Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Oyun metni iki katmandan oluşur: sahnede söylenen diyalog ve sahnede söylenmeyen sahne yönergeleri.
- Kış Masalı'ndaki «Exit, pursued by a bear» yönergesi, metnin sahneye nasıl açık bir soru bırakabildiğini gösterir.
- Aristoteles gösteriyi tragedyanın en az sanatsal öğesi sayar ve tragedyanın gücünün temsil olmadan da hissedilebileceğini söyler.
- Orta oyununun yazılı metni yoktur; oyuncular zihinlerindeki bir taslak üzerinde doğaçlama konuşur.
- Şinasi'nin Şair Evlenmesi (1859) Batılı tarzda ilk Türk tiyatro eseridir ve geleneksel tiyatrodan beslenerek yazılmıştır.
Kazanımlar
- Bir oyun metninin diyalog ve sahne yönergesinden oluşan iki katmanını tanımlayabilir.
- Oyun metninin sahneden bağımsız okunup okunamayacağı tartışmasını Aristoteles'in görüşüyle ilişkilendirebilir.
- Yazılı metni olmayan bir tiyatro geleneği olarak orta oyununu açıklayabilir ve Şair Evlenmesi'nin yerini gösterebilir.
- Kısa bir sahne yönergesinin okur ve sahne için yarattığı soruları örnekle tartışabilir.
Video metni
Soğuk açılış
Bohemya'da ıssız bir deniz kıyısı. Fırtına yaklaşıyor. Sicilya sarayından bir soylu, Antigonus, kucağındaki bebeği kayaların arasına bırakıyor. Kralın emriyle, bebeği kaderine terk etmek zorunda. Vedalaşıyor, uzaktan bir gürültü duyuyor ve son sözlerini söylüyor. Sonra metinde, köşeli parantez içinde, dört sözcük geliyor:
Exit, pursued by a bear.
«Çıkar, peşinde bir ayı.»
Shakespeare'in Kış Masalı'ndaki bu yönerge, İngiliz tiyatrosunun belki de en çok tartışılan sahne yönergelerinden biri. Çünkü dört sözcük, sahneye büyük bir soru bırakıyor: bu ayı nasıl gösterilecek?
Büyük soru
Bir tiyatro metni okunmak için mi, oynanmak için mi yazılır? Sayfadaki oyun, kendi başına tam bir eser midir, yoksa bir gösterinin tarifi mi?
Bağlam
Bir önceki ünitede anlatının hep bir anlatıcı gerektirdiğini gördük. Tiyatroda o anlatıcı yoktur. İki ünite önce Aristoteles'te gördüğümüz ikinci yol, yani anlatmak yerine sahnelemek, budur: olayları kimse bize aktarmaz, kişiler kendi sözleriyle var olur.
Ama bu, oyun metninin yalnızca konuşmalardan oluştuğu anlamına gelmez. Tiyatro metni, anlatıcının yokluğunu başka bir araçla telafi eder: sahne yönergeleriyle.
Ana anlatı — metnin iki katmanı
Bir oyun metnini açtığınızda iki tür yazı görürsünüz. Birincisi diyalogdur: karakterlerin söyleyeceği sözler. Bu sözler sahnede yüksek sesle söylenir; seyircinin duyduğu budur. İkincisi sahne yönergeleridir: kimin girip çıktığı, nerede durduğu, ne yaptığı, ortamın neye benzediği. Bunlar genellikle italik ya da parantez içinde yazılır ve sahnede hiç söylenmez; oyuncuya, yönetmene, sahne tasarımcısına verilmiş talimatlardır.
Kış Masalı'nın o sahnesinin başlığı bile bir yönergedir: «Bohemya. Denize yakın ıssız bir yer.» Seyirci bu cümleyi duymaz; ama bir dekor, bir ışık, bir ses onu sahneye taşımak zorundadır.
Okurun durumu tuhaftır. Seyirci yalnızca diyaloğu duyar, yönergeleri ise görür. Okur ise iki katmanı birden okur ve sahneyi kendi zihninde kurmak zorundadır. Bu yüzden oyun okumak, roman okumaktan farklı bir beceri ister: bir anlatıcının söyleyeceklerini, okur kendisi tamamlar.
Ana anlatı — sahnesiz tragedya mümkün mü?
Oyun metni sahnesiz eksik midir? Bu soru çok eski. Aristoteles Poetika'nın altıncı bölümünde tragedyanın öğelerini sayarken görsel gösteriyi, yani dekorları, kostümleri ve sahne düzenini sona koyar. Butcher'ın çevirisinde:
The Spectacle has, indeed, an emotional attraction of its own, but, of all the parts, it is the least artistic, and connected least with the art of poetry. For the power of Tragedy, we may be sure, is felt even apart from representation and actors.
«Gösterinin kendine özgü bir duygusal çekiciliği vardır elbette; ama bütün öğeler içinde en az sanatsal olanı ve şiir sanatıyla en az bağlantılı olanıdır. Çünkü tragedyanın gücü, emin olabiliriz ki, temsilden ve oyunculardan ayrı olarak da hissedilir.»
Aristoteles'e göre bir tragedyanın özü olay örgüsündedir; iyi kurulmuş bir hikâye okunduğunda bile korku ve acıma uyandırır. Ama bu görüş tiyatro tarihinin tamamını temsil etmez. Pek çok tiyatro insanı için metin, sahnede tamamlanan bir yarım eserdir.
Yaygın yanlış«Oyun metni, romana benzer bir okuma metnidir; sahne yalnızca süstür» ya da tam tersine «Sahne görülmeden oyun metni anlamsızdır» denir.
İki uç da eksiktir. Aristoteles tragedyanın gücünün okumada da hissedilebileceğini söyler; ama Kış Masalı'nın ayısı, bir metnin bazı anlamlarının ancak sahnede bir çözüme kavuşabileceğini gösterir. Oyun metni hem okunabilir bir edebî eserdir hem de bir gösterinin açık uçlu tarifidir.
Ana anlatı — yazısız tiyatro
Tiyatronun yazılı bir metin olmadan da var olabileceğini Türk seyirlik geleneği gösterir. İslâm Ansiklopedisi'ne göre orta oyununun yazılı bir metni yoktur. Konular ustadan çırağa geçerek tekrarlanır; başta oyunu yöneten Pîşekâr olmak üzere oyuncuların zihninde yalnızca bir «kanava», yani bir taslak bulunur. Sözler doğaçlama söylenir. Madde bu yüzden orta oyununun eylemden çok söyleşmeye dayandığını, bir «söz meydanı» olduğunun ileri sürülebileceğini söyler.
Batılı tarzda yazılmış ilk Türk tiyatro eseri ise bu geleneğin yanında doğdu. İslâm Ansiklopedisi'ne göre Şinasi'nin Şair Evlenmesi, 1859'un ilk aylarında saray tiyatrosunda oynanmak üzere yazıldı. Orta oyunu maddesi de Şinasi'nin bu oyunu geleneksel Türk tiyatrosundan hareketle kaleme aldığını belirtir. Yani Türk edebiyatında yazılı tiyatro, sözün doğaçlandığı bir sahne geleneğinden beslenerek başladı.
Metin anı
Kış Masalı'na dönelim. Antigonus bebeği kayaların arasına bıraktıktan sonra fırtınayı ve uzaktan gelen sesi fark eder. Son sözleri şunlardır:
A savage clamour!
Well may I get aboard! This is the chase:
I am gone for ever.
«Vahşi bir gürültü! Gemiye bir binebilsem! Bu bir av: sonsuza dek gittim ben.» Ve ardından yönerge gelir: Exit, pursued by a bear.
Bu satırlarda diyalog ile yönerge birbirini tamamlıyor. Diyalog, seyirciyi bir şeyin geldiğine hazırlıyor: «vahşi bir gürültü», «bu bir av». Yönerge ise o şeyin ne olduğunu yalnızca okura ve sahneyi kuracak olanlara söylüyor. Seyirci «ayı» sözcüğünü hiç duymaz; ayıyı ancak görür, ya da görmez.
Dört sözcük, bir yönetmene sayısız seçenek bırakır: kostümlü bir oyuncu, bir gölge, bir ses, karanlık bir sahne, belki de hiç görünmeyen bir hayvanın yalnızca kükremesi. Aynı sahne her yapımda başka türlü oynanır. Metin tek, gösteri sayısızdır. Tiyatro metninin özgünlüğü tam da budur: sayfadaki sözcükler, her sahnelemede yeniden yorumlanacak bir soru bırakır.
Cevap ve bağlantı
Bir tiyatro metni hem okunmak hem oynanmak için yazılır. Diyalog, sahnede duyulacak sesi; sahne yönergesi ise görülecek dünyayı tarif eder. Aristoteles tragedyanın gücünün okumada da hissedilebileceğini söyler, ama bazı yönergeler, Kış Masalı'nın ayısı gibi, ancak sahnede bir cevaba kavuşur.
Orta oyunu ise ölçeğin öbür ucunda durur: orada yazılı metin hiç yoktur, sahne her şeydir. Türk tiyatrosu, bu doğaçlama geleneğinin yanında, Şinasi'nin yazılı oyunuyla yeni bir yola girdi. Tiyatro, türler haritasında hem bir edebiyat türü hem de bir sahne sanatı olarak iki dünyaya birden ait olan tek köşedir.
Kapanış kancası
Şiir, anlatı ve tiyatro, üçlünün üç köşesiydi. Ama edebiyat kitaplarında bu üçüne sığmayan metinler de var: bir düşünceyi tartışan denemeler, gezi yazıları, mektuplar, anılar. Bunlar bir hikâye anlatmıyor, bir sahne kurmuyor; bir şey öğretmeye ya da düşündürmeye çalışıyor. Deneme edebiyat mıdır? Bir sonraki ünite öğretici metinlere bakıyor.
Özet kartı
- Oyun metni iki katmandan oluşur: sahnede söylenen diyalog ve sahnede söylenmeyen sahne yönergeleri.
- Kış Masalı'ndaki «Exit, pursued by a bear» yönergesi, metnin sahneye nasıl açık bir soru bırakabildiğini gösterir.
- Aristoteles gösteriyi tragedyanın en az sanatsal öğesi sayar ve tragedyanın gücünün temsil olmadan da hissedilebileceğini söyler.
- Orta oyununun yazılı metni yoktur; oyuncular zihinlerindeki bir taslak üzerinde doğaçlama konuşur.
- Şinasi'nin Şair Evlenmesi (1859) Batılı tarzda ilk Türk tiyatro eseridir ve geleneksel tiyatrodan beslenerek yazılmıştır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Oyun metni | Dramatic text | Sahnede oynanmak üzere yazılmış, diyalog ve yönergeden oluşan metin |
| Sahne yönergesi | Stage direction | Giriş çıkışları, hareketleri ve mekânı belirten, sahnede söylenmeyen açıklama |
| Diyalog | Dialogue | Karakterlerin sahnede yüksek sesle söylenen konuşmaları |
| Temsil | Performance | Bir oyunun sahnede oyuncular tarafından canlandırılması |
| Tuluat | Improvised theater | Yazılı metin olmadan bir taslak üzerinde doğaçlanan tiyatro |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Bir oyun metnindeki diyalog ile sahne yönergesi arasındaki fark nedir?
- (Kazanım 1) Seyircinin ve okurun oyun metniyle karşılaşmaları nasıl farklılaşır?
- (Kazanım 2) Aristoteles gösteriyi tragedyanın öğeleri arasında nereye koyar ve neden?
- (Kazanım 3) Orta oyunu hangi bakımdan yazılı tiyatrodan ayrılır ve Şair Evlenmesi bu geleneğin neresinde durur?
- (Kazanım 4) «Exit, pursued by a bear» yönergesi bir yönetmene hangi soruyu bırakır ve bu, tiyatro metninin doğası hakkında ne söyler?
Cevaplar
- Diyalog, karakterlerin sahnede yüksek sesle söyleyeceği sözlerdir; seyircinin duyduğu budur. Sahne yönergesi ise giriş çıkışları, hareketleri ve mekânı belirten, sahnede söylenmeyen açıklamadır; oyuncuya, yönetmene ve tasarımcılara verilmiş talimattır.
- Seyirci diyaloğu duyar, yönergelerin karşılığını ise sahnede görür; yönergelerin kendisini hiç okumaz. Okur iki katmanı birden okur ve sahneyi kendi zihninde kurmak zorundadır; anlatıcının yapacağı işi kendisi tamamlar.
- Gösteriyi en sona koyar ve en az sanatsal, şiir sanatıyla en az bağlantılı öğe sayar. Ona göre tragedyanın özü olay örgüsündedir ve tragedyanın gücü temsilden ve oyunculardan ayrı olarak, okunduğunda da hissedilebilir.
- Orta oyununun yazılı bir metni yoktur; oyuncular zihinlerindeki bir «kanava» üzerinde sözlerini doğaçlar ve konular ustadan çırağa aktarılır. Şair Evlenmesi Batılı tarzda yazılmış ilk Türk tiyatro eseridir, ama geleneksel Türk tiyatrosundan hareketle kaleme alınmıştır.
- Ayının sahnede nasıl gösterileceği sorusunu bırakır: kostümlü bir oyuncu, bir gölge, bir ses ya da hiç görünmeyen bir hayvan. Bu, tiyatro metninin tek ama sahnelemelerin sayısız olduğunu; metnin bazı anlamlarının ancak her yapımda yeniden kurulan bir yorumla tamamlandığını gösterir.
Okuma
- Shakespeare, Kış Masalı, III. perde, 3. sahne. Türkçe bir çeviride sahneyi okuyun, sonra ayının sahnede nasıl gösterilebileceğine dair üç farklı çözüm düşünün.
- Şinasi, Şair Evlenmesi. Kısa bir oyun; sadeleştirilmiş bir baskıda okuyup sahne yönergelerinin ne kadar ayrıntılı olduğuna bakın.
- Aristoteles, Poetika, VI. bölüm. Tragedyanın altı öğesini sırasıyla not edin.