Giriş
Önündeki kâğıtta, geçen ay korkuları yüzünden çocuğunun hayatından sessizce çıkardığın ya da onun adına üstlendiğin küçük işler sıralanıyor. Listeyi dürüstçe yazdıysan belki şaşırdın, çünkü maddeler sessizce çoğalmıştı. Garsona onun yerine sipariş vermek. Doğum günü davetini "Nasılsa sevmiyor" diye geri çevirmek. Gece korktuğu için yatağına almak ve bir süre sonra bunun her gece olması. "Emin misin?" sorusuna aynı akşam on kez "Eminim" demek. Hiçbiri kötü niyetle yapılmadı; hepsi sevgiyle yapıldı. Bugünün konusu tam olarak bu sevginin nasıl bir tuzağa dönüşebildiği.
Bu dersin sonunda çocuklardaki kaygı ve çökkünlüğün farklı yaşlarda nasıl kılık değiştirdiğini tanıyacak, iyi niyetli korumanın korkuyu nasıl beslediğini görecek, adım adım cesaret kazandırmanın yolunu öğrenecek ve sabahları okul kapısında direnen bir çocuğa nasıl eşlik edeceğini bileceksin. Kaygı çocuklarda en sık görülen ruh sağlığı sorunlarından biridir; aynı zamanda en iyi tedavi edilebilenlerden biridir, özellikle ebeveyn de sürecin bir parçası olduğunda.
Ana anlatım
Normal korku ile kaygı bozukluğu. Korkuların yaşla birlikte değiştiğini ve olağan olduğunu 5.1'den biliyoruz: önce karanlık, ayrılık ve canavarlar; sonra başkalarının ne düşündüğü; sonra gelecek. Olağan korkudan bir kaygı bozukluğuna geçiş üç ölçütle değerlendirilir. Yoğunluk: korku yaşına göre aşırı mı? Süre: haftalardır, aylardır mı sürüyor? Ve işlev: çocuk okula gidemiyor, arkadaş edinemiyor, uyuyamıyor mu, kaçındığı şeyler yüzünden hayatı daralıyor mu?
Farklı türleri vardır. Ayrılık kaygısında çocuk yaşını aşan bir biçimde ebeveyninden ayrılamaz ve ona bir şey olacağından korkar. Yaygın kaygıda neredeyse her şey için endişelenir, "Ya şöyle olursa?" diye düşünür ve sürekli güvence arar. Sosyal kaygıda değerlendirilmekten korkar; sınıfta konuşamaz, partiye gidemez. Belirli fobiler, panik atakları, ki ergenlikte daha sık görülür, ve seçici konuşmazlık, yani evde rahatça konuşan ama okulda susan küçük çocuk, bu listenin parçalarıdır. Seçici konuşmazlık bir inat değil, bir kaygı biçimidir. Çocukta kaygı sık sık bedenden konuşur: karın ağrısı, baş ağrısı, bulantı ve uyku sorunları. Ve kaçınmadan konuşur: "Gitmek istemiyorum", "Yapamam", ya da defalarca sorulan "Emin misin?" Kaygıda kalıtımın da bir payı vardır; kaygılı bir ebeveynin çocuğu hem genetik hem de model yoluyla kaygıya daha yatkın olabilir.
Uyum sağlama tuzağı. Kaygının en güçlü yakıtı kaçınmadır. Korkulan şeyden kaçınmak kısa vadede rahatlatır; ama uzun vadede korkuyu büyütür, çünkü beyin şunu öğrenir: "Kaçtım ve kurtuldum; demek ki gerçekten tehlikeliydi." Bu kaçınmayı çoğu zaman sevgi dolu bir ebeveyn mümkün kılar: çocuğun yerine konuşmak, onu partiye götürmemek, her gece yatağına almak, yüzlerce kez güvence vermek, öğretmenden ona soru sormamasını istemek, okula göndermemek. Yale Üniversitesi'nden psikolog Eli Lebowitz ve çalışma arkadaşları buna "aile uyum sağlaması" diyor ve araştırmalar bunun çocukluk kaygısının sürmesindeki önemli etkenlerden biri olduğunu gösteriyor.
Bu uyum sevgiden yapılır; çünkü çocuğun acısına dayanmak zordur ve bazen ebeveynin kendi kaygısı, 3.3'te konuştuğumuz tetiklenme, de işin içindedir. Ama çocuğa ulaşan mesaj şudur: "Bunu taşıyamazsın; ben seni koruyayım." Ve çocuk kendini taşıyamaz biri olarak görmeyi öğrenir. Hazırlık için yazdığın liste, aslında senin uyum sağlama haritandır.
Alternatif: destekleyici cesaretlendirme. Lebowitz'in ekibinin geliştirdiği SPACE programı, yalnızca ebeveynlerle çalışarak çocukların kaygısını azaltmayı hedefler. Kaygı bozukluğu tanısı almış yüz yirmi dört çocukla yapılan randomize bir çalışmada, ebeveynlerin on iki seanslık SPACE programına katıldığı çocuklar, kendileri on iki seanslık bilişsel davranışçı terapi alan çocuklar kadar sıklıkla kaygı bozukluklarından kurtuldu. Programın özü iki mesajı aynı anda vermektir. Kabul: "Bunun senin için çok korkutucu olduğunu görüyorum; duygun gerçek." Güven: "Ve bunu taşıyabileceğine inanıyorum." Ardından uyum sağlama kademeli olarak azaltılır. Yüz güvence yerine bir güvence ve "Bunu zaten biliyorsun" cümlesi. Çocuğu yatağa almak yerine onun yatağının yanında oturmak, sonra kapıda, sonra dışarıda. Onun yerine konuşmak yerine yanında durup onun konuşmasını beklemek.
Bu, çocuğu zorla korkusunun içine atmak demek değildir; "Suya at, yüzmeyi öğrenir" yaklaşımı çocuğu travmatize edebilir. Değişen şey, çocuğun değil ebeveynin davranışıdır. 8.1'deki kararlı ve şefkatli ebeveynliğin kaygı alanındaki karşılığı budur: şefkat duyguya, kararlılık kaçınmaya yöneliktir.
Kademeli maruz bırakma (çocukla birlikte). Korkulan şey küçük basamaklara bölünür; buna bir "cesaret merdiveni" denebilir. Köpek korkusu için basamaklar şöyle olabilir: bir köpek resmine bakmak, bir video izlemek, uzaktaki bağlı bir köpeği görmek, sahibi tutarken yaklaşmak ve sonunda dokunmak. Her basamak çocukla birlikte planlanır. Çocuk bir basamağa çıktığında, kaygı dalgasının yükselip sonra kendiliğinden inmesine fırsat verilir; kaçıldığında dalga inmez, kalındığında çoğu zaman iner. Bir sonraki basamağa kaygı azaldığında geçilir ve her basamak kutlanır, süreç övgüsüyle: "Çok korktun ve yine de kaldın."
Bu süreçte ebeveyn bir kurtarıcı değil, bir cesaret koçudur. 9.3'teki düzenleme araçları, yani nefes, termometre ve beş duyu, çocuğun basamakta kalmasını kolaylaştırır. Küçük çocuklarda kaygıya bir ad vermek, örneğin "endişe canavarı" demek ve ona karşı birlikte durmak çok işe yarar; kaygı çocuğun kendisi olmaktan çıkıp birlikte baş edilen bir şeye dönüşür. Orta ve ağır kaygıda çocuklara uyarlanmış bilişsel davranışçı terapi en güçlü kanıta sahip tedavidir; ebeveynin sürece katılması sonuçları iyileştirebilir. Gerekirse ilaç tedavisi hekimle birlikte değerlendirilir.
Okul reddi. Sabahları karın ağrısı, ağlama, "Gitmek istemiyorum" cümleleri, servise binememe; ama hafta sonu ve tatilde hiçbir belirti yok. Okul reddi bir tanı değil, bir belirtidir ve nedeninin bulunması gerekir. Küçük yaşta ayrılık kaygısı, sosyal kaygı, 6.3'teki zorbalık, 11.2'deki öğrenme güçlüğü ve başarısızlık utancı, öğretmenle yaşanan bir sorun, evde yaşanan bir şey, örneğin hasta bir ebeveyn ya da kavgalar, ki çocuk bazen evi "korumak" için evde kalır, ve depresyon olası nedenlerdir. Okul reddi, çocuğun ebeveyninin haberi olmadan okulu kırmasından farklıdır; burada çocuk evde, ebeveyninin yanında kalmak ister.
Temel ilke şudur: çocuk ne kadar uzun süre okuldan uzak kalırsa dönmesi o kadar zorlaşır; evde kalmak bir kaçınmadır ve kaygıyı besler. Önce bir hekimle olası tıbbi nedenler dışlanır. Ardından çocukla ve okulla birlikte neden araştırılır. Okulla, özellikle rehberlik servisiyle, bir dönüş planı yapılır: önce bir ders, sonra yarım gün; okulda güvenli bir yetişkin ve girişte bir karşılama. Evde kalınan günler sıkıcı ve okula benzer geçer: ekran yok, ders var; evde kalmak bir ödüle dönüşmemelidir. Sabah rutini sakin ve kısa bir vedayla biter ve ebeveyn kapıda kendi kaygısını yüzüne yansıtmamaya çalışır. İki hafta içinde bir düzelme yoksa bir çocuk psikiyatristine başvurulur; aylarca süren okul reddi ciddi bir durumdur ve yoğun destek gerektirir.
Yanlış giderse. Uyum sağlamayı azalttığın ilk günlerde çocuğun kaygısı çoğu zaman artar; ağlar, öfkelenir, "Beni sevmiyorsun!" diyebilir. Bu, planın işe yaramadığının değil, kaygının alıştığı kapının kapandığının işaretidir; 4.3'te gördüğümüz sönme patlamasının kaygıdaki karşılığıdır. Bu dönemde geri adım atmak, yani bir gece yeniden yatağa almak ya da on güvenceye dönmek, çocuğa yalnızca daha yüksek sesle istemesi gerektiğini öğretir. Daha küçük bir adımla devam etmek, geri dönmekten iyidir. Aynı şey eşler arasında da olur: biri uyumu azaltırken öbürü sürdürüyorsa çocuk kaygısını o kapıya taşır. Planı iki ebeveyn birlikte yapar ve birlikte uygular.
Bazı tablolar ise evdeki planın ötesindedir. Panik atakları, haftalardır süren ve günlük hayatı ciddi biçimde daraltan kaçınmalar, okul reddinin iki haftadan uzun sürmesi, yemek yemeyi kısıtlama ya da kendine zarar verme ve ölümden söz etme bir çocuk ve ergen psikiyatristinin değerlendirmesini gerektirir; son ikisinde beklenmez, aynı gün yardım istenir. Kendi kaygın ya da çökkünlüğün planı uygulamanı engelliyorsa, bu da bir başarısızlık değil, kendi desteğini almanın zamanının geldiğinin işaretidir.
Çocukluk depresyonu. 7.4'te ergenlerdeki tabloyu gördük; çocuklarda depresyon daha az bilinir ve daha az fark edilir. Sürekli üzgün ya da hırçın bir ruh hâli, ki çocuklarda depresyon sık sık öfke ve huysuzluk olarak görünür, oyundan ve arkadaşlardan zevk alamamak, iştah ve uyku değişiklikleri, yorgunluk, "Ben kötüyüm", "Kimse beni sevmiyor" gibi cümleler, sık ağlama, bedensel yakınmalar, okul başarısında düşüş ve küçük yaşta bile ölüm ya da "Olmasam" üzerine sözler görülebilir. Bu tablo iki haftadan uzun sürüyor, günlerin çoğunda görülüyor ve işlevi bozuyorsa değerlendirme gerekir.
Kayıp, boşanma, zorbalık, süren stres ve kalıtım olası nedenler arasındadır. Ebeveynin, özellikle annenin depresyonu, çocukta depresyon için bilinen en önemli risk etkenlerinden biridir. ABD'de depresyon tedavisi alan annelerin çocuklarını izleyen bir çalışmada, üç ay içinde depresyonu düzelen annelerin çocuklarında tanı ve belirtiler azalırken, depresyonu süren annelerin çocuklarında arttı; yani anneyi tedavi etmek çocuğu da korur. Tedavi çocuk psikiyatrisi ve psikoterapiyle yürür ve ebeveyn de sürece katılır; evde Modül 3 ve Modül 10'daki bağlantı, ritim, hareket, doğa ve uyku araçları bu süreci destekler. "Çocuk depresyona girmez" cümlesi yanlıştır ve tehlikelidir.
Kaygılı ebeveyn. Ebeveynin kendi kaygısı çocuğun kaygısının hem modeli hem de yakıtıdır: felaket senaryolarını yüksek sesle düşünmek, aşırı korumak, "Dikkat et, düşeceksin!" uyarılarının bitmemesi ve ebeveynin kendi kaçınmaları. Kaygılı bir ebeveynin çocuğu için yapabileceği en güçlü şey kendi kaygısı için yardım almaktır. İkincisi ise cesareti göstermektir: "Ben de bundan korkuyorum ve yine de yapıyorum." Bu cümle, bin kez söylenen "Korkma"dan çok daha değerlidir.
Örnekler
- Basit: Yedi yaşındaki Yaren her gece yatmadan önce "Kapı kilitli mi? Hırsız gelir mi? Emin misin?" diye on kez soruyor. Annesi her seferinde kalkıp kapıyı kontrol ediyor ve güvence veriyor; sorular azalmıyor, artıyor. Bu tipik bir uyum sağlama döngüsü. Annesi yolu değiştiriyor. Kapı akşam bir kez, birlikte kontrol ediliyor; sonra annesi şunu söylüyor: "Kapı kilitli, bunu biliyorsun. Endişe canavarı yine soru soruyor; ona ne diyorduk?" Yaren gülerek cevap veriyor: "Kapı kilitli, sus!" Annesi güvence vermek yerine kabul ve güven sunuyor: "Endişe zor bir şey; ama taşıyabilirsin, ben de buradayım." İlk geceler zor geçiyor; iki hafta içinde sorular belirgin biçimde azalıyor. Annesinin gözünden kaçmayan bir ayrıntı daha var: o da her gece kapıyı defalarca kontrol ediyordu.
- Orta: Dokuz yaşındaki Harun üç haftadır okula gitmiyor; sabahları kusuyor, akşamları iyi. Doktor tıbbi bir neden bulmuyor. Aile nedeni araştırıyor ve bir tablo ortaya çıkıyor: yeni öğretmen sınıfta sık sık sesini yükseltiyor, hassas bir çocuk olan Harun her seferinde donup kalıyor ve bir kez tahtada yaptığı hata yüzünden arkadaşları ona gülmüş. Sosyal kaygı ile sınıf ortamı birleşmiş. Rehberlik servisiyle görüşülüyor; öğretmene bilgi veriliyor ve Harun'un bir süre tahtaya kaldırılmaması konusunda anlaşılıyor. Dönüş kademeli: ilk gün iki ders, rehberlik odası güvenli bir üs, sonra yarım gün. Evde kalınan günler sıkıcı geçiyor, sabah vedası kısa ve annesinin yüzü sakin. Bir cesaret merdiveni kuruluyor: önce okul bahçesi, sonra sınıf, sonra tahta. Bir çocuk psikoloğuyla kısa bir bilişsel davranışçı terapi de ekleniyor. Üç hafta içinde Harun okula tam olarak dönüyor. Annesinin ilk dürtüsü "Gitmesin, zorlamayayım" olmuştu; o yol seçilseydi üç hafta üç ay olabilirdi.
- Gerçek hayat: On yaşındaki İlkim altı haftadır hırçın; arkadaşlarıyla görüşmüyor, çok sevdiği baleyi bırakmış, geceleri uyuyamıyor ve bir akşam "Ben zaten kimseye lazım değilim" diyor. Annesi altı aydır kendi çökkünlüğünü "yorgunluk" diye geçiştiriyor; babası ise kızındaki değişimi "ergenliğe giriyor" diye açıklıyor. Bir evde iki depresyon var. Adımlar birlikte atılıyor. İlkim için o hafta bir çocuk psikiyatristinden randevu alınıyor; "Lazım değilim" cümlesi beklemeyi kaldırmaz. Annesi için de kendi değerlendirmesi ve tedavisi başlıyor. Evde 10.5'teki ritim ve bağlantı yeniden kuruluyor ve babanın "ergenlik" açıklaması bırakılıyor. İlkim'in iyileşmesi annesinin iyileşmesiyle birlikte yürüyor; ayrı ayrı daha yavaş, birlikte daha hızlı.
Ebeveyn için beden pratiği (3 dk)
Çocuğunun korktuğu ve senden kendisini kurtarmanı beklediği bir anı hayal et: yeni bir ortamın kapısında eline yapışması, gece yatağının kenarında ağlaması, "Sen söyle" diye arkana saklanması. Bu sahnede bedenin ne yapıyor? Belki öne doğru atılma dürtüsü, açılan kollar, göğüste bir sıkışma ve içeriden gelen bir "Dayanamıyorum" sesi. Bu his senin kaygındır; çocuğunun değil. Şimdi ayak tabanlarını yere bastır, ellerini kucağına bırak ve nefes verişini uzat. Öne atılma dürtüsü gelirse onu bastırmadan fark et ve yerinde kalmaya devam et. Kendine alçak sesle şu cümleyi kur: "Onun zorlandığını görmeye dayanabilirim; ben dayanabilirsem o da dayanabileceğini öğrenir." Kurtarmamak sevmemek değildir; çoğu zaman sevginin en zor biçimidir.
Bu hafta evde
Şimdi sıra sende: Uyum sağlama listendeki en küçük maddeyi seç ve onu bu hafta kademeli olarak azalt; kabul ve güven cümlesini kullan, çocuğunun tepkisini ve kendi bedeninde olanları not et. Çocuğunun bir korkusu için birlikte beş basamaklı bir cesaret merdiveni yazın ve ilk basamağa çıkın. Çocuğundaki olası kaygı ve depresyon işaretlerini yoğunluk, süre ve işlev ölçütleriyle değerlendir; bir eşik aşıldıysa randevu al. Son olarak kendi kaygını dürüstçe birden ona kadar puanla ve bu hafta bir kez, çocuğunun önünde, "Ben de bundan korkuyorum ve yine de yapıyorum" cümlesini yaşayarak göster. Hedef: Korumak yerine cesaretlendirmek ve kendi kaygını çocuğuna aktarmamak. Gözlem günlüğü: Uyum sağlamayı azalttığın ilk gün çocuğunun kaygısı nasıl yükseldi ve kaçıncı gün inmeye başladı?
Mini test
- Olağan korkuyu kaygı bozukluğundan ayıran üç ölçüt nedir?
- On yaşındaki oğlun lokantada garsona kendisi sipariş vermeye korktuğu için her seferinde sen sipariş veriyorsun; şimdi okulda da öğretmeninden kendisine söz vermemesini istemeni rica ediyor. Ne görüyorsun ve ne yaparsın?
- Kabul ve güven mesajı nedir?
- Cesaret merdiveninde kaygı dalgası neden önemlidir?
- Sekiz yaşındaki kızın iki haftadır sabahları karın ağrısıyla uyanıyor ve okula gitmek istemiyor; doktor bir şey bulmadı. Evde kaldığı günler tableti açıyor ve öğleden sonra keyfi yerinde. Eşin "Zorlamayalım, biraz dinlensin" diyor. Ne yaparsın?
Cevapları göster
- Yoğunluk, yani korkunun yaşına göre aşırı olması; süre, yani haftalarca ya da aylarca sürmesi; ve işlev, yani okula gitmek, arkadaş edinmek ya da uyumak gibi günlük hayatı bozması.
- Bu bir aile uyum sağlaması örüntüsü: sevgiyle oğlunun kaçınmasını mümkün kılıyorsun ve şimdi kaçınma okula da yayılmak üzere. Çocuğa ulaşan mesaj "Bunu taşıyamazsın"dır. Öğretmenden böyle bir şey istemezsin; ama oğlunu da korkusuyla yalnız bırakmazsın. Kabul ve güven cümlesini kurarsın: "Konuşmak senin için çok korkutucu, bunu görüyorum. Ve bunu yapabileceğine inanıyorum." Sonra birlikte bir cesaret merdiveni kurarsınız: önce evde sipariş provası, sonra lokantada senin yanındayken tek kelimelik bir sipariş, sonra tam bir cümle. Öğretmenle de konuşup, sözü önceden haber verdiği kısa ve kolay sorularla başlatmasını rica edebilirsin. Kaygı sosyal hayatını belirgin biçimde daraltıyorsa bir uzmana da başvurursun.
- "Bunun senin için çok korkutucu olduğunu görüyorum; duygun gerçek. Ve bunu taşıyabileceğine inanıyorum." Önce duygu kabul edilir, sonra çocuğun gücüne güvenildiği söylenir.
- Çünkü çocuk basamakta kaldığında kaygı çoğu zaman yükselir ve sonra kendiliğinden iner; beyin böylece durumun tehlikeli olmadığını öğrenir. Çocuk kaçtığında ise dalga inmez ve korku güçlenir.
- Eşine, çocuk ne kadar uzun süre evde kalırsa dönmesinin o kadar zorlaşacağını anlatırsın; evde kalmak bir kaçınmadır ve tabletle geçen günler bunu bir ödüle çevirir. Önce nedeni araştırırsınız: kızınla sakin bir anda konuşur, okulun rehberlik servisiyle görüşür, zorbalık, öğretmenle bir sorun, bir öğrenme güçlüğü ya da evdeki bir değişiklik olup olmadığına bakarsınız. Okulla birlikte kademeli ama hızlı bir dönüş planlarsınız: önce bir ders, sonra yarım gün, okulda güvenli bir yetişkin. Evde kaldığı günler sıkıcı ve okula benzer geçer. Sabah vedası kısa ve sakin olur. İki hafta içinde düzelme yoksa bir çocuk psikiyatristine başvurursunuz.
Özet
- Kaygı en sık görülen ve en iyi tedavi edilebilen sorunlardan biridir; eşik yoğunluk, süre ve işlevdir, belirtiler bedenden ve kaçınmadan konuşur.
- Kaçınma kaygının yakıtıdır; sevgiyle yapılan uyum sağlama kaygıyı büyütebilir.
- Kabul ve güveni birlikte ver, uyum sağlamayı kademeli azalt, cesaret merdiveni kur; ebeveyn kurtarıcı değil, koçtur.
- Okul reddi bir belirtidir; nedeni bulunur ve dönüş kademeli ama hızlı olur.
- Çocuklar da depresyona girer ve bu çoğu zaman öfke gibi görünür; ebeveynin kendi kaygısını ve depresyonunu tedavi etmesi çocuğu da korur.
Sonraki derse hazırlık
Ders 11.5, "Zor Yaşam Olayları: Boşanma, Kayıp, Hastalık, Göç ve 'Ne Zaman Uzman' Haritası", Modül 11'i kapatıyor: ailenin büyük fırtınalarında çocuğa nasıl eşlik edileceği ve akademi boyunca dağılmış "ne zaman uzmana başvurmalı" ölçütlerinin tek sayfalık bir haritası. Hazırlık olarak ailenin son beş yılda yaşadığı büyük olayları listele: bir taşınma, bir kayıp, bir hastalık, bir iş değişikliği, bir ayrılık. Her birinin yanına şunu yaz: çocuğa ne anlatıldı ve ne anlatılmadı?
Kaynaklar
- Lebowitz, E. R. ve ark. (2013). Family accommodation in pediatric anxiety disorders. Depression and Anxiety.
- Lebowitz, E. R. ve ark. (2020). Parent-based treatment as efficacious as cognitive-behavioral therapy for childhood anxiety: A randomized noninferiority study of Supportive Parenting for Anxious Childhood Emotions. Journal of the American Academy of Child and Adolescent Psychiatry.
- Weissman, M. M. ve ark. (2006). Remissions in maternal depression and child psychopathology: A STARD-child report. JAMA*, 295(12), 1389–1398.
- James, A. C., Reardon, T., Soler, A., James, G. ve Creswell, C. (2020). Cognitive behavioural therapy for anxiety disorders in children and adolescents. Cochrane Database of Systematic Reviews, (11), CD013162.