İçeriğe geç

20.4 · Seviye 8 · Tür ve Biçim

Uzun bölüm diyaloğu

Uzun televizyon bölümlerinde sayfa sayısının diyaloğu nasıl şişirdiğini görür; tekrar ve açıklamayı ayıklar

Diyalog Akademisi · Dizide Diyalog · 1.579 kelime · 26 replik · ≈ 7 dk okuma · 11 dk dinleme

Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.

Açılış

Bir aile toplantısında amca, bir arsanın satılıp satılmayacağını tartışmak için herkesi topluyor. Toplantı üç saat sürüyor. İlk yarım saatte herkes ne düşündüğünü söylüyor. Sonraki iki buçuk saatte herkes aynı şeyi yeniden söylüyor; bazen başka kelimelerle, bazen daha yüksek sesle, bazen bir kahve molasından sonra baştan. Sonunda bir karar çıkıyor, ama karar ilk yarım saatin sonunda da belliydi. Toplantıdan çıkan kuzen, «Bunu yarım saatte bitirebilirdik» diyor.

Toplantı uzun olduğu için uzadı. Süre, söylenecek şeyden fazlaydı; boşluk tekrarla doldu.

Önceki derslerde dizide karakter sesini, hatırlatmayı ve tekrarlanan sözleri gördük. Bu ders dizinin bir yapısal baskısına bakıyor: bölümün kendisi uzun olduğunda diyaloğa ne olur? Türkiye'de haftalık dizilerin bölümleri çoğu zaman iki saati aşar. Bu süre doldurulmak zorundadır ve en kolay doldurulan şey diyalogdur.

Tek fikir

Uzun bölüm diyaloğu şişirmeye eğilimlidir. Sayfa sayısı arttıkça karakterler aynı şeyi tekrarlar, bildiklerini açıklar, aynı çatışmada dönüp dolaşır. Uzun bölümü doldurmanın yolu sahneleri uzatmak değil, sahne sayısını ve olayları artırmaktır. Her sahne, kısa bir bölümde olacağı kadar sıkı yazılmalıdır.

Kavram

Üçüncü modülde sıkıştırmayı gördük: bir sahneyi gereksiz sözlerden arındırmak. Uzun bölüm bunun tersine bir baskı kurar. Yazarın elinde doldurulması gereken bir süre vardır ve bu süre, hikâyenin taşıyabileceğinden fazla olabilir. Yazar bu boşluğu en ucuz yoldan doldurur: diyalogla. Bir sahne iki sayfa yerine beş sayfa olur; ama beş sayfada iki sayfalık bir şey söylenir.

Şişirmenin dört tanıdık biçimi vardır. Birincisi tekrar: bir karakter bir şeyi söyler, öbürü onu kendi kelimeleriyle geri söyler, ilki bir kez daha onaylar. İkincisi açıklama: karakterler, seyircinin zaten gördüğü ya da bir önceki sahnede duyduğu şeyi birbirine anlatır. Üçüncüsü duygunun yeniden adlandırılması: bir karakter üzgün olduğunu söyler, öbürü onun üzgün olduğunu fark ettiğini söyler, ilki neden üzgün olduğunu açıklar. Dördüncüsü kapı eşiği: sahneye girerken uzun selamlaşmalar, çıkarken uzun vedalaşmalar, sahnenin asıl işinden önce ve sonra.

Kısır döngü sahnesi şişirmenin en büyük biçimidir. İki karakter tartışır. Biri bir şey ister, öbürü reddeder. Sonra ilki aynı şeyi başka bir gerekçeyle ister, öbürü aynı gerekçeyle reddeder. Sonra bir üçüncü tur. Sahne bitmeden kimse hiçbir şey kazanmaz ya da kaybetmez. Dördüncü modülde gördüğümüz sahne değeri ve dönüş repliği burada yoktur; sahne bir yere gitmez, yalnızca süre doldurur.

Uzun bölümü dürüstçe doldurmanın yolu, daha çok olay ve daha çok sahne yazmaktır. Her sahne kısa ve işlevsel kalır; bölüm, bu sahnelerin sayısıyla uzar. Yan hikâyeler, yeni karakterler, bir ilişkinin küçük bir gelişmesi, bir nesnenin el değiştirmesi; bunlar bölümü uzatır ama şişirmez.

Uzun bölümde diyaloğu ayıklamanın pratik bir yolu, her sahne için iki soru sormaktır. Birincisi: bu sahne neyi değiştiriyor? Bir şey değişmiyorsa, sahne kesilir ya da başka bir sahneyle birleştirilir. İkincisi: bu replik, sahnede başka bir yerde söylenmiş bir şeyi mi tekrarlıyor? Tekrarlıyorsa, iki replikten biri silinir. Bu iki soru, bir sahneyi çoğu zaman yarı yarıya kısaltır.

Uzun bölümde şişirmenin bir başka kaynağı da yazım hızıdır. Haftalık yayın akışında yazarlar bir bölümü birkaç gün içinde bitirmek zorunda kalabilir ve bu hızda en kolay yazılan şey konuşmadır. Bir olay kurmak düşünce ister; bir karakteri konuşturmak ise yalnızca zaman. Bu yüzden şişirme çoğu zaman bir zanaat eksikliği değil, bir takvim sorunudur. Çözümü de takvimdedir: sahne listesini ve olayları önceden kurmak, diyaloğu en son yazmak. Olaylar yerindeyse, diyalog onları taşımak için gerektiği kadar uzar ve daha fazla değil.

Son olarak, uzun bölüm bazı şeylere de izin verir. Sessizliğe, bakışa, bekleyişe yer açar. Kısa bölümde kesilmesi gereken bir duraklama, uzun bölümde nefes alabilir. Ama sessizlik ile şişirme farklıdır: sessizlik bir şey taşır, şişirme bir şey taşımaz. Uzun bölümün süresini sessizliğe ve olaylara vermek, sözle doldurmaktan her zaman daha iyidir.

Sahnede

Pazartesi. Rıfat, sözünü tuttu: Kerem'i teyzesinin oğlunun kuyumcu dükkânına getirdi. Kuyumcu Haluk tezgâhın arkasında.

İÇ. KUYUMCU DÜKKÂNI — ÖĞLE. Camlı tezgâh. Kerem tezgâha eğilmiş, yüzüklere bakıyor. Rıfat kapının yanında, kollarını kavuşturmuş.

HALUK

Ne tür bir şey bakıyorsun?

KEREM

Şey… düz. İnce. Taşsız.

Haluk tezgâhtan ince, düz bir altın yüzük çıkarır.

HALUK

Ölçü?

Kerem bir an donar. Rıfat'a bakar. Rıfat omuz silker.

KEREM

Ölçü… bilmiyorum. Ama elini… şey, elimi tutmuştu. Dikiş atarken.

Kerem kendi serçe parmağını kaldırır, bakar.

KEREM

Bunun kadar. Belki biraz ince.

HALUK

Serçe parmağa göre yüzük ölçmedim hiç.

RIFAT

İlk olsun.

Haluk Kerem'in serçe parmağına bir ölçü halkası geçirir, bir yarım numara küçüğünü seçer.

HALUK

İçine bir şey yazalım mı? İsim, tarih?

KEREM

Şey… yedi.

HALUK

Yedi ne?

KEREM

Yalnız yedi. O anlar.

Haluk Rıfat'a bakar. Rıfat bir şey demez. Haluk not alır.

HALUK

Taksit yaparız istersen.

KEREM

Peşin.

Kerem cebinden katlanmış bir zarf çıkarır, tezgâhın üstüne koyar.

Sahne kısa ve her replik bir şey yapıyor. Kerem'in ne istediği üç kelimede: «düz», «ince», «taşsız». Ölçü sorusu bir engel; Kerem'in cevabı hem engeli aşıyor hem de onu ve Burcu'yu gösteriyor: dikiş günü, el, serçe parmak. Yazının ne olacağı tek bir sayıyla: «Yedi.» Ödeme tek bir kelimeyle ve bir eylemle: «Peşin», katlanmış bir zarf. Kerem'in biriktirdiği para, hiç söylenmeden, bir zarfın içinde duruyor.

Uzun bir bölümde bu sahne kolayca beş sayfaya çıkabilirdi. Kerem Burcu'yu anlatabilirdi, Rıfat ona öğüt verebilirdi, Haluk yüzük modellerini tek tek gösterebilirdi, fiyat pazarlığı tur tur dönebilirdi. Bunların hiçbiri sahneye bir şey eklemezdi. Sahne, bir yüzük seçmek ve bir ölçü bulmak üzerine; her şey bu iki işe hizmet ediyor.

Ve sahnenin uzun bölüme verebileceği şey, sözden değil sessizlikten geliyor. Kerem'in serçe parmağına baktığı an, Haluk'un Rıfat'a baktığı ve Rıfat'ın bir şey demediği an. Bunlar uzun bir bölümde nefes alabilir; bir bakış bir saniye fazla sürebilir. Şişirme değil, sessizlik.

İki sürüm

Aynı sahnenin uzun bölümün baskısıyla şişirilmiş hâli.

İlk taslak

HALUK

Hoş geldiniz, hoş geldiniz! Rıfat, nasılsın, teyzem nasıl, ne zamandır görüşmüyoruz.

RIFAT

İyiyiz, Haluk. Bu Kerem, sana anlatmıştım, yüzük bakacak.

HALUK

Hoş geldin Kerem. Demek yüzük bakacaksın. Ne güzel. Kime yüzük bakıyorsun?

KEREM

Şey, bir arkadaşa. Yani, sevdiğim birine. Çok önemli biri benim için. Ona bir şey almak istiyorum, çünkü çok önemli.

RIFAT

Kerem çok ciddi bu konuda, Haluk. Gerçekten çok ciddi.

HALUK

Anlıyorum, anlıyorum. Ciddi bir iş. Peki ne tür bir yüzük istiyorsun? Taşlı mı, taşsız mı, kalın mı, ince mi?

KEREM

Taşsız. İnce. Düz. Yani taşsız olsun, ince olsun, düz olsun.

Yeniden yazım

HALUK

Ne tür bir şey bakıyorsun?

KEREM

Şey… düz. İnce. Taşsız.

HALUK

Ölçü?

KEREM

Bunun kadar. Belki biraz ince.

HALUK

İçine bir şey yazalım mı? İsim, tarih?

KEREM

Yalnız yedi. O anlar.

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. Uzun bölüm diyaloğu şişirmeye eğilimlidir.
  2. Şişirmenin dört biçimi: tekrar, açıklama, duygunun yeniden adlandırılması, kapı eşiği.
  3. Kısır döngü sahnesi aynı çatışmayı bir sonuca varmadan döndürür.
  4. Uzun bölüm daha çok sahneyle ve olayla doldurulur, uzayan sahnelerle değil.
  5. Sessizlik bir şey taşır; şişirme taşımaz.

İlk taslak şişirmenin dört biçimini birden taşıyor. Kapı eşiği: uzun selamlaşma, teyzenin sorulması. Açıklama: Rıfat, Haluk'a Kerem'in kim olduğunu ve neden geldiğini anlatıyor; seyirci bunu bir önceki sahnede gördü. Duygunun yeniden adlandırılması: Kerem iki kez «çok önemli» diyor, Rıfat iki kez «çok ciddi» diyor, Haluk «Ciddi bir iş» diyerek onaylıyor. Tekrar: Haluk dört seçenek sayıyor, Kerem cevabını verip bir de baştan söylüyor. Yedi replikte sahnenin işi daha başlamadı: ne ölçü, ne yazı, ne ödeme.

Yeniden yazımda aynı süre içinde sahnenin bütün işi bitiyor. Fazla olan her şey çıkarıldı; geriye ihtiyaç, engel ve sahnenin yükünü taşıyan tek kelime kaldı.

Ekranda

Yaygın hatalar

Yaygın yanlışUzun bölüm, sahnelerin daha uzun yazılmasını gerektirir.
Doğrusu

Uzun bölüm, daha çok sahne ve daha çok olay gerektirir. Her sahne kısa bir bölümde olacağı kadar sıkı kalmalıdır.

Yaygın yanlışKarakterlerin duygularını birkaç kez söylemesi sahneyi güçlendirir.
Doğrusu

Duygunun yeniden adlandırılması şişirmedir. Bir kez söylenen duygu, ya da hiç söylenmeyen, daha ağır durur.

Yaygın yanlışUzun bölümde sessizlik de şişirmedir.
Doğrusu

Sessizlik bir şey taşır, şişirme taşımaz. Uzun bölümün süresi sözle değil, sessizlikle ve olaylarla doldurulmalıdır.

Kendi sahnende

Özet

  1. Uzun bölüm diyaloğu şişirmeye eğilimlidir.
  2. Şişirmenin dört biçimi: tekrar, açıklama, duygunun yeniden adlandırılması, kapı eşiği.
  3. Kısır döngü sahnesi aynı çatışmayı bir sonuca varmadan döndürür.
  4. Uzun bölüm daha çok sahneyle ve olayla doldurulur, uzayan sahnelerle değil.
  5. Sessizlik bir şey taşır; şişirme taşımaz.

Kendini sına

  1. Kerem'in «Bunun kadar. Belki biraz ince» repliği neden sahnenin yükünü taşıyor?
  2. İlk taslakta şişirmenin hangi dört biçimi var?
  3. Uzun bir bölümde bu sahne ne ile uzatılabilir, ne ile uzatılmamalı?

Yanıtlar

  1. Çünkü bir engeli aşıyor ve aynı anda bir ilişkiyi gösteriyor. Kerem Burcu'nun ölçüsünü bilmiyor; dikiş günü elini tuttuğunu hatırlıyor ve kendi serçe parmağıyla ölçüyor. Tek bir replik, bir engeli, bir anıyı ve bir sevgiyi taşıyor.
  2. Kapı eşiği (uzun selamlaşma), açıklama (Rıfat'ın Kerem'i ve geliş nedenini anlatması), duygunun yeniden adlandırılması («çok önemli», «çok ciddi») ve tekrar (Kerem'in cevabını iki kez söylemesi).
  3. Sessizlikle uzatılabilir: Kerem'in serçe parmağına baktığı an, Haluk ile Rıfat'ın bakışması. Selamlaşmalarla, açıklamalarla ve duygunun tekrarıyla uzatılmamalı.

Sonraki derse köprü

Kuyumcu sahnesi uzun bir bölümde bile kısa kalabildi. Ama bazı diziler zaten kısa yazılır: yarım saatlik bölümler, platform dizileri. Bir sonraki ders kısa bölüm diyaloğuna bakıyor: sahne başına replik sayısını azaltmaya.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.