İçeriğe geç

Ünite EDB-103-02 · Seviye 1 — Temel

Karakter

EDB-103 Anlatı Bilgisi

2.174 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 12 dk

  • düz karakter
  • yuvarlak karakter
  • tip
  • inandırıcı şaşırtma
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Forster karakterleri düz ve yuvarlak diye ayırır; düz karakter tek bir fikir ya da nitelik etrafında kurulur ve tek bir cümleyle özetlenebilir.
  2. Düz karakterler kolay tanınır, yeniden tanıtılmaya ihtiyaç duymaz ve kitap unutulsa bile hatırlanır; Forster'a göre en iyi komik olduklarında işler.
  3. Karagöz ile Hacivat, değişen fasıllar içinde hiç değişmeyen iki formül olarak düz karakterin gücünü gösterir.
  4. Yuvarlak karakterin sınavı inandırıcı bir biçimde şaşırtabilmektir; şaşırtmıyorsa düzdür, inandırmıyorsa yuvarlak taklidi yapan bir düz karakterdir.
  5. Austen'ın Leydi Bertram cümlesinde bir karakter tek bir cümle içinde yuvarlaklaşıp yeniden düzleşir.

Kazanımlar

  • Forster'ın düz ve yuvarlak karakter ayrımını tanımlayabilir ve bir düz karakteri tek cümlelik formülüyle özetleyebilir.
  • Düz karakterin bir anlatıya sağladığı yararları örneklerle açıklayabilir.
  • Yuvarlak karakteri «inandırıcı biçimde şaşırtma» ölçütüyle sınayabilir.
  • Karagöz ile Hacivat gibi geleneksel tipleri bu ayrımla değerlendirebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Charles Dickens'ın David Copperfield romanında Bayan Micawber adlı bir kadın vardır. Kocası borç içindedir, işleri hep ters gider, aile bir evden ötekine taşınır durur. Bayan Micawber'ın romandaki bütün varlığı tek bir cümleye sığar: «Bay Micawber'ı asla terk etmeyeceğim.» Bunu söyler, terk etmez ve işte oradadır.

E. M. Forster bu kadını, bir karakterin tek cümleyle özetlenebildiği durumun en saf örneği olarak seçer. Ama Forster onu küçümsemek için değil, romanın neden böyle insanlara ihtiyaç duyduğunu göstermek için seçer.

Büyük soru

Bir karakteri canlı kılan nedir? Tek bir cümleyle özetlenebilen bir karakter, kötü yazılmış bir karakter midir?

Bağlam

Olay örgüsünü işlediğimiz ünitede Forster'ın 1927'de Cambridge'de verdiği konferanslardan söz ettik. Aynı konferans dizisinin iki bölümü insanlara ayrılmıştır; Forster onlara yalın bir ad verir: «People», yani insanlar. Aristoteles Poetika'da olay örgüsünü tragedyanın birinci, karakteri ikinci öğesi saymıştı. Forster ise romanda insanların ağırlığının çok daha büyük olduğunu düşünür: Forster'a göre romancının işlevi, gizli hayatı kaynağında göstermektir: bir insanın dışarıdan görünmeyen iç hayatını.

Forster konferanslarından birinde romancının iki aracını ele alır. Birincisi farklı türden karakterler kullanmaktır; ikincisi hikâyenin anlatıldığı bakış açısıdır. Bu ünite birincisine bakıyor. Forster'ın cümlesi çok yalındır: karakterleri düz ve yuvarlak diye ikiye ayırabiliriz.

Ana anlatı — tek cümlelik insanlar

Forster'a göre düz karakterler on yedinci yüzyılda «humours», yani mizaçlar diye anılırdı; bugün bazen tip, bazen karikatür denir. En saf hâlleriyle tek bir fikir ya da nitelik etrafında kurulurlar. İçlerinde birden fazla etken belirdiğinde, yuvarlağa doğru bir eğrinin başlangıcını görürüz.

Forster bir düz karakteri ölçmenin yolunu da verir: gerçekten düz bir karakter tek bir cümleyle ifade edilebilir. Walter Scott'un bir romanında Caleb Balderstone adlı yaşlı bir uşak vardır. Onun cümlesi şudur: «Efendimin evinin yoksulluğunu, hileye başvurarak bile olsa, gizlemeliyim.» Ne yaparsa yapsın, hangi yalanı söylerse söylesin, hangi tabağı kırarsa kırsın, amacı budur. Forster bunun onun saplantısı bile olmadığını söyler, çünkü onda saplantının yerleşebileceği bir şey yoktur: o, fikrin kendisidir.

Buraya kadar düz karakter bir kusur gibi görünebilir. Ama Forster iki büyük yararını sayar. Düz karakterler sahneye her girdiklerinde kolayca tanınır; hem de gözle, bir adın tekrarından değil, okurun duygusal gözüyle. Yeniden tanıtılmaya ihtiyaç duymazlar, kaçmazlar, gelişmeleri izlenmek zorunda değildir. İkinci yararı, okurun zihninde kalmalarıdır. Koşullar onları değiştirmemiştir; onlar koşulların içinden geçip gitmiştir. Bu yüzden, onları yaratan kitap unutulduğunda bile hatırlanabilirler.

Forster'ın en ilginç örneği Dickens'tır. Dickens'ın insanlarının neredeyse hepsi düzdür, neredeyse her biri bir cümleyle özetlenebilir; yine de okur onlarda harika bir insan derinliği duyar. Forster bunu bir hokkabazlığa benzetir: Dickens'ın muazzam canlılığı karakterlerini biraz titreştirir, onlar da yazarın hayatını ödünç alıp kendi hayatları varmış gibi görünürler. Sonucu şöyle bağlar: Dickens'ın tiplerle kazandığı büyük başarı, düzlükte katı eleştirmenlerin kabul ettiğinden daha fazlası olabileceğini düşündürür.

Yaygın yanlış«Düz karakter kötü yazılmış karakterdir» diye düşünülür.
Doğrusu

Forster'a göre karmaşık bir roman çoğu zaman hem düz hem yuvarlak insanlara ihtiyaç duyar ve onların çarpışması hayatı daha doğru yansıtır. Düz karakterin sınırı başkadır: Forster'a göre düz karakterler en iyi komik olduklarında işler; ciddi ya da trajik bir düz karakter kolayca sıkıcı olur.

Ana anlatı — perdedeki iki kişi

Forster'ın ayrımını kendi geleneğimize taşıyınca aklımıza hemen bir gölge perdesi gelir. Karagöz oyununda fasılların konusu değişir: bir gece Ferhad ile Şîrin, bir gece Leylâ ile Mecnun, bir gece bir hamam macerası. Ama perdeye çıkan iki temel kişi hiç değişmez. Karagöz özü sözü doğru bir halk adamıdır; düşündüğünü açıkça söyler, bu yüzden dışlanır, çoğu zaman işsizdir ve başı derde girer. Hacivat ise düzgün konuşan, herkesin huyuna suyuna göre davranan, herkesin derdine aracı olan, ara bulucu bir İstanbul çelebisidir.

Forster'ın ölçüsüyle bakarsak ikisi de düzdür: her biri bir cümleyle özetlenebilir. Ama Forster'ın saydığı yararlar tam da burada işler. Seyirci perdeye çıkan kişiyi sesinden ve ilk sözünden tanır; kimseyi yeniden tanıtmaya gerek kalmaz. Oyunun asıl enerjisi, iki sabit formülün her yeni durumda birbirine çarpmasından doğar: açık sözlü olan ile ara bulucu olan, aynı olay karşısında hep aynı biçimde ama her seferinde yeni bir sonuçla karşılaşır. Forster'ın «düz karakterler en iyi komik olduklarında işler» yargısı da bu perdede doğrulanır gibidir.

Ana anlatı — şaşırtabilen insanlar

Peki yuvarlak karakter nedir? Forster ayrıntılı bir tanım vermez; tanımın, düz karakteri anlatırken zaten örtük olarak yapıldığını söyler ve bir sınav önerir: yuvarlak bir karakterin sınavı, inandırıcı bir biçimde şaşırtabilmesidir. Hiç şaşırtmıyorsa düzdür. Şaşırtıyor ama inandırmıyorsa, yuvarlak taklidi yapan bir düz karakterdir.

Bu sınavın iki yarısı da önemlidir. Yalnızca şaşırtmak kolaydır: bir yazar karakterine beklenmedik bir şey yaptırabilir. Zor olan, okurun o şaşkınlığın ardından «evet, bu insan bunu yapabilirdi» demesidir. Yuvarlak karakter, Forster'ın deyişiyle, hayatın hesaplanamazlığını taşır: kitabın sayfalarının içindeki hayatın.

Forster yuvarlak karakterlere örnek olarak Savaş ve Barış'ın bütün başlıca kişilerini, Dostoyevski'nin bütün karakterlerini ve Flaubert'in Madame Bovary'sini sayar. Dostoyevski'nin karakterlerini aklımıza getirelim: Suç ve Ceza'nın Raskolnikov'u tek bir cümleye sığmaz; bir fikir uğruna cinayet işler, ama aynı romanda bir yabancının cenaze masrafını ödemek için elindeki parayı verir. Okur her iki davranışta da aynı insanı tanır.

Yaygın yanlış«Yuvarlak karakter, roman boyunca değişen karakterdir» diye de düşünülür.
Doğrusu

Forster'ın ölçütü değişim değil, inandırıcı şaşırtmadır. Bir karakter romanın sonunda başladığı yerde kalıp yine de bizi birçok kez şaşırtabilir; bir başkası değişir ama bu değişim bir formülün yerini başka bir formülün almasından ibaret olabilir. Değişim ile derinlik ayrı eksenlerdir.

Metin anı

Forster'ın en sevdiği örnek, Jane Austen'ın Mansfield Park romanındaki Leydi Bertram'dır. Leydi Bertram romanın büyük bölümünde köpeğiyle kanepesinde oturur; Forster onun formülünü şöyle yazar: «İyi kalpliyim, ama yorulmamalıyım.» Sonra romanın sonunda bir felaket olur: iki kızı ailenin adını lekeleyen birer kaçışla evden gider. Austen, Leydi Bertram'ın tepkisini tek bir cümleyle anlatır:

Lady Bertram did not think deeply, but, guided by Sir Thomas, she thought justly on all important points; and she saw, therefore, in all its enormity, what had happened, and neither endeavoured herself, nor required Fanny to advise her, to think little of guilt and infamy.

«Leydi Bertram derin düşünmezdi, ama Sir Thomas'ın yol göstermesiyle bütün önemli konularda doğru düşünürdü; bu yüzden olanı bütün vahametiyle gördü ve ne kendisi suçu ve rezaleti küçük görmeye çalıştı ne de Fanny'den bunun için akıl istedi.»

Forster bu cümleyi adım adım okur. «Leydi Bertram derin düşünmezdi»: tam formüle uygun. «Ama Sir Thomas'ın yol göstermesiyle bütün önemli konularda doğru düşünürdü»: kocasının yol göstermesi formülün parçasıdır, ama bu kez onu kendi ahlaki yargısına doğru iter. «Olanı bütün vahametiyle gördü»: cümlenin en güçlü noktası. Ardından olumsuzlarla yavaş bir iniş gelir: «ne kendisi … çalıştı ne de Fanny'den … akıl istedi.» Bu olumsuzlar, onun olağan hâlini hatırlatır: Leydi Bertram her zaman sorunu küçültmeye çalışır ve bunun için Fanny'den yardım ister.

Forster'ın vardığı sonuç şudur: tek bir cümlede Leydi Bertram yuvarlak bir karaktere şişirilmiş ve yeniden düze indirilmiştir. Forster bunu bir imgeyle anlatır:

the disk has suddenly extended and become a little globe.

«Disk birden genişlemiş ve küçük bir küre olmuştur.»

Bu okuma, düz ile yuvarlak arasındaki ayrımın iki kutu değil, bir hareket olduğunu gösterir. Leydi Bertram kitap kapandığında yine düzdür; okurun aklında kalan onun formülüdür. Ama Austen onu öyle tasarlamamıştır. Forster'a göre Austen'ın karakterleri, kitabın onlardan istediğinden daha geniş bir hayata hazırdır; bu yüzden de gerçek hayatlarını bu kadar iyi yaşarlar. Leydi Bertram'ın bir anlığına genişlemesi bir işe de yarar: kızlarının kaçışını bize inandırır. Kanepesinden kalkmayan bir kadın bile bu olayı ciddiye alıyorsa, olay gerçekten olmuştur.

Cevap ve bağlantı

Tek cümleyle özetlenebilen bir karakter kötü yazılmış bir karakter değildir. Forster'a göre düz karakterler kolay tanınır, yeniden tanıtılmaya ihtiyaç duymaz ve kitap unutulsa bile hatırlanır; Dickens'ın insanları ve Karagöz perdesinin iki kişisi, düzlüğün ne kadar canlı olabileceğini gösterir. Yuvarlak karakteri canlı kılan şey ise inandırıcı bir biçimde şaşırtabilmesidir: okur beklenmedik bir davranışı görür ve yine de aynı insanı tanır.

Aynı olayı anlatan iki romanın bambaşka etkiler bırakmasının bir nedeni de budur. Aynı felakette bir yazar yalnızca formüllerin çarpışmasını gösterir, bir başkası bir karakterin bir anlığına genişlediğini. Olay örgüsü neyin olduğunu kurar; karakterler, onun kimin başına geldiğini.

Kapanış kancası

Forster aynı konferansta, karakterlerden hemen sonra romancının ikinci aracına geçer: hikâyenin hangi bakış açısından anlatıldığı. Leydi Bertram'ın cümlesini okurken bir soru sormadık: o cümleyi kim söylüyor? Leydi Bertram'ın ne düşündüğünü bilen ses kimin sesi? Bir sonraki ünite, bu sese, anlatıcıya bakıyor: «ben» diyen, «o» diyen ve okura «sen» diye seslenen anlatıcılara.

Özet kartı

  1. Forster karakterleri düz ve yuvarlak diye ayırır; düz karakter tek bir fikir ya da nitelik etrafında kurulur ve tek bir cümleyle özetlenebilir.
  2. Düz karakterler kolay tanınır, yeniden tanıtılmaya ihtiyaç duymaz ve kitap unutulsa bile hatırlanır; Forster'a göre en iyi komik olduklarında işler.
  3. Karagöz ile Hacivat, değişen fasıllar içinde hiç değişmeyen iki formül olarak düz karakterin gücünü gösterir.
  4. Yuvarlak karakterin sınavı inandırıcı bir biçimde şaşırtabilmektir; şaşırtmıyorsa düzdür, inandırmıyorsa yuvarlak taklidi yapan bir düz karakterdir.
  5. Austen'ın Leydi Bertram cümlesinde bir karakter tek bir cümle içinde yuvarlaklaşıp yeniden düzleşir.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
Düz karakterFlat characterTek bir fikir ya da nitelik etrafında kurulan, tek cümleyle özetlenebilen karakter
Yuvarlak karakterRound characterBirden çok yönü olan, okuru inandırıcı biçimde şaşırtabilen karakter
TipTypeBir toplumsal rolü, mizacı ya da kusuru temsil eden, hemen tanınan kalıp karakter
İnandırıcı şaşırtmaSurprising in a convincing wayForster'ın yuvarlak karakter sınavı

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Forster'a göre düz karakter nedir? Caleb Balderstone'un tek cümlelik formülü nedir ve Forster onun için neden «o, fikrin kendisidir» der?
  2. (Kazanım 2) Forster düz karakterlerin hangi iki yararını sayar? Dickens örneği düzlük hakkında ne düşündürür?
  3. (Kazanım 3) Forster'ın yuvarlak karakter sınavı nedir? Şaşırtan ama inandırmayan bir karakter bu sınavda nereye düşer?
  4. (Kazanım 3) Leydi Bertram cümlesinde Forster'ın gördüğü hareket nedir? Bu an, olay örgüsüne ne katar?
  5. (Kazanım 4) Karagöz ile Hacivat'ın her birini tek bir cümleyle özetleyin. Onların düz olması oyuna ne kazandırır?

Cevaplar

  1. Düz karakter tek bir fikir ya da nitelik etrafında kurulan ve tek bir cümleyle ifade edilebilen karakterdir. Caleb Balderstone'un formülü «Efendimin evinin yoksulluğunu, hileye başvurarak bile olsa, gizlemeliyim» cümlesidir. Forster, onda bu fikrin yerleşebileceği başka bir şey olmadığı için onun saplantı bile taşımadığını, fikrin ta kendisi olduğunu söyler.
  2. Düz karakterler sahneye her girdiklerinde kolayca tanınır ve yeniden tanıtılmaya ihtiyaç duymaz; ayrıca koşullar onları değiştirmediği için okurun zihninde kalır. Dickens'ın insanları neredeyse hep düzdür ama derin bir insanlık duygusu verir; Forster buradan düzlükte katı eleştirmenlerin kabul ettiğinden fazlası olabileceği sonucunu çıkarır.
  3. Sınav, karakterin inandırıcı bir biçimde şaşırtabilmesidir. Hiç şaşırtmayan karakter düzdür; şaşırtan ama inandırmayan karakter ise yuvarlak taklidi yapan bir düz karakterdir.
  4. Leydi Bertram tek bir cümle içinde formülünün dışına çıkıp kızlarının yaptığını bütün vahametiyle görür, sonra olumsuzlarla yeniden olağan hâline döner: yuvarlaklaşır ve yeniden düzleşir. Bu genişleme kızların kaçışını inandırıcı kılar; kanepesinden kalkmayan bir kadın bile olayı ciddiye alıyorsa, olay gerçekten olmuştur.
  5. Karagöz: düşündüğünü açıkça söyleyen, bu yüzden başı hep derde giren bir halk adamı. Hacivat: herkesin huyuna suyuna göre davranan, düzgün konuşan ara bulucu. Düz olmaları seyircinin onları ilk sözden tanımasını sağlar ve oyunun enerjisi iki sabit formülün her yeni durumda çarpışmasından doğar.

Okuma

  • E. M. Forster, Aspects of the Novel, III. ve IV. bölümler («People», «People (continued)»). Düz ve yuvarlak karakter tanımlarını ve Leydi Bertram okumasını okuyun.
  • Jane Austen, Mansfield Park, XLVII. bölüm. Leydi Bertram cümlesini bağlamı içinde okuyun ve Fanny ile Leydi Bertram'ın önceki konuşmalarıyla karşılaştırın.
  • Charles Dickens, David Copperfield. Bayan Micawber'ın sahnelerini izleyin: formülünün dışına hiç çıkıyor mu?
  • Bir Karagöz oyunu metni ya da kaydı: Karagöz ile Hacivat'ın ilk sözlerinden karakterlerinin nasıl hemen kurulduğuna dikkat edin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 Soğuk açılış: Viktorya dönemi bir ev içi; taşınma sandıkları arasında bir kadın silüeti. Tek cümle ekranın ortasında belirir ve bir mühür gibi kadının üstüne basılır.
  • 0:50–1:10 Büyük soru: bir cümle kartı ve karşısında sayfaları hızla dönen kalın bir kitap.
  • 1:10–2:20 Bağlam: Cambridge'deki konferans salonu yeniden; tahtada «PEOPLE» yazar, altında iki kol ayrılır: karakterler ve bakış açısı.
  • 2:20–4:40 Ana anlatı — tek cümlelik insanlar: düz, renkli diskler bir boşlukta dama taşları gibi itilir; her diskin üstünde tek bir cümle. Yaşlı bir uşak tabak kırar, yalan söyler, hep aynı perdeyi çeker. Ardından Dickens'ın kalabalık kişileri titreşerek canlanır.
  • 4:40–6:20 Ana anlatı — perdedeki iki kişi: bir gölge perdesi yanar; fasıl başlıkları arka planda değişir, Karagöz ile Hacivat silüetleri yerinde kalır. İki sesin karşılıklı konuşmasına dalga çizgileri eşlik eder.
  • 6:20–8:10 Ana anlatı — şaşırtabilen insanlar: bir diskin kenarından bir eğri yükselir ve küreye dönüşmeye başlar. Bir figür beklenmedik bir adım atar; arkasındaki gölge yine onun gölgesidir.
  • 8:10–10:10 Metin anı: kanepede köpeğiyle oturan bir kadın; Austen'ın cümlesi satır satır belirir. Cümlenin ortasında disk küreye şişer, olumsuzlarla yeniden diske iner.
  • 10:10–11:00 Cevap ve kapanış: sayfanın kenarında bir mikrofon ya da bir göz belirir; «kim anlatıyor?» sorusu ekranda kalır.

Anlatıcı Bayan Micawber'ın cümlesini hafif bir gülümsemeyle, Karagöz bölümünü canlı ve sıcak bir tonla, Austen'ın cümlesini ise Forster'ın okumasını izler gibi yavaş ve vurgularıyla okur.

Telaffuz

  • Micawber: «mi-KOO-bır». Caleb Balderstone: «KEY-lıb BOL-dır-stın». Walter Scott: «VOL-tır SKOT».
  • Mansfield Park: «MENS-fild PARK». Leydi Bertram: «LEY-di BÖR-tım». Sir Thomas: «SÖR TO-mıs». Fanny: «FE-ni».
  • Raskolnikov: «ras-KOL-ni-kof». Madame Bovary: «ma-DAM bo-va-Rİ». Hacivat: «ha-ci-VAT». Şîrin: «şii-RİN», uzun i.