Önce özete göz atDersin sonundaki özet, okumaya başlamadan önce yol haritası olarak.
- 给 üç yerde durur: tek fiil olarak (给你一本书), bir fiilin arkasında (送给你一本书), bir fiilin önünde (给你买了一本书).
- Fiil + 给 + kişi + şey: şey kişinin eline geçer. 送, 借, 还 huán, 卖, 拿, 发, 寄 bu kalıbı alır.
- 给 fiile yapışır; 了 ikisinin arkasına gelir: 送给了他. Şey cümle başına alınabilir: 这本书我还给你.
- 给 + kişi + fiil: kişi işin hedefi (给妈妈打电话) ya da yararlanıcısıdır (给我们做菜).
- 还, 借, 卖'de öndeki 给 yalnız «adına» anlamına gelir; alıcı için 给 arkaya geçer.
- 告诉 ve 问 给 almaz: 告诉你, 问你.
- 打电话给你 da konuşmada yaygın; izlencenin öğrettiği edat dizilişi 给你打电话.
Kanca
Xiao Lin'in kütüphane kitabını onun yerine iade ettin. Ertesi gün Xiao Lin'den ödünç aldığın kitabı ona geri verdin. Türkçede iki iş ayrı cümlelerle söylenir: «Xiao Lin'in kitabını iade ettim», «Kitabı Xiao Lin'e geri verdim».
Çince ikisini aynı kelimelerle söyler; fark 给'nin yerinde. 我给小林还了一本书 dersen kitabı Xiao Lin adına kütüphaneye götürmüşsün; Xiao Lin kitabı görmedi bile. 我还给小林一本书 dersen kitap Xiao Lin'in eline geçti. Kimin neyi aldığını, küçük bir kelimenin fiilin hangi yanına oturduğu belirliyor.
Anlatım
给'nin üç işi
Ders HSK1.32'de 给'yi fiil olarak gördün: 我给你一本书 «Sana bir kitap veriyorum». Aynı derste iki kullanım sonraya kalmıştı: bir fiilin arkasına eklenen 给 (送给) ve fiilin önüne edat olarak geçen 给 (给我打电话). Bu ders ikisini de açıyor, ağırlık ilkinde.
| İş | Diziliş | Örnek |
|---|---|---|
| Fiil | 给 + kişi + şey | 我给你一本书。 |
| Fiilin arkasında | fiil + 给 + kişi + şey | 我送给你一本书。 |
| Fiilin önünde | 给 + kişi + fiil (+ şey) | 我给你买了一本书。 |
İlk iki satır neredeyse aynı şeyi söyler: ikincide 送 «hediye olarak» bilgisini, 给 şeyin karşıdakine ulaştığını ekler. Üçüncü satırda kişi bir şey almayabilir de; iş onun için yapılmıştır.
Fiil + 给: şey el değiştiriyor
İzlence bu kalıbı iki nesneli cümlenin ikinci türü sayar: özne + fiil + 给 + nesne 1 + nesne 2. Kişi ve şeyin sırası HSK 1'deki gibi; yeni olan, fiil ile kişi arasına giren 给.
Bu kalıba giren fiillerde bir şey birinden ötekine geçer. Tanıdığın fiillerden 送 (hediye etmek), 借 (ödünç vermek), 还 huán (geri vermek), 卖 (satmak), 拿 (alıp götürmek, uzatmak), 发 (göndermek, mesaj atmak) ve bu dersin karakteri 寄 jì (posta ile göndermek) böyledir. 还'yi şimdiye kadar hái «hâlâ, daha» olarak okudun; «geri vermek» anlamında okunuşu huán'dır ve kelime listesinde üçüncü düzeyde yer alır.
给 bu fiillerin arkasına sıkıca yapışır. İkisinin arasına hiçbir şey sokulmaz; 了 bile bloğun arkasına geçer: 送给了他. Bu 给'nin edat mı, fiil mi, tümleç mi olduğu dilbilimciler arasında tartışmalı; One-Soon Her onu fiille birleşik bir sözcüğün parçası sayar. Pratikte 送给 bir blok gibi davranır.
Şey cümlenin başına da alınabilir. 这本书我还给你 «Bu kitabı sana geri veriyorum»: konu edilen kitap öne çıkar, 给 yine fiilin arkasında, kişi yine 给'nin arkasında.
借给 ve 还给: yönü 给 söylüyor
借 iki yöne bakar, «ödünç almak» da «ödünç vermek» de olabilir. 给 geldiğinde yön kesinleşir: 借给我 «bana ödünç ver», 小明借给我一本书 «Xiao Ming bana bir kitap ödünç verdi». 还 de böyle: 还给你 «sana geri veriyorum».
Her'in testi sade: bir fiil 送一本书给他 dizilişini alabiliyorsa 送给他 biçimini de alır, alamıyorsa ikisini de alamaz. 告诉 bu yüzden 给 almaz: 告诉你 doğru, *告诉给你 değil. 看 de almaz, çünkü bakmakla bir şey el değiştirmez.
给 + kişi + fiil: iş birinin hesabına
Edat olarak 给 fiilin önüne geçer ve arkasındaki kişiyi işin hedefi ya da yararlanıcısı yapar. Hedef: 我给妈妈打电话 «Anneme telefon ediyorum», 你给我发一张照片吧 «Bana bir fotoğraf at». Yararlanıcı: 小明的妈妈给我们做了很多菜 «Xiao Ming'in annesi bizim için çok yemek yaptı»; yemek bize «verilmedi», biz yararlandık.
Kanca'daki çift buradan çıkıyor. 还, 借 ve 卖 gibi fiillerde fiilin önündeki 给 yalnız «için, adına» anlamına gelir; alıcıyı söylemek için 给 fiilin arkasına geçmek zorunda. 我给小林还了一本书 «Xiao Lin adına bir kitap iade ettim»; 我还给小林一本书 «Xiao Lin'e bir kitap geri verdim». 寄 ve 写 gibi fiillerde ise öndeki 给 iki türlü okunabilir: 我给妈妈寄了一个箱子 hem «Anneme bir koli gönderdim» hem «Annem için bir koli gönderdim» olabilir. Çoğu zaman bağlam birini seçtirir.
打电话给他 da duyulur
Sokakta 我打电话给你 da duyarsın: nesne önce, 给 ile kişi sonra. Bu da bir Mandarin kalıbıdır; Her'in 写了一封信给她 örneği aynı dizilişte. Konuşmada 给 öbeği fiilin önüyle arkası arasında gidip gelir ve Chun-Yi Peng'in verisinde, kişinin evde büyüdüğü yerel dilin bu seçimde önemli bir rol oynadığı görülüyor. 给你打电话 ile 打电话给你 arasında «doğru» ile «yanlış» yok, iki yerleşik alışkanlık var. İzlencenin edat olarak öğrettiği diziliş fiilin önündeki 给; sınavda onu kullan, öbürünü duyunca şaşırma.
Edat 给'yi 从, 往 ve 跟 ile bir arada Ders HSK2.27 ele alıyor.
Karakter köşesi
| Karakter | Pinyin | Anlam | Kök | Çizgi |
|---|---|---|---|---|
| 寄 | jì | posta ile göndermek | 宀 | 11 |
| 收 | shōu | almak, teslim almak | 攵 | 6 |
| 卡 | kǎ | kart | 卜 | 5 |
| 封 | fēng | mektup için ölçü kelimesi; kapatmak | 寸 | 9 |
| 箱 | xiāng | kutu, sandık | ⺮ | 15 |
Beşi bir kolinin yolculuğunu anlatıyor: 箱子 xiāngzi kutusu, 寄 yola çıkışı, 收到 «eline geçmek» öbür uçta teslimi. 卡 doğum günü kartından banka kartına her kartı söyler; 封 mektubun ölçü kelimesi: 一封信.
寄'nin üstünde 家'den tanıdığın çatı, 宀 var; altında 奇 duruyor. 收'nin sağındaki 攵 教'de de, 数'de de aynı yerde. 箱'nin üst yarısında bambu, 竹 küçültülmüş biçimiyle; altında 相 var ve iki karakter aynı okunur, xiāng. 封'nin solunda iki 土 üst üste, sağında 寸. 卡'ye ezber için: üstte 上'yi, altta 下'yi andıran iki parça.
寄 ve 箱 seviyenin üstünden geliyor; kolinin hikâyesi onlarsız anlatılmaz.
Türkçe ile karşılaştırma
Türkçede alıcının işi tek bir ek, yönelme hâli -(y)A görür: «Aysel'e anahtar verdim», «Kitabı Xiao Ming'e geri verdim», «Annene bir kart gönderiyorum». Fiil ne olursa olsun, vermek de satmak da göndermek de, kişi aynı eki alır. Çincede bu ekin karşılığı 给'dir, ama bir farkla: fiil 给'nin kendisi değilse 给 çoğu zaman fiilin hemen arkasına eklenir ve kişi ondan sonra gelir. 卖给他, 寄给妈妈, 还给你.
Yönelme eki aynı anda iki iş görür; Türkçe dilbilgisinde ekin işlevleri sıralanırken alıcı ile yararlanıcı aynı maddeye yazılır. «Aysel'e anahtar verdim» cümlesinde Aysel anahtarı alır; «Çocuğa doğru dürüst bakamıyor» cümlesinde çocuk hiçbir şey almaz, bakımdan yararlanır. Karışıklık çıkınca Türkçe yararlanıcıyı «için» ile ayırır: «Bu evi Ahmet için yaptırdım».
Çince bu ayrımı sıradan baştan yapar. Alıcı fiilin arkasındaki 给'nin peşinde durur, yararlanıcı fiilin önündeki 给'nin peşinde. Türkçe «Anneme bir hediye aldım» der ve dinleyen annenin hediyeyi alacağını bilir; Çince aynı cümleyi 我给妈妈买了一个礼物 diye kurar, 给 fiilin önünde, çünkü satın alma işi annenin hesabına yapıldı. «Sana söyledim» ve «sana sordum» da -e alır, ama 告诉 ve 问 kişiyi 给'siz, doğrudan arkasına koyar.
Örnekler
İlk altıda şey birinin eline geçiyor ve 给 fiilin arkasında; ikincisi kalıbı 是…的 çerçevesine yerleştiriyor, dördüncüden altıncıya şey cümlenin başında. Son üçte 给 fiilin önünde: telefonun hedefi, yemeğin yararlanıcısı ve Kanca'daki, Xiao Lin'in hiç görmediği kitap.
Örnek diyalog
Yurtta akşam saatleri. Deniz'in masasında yarısı dolu bir koli kutusu duruyor; 小林 kendi masasında ders çalışıyor. Kapı çalınıyor, elinde bir fotoğraf makinesiyle 小明 giriyor.
Makine, koli, çay ve kart birinin eline geçiyor; hepsinde 给 fiilin arkasında: 还给你, 寄给我妈妈, 送给你妈妈. Babanın haritasını 小林 satın almanın yararlanıcısı olarak soruyor: 给你爸爸买. Yazılacak satırlar, mektup ve telefon fiilin önündeki 给 ile sözün kime yöneldiğini söylüyor.
Sık yapılan hatalar
Yaygın yanlış"我告诉给你一件事。"
— «Sana»daki -e'yi 给 ile karşılamak. 告诉 kişiyi doğrudan arkasına alır ve 给 eki almayan fiillerdendir; hiçbir şey el değiştirmiyor. Doğrusu: 我告诉你一件事。 (Wǒ gàosu nǐ yí jiàn shì.)
Yaygın yanlış"我给小明还了他的书。"
— «Kitabını Xiao Ming'e geri verdim» demek isterken 给'yi fiilin önüne koymak. 还 ile öndeki 给 yalnız «adına» anlamına gelir; kitap Xiao Ming'e ulaşmaz. Alıcı fiilin arkasında olmalı. Doğrusu: 他的书我还给他了。 (Tā de shū wǒ huán gěi tā le.)
Yaygın yanlış"我打电话他。"
— «Onu aradım»daki nesneyi 打电话'nın arkasına koymak. 打电话'nın nesnesi zaten 电话; kişiye bir yer kalmaz. Kişi 给 ile fiilin önüne geçer. Doğrusu: 我给他打电话。 (Wǒ gěi tā dǎ diànhuà.)
Mini alıştırma
Cevaplar
- (a) 这本书我明天还给小明。 (Zhè běn shū wǒ míngtiān huán gěi Xiǎo Míng.) Alıcı, 还'nin arkasında. (b) 我给妈妈打电话。 (Wǒ gěi māma dǎ diànhuà.) Telefonun hedefi fiilin önünde. (c) 马克借给我一百块钱。 (Mǎkè jiè gěi wǒ yìbǎi kuài qián.) 给 arkada olunca para sana geçti; 马克给我借了 deseydin Mark parayı senin için birinden almış olurdu.
- 这张卡送给你妈妈。 (Zhè zhāng kǎ sòng gěi nǐ māma.) ya da 我送给你妈妈一张卡。 Şey öne alınabilir; 给 ve kişi fiilin arkasında kalır.
- (a) Xiao Lin adına, onun yerine bir kitap iade ettin; kitap kütüphaneye gitti. (b) Xiao Lin'e bir kitap geri verdin; kitap onun eline geçti.
- 我给妈妈买了一个杯子。 (Wǒ gěi māma mǎile yí ge bēizi.) Satın alma annenin hesabına yapıldı, 给 fiilin önünde.
Özet kartı
- 给 üç yerde durur: tek fiil olarak (给你一本书), bir fiilin arkasında (送给你一本书), bir fiilin önünde (给你买了一本书).
- Fiil + 给 + kişi + şey: şey kişinin eline geçer. 送, 借, 还 huán, 卖, 拿, 发, 寄 bu kalıbı alır.
- 给 fiile yapışır; 了 ikisinin arkasına gelir: 送给了他. Şey cümle başına alınabilir: 这本书我还给你.
- 给 + kişi + fiil: kişi işin hedefi (给妈妈打电话) ya da yararlanıcısıdır (给我们做菜).
- 还, 借, 卖'de öndeki 给 yalnız «adına» anlamına gelir; alıcı için 给 arkaya geçer.
- 告诉 ve 问 给 almaz: 告诉你, 问你.
- 打电话给你 da konuşmada yaygın; izlencenin öğrettiği edat dizilişi 给你打电话.
Sonraki derse köprü
Kolinin hikâyesindeki birkaç cümle özneyle değil, şeyle başladı: 你的书我明天还给你, 这个箱子我想寄给我妈妈. Kitap da koli de fiilin nesnesi, ama 我'dan önce, cümlenin en başında duruyorlar. Sıradaki ders, «Konu ve yorum: 他身体很好», başa geçen bu öğeye bir ad ve bir görev veriyor. Aynı yere bir kişi de oturabilir: 他身体很好 cümlesinde yüklemden önce iki isim var, 他 ve 身体. Hangisi cümlenin öznesi, hangisi neden söz edildiğini bildiriyor?