Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Çeviri okurken yazarın yanında bir kişiyi daha, çevirmeni okuruz; her çeviri bir yorumdur.
- İlahi Komedya Türkçeye 1932'den 1998'e kadar en az dört çevirmen tarafından farklı biçimlerde aktarıldı.
- Çevirmenin ilk kararı ölçü ve uyak ile anlam arasındadır; Dante'nin üçlük uyağı çoğu çeviride feda edilir.
- Çeviri seçerken çevirmen adına, kaynak dile (aracı dil mi?), tarihe, not ve önsöze bakılır; birkaç çevirinin ilk sayfası yan yana okunur.
- Çevirmen notu metnin yorumunu biçimlendirir; Teksoy'un «otuz beş yaş» notu Tarancı'nın şiirinde de yankılanan bir okumadır.
Kazanımlar
- Bir çevirinin kaynak metinden neyi koruyup neyi feda ettiğini somut dizeler üzerinden gösterebilir.
- Bir çeviriyi seçerken çevirmen, kaynak dil, tarih ve not düzeni gibi ölçütleri kullanabilir.
- Aracı dilden yapılan çeviri ile kaynak dilden yapılan çeviri arasındaki farkı açıklayabilir.
- Bir çevirmen notunun metnin yorumunu nasıl etkilediğini değerlendirebilir.
Video metni
Soğuk açılış
Aynı üç dize, dört ayrı biçimde. Birinde şair «bu ölümlü hayatımızın ortasında» kasvetli bir korudadır. Bir başkasında «hayatımızın yolculuğunun ortasında» karanlık bir ormanda. Bir Türkçesinde «yaşam yolumuzun ortasında». Hepsi aynı adamın, Dante'nin, yedi yüz yıl önce İtalyanca yazdığı ilk üçlükten doğuyor. Ve hepsi farklı.
Türkçe okuyan biri Dante'yi, Tolstoy'u, Homeros'u, Cervantes'i büyük olasılıkla bir çeviriden okuyacak. Okur o çeviriyi okurken, farkında olsun ya da olmasın, yazarın yanında bir kişiyi daha okuyor: çevirmeni.
Büyük soru
Hangi çeviriyi seçmeli? Ve bir çeviri, aslından neyi taşıyabilir, neyi yolda bırakmak zorundadır?
Bağlam
İlahi Komedya'nın Türkçedeki serüveni bu soruyu somutlaştırıyor. Eserin Cehennem bölümü 1932'de Rıfkı Ragıp tarafından çevrildi. 1938'de Hamdi Varoğlu'nun çevirisi çıktı. Eserin tamamını 1950'lerin ortasında Feridun Timur Türkçeye aktardı. 1998'de Rekin Teksoy, eseri aslındaki gibi dizelere bölerek yeniden çevirdi.
Altmış altı yıl, dört çevirmen, dört farklı Türkçe. Bir Türk okur «Dante'yi okudum» dediğinde, aslında bunlardan birini okumuştur. Hangisi olduğu, okuduğu şeyi değiştirir.
Ana anlatı — ölçü mü, anlam mı?
Dante İlahi Komedya'yı üçlüklerle yazdı: üç dizelik bentler, ve her bentteki orta dizenin uyağı bir sonraki bendin ilk ve son dizesinde yankılanır. Bu zincirleme uyak düzeni, yani üçlük uyak, şiiri bir yürüyüş gibi ileri iter. Bir çevirmenin ilk kararı budur: bu düzeni korumaya çalışacak mı, yoksa anlamı öne mi alacak?
Uyağı korumak isteyen çevirmen, uyacak sözcükler bulabilmek için anlamı esnetmek zorunda kalır. Anlamı korumak isteyen çevirmen ise şiirin müziğinden vazgeçer. İki tercih de meşrudur, ama ikisi farklı bir Dante verir. İngilizcede bu tartışma iki yüz yıldır sürüyor, Türkçede de aynı biçimde yaşanıyor: düzyazı çeviriler içeriği eksiksiz aktarır ama bir şiir okuduğumuzu unuttururlar; dizeli çeviriler şiiri hatırlatır ama her dizede küçük kararlar verir.
Yaygın yanlış«En iyi çeviri kelimesi kelimesine çeviridir» diye düşünülür.
Kelimesi kelimesine çeviri bir dilin söz dizimini öbür dile zorla taşır ve çoğu zaman ne anlamı ne sesi korur. Her çeviri bir yorumdur; iyi çeviri, neyi neden seçtiğinin farkında olan çeviridir.
Ana anlatı — çeviri seçmenin ölçütleri
Bir kitapçıda aynı klasiğin beş farklı çevirisiyle karşılaştığınızda neye bakmalısınız? Önce çevirmenin adına. Kapakta ya da iç kapakta çevirmen adı yoksa, o kitabı rafa geri koymak için bu bile yeterli bir sebeptir. Sonra çevirinin hangi dilden yapıldığına. Bir Rus romanının Rusçadan mı, yoksa Fransızca ya da İngilizce bir çeviriden mi Türkçeye aktarıldığı çok şey değiştirir; ikinci durumda bir çevirmenin tercihlerinin üstüne bir başkasınınkiler eklenir.
Yaygın yanlış«Aracı dilden yapılmış çeviri her zaman kötüdür» denir.
Kaynak dilden çevirecek çevirmenin bulunmadığı dönemlerde birçok klasik Türk okura aracı dillerden ulaştı ve bu çevirilerin bir kısmı hâlâ değerlidir. Sorun aracı dilin kendisi değil, okurun bunu bilmemesidir; iyi bir baskı bunu açıkça yazar.
Üçüncü ölçüt tarihtir. Altmış yıl önceki bir çevirinin Türkçesi bugün eskimiş gelebilir, ama bazen yeni çeviriler de acelecidir. Dördüncüsü not ve önsözdür. İyi bir çevirmen yalnızca çevirmez; neyi neden öyle çevirdiğini, bilinmesi gereken bağlamı sayfa altında ya da sonunda söyler. Ve son ölçüt en basiti: birkaç çevirinin aynı sayfasını, tercihen ilk sayfasını, yan yana okuyun. Hangisinin sesi size geliyorsa, kitabı o çeviriyle bitirme olasılığınız daha yüksektir.
Ana anlatı — not da bir çeviridir
Çevirmen notu masum bir ek değildir; okuduğumuz metni biçimlendirir. Teksoy'un çevirisinde ilk dizenin altında kısa bir not var: Dante'ye göre insan yaşamı en yüksek noktası otuz beş yaş olan bir yay çizer. Bu tek not, «yaşam yolumuzun ortası» ifadesini bir mecazdan somut bir tarihe çevirir: şair otuz beş yaşındadır.
Bu yorum Türk şiirine de geçti. Cahit Sıtkı Tarancı'nın tanınmış bir şiiri, Dante'nin bu dizesine açık bir göndermeyle açılır:
Yaş otuz beş yolun yarısı eder
Dante gibi ortasındayız ömrün
Bir çevirmenin notu, bir şairin bir dizesi, bir okurun kafasındaki Dante: hepsi aynı ağdan geçiyor. Okuduğumuz çeviri, yalnızca bir metin değil, o metni çevreleyen yorumların da taşıyıcısıdır.
Metin anı
Şimdi dört sürümü yan yana okuyalım. Önce Dante:
Nel mezzo del cammin di nostra vita
mi ritrovai per una selva oscura,
ché la diritta via era smarrita.
1814'te İngiliz çevirmen Henry Francis Cary şöyle çevirdi:
In the midway of this our mortal life,
I found me in a gloomy wood, astray
Gone from the path direct: and e'en to tell
1867'de Amerikalı şair Longfellow ise şöyle:
Midway upon the journey of our life
I found myself within a forest dark,
For the straightforward pathway had been lost.
Ve Teksoy'un Türkçesi:
Yaşam yolumuzun ortasında
karanlık bir ormanda buldum kendimi,
çünkü doğru yol yitmişti.
Farkları yavaşça görelim. Cary «mortal», yani ölümlü sözcüğünü ekliyor; Dante'nin dizesinde bu sözcük yok. Cary'nin üçüncü satırı Dante'nin üçlüğüyle bitmiyor: aynı satırda bir sonraki cümle başlıyor, «and e'en to tell». Cary üçlükleri bırakıp uyaksız, kesintisiz akan dizelerle, yani blank verse ile çeviriyor; düzeni feda edip akıcılık kazanıyor. Longfellow dizeyi dizeye karşılıyor, hatta İngilizcenin olağan sırasını zorlayarak «a forest dark» diyor, çünkü İtalyancada sıfat addan sonra geliyor. Uyak ikisinde de yok.
Teksoy ise Türkçenin kendi sözdizimine yaslanıyor: «buldum kendimi» diyerek yüklemi öne alıyor, bir şiir tonu yakalıyor; «yitmişti» ile İtalyancadaki smarrita'nın, kaybolmuşluğun sesini arıyor. Uyağı o da feda ediyor ama dizeyi koruyor. Dört sürüm, dört ayrı karar. Hiçbiri Dante değil; hepsi Dante'ye açılan bir pencere.
Cevap ve bağlantı
Hangi çeviriyi seçmeli? Tek bir doğru cevap yok, ama iyi bir seçimin yolu var. Çevirmenin adını ve kaynak dili kontrol et; aracı dilden yapıldıysa bunu bil. Çevirinin tarihine ve dilinin sana nasıl geldiğine bak. Not ve önsöz var mı, bak; çünkü iyi bir çevirmen kararlarını açıklar. Ve birkaç çevirinin ilk sayfasını yan yana oku. Bu ünitede yaptığımız şey tam olarak buydu.
Türk okur için bunun bir anlamı daha var. Dünya edebiyatı Türkçeye çevirmenlerin emeğiyle geldi; Dante'nin tek bir kitabı için bile altmış altı yıla yayılan dört çevirmen gördük. Bir çeviriyi seçmek, o emeklerden birini seçmektir. Ve bazen en iyi seçim, iki çeviriyi birlikte okumaktır: biri anlamı, öbürü sesi taşır.
Kapanış kancası
Tarancı'nın dizesi bir yaşı ölçü alıyordu: otuz beş. Peki aynı kitabı yirmi yaşında ve otuz beş yaşında okuyan biri aynı kitabı mı okur? Dante değişmedi, Teksoy'un çevirisi değişmedi; ama okur değişti. Aynı kitap yirmi yıl sonra neden başka bir kitaptır? Yeniden okumanın bu tuhaflığı, dersin bir sonraki durağı.
Özet kartı
- Çeviri okurken yazarın yanında bir kişiyi daha, çevirmeni okuruz; her çeviri bir yorumdur.
- İlahi Komedya Türkçeye 1932'den 1998'e kadar en az dört çevirmen tarafından farklı biçimlerde aktarıldı.
- Çevirmenin ilk kararı ölçü ve uyak ile anlam arasındadır; Dante'nin üçlük uyağı çoğu çeviride feda edilir.
- Çeviri seçerken çevirmen adına, kaynak dile (aracı dil mi?), tarihe, not ve önsöze bakılır; birkaç çevirinin ilk sayfası yan yana okunur.
- Çevirmen notu metnin yorumunu biçimlendirir; Teksoy'un «otuz beş yaş» notu Tarancı'nın şiirinde de yankılanan bir okumadır.
Kavram sözlüğü
| Türkçe | İngilizce | Kısa tanım |
|---|---|---|
| Kaynak metin | Source text | Çevirinin yapıldığı özgün metin |
| Erek metin | Target text | Çevirinin kendisi; çevrilmiş metin |
| Aracı dil | Intermediary language | Bir eserin başka bir dile yapılmış çevirisinden çevrilmesinde kullanılan ara dil |
| Çevirmen notu | Translator's note | Çevirmenin tercihlerini ya da bağlamı açıklayan not |
| Üçlük uyak | Terza rima | ABA BCB CDC biçiminde zincirleme uyak düzeni |
Ünite quizi
- (Kazanım 1) Cary ile Longfellow'un Dante'nin ilk üçlüğünü çevirirken verdiği farklı kararlardan birer örnek ver.
- (Kazanım 2) Aynı klasiğin birkaç çevirisi arasında seçim yaparken bakılması gereken dört ölçüt nedir?
- (Kazanım 3) Aracı dilden yapılan çeviride sorun nedir ve bu tür çevirilerin tamamen reddedilmemesi için ne söylenebilir?
- (Kazanım 4) Teksoy'un ilk dizeye düştüğü not «yaşam yolumuzun ortası» ifadesinin okunuşunu nasıl değiştirir?
- (Kazanım 1) Dante'nin kullandığı üçlük uyak nedir ve çevirmenler onu korumakta neden zorlanır?
Cevaplar
- Cary aslında olmayan «mortal» sözcüğünü ekler ve üçlükleri bırakıp uyaksız, kesintisiz akan dizelerle çevirir; üçüncü satırında bir sonraki cümle başlar. Longfellow dizeyi dizeye karşılar ve İtalyanca sözdizimini izleyerek «a forest dark» der.
- Çevirmenin adı ve kimliği, çevirinin hangi dilden yapıldığı, çevirinin tarihi ve dili, not ve önsözün varlığı; bunlara ek olarak birkaç çevirinin ilk sayfasını yan yana okumak.
- Aracı dilden çeviride bir çevirmenin tercihlerinin üstüne bir başkasınınkiler eklenir; kayıp ve kayma iki kat olur. Ama kaynak dilden çevirecek çevirmenin olmadığı dönemlerde birçok klasik okura böyle ulaştı ve bazıları değerlidir; önemli olan okurun bunu bilmesidir.
- İfadeyi bir mecazdan somut bir yaşa çevirir: Dante'ye göre yaşamın doruğu otuz beş yaştır, yani şair otuz beş yaşındadır. Tarancı'nın «Yaş otuz beş yolun yarısı eder» dizesi de bu okumayı paylaşır.
- Üç dizelik bentlerin ABA BCB CDC biçiminde birbirine zincirlendiği uyak düzenidir. Başka bir dilde uyacak sözcükler bulmak için çevirmen anlamı esnetmek zorunda kalır; bu yüzden çoğu çevirmen uyağı feda eder.
Okuma
- Dante, İlahi Komedya, Cehennem I. kanto: Rekin Teksoy çevirisi (Oğlak) ile Feridun Timur çevirisinin ilk sayfalarını yan yana okuyun ve farkları not edin.
- Cahit Sıtkı Tarancı, «Otuz Beş Yaş». Şiirin tamamı kısa; Dante göndermesini bütün şiir boyunca izleyin.
- Oğuz Karakartal, «Türkçede Dante Üzerine», Turkish Studies 4/1 (2009). Dante'nin Türk edebiyatına nasıl geldiğini ve kimleri etkilediğini anlatan çevrimiçi erişilebilir bir makale.