İçeriğe geç

Ders D0.1 · Seviye 0

Daoizm mi, Taoizm mi?

1.554 kelime · 3 kaynak pasajı · yaklaşık 7 dakika okuma · seslendirme 10 dk

Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
  1. "Taoizm" ile "Daoizm", "Lao Tzu" ile "Laozi", "Tao Te Ching" ile "Daodejing" aynı şeyin iki yazımıdır: biri Wade-Giles, öteki pinyin.
  2. Wade-Giles'ın "Tao"su nefessiz sesi gösterir ve "dao" diye okunur; yanlış telaffuz, kesme işaretinin yolda kaybolmasından doğdu.
  3. Dao sözcüğü "yol", "yöntem" ve "söylemek" anlamlarını birlikte taşır; Daodejing'in ilk dizesi bu üç anlamla oynar.
  4. Dao, Daoistlerin icadı değil, klasik Çin düşüncesinin ortak sözcüğüdür.
  5. "-izm" eki iki Çince adı tek sözcükte toplar: Sima Tan'ın koyduğu "daojia" ve "daojiao".

Açılış sahnesi

Dongguozi adında bir adam Zhuangzi'nin karşısına dikilir ve dolambaçsız bir soru sorar: "Şu Dao dediğin şey nerede?" Zhuangzi "Olmadığı yer yok" diye cevap verir. Adam bununla yetinmez, bir yer göstermesini ister. Zhuangzi "Karıncada" der. Adam şaşırır: "Bu kadar aşağıda mı?"

Zhuangzi daha da aşağı iner: "Yabani otta." Adam "Daha da mı aşağıda?" diye sorunca "Kiremitte, tuğlada" der. Adam "Bu daha da kötü" dediğinde Zhuangzi son cevabı verir: "Dışkıda ve idrarda." Dongguozi artık cevap vermez. Susar, çünkü aradığı şeyin yüce bir yerde, bir tapınağın ya da bir bilgenin kalbinde durduğunu sanıyordu.

Bu sahne, Dao'yu bir nesne gibi bir yere yerleştirmek isteyen herkese yöneltilmiş bir şaka. Ama sahnenin ilk sorusunda bizim için daha basit bir düğüm var: Dongguozi'nin sorduğu şeyin adını Türkçede nasıl yazacağız? Kitapçı rafında aynı geleneğin kitapları iki ayrı adla duruyor ve pek çok okur bunların iki ayrı şey olduğunu sanıyor.

Bu derste ne olacak

Önce rafınıza bakıp aynı ismin kaç biçimde yazıldığını göreceğiz. Sonra bu karışıklığın kaynağına ineceğiz: Çinceyi Latin harfleriyle yazmanın iki ayrı sistemi ve bu sistemlerden birinin küçük bir işaretinin yolda nasıl kaybolduğu. Ardından Dao karakterinin kendisine bakacağız ve bu tek sözcüğün "yol", "yöntem" ve "söylemek" anlamlarını nasıl birlikte taşıdığını göreceğiz. En sonda "-izm" ekinin gizlediği bir sorunu açacağız: Çincede bu geleneğin tek bir adı yok, en az iki adı var. Ders bittiğinde rafındaki kitapların adlarını okuyabilecek ve bu derslerde neden "Dao" yazıldığını bileceksin.

Sıfır noktası

Bir kitapçının felsefe rafının önünde durduğunu düşün. Bir kapakta "Tao Te Ching" yazıyor, yanındakinde "Daodejing". Bir kitabın yazarı "Lao Tzu", ötekininki "Laozi", eski bir baskıda ise Almanca yoldan gelmiş "Lao-Tse". Bir ansiklopedi maddesi "Taoizm" diyor, yeni bir akademik kitap "Daoizm".

Bu adların hepsi aynı metni, aynı kişiyi ve aynı geleneği gösteriyor. Değişen tek şey, Çince seslerin Latin harfleriyle nasıl yazıldığı. Çince alfabeyle değil karakterlerle yazılır ve bir karakter bir sesi değil bir heceyi, çoğu zaman da bir anlamı taşır. Bu yüzden Çince bir adı Türkçe bir metne taşımanın tek yolu, sesini bir harf sistemiyle yeniden yazmaktır. Bu işe romanizasyon denir ve dünyada yüz yılı aşkın süre boyunca birbirine rakip birkaç romanizasyon sistemi kullanıldı.

Mekanizma

İki sistem, bir ses

Rafınızdaki eski yazımların çoğu Wade-Giles sisteminden geliyor. Sistemin temelini on dokuzuncu yüzyılın ortasında İngiliz diplomat Thomas Francis Wade attı. Herbert Giles 1892'de yayımladığı büyük Çince-İngilizce sözlükte sistemi düzenleyip tamamladı. Yirminci yüzyılın büyük bölümünde İngilizce yazılan hemen her kitap Çince adları bu sistemle yazdı ve Türkçeye gelen ilk çeviriler de çoğunlukla bu kitaplardan yapıldı.

Yeni yazımlar ise pinyin sisteminden geliyor. Pinyin 1950'lerin ortasında Çin'de bir yazı reformu komitesi tarafından hazırlandı ve 11 Şubat 1958'de Çin Ulusal Halk Kongresi tarafından onaylandı. 1982'de uluslararası standart oldu. Bugün Çin'de çocuklar okumayı pinyin'le öğreniyor, kütüphane katalogları ve akademik yayınlar da büyük ölçüde bu sisteme geçmiş durumda.

Kaybolan kesme işareti

Şimdi asıl düğüme gelelim. Mandarin Çincesinde "t" sesinin iki ayrı türü var: nefesle patlayan bir "t" ve nefessiz, yumuşak bir "t". İkincisi Türk kulağına "d"ye çok yakın gelir. Wade-Giles bu farkı bir kesme işaretiyle gösterir: nefesli sesi "t'", nefessiz sesi yalın "t" diye yazar.

Buna göre Wade-Giles'ın "Tao" yazımı, nefessiz sesi gösterir ve aslında "dao" diye okunur. Sistem kendi içinde tutarlıdır, ama kesme işareti gazetelerde, kapaklarda ve çevirilerde hızla düştü. Harfi gören okur da onu kendi dilindeki "t" gibi okudu. Böylece "Tao" yazımı, doğru bir sistemin yanlış okunmasıyla "tao" diye telaffuz edilmeye başlandı. Pinyin aynı sesi doğrudan "d" harfiyle yazar ve karışıklık ortadan kalkar.

Aynı kayma adın öteki parçalarında da var. Wade-Giles'ın "Te"si pinyin'de "de", "Ching"i "jing", "Tzu"su "zi", "Chuang"ı "Zhuang" olur. "Tao Te Ching" ile "Daodejing" arasında hiçbir anlam farkı yok; ikisi aynı üç karakterin iki ayrı yazımı.

Pinyin'i Türkçe okumak

Pinyin'e geçmek bir sorunu çözerken Türk okuru için yeni bir sorun doğurur: bazı harfler Türkçedeki sesleriyle okunmaz. En sık karşılaşacağın dört tanesi şunlar. "Q" harfi Türkçedeki "ç"ye yakın okunur, bu yüzden "qi" yaklaşık "çi" diye söylenir. "X" harfi "ş"ye yakındır; "Xiang'er" adı "Şiang-er" gibi duyulur. "Zh" ise "c"ye yakın bir sestir ve "Zhuangzi" yaklaşık "Cuang-zı" diye okunur.

Son örnekteki "zi" hecesi de ayrıca dikkat ister. Oradaki "i" Türkçedeki "i" gibi değil, dilin dişlere yakın durduğu, "ı"ya benzeyen vızıltılı bir sesle söylenir. Bu yaklaşık okunuşlar Çincenin tonlarını vermez ve bir dil dersinin yerini tutmaz. Ama bir adı sesli okurken yanlış bir sese takılmanı önler ve bu derslerde karşına çıkacak adların çoğunu rahatça okumanı sağlar.

Kaynaklardan okuma

Adın kendisi bir kelime oyunu

"Dao ke dao, fei chang dao." Anlamı yaklaşık şöyle: Söylenebilen dao, değişmeyen dao değildir.

Bu dize, üç kez tekrarlanan aynı karakterle kurulmuş. Birinci ve üçüncü "dao" bir isim: yol, düzen, her şeyin işleyişi. Ortadaki "dao" ise bir fiil ve "söylemek, dile getirmek" anlamına geliyor. Metin, sözcüğün iki anlamını yan yana koyarak ilk satırında dilin sınırını gösteriyor. Hangi harfle yazarsan yaz, bu oyunu Türkçeye tek bir kelimeyle taşıyamazsın. Çeviri ya "yol" der ve "söylemek" anlamını kaybeder, ya da açıklama ekler.

Karakter ne gösterir

Dao karakteri iki parçadan oluşur: yürümeyi, yolda ilerlemeyi gösteren bir öğe ile "baş" anlamına gelen bir öğe. Sözcüğün en eski ve en yaygın anlamı "yol"dur. Oradan "bir işi yapmanın yolu", yani yöntem anlamına geçer; bir ustanın, bir yöneticinin, bir öğretmenin "dao"su olabilir. Üçüncü anlamı ise az önce dizede gördüğün "söylemek"tir.

Zhuangzi'nin karıncadan dışkıya inen cevabı da bu anlamla oynuyor. Dongguozi Dao'yu bir yer gibi arıyor; Zhuangzi ise onun bir yer değil, her şeyin işleme biçimi olduğunu gösteriyor.

Dongguozi Zhuangzi'ye Dao'nun nerede olduğunu sorar. Zhuangzi "Olmadığı yer yok" der, sonra sırayla karıncayı, yabani otu, kiremidi ve dışkıyı sayar. Dongguozi susunca Zhuangzi ona sorusunun baştan işin özüne değmediğini söyler.

"-izm" ekinin gizlediği iki ad

Batı dillerindeki "Taoism" ya da "Daoism" sözcüğü tek bir geleneği adlandırıyormuş gibi görünür. Oysa Çince kaynaklarda bu alanın iki ayrı adı var. Birincisi "daojia", yani "Dao ailesi" ya da "Dao okulu". İkincisi "daojiao", yani "Dao öğretisi". Türkçedeki "Daoizm" ikisini de tek sözcükte topluyor.

Han sarayının tarihçisi Sima Tan, oğlu Sima Qian'ın tamamladığı büyük tarih kitabında yer alan kısa bir denemede kendi döneminin düşünce yollarını altı gruba ayırır: yin-yang uzmanları, Konfüçyüsçüler, Mohistler, adlar okulu, yasacılar ve "Dao ile De" okulu. Bu son gruba "daojia" adını verir ve onu altısının en kapsayıcısı sayar.

Bu kısa metin önemli, çünkü "daojia" adı Laozi'den ya da Zhuangzi'den değil, Zhuangzi'den yaklaşık iki yüzyıl sonra yaşamış bir tarihçiden geliyor. Laozi kendini bir okulun kurucusu olarak tanıtmadı. Okul adı, sonradan gelen birinin düşünce haritası çizerken koyduğu bir etiket.

Usta katmanı

İleri okur için bir not: "Okul" sözcüğü de bir çeviri tercihidir. Sima Tan'ın kullandığı "jia" sözcüğü aile, hane ya da uzmanlar topluluğu anlamına gelir. Kidder Smith 2003'te yayımlanan bir makalesinde, Sima Tan'ın bu sınıflandırmayla Daoizm'i ve Yasacılığı bir anlamda "icat ettiğini" savundu. Ona göre altı okul, tarihte birbirinden ayrı duran altı topluluğu değil, bir sarayın yönetim sorununa verilmiş altı tür cevabı gösterir. Bu görüş tartışılıyor, ama bir şeyi açıkça gösteriyor: adlandırma bir haritadır ve haritayı çizen kendi sorusunu da haritaya işler.

Ad seçimi bugün de nötr değil. Bazı yazarlar Wade-Giles'ın "Tao"sunu, okurun tanıdığı yazım olduğu için korur. Bazıları pinyin'e geçer, çünkü Çin'deki kaynaklar, sözlükler ve kataloglar o sistemle çalışıyor. Bu derslerde pinyin kullanılıyor ve eski yazım ilk geçişte parantez içinde veriliyor: Laozi (Lao Tzu), Zhuangzi (Chuang Tzu), Daodejing (Tao Te Ching).

Yaygın hatalar

Yaygın yanlış"Taoizm ile Daoizm iki ayrı akım; biri felsefe, öteki din."
Doğrusu

İki yazım aynı geleneği gösterir; fark yalnız romanizasyon sistemindedir. Felsefe ile din arasındaki ayrım başka bir sorudur ve hangi harfle yazıldığıyla ilgisi yoktur.

Yaygın yanlış"Doğru telaffuz 'tao'dur, 'dao' modern bir uydurma."
Doğrusu

Wade-Giles'ın yalın "t" harfi zaten nefessiz sesi, yani Türk kulağına "d"ye yakın geleni gösterir. "Tao" diye okumak, kesme işareti düşünce ortaya çıkan bir okuma alışkanlığıdır.

Yaygın yanlış"Dao sözcüğünü Daoistler buldu ve yalnız onlar kullanır."
Doğrusu

Sözcük klasik Çin düşüncesinin ortak malıdır. Konfüçyüs'ün Konuşmalar'ında da sık geçer: "Sabah dao'yu duyan, akşam ölse de gam yemez" diyen Konfüçyüs'tür.

Uygulama

Kilit özet

  1. "Taoizm" ile "Daoizm", "Lao Tzu" ile "Laozi", "Tao Te Ching" ile "Daodejing" aynı şeyin iki yazımıdır: biri Wade-Giles, öteki pinyin.
  2. Wade-Giles'ın "Tao"su nefessiz sesi gösterir ve "dao" diye okunur; yanlış telaffuz, kesme işaretinin yolda kaybolmasından doğdu.
  3. Dao sözcüğü "yol", "yöntem" ve "söylemek" anlamlarını birlikte taşır; Daodejing'in ilk dizesi bu üç anlamla oynar.
  4. Dao, Daoistlerin icadı değil, klasik Çin düşüncesinin ortak sözcüğüdür.
  5. "-izm" eki iki Çince adı tek sözcükte toplar: Sima Tan'ın koyduğu "daojia" ve "daojiao".
Aynı yolu iki harfle yazmak yolu değiştirmez, ama okurun onu nerede aradığını değiştirebilir.

Sonraki derse köprü

Bu derste adın yazımını çözdük, ama adın altındaki asıl ayrımı açık bıraktık. Daojia ile daojiao gerçekten iki ayrı şey mi? Batılı kitapların çoğu uzun süre bir "felsefi Daoizm" ile bir "dini Daoizm" arasında keskin bir çizgi çekti: bir yanda Laozi ile Zhuangzi'nin bilgelik metinleri, öbür yanda tapınaklar, rahipler ve ölümsüzlük arayışı. Sonraki derste bu çizginin kim tarafından, ne zaman çekildiğini ve bugün araştırmacıların onu neden sorguladığını göreceksin.

Anlamadığın bir yer mi var?

Mentor yalnız bu dersin metnine dayanarak cevap verir. Metinde geçmeyen bir şey sorarsan uydurmaz, geçmediğini söyler.

Animasyon ve seslendirme notları

Animasyon ve seslendirme notları

Açılış sahnesi sade mürekkep çizimle kurulsun: Dongguozi ayakta, Zhuangzi oturuyor. Zhuangzi her cevap verdiğinde kamera bir basamak aşağı insin: karınca, ot, kiremit. Dışkı görsel olarak gösterilmesin, kamera yere varıp dursun ve Dongguozi'nin suskunluğuna kesilsin.

Romanizasyon bölümünde bir kitap rafı çizilsin; kapaklardaki adlar sırayla iki sütuna ayrılsın: solda Wade-Giles, sağda pinyin. Kesme işareti "T'ao" ile "Tao" arasında görünür olsun ve animasyonla düşsün.

Dao karakteri parça parça çizilsin: önce yürüme öğesi, sonra baş öğesi. Karakterin telifsiz, özgün bir çizimi kullanılsın.

Seslendirme tonu: meraklı, hafif esprili. Bu bir imla dersi değil, bir kapı dersi; okur burada "ben yanlış mı biliyordum" diye değil, "demek böyleymiş" diye hissetmeli.

Müfredat kapsamı — D0.1

  • Pinyin ve Wade-Giles; aynı karakterin iki yazımı
  • Dao (道) karakterinin anlam alanı: yol, yöntem, söylemek
  • «-izm» ekinin sorunu: Çince kaynaklarda daojia ve daojiao
  • Akademinin yazım kuralı