Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Laozi'nin tanrılaşması tek bir olay değil, yüzyıllara yayılan bir süreçtir; her basamak yazılı kaynaklarda iz bırakmıştır.
- 165 yılında İmparator Huan Laozi'ye kurban sundurdu; Bian Shao'nun yazıtı onu kozmik bir varlık olarak anlatır, ama ona henüz "tanrı" ya da "efendi" demez.
- İkinci yüzyılın sonundaki Dönüşümler Kitabı'na göre Lao Efendi her çağda yeryüzüne iner; kitabı yazan Laozi onun biçimlerinden yalnızca biridir.
- Tang hanedanı ortak Li soyadından yola çıkarak Laozi'yi atası ilan etti; Gaozong 666'da ona imparatorluk unvanı verdi, Xuanzong Daodejing'i her haneye ve sınavlara taşıdı.
- "Laozi" adı tarihçi, metin uzmanı ve rahip için farklı şeyler anlatır; üçünü aynı cümlede karıştırmamak gerekir.
Açılış sahnesi
165 yılında, Doğu Han hanedanının imparatoru Huan, sarayından bir görevliyi uzak bir ilçeye gönderdi. Görevlinin gideceği yer Ku'ydu; Sima Qian'ın kaydına göre Laozi'nin doğduğu yer. Görevli oraya bir kurban töreni yapmak için gidiyordu. Bir imparator, adına kurban sunulacak kadar yüce saydığı bir varlık için, bir düşünürün doğduğu köye elçi yolluyordu.
Ertesi yıl imparator bir adım daha attı ve sarayın içinde, kendi huzurunda, Laozi onuruna bir tören düzenledi. Bu, Çin tarihinde bir imparatorun Laozi için yaptığı ilk ve tek tören olarak kayıtlara geçti. Ku'daki tören için bölgenin yöneticilerinden Bian Shao bir yazıt kaleme aldı. Yazıt, Laozi'yi ilksel kaosla yaşıt, evren oluşmadan önce var olan ve sonra bir dizi kozmik dönüşümden geçerek insan biçimine giren bir varlık olarak anlatıyordu.
Ama yazıtta dikkat çekici bir eksiklik var. Bian Shao, Laozi'ye ne "tanrı" ne de "efendi" diyor. Laozi artık sıradan bir insan değildir, ama henüz bir tanrı da değildir. Bu yazıt, bir insanın tanrıya dönüştüğü uzun yolun tam ortasında duruyor. Bu ders o yolu basamak basamak izliyor.
Bu derste ne olacak
İlk olarak Laozi'nin tanrılaşmasını tek bir olay değil, yüzyıllara yayılan bir süreç olarak görmeyi öğreneceğiz. Ardından bu sürecin basamaklarına bakacağız: saklı yaşayan bilge, kurban sunulan kozmik varlık, her çağda yeryüzüne inen öğretmen ve sonunda bir hanedanın atası olan yüce tanrı. Sonra bu dönüşümün neden yaşandığını soracağız: hangi topluluklar, hangi ihtiyaçlarla Laozi'yi yukarı taşıdı? En sonda dönüşümün en şaşırtıcı sonucunu göreceğiz: tanrı Laozi'nin gözünden bakıldığında, kitabı yazan Laozi onun yalnızca bir biçimidir. Ders bittiğinde bir figürün nasıl insanlıktan tanrılığa yükseldiğini kanıtlarıyla anlatabileceksin.
Sıfır noktası
Bir kişinin zamanla nasıl efsaneleştiğini kendi kültürümüzden tanırız. Bir bilge önce yaşadığı kasabada saygı görür. Ölümünden sonra mezarı ziyaret edilmeye başlanır, hakkında kerametler anlatılır. Birkaç yüzyıl sonra adına dualar okunur, ondan yardım dilenir. Her basamak bir öncekine dayanır, ama hiçbiri bir öncekinin aynısı değildir.
Laozi'nin yolu da böyle başladı, ama çok daha ileriye gitti. Bir insan olarak başladı, bir ermiş olarak anıldı, sonra kozmik bir varlık, sonra her çağda yeryüzüne inen bir öğretmen, sonunda da evrenin en yüce tanrılarından biri oldu. Bu basamakların her biri yazılı kaynaklarda iz bıraktı ve bu yüzden onları sırayla okuyabiliyoruz.
Mekanizma
Basamaklar
İlk basamak Sima Qian'ın kaydı: ortadan kaybolan, sonu bilinmeyen, bazı rivayetlere göre yüz altmış ya da iki yüz yıl yaşayan bir bilge. Burada Laozi henüz bir insandır, ama sıradan bir insanın sınırlarını zorlayan biri.
İkinci basamak 165 yılındaki tören ve yazıttır. Laozi artık evrenle yaşıt, kaostan doğmuş bir varlık olarak anlatılır ve ona imparator tarafından kurban sunulur. Üçüncü basamak, yaklaşık aynı yüzyılın sonunda yazılmış "Laozi'nin Dönüşümleri Kitabı"dır. Bu metne göre Lao Efendi, yani Laojun, insanlığa ve özellikle hükümdarlara öğretmek için belli aralıklarla yeryüzüne iner. Her çağda başka bir adla, başka bir biçimde görünür. Dördüncü basamakta, Göksel Üstatların Xiang'er yorumunda gördüğümüz gibi, Laozi artık açıkça Taishang Laojun adını taşıyan ve Kunlun dağında oturan bir tanrıdır.
Topluluklar ve ihtiyaçlar
Bu yükselişi taşıyan tek bir topluluk yoktu. Han sarayı için Laozi, uyum içinde bir yönetimin ve uzun ömrün ilkesini temsil ediyordu; ona kurban sunmak, imparatorun bu ilkeyle uyum içinde olduğunu göstermenin bir yoluydu. Huan'ın sarayında bu arayış tek bir figürle de sınırlı kalmadı. Aynı yıllarda sarayda Laozi'nin yanında Buda için de bir sunak kurulmuştu. Uzun ömür ve kozmik uyum arayan bir imparatorun gözünde, Hindistan'dan gelen bilge ile Chu'lu bilge yan yana duruyordu. Laozi'yi yukarı taşıyan şey, belirli bir öğretiye bağlılıktan çok, göğün desteğini arayan bir sarayın geniş ilgisiydi. Göksel Üstatlar hareketi için ise Laojun, topluluğun kuruluş vahyini veren tanrıydı; hareketin kurucusu Zhang Daoling'in öğretisini ondan aldığı anlatılır.
Yüzyıllar sonra bir üçüncü topluluk ortaya çıktı: bir hanedan. Tang hanedanını kuran ailenin soyadı Li'ydi. Sima Qian'ın kaydı da Laozi'nin soyadını Li olarak veriyordu. Tang imparatorları bu ortaklığı bir soy bağına çevirdi ve Laozi'yi ailenin atası ilan etti. Bir imparatorluk, atasını tanrılar arasına yerleştirerek kendi meşruiyetini göğe bağlıyordu.
Kaynaklardan okuma
Henüz tanrı değil
Yazıt, Laozi'yi ilksel kaosla yaşıt, evren oluşmadan önce var olan ve bir dizi kozmik dönüşümden sonra insan biçimine giren bir varlık olarak anlatır. Ama ona ne "tanrı" ne de "efendi" der.
Kutudaki ilk harf, T1, yazıtın bunu anlattığını söylüyor. İkinci harf, H1, şunu gösteriyor: 165 ve 166 yıllarında Laozi için imparatorluk törenleri yapıldığı, birden çok kaynakla desteklenen bir tarihsel olgu. Yazıtın dili dikkatle seçilmiş görünüyor. Laozi'yi kozmik bir düzeye taşıyor, ama dinsel bir unvan vermekten kaçınıyor. Bu kararsızlık, sürecin henüz tamamlanmadığını gösteriyor.
Her çağda bir öğretmen
Lao Efendi, insanlığa ve özellikle hükümdarlara öğretmek için belli aralıklarla yeryüzüne iner. Her çağda farklı bir adla görünür; kitabı yazan "tarihsel" Laozi, onun aldığı biçimlerden yalnızca biridir.
Bu metin bir dönüm noktası. Sima Qian'ın kaydında tarihsel bir kişinin belirsiz hayatını okuyorduk. Burada ise ilişki tersine dönüyor: asıl olan tanrıdır, kitabı yazan insan ise onun birçok görünüşünden biridir. Rozetteki L harfi anlatının tarihsel bir kayıt olmadığını söylüyor; ama bir geleneğin Laozi'yi nasıl gördüğünü anlamak için bu metin vazgeçilmez.
Bir hanedanın atası
İmparator Gaozong, 666 yılında Laozi'ye "Yüce Gizemli Kök İmparator" unvanını verir.
Bu unvan, Laozi'yi imparatorluk düzeninin içine, hem de en yüksek basamağa yerleştiriyor. Tang dönemi bunun ötesine de geçti. İmparator Xuanzong Daodejing'e kendi yorumunu yazdı, her hanenin bir Daodejing kopyası bulundurmasını buyurdu, Daoist metinlerden sınav açtı ve 742'de Zhuangzi'yi, Liezi'yi ve başka metinleri resmen kutsal kitaplar arasına aldı. Beş yüzyıl önce bir yazıtın "tanrı" demekten kaçındığı Laozi, artık bir imparatorluğun hem atası hem de kutsal kitabının yazarıydı.
Xuanzong'un yorumu bugün de elimizde. Önceki derste gördüğümüz yorum geleneğine böylece yeni bir ses eklenmiş oldu: bir münzevinin, bir genç bilginin ve bir din topluluğunun yanında, bu kez bir imparatorun sesi. Tahttaki kişi, atası saydığı tanrının kitabını kendi eliyle açıklıyordu. Metni okumak artık yalnızca bir düşünce ya da inanç işi değil, aynı zamanda bir sadakat göstergesiydi.
Usta katmanı
İtalyan sinolog Fabrizio Pregadio'nun vurguladığı gibi, Laozi'nin tanrılaşmasının en derin sonucu bakış açısının tersine dönmesidir. Dönüşümler Kitabı'ndan itibaren dinsel gelenek için soru artık "bu insan nasıl bir tanrı oldu?" değil, "bu tanrı neden bir insan biçiminde göründü?" sorusudur. Tarihsel Laozi, tanrının yeryüzüne inişlerinden birinin adıdır.
Bu, ilk dersten beri gördüğümüz katman ayrımını keskinleştiriyor. Bir tarihçi "Laozi" dediğinde Sima Qian'ın belirsiz kaydını, bir metin uzmanı Guodian'dan Wang Bi'ye uzanan metin ailesini, bir Daoist rahip ise Üç Saflar'dan biri olarak tapınılan Taishang Laojun'u kasteder. Sonraki yüzyıllarda Taishang Laojun, Daoist panteonun en yüce üç tanrısından biri olarak, "Dao ve De'nin Göksel Saygını" adıyla anılmaya başladı; adı bile kitabın adını taşıyordu.
Bu üç kullanımın hiçbiri yanlış değil. Ama aynı cümlede karıştırıldıklarında anlam bulanıklaşıyor. "Laozi yaşadı mı?" sorusunun tarihçi için anlamı başka, rahip için anlamı bambaşkadır. Rahip için Laozi yaşamadı; Laozi, her zaman var olan bir tanrının bir zamanlar aldığı bir biçimdi.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Laozi'yi ilk kez Daoist din tanrılaştırdı."
Laozi'ye ilk imparatorluk kurbanını bir Han imparatoru sundurdu ve kozmik Laozi'yi anlatan ilk yazıt bir devlet görevlisinin elinden çıktı. Tanrılaşmayı saray, din toplulukları ve sonra bir hanedan birlikte taşıdı.
Yaygın yanlış"165 yılındaki Laozi Yazıtı onu bir tanrı ilan eder."
Yazıt Laozi'yi kozmik bir varlık olarak anlatır, ama ona ne "tanrı" ne de "efendi" der. Tanrı unvanları sonraki metinlerde belirir.
Yaygın yanlış"Tanrı Laozi ile filozof Laozi iki ayrı kişidir."
Dinsel geleneğe göre ikisi aynıdır: kitabı yazan Laozi, tanrının yeryüzündeki görünüşlerinden biridir. Ayrım, geleneğin değil, tarihsel incelemenin kurduğu bir ayrımdır.
Uygulama
Kilit özet
- Laozi'nin tanrılaşması tek bir olay değil, yüzyıllara yayılan bir süreçtir; her basamak yazılı kaynaklarda iz bırakmıştır.
- 165 yılında İmparator Huan Laozi'ye kurban sundurdu; Bian Shao'nun yazıtı onu kozmik bir varlık olarak anlatır, ama ona henüz "tanrı" ya da "efendi" demez.
- İkinci yüzyılın sonundaki Dönüşümler Kitabı'na göre Lao Efendi her çağda yeryüzüne iner; kitabı yazan Laozi onun biçimlerinden yalnızca biridir.
- Tang hanedanı ortak Li soyadından yola çıkarak Laozi'yi atası ilan etti; Gaozong 666'da ona imparatorluk unvanı verdi, Xuanzong Daodejing'i her haneye ve sınavlara taşıdı.
- "Laozi" adı tarihçi, metin uzmanı ve rahip için farklı şeyler anlatır; üçünü aynı cümlede karıştırmamak gerekir.
Laozi'nin tanrı olduğu an yoktur; onu yukarı taşıyan çok sayıda el vardır.
Sonraki derse köprü
Bu dersle Laozi'nin kendisini, yani kişiyi, efsaneyi ve tanrıyı bırakıyoruz. Şimdi kitabın içine giriyoruz. Daodejing'in açılış bölümü, bir dizeyle kendi konusunun adlandırılamayacağını söyler ve okuru daha ilk satırda bir çelişkiyle karşı karşıya bırakır: adlandırılamayan bir şey hakkında koca bir kitap nasıl yazılır? Sonraki derste bu ilk bölümü yakından okuyacak, Dao'nun bir varlık mı, bir ilke mi, yoksa bir süreç mi olduğu sorusunu tartışacak ve onu Budist boşlukla özdeşleştirmenin neden yanıltıcı olduğunu göreceksin.