Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Laozi'nin geçitte kitap yazması, Daodejing'e bir yazar ve bir yazılış anı veren etiyolojik bir anlatıdır; tarihsel bir kayıt değil, bir köken hikâyesidir.
- En eski çekirdek, Sima Qian'ın birkaç cümlesidir: bir geçit, bir memurun ricası, beş bin sözcük ve bilinmeyen bir son.
- Öküz arabası, Hangu geçidi, önceden görülen buğu ve Yin Xi'nin Laozi'yle çöle gidişi, Liexian zhuan'ın eklediği katmandır; mor buğu daha da sonra gelir.
- 166 yılındaki Xiang Kai dilekçesi, Laozi'nin batıda Buda olduğu rivayetini aktaran en eski kayıtlardan biridir.
- Geçit sahnesi zamanla ustadan öğrenciye aktarımın modeli, Louguan'da bir kutsal mekân ve Xisheng jing gibi yeni bir kutsal metin oldu.
Açılış sahnesi
Hangu geçidinin bekçisi Yin Xi bir sabah surların üstünden doğuya bakıyordu. Ufukta bir buğu gördü, yavaş yavaş batıya doğru ilerleyen bir hava kıpırtısı. Yin Xi bu tür işaretleri okumayı bilen biriydi. Buğunun bir insandan yayıldığını, yola çıkmış bir ermişin yaklaşmakta olduğunu anladı ve onu geçidin başında beklemeye başladı.
Bir süre sonra yolun ucunda boz bir öküzün çektiği bir araba belirdi. Arabada beyaz sakallı yaşlı bir adam oturuyordu. Zhou sarayının eski arşivcisiydi; hanedanın çöktüğünü görmüş, her şeyi bırakıp batıya doğru yola çıkmıştı. Yin Xi onu geçidin kapısında karşıladı ve gitmesine izin vermeden önce bir ricada bulundu: "Artık dünyadan çekileceksin. Gitmeden bana bir kitap yaz."
Yaşlı adam kaldı, yazdı ve gitti. Geride iki kısma ayrılmış, biri Dao'yu öteki De'yi anlatan, beş bini biraz aşan karakterlik bir metin bıraktı. Anlatının bir hâline göre Yin Xi de her şeyi bırakıp onunla birlikte batıdaki kum çöllerine gitti ve ikisinden bir daha haber alınmadı. Bu, Daodejing'in nasıl yazıldığını anlatan hikâyedir. Ama bu hikâye tek seferde değil, yüzyıllar boyunca, parça parça büyüyerek bu hâle geldi.
Bu derste ne olacak
İlk olarak anlatının en eski çekirdeğine, Sima Qian'ın birkaç cümlesine döneceğiz ve açılıştaki sahnenin ne kadarının orada olduğunu göreceğiz. Ardından ölümsüzlerin yaşam öykülerini toplayan bir Han dönemi kitabının anlatıya neler eklediğine bakacağız: buğu, öküz arabası ve çöl yolculuğu. Sonra bu hikâyenin neden gerekli olduğunu soracağız, yani adsız bir söz derlemesine bir yazar ve bir yazılış anı vermenin ne işe yaradığını. En sonda anlatının sonraki yüzyıllarda nasıl bir tapınağa, yeni bir kutsal metne ve Budizm'le bir rekabete dönüştüğünü izleyeceğiz. Ders bittiğinde bir efsanenin nasıl büyüdüğünü katman katman okuyabileceksin.
Sıfır noktası
Bir hikâyenin ağızdan ağıza nasıl büyüdüğünü hepimiz biliriz. Bir mahallede biri eski bir çeşmenin yanında bir yabancının durup su içtiğini anlatır. Birkaç kuşak sonra yabancı bir ermiş olmuştur, çeşmenin suyu şifalıdır ve çeşmenin başına küçük bir türbe yapılmıştır. İlk anlatı yanlış değildi; yalnızca üstüne katmanlar eklendi ve her katman bir ihtiyaca cevap verdi.
Laozi'nin batıya gidişi de böyle bir hikâye. Tek bir farkla: bu hikâyenin katmanlarının çoğu yazılı kaldı ve tarihlendirilebiliyor. Bu yüzden onu arkeolog gibi, katman katman kazarak okuyabiliriz. En alttaki katman, yaklaşık iki bin yüz yıl önce yazılmış birkaç kuru cümle. En üstteki katmanlarda ise bir manastır, bir kutsal kitap ve iki din arasındaki bir tartışma var.
Mekanizma
En alttaki katman
Sima Qian'ın kaydında bu sahne yalnızca birkaç cümle tutar. Laozi Zhou'nun çöküşünü görünce ayrılır ve bir geçide varır. Geçidin yöneticisi ona, "Artık dünyadan çekileceksin, bana bir kitap yaz," der. Laozi Dao ve De'nin anlamı üzerine beş bin küsur sözcük yazıp gider ve kimse nerede öldüğünü bilmez.
Bu çekirdekte olmayan şeylere dikkat et. Buğu yok, öküz yok, çöl yok. Geçidin adı bile verilmemiş; metin yalnızca "geçit" der. Bekçi bir hikâye kahramanı değil, yolda bir ricada bulunan bir memurdur. Adı konusunda bile tartışma var. Metindeki unvanın içindeki "yin" hecesi bir soyadı olabileceği gibi, bir memurluk unvanının parçası da olabilir; bu yüzden geleneğin kendisi onu "Geçidin Yöneticisi Usta" anlamına gelen Guanyinzi adıyla da anar.
İkinci katman: ölümsüzlerin kitabı
Han döneminde, ölümsüzlüğe ulaştığına inanılan yetmiş küsur kişinin kısa yaşam öykülerini toplayan bir kitap derlendi: Liexian zhuan, yani "Ölümsüzlerin Yaşam Öyküleri". Gelenek onu Han dönemi bilgini Liu Xiang'a bağlar, ama araştırmacıların çoğu bugünkü metnin daha sonra biçimlendiğini düşünür.
Bu kitapta Laozi'nin ve geçit bekçisinin ayrı ayrı girişleri var ve anlatı birden renklenir. Laozi artık boz bir öküzün çektiği bir arabayla yola çıkar. Geçidin adı konur: Hangu. Bekçi Yin Xi, Laozi'nin buğusunu önceden görür ve bir ermişin geleceğini anlar. Kitabı yazdıktan sonra ikisi birlikte "akan kumlara", yani batıdaki çöllere giderler. Kitap Laozi'nin yönünü de adlandırır: "Büyük Qin"e, Daqin'e gider. Bu ad, Sonraki Han Tarihi'nde uzak batıdaki Roma İmparatorluğu için kullanılır; Han döneminin okuru için bilinen dünyanın en uç noktasını gösteren bir addı. Laozi artık yalnızca bir geçitten çıkmıyor, dünyanın kenarına doğru yol alıyordu. Sonraki anlatılarda bu buğu "doğudan gelen mor buğu" olarak renklendi ve bu imge bugün Çin'de kapı süslerinde bile kullanılan bir uğur sözüne dönüştü.
Kaynaklardan okuma
Çekirdek
Laozi geçide varır; geçidin yöneticisi, "Artık dünyadan çekileceksin, zahmet et de bana bir kitap yaz" der. Laozi iki bölümlük bir kitap yazar, Dao ve De'nin anlamını beş bin küsur sözcükle anlatır ve gider. Nerede öldüğünü kimse bilmez.
Rozetin iki harfi iki ayrı şey söylüyor. T1: Shiji bunu anlatıyor. L: anlatının kendisi tarihsel olarak doğrulanmamış, bir köken hikâyesi. Sima Qian'ın cümlelerindeki sadelik de öğretici. Hikâyenin en eski hâli bir mucize anlatmıyor; yalnızca bir kitabın nasıl ortaya çıktığını açıklıyor.
Renklenen hikâye
Zhou'nun erdemi zayıflayınca Laozi boz öküzün çektiği bir arabaya binip batıya gider ve Hangu geçidinden geçer; geçidin yöneticisi Yin Xi onu bekleyip karşılar. Yin Xi, Laozi'nin buğusunu önceden görmüş ve bir ermişin geçeceğini anlamıştır. Sonra Laozi'yle birlikte akan kumlara gider.
İki kutuyu yan yana koyduğunda hikâyenin nereden büyüdüğü görünür. Bekçi artık yalnızca bir ricada bulunan memur değil; işaretleri okuyabilen, bir ermişi tanıyabilen ve sonunda onunla birlikte giden bir öğrencidir. Bu değişiklik rastgele değil. Bir metnin kutsallığı, onu alan kişinin de seçilmiş biri olmasını ister.
Batıda ne oldu
Memur Xiang Kai, İmparator Huan'a sunduğu dilekçede sarayda Huang-Lao ve Buda için sunaklar kurulduğunu anar ve bir rivayeti aktarır: "Bazıları der ki, Laozi barbarların topraklarına girdi ve Buda oldu."
Bu, Laozi'nin batıya gidişini Budizm'e bağlayan bilinen en eski kayıtlardan biri. Sima Qian "nerede öldüğünü kimse bilmez" demişti. Bu boşluk, yaklaşık iki yüz elli yıl sonra doldurulmaya başlandı. Xiang Kai'nin aktardığı rivayet kısa: Laozi barbarların arasında Buda olmuştu. Sonraki anlatılar bunu genişletti; Laozi'nin Hindistan'a vardığı ve orada Buda olduğu ya da Buda'yı eğittiği anlatıldı. Bu iddianın Budistlerle Daoistler arasında yüzyıllar sürecek bir tartışmaya nasıl dönüştüğünü ileride, Budizm'le karşılaşmayı işlediğimiz seviyede ayrıntılı olarak göreceğiz.
Usta katmanı
Bu hikâye neden gerekliydi? Önceki dersten hatırlayacağın gibi, araştırmacıların çoğu Daodejing'i kuşaklar boyunca biriken sözlerin bir araya getirilmesiyle oluşmuş bir metin olarak görüyor. Böyle bir metnin tek bir yazarı, tek bir yazılış anı yoktur. Ama bir metne otorite kazandırmanın en güçlü yollarından biri, ona bir yazar ve bir doğum anı vermektir. Geçit sahnesi tam bunu yapar: dağınık sözleri tek bir bilgenin, tek bir oturuşta, tek bir ricaya cevap olarak yazdığı bir kitaba dönüştürür.
Sahnenin bir işlevi daha var ve Daoist din için belki en önemlisi bu. Laozi'den Yin Xi'ye geçen kitap, bir ustadan bir öğrenciye yapılan ilk aktarımdır. Sonraki yüzyıllarda Daoist gelenek, kutsal metinlerin ve öğretilerin ustadan öğrenciye nasıl aktarılacağını anlatırken bu sahneye dönecekti.
Bu dönüş somut bir yer de kazandı. Chang'an yakınında, Yin Xi'nin gözlem kulesinin bulunduğu yer olduğuna inanılan Louguan'da, beşinci ve altıncı yüzyıllarda bir Daoist topluluk gelişti. Bu topluluğun ürettiği metinlerden biri olan Xisheng jing, yani "Batıya Yükseliş Kitabı", Laozi'nin batıya gitmeden önce Yin Xi'ye verdiği öğretileri anlattığını ileri sürer. Yin Xi'nin kendisi de bir yazara dönüştü. Gelenek ona Guanyinzi adlı bir kitap atfeder; kaynaklar bu adla bir kitabın varlığından erken dönemde söz eder, ama elimizdeki metin çok daha geç bir dönemde yazılmış ve eski kitabın yerine geçmek üzere hazırlanmış bir yapıt sayılır. Efsanenin kahramanı, efsane büyüdükçe kendi kitabını da kazanmıştı.
Böylece birkaç cümlelik bir sahne, önce bir yaşam öyküsüne, sonra bir kutsal mekâna, sonra da yeni bir kutsal kitaba dönüştü.
Yaygın hatalar
Yaygın yanlış"Laozi'nin öküze binip Hangu geçidinden geçtiği Sima Qian'ın kaydında yazar."
Sima Qian ne öküzden ne de geçidin adından söz eder. Öküz arabası ve Hangu adı, ölümsüzlerin yaşam öykülerini toplayan daha geç bir derlemede ortaya çıkar.
Yaygın yanlış"Mor buğu, Yin Xi'nin gördüğü şeyin en eski tarifidir."
En eski anlatılar yalnızca bir buğudan ya da havadan söz eder; mor rengi sonraki anlatılarda eklenen bir süstür.
Yaygın yanlış"Efsane uydurma olduğu için değersizdir."
Geçit sahnesi tarihsel bir kayıt olmayabilir, ama Daodejing'e bir köken, Daoist geleneğe de bir aktarım modeli verdi. Bir geleneğin kendini nasıl anlattığını anlamak için vazgeçilmezdir.
Uygulama
Kilit özet
- Laozi'nin geçitte kitap yazması, Daodejing'e bir yazar ve bir yazılış anı veren etiyolojik bir anlatıdır; tarihsel bir kayıt değil, bir köken hikâyesidir.
- En eski çekirdek, Sima Qian'ın birkaç cümlesidir: bir geçit, bir memurun ricası, beş bin sözcük ve bilinmeyen bir son.
- Öküz arabası, Hangu geçidi, önceden görülen buğu ve Yin Xi'nin Laozi'yle çöle gidişi, Liexian zhuan'ın eklediği katmandır; mor buğu daha da sonra gelir.
- 166 yılındaki Xiang Kai dilekçesi, Laozi'nin batıda Buda olduğu rivayetini aktaran en eski kayıtlardan biridir.
- Geçit sahnesi zamanla ustadan öğrenciye aktarımın modeli, Louguan'da bir kutsal mekân ve Xisheng jing gibi yeni bir kutsal metin oldu.
Bir efsaneyi katmanlarına ayırmak onu küçültmez; her katmanda, onu anlatan insanların neye ihtiyaç duyduğunu görürüz.
Sonraki derse köprü
Efsane, Daodejing'in tek bir kişi tarafından tek bir oturuşta yazıldığını anlatıyor. Peki metnin kendi geçmişi hakkında toprağın altından ne çıktı? Yirminci yüzyılın sonunda Çin'in Hubei eyaletinde açılan bir mezarda, bambu levhalara yazılmış bir metin bulundu ve bu metin bugün bildiğimiz Daodejing'in bilinen en eski tanığı oldu. Ama tam bir kitap değildi; bugünkü metnin yalnızca bir bölümünü, farklı bir sırayla içeriyordu. Sonraki derste bu buluntuyu, mezarın tarihini ve bu kısmi metnin "Daodejing o zaman henüz derleniyor muydu?" sorusuna ne söylediğini göreceksin.