İçeriğe geç

Ünite EDB-102-06 · Seviye 1 — Temel

Divan nazım şekilleri

EDB-102 Şiir Bilgisi

1.926 kelime · yaklaşık 9 dakika okuma · anlatım 10 dk

  • gazel
  • kaside
  • mesnevi
  • rubai
  • murabba
  • terkib-i bent
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Gazel ve kaside aa, ba, ca düzeninde kafiyelenir; gazel kısa ve lirik, kaside uzun ve çoğunlukla övgü amaçlıdır.
  2. Gazeli açan beyit matla, kapatan beyit makta, şairin adını taşıyan beyit mahlas beytidir.
  3. Mesnevi her beyti kendi içinde kafiyeli (aa, bb, cc) şekildir ve uzun hikâyeler için elverişlidir.
  4. Rubai kendine özgü aruz kalıplarıyla yazılan dört dizelik şiirdir; murabba dörder dizelik bentlerden oluşur.
  5. Terkib-i bentte vasıta beyti her hanede değişir, terci-i bentte aynen tekrarlanır.

Kazanımlar

  • Gazel, kaside ve mesneviyi kafiye düzenleri, uzunlukları ve konuları bakımından ayırt edebilir.
  • Rubai, murabba, terkib-i bent ve terci-i bendin yapısını açıklayabilir.
  • Bir şiirin kafiye düzenine bakarak hangi nazım şekliyle yazıldığını tahmin edebilir.
  • Fuzûlî'nin bir gazelinde matla, makta, kafiye ve redifi gösterebilir.

Video metni

Soğuk açılış

Size bir bilmece: bir şiirin sözlerini bilmiyorsunuz, yalnızca dize sonlarının hangi harflerle kafiyelendiğini biliyorsunuz. aa, ba, ca, da. Ya da aa, bb, cc, dd. Ya da aa, xa.

Bu harf dizileri bir Divan şairi için bir şiirin kimliği kadar açıktı. İlki bir gazel ya da kasideydi, ikincisi bir mesnevi, üçüncüsü bir rubai. Divan şiirinde bir şiirin şekli, kafiyelerin dizilişinden okunurdu.

Büyük soru

Divan şiirinin başlıca nazım şekilleri nelerdir ve onları birbirinden ayıran nedir? Bir şiirin şekli, onun ne anlattığını ve nasıl anlattığını nasıl etkiler?

Bağlam

Önceki ünitede kafiyenin nasıl dizildiğini gördük: düz, çapraz, sarma. Bu ünitede o dizilişlerin Divan şiirinde nasıl kalıcı şekillere dönüştüğünü görüyoruz. Ondan önceki ünitelerden de iki şeyi taşıyoruz: Divan şiirinin temel birimi beyittir ve Divan şiiri aruzla yazılır.

Bu şekillerin çoğu Arap ve Fars şiirinden geldi. Divan edebiyatı, on dördüncü yüzyıldan itibaren Anadolu'da bu şekilleri benimsedi, onları kendi diliyle ve kendi zevkiyle yeniden kurdu. Ansiklopediler, kaside, gazel, mesnevi, terkib-i bent ve terci-i bentte nazım biriminin beyit olduğunu, musammat denen bentli şiirlerde ise mısra olduğunu belirtir; rubai ise dört dizelik kendi başına bir şekildir.

Ana anlatı — beyitle kurulan şekiller

Gazel, Divan şiirinin en sevilen şeklidir. Kelime, Arapçada kadınlarla sevgi üzerine konuşmak anlamına gelir. Arap şiirinde başlangıçta ayrı bir şekil değil, kasidelerin başındaki aşk bölümüydü. Fars şiirinde bağımsız bir şekle dönüştü ve Hâfız gibi şairlerin elinde aşkı, şarabı, baharı, tasavvufu ve hayat üzerine düşünceleri işleyen lirik şiirin en yüksek biçimi oldu.

Gazelin kafiye düzeni aa, ba, ca, da şeklindedir: ilk beytin iki dizesi birbiriyle kafiyelidir, sonraki beyitlerin yalnızca ikinci dizeleri bu kafiyeye uyar. Gazeli açan beyit matla, kapatan beyit makta adını alır. Şairin takma adının, mahlasının geçtiği beyit mahlas beytidir; genellikle makta ile aynıdır. En güzel beyte şah beyit ya da beytü'l-gazel denir.

Kaside aynı kafiye düzenini kullanır ama daha uzundur ve başka bir iş görür. Çoğunlukla Allah'ı, Peygamber'i ya da bir devlet büyüğünü övmek için yazılır. Bir kasidenin bölümleri vardır: şair bir tasvirle, bir bahar ya da kış manzarasıyla açar (nesib ya da teşbib), bir geçiş beytiyle övgüye girer (girizgâh), asıl övgüyü söyler (methiye), sonra kendini över (fahriye) ve bir dua ile bitirir. Kasideler çoğu zaman redifleriyle ya da tasvir ettikleri konuyla adlandırılır. Fuzûlî'nin, redifi «su» olan ünlü kasidesinin adı da buradan gelir.

Mesnevi, bu iki şeklin tersini yapar: her beyit kendi içinde kafiyelidir: aa, bb, cc. Bu serbestlik, şairin binlerce beyit boyunca uzun bir hikâye anlatmasını kolaylaştırır; kafiye her beyitte yenilendiği için şair tek bir kafiyeyi yüzlerce kez aramak zorunda kalmaz. Ansiklopedilere göre mesneviler genellikle aruzun kısa kalıplarıyla yazılmış ve dinî, tasavvufi, destansı, tarihî ya da öğretici konuları ve aşk hikâyelerini anlatmak için kullanılmıştır. Fuzûlî'nin Leylâ vü Mecnûn'u bu şeklin Türkçedeki en bilinen örneklerindendir.

Yaygın yanlış«Gazel yalnızca bir sevgiliye yazılan aşk şiiridir» diye düşünülür.
Doğrusu

Gazel aşkı merkezine alsa da şarabı, baharı, tasavvufu, dünyanın geçiciliğini, felsefi ve ahlaki düşünceleri de işler; Divan şairleri için bir düşünceyi en yoğun biçimde söylemenin şekliydi.

Ana anlatı — rubai, musammat ve bentli beyitler

Rubai, Arapçada «dörtlü» demektir ve dört dizelik bir şiirdir. Kafiye düzeni genellikle aaxa, bazen aaaa'dır. Rubainin kendine özgü aruz kalıpları vardır; ansiklopediler bu kalıpların yirmi dört ayrı biçimde gösterildiğini, ama aslında hepsinin tek bir rubai vezninden türediğini belirtir. Kısa ama yoğun bir şekildir; genellikle tek bir düşünceyi, bir hikmeti, bir tefekkürü dört dizede toplar.

Musammatlarda ise nazım birimi beyit değil, bent içindeki dizedir. Murabba, dörder dizelik bentlerden oluşur; musammat denen şekiller ailesinin en yaygınlarından biridir. Bentleri beşer dizeli olana muhammes, altışar dizeli olana müseddes denir.

Terkib-i bent ve terci-i bent ise daha büyük yapılardır. Nazım birimleri yine beyittir, ama beyitler aynı ölçüde ve kendi içinde kafiyeli bölümlerde, yani hanelerde toplanır; her hanenin sonuna bir ara beyit, vasıta beyti gelir. Fark bu ara beyittedir. Terci-i bentte vasıta beyti her hanenin sonunda aynen tekrarlanır; kelime zaten «geri çevirmek, tekrar etmek» demektir. Terkib-i bentte ise vasıta beyti her seferinde değişir; kelime «birleştirmek» anlamına gelir. Tanzimat şairi Ziya Paşa'nın bu iki şekilde yazdığı şiirler, bu şekillerin en bilinen Türkçe örnekleri arasındadır.

Yaygın yanlış«Rubai herhangi bir dörtlüktür» diye de düşünülür.
Doğrusu

Rubainin kendine özgü aruz kalıpları ve belirli bir kafiye düzeni vardır; halk şiirindeki bir dörtlük ya da bir murabbanın bir bendi rubai değildir.

Metin anı

Fuzûlî'nin en bilinen gazellerinden biri şöyle başlar:

Beni candan usandırdı, cefâdan yâr usanmaz mı?
Felekler yandı âhimden, murâdım şem'i yanmaz mı?

Sevgili beni candan usandırdı, o eziyetten usanmaz mı? Felekler ahımdan yandı, isteğimin mumu yanmaz mı? Gazel yedi beyit sürer ve şöyle biter:

Fuzûlî rind ü şeydâdır, her zaman halka rüsvâdır,
Sorun kim, bu ne sevdâdır, bu sevdâdan usanmaz mı?

Şimdi bu ünitenin ve önceki ünitelerin araçlarıyla bakalım. İlk beyit matladır: iki dizesi birbiriyle kafiyelidir. Son beyit maktadır ve şair adını orada verir: «Fuzûlî rind ü şeydâdır.» Mahlas beyti ile makta aynı beyittir.

Dize sonlarına bakalım: «usanmaz mı», «yanmaz mı», ve aradaki beyitlerde «sanmaz mı», «inanmaz mı», «uyanmaz mı», «bulanmaz mı», «utanmaz mı», sonunda yeniden «usanmaz mı». Önce redifi ayıralım: «-maz mı» her dizede aynı görevdedir, rediftir. Geriye «usan», «yan», «san», «inan», «uyan», «bulan», «utan» kalır; benzeşen «-an» sesleridir. Kafiye, iki sesin benzeştiği tam kafiyedir. Düzen aa, ba, ca'dır: bir gazel.

Şekil burada anlamı da taşır. Her beyit bir soruyla biter: usanmaz mı, yanmaz mı, utanmaz mı? Redif, bütün gazeli bir sorular dizisine çevirir. Beyitler birbirinden bağımsız birer resim çizer, ama hepsi aynı cevapsız soruyla kapanır. Son beyitte soru kendine döner: bu sevdadan usanmaz mı? Gazel, sevgilinin usanmamasından yakınarak başlar, şairin kendi usanmamasıyla biter. Şekil, bu dönüşü bir halka gibi kapatır.

Cevap ve bağlantı

Divan şiirinin başlıca şekillerinde gazel ve kaside aa, ba, ca düzenini kullanır; gazel kısa ve lirik, kaside uzun ve çoğunlukla övgü amaçlıdır. Mesnevi her beyti kendi içinde kafiyeleyerek (aa, bb, cc) uzun hikâyelere imkân verir. Rubai kendine özgü kalıplarıyla dört dizelik yoğun bir düşünce sunar; murabba dörder dizelik bentlerden oluşur; terkib-i bent ve terci-i bent haneleri vasıta beyitleriyle birbirine bağlar.

Şekil yalnızca bir dış kalıp değildir. Fuzûlî'nin gazelinde redifin sorusu bütün şiiri taşır ve matla ile makta arasında bir halka kurar.

Kapanış kancası

Fuzûlî gazellerini aruzla ve beyitlerle yazarken, aynı yüzyıllarda Anadolu'nun köylerinde ve yaylalarında sazıyla dolaşan âşıklar başka bir şekli seçmişti: heceyle ölçülen, dörtlüklerle kurulan, sonu bir redifle dönen şiirler. Karacaoğlan'ın koşmalarını gördük. Halk şiirinin şekilleri de kendi içinde bir aile oluşturur. Bir sonraki ünite, koşmadan maniye, halk şiirinin nazım şekillerine bakıyor.

Özet kartı

  1. Gazel ve kaside aa, ba, ca düzeninde kafiyelenir; gazel kısa ve lirik, kaside uzun ve çoğunlukla övgü amaçlıdır.
  2. Gazeli açan beyit matla, kapatan beyit makta, şairin adını taşıyan beyit mahlas beytidir.
  3. Mesnevi her beyti kendi içinde kafiyeli (aa, bb, cc) şekildir ve uzun hikâyeler için elverişlidir.
  4. Rubai kendine özgü aruz kalıplarıyla yazılan dört dizelik şiirdir; murabba dörder dizelik bentlerden oluşur.
  5. Terkib-i bentte vasıta beyti her hanede değişir, terci-i bentte aynen tekrarlanır.

Kavram sözlüğü

TürkçeİngilizceKısa tanım
GazelGhazalAa, ba, ca düzeninde kafiyelenen kısa lirik şiir
KasideQasidaGazel düzeninde, daha uzun, övgü amaçlı ve bölümlü şiir
MesneviMasnaviHer beyti kendi içinde kafiyeli, uzun hikâyelere elverişli şekil
RubaiQuatrainKendine özgü aruz kalıplarıyla yazılan dört dizelik şiir
MurabbaMurabbaDörder dizelik bentlerden oluşan musammat türü
Terkib-i bentTerkib-i bentHaneleri her seferinde değişen vasıta beyitleriyle bağlanan şiir

Ünite quizi

  1. (Kazanım 1) Gazel ile kaside aynı kafiye düzenini kullanır. Onları birbirinden ayıran nedir?
  2. (Kazanım 1) Mesnevinin kafiye düzeni nedir ve bu düzen neden uzun hikâyeler anlatmaya elverişlidir?
  3. (Kazanım 2) Terkib-i bent ile terci-i bent arasındaki fark nedir? Adları bu farkı nasıl yansıtır?
  4. (Kazanım 3) Dize sonları aa, bb, cc, dd düzeninde kafiyelenen uzun bir şiir hangi nazım şekliyle yazılmış olabilir? Aa, xa düzeninde dört dizelik bir şiir hangisiyle?
  5. (Kazanım 4) Fuzûlî'nin «Beni candan usandırdı» gazelinde matla, makta, redif ve kafiyeyi gösterin. Redif bu gazele nasıl bir anlam bütünlüğü kazandırır?

Cevaplar

  1. Kaside daha uzundur, çoğunlukla Allah'ı, Peygamber'i ya da bir devlet büyüğünü övmek amacıyla yazılır ve nesib, girizgâh, methiye, fahriye ve dua gibi bölümlerden oluşur. Gazel ise kısadır ve aşk, şarap, bahar, tasavvuf gibi lirik konuları işler.
  2. Aa, bb, cc düzenindedir: her beyit kendi içinde kafiyelidir. Kafiye her beyitte yenilendiği için şair tek bir kafiyeye bağlı kalmaz ve binlerce beyit boyunca hikâyeyi rahatça sürdürebilir.
  3. İkisi de hanelerden ve her hanenin sonuna gelen vasıta beyitlerinden oluşur. Terci-i bentte vasıta beyti her hanede aynen tekrarlanır; «terci» tekrar etmek demektir. Terkib-i bentte vasıta beyti her seferinde değişir; «terkib» birleştirmek demektir.
  4. Aa, bb, cc, dd düzenindeki uzun bir şiir büyük olasılıkla mesnevidir. Aa, xa düzeninde dört dizelik bir şiir ise, kendine özgü aruz kalıbıyla yazılmışsa, bir rubaidir.
  5. Matla ilk beyittir: «Beni candan usandırdı ... / Felekler yandı ...»; iki dizesi kafiyelidir. Makta son beyittir ve şairin mahlası orada geçer: «Fuzûlî rind ü şeydâdır ...». Redif «-maz mı»dır; kafiye «usan, yan, san, inan, uyan, bulan, utan» kelimelerindeki «-an» sesleridir, tam kafiyedir. Redif her beyti bir soruyla bitirir; gazel sevgilinin usanmamasından yakınarak başlar, şairin kendi usanmamasını sorarak biter ve bir halka gibi kapanır.

Okuma

  • Fuzûlî, «Beni candan usandırdı» gazeli. Bütün beyitlerde redifi ve kafiyeyi işaretleyin; her beytin hangi soruyla bittiğine bakın.
  • Fuzûlî'nin redifi «su» olan kasidesinden birkaç beyit. Kasidenin redifinin bütün şiiri nasıl bir araya bağladığını gözleyin.
  • Uzun'un «Terciibend» ve Çiçekler'in «Mesnevi» maddeleri (TDV İslâm Ansiklopedisi). İki şeklin tarihini ve Türk edebiyatındaki başlıca örneklerini görmek için.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Video akışı

  • 0:00–0:50 Soğuk açılış: yalnız kafiye harflerinden oluşan üç sütun belirir: aa/ba/ca, aa/bb/cc, aa/xa. Her sütunun üstünde bir soru işareti; sonra sırayla «gazel», «mesnevi», «rubai» etiketleri yanar.
  • 0:50–1:15 Büyük soru: bir divan kitabının sayfaları hızla çevrilir; farklı şekiller farklı düzenlerde görünür.
  • 1:15–2:00 Bağlam: önceki ünitenin kafiye şemaları kısaca belirir; ardından şekil adları, nazım birimlerine göre beyit ve bent simgelerinin altına dizilir.
  • 2:00–5:00 Ana anlatı — beyitle kurulan şekiller: yedi beyitlik bir gazel sayfaya iner; açılış ve kapanış beyitleri «matla» ve «makta» diye işaretlenir. Ardından uzun bir kaside şeridi beş renkli bölüme ayrılır. Sonra bir mesnevi, her beyti ayrı renkte, uzun bir yol gibi ilerler.
  • 5:00–7:00 Ana anlatı — dörtlük ve bent: dört dizelik bir rubai, üç dizesi aynı renkte; ardından dörder dizeli bentler; en sonda haneler arasına yerleşen vasıta beyitleri. Terci-i bentte hep aynı beyit, terkib-i bentte her seferinde farklı bir beyit yanar.
  • 7:00–9:30 Metin anı: bir mum ve yanan bir ah dumanı; dizeler ekrana gelir. Bütün dize sonlarında «-maz mı» aynı renkte, «-an» sesleri ikinci bir renge bürünür. Son beyitte «Fuzûlî» adı altın rengiyle belirir ve ilk beyitle bir halka çizilir.
  • 9:30–10:10 Cevap ve kapanış: divan sayfası yavaşça bir yayla manzarasına açılır; bir âşık silüeti sazıyla yürür.

Anlatıcı açılışı bir bilmece sorar gibi, şekilleri sakin ve düzenli, Fuzûlî'nin gazelini ise her beytin sonundaki soruyu belirgin bırakarak, yanık ve ağırbaşlı bir tonla okur.

Telaffuz

  • Gazel: «ga-ZEL». Kaside: «ka-Sİ-de». Mesnevi: «mes-ne-Vİ». Rubai: «ru-bâ-λ. Terkib-i bent: «ter-Kİ-bi BENT». Terci-i bent: «ter-CÎ-i BENT». Vasıta beyti: «VÂ-sı-ta bey-Tİ».
  • Nesib: «ne-SÎB». Girizgâh: «gi-riz-GÂH». Methiye: «med-hi-YE». Fahriye: «fah-ri-YE».
  • Hâfız: «HÂ-fız». Leylâ vü Mecnûn: «ley-L vü mec-NÛN». Rind ü şeydâ: «RİN-dü şey-D». Rüsvâ: «rüs-V».
  • Halûk İpekten: «ha-LÛK i-pek-TEN». Hüseyin Elmalı: «hü-se-YİN el-ma-LI». Mustafa Çiçekler: «mus-TA-fa çi-çek-LER».