Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Alınmış metin, kesintisiz bir kopyalama ve basım zinciriyle günümüze ulaşmış biçimdir; mezardan çıkan el yazmalarından ayrı tutulur.
- Seksen bir bölümlük düzen Han döneminden gelir, geleneksel olarak Liu Xiang'a bağlanır ve dokuzun karesine dayanan bir sayı simgeciliği taşır; başka bölünmeler de vardı.
- Alınmış metin bir baskılar ailesidir: Wang Bi, Heshang Gong, Fu Yi'nin "eski metin"i ve başka tanıklar; çeviriler çoğunlukla Wang Bi baskısını temel alır.
- Heshang Gong'un bölüm başlıkları bilinen en eski bölüm başlıklarıdır, ama metnin değil, bir yorum geleneğinin parçasıdır.
- Wang Bi'nin yorumuyla basılan metin onun okuduğu metin değildir; yorumun izlediği okumalar eski el yazmalarıyla daha çok örtüşür.
Açılış sahnesi
574 yılında, Büyük Kanal'ın geçtiği Xuzhou kentinin yakınında eski bir mezar açıldı. Gelenek bu mezarın, Han hanedanının kuruluş savaşlarında yenilen büyük komutan Xiang Yu'nun gözdesine ait olduğunu söylüyordu. Xiang Yu ve sevdiği kadının hikâyesi, Çin'in en bilinen trajedilerinden biriydi; ikisi de milattan önce 202 yılında ölmüştü. Mezardan çıkan eşyaların arasında Laozi'nin kitabının bir kopyası vardı.
Sonraki yıllarda, Tang sarayının yıldız bilimcisi Fu Yi bu kopyaya dayanarak bir Daodejing baskısı hazırladı ve ona "eski metin" adını verdi. Fu Yi'nin elinde, sarayda ve manastırlarda dolaşan pek çok farklı kopya vardı. Onları bu eski tanıkla karşılaştırdı, farkları kaydetti ve hangisinin daha doğru olduğuna karar vermeye çalıştı.
Fu Yi'nin yaptığı iş, yirminci yüzyılda Guodian ve Mawangdui kazılarından sonra araştırmacıların yaptığı işin bin dört yüz yıl önceki bir benzeriydi. Ama arada önemli bir fark var. Fu Yi'nin "eski metin"i bugün elimizde değil; yalnızca onun hazırladığı baskı var. Bugün kitapçıdan aldığın Daodejing de, Fu Yi'nin baskısı da, mezarlardan çıkan kopyalar da aynı adı taşıyor. Ama aynı metin değiller. Bu ders, o "standart" metnin nereden geldiğini anlatıyor.
Bu derste ne olacak
İlk olarak "alınmış metin" teriminin ne demek olduğunu ve neden mezardan çıkan el yazmalarından ayrı tutulduğunu açıklayacağız. Ardından bugünkü seksen bir bölümlük düzenin kökenine bakacağız: bölünmeyi kimin yaptığına, neden tam seksen bir olduğuna ve başka bölünmelerin de bulunduğuna. Sonra metni yüzyıllar boyunca taşıyan başlıca baskıları tanıyacağız. En sonda bu baskıların en ünlüsünün ilginç bir sırrını göreceğiz: Wang Bi'nin yorumuyla birlikte basılan metin, Wang Bi'nin kendi okuduğu metin değil. Ders bittiğinde bir çevirinin hangi metne dayandığını sorabilecek ve cevabın neden önemli olduğunu bileceksin.
Sıfır noktası
Bir şarkının yüzlerce yıl boyunca sözlü olarak aktarıldığını düşün. Her kuşak onu biraz farklı söyler. Bir gün biri şarkının sözlerini derleyip bir kitapta basar ve o baskı yaygınlaşır. Artık herkes şarkıyı o kitaptaki gibi bilir. Ama o baskı şarkının "aslı" değildir; uzun bir aktarım zincirinin belirli bir anda dondurulmuş hâlidir.
Daodejing için "alınmış metin" denen şey de böyle bir dondurulmuş hâldir. Terim, kuşaktan kuşağa kopyalanarak, basılarak ve okunarak bugüne ulaşmış metni anlatır. Mezardan çıkan el yazmaları ise bu zincirin dışında kalmış, toprağın altında beklemiş tanıklardır. İkisi farklı yollardan gelir ve farklı sorulara cevap verir.
Mekanizma
Seksen bir bölüm
Bugünkü Daodejing seksen bir bölümden oluşur. İlk otuz yedi bölüm Dao kısmını, kalan kırk dört bölüm De kısmını oluşturur. Bu bölünmenin Han döneminde yapıldığı düşünülür ve kaynaklar onu, saray kütüphanesindeki metinleri düzenleyen bilgin Liu Xiang'a bağlar.
Sayının kendisi rastgele değil. Han döneminde sayıların kozmik anlamlar taşıdığına inanılıyordu ve dokuz, tek sayıların en büyüğü olarak yang gücünün, tamamlanmışlığın sayısıydı. Seksen bir, dokuzun karesi olarak kusursuz bir sayı sayılıyordu. Metni seksen bir bölüme ayırmak, onu evrenin düzenine uygun bir bütün olarak sunmak demekti.
Ama bu bölünme tek değildi. Han döneminde Yan Zun adlı bir yorumcu metni yetmiş iki bölüme ayırdı. Çok daha sonra, Yuan döneminde Wu Cheng altmış sekiz bölüm önerdi. Eski kaynaklar altmış dört bölümlük ya da hiç bölünmemiş kopyalardan da söz eder. Hatırlarsan, Guodian levhalarında ve Mawangdui ipeklerinde bugünkü numaralı bölümler yoktu. Seksen bir, metnin içinden değil, onu düzenleyenlerin elinden gelen bir düzendir.
Taşıyıcı baskılar
Alınmış metin tek bir kopya değil, birbirine yakın bir baskılar ailesidir. Bu ailenin en önemli iki üyesi, iki ünlü yorumla birlikte aktarılan metinlerdir: Heshang Gong'un yorumuyla taşınan metin ve Wang Bi'nin yorumuyla taşınan metin. Bunlara Fu Yi'nin "eski metin"i ve taşa kazınmış Tang dönemi kopyaları gibi başka tanıklar eklenir.
Bu baskılar arasında çoğu küçük, bazen anlamı değiştiren yüzlerce fark vardır. Bir karakter eksik ya da fazladır, bir edat değişir, bir sözcük eş anlamlısıyla yer değiştirir. Wang Bi ve Heshang Gong baskıları yüzyıllar boyunca en çok dolaşan iki baskı oldu. Bugün çevirilerin çoğu Wang Bi baskısını temel alır ve bu baskı genellikle standart kabul edilir.
Farklar nasıl doğar
Kopyalar arasındaki farkların çoğu kasıtlı değildir. Elle kopyalayan bir kâtip bir satırı atlayabilir, özellikle iki satır aynı sözcükle bittiğinde gözü bir sonrakine kayar. Birbirine benzeyen iki karakteri karıştırabilir. Bir önceki okurun kenara düştüğü kısa bir açıklamayı metnin parçası sanıp içeri alabilir. Bir sözcüğü, kendi döneminde daha yaygın olan bir eş anlamlısıyla farkında olmadan değiştirebilir.
Bunlara kasıtlı değişiklikler de eklenir: önceki derste gördüğümüz ad yasakları, anlaşılmaz bulunan bir yeri "düzeltme" girişimleri, bir yorumcunun okumasını desteklemek için yapılan seçimler. Bir kopyadan başka bir kopya, ondan da bir başkası yapıldıkça bu farklar birikir ve birbirine yakın ama özdeş olmayan kopyalardan oluşan bir aile ortaya çıkar. Metin tarihçileri bu ailenin soy ağacını çıkarmaya çalışır: hangi kopya hangisinden türemiş, hangi fark hangi dalda başlamış.
Kaynaklardan okuma
Mezardan çıkan "eski metin"
Fu Yi, baskısının 574'te Xuzhou yakınında açılan ve Xiang Yu'nun gözdesine ait sayılan bir mezardan çıkan kopyaya dayandığını söyler.
Burada da rozetler iki soruyu birbirinden ayırıyor. T1: Fu Yi'nin baskısı elimizde ve bunu söylüyor. H2: mezarın gerçekten o kişiye ait olduğu ve kopyanın gerçekten oradan çıktığı, makul ama doğrulanamayan bir çıkarım. Yine de Fu Yi'nin baskısı değerli bir tanık; çünkü Tang döneminde elde bulunan kopyaları karşılaştıran bir bilginin kararlarını ve eski olduğuna inandığı bir kopyanın okumalarını bir arada taşıyor.
Bölüm başlıkları
Heshang Gong yorumu metni seksen bir bölüme ayırır ve her bölüme iki karakterlik bir başlık verir. Birinci bölümün başlığı "Dao'yu cisimleştirmek"tir.
Bu, bir Daodejing baskısında bölüm başlığı kullanılmasının bilinen en eski örneği. Rozetin T2 olması önemli: başlıklar metnin kendisine değil, bir yorum geleneğine aittir. Bazı çeviriler bu başlıkları sanki metnin parçasıymış gibi basar. Oysa başlık, okura bölümün nasıl okunması gerektiğini önceden söyleyen bir yorumdur. "Dao'yu cisimleştirmek" başlığını okuyan biri, birinci bölümü bedenle ve uygulamayla ilgili bir metin olarak okumaya hazırlanır.
Yorum ile metnin uyuşmazlığı
Wang Bi'nin yorumunun, onunla birlikte basılan metinden ayrıldığı yetmiş dokuz yer saptanmıştır. Bunların yetmiş sekizinde yorumun okuması, Guodian, Mawangdui ve öteki el yazmalarındaki okumayla ya da eski metinlerdeki Laozi alıntılarıyla uyuşur.
Bu bulgu, ilk bakışta tuhaf görünen bir durumu açıklıyor. Wang Bi bir dizeyi yorumlarken başka bir sözcükten söz ediyor, ama yorumun hemen üstündeki metinde o sözcük yok. Sebebi şu: yüzyıllar içinde kâtipler, Wang Bi'nin yorumunun üstüne, dönemlerinde yaygın olan başka bir baskının metnini koymuşlar. Yorum Wang Bi'den kalmış, metin değişmiş. Ve yorumun izlediği okumalar, toprağın altından çıkan eski tanıklarla örtüşüyor.
Usta katmanı
Alman sinolog Rudolf Wagner, Wang Bi üzerine yaptığı geniş çalışmada bu sorunu çözmeye girişti. Yorumun kendisinden yola çıkarak, Wang Bi'nin gerçekte hangi metni okuduğunu yeniden kurmaya çalıştı ve bu yeniden kurulmuş metnin tam bir çevirisini yayımladı. Bu çalışma, "Wang Bi metni" dendiğinde iki ayrı şeyin kastedilebileceğini gösterdi: Wang Bi'nin yorumuyla birlikte basılan alınmış metin ve Wang Bi'nin kendi okuduğu, bugün yalnızca yorumundan geri çıkarılabilen metin.
Bu ayrım, sıradan bir okur için bile önemli. Bir çeviri "Wang Bi metnine dayanıyor" dediğinde, büyük olasılıkla birinciyi kastediyor. Ama Wang Bi'nin felsefesini o metinden okumaya çalışırsan, onun hiç görmediği sözcükler üzerine düşünüyor olabilirsin.
Buradan daha genel bir ders çıkıyor. Bir metnin "standart" hâli, onun en eski ya da en doğru hâli değildir; en yaygın hâlidir. Yaygınlık bir kalite kanıtı değil, bir tarih sonucudur. Fu Yi'nin yaptığı, Wagner'in yaptığı ve Guodian ile Mawangdui üzerinde çalışan araştırmacıların yaptığı iş aynı: alınmış metni, onun dışında kalmış tanıklarla karşılaştırmak ve aradaki farkların nereden geldiğini sormak.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Seksen bir bölüm Laozi'nin kendi bölünmesidir."
Bölünme Han döneminde yapılmış görünüyor ve geleneksel olarak Liu Xiang'a bağlanıyor. Yetmiş iki ve altmış sekiz bölümlük başka bölünmeler de vardı; mezardan çıkan kopyalarda bugünkü numaralı bölümler yoktur.
Yaygın yanlış"Bölüm başlıkları metnin parçasıdır."
Başlıklar Heshang Gong yorum geleneğinden gelir. Okura bölümün nasıl okunacağını önceden söyleyen bir yorumdur.
Yaygın yanlış"Wang Bi'nin yorumuyla basılan metin, Wang Bi'nin okuduğu metindir."
Yorumun metinden ayrıldığı yetmiş dokuz yer saptanmıştır. Kâtipler zamanla yorumun üstüne başka bir baskının metnini koymuştur.
Uygulama
Kilit özet
- Alınmış metin, kesintisiz bir kopyalama ve basım zinciriyle günümüze ulaşmış biçimdir; mezardan çıkan el yazmalarından ayrı tutulur.
- Seksen bir bölümlük düzen Han döneminden gelir, geleneksel olarak Liu Xiang'a bağlanır ve dokuzun karesine dayanan bir sayı simgeciliği taşır; başka bölünmeler de vardı.
- Alınmış metin bir baskılar ailesidir: Wang Bi, Heshang Gong, Fu Yi'nin "eski metin"i ve başka tanıklar; çeviriler çoğunlukla Wang Bi baskısını temel alır.
- Heshang Gong'un bölüm başlıkları bilinen en eski bölüm başlıklarıdır, ama metnin değil, bir yorum geleneğinin parçasıdır.
- Wang Bi'nin yorumuyla basılan metin onun okuduğu metin değildir; yorumun izlediği okumalar eski el yazmalarıyla daha çok örtüşür.
Standart metin en eski metin değil, en çok okunan metindir.
Sonraki derse köprü
Bu derste iki ünlü yorumu, Heshang Gong'un ve Wang Bi'nin yorumunu, metni taşıyan araçlar olarak gördük. Ama bu yorumlar birer taşıyıcıdan çok daha fazlası. Heshang Gong metni bir yöneticinin hem devleti hem de kendi bedenini nasıl koruyacağına dair bir rehber olarak okur. Wang Bi aynı metinde varlık ve yokluk üzerine derin bir düşünce bulur. Göksel Üstatların yorumu ise onu inananlara yol gösteren buyruklar olarak okur. Sonraki derste bu üç yorumu yakından tanıyacak ve aynı dizenin üç farklı okumada nasıl bambaşka anlamlar kazandığını göreceksin.