Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 当然: «elbette»; özne + 当然 + yüklem (我当然记得). Tek başına cevap olur: 当然!, 当然了, 当然可以, 当然不. Virgülle cümle başında bir kabulü açar.
- 当然 sıfat olarak da kullanılır: 这是当然的.
- 其实: «aslında»; bir beklentiyi ya da görüntüyü düzeltir. Öznenin önünde ya da arkasında durur, cümle sonuna gitmez. En sık eşi 以为……,其实…….
- 以为: yanlış çıkmış bir sanı; Türkçedeki «sanıyordum … meğer» ikilisine yakın.
- 终于: uzun bekleyişten sonra gelen son; özne + 终于 + yüklem + 了. Tek başına söylenmez, öznenin önüne geçmez.
- 最后: sıranın sonuncusu; yansız, ismi niteler (最后一天), cümle başına geçebilir.
- Yeni karakterler: 当, 实, 终, 于.
Kanca
«Sonuçlar açıklandı» ile «Sonuçlar nihayet açıklandı» aynı haberi verir. Birincisini söyleyen bir duyuruyu okuyor; ikincisini söyleyen ise o duyuruyu günlerdir beklediğini, şimdi rahatladığını da söylüyor. Olgu yerinde duruyor, değişen konuşanın olaya bakışı.
Çince bu bakışı yüklemin önüne yerleşen küçük bir zarfla taşır: 成绩出来了 bir bilgi, 成绩终于出来了 bir oh çekiş. Bu dersin üç zarfı aynı işi üç ayrı yönden yapar. 当然 «elbette» der ve söylenenin sorgulanmasına gerek görmez, 其实 «aslında» der ve bir beklentiyi düzeltir, 终于 da uzun bir bekleyişin bittiğini haber verir.
Anlatım
İzlencedeki yer
Tavır zarfının (语气副词) ilk örneği 都……了'ydı (Ders HSK2.5): cümleden çıkarıldığında olgu yerinde kalır, söyleyişin rengi gider. Üçüncü düzey bu sınıfa üç sözcük ekliyor; aynı maddede 才 ile 就'nun tavır anlamları da var, onları Ders HSK3.6'da gördün.
Bir önceki dersin 大概, 一定, 好像 gibi zarfları izlencede ayrı bir başlıkta, kiplik zarfları arasında duruyor. Onlar bir şeyin ne kadar olası ya da gerekli olduğunu tartar; bu dersinkiler olasılığı tartmaz, konuşanın duygusunu ve beklentisini taşır.
当然: elbette
当然 dāngrán en sık öznenin ardına, yüklemin önüne gelir: 我当然记得你的生日 «Doğum gününü elbette hatırlıyorum», 他当然很高兴 «Tabii ki çok sevindi». Konuşan, söylediğinin olağan ve beklenen olduğunu belirtir.
Tek başına bir cevap da olabilir. Bir izin isteğine 当然可以 «Elbette, buyur», bir soruya kısaca 当然! ya da biraz daha yumuşak 当然了 denir; olumsuzu 当然不. Cümlenin başına virgülle geldiğinde ise çoğu zaman bir kabulü açar ve ardından bir «ama» bekletir: 当然,复习很重要,可是你也应该睡觉 «Tekrar önemli tabii, ama uyuman da lazım».
当然 sözlükte bir sıfat olarak da geçer. 汉典 ilk anlamını «应当如此» «öyle olması gerekir», ikincisini «表示肯定,合乎情理» diye verir. Sıfat olunca 的 ile yüklem olur: 这是当然的 «Bu gayet doğal».
其实: aslında
其实 qíshí bir beklentinin yanlış çıktığını söyler. Beklenti konuşanın, dinleyenin ya da yalnızca görünüşün yarattığı bir izlenim olabilir; 其实 onu düzeltip gerçeği koyar: 这个菜看起来很辣,其实一点儿也不辣 «Bu yemek acı görünüyor, aslında hiç acı değil».
En doğal ortağı 以为 yǐwéi'dir. 以为 «sanmak» demektir, ama çoğu zaman yanlış çıkmış bir sanıyı anlatır: 我以为他是中国人 dendiğinde dinleyen onun Çinli olmadığını sezer. Arkasından 其实'li ikinci parça gelir: 我以为他是中国人,其实他是日本人.
其实 cümleciğin başında durur, öznenin önünde de arkasında da olabilir: 其实我也很紧张 ile 我其实也很紧张 ikisi de doğru. Türkçedeki «Japon aslında» gibi cümle sonuna gidemez. Düzeltilecek bir beklenti yoksa da boşa düşer; kimsenin söylemediği bir itiraza cevap veriyormuş gibi duyulur.
终于: sonunda
终于 zhōngyú uzun bir bekleyişin, çok emeğin ya da bir dizi değişikliğin ardından bir şeyin nihayet gerçekleştiğini söyler. Öznenin ardına gelir ve olay olmuş bittiği için cümle 了 ile kapanır: 你终于来了! «Sonunda geldin!», 车终于来了 «Otobüs nihayet geldi».
Çoğu zaman istenen bir sonu anlatır ve sesinde bir sevinç, bir rahatlama vardır. Yine de bu bir zorunluluk değil; uzun bir yokuşun dibindeki kötü bir son da 终于 ile anlatılabilir. Ortak olan, araya giren uzun zamandır.
«Nihayet!» diye tek başına bir ünlem kurulabilir, 终于 ise yalnız durmaz. Öznenin önüne geçmez, cümleyi de bitirmez; hep bir yüklemin önündedir.
终于 mu, 最后 mi?
İkisi de çoğu zaman «sonunda» diye çevrilir, ama ayrı işler görür. 最后 zuìhòu bir sıranın son halkasını gösterir; 汉典 onu «时间或次序上处于最末的位置» diye tanımlar. Duygu taşımaz, bir ismi doğrudan niteleyebilir (最后一天, 最后一个问题) ve cümle başına geçip bir sıralamayı kapatabilir: 我们先吃饭,再看电影,最后去喝茶 (先……再…… Ders HSK3.8). Burada 终于 tuhaf durur, çünkü kimse çay içmeyi haftalardır beklemedi.
| 终于 | 最后 | |
|---|---|---|
| Ne söyler | uzun bekleyiş bitti | sıranın sonuncusu |
| Duygu | çoğu zaman rahatlama, sevinç | yansız |
| Yeri | öznenin ardı, yüklemin önü | öznenin önü ya da ardı |
| İsmi niteler | hayır | 最后一天 |
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 当 | dāng | uygun olmak; (bir görevde) bulunmak | ⺌ | 6 |
| 实 | shí | gerçek, dolu | 宀 | 8 |
| 终 | zhōng | son, bitmek | 纟 | 8 |
| 于 | yú | (yazı dilinde) -de, -e | 二 | 3 |
当 iki katlıdır: üstte üç kısa çizgili ⺌, altta 彐. Kangxi sözlüğü onu 彐'nin altına koyar, bugünkü sözlüklerin çoğu üstteki parçaya göre arar. 当然 dışında 当老师 «öğretmen olmak» içinde de duyacaksın.
实 çatı kökü 宀'nın altına 头'yu alır; 实在 «gerçekten» de aynı karakterle kurulur. 终 ipek kökü 纟 ile 冬'den oluşur ve okunuşunu sağdaki parçadan alır: dōng ile zhōng'un sonu aynıdır. 于 bugün daha çok yazıda kullanılan bir edattır; 汉典 ona «在» ve «到» anlamlarını verir.
Türkçe ile karşılaştırma
«Tabii» de 当然 gibi iki yüzlüdür. Göksel ve Kerslake «Tabii ki ben hiç öyle bir şey kastetmemiştim» cümlesindeki «tabii»yi kökende «doğal» anlamında bir sıfat olarak çözümler; «ki» ile birleşince kalıplaşıp kip zarfı gibi çalıştığını not ederler (24.3.2.4). 这是当然的'daki sıfat ile 我当然记得'deki zarf bu ikiliğe denk düşer. Kitap «tabii (ki)/doğal olarak»yı konuşanın tavrını gösteren kip belirteçleri arasına da koyar (16.3); tek kelimelik cevap olarak da geçer: «Tabii. Ben yaptım.» (28.4.3).
«Aslında» kitapta karşıtlık bildiren söylem bağlayıcıları arasında yer alır (28.3.4.6): önceki söze ters düşen bir bilgi getirir. Oradaki örnek 其实'nin yalnız kullanımına çok yakın: «Bakkala gittiğinde gazete de alır mısın? Aslında birazdan ben de çıkacağım.»
以为……,其实…… kalıbının Türkçede bir ikizi daha var: «meğer». «Meğer(se)» -mIş ile birlikte konuşanın yeni bir bilgiyle eski inancını düzelttiğini gösterir (16.3): «Anahtar paltomun cebindeymiş meğerse.» Türkçe bu düzeltmeyi hem sözcükle hem fiil ekiyle yapar; Çincede fiil ek almadığı için yükün tamamı 其实'ye kalır.
«Sonunda» ise 终于 ile 最后'yi birlikte karşılar. «Hep İzlanda'ya gitmek isterdi, sonunda gitti de» (28.3.1.1) uzun bir isteğin gerçekleşmesidir, yani 终于'nin alanı. «Önce yemek, sonra sinema, en sonunda çay» dizisindeki «en sonunda» yalnız sırayı kapatır ve 最后 ile çevrilir. «Nihayet» bu ayrımda 终于 tarafında durur.
Örnekler
İlkinde 当然 bir olağanlığı işaretliyor. Sonraki ikisinde 以为 bir sanıyı adlandırıyor, 其实 onu düzeltiyor. 终于'li iki cümlede bekleyişin uzunluğu sayıyla veriliyor; sondakinde ne bekleyiş var ne rahatlama, yalnızca bir sıra: bu yüzden 最后.
Örnek diyalog
6 Ocak 2027 çarşamba, öğleden sonra. 张老师 sınav kâğıtlarını dağıttı; Deniz kâğıdı elinde koridora çıkıyor. 小明 ile Mark pencerenin önünde bekliyor.
Sınıfın kapısı açılıyor, 张老师 kolunun altında bir deste kâğıtla çıkıyor.
Hoca merdivene yöneliyor. Mark hemen bir öneriyle atılıyor.
Deniz'in 终于'si iki günlük bekleyişi kapatıyor; aynı gün iki kez geçen 最后 ise yalnızca sırayı sayıyor: sınavın son sorusu, kompozisyonun son cümlesi. Deniz'in ilk 其实'si 小明'in «ben demiştim»ine karşı içindeki endişeyi itiraf ediyor, ikincisi Mark'ın yanlış hesabını düzeltiyor. Mark'ın 当然'si bir şaka, 张老师'ninki bir izin, Deniz'in son 当然'si de bir hesabı üstlenmek. Deniz, Mark'ın önerdiği cümleyi reddederken 终于 ile 最后'yi bilerek yan yana kullanıyor: nihayet biten şey en sona yazılacak.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"终于!"
(Türkçedeki «Nihayet!» gibi tek başına) — 终于 bir yüklemin önüne gelmek zorundadır, ünlem olarak yalnız kullanılmaz. Ne bittiyse söylenir. Doğrusu: 终于考完了! (Zhōngyú kǎowán le!) ya da 你终于来了! (Nǐ zhōngyú lái le!)
Yaygın yanlış"终于我写完了。"
— Türkçedeki «Sonunda ben de bitirdim» sırası 终于'yi cümle başına çeker. 终于 öznenin önüne geçmez; özneden sonra, yüklemden önce durur. Doğrusu: 我终于写完了。 (Wǒ zhōngyú xiěwán le.)
Yaygın yanlış"我们先吃饭,再看电影,终于去喝茶。"
— Türkçede ikisi de «sonunda» olduğu için 终于 seçiliyor. Burada uzun bir bekleyiş yok, yalnızca bir sıranın son halkası var. Doğrusu: 我们先吃饭,再看电影,最后去喝茶。 (Wǒmen xiān chī fàn, zài kàn diànyǐng, zuìhòu qù hē chá.)
Yaygın yanlış"他是日本人其实。"
— Sona eklenen bir «aslında» Çincede kurulmaz. 其实 cümleciğin başında, öznenin önünde ya da hemen arkasında durur. Doğrusu: 其实他是日本人。 (Qíshí tā shì Rìběnrén.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- a) 其实: önceki 以为'nin sanısını düzeltiyor. b) 终于: bir saatlik arama bitti, sonunda 了 var. c) 当然: soruya emin, kısa bir cevap; 当然想 de olur. d) 最后: bir ismi (一天) niteliyor, 终于 bunu yapamaz.
- 我以为图书馆很远,其实很近。 (Wǒ yǐwéi túshūguǎn hěn yuǎn, qíshí hěn jìn.) «Meğer»in işini Çincede 以为 ile 其实 birlikte görüyor. / 一个月没下雨了,今天终于下了。 (Yí ge yuè méi xià yǔ le, jīntiān zhōngyú xià le.) Uzun bekleyiş ve istenen son: 终于 + 了.
- 其实我不喜欢喝茶。 ve 我其实不喜欢喝茶。 ikisi de doğru. *我不喜欢喝茶其实 olmaz: 其实 cümleciğin başında durur, sona gitmez.
- Gelemez. Buradaki 最后 bir ismi (那个题) niteliyor ve sıradaki son soruyu gösteriyor; 终于 ismi nitelemez, üstelik ortada bitmesi beklenen uzun bir süreç yok.
Özet kartı
- 当然: «elbette»; özne + 当然 + yüklem (我当然记得). Tek başına cevap olur: 当然!, 当然了, 当然可以, 当然不. Virgülle cümle başında bir kabulü açar.
- 当然 sıfat olarak da kullanılır: 这是当然的.
- 其实: «aslında»; bir beklentiyi ya da görüntüyü düzeltir. Öznenin önünde ya da arkasında durur, cümle sonuna gitmez. En sık eşi 以为……,其实…….
- 以为: yanlış çıkmış bir sanı; Türkçedeki «sanıyordum … meğer» ikilisine yakın.
- 终于: uzun bekleyişten sonra gelen son; özne + 终于 + yüklem + 了. Tek başına söylenmez, öznenin önüne geçmez.
- 最后: sıranın sonuncusu; yansız, ismi niteler (最后一天), cümle başına geçebilir.
- Yeni karakterler: 当, 实, 终, 于.
Sonraki derse köprü
Seksen iki puan iyi mi? 小明 «epey iyi» der, Mark «müthiş», Deniz'in ablası belki «geçen seferkinden daha iyi». Üçü aynı sıfatı merdivenin başka basamaklarına koyuyor. «Derece: 更, 比较, 挺, 特别, 极了» bu basamakları sıralıyor: kıyası açıkça kuran 更'yi, hiçbir şeyle kıyaslamadan «epey» diyen 比较'yı, sıfatın arkasına geçip onu tepeye taşıyan 极了'yı. Deniz bu notu annesine anlatırken hangi basamağa basardı?