İçeriğe geç

Ünite EDB-102-08 · Seviye 1 — Temel

Batı nazım şekilleri

EDB-102 Şiir Bilgisi

2.197 kelime · yaklaşık 10 dakika okuma · anlatım 12 dk

  • sone
  • volta
  • terza rima
  • balad
  • haiku
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Sone, on üçüncü yüzyılda Sicilya'da doğmuş on dört dizelik bir şekildir; İtalyan biçimi oktav ve sestetten, İngiliz biçimi üç dörtlük ve bir beyitten oluşur.
  2. Volta, sonede şiirin döndüğü noktadır; İtalyan sonesinde genellikle dokuzuncu dizede gerçekleşir.
  3. Terza rima, Dante'nin İlahi Komedya için icat ettiği, aba bcb cdc düzeninde kenetlenen üçlüklerden oluşan şekildir.
  4. İngiliz baladı müzikle söylenen anlatı şiiridir; Fransız ballade'ı üç bent, nakarat ve envoi'dan oluşan sabit bir şekildir.
  5. Haiku, 5, 7, 5 düzeninde on yedi ses biriminden oluşan, kireji ve kigo taşıyan Japon şiiridir; Bashō'nun «eski havuz» haikusu bir anı üç parçada yakalar.

Kazanımlar

  • Soneyi tanımlayabilir ve İtalyan ile İngiliz sonesi arasındaki yapı farkını, volta kavramıyla birlikte açıklayabilir.
  • Terza rimayı, İngiliz baladını ve Fransız ballade'ını kafiye düzenleri ve kullanımlarıyla ayırt edebilir.
  • Haikunun temel özelliklerini, hece düzenini, kesme sözünü ve mevsim sözcüğünü anlatabilir.
  • Shakespeare'in bir sonesini ve Bashō'nun bir haikusunu yapı bakımından çözümleyebilir.

Video metni

Soğuk açılış

On altıncı yüzyılda Osmanlı şairi Bâkî, bu dünyada kalıcı olanın hoş bir sadâ olduğunu yazıyordu. Aşağı yukarı aynı yıllarda, Londra'da genç bir oyun yazarı bir sevgiliye on dört dizelik bir şiir yazar ve son iki dizede benzer bir iddiada bulunur: insanlar nefes aldıkça, gözler gördükçe bu şiir yaşayacak ve sana hayat verecek.

Şairin adı William Shakespeare. Şiirin şekli ise o güne kadar Avrupa'da üç yüzyılı aşkın bir süredir işlenen, on dört dizeye sığan bir şekildir: sone. Bâkî beyitle, Shakespeare soneyle aynı şeyi söyler: şiir, zamana karşı bir savunmadır.

Büyük soru

Batı şiirinin temel şekilleri nelerdir ve Doğu'dan gelen haiku onların yanında nasıl bir yer tutar? Bu şekiller, Divan ve halk şiirinin şekillerinden neyle ayrılır, neyle benzeşir?

Bağlam

Önceki iki ünitede Türk şiirinin iki büyük geleneğinin şekillerini gördük: beyitle kurulan Divan şekilleri ve dörtlükle kurulan halk şekilleri. Bu ünite, Türk şairlerinin özellikle yirminci yüzyılda tanıştığı ve denediği başka şekillere bakıyor: Avrupa şiirinin sonesi, terza riması ve baladı, bir de Japon şiirinin haikusu.

Bu şekillerin her biri kendi dilinin ses yapısına göre doğdu. Tıpkı aruzun Arapçaya, hecenin Türkçeye göre biçimlenmesi gibi, sone İtalyancanın, haiku Japoncanın ses düzenine göre kuruldu. Bir şekil başka bir dile geçtiğinde, bu yüzden hep biraz değişir.

Ana anlatı — sone: on dört dizelik bir tartışma

Sone, on dört dizelik, belirli bir kafiye düzenine bağlı bir şiir şeklidir. Adı İtalyanca «sonetto» kelimesinden gelir: küçük şarkı. On üçüncü yüzyılda Sicilya'da doğdu ve zamanla Avrupa dillerinin çoğuna yayıldı. Başlangıçta daha çok romantik aşkı anlatmak için kullanıldı, sonra her konu için yazılır oldu.

Sonenin en etkili ustası İtalyan şair Petrarca'ydı. İtalyan sonesi iki bölümden oluşur. İlk sekiz dize, oktav, bir sorunu ya da soruyu ortaya koyar; kafiye düzeni genellikle abba abba'dır. Son altı dize, iki üçlükten oluşan sestet, bir çözüm önerir. Dokuzuncu dizede bir dönüş gerçekleşir; buna volta denir. Volta, şiirin tonunun, bakışının ya da düşüncesinin değiştiği yerdir. Sone bu yüzden on dört dizelik küçük bir tartışma gibidir: önce bir durum, sonra ona bir cevap.

İngiltere'de sone başka bir biçim aldı. Üç dörtlük ve bir beyitten oluşan bu biçimin kafiye düzeni abab cdcd efef gg'dir ve Elizabeth döneminde en sevilen biçime dönüştü. Bugün Shakespeare'in adıyla anılır. Bu biçimde son iki dize çoğu zaman bütün şiire bir sonuç, bir düğüm koyar; düşüncenin dönüşü ise, aşağıda göreceğimiz gibi, İtalyan sonesindeki yerinde, dokuzuncu dizede de görülebilir.

Ana anlatı — terza rima ve balad

Terza rima, «üçüncü kafiye» demektir ve üç dizelik bölümlerden kurulur. Kafiye düzeni zincir gibi birbirine kenetlenir: aba bcb cdc. Her üçlüğün ortadaki dizesi, bir sonraki üçlüğün ilk ve son dizelerinin kafiyesini verir. Bu şekli on dördüncü yüzyılın başında Dante, İlahi Komedya için icat etti. Zor okumaya ayırdığımız ünitede o yapıtın ilk dizelerine bakmıştık; kafiye zinciri, yolculuğun kendisi gibi durmadan ileri çeker. Terza rima şair için zor bir şekildir, çünkü her yeni üçlük bir öncekinin kafiyesini taşımak zorundadır.

Balad kelimesi ise iki farklı geleneği anlatır. İngiliz, İskoç ve İrlanda şiirinde balad, çoğunlukla müzikle söylenen, bir hikâye anlatan şiirdir. Ortaçağın sonlarından on dokuzuncu yüzyıla kadar halk şiirinin ve şarkısının en karakteristik şekillerinden biriydi. Belirli bir yapısı yoktur ama çoğu balad dörtlüklerle kurulur ve ikinci ile dördüncü dizeleri kafiyelidir: abcb ya da abab. Bu yanıyla halk şiirimizdeki destana ve türküye benzer: bir olayı ezgiyle anlatan, ağızdan ağza dolaşan şiir.

Fransız ballade'ı ise sabit bir şekildir: genellikle sekizer dizelik üç bentten oluşur, her bent aynı nakaratla biter ve şiir çoğu zaman bir prense seslenen dört dizelik bir son bentle, «envoi» ile kapanır.

Yaygın yanlış«Balad tek bir şekildir» diye düşünülür.
Doğrusu

İngiliz baladı serbest yapılı, hikâye anlatan bir halk şiiridir; Fransız ballade'ı ise bent sayısı, nakaratı ve son bendiyle kuralları belirli bir sabit şekildir. Aynı kelime iki farklı geleneği anlatır.

Ana anlatı — haiku: on yedi sesin içine bir an

Haiku, Japon şiirinin en kısa şekillerinden biridir. Geleneksel haiku, Japoncada «on» denen ses birimleriyle 5, 7, 5 düzeninde üç bölümden oluşur; toplam on yedi ses birimi. Japonca bir haiku genellikle tek satır olarak basılır; başka dillere geçtiğinde ise çoğu zaman üç dize hâlinde yazılır.

Haikunun iki önemli ögesi daha vardır. Biri kireji, yani kesme sözüdür: şiiri iki parçaya ayıran, okuru iki görüntü arasındaki ilişkiyi düşünmeye çağıran küçük bir sözcük. Ansiklopediler kirejinin işlevini sonedeki voltaya ya da dizedeki durağa benzetir. Öbürü kigo, yani mevsim sözcüğüdür: şiirin hangi mevsimde geçtiğini sezdiren bir kelime ya da ifade.

Haiku aslında daha uzun bir ortak şiir türünün, «renga»nın açılış bölümüydü; bu açılışlara «hokku» deniyordu. Zamanla kendi başına yazılmaya başlandı. Bugünkü adını on dokuzuncu yüzyılın sonunda Japon yazar Masaoka Shiki verdi. Haikunun en büyük ustası sayılan şair ise on yedinci yüzyılda yaşayan Matsuo Bashō'dur.

Metin anı

Önce Shakespeare'in on sekizinci sonesinin ilk ve son dizeleri:

Shall I compare thee to a summer's day?
Thou art more lovely and more temperate:
So long as men can breathe, or eyes can see,
So long lives this, and this gives life to thee.

«Seni bir yaz gününe mi benzeteyim? Sen daha güzel, daha ılımansın.» Son beyit: «İnsanlar nefes aldıkça, gözler gördükçe, bu yaşar ve bu sana hayat verir.»

Sonra Bashō'nun haikusu, Japonca okunuşuyla:

furu ike ya
kawazu tobikomu
mizu no oto

«Eski havuz; bir kurbağa atlıyor; suyun sesi.»

Shakespeare'in sonesi, bir sorunun etrafında kurulur. İlk dizede bir benzetme önerilir, hemen ardından o benzetme yetersiz bulunur: sevgili bir yaz gününden daha güzeldir. Sonraki dizeler yazın kusurlarını sayar: rüzgâr tomurcukları sarsar, güneş bazen fazla yakar, bazen bulutlanır, her güzellik bir gün solar. Dokuzuncu dizede şiir döner: «But thy eternal summer shall not fade», ama senin sonsuz yazın solmayacak. İngiliz sonesinde bile volta, İtalyan sonesindeki yerinde, dokuzuncu dizede gerçekleşir. Ve son beyit, bütün şiiri bir düğüme bağlar: bu sonsuz yaz, şiirin kendisidir. Üç dörtlük bir sorunu açar; son iki dize onu kapatır.

Bashō'nun haikusu ise hiçbir şeyi tartışmaz. Önce bir görüntü: eski bir havuz. «Ya» kesme sözü burada bir durak koyar. Sonra bir hareket: bir kurbağa atlar. Ve bir ses: suyun sesi. Üç parça, on yedi ses birimi. Şiir bir sonuca varmaz; bir anı gösterir ve bırakır. Sessizliğin içinde bir an duyulan ses, sessizliği daha da derin kılar. Okur, eski havuz ile ani ses arasındaki ilişkiyi kendi zihninde tamamlar.

İki şekil, şiirin iki farklı sesini temsil eder. Sone bir düşünceyi on dört dizede geliştirir, çevirir ve bağlar; haiku bir anı on yedi sese sığdırır ve susar.

Cevap ve bağlantı

Batı şiirinin temel şekilleri kendi dillerinin ses yapısına göre biçimlendi. Sone, on dört dizesiyle bir sorunu açan ve dönüşüyle çözen bir şekildir; İtalyan biçimi oktav ve sestetten, İngiliz biçimi üç dörtlük ve bir beyitten oluşur. Terza rima, üç dizelik bölümleri zincir kafiyelerle birbirine kenetler. Balad, İngiliz geleneğinde bir hikâye anlatan halk şarkısıdır, Fransız geleneğinde nakaratlı sabit bir şekildir. Haiku ise on yedi ses birimine bir kesme sözü ve bir mevsim göndermesi yerleştirerek tek bir anı yakalar.

Bu şekillerin bazıları bizim geleneklerimizle akrabadır: balad destana, sonenin son beyti bir gazelin maktasına, kireji dizenin durağına benzer. Farklı diller, benzer ihtiyaçlar için benzer araçlar bulmuştur.

Kapanış kancası

Bashō'nun haikusu bir ses üzerine kuruludur: suyun sesi. Japonca okunuşunda bile «furu», «kawazu», «mizu» kelimelerindeki seslerin birbirine yaslandığı duyulur. Şiir yalnızca anlamla değil, seslerin kendileriyle de çalışır: aynı ünsüzlerin, aynı ünlülerin tekrarıyla, ve zihinde canlanan görüntülerle. Bir sonraki ünite, aliterasyon, asonans ve imgenin gücü üzerine.

Özet kartı

  1. Sone, on üçüncü yüzyılda Sicilya'da doğmuş on dört dizelik bir şekildir; İtalyan biçimi oktav ve sestetten, İngiliz biçimi üç dörtlük ve bir beyitten oluşur.
  2. Volta, sonede şiirin döndüğü noktadır; İtalyan sonesinde genellikle dokuzuncu dizede gerçekleşir.
  3. Terza rima, Dante'nin İlahi Komedya için icat ettiği, aba bcb cdc düzeninde kenetlenen üçlüklerden oluşan şekildir.
  4. İngiliz baladı müzikle söylenen anlatı şiiridir; Fransız ballade'ı üç bent, nakarat ve envoi'dan oluşan sabit bir şekildir.
  5. Haiku, 5, 7, 5 düzeninde on yedi ses biriminden oluşan, kireji ve kigo taşıyan Japon şiiridir; Bashō'nun «eski havuz» haikusu bir anı üç parçada yakalar.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
SoneSonnetOn dört dizelik, kafiye düzeni belirli şiir şekli
VoltaVoltaSonede şiirin döndüğü nokta
Terza rimaTerza rimaAba bcb düzeninde kenetlenen üçlüklerden oluşan şekil
BaladBallad / balladeMüzikle söylenen anlatı şiiri ya da nakaratlı Fransız sabit şekli
HaikuHaiku5-7-5 düzeninde, kesme sözü ve mevsim göndermesi taşıyan Japon şiiri

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) İtalyan sonesi ile İngiliz sonesinin yapısı arasındaki fark nedir? Volta her iki biçimde nerede görülür?
  2. (Kazanım 2) Terza rimanın kafiye düzeni nasıl bir zincir kurar? Bu şekli kim, hangi eser için icat etti?
  3. (Kazanım 2) İngiliz baladı ile Fransız ballade'ı arasındaki fark nedir? İngiliz baladı Türk halk şiirinde hangi şekillere benzer?
  4. (Kazanım 3) Haikunun hece düzeni nedir? Kireji ve kigo ne işe yarar?
  5. (Kazanım 4) Shakespeare'in on sekizinci sonesinde volta nerede gerçekleşir ve son beyit şiire ne katar? Bashō'nun haikusu yapı bakımından soneden nasıl ayrılır?

Cevaplar

  1. İtalyan sonesi sekiz dizelik bir oktav (genellikle abba abba) ile altı dizelik bir sestetten oluşur; oktav bir sorunu, sestet bir çözümü sunar ve volta genellikle dokuzuncu dizede gerçekleşir. İngiliz sonesi üç dörtlük ve bir beyitten oluşur (abab cdcd efef gg); son beyit çoğu zaman bir sonuç bağlar; düşüncenin dönüşü dokuzuncu dizede de görülebilir, Shakespeare'in on sekizinci sonesinde olduğu gibi.
  2. Aba bcb cdc düzeninde, her üçlüğün ortadaki dizesi bir sonraki üçlüğün ilk ve son dizelerinin kafiyesini verir; böylece bölümler bir zincir gibi birbirine kenetlenir. Şekli on dördüncü yüzyılın başında Dante, İlahi Komedya için icat etti.
  3. İngiliz baladı müzikle söylenen, bir hikâye anlatan, belirli bir yapısı olmayan ama çoğunlukla abcb dörtlükleriyle kurulan halk şiiridir. Fransız ballade'ı ise sekizer dizelik üç bent, her bendin sonunda bir nakarat ve bir envoi'dan oluşan sabit bir şekildir. İngiliz baladı, bir olayı ezgiyle anlatması bakımından Türk halk şiirindeki destana ve türküye benzer.
  4. Geleneksel haiku 5, 7, 5 düzeninde on yedi «on»dan (ses biriminden) oluşur. Kireji, kesme sözüdür: şiiri iki parçaya ayırır ve okuru iki görüntü arasındaki ilişkiyi düşünmeye çağırır. Kigo, mevsim sözcüğüdür: şiirin hangi mevsimde geçtiğini sezdirir.
  5. Volta dokuzuncu dizede, «But thy eternal summer shall not fade» dizesinde gerçekleşir: yazın kusurlarını sayan şiir, sevgilinin solmayacak yazına döner. Son beyit, bu sonsuz yazın şiirin kendisi olduğunu söyleyerek bütün şiiri bir düğüme bağlar. Bashō'nun haikusu ise bir düşünceyi geliştirip bağlamaz; bir görüntü, bir hareket ve bir sesten oluşan tek bir anı üç parçada gösterir ve bir sonuca varmadan susar.

Okuma

  • William Shakespeare, Sone XVIII. Şiiri İngilizce ve bir Türkçe çevirisiyle okuyun; üç dörtlüğü ve son beyti işaretleyip dokuzuncu dizedeki dönüşü bulun.
  • Matsuo Bashō'nun haikularından bir seçki (Türkçe çevirileri mevcuttur). Her birinde kesme sözünün ve mevsim göndermesinin yerini bulmaya çalışın.
  • İngilizce Vikipedi'nin «Sonnet» ve «Haiku» maddeleri. İki şeklin tarihini ve farklı dillerdeki biçimlerini ayrıntılı görmek için.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 Soğuk açılış: yan yana iki masa, biri İstanbul'da, biri Londra'da; iki el aynı anda yazar. Sol sayfada bir beyit, sağ sayfada on dört dize belirir; iki sayfanın alt satırı aynı anda ışıldar.
  • 0:50–1:20 Büyük soru: bir dünya haritasında İtalya, İngiltere, Fransa ve Japonya işaretlenir.
  • 1:20–2:10 Bağlam: önceki ünitelerin beyit ve dörtlük simgeleri kısaca belirir; ardından dört yeni simge yerini alır.
  • 2:10–4:40 Ana anlatı — sone: on dört çizgi alt alta dizilir; ilk sekizi bir renkte, son altısı başka bir renkte; dokuzuncu çizginin başında bir dönüş oku. Ardından çizgiler dört, dört, dört, iki olarak yeniden gruplanır.
  • 4:40–6:30 Ana anlatı — terza rima ve balad: üçlükler bir zincirin halkaları gibi birbirine kenetlenir. Ardından bir halk şarkıcısı bir panayırda hikâye anlatır; sonra bir Fransız sarayında bir prense sunulan bir sayfa.
  • 6:30–8:10 Ana anlatı — haiku: on yedi nokta 5, 7, 5 olarak üç kümede toplanır; ilk kümenin sonunda bir kesme işareti belirir; köşede küçük bir mevsim simgesi.
  • 8:10–10:30 Metin anı: bir yaz bahçesi, rüzgârda sallanan tomurcuklar, bulutlanan bir güneş; dokuzuncu dizede bahçe altın bir ışıkla dolar. Ardından bambaşka bir sahne: sisli, eski bir taş havuz; bir kurbağa atlar ve suda tek bir halka yayılır.
  • 10:30–11:10 Cevap ve kapanış: su halkaları yavaş yavaş harflere dönüşür; «furu», «kawazu», «mizu» kelimelerindeki sesler renklenir.

Anlatıcı sone bölümünü akıcı ve düşünceli, Shakespeare'in dizelerini sıcak ve güvenli, Bashō'nun haikusunu ise her parçadan sonra uzun bir sessizlik bırakarak, neredeyse fısıltıyla okur.

Telaffuz

  • Sone: «so-NE». Sonetto: «so-NET-to». Volta: «VOL-ta». Terza rima: «TER-tsa Rİ-ma». Ballade: «ba-LAD». Envoi: «an-VUA».
  • Petrarca: «pe-TRAR-ka». Dante Alighieri: «DAN-te a-li-GYE-ri». William Shakespeare: «VİL-yım ŞEYKS-pir».
  • Haiku: «HAY-ku». Kireji: «ki-RE-ci». Kigo: «Kİ-go». Renga: «REN-ga». Hokku: «HOK-ku». Matsuo Bashō: «ma-TSU-o BA-şoo». Masaoka Shiki: «ma-sa-O-ka Şİ-ki».
  • Furu ike ya kawazu tobikomu mizu no oto: «fu-RU i-KE ya ka-WA-zu to-bi-KO-mu mi-ZU no O-to».