Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- Eşitlik: A 跟/和 B 一样 (+ sıfat): 我的手机跟你的一样, 我跟他一样高. Duygu fiili de gelebilir: 我跟小明一样喜欢打羽毛球.
- Ortak nokta virgülden sonra 都 ile eklenir: 我跟马克一样,都是去年秋天来的.
- Olumlu 一样'nın önüne 很 gelmez; olumsuzda 不 一样'nın önünde: 不一样, 不一样高, 很不一样, 不太一样.
- Üç olumsuz: 没有 kimin geride olduğunu söyler; 跟……不一样 yalnız farkı; 不比 yalnız üstünlüğü reddeder ve eşitliğe yer bırakır.
- 不比 genellikle bir iddiaya ya da beklentiye itirazdır; 不比……差 «ondan aşağı kalmaz» diye över.
- 比……更 ve 比……还: ikisi de B'nin de o niteliği taşıdığını varsayar; 还 daha yoğundur, şaşkınlık ve abartı taşır (比大熊猫还胖), değişim 了'si yalnız 更 ile gelir.
Kanca
Bayramdan dönen Deniz'i spor salonunun kapısında 马克 süzüp takılıyor: 你比大熊猫还胖! Deniz kolunu sıvıyor: 我不比你胖!
Deniz kimin daha kilolu olduğunu ilan etmiyor; 马克'in iddiasını geri çeviriyor ve aynı kiloda olmalarına kapıyı açık bırakıyor. 马克'in 还'sı da 更'nin yerine rastgele gelmedi: panda ile kıyas bir abartıdır. Bu ders eşitliği kuran 跟……一样'yı, itiraz eden 不比'yi ve 更 ile 还'nın ayrıldığı yeri işliyor.
Anlatım
A 跟 B 一样: eşitliğin kendi kalıbı
HSK 2'deki 比 ve 没有 cümlelerinde hep bir taraf öndeydi. Eşitlik için Çince B'yi 跟 ile bağlar, sonra 一样 «aynı» der:
| A | 跟 / 和 | B | 一样 | Anlam |
|---|---|---|---|---|
| 我的手机 | 跟 | 你的 | 一样。 | Telefonum seninkiyle aynı. |
| 我 | 跟 | 马克 | 一样, | Mark gibi ben de… |
| 今年冬天 | 和 | 去年 | 一样。 | Bu kış geçen yılki gibi. |
跟 burada HSK 2'den tanıdığın edattır, eylemin hedefini bağlayan 跟; 和 aynı yere oturur ve anlam değişmez. Ortak isim 比 cümlesindeki gibi ikinci kez söylenmez, 的 yeter: 我的手机跟你的一样. Soru 吗 ile ya da olumlu-olumsuz biçimle kurulur: 你的手机跟我的一样吗? 一样不一样?
Kalıp bir cümle de başlatabilir. 我跟她一样 dedikten sonra ortak noktayı virgülün arkasına 都 ile eklersin: 我跟马克一样,都是去年秋天来北京的.
一样 + sıfat ya da fiil
Neyin aynı olduğunu söylemek için 一样'nın arkasına sıfat gelir: 这个房间跟那个一样大 «Bu oda ötekiyle aynı büyüklükte», 坐地铁跟坐出租车一样快. Burada 一样 sıfatın önünde bir zarf gibi durur ve ona «eşit ölçüde» anlamını katar. Sıfat 比 cümlesindeki gibi çıplak kalır.
Sıfatın yerine duygu fiili de gelebilir: 我跟小明一样喜欢打羽毛球 «Xiao Ming kadar ben de badmintonu severim». İzlence kalıbı yalnız sıfatla veriyor; fiil kullanımı konuşmada sıktır ve iki tarafın aynı şeyi aynı ölçüde sevdiğini, istediğini söyler.
Olumlu 一样'nın önüne 很 koyma; 一样 zaten «tıpatıp» der. Olumsuzda ise derece kelimesi rahat girer: 很不一样 «bambaşka», 不太一样 «pek aynı değil».
Üç olumsuz, üç ayrı bilgi
不 hep 一样'nın önüne gelir: 我跟他不一样高 yalnız boyların farklı olduğunu söyler. Artık aynı konuyu olumsuzlayan üç kalıp biliyorsun:
| Cümle | Ne söylüyor | Ne açık kalıyor |
|---|---|---|
| 他没有我高。 | uzun olan benim | hiçbir şey |
| 他跟我不一样高。 | boylarımız farklı | kimin uzun olduğu |
| 他不比我高。 | o benden uzun değil | eşit mi, kısa mı |
不比: bir iddiaya verilen cevap
Ders HSK2.15 不比'nin eşitliğe kapı bıraktığını gösterdi. 吕叔湘'nun klasik çözümlemesinde 他不比我高 çoğu zaman 他跟我差不多高 demektir: «aşağı yukarı aynı boydayız». 不 burada 比'yi değil, sıfatın bildirdiği farkı reddeder; geriye «fark yok» ve «fark öbür yönde» ihtimalleri kalır.
不比 daha çok ortada bir iddia ya da beklenti varken duyulur: biri «sen daha şişmansın» dedi ya da ima etti, sen geri çeviriyorsun. Cümle bu yüzden bir betimleme değil, bir itiraz gibi işitilir. Kancadaki 我不比你胖 tam budur. Sıfat olumsuz anlamlıysa itiraz bir övgüye ya da cesaretlendirmeye döner: 你的汉语不比他差 «Çincen ondan kötü değil», yani en az onunki kadar iyi.
Kimse bir şey iddia etmemişken, örneğin bir fotoğrafı betimlerken, düz bilgi 没有 ya da 跟……不一样 ile verilir.
比……更 ve 比……还
Ders HSK3.11'de 更'nin bir önvarsayım taşıdığını gördün: 这个比那个更好 dendiğinde öteki de iyidir. 比 cümlesinde 还 da aynı yere oturur ve aynı önvarsayımı taşır: 今天比昨天还冷 «Bugün dünden de soğuk», dün de soğuktu.
Ayrıldıkları yer ton. 更 ölçülü bir «daha da»dır; 还 daha yoğundur, çoğu zaman şaşkınlık ya da inanmazlık katar. B herkesin bildiği bir uç ölçüyse, yani abartı varsa, 还 doğal seçimdir: 你比大熊猫还胖!, 他才十二岁,比他爸爸还高. Soru biçiminde de 还 bir itirazı taşıyabilir: 他比你还忙? «O mu senden meşgul? Hadi canım».
Bir fark da değişimde ortaya çıkar. Bir durumun eskisine göre değiştiğini söyleyen 了 (Ders HSK1.36) 更 ile birlikte gelir: 我打羽毛球打得比以前更好了. 还 bu 了'yi almaz.
Sınır
Aynı maddenin beşinci kalıbı (比 + 多/少/早/晚 + fiil + miktar) sonraki derse kalıyor; 不如 ve 跟……相比 dördüncü düzeyde.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 羽 | yǔ | tüy | 羽 | 6 |
| 熊 | xióng | ayı | 灬 | 14 |
| 黄 | huáng | sarı | 黄 | 11 |
| 季 | jì | mevsim | 子 | 8 |
羽 iki eş yarıdan kurulur ve kendi kökünü oluşturur; 羽毛球 yǔmáoqiú «badminton» kelimesinde 毛 «tüy» ile yan yana gelir.
熊 «ayı», 大熊猫 dà xióngmāo «dev panda» kelimesini kurar. Altta ateş kökünün dört noktalı biçimi 灬, üstte 能 durur.
黄 «sarı» 黄色 huángsè kelimesinde yaşar ve kendi kökünü oluşturur; geleneksel yazımı 黃. 季 «mevsim» 季节 jìjié ve 四季 sìjì «dört mevsim» kelimelerini kurar: üstte 禾, altta 子, sözlükte 子 altında aranır.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçe eşitliği çoğu zaman bir isme bağlar: «aynı boydayız», «aynı yaştayız». Göksel ile Kerslake «aynı»yı «bu», «o» ile birlikte belirli belirleyiciler arasında sayar (15.6.2); bu yüzden ismin önüne gelir ve sayıyla sıfattan da önce durur: «aynı tatsız yemekler» (15.9.2). Çince ise isme değil niteliğin kendisine gider: «aynı boyda» yerine 一样高, «aynı yaşta» yerine 一样大.
B'ninkiyle aynılık iyelik yapısıyla da kurulur ve aynı kaynağın örneği (14.4) bu dersin olumsuzunu veriyor: «Bu araba benimkinin tam aynısı değil». Çince karşılığı 这辆车跟我的不太一样: «tam … değil»in yükünü 不太 taşıyor.
不比 Türkçe konuşana tanıdık bir mantık sunar. «Senden şişman değilim» de ikimizin eşit olmasını dışlamaz; «senin kadar şişman değilim» ise dışlar. Türkçe bu itirazı çoğunlukla vurguyla belli eder, «değilim»in üstüne basılır. Çince aynı işi kalıbın kendisiyle yapar: 不比 bir iddia olmadan pek söylenmez.
更 ile 还'nın ayrımı Türkçede iki kelimeye dağılır. «Daha da» 更'nin ölçülü yükselişini taşır ve soru ekini de alabilir: «Umduğundan daha da mı hızlı yüzdün?» (19.1.3). 还'nın şaşkınlığı ise «bile»de duyulur; dilbilgisi onu ses uyumuna girmeyen ekleyici sözcükler arasında sayar (11.1.1.1): «Pandadan bile şişmansın!»
Örnekler
Üçüncü örnekte 一样 ile 不一样 aynı cümlede iş bölüşüyor. Altıncıda 不比 dinleyenin «bugün soğuk» beklentisine cevap veriyor; sonda 还 bir abartıyı işaretliyor.
Örnek diyalog
17 Şubat 2027 çarşamba öğleden sonra, spor salonu; okulun açılmasına birkaç gün var. Deniz ile 小明 köyden döneli bir hafta oldu.
马克'in 打得不比你差'sı da bir itiraz: Deniz onun övünmesine inanmamıştı. 更 ile 了 tatilden bu yana bir değişimi söylüyor. 张老师 ikisini birbirine değil, tatilden önceki hâllerine ölçüyor; son replikte 一样 tek başına yüklem.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我的手机跟你的很一样。"
— Türkçedeki «tıpatıp aynı» vurgusu 很 ile aktarılıyor. Olumlu 一样 derece kelimesi almaz; derece kelimesi olumsuzda girer: 不太一样. Doğrusu: 我的手机跟你的一样。 (Wǒ de shǒujī gēn nǐ de yíyàng.)
Yaygın yanlış"今天比昨天还冷了。"
— Bir değişim anlatılmak istendiği için 了 ekleniyor, ama değişimin 了'si 还 ile birleşmez. Değişim söyleniyorsa 更 seçilir. Doğrusu: 今天比昨天更冷了。 (Jīntiān bǐ zuótiān gèng lěng le.)
Yaygın yanlış"Deniz不比马克高。"
(kimsenin bir şey iddia etmediği bir tanıtımda, iki arkadaşın boyunu betimlerken) — «Deniz, Mark'tan uzun değil» Türkçede düz bir bilgi gibi durduğu için 不比 seçiliyor. 不比 bir itirazı ve eşitlik ihtimalini taşır; Deniz'in kısa olduğu biliniyorsa düz bilgi 没有 ile verilir. Doğrusu: Deniz没有马克高。 (Deniz méiyǒu Mǎkè gāo.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) 小明跟我一样喜欢喝茶。 (Xiǎo Míng gēn wǒ yíyàng xǐhuan hē chá.) Fiil 一样'nın arkasında. (b) 这两个房间不一样大。 (Zhè liǎng ge fángjiān bù yíyàng dà.) 不, 一样'nın önünde. (c) 我的手机跟你的一样。 (Wǒ de shǒujī gēn nǐ de yíyàng.) İkinci 手机 yerine 的 yeter.
- Üçü de doğru. (a) en bilgilisi: uzun olan 马克. (b) yalnız farkı söyler. (c) yalnız Deniz'in daha uzun olmadığını söyler; biri tersini iddia ettiyse doğal durur.
- (a) 更: 了 bir değişim söylüyor, 还 bu 了'yi almaz. (b) 还: on iki yaşında bir çocuğun babasını geçmesi şaşırtıcı; 还 o şaşkınlığı taşır.
- 我的房间不比你的小。 (Wǒ de fángjiān bù bǐ nǐ de xiǎo.) 小明'in iddiasını reddediyor, iki odanın eşit olmasına yer bırakıyor.
Özet kartı
- Eşitlik: A 跟/和 B 一样 (+ sıfat): 我的手机跟你的一样, 我跟他一样高. Duygu fiili de gelebilir: 我跟小明一样喜欢打羽毛球.
- Ortak nokta virgülden sonra 都 ile eklenir: 我跟马克一样,都是去年秋天来的.
- Olumlu 一样'nın önüne 很 gelmez; olumsuzda 不 一样'nın önünde: 不一样, 不一样高, 很不一样, 不太一样.
- Üç olumsuz: 没有 kimin geride olduğunu söyler; 跟……不一样 yalnız farkı; 不比 yalnız üstünlüğü reddeder ve eşitliğe yer bırakır.
- 不比 genellikle bir iddiaya ya da beklentiye itirazdır; 不比……差 «ondan aşağı kalmaz» diye över.
- 比……更 ve 比……还: ikisi de B'nin de o niteliği taşıdığını varsayar; 还 daha yoğundur, şaşkınlık ve abartı taşır (比大熊猫还胖), değişim 了'si yalnız 更 ile gelir.
Sonraki derse köprü
小明 Deniz'in mantıyı ondan fazla yediğini söyledi, ama kaç tane fazla? Bu derste 多 hep bir sıfat olarak kaldı: 吃的饺子比我还多. Sıradaki ders «比…早, 晚, 多 ve ölçü» 多'yu fiilin önüne alıyor ve farkı fiilin arkasında sayıyor: biri ötekinden kaç kâse fazla yedi, kaç dakika erken geldi, kaç sayı az attı? 比 cümlesinin fiille kurulan bu biçiminde sayı nereye oturur?