Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Serbest şiir, düzenli ölçüye ve kafiyeye bağlı olmayan, ritmini konuşma akışından ve kendi araçlarından alan şiirdir.
- Whitman 1855'te Leaves of Grass'la serbest şiirin en güçlü İngilizce örneklerini verdi; «vers libre» terimi 1886'da Fransa'da doğdu.
- Eliot 1917'de vers libre'yi olumsuzlamalarla tanımladı ve en serbest şiirin arkasında bile bir ölçünün hayaletinin durması gerektiğini söyledi.
- Serbest şiirde ritmi tekrar ve anafora, koşutluk, dize kırılması ve dize uzunluklarının değişimi kurar.
- Orhan Veli'nin «Tren Sesi» şiiri ölçü ve kafiye olmadan, dize kırılmaları ve koşutluklarla bir ağıt ritmi kurar.
Kazanımlar
- Serbest şiiri tanımlayabilir ve onu hem ölçülü şiirden hem düzyazıdan ayıran özellikleri açıklayabilir.
- Serbest şiirin Batı'daki doğuşunu Whitman, Fransız vers libre'si ve Eliot'ın değerlendirmesi üzerinden anlatabilir.
- Ölçüsüz bir şiirde ritmi kuran başlıca araçları, yani tekrarı, koşutluğu ve dize kırılmasını örnekler üzerinde gösterebilir.
- Orhan Veli'nin «Tren Sesi» şiirinde ritmin ölçü ve kafiye olmadan nasıl kurulduğunu çözümleyebilir.
Video metni
Soğuk açılış
1855'te Amerika'da bir şair, kendi parasıyla ince bir kitap bastırır. Kitabın ilk dizesi, o zamana kadar şiirin nasıl olması gerektiğine dair bütün beklentileri boşa çıkarır:
«I celebrate myself, and sing myself.» Kendimi kutluyorum ve kendimi söylüyorum.
Ne bir ölçü kalıbı vardır ne kafiye. Dizeler kimi zaman bir soluk kadar kısa, kimi zaman bir paragraf kadar uzundur. Şairin adı Walt Whitman, kitabın adı Leaves of Grass, yani «Çimen Yaprakları». Ölümüne kadar bu kitabı genişletip yeniden basacak ve sonraki yüzyılda «serbest şiirin babası» diye anılacaktır.
Büyük soru
Hece saymadan, uzun kısa tartmadan, kafiye kurmadan yazılan bir şiirin ritmi nereden gelir? Serbest şiir gerçekten serbest midir?
Bağlam
Önceki iki ünitede şiirin iki büyük ölçüsünü gördük: heceleri sayan hece ölçüsü ve uzun kısa heceleri tartan aruz. Aruzun ünitesini, ikisini birden bırakan bir kuşağı haber vererek kapatmıştık. Türkiye'de bu kuşağın simgesi 1941'de yayımlanan Garip'tir; kitabın önsözünü edebiyatın ne olduğunu tartıştığımız ünitede okumuştuk. Ansiklopediler de 1940'tan sonra gelen neslin vezin ve kafiyeyi şiir için gereksiz saydığını ve hece ölçüsünün bundan sonra eski önemini yitirdiğini not eder.
Bu ünite o önsözün tartışmasını tekrarlamıyor. Onun bıraktığı soruyla ilgileniyor: ölçü bırakıldığında, şiiri şiir yapan ses nerede yaşamaya devam eder?
Ana anlatı — ölçüden kurtulmak
Serbest şiirin kökleri tek bir yere çıkmaz. Ansiklopediler, bugün serbest şiirde tanıdığımız türden bir tonlamanın en azından Kitab-ı Mukaddes'teki eski İbranice mezmurlara kadar izlenebileceğini belirtir. On dokuzuncu yüzyılda Whitman, İngilizcede bu sesin en güçlü örneklerini verdi.
Bugün kullandığımız terim ise Fransızcadan gelir: vers libre, yani serbest dize. 1886'da Fransa'da, Gustave Kahn'ın kurduğu La Vogue dergisinin çevresinde biçimlenen bu şiir, Rimbaud, Verlaine, Mallarmé ve Laforgue gibi şairlerin denemeleriyle güçlendi. Terimi Kahn'ın bulduğu yaygın olarak kabul edilir. Fransız vers libre'si, yirminci yüzyılın başında İngiliz ve Amerikan şiirine geçti ve modern şiirin ana akımlarından birine dönüştü.
Ama yeni biçim, kendi içinde bir tartışmayı da taşıyordu. 1917'de genç T. S. Eliot, «Reflections on Vers Libre» başlıklı yazısında vers libre'yi ancak olumsuzlamalarla tanımlayabildiğini söyledi: düzen yokluğu, kafiye yokluğu, ölçü yokluğu. Sonra şaşırtıcı bir sonuca vardı: vers libre bir özgürlük çağrısıdır, ama sanatta özgürlük yoktur. Eliot'a göre en «serbest» şiirin arkasında bile basit bir ölçünün hayaleti saklanmalıydı:
the ghost of some simple metre should lurk behind the arras in even the 'freest' verse
«En "serbest" şiirde bile, perdenin ardında basit bir ölçünün hayaleti gizlenmelidir.» Eliot'a göre özgürlük, ancak yapay bir sınırın zemini önünde göründüğünde gerçek özgürlüktür.
Yaygın yanlış«Serbest şiir, düzyazının satırlara bölünmüş hâlidir» diye düşünülür.
Serbest şiir ölçü ve kafiye bırakır ama ritmi bırakmaz. Tekrarlar, koşut yapılar, dize kırılmaları ve dize uzunluklarındaki değişim, düzyazıda bulunmayan bir ses düzeni kurar.
Yaygın yanlış«Serbest şiirde hiçbir kural yoktur» diye de düşünülür.
Eliot'ın dediği gibi serbest şiirin arkasında bile bir ölçünün hayaleti durur; iyi bir serbest şiir, her şiir için yeniden kurulan kendi kurallarıyla yazılır.
Ana anlatı — ritmi taşıyan araçlar
Ölçü bırakıldığında ritim başka araçlara emanet edilir. Bunların en eskisi tekrardır. Whitman'ın dizelerinin büyük bölümü aynı kelimeyle başlar: «I». Ben kutluyorum, ben söylüyorum, ben geziniyorum, ben yaslanıyorum. Dize başlarında bir kelimenin ya da kelime öbeğinin tekrarlanmasına anafora denir. Anafora, bir davul vuruşu gibi, her dizenin başında dinleyiciye nerede olduğunu hatırlatır.
İkinci araç koşutluktur: aynı dil bilgisi yapısının art arda kullanılması. «Bir aşağı, bir yukarı», «ne ... ne de ...», «iki gözüm, iki çeşme». Koşut yapılar dizeleri birbirine bağlar ve okurun kulağında bir denge kurar. Mezmurların ritmi de büyük ölçüde bu tür koşut dizelerden gelir.
Üçüncü araç dize kırılmasıdır. Ölçülü şiirde dize ölçü dolduğunda biter. Serbest şiirde ise şair dizenin nerede biteceğine kendisi karar verir. Bir cümleyi iki dizeye bölmek, tek bir kelimeyi yalnız bir satıra koymak, okuru o kelimede bekletir. Beyaz sayfa da bir ses taşır: satır sonundaki boşluk, konuşmadaki bir susuş gibi çalışır.
Bunlara dize uzunluklarının değişimini, konuşmanın doğal vurgularını ve seslerin yinelenmesini de ekleyebiliriz. Serbest şiirin ritmi bu yüzden bir kalıptan değil, bu araçların her şiirde yeniden kurulan dengesinden doğar.
Metin anı
Garip'in şairlerinden Orhan Veli'nin kısa bir şiiri, «Tren Sesi»:
Garîbim;
Ne bir güzel var avutacak gönlümü,
Bu şehirde,
Ne de bir tanıdık çehre;
Bir tren sesi duymaya göreyim,
İki gözüm,
İki çeşme.
Şiirde bir ölçü kalıbı yoktur; dizeler üç heceden on iki heceye kadar değişir. Kafiye de yoktur. Ama şiir bir türkü gibi akar. Ritmini kuran araçları tek tek bulalım.
İlk dize tek bir kelimedir: «Garîbim». Noktalı virgülle biter ve okuru bekletir. Bir dize kırılmasıyla kurulan bu bekleyiş, bütün şiirin duygusunu taşır: yabancılık, yalnızlık.
Sonra bir koşutluk gelir: «Ne bir güzel var ... / Ne de bir tanıdık çehre». Arasına «Bu şehirde» diye kısa bir dize girer. Uzun, kısa, orta: dizelerin uzunluğu bir nefes gibi genişleyip daralır.
Beşinci dize şiirin en uzun dizelerinden biridir ve bir koşulu kurar: «Bir tren sesi duymaya göreyim». Okur cümlenin nasıl biteceğini bekler. Cevap iki kısa dizede gelir: «İki gözüm, / İki çeşme.» Burada bir anafora da vardır, «iki» kelimesinin tekrarı; ve bir koşutluk: iki kelimelik iki dize, biri öbürünün aynası. Gözler çeşmeye benzetilmiş, ama «gibi» kullanılmamıştır; önceki derste gördüğümüz yapıyla söylersek, bir teşbih-i beliğ.
Şiirin sonu ayrıca halk şiirinin sesini de taşır. Gözyaşını akan bir suya, bir çeşmeye bağlamak, türkülerin ve ağıtların tanıdık bir söyleyişidir; iki kısa dize de bir türkü kavuştağı kadar yalın ve tekrarlıdır. Orhan Veli ölçüyü bırakmış, ama halk şiirinin söyleyişini bırakmamıştır. Eliot'ın hayaleti burada bir türkünün sesi olarak perdenin arkasında durur.
Cevap ve bağlantı
Serbest şiirin ritmi bir ölçüden değil, her şiirde yeniden kurulan araçlardan gelir: tekrar ve anafora, koşut yapılar, dize kırılmaları, dize uzunluklarının değişimi ve beyaz sayfanın susuşları. Serbest şiir bu yüzden düzyazının satırlara bölünmüş hâli değildir; ama tamamen kuralsız da değildir. Eliot'ın deyişiyle, en serbest şiirin arkasında bile bir ölçünün hayaleti durur.
«Tren Sesi» bunu yedi dizede gösterir. Tek kelimelik bir açılış, bir «ne ... ne de» koşutluğu, uzun bir koşul dizesi ve iki kelimelik iki dizenin yankısı, ölçü ve kafiye olmadan bir ağıt kurar.
Kapanış kancası
«Tren Sesi»nin sonuna bir kez daha kulak verin: «çehre» ve «çeşme». İki kelime aynı sesle başlar ve aynı sesle biter. Bu bir kafiye mi, yoksa rastlantı mı? Kafiye, dizelerin sonlarında hangi seslerin ne kadar örtüştüğüne göre farklı adlar alır. Bir sonraki ünite, kafiyenin türlerine ve kafiyeden sonra gelen tekrar, yani redif üzerine.
Özet kartı
- Serbest şiir, düzenli ölçüye ve kafiyeye bağlı olmayan, ritmini konuşma akışından ve kendi araçlarından alan şiirdir.
- Whitman 1855'te Leaves of Grass'la serbest şiirin en güçlü İngilizce örneklerini verdi; «vers libre» terimi 1886'da Fransa'da doğdu.
- Eliot 1917'de vers libre'yi olumsuzlamalarla tanımladı ve en serbest şiirin arkasında bile bir ölçünün hayaletinin durması gerektiğini söyledi.
- Serbest şiirde ritmi tekrar ve anafora, koşutluk, dize kırılması ve dize uzunluklarının değişimi kurar.
- Orhan Veli'nin «Tren Sesi» şiiri ölçü ve kafiye olmadan, dize kırılmaları ve koşutluklarla bir ağıt ritmi kurar.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Serbest şiir | Free verse | Düzenli ölçü ve kafiyeye bağlı olmayan şiir |
| Vers libre | Vers libre | 1886'da Fransa'da doğan serbest dize biçimi |
| Anafora | Anaphora | Dize ya da cümle başlarında aynı kelimenin tekrarı |
| Koşutluk | Parallelism | Aynı dil bilgisi yapısının art arda yinelenmesi |
| Dize kırılması | Line break | Şairin dizeyi bilinçli olarak nerede bitireceğine karar vermesi |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Serbest şiir ile düzyazıyı ayıran nedir? Bir metni satırlara bölmek onu serbest şiir yapar mı?
- (Kazanım 2) Eliot «Reflections on Vers Libre»de vers libre'yi nasıl tanımladı ve «ölçünün hayaleti» sözüyle ne demek istedi?
- (Kazanım 3) Whitman'ın dizelerindeki «I» tekrarı hangi araca örnektir? Bu araç şiire ne katar?
- (Kazanım 3) Dize kırılması serbest şiirde neden önemlidir? Ölçülü şiirde dize nerede biter?
- (Kazanım 4) Orhan Veli'nin «Tren Sesi» şiirinde ritmi kuran üç aracı örnekleriyle gösterin.
Cevaplar
- Serbest şiir ölçü ve kafiye bırakır ama ritmi bırakmaz: tekrarlar, koşut yapılar, dize kırılmaları ve dize uzunluklarının değişimi düzyazıda bulunmayan bir ses düzeni kurar. Bir metni satırlara bölmek onu şiir yapmaz; bölmeler ritmi ve anlamı taşıyacak biçimde kurulmalıdır.
- Vers libre'yi ancak olumsuzlamalarla, düzen, kafiye ve ölçü yokluğu olarak tanımlayabildiğini söyledi ve sanatta özgürlük olmadığını ileri sürdü. «Ölçünün hayaleti» sözüyle en serbest şiirin arkasında bile basit bir ölçünün saklanması gerektiğini, özgürlüğün ancak yapay bir sınırın zemininde görünür olduğunu anlattı.
- Anaforaya, yani dize başlarında aynı kelimenin tekrarlanmasına örnektir. Her dizenin başında dinleyiciye nerede olduğunu hatırlatır, bir davul vuruşu gibi ritim kurar ve şiirin «ben» merkezini vurgular.
- Serbest şiirde dizenin nerede biteceğine ölçü değil şair karar verir. Dize sonu okuru belli bir kelimede bekletir, bir susuş yaratır ve anlamı vurgular. Ölçülü şiirde ise dize, ölçü kalıbı dolduğunda biter.
- Dize kırılması: tek kelimelik ilk dize «Garîbim;» okuru bekletir. Koşutluk: «Ne bir güzel var ... / Ne de bir tanıdık çehre» ve «İki gözüm, / İki çeşme». Tekrar ve dize uzunluğu: «iki» kelimesinin iki dize başında yinelenmesi ile uzun koşul dizesinden sonra gelen iki kısa dize bir nefes gibi daralıp genişleyen bir ritim kurar.
Okuma
- Orhan Veli Kanık, «Tren Sesi», «Kuş ve Bulut», «Yol Türküleri». Üç şiirde dize kırılmalarını işaretleyin; «Yol Türküleri»nde serbest dizelerle türkü dizelerinin nasıl yan yana durduğuna bakın.
- Walt Whitman, «Song of Myself», ilk bölüm (Leaves of Grass). İngilizce ya da Türkçe bir çeviride dize başlarındaki tekrarları sayın.
- T. S. Eliot, «Reflections on Vers Libre» (1917). İngilizce kısa bir deneme; Eliot'ın vers libre'yi hangi üç yoklukla tanımladığını not edin.