Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 似乎 sìhū: ipucuna dayanan yumuşak yargı, «galiba, görünüşe göre»; yüklemin önünde, ismi ancak 是 ile alır.
- 似乎, 好像'dan daha yazı diline yakın; sohbette 好像 daha doğal.
- 仿佛 fǎngfú: çoğu zaman gerçek olmadığı bilinen bir durumla benzetme, «sanki»; his, anı ve betimlemede sık.
- 似的: benzetmeyi kapatan edat; 像/好像/仿佛/跟……似的. Anakarada shìde, Tayvan'da sìde.
- 一样 ile 似的 aynı yeri doldurur; ikisi birden kullanılmaz.
- 得 + 什么似的: anlatılamayacak kadar yüksek bir derece.
- Türkçe «sanki … gibi» ile Çince 仿佛……似的 aynı iki uçlu yapıyı kurar.
- Yeni karakterler: 似, 仿, 佛, 梦, 显.
Kanca
Türkçede üç cümle düşün: «Mark yorgun görünüyor.» «Mark sanki bir haftadır uyumamış.» «Mark ölü gibi yorgun.» Üçünde de bir benzerlik kokusu var, ama aynı şeyi söylemiyorlar. Birincisi bir yüzden çıkarılan yargı; yanılıyor olabilirsin. İkincisi doğru olmadığını bildiğin bir durumu gözünün önüne getiriyor: Mark dün gece de uyudu. Üçüncüsü yorgunluğu bir benzetmeyle büyütüyor.
Çincede bu üç cümlenin her birine ayrı bir araç düşüyor: 马克似乎很累, 马克仿佛一个星期没睡觉, 马克累得跟什么似的. Üçü de aynı 似 karakterini taşıyor; üçüncüsünde bu karakter başka bir sesle okunuyor.
Anlatım
好像'nın yükü
好像 Ders HSK3.9'dan beri iki işi birden görüyor. 他好像不太高兴 bir izlenimi aktarır; 她笑得好像一个孩子 bir benzetme kurar. Gündelik konuşmada bu yetiyor. Beşinci düzeyin izlencesi bu yükü üçe dağıtıyor: 似乎 ve 仿佛 kiplik zarfları (情态副词) arasında, 似的 ise «öteki yardımcı sözcükler» (其他助词) başlığı altında. Kabaca söylersek 似乎 yargı tarafına, 仿佛 benzetme tarafına yaslanır; 似的 benzetmeyi cümlenin sonunda kapatır. Sınırlar keskin değil: sözlükler 仿佛'yu 似乎'nin, 似乎'yi de 仿佛'nun yakın anlamlısı olarak verir.
似乎: görünüşe göre
似乎 sìhū bir ipucundan varılan yumuşak bir yargıdır. Konuşan emin değildir ve bunu cümleye yazar: 门口没有她的鞋,她似乎出去了. Ayakkabı yok; çıkmış olabilir, belki de ayakkabıyı içeri almıştır.
Yeri 好像'nınkiyle aynı: öznenin arkası, yüklemin önü. Arkasına bir sıfat, bir fiil öbeği ya da 是 ile kurulmuş bir yüklem gelir: 他似乎很忙, 他似乎知道这件事, 这似乎是一个误会. Bir ismi doğrudan almaz; «bir rüya gibi görünüyor» için araya 是 girer: 这似乎是一场梦.
似乎'nin en sevdiği komşu, görünüşü gerçekle karşılaştıran bir ikinci parçadır: 这个办法似乎很简单,其实并不容易. İlk yarıda yüzeyden bir yargı, ikinci yarıda 其实 ile asıl durum. Chinese Grammar Wiki'nin örnekleri de bu kuruluşu sık kullanıyor; aynı kaynak 似乎'yi 好像'dan daha yazı diline yakın sayıyor. Sohbet ederken 好像 demek bu yüzden daha doğal; bir kompozisyonda, bir haberde ya da bir öğretmenin dikkatli bir uyarısında 似乎 daha sık karşına çıkar.
仿佛: sanki
仿佛 fǎngfú da yüklemin önüne gelir, ama çoğu zaman başka bir iş görür: konuşan bir durumu, gerçek olmadığını bildiği başka bir durumla anlatır. 站在雪里,我仿佛回到了小时候 diyen kişi çocukluğuna dönmediğini biliyor; yaşadığı his o kadar güçlü. 汉典'in örneği de böyle bir his anlatır: hikâyeleri okurken insan «sanki bir masal dünyasına çekilir».
仿佛'nun bu dersteki örnekleri anı, his ve betimleme taşıyor; bir öğrencinin günlüğüne, bir öykünün açılış paragrafına yakışan cümleler. Sınavın ertesi günü bir arkadaşına «sanırım hasta» diyecekken 仿佛 değil, 好像 ya da 似乎 seçilir: orada bir benzetme yok, bir tahmin var.
Kelimenin bir de yüklem kullanımı var: 汉典 «差不多» anlamını verir, önüne 相 alabildiğini ve yazı diline ait olduğunu not eder (两个孩子年纪相仿佛). Bu kullanım bu derste yalnız tanınacak kadar yer alıyor.
Yazımı bölgeye göre değişir. Anakara, Malezya ve Singapur 仿佛 yazar; Tayvan, Hong Kong ve Makao'da geleneksel biçim 彷彿 kullanılır. İkisi de fǎngfú okunur.
似的: cümlenin sonundaki «gibi»
似的 bir benzetmeyi kapatan küçük bir edattır. Önüne bir isim, bir zamir ya da bir fiil öbeği gelir; benzetmeyi açan kelime de çoğu zaman başta durur: 像……似的, 好像……似的, 仿佛……似的, 跟……似的. 像……一样 ile aynı işi görür; sohbette de, betimleyici yazıda da sık karşına çıkar.
Okunuşa dikkat. Anakarada standart okunuş shìde'dir; 似 burada sì değil, shì okunur ve 的 hafif tondadır. Tayvan standardı ise sìde okur. İki okunuş da kendi bölgesinde doğrudur. Bu dersin örnek kutularında anakara okunuşu var: 似乎 sìhū, ama 似的 shìde. Aynı karakter, iki kelime, iki ses.
似的 öbeği cümlede birkaç yere oturur:
| Yer | Örnek | Türkçesi |
|---|---|---|
| yüklem | 他像个孩子似的。 | Çocuk gibi. |
| 得'dan sonra | 她们俩好得跟亲姐妹似的。 | İkisi öz kardeş gibi yakın. |
| fiilin önü | 他像没听见似的,继续看书。 | Duymamış gibi okumayı sürdürdü. |
Bir kalıp ötekilerden daha sık duyulur: sıfat + 得 + 什么似的. «Ne gibi» diye sorup cevap vermeyen bu kalıp bir derecenin anlatılamayacak kadar yüksek olduğunu söyler: 她高兴得什么似的 «Öyle sevindi ki anlatamam».
明显 ile karşıtlık
似乎'nin ne kadar temkinli olduğunu en iyi zıddı gösterir. 明显 míngxiǎn «açıkça, apaçık» demektir; kanıt ortadadır: 他明显不高兴 «Açıkça mutsuz». 他似乎不高兴 dediğinde aynı yüze bakıyorsun, ama yanılma payını saklı tutuyorsun. İkisi de beşinci düzeyin kelimesi.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 似 | sì | benzemek; (似乎) görünüşe göre | 亻 | 6 |
| 仿 | fǎng | taklit etmek; (仿佛) sanki | 亻 | 6 |
| 佛 | fú | (仿佛) sanki | 亻 | 7 |
| 梦 | mèng | rüya | 木 | 11 |
| 显 | xiǎn | belli olmak; (明显) apaçık | 日 | 9 |
İlk üç karakterin solunda insan kökü var. 似'nin sağındaki 以 sesi verir; anlamı «benzemek»: 相似 «birbirine benzer». 似的'deki shì okunuşu yalnız bu edatta çıkar.
仿 tek başına «taklit etmek»tir (仿造 «taklidini yapmak»); 说文 onu «相似也» diye açıklar. 佛 gündelik hayatta çoğu zaman fó okunur ve Buda'yı anlatır; 仿佛 içinde ise fú okunur. Tabloya bu dersteki okunuş yazıldı.
梦 «rüya»: 做梦 «rüya görmek», 梦见 «rüyasında görmek». Üstte 林, altta 夕 «akşam» durur; sözlükler kökünü 木 sayar. 显'nin geleneksel biçimi 顯; 明显 ve 显得 «görünmek, belli olmak» onu taşır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe görünüşe dayalı yargıyı birçok yoldan kurar. «Galiba» ve «sanırım» konuşanın kendi kanaatini yumuşatır; «anlaşılan» bir kanıttan sonuç çıkarır. Göksel ve Kerslake bunları kiplik belirteçleri (16.3) arasında sayar. Fiil tarafında «gibi görünmek» ve «gibi durmak» vardır: «Hayatınızdan memnun gibi duruyorsunuz» (24.5). Bunların hepsi 似乎'nin alanına düşer; 似乎 Türkçeye çoğu zaman «galiba», «görünüşe göre» ya da «-mIş gibi görünüyor» diye geçer.
仿佛 ile 似的'nin ortak işi ise Türkçede tek bir kalıpta birleşir: «sanki … -mIş gibi». Aynı kitap bu kalıbı anlatırken önemli bir ayrıntıya dikkat çeker (26.1.5): «sanki» cümlenin başında gelir ve dinleyene, söylenecek şeyin gerçek olmadığını önceden haber verir; «gibi» ise yan cümleyi en sonda kapatır. Çince aynı iki uçlu yapıyı kurar. 他仿佛没听见似的 cümlesinde 仿佛 Türkçedeki «sanki»nin, 似的 «gibi»nin yerinde durur: «Sanki duymamış gibi.» Türkçe konuşan bu yapıyı kendi dilinden tanır.
Fark sıralamadadır. Türkçe «gibi»yi her zaman sona koyar ve onsuz olmaz; «sanki» isteğe bağlıdır. Çince çoğu zaman tersini yapar: başlatan kelime (仿佛, 好像, 像, 跟) çoğu kez zorunludur, sondaki 似的 ise bir rengi tamamlar. 似乎 ise sona hiç gitmez; Türkçe düşünüp «gibi»yi cümlenin sonuna iten öğrencinin ilk tuzağı burada.
Örnekler
İlk üç cümle bir kanıta ya da bir izlenime dayanıyor; konuşan yanılabilir. Dördüncüde annenin sesi gerçekten duyulmadı. Beşinci ve yedinci cümlede 似的 benzetmeyi kapatıyor; altıncıda benzetilecek bir şey bile verilmiyor, 什么 boşluğu dereceyle dolduruyor.
Örnek diyalog
Perşembe, 13 Ocak 2028, sabah sekiz. Beşinci düzeyin ilk dersi. 马克 son anda içeri giriyor, gözlerinin altı mor.
张老师 马克'in yüzüne bakıp 似乎 diyor; kanıt göz altlarında, yine de yanılma payı bırakıyor. 马克 sınav salonunda olmadığını biliyor; o yüzden 仿佛. Deniz'in 跟纸似的'si sohbetin dilinde bir benzetme, 张老师'nin 跟真的似的'si de öyle.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"他不高兴似乎。"
— Türkçede «gibi» sona geldiği için 似乎 de sona itilmiş. 似乎 bir zarftır ve yüklemin önünde durur; cümlenin sonuna yalnız 似的 oturur. Doğrusu: 他似乎不高兴。 (Tā sìhū bù gāoxìng.) Sonda bir «gibi» isteniyorsa: 他像不高兴似的。 (Tā xiàng bù gāoxìng shìde.)
Yaygın yanlış"这个孩子似乎一个大人。"
— «Bu çocuk bir yetişkin gibi» cümlesi 似乎 ile kurulmuş, ama 似乎 bir ismi doğrudan almaz; burada üstelik yargı değil benzetme var. Benzetme için doğrusu: 这个孩子说话像大人似的。 (Zhège háizi shuōhuà xiàng dàren shìde.)
Yaygın yanlış"他跑得跟风一样似的。"
— İki kapanış üst üste gelmiş. 一样 ve 似的 aynı benzetmeyi kapatmanın iki yolu; biri seçilir. Doğrusu: 他跑得跟风似的。 (Tā pǎo de gēn fēng shìde.) ya da 他跑得跟风一样快。 (Tā pǎo de gēn fēng yíyàng kuài.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) 似乎: derse gelmemesinden varılan bir tahmin. (b) 仿佛: şehir gerçekten giysi değiştirmedi, bir benzetme. (c) 似乎: cevapsız telefondan çıkan bir yargı.
- (a) 他高兴得跟孩子似的。 (b) 今天热得跟夏天似的。 一样 düşer; 似的 onun yerini alır.
- (a) Tā sìhū lèi le. — sì. (b) Tā lèi de shénme shìde. — anakara standardında shì; Tayvan standardında sì.
- (a) 他笑得仿佛什么事都没发生似的。 ya da 他笑得好像什么事都没发生似的。 (b) 这道题似乎很容易,其实很难。
Özet kartı
- 似乎 sìhū: ipucuna dayanan yumuşak yargı, «galiba, görünüşe göre»; yüklemin önünde, ismi ancak 是 ile alır.
- 似乎, 好像'dan daha yazı diline yakın; sohbette 好像 daha doğal.
- 仿佛 fǎngfú: çoğu zaman gerçek olmadığı bilinen bir durumla benzetme, «sanki»; his, anı ve betimlemede sık.
- 似的: benzetmeyi kapatan edat; 像/好像/仿佛/跟……似的. Anakarada shìde, Tayvan'da sìde.
- 一样 ile 似的 aynı yeri doldurur; ikisi birden kullanılmaz.
- 得 + 什么似的: anlatılamayacak kadar yüksek bir derece.
- Türkçe «sanki … gibi» ile Çince 仿佛……似的 aynı iki uçlu yapıyı kurar.
- Yeni karakterler: 似, 仿, 佛, 梦, 显.
Sonraki derse köprü
似乎 ve 仿佛 konuşanın gördüğü şeyden ne kadar emin olduğunu söyledi. Sıradaki dört zarf güvenden çok konuşanın duruşunu taşıyor. 毕竟 tartışılmaz bir olguyu bir yargının dayanağına çeviriyor; 居然, Ders HSK4.6'daki 竟然'nin eşi olarak, beklentiyi aşan bir olayı haber veriyor. 反正 bütün koşulları bir kenara itiyorsa, 根本 bir iddiayı hangi derinlikten reddediyor?