18.4 · Seviye 8 · Tür ve Biçim
Tekrar ve kural
Üçlü yapıyı, kuralın kurulup bozulmasını ve tekrarlanan sözün komik birikimini kullanır
Diyalog Akademisi · Komedi Diyaloğu · 1.554 kelime · 20 replik · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir çocuk babasına sofrada üç kez tuz uzatmasını rica ediyor. Birincide baba tuzu uzatıyor. İkincide baba tuzu uzatıyor, biraz sabırsız. Üçüncüde baba tuzluğu almadan çocuğa bakıyor, sonra kendi tabağına bakıyor, sonra tuzluğu çocuğun önüne koyup kendi tabağını da yanına itiyor: «Al, sen ye bunu da. Benimki tuzsuz kalsın.» Sofradaki herkes gülüyor.
Üçüncü istekte olan şey, ilk ikisi olmadan komik olmazdı. İlk iki istek bir kural kurdu: çocuk ister, baba verir. Seyirci üçüncüde aynı şeyi bekledi. Baba kuralı bozdu ve beklenti kırıldı. Birinci istek bir olay, ikincisi bir tekrar, üçüncüsü bir espriydi.
On üçüncü modülde geri çağırmayı gördük: bir sözün sonradan başka bir anlamla geri dönmesi. Önceki derslerde de kurulum ve vuruşu, yanlış anlamayı işledik. Bu ders komedinin en eski araçlarından birine, tekrara ve onun kurduğu kurala bakıyor.
Tek fikir
Tekrar bir kural kurar ve kural bir beklenti doğurur. İlk söyleyiş bir olaydır, ikincisi kuralı kurar, üçüncüsü onu bozar. Komedi, seyircinin kurala güvendiği anda kuralın kırılmasından doğar; ya da kural kırılmadan, ısrarla sürdüğü için.
Kavram
Neden üç? Çünkü bir kez olan şey bir olaydır; seyirci onu bir kalıp olarak görmez. İki kez olan şey bir rastlantı olabilir ama seyirci artık bir kalıp sezmeye başlar. Üçüncüde seyirci kalıba güvenir ve tahmin eder. Bu güven, kırılmaya hazır bir beklentidir. Dördüncü tekrar ise genellikle fazladır: seyirci kalıbı çoktan öğrenmiştir ve sıkılmaya başlar.
Üçlü yapının iki biçimi vardır. Birincisinde üçüncü öğe kalıbı bozar: iki benzer şeyden sonra beklenmedik bir şey gelir. İkincisinde üçüncü öğe kalıbı tamamlar ama abartarak: iki küçük şeyden sonra devasa bir şey gelir. Her iki biçimde de üçüncü öğe, önceki ikisinin kurduğu kurala göre okunur.
Kural kurulduktan sonra yazarın elinde üç seçenek vardır. Birincisi kuralı sürdürmek: karakter beklenen şeyi yeniden yapar ve seyirci güler, çünkü tahmini doğrulandı. Bu, kuralın ısrarından gelen komedidir. Önceki derste gördüğümüz komik takıntı genellikle böyle çalışır; karakter ne olursa olsun aynı tepkiyi verir. İkincisi kuralı kırmak: karakter bu sefer başka bir şey yapar ve seyirci şaşırır. Üçüncüsü kuralı tersine çevirmek: kuralın kurbanı, kuralın sahibine dönüşür; ya da kural bir başka karaktere geçer.
Tekrarlanan sözün bir de birikimi vardır. Aynı söz her tekrarda biraz daha yük taşır. İlk söyleyişte sıradan, ikincide tanıdık, üçüncüde beklenen, dördüncüde bir nakarattır. Bu birikim yalnızca komik değildir; sözün sahneler boyunca taşınması, bir karakterin ya da bir ilişkinin imzasına dönüşür. On üçüncü modülde gördüğümüz geri çağırma, bu birikimin hikâye boyunca yayılmış biçimidir; bu dersin tekrarı ise tek bir sahnenin içinde sıkışır.
Tekrarın en sık hatası, her tekrarı aynı yazmaktır. Komik tekrar, ufak bir değişimle güçlenir. Söz aynı kalır ama tonu değişir; ya da ton aynı kalır ama durum değişir; ya da söz biraz kısalır. Seyirci aynılığın içinde küçük farkı duyar ve bu fark tekrarı canlı tutar. Hiç değişmeyen tekrar ikinci seferde bile bayatlayabilir.
Bir de ritim meselesi var. Tekrarlar arasındaki mesafe kuralın gücünü belirler. Çok yakın tekrarlar bir kekeme gibi duyulur; çok uzak tekrarlar ise seyircinin kuralı unutmasına yol açar. Tek sahnelik bir üçlü yapıda tekrarlar arasında genellikle birkaç replik bulunur: kuralın kurulmasına yetecek kadar yakın, nefes aldıracak kadar uzak.
Son olarak, kuralın kırıldığı an bir vuruştur ve vuruşun kuralları ona da uyar. Kırılma kısa olmalı, sona yerleşmeli ve ardından bir es gelmelidir. Kırılmayı açıklamak, onu öldürür.
Sahnede
Ozan izinde. Kalemde yalnız Meral var. Emekli Cemil Bey, Ozan'ın önerisiyle, birkaç günlüğüne dosya dizmeye gelmiş; resmî işe dokunmuyor. Cemil bu kalemde otuz bir yıl çalıştı. Ama Ozan son bir yılda her şeyin yerini değiştirdi.
İÇ. KALEM ODASI — SABAH. Meral masasında. Cemil Ozan'ın sandalyesinde, önünde bir yığın dosya. Cemil sağ alt çekmeceyi açar.
CEMİL
Zımba burada olurdu.
MERAL
Ozan değiştirdi. Sol üst.
Cemil sol üst çekmeceyi açar, zımbayı bulur, birkaç sayfayı zımbalar. Bir süre çalışır. Sonra masanın altındaki dolabı açar.
CEMİL
Delgeç burada olurdu.
MERAL
Ozan değiştirdi. Rafın ikinci gözü.
CEMİL
Otuz bir yıl burada durdu bu delgeç.
MERAL
Bir yıldır orada duruyor.
Cemil delgeci alır, dosyaları deler. Bir süre çalışır. Sonra pencerenin önündeki küçük kutuya uzanır, durur, Meral'e bakar.
CEMİL
Ataşlar burada olurdu.
Meral başını kaldırmaz. Cemil kutunun kapağını açar. İçinde ataşlar ve katlanmış bir kâğıt. Cemil kâğıdı açar, gözlüğünü takar.
CEMİL
«Cemil Bey, ataşları eski yerine koydum. Diğerlerini koyamadım, sistem bozuluyor. Ozan.»
Cemil kâğıdı katlar. Meral yazmaya devam eder.
CEMİL
Bir tanesini.
MERAL
Ozan için bir tanesi de çok, Cemil Bey.
Cemil kâğıdı gömleğinin cebine koyar, bir ataş alır.
Kural iki tekrarla kuruluyor. Cemil bir çekmeceyi açıyor, «burada olurdu» diyor, Meral «Ozan değiştirdi» diyor ve yeni yeri söylüyor. İkinci tekrarda kural pekişiyor, ama küçük bir değişimle: Cemil itiraz ediyor, «Otuz bir yıl burada durdu», Meral onun cümlesini kendi dilinde geri veriyor: «Bir yıldır orada duruyor.» Bu, Meral'in kayıt sesi: bir olguya bir olguyla cevap.
Üçüncüde seyirci kuralı biliyor. Cemil uzanıyor, duruyor, Meral'e bakıyor; o da kuralı biliyor ve Meral'in cevabını bekliyor. Söz aynı: «Ataşlar burada olurdu.» Ama bu sefer Meral cevap vermiyor. Kural bozuluyor: ataşlar eski yerinde.
Kırılmanın kendisi de bir karakter esprisi. Ozan'ın notu tamamen Ozan: düzenli, açıklamalı, sistemine sadık. Cemil için bir istisna yapıyor ama yalnızca bir tane, «sistem bozuluyor». Not hem komik hem de dokunaklı: Ozan, izne çıkmadan önce, Cemil'in bu çekmeceleri açacağını hesaplamış ve ona küçük bir hediye bırakmış.
Kırılmadan sonra iki kısa replik ve bir eylem, vuruştan sonraki es. Cemil'in «Bir tanesini» demesi bir sitem gibi başlıyor, ama Meral'in cevabı onu bir övgüye çeviriyor: «Ozan için bir tanesi de çok.» Cemil notu cebine koyuyor. Tekrar bir espri kurdu ve espri bir ilişkiyi gösterdi.
İki sürüm
Aynı sahnenin tekrarsız hâli.
İlk taslak
CEMİL
Meral Hanım, hiçbir şeyi yerinde bulamıyorum. Zımba nerede, delgeç nerede, ataşlar nerede?
MERAL
Ozan her şeyin yerini değiştirdi. Zımba sol üstte, delgeç rafta. Ataşları da size eski yerine koymuş, bir not bırakmış.
CEMİL
Ne güzel düşünmüş.
MERAL
Ozan böyledir.
Yeniden yazım
CEMİL
Zımba burada olurdu.
MERAL
Ozan değiştirdi. Sol üst.
CEMİL
Delgeç burada olurdu.
MERAL
Ozan değiştirdi. Rafın ikinci gözü.
CEMİL
Ataşlar burada olurdu.
CEMİL
«Cemil Bey, ataşları eski yerine koydum. Diğerlerini koyamadım, sistem bozuluyor. Ozan.»
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Tekrar bir kural kurar ve kural bir beklenti doğurur.
- Üçlü yapıda ilk ikisi kalıbı kurar, üçüncüsü onu bozar ya da abartır.
- Kural sürdürülebilir, kırılabilir ya da tersine çevrilebilir.
- Komik tekrar küçük bir değişimle güçlenir; hiç değişmeyen tekrar bayatlar.
- Kuralın kırıldığı an bir vuruştur: kısa, sonda ve açıklamasız.
İlk taslakta üç arama tek bir soruya sıkıştırılmış ve üç cevap tek bir repliğe. Kural kurulmuyor, çünkü hiçbir şey tekrar etmiyor. Meral ataşların sürprizini de önceden söylüyor: «Ataşları da size eski yerine koymuş.» Seyircinin kendi bulacağı kırılma, bir bilgi olarak veriliyor. «Ne güzel düşünmüş» ve «Ozan böyledir» cümleleri ise espriyi açıklıyor; seyirci neye güleceğini değil, ne düşüneceğini öğreniyor.
Yeniden yazımda aynı bilgi üç ayrı ana bölünmüş. Her arama bir tekrar; ilk ikisi kuralı kuruyor, üçüncüsü onu kırıyor. Ozan'ın düşünceliliği açıklanmıyor; notun içinde, Ozan'ın kendi cümleleriyle duruyor.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışTekrar, aynı sözün aynen söylenmesidir.
Hiç değişmeyen tekrar çabuk bayatlar. Söz aynı kalsa bile ton, durum ya da karşılık küçük bir farkla değişmelidir; seyirci aynılığın içinde farkı duyar.
Yaygın yanlışKural ne kadar çok tekrarlanırsa o kadar güçlü olur.
Üç çoğu zaman yeterlidir. Dördüncü tekrar seyircinin kalıbı çoktan öğrendiği yere düşer ve sıkılma başlar.
Yaygın yanlışKural kırıldığında seyircinin anlaması için kırılma açıklanır.
Kırılma bir vuruştur; açıklama onu öldürür. Kısa olmalı, sona yerleşmeli ve arkasından bir es gelmelidir.
Kendi sahnende
Özet
- Tekrar bir kural kurar ve kural bir beklenti doğurur.
- Üçlü yapıda ilk ikisi kalıbı kurar, üçüncüsü onu bozar ya da abartır.
- Kural sürdürülebilir, kırılabilir ya da tersine çevrilebilir.
- Komik tekrar küçük bir değişimle güçlenir; hiç değişmeyen tekrar bayatlar.
- Kuralın kırıldığı an bir vuruştur: kısa, sonda ve açıklamasız.
Kendini sına
- Sahnedeki komik kural nedir ve nasıl kuruluyor?
- İkinci tekrara eklenen küçük değişim ne ve ne işe yarıyor?
- İlk taslakta Meral'in «Ataşları da size eski yerine koymuş» cümlesi neden sahneyi zayıflatıyor?
Yanıtlar
- Cemil bir şeyi eski yerinde arıyor, «burada olurdu» diyor, Meral «Ozan değiştirdi» diyor ve yeni yeri söylüyor. Kural iki tekrarla kuruluyor: zımba ve delgeç.
- Cemil'in itirazı («Otuz bir yıl burada durdu») ve Meral'in onu kendi diliyle geri vermesi («Bir yıldır orada duruyor»). Bu değişim tekrarı canlı tutuyor ve iki karakterin sesini ayırıyor.
- Çünkü seyircinin kendi bulacağı kırılmayı önceden bir bilgi olarak veriyor. Kural kurulmadan kırılma söyleniyor ve sahnenin vuruşu harcanıyor.
Sonraki derse köprü
Cemil ataşları ararken kimse gülmüyordu; ikisi de işini ciddiyetle yapıyordu ve komedi oradan geldi. Bir sonraki ders bu ciddiyeti uç noktaya taşıyor: ciddiyetin içinde saçma, yani karakterlerin saçma bir durumu son derece ciddi konuştuğu sahne.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.