Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Kalıp: fiil₁ + 着 (+ nesne) + fiil₂: 笑着说, 站着吃饭, 走着去, 开着窗睡觉. İzlencedeki adı eylemin eşliği (伴随).
- Birinci fiil hâli, duruşu, aracı ya da açık kalan bir şeyi verir; ikinci fiil asıl eylemdir.
- 了 ve süre ikinci fiile gelir: 他笑着走了, 站着听了一个小时. 着 ile 了 aynı fiilde durmaz.
- Yasak bütün öbeğin önüne gelir ve tarzı hedefler: 别躺着看书. Tarz sorusu: 你是怎么来的?——走着来的.
- Fiillerin yeri değişirse haber değişir: 听着音乐骑车 ≠ 骑着车听音乐.
- Birinci fiil bir hâlse (站, 坐, 躺, 笑) 一边……一边…… değil 着 kullanılır. A着A着 beşinci düzeyde.
- Türkçede en yakın karşılık -(y)ArAk; -(y)A -(y)A vurgu katar, -(y)Ip ise art arda iki işi bağlar.
- Yeni karakterler: 躺, 抱, 戴, 帽 (帽子).
Kanca
«Gülerek söyledi.» Türkçe, nasıl yapıldığını anlatan eylemi öne alır ve ona bir ek takar; asıl haber veren fiil sonda, çekimli durur. Çince aynı cümleyi 他笑着说 diye kurar: işaret yine ilk fiilde, asıl eylem yine ikinci sırada. İki dilin bu kadar aynı düzende yürüdüğü yer azdır.
Ayrılık başka yerde başlıyor. Türkçe bu işe birden çok biçim ayırmış: «gülerek», «güle güle», «gülüp». Çincede ise ilk fiilin arkasında tek bir 着 var ve o 着 bir hâli, bir duruşu, bir aracı taşıyabiliyor. Hangisini, ve ne zaman taşıyamıyor?
Anlatım
Birinci fiil hâli, ikinci fiil işi söyler
Ders HSK2.2'de fiilin arkasındaki 着 bir öznenin o anki hâlini anlatıyordu: 门开着, 他穿着红裤子. O derste bir kullanım üçüncü düzeye bırakılmıştı: iki fiil arasına girip bir işin hangi hâlde yapıldığını söyleyen 着. İzlence onu ardışık fiil cümlelerinin ikinci basamağına koyar ve adını da verir: eylemin eşliği.
Kalıp şu: özne + fiil₁ + 着 (+ nesne₁) + fiil₂ (+ nesne₂). Birinci fiil, ikinci eylem sürerken yerinde duran bir hâli verir; ikinci fiil cümlenin asıl işidir. 她站着吃早饭 cümlesinde haber «kahvaltı etti»dir; 站着 o kahvaltının ayakta yapıldığını ekler.
Dört aile: tavır, duruş, araç, açık kalan şey
着'li birinci fiiller birkaç tanıdık aileye ayrılır. Ayrım kalıbı değiştirmez; hangi fiillerin buraya rahat oturduğunu gösterir.
| Aile | Örnek | Ne söylüyor |
|---|---|---|
| Tavır, yüz ifadesi | 笑着说, 哭着找妈妈 | konuşanın o anki hâli |
| Bedenin duruşu | 站着吃, 坐着听, 躺着看书 | işin hangi duruşta yapıldığı |
| Araç, elde tutulan | 走着去, 骑着车去, 拿着手机找, 抱着孩子 | neyle, ne taşıyarak |
| Açık kalan bir şey | 开着灯睡觉, 开着窗睡觉 | iş sürerken bir eşyanın durumu |
Son ailede birinci fiilin nesnesi bir eşyadır, ama açan kişi yine öznedir: 他开着窗睡觉 «Pencereyi açık bırakıp uyuyor». Pencere bütün gece açık kalır, uyku onun yanında sürer.
Üçüncü ailedeki 走着去 Türkçede kısaca «yürümek» olabilir. Çince ise gitmeyi asıl eylem olarak tutar ve yürümeyi onun aracı yapar. Bu yüzden «Nasıl geldin?» sorusunun doğal cevabı bu kalıptan çıkar: 你怎么来的?——走着来的。 Burada 怎么 ikinci fiile, gelişe soruluyor; cevap birinci fiili, yolu veriyor.
了 ve zaman ikinci fiile gider
着'li fiil bir hâli anlatır, bitip biten bir olayı değil. Bu yüzden cümlenin olaya ait bütün işaretleri asıl eyleme taşınır. Bitmişlik bildiren 了 ikinci fiilin arkasına gelir: 他笑着走了 «Gülerek çıkıp gitti». Süre de ikinci fiile bağlanır: 他站着听了一个小时 «Bir saat ayakta dinledi».
着 ile 了 aynı fiilde buluşmaz. İkisi aynı fiile yapışınca cümle hem «sürüyor» hem «bitti» demeye çalışır; Türkçe konuşan için tuzak, «gülerek gitti»deki geçmiş zamanı iki fiile birden dağıtmak.
Yasak ve soru da ikinci fiile göre kurulur
Bir öğüt ya da yasak çoğu zaman tarzı hedef alır, işin kendisini değil. 别躺着看书 «Yatarak kitap okuma» kitabı yasaklamıyor; yatarak okumayı yasaklıyor. 别 bütün öbeğin önüne gelir ve 着'li fiil yerinden kıpırdamaz. Aynı biçimde 别站着吃饭 «Ayakta yemek yeme» der, 别开着灯睡觉 «Işığı açık bırakıp uyuma».
Tarz üzerine soru 怎么 ile asıl eyleme sorulur ve cevap çoğu zaman 是……的 kalıbında döner, çünkü konuşulan iş çoktan olmuştur: 你是怎么去的?——我是骑着车去的。
Hangi fiil asıl?
Fiillerin yeri değişince cümle bozulmaz, haber değişir. 他听着音乐骑车 bisiklet sürmeyi anlatır, müzik onun fonudur. 他骑着车听音乐 müzik dinlemeyi anlatır, bisiklet onun yeridir. Hangi eylem cümlenin sorusuna cevap veriyorsa o ikinci sıraya geçer.
Bu sınav aynı zamanda 一边……一边……'den ayrılan noktayı gösterir. O kalıp iki eylemi eşit ağırlıkta, ikisi de iş olarak yan yana yürütür ve izlencede başka bir başlıkta durur; Ders HSK3.33 onu ayrıca işleyecek. Buradaki sınır tek cümlede söylenebilir: birinci fiil bir eylem değil de bir duruş ya da tavırsa (站, 坐, 躺, 笑), Çince 一边 değil 着 ister.
在 ile karışmaz, A着A着 bekler
«Ne yapıyorsun?» sorusunun cevabı hâlâ 在 ile kurulur (Ders HSK1.37): 我在吃早饭. 我站着吃早饭 ise o kahvaltının nasıl yapıldığını söyler; 着 eylemin ortasını değil, yanında duran hâli gösterir.
Bir fiil 着 ile iki kez tekrarlanınca (说着说着, 走着走着) yeni bir anlam doğar: bir iş sürerken başka bir şeyin araya girmesi. İzlence bu kalıbı beşinci düzeye koyuyor; bu dersin 着'si tek ve hep ikinci bir fiile yaslanıyor.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 躺 | tǎng | uzanmak, sırtüstü yatmak | 身 | 15 |
| 抱 | bào | kucaklamak, kucakta taşımak | 扌 | 8 |
| 戴 | dài | takmak, giymek (şapka, gözlük) | 戈 | 17 |
| 帽 | mào | şapka | 巾 | 12 |
Dördü de kelime listesinde dördüncü düzeyde, ama bu kalıbın en sık parçalarından.
躺 solunda «beden» anlamındaki 身'yi taşır; sağdaki parça 尚'dır.
抱 solunda el kökü 扌, sağında 包 bāo durur; 包'nın okunuşu karakterde dördüncü tonla duyulur. Kollar bir şeyi sarıyorsa 抱 kullanılır: 抱着孩子, 抱着一只鸡.
戴 Deniz'in en çok karıştıracağı karakterlerden: 带 dài «yanında götürmek» ile aynı okunur. Bedene takılan şapka, gözlük, saat 戴 ister: 戴着帽子; 穿 ise giysiye ayrılmıştı. Kangxi onu 戈 altında sınıflar.
帽 solunda «bez, kumaş» anlamındaki 巾 kökünü taşır ve konuşmada hep 帽子 màozi içinde duyulur.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede bir işin nasıl yapıldığı zarf-fiillerle anlatılır. Göksel ve Kerslake tarz bildiren zarf-fiilleri dört kümede toplar ve ilk kümeye -(y)ArAk ile -(y)A -(y)A'yı koyar: ikisi de tarzı, ana eyleme eşlik eden bir eylem ya da durum üzerinden doğrudan verir. Bu tanım izlencenin 伴随'siyle örtüşür. «Gülerek söyledi», «yürüyerek geldi», «ayakta durarak dinledi» 笑着说, 走着来, 站着听 ile aynı işi görür.
İkinci biçim, -(y)A -(y)A, aynı kitapta daha az yaygın ve daha vurgulu sayılır: eylemin sürekli ya da tekrar tekrar yapıldığını öne çıkarır. «Koşa koşa geldi» yolun bütününe yayılmış bir telaşı da söyler. Çince bu vurguyu 着 ile vermez; 跑着来 düz «koşarak geldi»dir.
Üçüncü biçim, -(y)Ip, başka bir işe yarar. Göksel ve Kerslake onu anlamca eşit iki yan cümleyi bağlayan ek olarak anlatır: «kalkıp gitti», «oturup televizyon seyretti». Burada bir iş ötekinin tarzı değildir; iki iş art arda gelir. Çince bu sırayı 着'siz ardışık fiil cümlesiyle kurar (去商店买东西). «Pencereyi açıp uyudu» ile 开着窗睡觉 arasındaki fark tam budur: Türkçe -Ip pencerenin açıldığını ve sonra uyunduğunu söyler; 开着窗 ise pencerenin bütün uyku boyunca açık durduğunu.
Bir de özne var. Aynı dilbilgisine göre -(y)ArAk ve -(y)A -(y)A çoğunlukla ana cümleyle aynı özneyi paylaşır. 着'li birinci fiil de aynı kişiye aittir: gülen ile söyleyen, açan ile uyuyan bir kişidir.
Olumsuz tarzda iki dil yine ayrılır. Türkçe «bağırmadan oynayın» gibi -mAdAn ile, yapılmayan şey üzerinden bir tarz kurar. Çincede yasak ya da öğüt 着'li fiili tek başına olumsuzlamaz, bütün öbeğin önüne gelir: 别躺着看书.
Örnekler
İlk dört örnek dört aileden birer temsilci. Beşincide 别'nin hedefi 躺着; okumak serbest. Sekizincide 了 asıl eyleme, girişe yapışmış. Sonuncuda 听完 bir sonucu bildiriyor, 笑着走了 ise ardından gelen gidişin nasıl olduğunu.
Örnek diyalog
22 Şubat 2027 pazartesi, yeni dönemin ilk günü, öğleden sonra ikinci ders başlamak üzere. Deniz ile 马克 sınıfta. Kapı açılıyor; kış tatilini evinde geçiren 小林 doğrudan trenden geliyor.
Zil çalıyor. 张老师 elinde bir deste kâğıtla giriyor.
小林 süreyi 站了五个多小时 ile ayrıca veriyor, çünkü 站着 tarzı söyledi, ne kadar sürdüğünü değil. Deniz'in fotoğrafında 姥姥 bakıyor, gülümsemek o bakışın tarzı; kucaktaki tavuk ise 小明'in koşusunun yükü. 张老师'nin son cümlesi bir şaka: 别 yatmayı yasaklıyor, okumayı değil.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我一边站一边吃早饭。"
— İki eylemi yan yana yürüten 一边……一边…… duruş fiiline uygulanıyor. Ayakta durmak bir iş değil, bir hâl; bu yüzden 着 ile ikinci fiile bağlanır. Doğrusu: 我站着吃早饭。 (Wǒ zhànzhe chī zǎofàn.)
Yaygın yanlış"他笑着了走。"
— Türkçedeki «gülerek gitti»nin geçmiş zamanı iki fiile dağıtılıyor. 着 ile 了 aynı fiilde durmaz; bitmişlik asıl eyleme aittir. Doğrusu: 他笑着走了。 (Tā xiàozhe zǒu le.)
Yaygın yanlış"她说着笑。" («gülerek söyledi» anlamında)
— Fiillerin yeri değiştiriliyor. Asıl eylem ikinci sırada durur; bu sıra «konuşa konuşa gülüyor» demeye kayar. Doğrusu: 她笑着说。 (Tā xiàozhe shuō.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) 马克站着喝了一杯咖啡。 (Mǎkè zhànzhe hēle yì bēi kāfēi.) 了 asıl eylemde. (b) 我朋友每天骑着自行车去学校。 (Wǒ péngyou měi tiān qízhe zìxíngchē qù xuéxiào.) Alışkanlık, 了 yok. (c) 孩子哭着给妈妈打电话。 (Háizi kūzhe gěi māma dǎ diànhuà.) Ağlamak telefonun tarzı.
- 我是走着来的。 (Wǒ shì zǒuzhe lái de.) 我是拉着箱子来的。 (Wǒ shì lāzhe xiāngzi lái de.) 怎么 gelişe soruyor; cevap yolu birinci fiile koyuyor, 是……的 olmuş bir işi çerçeveliyor.
- (a) Bisiklet sürüyor, müzik eşlik ediyor; haber bisiklet. (b) Müzik dinliyor, bisiklette oturarak; haber müzik. Hangi fiil ikinci sıradaysa cümlenin işi odur.
- 小林,别开着灯睡觉。 (Xiǎo Lín, bié kāizhe dēng shuìjiào.) 别站着吃饭。 (Bié zhànzhe chīfàn.) 别 bütün öbeğin önünde, 着'li fiil yerinde.
Özet kartı
- Kalıp: fiil₁ + 着 (+ nesne) + fiil₂: 笑着说, 站着吃饭, 走着去, 开着窗睡觉. İzlencedeki adı eylemin eşliği (伴随).
- Birinci fiil hâli, duruşu, aracı ya da açık kalan bir şeyi verir; ikinci fiil asıl eylemdir.
- 了 ve süre ikinci fiile gelir: 他笑着走了, 站着听了一个小时. 着 ile 了 aynı fiilde durmaz.
- Yasak bütün öbeğin önüne gelir ve tarzı hedefler: 别躺着看书. Tarz sorusu: 你是怎么来的?——走着来的.
- Fiillerin yeri değişirse haber değişir: 听着音乐骑车 ≠ 骑着车听音乐.
- Birinci fiil bir hâlse (站, 坐, 躺, 笑) 一边……一边…… değil 着 kullanılır. A着A着 beşinci düzeyde.
- Türkçede en yakın karşılık -(y)ArAk; -(y)A -(y)A vurgu katar, -(y)Ip ise art arda iki işi bağlar.
- Yeni karakterler: 躺, 抱, 戴, 帽 (帽子).
Sonraki derse köprü
Bu derste 怎么 bir yolu sordu ve cevap 走着来的 oldu. Sıradaki ders, «什么都, 谁也不, 哪儿都», soru kelimelerini sormadan kullanıyor: 什么, 谁 ve 哪儿 arkalarına 都 ya da 也 alınca bir soruyu değil, bir bütünü ya da bir hiçi anlatır. 小林 beş saat ayakta dönüp hiçbir yere uğramadığını söylemek istese, 哪儿 cümleye hangi kılıkta girer?