Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- İzlencenin kalıbı: fiil ya da sıfat + 透 + 了 (程度补语3). 极了, 死了, 得不得了'den sonra gelir; bu sıra öğrenme sırasıdır.
- 透'nun ilk anlamı «içinden geçmek»; sonuç tümleci olarak nesneyi anlatır (淋透, 湿透, 凉透), derece tümleci olarak yüklemi (糟透了, 恨透了).
- Ayırma: sonuç tümleci olumsuzlanır (没湿透, 没热透) ve nesne alabilir (汗水湿透了他的衣服); derece tümlecinin olumsuzu yoktur (没那么糟).
- 透了 en çok olumsuz yüklemlerle kurulur (失望, 脏, 烦, 糟); olumlu kullanım vardır (舒服透了, 热闹透了) ama bağlam ister.
- 田禾'nun açıklaması: 透 bir yüzeyi kaplar, 死 bir uç noktaya varır; bu yüzden 贵死了 olur, 贵透了 olmaz, 糟透了 olur, 糟死了 olmaz.
- 看透, 想透, 摸透 soyut sonuç tümlecidir: anlaşılan şey bütünüyle açık hâle gelir; 看透 bir insan için «iç yüzünü görmek»tir.
- Türkçede 湿透 «sırılsıklam», 糟透了 «berbat», 烦透了 «bıktım», 摸透 «avucunun içi gibi bilmek».
Kanca
Pahalı bir pazar için Çince 东西贵死了 der; 贵透了 demez. Kötü giden bir iş için 情况糟透了 der; 糟死了 demez. İkisi de «son derece» anlamında bir derece tümleci, ikisi de sıfatın arkasına gelip 了 ile kapanıyor. Öyleyse neden yer değiştiremiyorlar? Cevap, 透'nun derece anlatmaya başlamadan önce ne iş gördüğünde saklı: bir şeyin içinden geçip öbür yüzüne çıkmak.
Anlatım
Sahne: çamurlu bir çarşamba
27 Aralık 2028 çarşamba. Salı gecesi yağan kar sabaha karşı erimiş, sitenin önündeki yol gri bir çamura dönmüş. Bisikletli Deniz'in üstüne bir araba su sıçratıyor, çoraplar sırılsıklam. Dönem sonu yorgunluğu da cabası. Akşam telefonun şarjı bitmiş, anahtar evde kalmış; Deniz altıncı kata, 小明'in kapısına çıkıyor ve tek kelime söylüyor: 糟透了.
İzlencenin maddesi ve dizideki yeri
Altıncı düzeyin izlencesi bu yapıyı tümleçler başlığında, derece tümlecinin (程度补语) üçüncü maddesi olarak sayar ve kalıbı 了 ile birlikte yazar: fiil ya da sıfat + 透 + 了. Derece tümleçlerinin önceki halkalarını biliyorsun: 极了 ve 坏了 Ders HSK3.19'da, 死了 ve 得厉害 Ders HSK4.25'te, 得不得了 Ders HSK5.15'te. O son derste vardığımız sonuç burada da geçerli: izlencenin sırası bir öğrenme sırasıdır, bir güç cetveli değil.
Kaynakta olan başka bir sıra, tümlecin kaç türlü sıfatla kurulabildiği. 田禾 2017 dört tümleci böyle karşılaştırır: en serbesti 极了'dir, ardından 死了 gelir, 坏了'nin serbestliği 死了'den azdır, 透了 ise çoğu zaman bağlamın desteğini ister. Yani 透了 en güçlüsü değil, en seçicisi.
透'nun yolu: içinden geçmekten «baştan sona»ya
汉典 透'nun temel anlamını «içinden geçmek, delip geçmek» diye verir; 透明 «saydam» bu anlamdan gelir. Aynı maddenin iki anlamı daha bu dersin konusu. Biri «dolgun, yeterli dereceye varmak», örneği 雨下透了: yağmur toprağın derinine kadar işlemiş. Öbürü «aşırı derece», örneği 恨透了.
田禾 bu iki anlamın arasındaki geçişi tümlecin neyi anlattığıyla açıklar. 大雨把衣服都淋透了 cümlesinde 透 giysiyi anlatır: yağmur kumaşın içinden geçmiş, giysi baştan sona ıslak. 大家都恨透了卖假药的商人 cümlesinde ise 透 tüccarı anlatmaz; nefretin derecesini anlatır. Kelimenin yeri değişmedi, anlam yönelimi (语义指向) değişti: nesneden yükleme kaydı. Yazar buna yeniden çözümleme (重新分析) der; 死 da aynı yoldan geçmiştir: 打死了'daki ölüm ile 恨死我了'daki derece aynı yerde durur.
Sonuç mu, derece mi?
Deniz'in o akşam söylediği iki cümle aynı karakterle bitiyor ama aynı işi görmüyor: 袜子湿透了 ve 今天糟透了.
Birincisi: 透 kimi anlatıyor? 袜子湿透了'da çorabı: su kumaşın bir yüzünden öbürüne geçmiş, çorabın kuru bir yeri kalmamış. Bu bir sonuç tümleci (结果补语). 糟透了'da ise 透 günün kendisini değil, 糟'nin ne kadar 糟 olduğunu söylüyor.
İkincisi: olumsuzu kurulabiliyor mu? Sonuç tümleci olumsuzlanır: 袜子没湿透,只湿了一点儿, 馒头没热透. Derece tümlecinin olumsuz biçimi yoktur; «o kadar kötü değil» için öne bir zarf gelir: 没那么糟.
Üçüncüsü: arkasına nesne alabiliyor mu? 湿透 sözlükte ayrı bir madde ve örneği bir nesneyle kurulmuş: 汗水湿透了他的衣服, ter giysisini sırılsıklam etti. Burada 透 bir eylemin sonucudur ve o sonuca uğrayan şey nesnede durur.
| 湿透了 | 糟透了 | |
|---|---|---|
| 透 neyi anlatır? | ıslanan şeyi (çorap, giysi) | 糟'nin derecesini |
| Olumsuz | 没湿透 | yok; 没那么糟 |
| Tür | sonuç tümleci | derece tümleci |
凉透, 热透, 熟透 da birinci sütuna girer. 田禾'nun örnekleri bunu iyi gösterir: 西瓜放冰水里凉透了再吃, karpuz buzlu suda içine kadar soğusun; 馒头没热透, buharlı ekmeğin ortası hâlâ soğuk. Buradaki «tamamen» derece değil, kapsamdır.
Hangi sıfatlar 透了 alır?
Önceki bir çalışma (刘兰民) 透了'nın yalnız yergi bildiren kelimelerle kurulduğunu öne sürmüştü. 田禾 buna karşı örnekler toplar: 美透了, 热闹透了, 舒服透了, 幸福透了, 香透了. Ama aynı yazar, en sık ve en doğal kullanımın yine olumsuz yüklemlerle olduğunu ekler: 失望透了, 失败透了, 脏透了. Olumlu karşılıklarında durum karışık: 满意透了 kuşkulu, 胜利透了 kurulamıyor, 干净透了 olur.
Yazarın açıklaması 透'nun eski anlamına dayanır. 透 bir yüzeyi baştan sona kaplamayı anlatır. Karpuzun her yeri soğur, bütün beden rahatlar, bütün bir salon kalabalıklaşır: 凉透, 舒服透了, 热闹透了. Fiyat ise tek bir noktadır, bir eşyanın üstüne yayılmaz; 贵透了 bu yüzden tutmaz. 死 ise bir bitiş noktasını anlatır: dayanma sınırına varılmıştır. 想死你了 «seni deli gibi özledim» olur, ama özlem bir yüzeye yayılmaz, 想 ile 透 derece kurmaz. Bu yazarın önerisi; Kanca'daki öbür cümleyi de açıklıyor: 糟'nin eski anlamı içki tortusudur, kimseyi öldürmez, 糟死了 da tutmaz.
Kısacası 透了 olumsuz bir duygu ya da durum üstünde rahat durur: 烦透了, 失望透了, 坏透了. Olumlu sıfatta bağlam «her yeri kaplayan» bir hâl istemeli.
看透, 想透, 摸透: sonuna kadar anlamak
Soyut bir sonuç anlamı da var: anlaşılan şeyin «saydam» hâle gelmesi. 汉典 看透'yu «bir şeyin özünü baştan sona kavramak» diye açıklar; Tayvan sözlüğünün örneği 看透世情, dünyanın hâlini görmek. Bir kişi nesne olunca 看透 çoğu zaman olumsuz bir tat kazanır, sözlüğün verdiği yakın anlamlısı 看穿'dır: 他这个人,我早就看透了 «onun ne mal olduğunu çoktan anladım».
想透 bir meseleyi sonuna kadar düşünmektir: 这道题你先想透了再写. 摸透 ise el yordamıyla, deneye deneye öğrenmektir; sözlüğün örneği 经过多年相处,早已经摸透了彼此的个性: yıllarca bir arada yaşayınca birbirlerinin huyunu ezbere bilirler. Üçünde de 透 nesneyi anlatır; bunlar sonuç tümlecidir ve olumsuzlanır: 我还没想透.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 透 | tòu | içinden geçmek; baştan sona | 辶 | 10 |
| 袜 | wà | çorap | 衤 | 10 |
| 泥 | ní | çamur | 氵 | 8 |
| 烂 | làn | çürük, lapa gibi | 火 | 9 |
| 摸 | mō | dokunmak, yoklamak | 扌 | 13 |
透'nun içindeki 秀 sesi verir, 辶 ise yol ve geçişle ilgili kelimelerin köküdür. 袜子 wàzi «çorap». 泥 ve 烂 bir araya gelince 烂泥 lànní olur: Deniz'in sabah içine bastığı cıvık çamur. 烂 tek başına «çürümüş, dağılmış» demektir: 苹果烂了. 摸 bir şeye elle dokunmaktır (摸摸头), 摸透'da ise el yordamıyla bir insanı tanımaya döner.
Türkçe ile karşılaştırma
Deniz'in çorapları için Türkçede hazır bir kelime var: «sırılsıklam». TDK onu «büsbütün ıslak» diye açıklar. Göksel ve Kerslake bu türü pekiştirme ikilemesi (emphatic reduplication) başlığında inceler: sıfatın ilk hecesinden bir önek kurulur ve başa eklenir, «sapsarı», «tertemiz», «kaskatı». «Çırılçıplak», «paramparça» gibi bazı biçimler araya bir ses daha alır; «sırılsıklam» da bu kümeye benzer. Aynı bölümün bir notu Çince için de tanıdık: pekiştirilmiş sıfatın önüne «çok» ya da «en» gelmez. Çincede de derece bir kez işaretlenir, 很糟透了 kurulmaz.
Fark yerde: Türkçe pekiştirmeyi önek olarak sıfatın önüne koyar, Çince 透'yu arkaya; ikisinde de her sıfat bu pekiştirmeyi almaz. Türkçenin «sırılsıklam»ı ile Çincenin 湿透 kelimesi neredeyse birebir örtüşür; ikisi de ıslaklığın her yere yayıldığını söyler.
糟透了'nın Türkçe karşılığı tek kelimedir: «berbat». 烦透了 için Türkçe çoğu zaman fiile döner: «bıktım», «usandım»; TDK «bıkmak»ı «dayanamaz duruma gelmek» diye de açıklar. 摸透 için «avucunun içi gibi bilmek» deyimi var, 看透 için «içyüzünü görmek». Türkçe yüzeyin altına bakar, Çince karşı yüze geçer.
Örnekler
Örnek diyalog
27 Aralık çarşamba akşamı, saat yedi buçuk. Binanın altıncı katı. Deniz 小明'in kapısında; ayakkabıları çamurlu, elinde şarjı bitmiş telefon.
Üçüncü kattaki kapı açılıyor. Islak çoraplar kaloriferin üstünde, 小明 yukarıdan bir çift kuru çorap ve bir termos sıcak su getiriyor.
糟透了 ve 烦透了 derece tümleci; 湿透了, 摸透了 ve 想透了 bir sonucu söylüyor: ıslanan çorap, çözülmüş bir insan, sonuna kadar düşünülmüş bir karar.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"这里的东西贵透了。"
— Türkçede «fena pahalı», «çok berbat» gibi her pekiştirici her sıfatın yanında durabildiği için 透了 da her olumsuz sıfata ekleniyor. 透了 seçicidir; fiyat bir yüzeye yayılmadığı için 贵透了 tutmaz. Doğrusu: 这里的东西贵死了。 (Zhèli de dōngxi guì sǐ le.) ya da 这里的东西太贵了。 (Zhèli de dōngxi tài guì le.)
Yaygın yanlış"今天我很烦透了。"
— Türkçede «çok bıktım» denebildiği için önde bir derece zarfı tutuluyor. Derece bir kez işaretlenir; 透了 zaten en uçtaki dereceyi söyler. Doğrusu: 今天我烦透了。 (Jīntiān wǒ fán tòu le.) ya da 今天我很烦。 (Jīntiān wǒ hěn fán.)
Yaygın yanlış"考试没糟透,还可以。"
— «Sınav o kadar berbat değildi» cümlesi, 没湿透 gibi olumsuzlanmış. Ama 糟透了 bir derece tümlecidir ve olumsuz biçimi yoktur. Doğrusu: 考试没那么糟,还可以。 (Kǎoshì méi nàme zāo, hái kěyǐ.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) sonuç: giysi ıslanmış; 衣服没被淋透. (b) derece: olumsuzu yok, 他没那么失望 denir. (c) sonuç: zaten olumsuz, ekmeğin ortası soğuk. (d) derece: 这个计划没那么糟.
- (a) 死了: fiyat bir yüzeye yayılmaz. (b) 透了: 糟 ile 死了 kurulmaz. (c) 死: 我想死你了; özlem 透 ile derece kurmaz.
- 我们在雨里走路,袜子都湿透了。 / 这种下雨的天气,我烦透了。 Birincisi sonuç tümleci (çorap ıslanmış), ikincisi derece tümleci (bıkkınlığın ölçüsü).
- Örneğin: 我们在一个办公室工作了五年,早就摸透了老板的个性。 摸透 bir sonuç tümleci; anlaşılan şey nesnede, 老板的个性.
Özet kartı
- İzlencenin kalıbı: fiil ya da sıfat + 透 + 了 (程度补语3). 极了, 死了, 得不得了'den sonra gelir; bu sıra öğrenme sırasıdır.
- 透'nun ilk anlamı «içinden geçmek»; sonuç tümleci olarak nesneyi anlatır (淋透, 湿透, 凉透), derece tümleci olarak yüklemi (糟透了, 恨透了).
- Ayırma: sonuç tümleci olumsuzlanır (没湿透, 没热透) ve nesne alabilir (汗水湿透了他的衣服); derece tümlecinin olumsuzu yoktur (没那么糟).
- 透了 en çok olumsuz yüklemlerle kurulur (失望, 脏, 烦, 糟); olumlu kullanım vardır (舒服透了, 热闹透了) ama bağlam ister.
- 田禾'nun açıklaması: 透 bir yüzeyi kaplar, 死 bir uç noktaya varır; bu yüzden 贵死了 olur, 贵透了 olmaz, 糟透了 olur, 糟死了 olmaz.
- 看透, 想透, 摸透 soyut sonuç tümlecidir: anlaşılan şey bütünüyle açık hâle gelir; 看透 bir insan için «iç yüzünü görmek»tir.
- Türkçede 湿透 «sırılsıklam», 糟透了 «berbat», 烦透了 «bıktım», 摸透 «avucunun içi gibi bilmek».
Sonraki derse köprü
湿透'nun sözlük örneğinde gömleği ıslatan bir insan değil, terdi: 汗水湿透了他的衣服. Deniz'in gününü bozanlar da bir su birikintisi ve erimiş bir kardı; hiçbiri bir şey yapmaya niyetlenmemişti. Sıradaki derste 把 cümlesi de böyle bir özneyle kuruluyor: iradesi olmayan bir sebep, bir olay ya da bir haber. Kimse karar vermediyse, nesnenin yeni hâlinden cümlede kim sorumlu tutulur?