Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Koşma, saz eşliğinde söylenen, genellikle on birli ölçülü, xaxa ya da abab ile başlayıp cccb biçiminde süren halk şiiri şeklidir.
- Koşmada her dörtlüğün sonunda ana kafiyeye dönen dizeye bağlama dizesi denir; şiirin şekil birliğini o sağlar.
- Semai ve varsağı koşmaya benzer ama sekizli ölçüleri ve kendilerine özgü ezgileriyle ayrılır.
- Mani genellikle yedi heceli dört dizeden oluşur ve asıl sözünü son iki dizede söyler; türkü bir ezgiyle söylenen halk şiirinin genel adıdır.
- Destan bir olayı dörtlüklerle anlatan uzun halk şiiridir; Karacaoğlan'ın «perişan» koşması bağlama dizesiyle bir yası dörtlükten dörtlüğe genişletir.
Kazanımlar
- Koşmayı ölçüsü, kafiye düzeni ve bağlama dizesi üzerinden tanımlayabilir ve konularına göre türlerini sayabilir.
- Semai ve varsağıyı koşmadan ayıran özellikleri açıklayabilir.
- Mani, türkü ve destanın halk şiirindeki yerini ve biçimsel özelliklerini anlatabilir.
- Karacaoğlan'ın bir koşmasında kafiye düzenini, bağlama dizesini ve mahlası gösterebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bir ansiklopedi maddesi, «koşma» kelimesinin kökenini açıklarken şaşırtıcı bir yere varır. Kelime «koşmak» fiilinden gelir; ama buradaki koşmak, hızla gitmek değil, eklemek, katmak demektir. Koşma, bir söze bir ezgi koşmaktır: güfteye beste eklemek.
Aynı madde bir adım daha atar. Eski defterlerde, cönklerde «koşma» başlığı altında toplanan şiirlere bakıldığında bu adın bir şiir şeklinden çok bir ezgiyi anlattığı görülür. Halk şiirinin şekilleri, kâğıttan önce kulakta ve sazda doğmuştu.
Büyük soru
Halk şiiri hangi kalıplarla söylenir, ve bu kalıplar birbirinden neyle ayrılır? Aynı dörtlük yapısı nasıl olur da koşma, semai, varsağı, türkü gibi farklı adlar alır?
Bağlam
Önceki ünitede Divan şiirinin şekillerini gördük: aruzla yazılan, beyitle kurulan, İslam dünyasının ortak şiir mirasından devralınan şekiller. O şekiller saraylarda ve medreselerde yaşarken yayla yollarında, köy odalarında, kahvelerde başka bir şiir yaşıyordu: sazla söylenen, heceyle ölçülen, dörtlükle kurulan şiir.
Bu şiirin iki kaynağı vardı. Bir yanda adı bilinen âşıklar, saz şairleri; öte yanda kimin söylediği unutulmuş, ağızdan ağıza dolaşan anonim şiir. Hece ölçüsü ünitesinde bu geleneğin çok eski olduğunu görmüştük; ansiklopediler Türk edebiyatında hece ölçüsüyle yazılmış ilk şiirlerin koşmalar olduğunu, ama elimizdeki koşma örneklerinin on beşinci yüzyılın sonlarından daha geriye götürülemediğini belirtir. Bunun nedeni, halk şiirinin kâğıtta değil sözlü gelenekte yaşamasıdır.
Ana anlatı — koşma: halk şiirinin gazeli
Koşma, halk şiirinin en yaygın şeklidir. Saz eşliğinde söylenir, hece ölçüsünün genellikle on birli kalıbıyla, 4 + 4 + 3 ya da 6 + 5 duraklarıyla yazılır. Dörtlük sayısı genellikle üçtür, bazen beş ve daha fazla olur. Âşık şiirinde son dörtlükte şairin adı ya da mahlası geçer.
Koşmanın kafiye düzeni şöyledir: ilk dörtlük xaxa ya da abab, sonraki dörtlükler cccb, dddb. Burada iki şey birlikte çalışır. Her dörtlüğün ilk üç dizesi kendi içinde kafiyelenir; son dizesi ise ilk dörtlüğün kafiyesine döner. Bu son dizeye bağlama dizesi denir. Koşmanın başka özellikleri değişse bile bağlama dizesi ve onun ana kafiyesi değişmez; şiirin şekil birliğini o sağlar. Karacaoğlan'ın «yardan ayrılanın» diye her dörtlüğün sonunda dönen koşmasını hatırlayın: o dize, koşmanın bağlama dizesiydi.
Ansiklopediler koşmayı konuları bakımından Divan şiirindeki gazele benzetir: aşk, ayrılık, özlem, doğa. Bu genel çerçevenin içinde koşmalar konularına göre ayrı adlar da alır. İnsan ya da doğa güzelliğini öven koşmaya güzelleme, savaş ve yiğitlik anlatan koşmaya koçaklama, bir kişiyi ya da toplumun bozuk yanlarını yeren koşmaya taşlama, bir ölünün ardından söylenen koşmaya ağıt denir.
Ana anlatı — semai ve varsağı: aynı yapı, başka ezgi
Semai yapı bakımından koşmaya çok benzer; kafiye düzeni de koşmanınkine yakındır. Onu ayıran iki şeydir: ölçüsü ve ezgisi. Semai genellikle hece ölçüsünün sekizli kalıbıyla, 4 + 4 duraklı ya da duraksız söylenir ve kendine özgü bir ezgisi vardır. Ansiklopediler semaiyi saz şairlerinin koşmadan sonra en çok kullandığı şekil olarak anar ve Gevherî'nin şu dörtlüğünü örnek verir: «Beyaz göğsün bana karşı / Açma beni öldürürsün / Gözlerini süze süze / Bakma beni öldürürsün.»
Varsağı da sekizli ölçüyle söylenir ve yapı bakımından semaiye benzer. Onu ayıran ezgisi ve havasıdır. Adını Güney Anadolu'da yaşayan Varsak Türkmenlerinden alır; yiğitçe bir havayla okunur ve dizelerinde çoğu zaman «bre», «hey», «hey gidi» gibi ünlemler yer alır.
Semai ile varsağı, halk şiirinin şekillerinin nasıl çalıştığını iyi gösterir: aynı dörtlük, aynı ölçü ve benzer bir kafiye düzeni, farklı bir ezgiyle söylendiğinde farklı bir ad alır. Halk şiirinin şekli, sayfada değil sazın telinde tamamlanır.
Yaygın yanlış«Koşma, semai ve varsağı tamamen farklı şekillerdir» diye düşünülür.
Üçü de dörtlüklerle kurulur ve benzer kafiye düzenleri kullanır. Koşmayı ölçüsü (genellikle on birli), semai ile varsağıyı sekizli ölçüleri ve kendilerine özgü ezgileri ayırır. Halk şiirinde şekil, büyük ölçüde ezgiyle birlikte tanımlanır.
Ana anlatı — mani, türkü, destan
Mani, halk şiirinin en küçük şeklidir: genellikle yedi heceli dört dizeden oluşur ve kafiye düzeni aaxa'dır. Adının Arapça «mânâ» kelimesinden geldiği görüşü genel olarak kabul edilir. Maninin bir özelliği dikkat çeker: ilk iki dize çoğu zaman asıl anlamla doğrudan ilgili değildir, söyleyeceğine bir ses ve kafiye zemini hazırlar; asıl söz son iki dizede gelir. Kafiye ünitesinin açılışındaki «gül erken / gülerken» manisini hatırlayın: bütün şaka son dizede patlıyordu.
Türkü, bir ezgiyle söylenen halk şiirinin genel adıdır. Kelimenin, Türk adına ilgi eki «-î» getirilerek «Türkî» biçiminde oluştuğu kabul edilir. Türkülerin büyük bölümü anonimdir: aşk, gurbet, ölüm, kahramanlık, seferberlik gibi halkı derinden etkileyen bir olay üzerine yakılır ve ağızdan ağza dolaşırken söyleyeni unutulur. Türkünün sabit bir biçimi yoktur; bir koşma, bir semai ya da bir mani, türkü ezgisiyle söylendiğinde türküye dönüşür. Dörtlüklerin arasında tekrarlanan nakarata kavuştak ya da bağlama denir.
Destan, halk şiirinde bir olayı anlatan uzun şiirdir; genellikle koşma biçimindeki dörtlüklerle kurulur. Ansiklopediler, destan geleneğinin bugün de kısmen yaşadığını, sel ve deprem gibi felaketlerin ya da toplumu etkileyen olayların halk şairlerince destana dönüştürülüp ezgiyle okunarak satıldığını belirtir. Destan, halkın ortak belleğine bir olayı işlemenin yoludur.
Yaygın yanlış«Türkü belirli bir nazım şeklidir» diye de düşünülür.
Türkünün sabit bir biçimi yoktur; bir koşma, bir semai ya da bir mani, türkü ezgisiyle söylendiğinde türküye dönüşür. Türküyü tanımlayan, biçimden çok ezgidir.
Metin anı
Karacaoğlan'ın bir koşmasının ilk ve ikinci dörtlükleri:
Çıktım ücesine seyran eyledim
Dost ile gezdiğim çöller perişan
Bir başıma olsam gam çekmez idim
Bir ben değil cümle iller perişan
Başı pare pare dumanlı dağlar
Hastanın halinden ne bilir sağlar
Bozulmuş siyeci virane bağlar
Bülbülün konduğu güller perişan
Önce ölçü. «Çık-tım ü-ce-si-ne sey-ran ey-le-dim»: on bir hece. Öbür dizeler de on birlidir. Bu bir koşmadır.
Sonra kafiye. İlk dörtlükte ikinci ve dördüncü dizeler kafiyelidir: «çöller perişan», «iller perişan». «Perişan» rediftir; «-ller» sesleri kafiyedir. Birinci ve üçüncü dizeler serbesttir: xaxa. İkinci dörtlükte ilk üç dize kendi içinde kafiyelenir: «dağlar», «sağlar», «bağlar». Dördüncü dize ise ilk dörtlüğe döner: «güller perişan». Bu cccb düzenidir, ve «güller perişan» dizesi bir bağlama dizesidir. Koşmanın son dörtlüğü de aynı sona döner ve oraya Karacaoğlan kendi adını koyar: «KARACAOĞLAN der ki olaydı sözüm», dörtlüğün son dizesi yine «perişan» diye biter: «Sazlar düzen tutmaz teller perişan.»
«Perişan» kelimesinin her dörtlükte geri dönüşü, şiire bir yas havası verir. Önce dostla gezilen çöller, sonra bütün iller, sonra bülbülün konduğu güller, en sonunda şairin kendi sazının telleri perişandır. Bağlama dizesi, dünyadaki perişanlığı dörtlükten dörtlüğe genişletir ve sonunda şairin kendi sazına, kendi sesine indirir. Koşmanın şekli, yasın ilerleyişini taşır.
Cevap ve bağlantı
Halk şiirinin şekilleri dörtlükle kurulur, hece ölçüsüyle ölçülür ve çoğu zaman bir ezgiyle tamamlanır. Koşma, genellikle on birli ölçüsü ve her dörtlüğün sonunda dönen bağlama dizesiyle halk şiirinin en yaygın şeklidir; konularına göre güzelleme, koçaklama, taşlama ya da ağıt adını alır. Semai ve varsağı benzer bir yapıyla sekizli ölçü ve kendi ezgileriyle ayrılır. Mani dört dizelik en küçük şekildir; türkü bir ezgiyle söylenen halk şiirinin genel adıdır; destan bir olayı uzun dörtlüklerle anlatır.
Divan şiirinde şekil kafiye düzeninden okunuyordu; halk şiirinde ise kafiye düzeninin yanında ezgi de şeklin bir parçasıdır.
Kapanış kancası
Divan şiirinin gazeli ve halk şiirinin koşması, iki farklı geleneğin şekilleriydi. Ama Batı'nın da kendi şekilleri vardı: on dört dizelik sone, zincirleme kafiyeli terza rima, nakaratlı balad. Ve Doğu'nun başka bir ucunda, üç dizelik bir şiir: haiku. Türk şairleri yirminci yüzyılda bu şekilleri de denedi. Bir sonraki ünite, Batı nazım şekillerine ve haikuya bakıyor.
Özet kartı
- Koşma, saz eşliğinde söylenen, genellikle on birli ölçülü, xaxa ya da abab ile başlayıp cccb biçiminde süren halk şiiri şeklidir.
- Koşmada her dörtlüğün sonunda ana kafiyeye dönen dizeye bağlama dizesi denir; şiirin şekil birliğini o sağlar.
- Semai ve varsağı koşmaya benzer ama sekizli ölçüleri ve kendilerine özgü ezgileriyle ayrılır.
- Mani genellikle yedi heceli dört dizeden oluşur ve asıl sözünü son iki dizede söyler; türkü bir ezgiyle söylenen halk şiirinin genel adıdır.
- Destan bir olayı dörtlüklerle anlatan uzun halk şiiridir; Karacaoğlan'ın «perişan» koşması bağlama dizesiyle bir yası dörtlükten dörtlüğe genişletir.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Koşma | Koshma | On birli ölçülü, bağlama dizeli halk şiiri şekli |
| Bağlama dizesi | Linking line | Her dörtlüğün sonunda ana kafiyeyi taşıyan dize |
| Semai | Semai | Sekizli ölçülü, kendine özgü ezgili halk şiiri |
| Varsağı | Varsağı | Sekizli ölçülü, yiğitçe havalı, ünlemli halk şiiri |
| Mani | Mani | Yedi heceli, aaxa kafiyeli dört dizelik şiir |
| Türkü | Turku | Bir ezgiyle söylenen, çoğunlukla anonim halk şiiri |
| Destan | Destan | Bir olayı dörtlüklerle anlatan uzun halk şiiri |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Koşmanın ölçüsü ve kafiye düzeni nedir? Bağlama dizesi ne işe yarar?
- (Kazanım 1) Güzelleme, koçaklama, taşlama ve ağıt arasındaki fark nedir?
- (Kazanım 2) Semai ve varsağıyı koşmadan ayıran nedir? Semai ile varsağı birbirinden nasıl ayrılır?
- (Kazanım 3) Maninin yapısı nedir? Türkünün neden sabit bir nazım şekli olmadığını açıklayın.
- (Kazanım 4) Karacaoğlan'ın «Çıktım ücesine seyran eyledim» koşmasında ölçüyü, ilk iki dörtlüğün kafiye düzenini ve bağlama dizesini gösterin.
Cevaplar
- Koşma genellikle hece ölçüsünün on birli kalıbıyla, 4 + 4 + 3 ya da 6 + 5 duraklarıyla yazılır. İlk dörtlük xaxa ya da abab, sonraki dörtlükler cccb, dddb biçiminde kafiyelenir. Bağlama dizesi her dörtlüğün sonunda ana kafiyeye döner ve şiirin şekil birliğini sağlar.
- Güzelleme insan ya da doğa güzelliğini över; koçaklama savaş ve yiğitlik anlatır; taşlama bir kişiyi ya da toplumun bozuk yanlarını yerer; ağıt bir ölünün ardından söylenir ya da acıklı olayları anlatır.
- Semai ve varsağı genellikle sekizli ölçüyle söylenir ve kendilerine özgü ezgileri vardır; koşma genellikle on birlidir. Semai ile varsağı yapıca birbirine benzer; varsağıyı ayıran, yiğitçe havası, «bre», «hey» gibi ünlemleri ve kendi ezgisidir.
- Mani genellikle yedi heceli dört dizeden oluşur ve aaxa düzeninde kafiyelenir; ilk iki dize çoğu zaman hazırlık dizesidir, asıl söz son iki dizede söylenir. Türkünün sabit bir biçimi yoktur, çünkü onu tanımlayan biçimden çok ezgidir: bir koşma, semai ya da mani türkü ezgisiyle söylendiğinde türküye dönüşür.
- Dizeler on bir hecelidir: «Çık-tım ü-ce-si-ne sey-ran ey-le-dim». İlk dörtlük xaxa'dır: «çöller perişan» ile «iller perişan» kafiyelidir, «perişan» redif, «-ller» kafiyedir. İkinci dörtlük cccb'dir: «dağlar, sağlar, bağlar» kendi içinde kafiyelenir, «güller perişan» ilk dörtlüğün kafiyesine dönen bağlama dizesidir.
Okuma
- Karacaoğlan, «Çıktım ücesine seyran eyledim» koşmasının tamamı. Her dörtlüğün bağlama dizesini işaretleyin ve «perişan» olan şeylerin nasıl değiştiğini izleyin.
- Albayrak'ın «Koşma» ve «Semâî» maddeleri (TDV İslâm Ansiklopedisi). Koşmanın türlerini ve semainin ölçü çeşitlerini ayrıntılı görmek için.
- Bildiğiniz bir türkünün sözlerini yazın; hangi nazım şekliyle kurulduğunu, dörtlüklerinin kafiye düzenini ve varsa kavuştağını belirleyin.