25.3 · Seviye 10 · Revizyon ve Bitirme · Atölye
Okunmaya hazırlık
Dosyasını masa okumasına hazırlar, okumadan not toplar ve son düzeltmeyi yapar
Diyalog Akademisi · Bitirme · 1.316 kelime · 18 replik · ≈ 6 dk okuma · 9 dk dinleme
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Görev
Bu son atölyede diyalog dosyanı ve yeniden yazdığın ilk sahneni okunmaya hazırlayacaksın. Bir masa okuması düzenleyecek, okumayı dinleyecek, gelen notları toplayacak, her notun altındaki sorunu bulacak ve son düzeltmeyi yapacaksın. Sonunda elinde, başkalarının sesiyle sınanmış bir dosya olacak.
Bu atölye yirmi üçüncü modülün iki dersini, masa okumasını ve not almayı, kendi dosyana uyguluyor. O derslerde kuralları gördük; burada onları bir kez, baştan sona, kendi işin için yapacaksın.
Bu okuma bir sınav değil, bir kapı. Dosyan ilk kez senin masandan çıkıp başkalarının sesine geçecek. Ne duyacağını bilemezsin; ama ne yapacağını biliyorsun.
Atölye beş aşamada yürür.
Birinci aşama: hazırlık. Dosyanı temizle. Her sahnenin başlığı, eylem satırları ve replikleri senaryo biçiminde olsun. Her sahnenin başına koyduğun tek satırlık notları okuyucuların göreceği kopyadan çıkar; onlar senin içindir. Parantez yönergelerini bir kez daha gözden geçir ve yalnızca gerekli olanları bırak.
İkinci aşama: okuyucular. Üç dört kişi bul. Rolleri dağıt; ana karakterler ayrı seslerden gelsin. Eylem satırlarını okumak için ayrı birini seç. Okuyuculara metni önceden verme ya da yalnızca bir gün önce ver.
Üçüncü aşama: okuma. Sen sus. Metnin kenarına dört tür işaret koy: takılma, tepki, dikkat kaybı, ekleme. Okuma bitince yalnızca soru sor: nerede sıkıldınız, nerede güldünüz, kimi anlamadınız?
Dördüncü aşama: notlar. Notları iki sütuna yaz: okuyucunun söylediği ve senin tahminin, yani notun altındaki sorun. Birden çok okuyucunun aynı yeri işaret ettiği notları öne al. Bir gün beklet.
Beşinci aşama: son düzeltme. Notların altındaki sorunları çöz. Ama yalnızca bunları. Son düzeltme bir yeniden yazım değildir; dosyanın sesini ve yapısını korur, okumanın gösterdiği yerleri onarır.
Örnek çözüm
Dolmuş hattının dünyasından bir sahne okumaya hazırlansın. Haziranın ilk cumartesi, düğün sabahı. Kahve kapalı. Sabah seferini Nazmi, Rıfat'a vermişti. Şükrü ön koltukta; Burcu bugün başka bir yerde.
İlk taslak
Okumadan önceki hâli.
İÇ. DOLMUŞ — ŞAFAK. Rıfat direksiyonda. Şükrü ön koltukta. Dolmuş boş.
ŞÜKRÜ
Bugün ön koltuk boş.
RIFAT
Burcu kuaförde.
Dolmuş durak kahvesinin önünden geçer. Kahvenin kapısında Nazmi, elinde bir çay bardağı. Rıfat kornaya basar. Üç kez.
ŞÜKRÜ
Üç.
RIFAT
Babamınki.
ŞÜKRÜ
Biliyorum.
RIFAT
Düğüne geç kalmayalım.
ŞÜKRÜ
Yedi dakika var.
Okumadan gelen notlar
Dört okuyucu sahneyi okudu. Üç not geldi.
Birinci not: «Üç korna kimin için, anlamadım. Nazmi'ye mi?» Notun altındaki sorun: okuyucu kornanın kime çalındığını değil, neden üç olduğunu bilmiyor. Dosyanın başka bir sahnesinde iki korna var; üç kornanın Kadir'e ait olduğu, ancak bütün seriyi bilen birinin bildiği bir şey. Bu sahne tek başına okunduğunda bir bağı eksik.
İkinci not: «Şükrü'nün "Biliyorum"u soğuk geldi.» Notun altındaki sorun: Şükrü soğuk değil; ama okuyucu bu anın ağırlığını hissetti ve Şükrü'den bir tepki bekledi. Kısa replik doğru, ama yanında bir şey eksik.
Üçüncü not: «Son replik çok düz; düğün sabahı, bir şey daha söylenmeli.» Notun altındaki sorun: yok. Bu not okuyucunun zevkinden geliyor. «Yedi dakika var» serinin boyunca tekrarlanan bir söz ve sahnenin kapanışı onun üzerine kurulu. Not kaydedilir, uygulanmaz.
Ve bir ekleme: eylem satırlarını okuyan kişi «Rıfat kornaya basar» satırında kendiliğinden «yavaşça» dedi. Yazar bunu tuttu.
Yeniden yazım
Son düzeltmeden sonraki hâli.
İÇ. DOLMUŞ — ŞAFAK. Rıfat direksiyonda. Şükrü ön koltukta. Dolmuş boş.
ŞÜKRÜ
Bugün ön koltuk boş.
RIFAT
Burcu kuaförde.
Dolmuş durak kahvesinin önünden geçer. Kahvenin kapısında Nazmi, elinde bir çay bardağı. Rıfat kornaya yavaşça basar. Bir. İki. Bir an durur. Üç.
ŞÜKRÜ
Üç.
RIFAT
Biri Nazmi abiye. Biri oğlana. Üçüncüsü babama.
Şükrü elini torpidonun üstüne koyar. Bir süre öyle kalır.
ŞÜKRÜ
Biliyorum.
RIFAT
Düğüne geç kalmayalım.
ŞÜKRÜ
Yedi dakika var.
Birinci notun çözümü, Rıfat'ın repliğini bir açıklamaya değil, bir geri çağırmaya çevirmek oldu. «Babamınki» yerine «Biri Nazmi abiye. Biri oğlana. Üçüncüsü babama.» Bu cümle, Kadir'in yıllar önce söylediği «Biri Zehra'ya. Biri oğlana. Üçüncüsü bana» sözünün bir yankısı. Seriyi bilen okuyucu yankıyı duyuyor: oğlan artık Kerem, «bana» artık «babama». Seriyi bilmeyen okuyucu da kornanın kime çalındığını öğreniyor. Bilgi bir açıklama olarak değil, bir yeniden söyleyiş olarak geliyor.
Kornanın eylem satırı da değişti. Eylem satırını okuyan kişinin eklediği «yavaşça» tutuldu ve üçüncü korna bir duraklamayla ayrıldı: «Bir. İki. Bir an durur. Üç.» Duraklama, üçüncünün başka bir korna olduğunu, eksik olanın geri geldiğini okuyucuya hissettiriyor.
İkinci notun çözümü bir eylem satırı oldu. Şükrü'nün «Biliyorum» repliği değişmedi; ama önüne bir hareket eklendi: el torpidonun üstünde. Okuyucunun beklediği tepki bir sözle değil, bir dokunuşla geldi. Torpido, Kerem'in yüzüğü sakladığı yer; seyirci bunu da biliyor.
Üçüncü not uygulanmadı. Son replik olduğu gibi kaldı.
Hatayı bul
Aşağıdaki deneme notların hepsini uygulamış.
RIFAT
Babam Kadir her sabah üç korna çalardı: annem için, benim için ve kendisi için. Şükrü abi de yıllarca iki korna çaldı, babamın yerini boş bıraktı. Bugün ben üç çalıyorum.
ŞÜKRÜ
(gözleri dolarak)
Biliyorum, Rıfat. Kadir görseydi çok mutlu olurdu.
RIFAT
Düğüne geç kalmayalım, Kerem ile Burcu bekliyor, bugün onların en mutlu günü.
ŞÜKRÜ
Yedi dakika var. Hadi bakalım, mutluluğa doğru!
Cevap
Bu denemede yazar her notu, notun söylediği gibi uygulamış ve notların altındaki sorunları aramamış. Birinci not «üç korna kimin için?» diyordu; yazar bütün kornaların hikâyesini Rıfat'ın ağzından anlatmış. Sorun bir bağın eksik olmasıydı, bir açıklamanın değil. Ortaya çıkan replik bir bilgi listesi; serinin bütün alt metnini yüzeye çıkarıyor ve yankıyı bir özete çeviriyor.
İkinci not Şükrü'nün soğuk durduğunu söylüyordu; yazar bir parantezle gözyaşı eklemiş ve Şükrü'ye bir duygu cümlesi vermiş. Şükrü'nün sesi kaybolmuş; Şükrü «çok mutlu olurdu» demez. Bu, bir notu kelimesi kelimesine uygulamanın tipik sonucu: okuyucu bir tepki istedi, yazar bir duygu adlandırdı.
Üçüncü not okuyucunun zevkinden geliyordu; yazar onu da uygulamış. Son replik «Yedi dakika var. Hadi bakalım, mutluluğa doğru!» oldu. Serinin boyunca taşınan kuru söz, bir slogana dönüşmüş.
Son düzeltme bir yeniden yazım değildir. Okumanın gösterdiği yerleri onarır, dosyanın sesini korur. Okuyucular sana nerede bir şeyin eksik olduğunu söyler; neyin eksik olduğunu bulmak ise senin işindir. Her notu uygulamak, dosyayı okuyucuların ortalamasına çevirir; notların altındaki sorunları çözmek ise dosyayı kendi sesinde güçlendirir.
Teslim
Rubrik
Masa okumasını ve son düzeltmeyi aşağıdaki beş ölçüte göre değerlendir.
- Hazırlık. Zayıf: metin biçimsiz, notlar ve gereksiz parantezler duruyor. Yeterli: metin temiz ama rol dağılımı belirsiz. Güçlü: metin temiz, roller dağıtılmış, eylem satırları için ayrı bir okuyucu var.
- Dinleme. Zayıf: yazar okuma sırasında konuşmuş, açıklamış. Yeterli: yazar susmuş ama işaretleri seyrek. Güçlü: yazar susmuş ve dört tür işareti tutarlı biçimde koymuş.
- Notlar. Zayıf: notlar söylendiği gibi yazılmış. Yeterli: notların bir kısmının altındaki sorun bulunmuş. Güçlü: her not iki sütunda, altındaki sorunla birlikte, öncelik sırasına konmuş.
- Son düzeltme. Zayıf: bütün notlar uygulanmış ya da hiçbiri. Yeterli: önemli notlar uygulanmış ama sahnenin sesi biraz kaymış. Güçlü: yalnızca notların altındaki sorunlar onarılmış, sesler ve yapı korunmuş.
- Kayıt. Zayıf: okuma öncesi hâl saklanmamış. Yeterli: iki hâl saklanmış ama notlar eksik. Güçlü: okuma öncesi hâl, not listesi ve son hâl birlikte ve karşılaştırılabilir.
Akademinin sonu
Burası son ders. Yüz altmış beş ders boyunca bir dolmuş hattının, bir adliye kaleminin ve bir mahallenin insanlarını dinledik. Bir şoför emekli oldu, bir çırak direksiyona geçti, bir dosyadan bir sayfa kayboldu ve geri geldi, bir anne iyileşti, bir oğul annesinin balkonuna bir gül saksısı koydu, bir hemşire yüzüğü kendi parmağına taktı. Bunların hiçbiri büyük sözlerle söylenmedi; çoğu bir korna, bir bardak, bir sayı, bir yarım cümleyle söylendi.
Akademinin başında sana bir şey söyledik: diyalog, gerçek konuşmanın seçilmiş ve sıkıştırılmış hâlidir. Şimdi o seçimin araçlarını biliyorsun. İsteği ve engeli, alt metni ve sessizliği, sesi ve kartını, statüyü ve kaymasını, bilginin ne zaman ve nasıl verileceğini, bir repliğin ne zaman gideceğini, bir oyuncunun ağzına nasıl oturacağını. Ama bu araçların hepsi tek bir alışkanlığa hizmet ediyor: dinlemek. Akademinin ilk dersinde bir defter açtın ve insanların nasıl konuştuğunu yazmaya başladın. O defteri kapatma.
Bundan sonra yazacağın her sahnede, karakterlerin söylemediği şeyi de duyacaksın. Bir sahne bittiğinde bir kez sesli oku. Takıldığın yeri işaretle. Ve bir replik çok güzel geliyorsa, bir kez daha sor: bunu o mu söylüyor, yoksa ben mi?
Yedi dakika var. Yetişirsin.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.