Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Mekân, anlatıda olayların geçtiği yerdir; fon mekân yalnızca yer bildirir, işlevsel mekân olay örgüsünü ve karakterleri etkiler.
- Mekân betimlemesi atmosfer kurar ve okuru olaylardan önce bir ruh hâline hazırlar.
- Usher Evi'nin Çöküşü'nde «ev» hem konağı hem soyu anlatır; evdeki çatlak ile ailenin çözülüşü birlikte ilerler ve aile bittiğinde ev de yıkılır.
- Bakhtin'in kronotop kavramı zaman ile mekânın ayrılmaz birliğini adlandırır; yol, karşılaşma yeri olarak bilinen bir örnektir.
- «Mekân bir karakterdir» demek bir benzetmedir; işleyip işlemediği metnin kendisinden gösterilmelidir.
Kazanımlar
- Bir anlatıda mekânın yalnızca fon olarak kaldığı durumlarla olay örgüsüne ve karakterlere etki ettiği durumları ayırt edebilir.
- Mekân betimlemesinin atmosfer kurmadaki işlevini bir metin üzerinde gösterebilir.
- Bakhtin'in kronotop kavramını tanımlayıp bir örnekle açıklayabilir.
- «Usher Evi'nin Çöküşü»nde evin bir karakter gibi işleyip işlemediğini gerekçeleriyle tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bir binanın pencereleri için «boş, göz gibi» denebilir mi? Edgar Allan Poe'nun anlatıcısı bir sonbahar akşamı atıyla bir malikâneye yaklaşır ve tam olarak bunu söyler. Evin çıplak duvarlarını, göz gibi bakan boş pencerelerini, çürümüş ağaçların beyaz gövdelerini görür ve içine dayanılmaz bir kasvet çöker. Nedenini bilmez.
Öykünün adı Usher Evi'nin Çöküşü'dür. Öykünün sonunda gerçekten bir ev çöker. Ama aynı öykü, «ev» kelimesinin başka bir anlamını da taşır: bir aile, bir soy. Poe'nun öyküsünde hangisinin çöktüğünü ayırmak mümkün değildir.
Büyük soru
Mekân bir anlatıda yalnızca olayların geçtiği bir fon mudur, yoksa bir karakter gibi davranabilir mi?
Bağlam
Olay örgüsü, karakter, anlatıcı, bakış açısı ve zaman üzerine konuştuk. Anlatının bir boyutu daha var: olayların nerede geçtiği. Mekân, bir anlatıda olayların geçtiği yerdir: bir oda, bir köy, bir şehir, bir yol, bir gemi. Hiçbir olay boşlukta geçmez; en kısa öykü bile bir yerde başlar.
Ama mekânın anlatıdaki ağırlığı büyük farklar gösterir. Bazı metinlerde mekân yalnızca bir adresdir; olaylar başka bir yerde geçse de pek bir şey değişmezdi. Bazılarında ise mekânı değiştirdiğinizde hikâyenin kendisi dağılır. Bu ünite bu iki ucun arasındaki yelpazeye bakıyor ve dersin sorusunu yeni bir açıdan soruyor: aynı olay başka bir yerde anlatılsa, aynı hikâye olur mu?
Ana anlatı — fondan işleve
Mekânın en yalın kullanımı fon mekândır. Bir konuşma bir kahvede geçer, ama kahvenin kendisi konuşmaya hiçbir şey katmaz; anlatıcı onu bir iki kelimeyle anar ve geçer. Bu bir kusur değildir. Her ayrıntının anlam taşıması gerekmez; bazen mekân yalnızca okura olayların bir yerde geçtiğini hatırlatmak için vardır.
Mekân ise olay örgüsünü etkilemeye başladığında işlevsel mekâna dönüşür. Önceki ünitede okuduğumuz Bierce öyküsünde köprü böyle bir mekândır. Bir köprü olmasaydı Farquhar'ın yakılacak bir hedefi, askerin kurabileceği bir tuzak, idamın gerçekleşebileceği bir yer olmazdı; köprünün altındaki nehir olmasaydı kaçış hayali de olmazdı. Mekân burada olayların hem nedeni hem de sahnesidir.
Mekânın üçüncü işlevi atmosferdir. Bir yerin betimlenmesi, okurda bir ruh hâli uyandırır ve o ruh hâli olaylar başlamadan önce okuru hazırlar. Poe'nun açılışı bunun en ünlü örneklerindendir: karanlık, sessiz bir sonbahar günü, alçak bulutlar, ıssız bir kır, çürümüş ağaçlar. Okur, daha evin sahibiyle tanışmadan bir çöküşün eşiğinde olduğunu hisseder.
Yaygın yanlış«Mekân betimlemesi anlatının yavaşladığı, atlanabilecek bölümdür» diye düşünülür.
Zaman ünitesinde durak dediğimiz bu betimlemeler öykü zamanını durdurur, ama anlamı durdurmaz. Poe'nun açılışında olduğu gibi, mekân betimlemesi çoğu zaman olayların ne yöne gideceğini okura olaylardan önce söyler.
Ana anlatı — ev ile aile
Poe'nun öyküsünde mekân bir adım daha atar. Anlatıcı, Usher ailesinin yüzyıllardır tek bir soy çizgisiyle, babadan oğula geçerek sürdüğünü öğrenir; ailenin hiçbir yan kolu yoktur. Anlatıcı, mülkün karakteri ile ailenin bilinen karakteri arasındaki kusursuz uyumu düşünür ve yüzyıllar boyunca birinin ötekini nasıl etkilemiş olabileceğini sorar. Sonunda şunu fark eder: köylüler «Usher Evi» dediklerinde hem aileyi hem de aile konağını kastetmektedir. İkisi tek bir ada kaynaşmıştır.
Öykü bu kaynaşmayı somut bir imgeyle taşır. Anlatıcı eve ilk yaklaştığında, dikkatli bir gözün fark edebileceği belli belirsiz bir çatlak görür: evin damından başlayıp duvardan zikzak çizerek aşağı iner ve evin önündeki kara göle karışır. Evin taşları tek tek ufalanmaktadır, ama bina bir bütün olarak hâlâ ayaktadır. Evin sahibi Roderick Usher da öyledir: sinirleri yıpranmış, bedeni çözülmekte, ama hâlâ ayakta.
Daha da tuhafı, Roderick'in kendisi evin bir tür duygu taşıdığına inanır. Anlatıcıya göre Roderick, bitkilerin duyarlılığına dair bir düşünceyi atalarından kalma evin gri taşlarına kadar genişletir: taşların diziliş düzeninde, onları kaplayan mantarlarda, çevredeki çürümüş ağaçlarda ve bütün bunların göldeki yansımasında bir duyarlılığın koşullarının gerçekleştiğine inanır. Bunun kanıtı, ona göre, yüzyıllardır ailesinin kaderini biçimlendiren sessiz ve korkunç bir etkidir. Anlatıcı bu görüşe yorum eklemeyi reddeder. Ama öykünün sonu Roderick'e hak verir gibidir: aile son üyesini yitirdiği anda ev de yıkılır.
Yaygın yanlış«Mekân ancak bir insan gibi konuşur ya da hareket ederse karakter sayılır» diye de düşünülür.
Usher Evi hiç konuşmaz. Onu karakter gibi kılan, bir geçmişi, bir dönüşümü olması ve öbür karakterlerin kaderine etki etmesidir. «Mekân karakterdir» demek bir benzetmedir; bu benzetmenin bir metinde işleyip işlemediği, metnin kendisinden gösterilmelidir.
Ana anlatı — zaman ile mekân birlikte
Rus edebiyat kuramcısı Mikhail Bakhtin, mekânı zamandan ayrı düşünmemeyi önerdi. 1937'de yazdığı «Romanda Zaman ve Kronotop Biçimleri» adlı incelemesinde bir terim önerdi: kronotop. Kelime Yunanca «zaman» ve «yer» anlamına gelen iki kelimeden kurulur; «zaman-mekân» diye çevrilebilir. Bakhtin'e göre farklı edebî türler, zaman ile mekânı farklı biçimlerde birleştirir ve her türün kendine özgü anlatı karakterini bu birleşim belirler.
Bakhtin'in en bilinen örneklerinden biri yoldur. Yol, bir karşılaşma yeridir: birbirini hiç tanımayan insanlar yolda buluşur, ayrılır, yeniden karşılaşır. Yol aynı zamanda zamanın aktığı bir mekândır: yolculuk ilerledikçe hayat da ilerler. Türk okuru bu kronotopu halk hikâyelerinden tanır: âşık, sevgilisini aramak için yola düşer ve hikâye yol boyunca kurulur.
Usher Evi de bir kronotoptur. Orada zaman durmuş gibidir: yüzyıllardır aynı düzende duran taşlar, dışarıdaki havayla hiç temas etmemiş gibi çürümüş ahşaplar, yüzyıllardır aynı çizgide süren bir soy. Evin mekânı, ailenin zamanını taşır. Mekânın bir karakter gibi davranabilmesinin bir sırrı da burada saklıdır: mekân bir geçmişi, bir zamanı biriktirdiğinde, bir insan gibi bir hikâyesi olur.
Metin anı
Poe'nun öyküsünün ilk cümleleri:
During the whole of a dull, dark, and soundless day in the autumn of the year, when the clouds hung oppressively low in the heavens, I had been passing alone, on horseback, through a singularly dreary tract of country; and at length found myself, as the shades of the evening drew on, within view of the melancholy House of Usher. I know not how it was—but, with the first glimpse of the building, a sense of insufferable gloom pervaded my spirit.
«Yılın sonbaharında, bulutların göklerde ezici bir alçaklıkta asılı durduğu boğuk, karanlık ve sessiz bir gün boyunca, atımın üstünde tek başıma, tuhaf biçimde kasvetli bir kırdan geçmiştim; sonunda, akşamın gölgeleri çökerken, hüzünlü Usher Evi'ni görecek yere vardım. Nasıl oldu bilmiyorum; ama binayı ilk görüşte ruhumu dayanılmaz bir kasvet kapladı.»
İlk cümlenin sıfatlarına bakalım: boğuk, karanlık, sessiz, ezici, kasvetli. Hepsi mekâna ve havaya aittir; ama hepsi aynı zamanda bir ruh hâlini anlatır. Poe, cümleyi uzatıp evin adını en sona saklar: okur, bir sıfat yığınının içinden geçip Usher Evi'ne ancak cümlenin sonunda varır, tıpkı atın üstündeki anlatıcı gibi.
Bir kelime daha dikkat çeker: «melancholy», yani hüzünlü. Bir evin hüzünlü olması mümkün müdür? Bu, bir teşhistir: insana ait bir duygu bir binaya verilir. Söz sanatlarını işlerken tanıdığımız bu sanat, burada bir anlatı stratejisine dönüşür. Birkaç satır sonra pencereler «göz gibi» olur. Öykünün ilk paragrafında ev, henüz hiçbir şey yapmadan, bir yüz ve bir ruh hâli kazanmıştır.
İkinci cümle ise okuru belirsizlikte bırakır: «Nasıl oldu bilmiyorum.» Anlatıcı kasvetin kaynağını bilmez ve bunu açıkça söyler. Mekân, anlatıcının bile adlandıramadığı bir etkiyi taşımaktadır. Öykünün geri kalanı, bu etkinin ne olduğunu yavaş yavaş açığa çıkarır.
Cevap ve bağlantı
Mekân bir anlatıda üç biçimde çalışabilir. Fon olarak yalnızca olayların nerede geçtiğini söyler; işlevsel mekân olarak Bierce'in köprüsü gibi olayların nedenine ve sahnesine dönüşür; atmosfer kurarak okuru bir ruh hâline hazırlar. Bazı metinlerde ise mekân bundan da fazlasını yapar: Usher Evi gibi bir geçmişi, bir dönüşümü ve öbür karakterlerin kaderi üzerinde bir etkisi olur. Bakhtin'in kronotop kavramı bunun nedenini açıklar: mekân zamanı biriktirdiğinde, bir hikâye taşır.
Mekân bir karakter olabilir mi? Bu, bir benzetmedir ve her metinde aynı ölçüde işlemez. Ama bir evin çöküşü bir ailenin çöküşüyle aynı cümlede anlatılabiliyorsa, mekân en azından karakterlerin yanında durup onlarla birlikte yaşayan bir şeydir.
Kapanış kancası
Usher Evi'nde bir çatışma yaşanır, ama kimse kimseyle yüksek sesle kavga etmez. Roderick'in karşısındaki güç bir insan değildir: bir ev, bir soy, belki de kendi zihnidir. Bir sonraki ünite hikâyeyi ilerleten bu karşıtlıklara bakıyor: bir insanın başka bir insanla, doğayla, toplumla ve kendisiyle çatışmasına.
Özet kartı
- Mekân, anlatıda olayların geçtiği yerdir; fon mekân yalnızca yer bildirir, işlevsel mekân olay örgüsünü ve karakterleri etkiler.
- Mekân betimlemesi atmosfer kurar ve okuru olaylardan önce bir ruh hâline hazırlar.
- Usher Evi'nin Çöküşü'nde «ev» hem konağı hem soyu anlatır; evdeki çatlak ile ailenin çözülüşü birlikte ilerler ve aile bittiğinde ev de yıkılır.
- Bakhtin'in kronotop kavramı zaman ile mekânın ayrılmaz birliğini adlandırır; yol, karşılaşma yeri olarak bilinen bir örnektir.
- «Mekân bir karakterdir» demek bir benzetmedir; işleyip işlemediği metnin kendisinden gösterilmelidir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Mekân | Setting / space | Olayların geçtiği yer |
| Fon mekân | Backdrop | Olaylara yer vermekten öte işlevi olmayan mekân |
| İşlevsel mekân | Functional setting | Olay örgüsünü, karakterleri ya da anlamı etkileyen mekân |
| Atmosfer | Atmosphere | Mekân betimlemesinin uyandırdığı ruh hâli |
| Kronotop | Chronotope | Zaman ile mekânın ayrılmaz birliği; Bakhtin'in terimi |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Fon mekân ile işlevsel mekân arasındaki fark nedir? Bierce'in öyküsündeki köprü neden işlevsel bir mekândır?
- (Kazanım 2) Poe'nun açılış cümlesindeki sıfatlar nasıl bir atmosfer kurar? Poe evin adını neden cümlenin sonuna saklar?
- (Kazanım 3) Kronotop nedir? Bakhtin'in yol örneğini açıklayın ve Usher Evi'nin neden bir kronotop gibi okunabileceğini gösterin.
- (Kazanım 4) Usher Evi'nde ev ile aile arasındaki bağı gösteren üç ayrıntı sayın.
- (Kazanım 4) «Usher Evi bir karakterdir» yargısını savunan ya da ona itiraz eden kısa bir paragraf yazın; gerekçenizi metinden gösterin.
Cevaplar
- Fon mekân yalnızca olayların nerede geçtiğini bildirir; işlevsel mekân olay örgüsünü, karakterleri ya da anlamı etkiler. Bierce'in köprüsü olmasaydı Farquhar'ın yakmak isteyeceği bir hedef, askerin kurabileceği bir tuzak ve idamın gerçekleşeceği bir yer olmazdı; köprünün altındaki nehir kaçış hayalinin de zemini olur.
- «Boğuk, karanlık, sessiz», «ezici bir alçaklıkta asılı bulutlar», «tuhaf biçimde kasvetli» gibi sıfatlar hem mekânı hem bir ruh hâlini anlatır ve okuru bir çöküşe hazırlar. Evin adı cümlenin sonunda gelince okur, anlatıcı gibi, bu kasvetli sıfatların içinden geçip eve ancak en sonda varır.
- Kronotop, Bakhtin'in zaman ile mekânın bir anlatıda ayrılmaz biçimde birleşmesine verdiği addır. Yol hem insanların karşılaştığı bir mekân hem de yolculukla birlikte zamanın aktığı bir çizgidir. Usher Evi'nde yüzyıllardır aynı düzende duran taşlar ve aynı çizgide süren soy, mekânın ailenin zamanını taşıdığını gösterir.
- Örneğin: köylülerin «Usher Evi» adıyla hem aileyi hem konağı kastetmesi; evin damından göle inen çatlağın ailenin çözülüşüyle birlikte ilerlemesi; Roderick'in evin taşlarında ailesinin kaderini biçimlendiren bir duyarlılık bulunduğuna inanması; ailenin son üyesi ölünce evin de yıkılması.
- Savunan örnek: ev bir geçmişe sahiptir, bir dönüşüm yaşar (çatlak genişler) ve öbür karakterlerin kaderini etkiler; anlatıcı onu bir yüz gibi, «göz gibi» pencereleriyle betimler. İtiraz eden örnek: evin karakter gibi görünmesi anlatıcının ve Roderick'in algısından gelir; anlatıcı Roderick'in görüşüne yorum eklemeyi reddeder, dolayısıyla evin bir iradesi olduğu metinde kesin olarak söylenmez. Her iki cevap da metinden kanıt gösterdiği sürece geçerlidir.
Okuma
- Edgar Allan Poe, «Usher Evi'nin Çöküşü». Evin betimlendiği her yeri işaretleyin ve Roderick'in betimlendiği yerlerle yan yana koyun.
- Bierce'in köprüde geçen öyküsü (önceki ünitenin metni). Köprü, nehir ve orman mekânlarının olay örgüsündeki işlevini karşılaştırın.
- Orhan Pamuk, İstanbul: Hatıralar ve Şehir, «Hüzün» bölümü. Bir şehrin bir duyguyla nasıl anlatılabildiğini Poe'nun evine bir karşılık olarak okuyun.
- Çocukluğunuzdan bir evi, orada yaşanan hiçbir olayı anlatmadan, yalnızca eşyaları ve ışığıyla betimleyin. Okuyan biri orada yaşayanlar hakkında ne tahmin ediyor?