Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 半A半B: aynı türden iki kelime, çoğu zaman karşıt; «ikisinin arası» (半信半疑, 半真半假), «sırayla ikisi» (半工半读) ya da «yarısı biri yarısı öbürü» (半人半神).
- 半A不B ayrı bir kalıp, birinci uca yakındır (半生不熟, 半死不活); 半途而废 ise yuvası olmayan bir deyimdir.
- 不A不B, karşıt çiftte ortayı söyler; orta istenen bir yerse övgü (不大不小, 不卑不亢), sıkışılan bir yerse yergidir (不死不活, 不上不下).
- 不A不B, eş anlamlı çiftte olumsuzluğu güçlendirir (不知不觉, 不明不白); 不三不四 yergidir; 不见不散 bir koşul kalıbıdır.
- 不A而B: atlanan adım + yine de gelen sonuç (不劳而获, 不约而同, 不言而喻); yazı diline yakındır; Türkçede -mAdAn, resmîsinde -mAksIzIn.
- Yeni terim: karşılıklı dizme (对举). Yeni karakterler: 卑, 亢, 怠, 惰, 翼.
Kanca
Bir rehber için 不卑不亢 övgüdür: ne yaltaklanıyor ne tepeden bakıyor. 不三不四 ise hakarettir: «yakışıksız, uygunsuz». İkisi de aynı çerçeveden çıkıyor, 不 + A + 不 + B. Yargıyı çerçeve vermiyorsa, kim veriyor?
Anlatım
Sahne: bir rehberin ilk yıl defteri
31 Ekim 2029 çarşamba, saat üç. Deniz'in çarşamba dersi yok; 周经理 şirketteki toplantı odasında 15 Kasım perşembe günü gelecek on sekiz kişilik grubun programını veriyor. Sonra çantasından kenarları kıvrılmış bir defter çıkarıyor: rehberliğinin ilk yılında tuttuğu notlar. Bir sayfayı fotoğraflamasına izin veriyor.
带团笔记(第一年)
一、对客人要热情,不能怠慢;对饭店老板要不卑不亢。
二、讲解不长不短,一个地方十五分钟左右。
三、客人半信半疑的时候,别争,带他去看。
四、客人提意见,不能不冷不热。
五、东西不翼而飞了,先别说"偷",先陪客人找。
六、不三不四的人来搭话,笑一笑,带客人走开。
七、一个团带下来,大家不知不觉就成了朋友。
八、天下没有不劳而获的好评。
Dersin üç çerçevesi de bu sayfada.
Çerçeve ile deyim arasında
Dört heceli kalıpları (四字格) biliyorsun: birinci ve üçüncü hece sabit, ikinci ve dördüncü yuva (Ders HSK4.28). Bu dersin çerçeveleri de öyle, ama doldurulmuş biçimlerin bir kısmı sözlüğe ayrı madde olarak geçmiştir: 半信半疑 kelime listesinde tek kelimedir, 不卑不亢 sözlükte bir deyim (成语). Pekin Üniversitesi'nin yapı kalıbı (构式) veritabanı üç çerçeveyi de «yarı donmuş» (半凝固型) diye işaretler: çerçeve sabit, yuva açık, ama her kelime girmez.
半A半B: iki yarım, bir durum
半A半B'nin yuvalarına aynı türden iki kelime girer, çoğu zaman bir karşıt çift. Veritabanı kalıba üç anlam verir.
İlki «ikisinin arasında»: 半睡半醒 ne uyku ne uyanıklık, 半真半假 yarı gerçek yarı yalan. 半信半疑 de buradadır; 汉典'nin tanımı «有点相信又有点怀疑», hem biraz inanıyor hem biraz kuşkulanıyor. İkincisi «sırayla ikisi»: 半工半读'yu 汉典 «bir yandan çalışıp bir yandan okumak» diye açıklar. Üçüncüsü «yarısı biri, yarısı öbürü»: 半人半神. Hangisinin geçerli olduğunu kelime çifti söyler: uyku ile uyanıklık aynı anda yarım yarım olabilir, iş ile ders ancak sırayla. 半推半就'da 推 «itmek», 就 «yaklaşmak»tır; 国语辞典'ye göre gönül razıdır, yüz itiraz eder.
Akrabası 半A不B ayrı bir kalıptır: 半生不熟, 半死不活. Veritabanı burada bir eğilim kaydeder: «X ile Y arasında, X'e yakın». 半生不熟 pişmiş sayılmayacak kadar çiğdir. İkisi de 半 ile açıldığı için 半途而废 ile karıştırılabilir, oysa o başka bir yapıdır: 半途 «yolun yarısı» bir yer söyler, 而 onu fiile bağlar (Ders HSK5.30). Orada yuva da karşıtlık da yok.
不A不B: aynı çerçeve, üç sonuç
汉典'nin maddeleri yan yana okununca kancanın cevabı görünür: yargıyı A ile B'nin ilişkisi verir.
A ile B karşıtsa ve ikisinin ucu da istenmiyorsa orta, kararında olandır. 不大不小'yı 国语辞典 «大小适中,恰到好处» diye tanımlar. 不卑不亢'de 卑 «alçalmak, yaltaklanmak», 亢 «kibirlenmek»tir; sözlük kalıbı «含褒义» diye işaretler.
A ile B karşıt olup uçlardan biri istenirse orta sıkışmışlıktır. 不死不活 «ölmemiş ama yaşamıyor da»: 汉典 «处境尴尬» der. 不上不下 «ne çıkabiliyor ne inebiliyor». 不中不西 ne Çin'e ne Batı'ya benzeyen tuhaf bir karışım.
不冷不热 iki gruba birden girer. 汉典'nin örneği 馒头不冷不热正好吃: ılık çörek tam yenecek kıvamdadır. Aynı maddenin mecaz anlamı ise «比喻对人态度一般», insana karşı ilgisiz bir tavır. 周经理'nin dördüncü satırı bunu kastediyor.
A ile B eş ya da yakın anlamlıysa ortada bir şey kalmaz; olumsuzluk iki kez söylenip güçlenir. 不知不觉 «ne bilmeden ne fark etmeden», yani hiç fark etmeden: 汉典 «未经留意而自然发生». 不明不白 de böyledir: bulanık, hiç açık olmayan. 不三不四'te yuvalarda sayı var; anlamı «yakışıksız, uygunsuz» ve 汉典 onu «含贬义» diye kaydeder.
Bir uyarı: 不见不散 ve 不破不立 de dışarıdan aynı biçimde görünür, ama iç ilişkileri koşuldur. Veritabanı bunları ayrı bir kalıp olarak kaydeder: «如果不X,就不Y». 不见不散 «görüşmeden ayrılmak yok», buluşma sözünün kapanışıdır.
国语辞典 不卑不亢'nın 不亢不卑 diye de yazıldığını kaydeder; karşıt çiftte kefelerin yeri değişse de terazi aynıdır.
不A而B: atlanan basamak
而 bağlacını 而且'den tanıyorsun (Ders HSK3.30). 不A而B'de 而 iki fiili bağlar: birincisi olumsuzdur ve normalde sonuca götüren adımı söyler, ikincisi o adım atılmadan gelen sonucu. Veritabanının şablonu bunu tek cümlede verir: «没有经历v1的过程就v2了». 不劳而获, emek vermeden elde etmek. 不约而同, sözleşmeden aynı şeyi yapmak. 不言而喻, söylemeden anlaşılmak. 不谋而合, danışmadan aynı görüşe varmak.
Veritabanı kalıbın üslubunu «书面» diye işaretler. Burada da ilişki önemli. 不约而同 iki ya da daha çok kişiyi ister, çünkü «aynı» bir karşılaştırmadır; 汉典 «彼此» der. 不翼而飞 iki anlam taşır: 汉典 önce «çok hızlı yayılmak», sonra «eşyanın birden ortadan kaybolması» anlamını verir. Kanatsız uçan ya bir haberdir ya da bir cüzdan.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 卑 | bēi | alçak, aşağı; yaltaklanan | 十 | 8 |
| 亢 | kàng | yüksek; kibirli | 亠 | 4 |
| 怠 | dài | gevşek; ihmal etmek | 心 | 9 |
| 惰 | duò | tembel | 忄 | 12 |
| 翼 | yì | kanat | 羽 | 17 |
卑 önce yerin ve mevkiin alçaklığıdır (位卑); tavır anlamı oradan gelir, 卑躬屈膝 «eğilip diz kırmak». 亢 yükseklikle başlar, 高亢 «yüksek ve tiz»; insana yakıştırılınca kibir olur.
怠 ve 惰 kalbi taşır ve sözlükte birbirini açıklar: 怠惰, 懒惰. 怠慢 bir insana karşı gevşekliktir, misafiri ihmal etmek. 说文 惰'yu «不敬也» diye tanımlar; tembellik anlamı sonradan öne geçmiş. 翼 kanattır; 羽 üstte, sesi veren 異 altta. 左翼 «sol kanat» da onu taşır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçenin en yakın aracı «ne … ne» bağlacıdır. Göksel ile Kerslake (20.4) onun her türden öbeği bağlayabildiğini gösterir ve 不A不B'nin «ikisinin arası» okumasına çok yakın bir örnek verir: «O kitaba şöyle bir göz gezdirdim, yani ne okudum ne okumadım.» «Ne az ne çok», «ne sıcak ne soğuk» da 不多不少'ya ve 不冷不热'ye denk gelir, yargı da yine kelimelerden: «ne sıcak ne soğuk bir hava» övgü olabilir, «ne sıcak ne soğuk bir karşılama» olamaz.
半A半B'nin karşılığı «yarı … yarı» dizisidir: «yarı şaka yarı ciddi», «yarı aç yarı tok».
不A而B için Türkçenin aracı bir zarf-fiil eki. Kitap (26.3.8) -mAdAn ve -mAksIzIn eklerinin bir eylemi «yapılmayan şey» üzerinden anlattığını söyler: «bağırmadan oynayın». 不劳而获 «emek vermeden kazanmak» olur. -mAksIzIn ise kitaba göre resmî üsluba aittir; 不A而B'nin yazı sesine «sözleşmeksizin» yakın düşer.
Örnekler
Örnek diyalog
31 Ekim 2029, şirketin toplantı odası. Deniz defter sayfasını fotoğraflamış, ekrandaki satırlara bakıyor; 周经理 çayını tazeliyor.
周经理'nin kapanışı da bir 不A不B, ama koşul okumasıyla: biri gelmeden öbürü gitmez.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"他说话不三不四,很有分寸。"
— Türkçedeki «ne o ne bu, ortada» düşüncesiyle 不三不四 «ölçülü» sanılmış. Yuvalardaki sayılar bir orta kurmaz; kalıp kötüleyici bir yargıdır. Ölçülü konuşan için 不卑不亢 kullanılır. Doğrusu: 他说话不卑不亢,很有分寸。 (Tā shuōhuà bùbēi-búkàng, hěn yǒu fēncùn.)
Yaygın yanlış"我昨天不约而同地想到了你。"
— Türkçedeki «tesadüfen» 不约而同 ile karşılanmış. 不约而同 en az iki tarafın sözleşmeden aynı şeyi yaptığını söyler; tek kişi bir şeyi kendisiyle «aynı» yapamaz. Doğrusu: 我们昨天不约而同地想到了对方。 (Wǒmen zuótiān bùyuē-értóng de xiǎngdàole duìfāng.)
Yaygın yanlış"他做事总是半途半废。"
— 半途而废 da 半 ile başladığı için 半A半B sanılmış ve 而 yerine ikinci bir 半 konmuş. 半途 bir isimdir, 而 onu fiile bağlar; ortada karşıt bir çift yok. Doğrusu: 他做事总是半途而废。 (Tā zuò shì zǒngshì bàntú-érfèi.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) Övgü: iki istenmeyen ucun ortası, ölçülü tavır. (b) Yergi: orta burada sıkışmışlık, cansızlık. (c) Yergi: sayılar orta kurmaz, kalıp kötüler. (d) Yergi: pişmemiş ya da öğrenilmemiş; 半A不B birinci uca yakın. (e) Betimleme: eş anlamlı çift olumsuzluğu güçlendirir, yargı taşımaz.
- (a) 不翼而飞: anahtar birden ortadan kayboldu. (b) 不约而同: çocuklar sözleşmeden aynı şeyi yaptı. (c) 半信半疑: yarı inanma, yarı kuşku. (d) 不知不觉: fark edilmeden geçen zaman.
- (a) övgü: havada orta, tam kıvam. (b) yergi: selama karşı ilgisiz tavır.
- Örneğin: 大家不约而同地看了看表。 (Dàjiā bùyuē-értóng de kànle kàn biǎo.) Kimse söylemediği hâlde aynı hareket: tam 不约而同'nin işi.
Özet kartı
- 半A半B: aynı türden iki kelime, çoğu zaman karşıt; «ikisinin arası» (半信半疑, 半真半假), «sırayla ikisi» (半工半读) ya da «yarısı biri yarısı öbürü» (半人半神).
- 半A不B ayrı bir kalıp, birinci uca yakındır (半生不熟, 半死不活); 半途而废 ise yuvası olmayan bir deyimdir.
- 不A不B, karşıt çiftte ortayı söyler; orta istenen bir yerse övgü (不大不小, 不卑不亢), sıkışılan bir yerse yergidir (不死不活, 不上不下).
- 不A不B, eş anlamlı çiftte olumsuzluğu güçlendirir (不知不觉, 不明不白); 不三不四 yergidir; 不见不散 bir koşul kalıbıdır.
- 不A而B: atlanan adım + yine de gelen sonuç (不劳而获, 不约而同, 不言而喻); yazı diline yakındır; Türkçede -mAdAn, resmîsinde -mAksIzIn.
- Yeni terim: karşılıklı dizme (对举). Yeni karakterler: 卑, 亢, 怠, 惰, 翼.
Sonraki derse köprü
半, 不 ve 而 yerinden kımıldamıyordu; anlamı yuvalardaki çift kuruyordu. Sıradaki derste sabit parçanın kendisi bir yön, bir sayı ya da bir zaman sözcüğüdür; yön bir yer, sayı bir miktar bildirmez. 东A西B ile 七A八B dağınıklığı ve kalabalığı, 忽A忽B ile 时A时B iki durum arasında gidip gelmeyi söyler. Otobüsün kaloriferi 忽冷忽热 olur, telefonun sinyali 时断时续: iki gidip gelmeden hangisi ani, hangisi aralıklıdır?