İÇ. ADLİYE, KALEM ODASI — GÜN
GÜLSÜM
Benim davam ne oldu?
MERAL
Dosyanız tensip edildi, ön inceleme duruşması için tebligat çıkarıldı. Karşı tarafın cevap dilekçesi bekleniyor, süre dolunca tahkikata geçilecek.
GÜLSÜM
Anladım, teşekkür ederim.
İÇ. ADLİYE, KALEM ODASI — GÜN
GÜLSÜM
Kızım, benim dava ne oldu? Gülsüm Demir. Kiracı davası.
MERAL
(ekrana bakarak)
Tensip edilmiş.
GÜLSÜM
Hayırlısı. O iyi mi?
OZAN
Dosya açıldı demek, teyzeciğim. Hâkim bey ilk kez bakmış.
GÜLSÜM
Üç aydır açık değil miydi?
MERAL
Açıktı. Şimdi resmen açık.
Gülsüm Hanım çantasından katlanmış bir zarf çıkarıyor.
GÜLSÜM
Bu da geldi. Okudum, bir şey anlamadım. Kiracıya da gitti mi bundan?
MERAL
(zarfa bakıp ekrana dönerek)
Tebligat. Gitti. Ama dönmüş. Adreste yokmuş.
GÜLSÜM
Yokmuş ne demek? Her akşam ışığını görüyorum.
MERAL
O zaman o ışığın adresini bize yazın, Gülsüm Hanım.
Ne değişti?
- İlk taslakta Meral’in dili doğru ama sahnede kimse anlamıyor. Gülsüm’ün “anladım”ı bir yalan ve sahne bunu görmüyor.
- Yeniden yazımda her terim tek kelimeyle düşüyor ve bir karakter onu kendi diline çeviriyor. Ozan’ın “dosya açıldı demek”i, yeni öğrenenin herkese çevirme alışkanlığı.
- Seyirci terimi tanımdan değil sonuçtan öğreniyor: tebligat “dönmüş”, kiracı “adreste yokmuş”.
- Jargonun soğukluğu Gülsüm’ün “ışığını görüyorum”uyla kırılıyor. Meral’in son repliği aynı kuru dilde ona yol gösteriyor: mizah ile yardım aynı cümlede.
Kendi sahnende dene
Mesleki bir sahnede her terimin yanına onu kimin anlamadığını yaz. Anlamayan biri sahnedeyse terimi onun ağzında sonuca çevir; yoksa terimin bir sonucunu görüntüye koy.
Yeniden yazım tek doğru cevap değil, bir okuma. Aynı sorunun başka çözümleri de var; ölçülen, değişikliğin sahnede bir iş yapıp yapmadığı.