Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 有着 (主语+有+着+宾语) bir yerin, kurumun ya da kişinin taşıdığı bir niteliği yazı diliyle bildirir: 有着悠久的历史, 有着密切的关系.
- 有着'nin nesnesi çoğunlukla soyut ve niteleyicilidir; gündelik sahiplik için 有 kullanılır: 我有一辆自行车.
- Fiil + 有 (主语+动词+有+宾语) iliştirme (附着) anlamı taşır: bir şey bir yüzeye yazılmış, kazınmış, basılmış, takılmış olarak orada durur. 写有, 刻有, 印有, 标有, 挂有, 贴有, 装有.
- 写着 ile 写有 aynı olguyu anlatır. 写着 gözle görülen bir sahneyi betimler, konuşmaya yakışır ve tırnaklı cümleyi rahat taşır; 写有 bir kaydı bildirir, etikete ve tanıtım metnine yakışır.
- Fiil + 有 cümlesi bir yerle başlar: 石头上, 盒子上, 门上.
- Türkçe aynı ayrımı ek ve fiil biçimiyle yapar: «yazıyor» ile «yazılıdır», «var» ile «vardır».
Kanca
Türkiye'de bir müzenin girişindeki tanıtım levhasını hatırla: «Yapı on dokuzuncu yüzyılın sonunda inşa edilmiştir. Kapının üzerinde ustasının adı kazılıdır.» Kimse arkadaşına bir binayı böyle anlatmaz; levha konuşmaz, kayıt düşer.
Salı, 2 Mayıs 2028. Bayram tatilinin ikinci günü. Deniz ile 马克 okulun doğusundaki bir ara sokakta, eski bir avlulu evden bozma küçük bir çay müzesinin önünde duruyor. Kapının yanındaki pirinç levhada iki tanıdık kelime, beklenmedik bir kılıkta: 有, arkasına bir 着 almış; 写 ile 刻 ise arkalarına 有 almış. Çincenin levha dili hangi fiilleri, neden seçiyor?
Anlatım
İzlencedeki iki madde
Beşinci düzeyin izlencesi 有 cümlesine üçüncü kez döner ve iki yeni kalıp ekler. İlki 主语+有+着+宾语: bir yerde bir şeyin bulunduğunu ya da birinin bir şeye sahip olduğunu söyler. İkincisi 主语+动词+有+宾语: bir şeyin bir yüzeye yazılmış, kazınmış, basılmış ya da takılmış olarak orada durduğunu bildirir. İzlence ikincisinin anlamını tek kelimeyle adlandırır: 附着.
有着: sahipliği bir niteliğe çevirmek
Levhanın ilk cümlesi şu: 清风院建于清朝末年,有着一百多年的历史。 «Qingfeng Avlusu Qing hanedanının son yıllarında yapılmıştır; yüz yılı aşkın bir geçmişi vardır.» Burada 有着 bir mülkü değil, bir niteliği bildiriyor: bu evin uzun bir geçmişi var, bu geçmiş onun bir özelliği. Öğrenme kaynaklarının 有着 için verdiği örnekler hep bu türden: iki ülke arasındaki uzun dostluk, iki kardeş arasındaki derin bağ, bir yerin güzel manzarası.
Bu örneklerde önce nesnenin türüne bak: 关系, 感情, 历史, 风景. Elle tutulan bir eşya yok; hepsi soyut ya da geniş şeyler. Sonra nesnenin önündeki niteleyiciye bak: 长期的, 深厚的, 悠久的, 美丽的. Çıplak bir isim yerine sıfatla genişletilmiş bir öbek geliyor. Hiçbiri bir eşyanın sahipliğini anlatmıyor; bir kitaba, bir bisiklete sahip olmak 有着 ile söylenmez.
Uygulamada bunu şöyle tut. Bir kitabın, bir bisikletin, bir kardeşin varlığını söylerken 有 yeter: 我有一个姐姐. Bir yerin, bir kurumun, bir insanın taşıdığı bir niteliği tanıtım diliyle anlatırken 有着 kullanılır: 这座城市有着悠久的历史. Konuşmada aynı cümle 有 ile de kurulur ve yanlış olmaz; 有着 yalnız metni levhaya, habere, tanıtım yazısına yaklaştırır. Kaynaklardaki örneklerin hepsi olumlu cümledir. Olumsuz bir şey söylemek gerekince gündelik 没有'a dönülür: 两个人之间没有什么关系.
Fiil + 有: yüzeyde ne var?
Levhanın ikinci cümlesi ise: 院门上方挂有一块木牌,牌上刻有"清风"二字。 «Avlu kapısının üstünde tahta bir levha asılıdır; levhaya "Qingfeng" iki karakteri kazınmıştır.» Yapı ikinci düzeyden tanıdık: önce yer, sonra fiil, en sonda orada bulunan şey. Ders HSK2.3'te aynı iskeleti 墙上挂着一张画儿 cümlesinde görmüştün. Değişen tek şey fiilin arkasındaki parça: 着 yerine 有.
İzlencedeki tanım bu kalıbı tek heceli bir fiil ile 有'nun birlikte yüklem olduğu cümle diye verir. Sık kullanılan fiiller yazının, işaretin ve takılı eşyanın fiilleridir:
| Fiil + 有 | Ne anlatır | Örnek |
|---|---|---|
| 写有 | yazılı | 信封上写有地址 |
| 刻有 | kazılı | 石头上刻有名字 |
| 印有 | basılı | 盒子上印有日期 |
| 标有 | işaretli | 每页都标有页码 |
| 挂有 | asılı | 门上方挂有牌子 |
| 贴有 | yapıştırılmış | 门上贴有通知 |
| 装有 | takılı, kurulu | 房间里装有空调 |
写着 betimler, 写有 kaydeder
门上写着"推" ile 门上写有"推"字 aynı kapıyı, aynı yazıyı anlatır; ayrıldıkları yer cümlenin hangi kanaldan gittiği.
着 bir durumun sürdüğünü söyler; ikinci düzeyde öğrendiğin gibi, 着'li bulunma cümlesi bir sahneyi betimler, dinleyene bir resim çizer. Gözünün önündeki bir kapıyı arkadaşına anlatırken doğal seçim budur: 你看,门上写着"推". 有 ise burada betimlemez, bildirir. Yazma eylemi çoktan bitmiş, geriye yüzeyde duran yazı kalmıştır; 有 o yazının var olduğunu kaydeder. Bu yüzden 写有 bir envanter, bir ürün tanımı, bir müze etiketi gibi okunur. Ders HSK2.39'da tabela dilinin kendi kelimelerini seçtiğini görmüştün; fiil + 有 o dilin dilbilgisi tarafıdır.
Bir ayrıntı daha var. Yukarıdaki örneklerde 写有'in arkasında hep bir isim öbeği geliyor: 他的名字, 地址, 页码. Tırnak içinde bir cümleyi olduğu gibi aktarmak gerekince konuşmada 写着 ve iki nokta daha rahat oturur: 纸上写着:"今天下午五点关门。"
Hangisini ne zaman?
| Durum | Doğal seçim |
|---|---|
| Arkadaşına bir levhayı okuyorsun | 牌子上写着…… |
| Bir müze etiketi, bir ürün tanımı yazıyorsun | 牌子上写有…… |
| Birinin bir bisikleti var | 他有一辆自行车 |
| Bir kentin uzun bir geçmişi var (tanıtım metni) | 这座城市有着悠久的历史 |
Tablo bir üslup farkını gösteriyor. Konuşurken 写有 dersen yanlış yapmış olmazsın, yalnızca etiket okuyor gibi duyulursun.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 悠 | yōu | uzun, süregiden | 心 | 11 |
| 博 | bó | geniş, bol | 十 | 12 |
| 牌 | pái | levha, tabela | 片 | 12 |
| 盒 | hé | kutu | 皿 | 11 |
| 切 | qiè | yakın, sıkı | 刀 | 4 |
| 贴 | tiē | yapıştırmak | 贝 | 9 |
悠久 yōujiǔ «köklü, çok eski» neredeyse yalnız 历史 ve 传统 gibi kelimelerin önünde görülür; 有着 ile en sık eşleşen niteleyicilerden biridir. 博物馆 bówùguǎn «müze». 牌子 páizi hem bir tabela hem bir marka demektir; 木牌 «tahta levha». 盒 tek başına ölçü sözü olur (一盒茶 «bir kutu çay»), 盒子 «kutu». 切 bu derste qiè okunur: 密切 mìqiè «sıkı, yakın». «Kesmek» anlamındaki qiē okunuşu ayrıdır. 贴 bir kâğıdı duvara, kapıya yapıştırmaktır; 贴有 iliştirme anlamının en somut fiilidir.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe varlığı «var» ve «yok» ile söyler. Bir yer ifadesiyle kurulan cümle bir şeyin orada bulunduğunu, kişi ya da kurum adıyla kurulan cümle birinin bir şeye sahip olduğunu bildirir: «Buzdolabında iki şişe süt var», «Bende bir kitap var». Çincenin 有'su bu iki işi tek başına görür.
Yazı diline geçerken Türkçe başka bir yol izler. Kelimeyi değiştirmeden ona bir ek koyar: «vardır». Akademik yazıda, resmî duyuruda, radyo ve televizyon haberinde -DIr yalnız isim cümlelerine değil, «yapılmıştır», «bulunmaktadır» gibi fiil biçimlerine de düzenli olarak eklenir. Çince aynı geçişi 有'yu 有着'ye çevirerek yapar. «Bu kentin köklü bir geçmişi vardır» ile 这座城市有着悠久的历史 aynı levhadan çıkmış gibi durur; ikisi de gündelik söyleyişten bir basamak yukarıdadır.
Fiil + 有 için Türkçede en yakın karşılık edilgen ortaçtan türeyen sıfatlardır: yazılı, kazılı, basılı, asılı. Konuşma dili ise çoğu zaman şimdiki zamanı kullanır: «Kapıda "İtiniz" yazıyor.» Yazıyı kimse o anda yazmıyor; yine de fiil sürüyor gibi çekimleniyor. Bu, Çincenin 写着'sine şaşırtıcı biçimde yakın: biten bir eylemin bıraktığı durum, süren bir hâl gibi anlatılıyor. Levha diline geçince Türkçe «yazılıdır» der, Çince 写有. İki dil aynı sahnede aynı ayrımı yapıyor: konuşurken süren bir durum, yazarken var olan bir kayıt.
Örnekler
Örnek diyalog
Salı, 2 Mayıs 2028, öğleden sonra üç. 清风院'nin avlusu: bir hurma ağacı, cam dolaplarda eski çay kâseleri. Rehber genç bir kadın; Deniz ile 马克'den başka ziyaretçi yok.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我有着一辆自行车,每天骑车上学。"
— «Var» Türkçede her işe yarar; öğrenci 有着'yi 有'nun daha şık bir biçimi sanıp gündelik bir sahiplik cümlesine koyuyor. 有着 bir niteliği tanıtım diliyle bildirir, bir eşyanın sahipliğini değil. Doğrusu: 我有一辆自行车,每天骑车上学。 (Wǒ yǒu yí liàng zìxíngchē, měi tiān qí chē shàngxué.)
Yaygın yanlış"地址写有信封上。"
— Türkçe «Adres zarfın üstünde yazılı» der: önce bilinen şey, sonra yeri. Bu sıra Çinceye taşınınca fiil + 有 ters dönüyor. Fiil + 有 bir yerle başlar ve orada bulunan şeyi sona koyar; bilinen bir şeyin nerede olduğunu söylemek için 在 kullanılır. Doğrusu: 信封上写有地址。 (Xìnfēng shang xiěyǒu dìzhǐ.) ya da 地址写在信封上。 (Dìzhǐ xiě zài xìnfēng shang.)
Yaygın yanlış"这座城市没有着悠久的历史。"
— Türkçede «vardır» ile «yoktur» simetriktir; öğrenci de 有着'yi 没 ile olumsuzlayıp aynı resmî tonu korumaya çalışıyor. 有着 olumlu bir tanıtım cümlesinin fiilidir; olumsuz cümlede 着 düşer ve gündelik 没有 kalır. Doğrusu: 这座城市没有那么长的历史。 (Zhè zuò chéngshì méiyǒu nàme cháng de lìshǐ.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- 这个盒子上写有制作年份。 Fiil + 有 etiket diline uyar; 做的年份 da yazı dilinde 制作年份 olur, ama 这个盒子上写有做的年份 da kabul edilebilir.
- (a) 有: sayılabilir öğrenciler, gündelik bir bilgi. (b) 有着: soyut ve niteleyicili nesne (悠久的历史), tanıtım dili; 有 da yanlış olmaz.
- (a) 装有 (b) 印有; ad elle yazılmışsa 写有 (c) 标有.
- 你看,牌子上刻着"清风"两个字。 Konuşmada 着 ve 两个字; 二字 levha dilidir.
Özet kartı
- 有着 (主语+有+着+宾语) bir yerin, kurumun ya da kişinin taşıdığı bir niteliği yazı diliyle bildirir: 有着悠久的历史, 有着密切的关系.
- 有着'nin nesnesi çoğunlukla soyut ve niteleyicilidir; gündelik sahiplik için 有 kullanılır: 我有一辆自行车.
- Fiil + 有 (主语+动词+有+宾语) iliştirme (附着) anlamı taşır: bir şey bir yüzeye yazılmış, kazınmış, basılmış, takılmış olarak orada durur. 写有, 刻有, 印有, 标有, 挂有, 贴有, 装有.
- 写着 ile 写有 aynı olguyu anlatır. 写着 gözle görülen bir sahneyi betimler, konuşmaya yakışır ve tırnaklı cümleyi rahat taşır; 写有 bir kaydı bildirir, etikete ve tanıtım metnine yakışır.
- Fiil + 有 cümlesi bir yerle başlar: 石头上, 盒子上, 门上.
- Türkçe aynı ayrımı ek ve fiil biçimiyle yapar: «yazıyor» ile «yazılıdır», «var» ile «vardır».
Sonraki derse köprü
Saat beşe doğru rehber cam dolapların kilidini yokluyor, büyük kapıya yürüyor. Kapıyı tek bir hareketle kapattığı anda avlu sessizleşiyor. Bu ders bir yüzeyde neyin durduğunu anlattı; sıradaki ders bir şeye ne yapıldığını anlatan 把 cümlesine dönüyor ve ona iki yeni biçim ekliyor. Birinde fiilin önüne 一 gelir ve tek bir hareketin ardından ne olduğunu söyler: 把门一关. Ötekinde fiilin arkasına ikinci bir nesne gelir ve birine ya da bir şeye nasıl bakıldığını söyler: 把他当朋友. Rehber ziyaretçilerine misafir gibi mi, dost gibi mi davranıyor?