18.2 · Seviye 8 · Tür ve Biçim
Kurulum ve vuruş
Esprinin kurulumunu ve vuruşunu ayırır; vuruş kelimesini cümlenin sonuna taşır
Diyalog Akademisi · Komedi Diyaloğu · 1.510 kelime · 19 replik · ≈ 7 dk okuma · 10 dk dinleme
Örnek sahneler ve kişiler bu akademi için yazıldı; film ve dizi örnekleri anlatılır, diyalogları aktarılmaz.
Açılış
Bir düğünde damadın arkadaşı mikrofonu alıyor ve bir anı anlatmaya başlıyor. Damatla üniversitede aynı odada kaldıklarını, damadın ne kadar düzenli biri olduğunu, her sabah yatağını topladığını, kitaplarını boy sırasına dizdiğini, ayakkabılarını kapının önüne hizaladığını anlatıyor. Salon gülümsüyor, biraz sıkılıyor. Sonra arkadaş durup ekliyor: «Gelinimizle tanışana kadar.» Salon kahkahaya boğuluyor.
Son cümle tek başına komik değil. «Gelinimizle tanışana kadar» bir düğünde söylenebilecek sıradan bir cümle. Onu komik yapan, kendinden önceki dört cümle: düzen, düzen, düzen, düzen. Seyirci bir kalıp bekliyordu ve son cümle o kalıbı kırdı. Kahkaha son cümlede patladı, ama barut öncekilerdeydi.
Önceki derste komediyi karakterin bakışına bağladık. Bu ders o bakışın bir cümlede nasıl patladığına bakıyor: esprinin iki parçasına.
Tek fikir
Her espri iki parçadan oluşur: bir beklenti kuran kurulum ve o beklentiyi kıran vuruş. Kurulum seyirciyi bir yöne yürütür; vuruş onu başka bir yere düşürür. Esprinin kalbi vuruş kelimesidir ve o kelime cümlenin sonunda durmalıdır.
Kavram
Beşinci modülde statü kaymasını işlerken hazırlıktan söz etmiştik: kaymayı mümkün kılan ve ondan önce sahneye yerleştirilen ayrıntılar. Komedide kurulum aynı işi küçük ölçekte görür. Bir ya da birkaç cümle seyirciye bir yol çizer: bu bir övgü konuşması, bu bir liste, bu ciddi bir konu. Seyirci yolu izler ve bir sonraki adımı tahmin eder.
Vuruş bu tahmini bozar. Ama rastgele bozmaz; seyircinin bir saniye sonra «tabii ya» diyeceği bir yerden bozar. İyi bir vuruş beklenmedik ama kurulumla bağlıdır. Düğündeki arkadaşın son cümlesi beklenmedik, çünkü bir düzen listesi bekliyorduk; ama bağlı, çünkü listenin bütün maddeleri birden bir anlama kavuşuyor: o düzen bir bekârlığın düzeniydi.
Bir esprinin en kırılgan yeri vuruş kelimesidir ve en sık yapılan hata onu yanlış yere koymaktır. Vuruş kelimesi cümlenin ortasına düşerse, seyirci gülmeye başlar ve cümlenin geri kalanını duymaz; ya da daha kötüsü, cümlenin geri kalanı vuruşu boğar. «Kombi de konuşmuyor zaten» ile «Kombi de zaten konuşmuyor» arasında yalnızca kelime sırası farkı vardır; ama ikincisinde vuruş, «konuşmuyor», en sonda durur ve cümle onunla biter. Türkçe fiili sona koyduğu için çoğu zaman bunu kendiliğinden yapar; ama yazar «zaten», «yani», «işte» gibi kuyruklarla vuruşu gömebilir. Vuruştan sonra gelen her kelime, kahkahadan bir parça çalar.
Kurulumun da bir ölçüsü vardır. Çok kısa kurulum, seyirciye bir beklenti kuracak zaman vermez; vuruş bir boşluğa düşer. Çok uzun kurulum, seyirciyi sıkar; vuruş geldiğinde dikkat çoktan dağılmıştır. Düğündeki arkadaş dört madde saydı; üç de olabilirdi, ama sekiz olsaydı salon onu çoktan bırakmış olurdu. Kurulum, seyircinin kalıbı tanıyacağı kadar uzun, sıkılmayacağı kadar kısa olmalıdır.
Komedi diyaloğunda kurulum ile vuruş çoğu zaman iki karaktere bölünür. Biri kurar, öbürü vurur. Kuran karakter genellikle ciddidir ve kurduğu şeyin bir kurulum olduğundan habersizdir; vuran karakter ise kendi bakışından, kendi takıntısından tek bir cümle söyler. Bu bölünme önceki dersin kuralını korur: kimse şaka yapmaya çalışmaz, ama iki ciddi karakterin arasında bir espri doğar.
Son olarak, vuruştan sonra bir es gerekir. Seyirci güler ve gülerken bir sonraki repliği duymaz. Sayfada bu es bir eylem satırıyla, kısa bir sessizlikle ya da vuran karakterin konuyu hiç değiştirmeden devam etmesiyle yazılabilir. Vuruşun hemen arkasına yeni bir bilgi koymak, o bilgiyi kahkahaya kurban etmektir.
Sahnede
Kış başı. Şükrü'nün yaşlı kombisi yine basınç düşürüyor. Sevgi İstanbul'dan arıyor.
İÇ. ŞÜKRÜ'NÜN EVİ, MUTFAK — AKŞAM. Şükrü kombinin göstergesine bakıyor. Telefon omzuyla kulağı arasında.
SEVGİ
(telefonda)
Baba, ben bir şey düşündüm. Kaan'ın oralarda bir proje toplantısı var, cuma. Dönüşte sana uğrasın, kombiye baksın.
ŞÜKRÜ
Kaan kombiden anlar mı?
SEVGİ
(telefonda)
Baba, mimar o. Binaları baştan sona o kuruyor. Tesisat, ısıtma, havalandırma, hepsini çiziyor. Çok da sabırlıdır. Sakin bir insan. Az konuşur ama işini bilir.
ŞÜKRÜ
Az konuşur.
SEVGİ
(telefonda)
Biraz sessizdir, evet. Ama bak, bayramda sofrada da hiç kimseyi rahatsız etmedi.
ŞÜKRÜ
Etmedi.
SEVGİ
(telefonda)
Ee? Gelsin mi?
Şükrü göstergeye bakar. İbre bir buçuğun altında.
ŞÜKRÜ
Gelsin. Kombi de zaten konuşmuyor.
Telefonun öbür ucunda bir sessizlik. Sonra Sevgi'nin bastırmaya çalıştığı bir kahkaha.
SEVGİ
(telefonda)
Baba!
ŞÜKRÜ
Ekmek getirsin. Cuma fırın erken kapanıyor.
Kurulum Sevgi'nin. Kaan'ı övüyor ve övgü bir liste: mimar, binaları kuruyor, tesisatı çiziyor, sabırlı, sakin. Sonra listenin içine bir madde sızıyor: «Az konuşur.» Sevgi bunu bir erdem olarak söylüyor, ama seyirci bayram sofrasını hatırlıyor: Kaan hiç konuşmamıştı. Şükrü bu maddeyi tek başına geri yansıtıyor: «Az konuşur.» Bu yansıtma kurulumun bir parçası; seyirciye neyin önemli olduğunu işaret ediyor ama henüz vurmuyor.
Sevgi kurulumu farkında olmadan güçlendiriyor: «bayramda sofrada da hiç kimseyi rahatsız etmedi.» Bir övgü daha, ama aslında Kaan'ın sessizliğinin bir tanığı. Şükrü yine yansıtıyor: «Etmedi.» Seyirci artık bir şeyin geleceğini hissediyor.
Vuruş Şükrü'nün: «Gelsin. Kombi de zaten konuşmuyor.» Vuruş kelimesi, «konuşmuyor», cümlenin en sonunda. Önce «Gelsin» geliyor, bir kabul, ve seyirci bir an Şükrü'nün yumuşadığını sanıyor. Sonra «Kombi de zaten» ve beklenti kuruluyor; son kelime onu kırıyor. Espri Şükrü'nün takıntısından doğuyor: olgu, kısa, dolgusuz. Şükrü şaka yaptığını bile belli etmiyor.
Ve vuruştan sonra es: telefonda bir sessizlik, sonra bastırılmış bir kahkaha. Sevgi'nin «Baba!»sı hem bir sitem hem bir gülme. Şükrü konuyu değiştirmiyor, ekmeğe geçiyor; vuruşun üstüne yeni bir espri koymuyor, kahkahanın sönmesine izin veriyor.
İki sürüm
Aynı vuruşun yanlış yere konmuş hâli.
İlk taslak
SEVGİ
(telefonda)
Kaan cuma sana uğrasın, kombiye baksın. Mimar o, her şeyden anlar.
ŞÜKRÜ
Kaan konuşmuyor ama, kombi de konuşmuyor zaten, ikisi anlaşır herhalde.
SEVGİ
(telefonda)
Baba, ne demek o!
ŞÜKRÜ
Şaka yapıyorum kızım. Gelsin.
Yeniden yazım
SEVGİ
(telefonda)
Çok da sabırlıdır. Sakin bir insan. Az konuşur ama işini bilir.
ŞÜKRÜ
Az konuşur.
SEVGİ
(telefonda)
Bayramda sofrada da hiç kimseyi rahatsız etmedi.
ŞÜKRÜ
Etmedi.
ŞÜKRÜ
Gelsin. Kombi de zaten konuşmuyor.
Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Her espri iki parçadan oluşur: beklenti kuran kurulum ve onu kıran vuruş.
- İyi bir vuruş beklenmedik ama kurulumla bağlıdır.
- Vuruş kelimesi cümlenin sonunda durur; arkasından gelen her kelime kahkahadan çalar.
- Kurulum ve vuruş çoğu zaman iki karaktere bölünür; kuran, kurduğunun farkında değildir.
- Vuruştan sonra bir es gerekir.
İlk taslakta kurulum yok. Sevgi tek bir cümleyle Kaan'ı öneriyor ve Şükrü hemen vuruyor. Seyirci bir beklenti kuramadan espriyi duyuyor. Üstelik Şükrü vuruşu kendisi açıklıyor: «Kaan konuşmuyor ama» diye başlayarak esprinin hedefini önceden söylüyor. Vuruş kelimesi, «konuşmuyor», cümlenin ortasında kalıyor ve arkasından bir kuyruk geliyor: «ikisi anlaşır herhalde». Bu kuyruk, espriyi açıklıyor ve öldürüyor. Son olarak «Şaka yapıyorum kızım» cümlesi, Şükrü'yü şaka yaptığını bilen bir karaktere çeviriyor; önceki dersin uyardığı göz kırpma.
Yeniden yazımda kurulumu Sevgi kuruyor, iki aşamada; Şükrü yalnızca yansıtıyor. Vuruş tek bir cümlede, vuruş kelimesi sonda, açıklama yok, kuyruk yok. Şükrü şaka yaptığını hiç söylemiyor; belki de şaka yapmıyor. Seyirci ikisini de düşünebilir ve bu belirsizlik esprinin bir parçası.
Ekranda
Yaygın hatalar
Yaygın yanlışEspri tek bir cümledir; kurulum gereksizdir.
Kurulumsuz vuruş bir boşluğa düşer. Seyirci bir beklenti kurmadan, o beklentinin kırılmasına gülemez.
Yaygın yanlışVuruşu netleştirmek için arkasından küçük bir açıklama eklenir.
Vuruştan sonra gelen her kelime kahkahadan bir parça çalar. Vuruş kelimesi cümlenin sonunda durmalı ve arkasından hiçbir şey gelmemelidir.
Yaygın yanlışKurulum ne kadar uzunsa vuruş o kadar güçlüdür.
Kurulumun bir ölçüsü vardır: seyircinin kalıbı tanıyacağı kadar uzun, sıkılmayacağı kadar kısa. Uzayan kurulum dikkati dağıtır ve vuruş geldiğinde seyirci çoktan gitmiştir.
Kendi sahnende
Özet
- Her espri iki parçadan oluşur: beklenti kuran kurulum ve onu kıran vuruş.
- İyi bir vuruş beklenmedik ama kurulumla bağlıdır.
- Vuruş kelimesi cümlenin sonunda durur; arkasından gelen her kelime kahkahadan çalar.
- Kurulum ve vuruş çoğu zaman iki karaktere bölünür; kuran, kurduğunun farkında değildir.
- Vuruştan sonra bir es gerekir.
Kendini sına
- Sahnede kurulumu kim kuruyor ve nasıl?
- «Gelsin. Kombi de zaten konuşmuyor» cümlesinde vuruş kelimesi nerede ve neden orada?
- İlk taslaktaki «Şaka yapıyorum kızım» cümlesi neden espriyi zayıflatıyor?
Yanıtlar
- Sevgi kuruyor, farkında olmadan. Kaan'ı bir övgü listesiyle anlatıyor ve listenin içine «Az konuşur» ile «hiç kimseyi rahatsız etmedi» maddelerini koyuyor; seyirci bayramdaki sessiz Kaan'ı hatırlıyor. Şükrü bu maddeleri tek kelimeyle yansıtarak kurulumu işaretliyor.
- «Konuşmuyor», cümlenin en sonunda. «Gelsin» seyirciyi bir kabule hazırlıyor, «Kombi de zaten» bir beklenti kuruyor ve son kelime onu kırıyor. Arkasından hiçbir şey gelmediği için kahkaha bölünmüyor.
- Çünkü Şükrü'yü şaka yaptığını bilen ve bunu açıklayan bir karaktere çeviriyor. Seyircinin bulacağı belirsizliği, Şükrü'nün şaka mı yaptığı yoksa olguyu mu söylediğini, yok ediyor.
Sonraki derse köprü
Sevgi Kaan'ı överken Şükrü başka bir şey duyuyordu; ikisi aynı cümleyi farklı yerlerden dinledi. Bir sonraki ders bu ayrılığı bir sahnenin bütününe yayıyor: iki karakterin farklı şeylerden söz ettiğini bilmeden konuştuğu yanlış anlama sahnesine.
Anlamadığın bir yer mi var?
Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.