları yazar:
Tragedy—as also Comedy—was at first mere improvisation. The one originated with the authors of the Dithyramb, the other with those of the phallic songs, which are still in use in many of our cities. Tragedy advanced by slow degrees; each new element that showed itself was in turn developed. Having passed through many changes, it found its natural form, and there it stopped.
Aeschylus first introduced a second actor; he diminished the importance of the Chorus, and assigned the leading part to the dialogue. Sophocles raised the number of actors to three, and added scene-painting.
«Tragedya da komedya da başlangıçta yalnızca doğaçlamaydı. Biri dithyrambosu söyleyenlerden, öteki bugün hâlâ pek çok kentimizde süren fallik şarkıları söyleyenlerden doğdu. Tragedya yavaş yavaş ilerledi; ortaya çıkan her yeni öge sırayla geliştirildi. Birçok değişimden geçtikten sonra doğal biçimini buldu ve orada durdu.
İkinci oyuncuyu ilk getiren Aiskhylos'tur; koronun önemini azalttı ve başrolü diyaloğa verdi. Sophokles oyuncu sayısını üçe çıkardı ve sahne resmini ekledi.»
Bu paragrafı okurken iki şeyi birlikte akılda tutmak gerekir. Birincisi, Aristoteles bu olaylardan yaklaşık iki yüzyıl sonra yazıyor. Tragedyanın doğuşunu kendi gözüyle görmedi; kendi zamanındaki bilgileri ve gelenekleri derliyor. «Doğaçlama» ve «dithyrambos söyleyenler» ifadeleri bu yüzden kesin bir tanıklık değil, bir açıklama önerisidir.
İkincisi, paragrafın içinde bir tarih anlayışı saklıdır. Tragedya «yavaş yavaş ilerledi», «doğal biçimini buldu» ve «orada durdu». Aristoteles tiyatronun tarihini bir bitkinin büyümesi gibi anlatır: tohumdan olgunluğa. Bu, güçlü bir anlatıdır, ama bir yorumdur. Tragedya gerçekten «durdu» mu? Sonraki yüzyıllar, Shakespeare'den Ibsen'e, bu sorunun cevabının hayır olduğunu gösterecekti.
Son cümleler ise tiyatro tarihinin belki de en yoğun özetidir. Aiskhylos'un ikinci oyuncusu ile «başrolün diyaloğa verilmesi», tiyatroyu bir şarkıdan bir karşılaşmaya dönüştürür. Sophokles'in üçüncü oyuncusu ve sahne resmi ise, sahneyi bir dünyaya çevirir. Okunan bir oyunda bu dünyayı biz kurarız; sahnelenen bir oyunda o, gözümüzün önündedir.
Cevap ve bağlantı
Bir dinsel şenlik bir sanat biçimine yavaş yavaş dönüştü. Dionysos onuruna söylenen koro şarkılarının içinden, geleneğe göre Thespis'le, koronun karşısında bir karakterin yerine geçip konuşan ilk oyuncu çıktı. Aiskhylos ikinci oyuncuyu getirip diyaloğu öne çıkardı, Sophokles üçüncüyü ekledi. Büyük Dionysia bu gelişmeyi bir kent bayramına ve bir yarışmaya bağladı: seyirci aynı zamanda bir topluluk, şair aynı zamanda bir yarışmacı, gösteri aynı zamanda bir ibadetti.
Bu tarih, tiyatro hakkındaki büyük sorunun ilk cevabını da verir. Tiyatro, doğduğu andan itibaren bir metin değil, bir olaydı: bir yerde, bir günde, bir topluluğun önünde gerçekleşen bir şey. Okuduğumuz tragedyalar, o olayların bize kalan metinleridir.
Kapanış kancası
Büyük Dionysia'da seyirciler, çoğunun bildiği mitleri sahnede yeniden izlerdi ve üç tragedya art arda oynanırdı. Peki insanlar neden acı veren hikâyeleri izlemek için bir yamaçta saatlerce otururdu? Aristoteles bu soruya bir kelimeyle cevap verdi. Bir sonraki ünite o kelimeye, katharsise, ve tragedya kahramanını düşüşe sürükleyen kusura bakıyor.
Özet kartı
- Dionysia, Dionysos onuruna yapılan bir şenlikti; kırsal bir bağ bayramı olarak başladı, MÖ 6. yüzyılda Peisistratos döneminde Atina'da Büyük Dionysia'ya dönüştü.
- Tragedya, Aristoteles'e göre Dionysos onuruna söylenen dithyrambos koro şarkılarından doğdu.
- Geleneğe göre Thespis kişilerin sözlerini maskelerle tek başına söyleyerek ilk oyuncu oldu ve MÖ 534'teki ilk tragedya yarışmasını kazandı.
- Aiskhylos ikinci oyuncuyu getirip diyaloğu öne çıkardı, Sophokles üçüncü oyuncuyu ve sahne resmini ekledi.
- Büyük Dionysia'da üç şair üçer tragedya ve birer satir oyunu sahneledi; «tragedya = keçi şarkısı» açıklaması bir gelenek ve tahmindir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Dionysia | Dionysia | Dionysos onuruna yapılan, tiyatro yarışmalarının düzenlendiği Atina şenlikleri |
| Dithyrambos | Dithyramb | Dionysos onuruna söylenen nakaratlı koro şarkısı |
| Koro | Chorus | Şarkı söyleyip dans eden ve olaylara topluluk sesiyle eşlik eden grup |
| Oyuncu | Actor | Bir karakterin yerine geçip onun sözlerini söyleyen kişi |
| Satir oyunu | Satyr play | Tragedyalardan sonra oynanan, satir korolu, mizahi kısa oyun |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Büyük Dionysia ne zaman ve kimin döneminde kuruldu? Şenliğin ilk gününde neler olurdu?
- (Kazanım 2) Thespis'e atfedilen yenilik neydi? Bu yenilik bir hikâyeyi anlatmak ile sahnelemek arasındaki farkı nasıl yaratır?
- (Kazanım 2) Aiskhylos ve Sophokles tiyatroya neler kattı? İkinci oyuncunun eklenmesi tiyatronun doğasını nasıl değiştirdi?
- (Kazanım 3) Aristoteles tragedyanın tarihini hangi imgeyle anlatır? Bu anlatının güçlü ve zayıf yanı nedir?
- (Kazanım 4) «Tragedya keçi şarkısı demektir» bilgisi neden kesin bir bilgi gibi aktarılmamalıdır?
Cevaplar
- MÖ 6. yüzyılda Peisistratos'un tiranlığı döneminde kuruldu ve muhtemelen ilkbaharda, Elaphebolion ayında yapılırdı. İlk gün tahta Dionysos heykeli alayla Akropolis'in güney yamacındaki tiyatroya taşınır, alayda khoregoslar öne çıkar, ardından dithyrambos yarışmaları yapılırdı.
- Thespis, hikâyedeki kişilerin sözlerini tek başına söyledi ve kişileri farklı maskelerle ayırdı. Böylece biri hikâyeyi anlatmak yerine hikâyedeki birinin yerine geçip konuşmaya başladı: anlatmaktan sahnelemeye geçiş budur.
- Aiskhylos ikinci oyuncuyu getirdi, koronun önemini azalttı ve başrolü diyaloğa verdi; Sophokles oyuncu sayısını üçe çıkardı ve sahne resmini ekledi. İkinci oyuncu iki karakter arasında doğrudan çatışmayı mümkün kıldı ve tiyatroyu bir koro şarkısından kişiler arasındaki bir karşılaşmaya dönüştürdü.
- Tragedyanın yavaş yavaş ilerleyip doğal biçimini bulduğunu ve orada durduğunu söyleyerek, onu bir bitkinin büyümesi gibi anlatır. Gücü, dağınık gelenekleri tutarlı bir gelişme hikâyesine bağlamasıdır; zayıflığı, olaylardan yaklaşık iki yüzyıl sonra yazılmış bir yorum olması ve tragedyanın «durduğu» iddiasının sonraki yüzyıllarla çelişmesidir.
- «Tragoidia» kelimesi «keçi» ve «şarkı» kelimelerini içerir ve Thespis'in ödülünün bir keçi olduğu anlatılır, ama bu bağ bir gelenek ve bir tahmindir; kelimenin kökeni tartışmalıdır. Tiyatronun başlangıcına dair bilgilerin çoğu, olaylardan yüzyıllar sonra yazılmış kaynaklara dayanır.
Okuma
- Aristoteles, Poetika, IV. bölüm. Tragedyanın ve komedyanın kökeni üzerine yazdıklarını, önceki bölümlerdeki taklit tartışmasıyla birlikte okuyun.
- Aiskhylos, Persler ya da Agamemnon. Koronun ne kadar yer kapladığına ve iki oyuncunun sahnede nasıl karşılaştığına dikkat edin.
- Anadolu'daki antik tiyatrolardan birinin (Aspendos, Efes, Hierapolis) planını inceleyin: seyir yeri, orkestra ve sahne binasını işaretleyin.